Konusunu Oylayın.: İnşikâk-ı Kamer

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
İnşikâk-ı Kamer
  1. 23.Eylül.2012, 21:23
    1
    yalnızbedevi
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 23.Eylül.2012
    Üye No: 97911
    Mesaj Sayısı: 15
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    İnşikâk-ı Kamer






    İnşikâk-ı Kamer Mumsema
    Alıntı
    ...İbn Abbâs, Huzeyfe, Enes, Cübeyr İbn Mut'im, İbn Ömer gibi zatların bildirdiğine göre; Peygamberimiz (sas) müşriklerin istekleri üzerine Mina'da ay yarılma mucizesi göstermiş ve bu vakayı görenlere "şahit olunuz" deyip onları tanık tutmuştur Hâdisenin meydana gelişi ayet ve sahih hadisle sabit olup inkârı mümkün değildir Ebu Nuaym el-İsfahanî'nin İbn Abbâs ve İbn Mes'ud'tan bildirdiklerine göre olay şöyle meydana gelmiştir: Müşriklerden Velid b Muğîre, Ebu Cehl, Âs bHişam, Esved b Abd-i Yağus, Esved b Muttalib, Zem'a b Esved, Nadr b Hâris ve daha bir çokları toplanarak Peygamberimiz'e, "Eğer, sen gerçekten peygambersen, bize yarısı Ebu Kubeys dağı, yarısı da Kuaykıan dağı üzerinde görülmek üzere, Ay'ı ikiye ayır" dediler Peygamberimiz onlara; "Eğer, bunu yaparsam, iman eder misiniz?" dedi "Evet iman ederiz" dediler Ay'ın, bedir olduğu, iyice göründüğü ondördüncü gecesiydi Peygamberimiz, müşriklerin istedikleri şeyin olmasını Yüce Allah'tan diledi Allah da, o gece ayın yarısını Ebu Kubeys dağı, yarısını da, Kuaykıan dağı üzerinde doğdurunca, Peygamberimiz: "Ey Ebu Seleme b Abdu'l-Esed Erkam b Ebi'l-Erkam! Şahit olunuz! Şahit olunuz!" diyerek seslendi İbn Mes'ud'a göre, Kureyş müşrikleri bu mucizeyi görünce (peygamberimizi kastederek) "Bu da Ebu Kebşe'nin oğlunun bir sihridir" dediler İçlerinden Ebu Cehil ise "Gelecek yolcularınızı gözetin Muhammed, sizi büyülemeğe güç yetirse bile bütün halkı, bütün yeryüzünü de büyüleyebilecek değil ya! Onlara bir sorun bakalım Onlar da sizin gördüğünüz şeyi görmüşler mi?" dedi Gelenlerden sordular Müşrikler bu mucizeyi inanmak için değil, İslâm davasına engel olabilecek bir şey gözüyle baktıkları için, hâdiseyi gördükleri halde inanmadılar, "Süregelen bir büyüdür" dediler...

    Cengiz YAĞCI
    Allah, on yıl süreyle, "habibi" Muhammed'e kol kanat gerip kendi öz evlâdı gibi koruyan Ebû Tâlip'in "imansız" gitmesine göz yumarken; İslâm peygamberine hakaretler eden, müslümanlara akla-hayâle gelmeyecek işkenceler eden müşriklerin imana gelmesi için koskoca Ay'ı ikiye mi bölmüş ?

    Ne diyelim!...
    Hikmetinden sual olunmaz.



  2. 23.Eylül.2012, 21:23
    1



    Alıntı
    ...İbn Abbâs, Huzeyfe, Enes, Cübeyr İbn Mut'im, İbn Ömer gibi zatların bildirdiğine göre; Peygamberimiz (sas) müşriklerin istekleri üzerine Mina'da ay yarılma mucizesi göstermiş ve bu vakayı görenlere "şahit olunuz" deyip onları tanık tutmuştur Hâdisenin meydana gelişi ayet ve sahih hadisle sabit olup inkârı mümkün değildir Ebu Nuaym el-İsfahanî'nin İbn Abbâs ve İbn Mes'ud'tan bildirdiklerine göre olay şöyle meydana gelmiştir: Müşriklerden Velid b Muğîre, Ebu Cehl, Âs bHişam, Esved b Abd-i Yağus, Esved b Muttalib, Zem'a b Esved, Nadr b Hâris ve daha bir çokları toplanarak Peygamberimiz'e, "Eğer, sen gerçekten peygambersen, bize yarısı Ebu Kubeys dağı, yarısı da Kuaykıan dağı üzerinde görülmek üzere, Ay'ı ikiye ayır" dediler Peygamberimiz onlara; "Eğer, bunu yaparsam, iman eder misiniz?" dedi "Evet iman ederiz" dediler Ay'ın, bedir olduğu, iyice göründüğü ondördüncü gecesiydi Peygamberimiz, müşriklerin istedikleri şeyin olmasını Yüce Allah'tan diledi Allah da, o gece ayın yarısını Ebu Kubeys dağı, yarısını da, Kuaykıan dağı üzerinde doğdurunca, Peygamberimiz: "Ey Ebu Seleme b Abdu'l-Esed Erkam b Ebi'l-Erkam! Şahit olunuz! Şahit olunuz!" diyerek seslendi İbn Mes'ud'a göre, Kureyş müşrikleri bu mucizeyi görünce (peygamberimizi kastederek) "Bu da Ebu Kebşe'nin oğlunun bir sihridir" dediler İçlerinden Ebu Cehil ise "Gelecek yolcularınızı gözetin Muhammed, sizi büyülemeğe güç yetirse bile bütün halkı, bütün yeryüzünü de büyüleyebilecek değil ya! Onlara bir sorun bakalım Onlar da sizin gördüğünüz şeyi görmüşler mi?" dedi Gelenlerden sordular Müşrikler bu mucizeyi inanmak için değil, İslâm davasına engel olabilecek bir şey gözüyle baktıkları için, hâdiseyi gördükleri halde inanmadılar, "Süregelen bir büyüdür" dediler...

    Cengiz YAĞCI
    Allah, on yıl süreyle, "habibi" Muhammed'e kol kanat gerip kendi öz evlâdı gibi koruyan Ebû Tâlip'in "imansız" gitmesine göz yumarken; İslâm peygamberine hakaretler eden, müslümanlara akla-hayâle gelmeyecek işkenceler eden müşriklerin imana gelmesi için koskoca Ay'ı ikiye mi bölmüş ?

    Ne diyelim!...
    Hikmetinden sual olunmaz.



    Benzer Konular

    - İnşikak süresinin fazileti

    - İnşikak Süresi Nüzul Sebebi

    - İnşikak Suresi ile ilgili hadisler

    - İnşikak 10-15 hakkındaki sorum

    - İnşikak Suresi ve Yerin Uzatılması

  3. 23.Eylül.2012, 22:18
    2
    İMMA ŞAKİRUN
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 23.Eylül.2012
    Üye No: 97913
    Mesaj Sayısı: 10
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    Cevap: İnşikâk-ı Kamer




    Alıntı
    Allah, on yıl süreyle, "habibi" Muhammed'e kol kanat gerip kendi öz evlâdı gibi koruyan Ebû Tâlip'in "imansız" gitmesine göz yumarken; İslâm peygamberine hakaretler eden, müslümanlara akla-hayâle gelmeyecek işkenceler eden müşriklerin imana gelmesi için koskoca Ay'ı ikiye mi bölmüş ?
    Ebu Talip'in İMANSIZ GİTTİĞİ'ni size kim söyledi. Zira bizim bu hususda hiç bir bilgimiz yok.

    Alıntı
    İslâm peygamberine hakaretler eden, müslümanlara akla-hayâle gelmeyecek işkenceler eden müşriklerin imana gelmesi için koskoca Ay'ı ikiye mi bölmüş ?
    Madem sen PEYGAMBER'sin (S.A.V.) o halde bize mucizelerde göstermen gerekmezmi demiştir. O KAFİR, EBU CEHİL.
    Her kavme Peygamberleri dünyada olup bitenlerle ilgili mucizeler nasib etmişken, Rasul'(S.A.V.)'e neden dünya dışında ve bir çok ayette geçen AY'ı parçalamak için EMRETMESİNİ EMRETMESİN.

    O (S.A.V.) Kendini tanıttı AY'a ve YA KAMER, ENE MUHAMMED. Dedi. Sonrasında zaten RAB'bim gereğini ifa etmek için, RASUL'ünün AĞZINDAN DÖKÜLECEK KELİMELERİ BEKLİYORDU.

    Tebliğ, Tebliğde kullanılan vasıtalar ve vasıtaların kullanıldığı zat.

    Bir MÜSLÜMAN ne kadar değerli, Bunu görebiliyormuyuz.


  4. 23.Eylül.2012, 22:18
    2



    Alıntı
    Allah, on yıl süreyle, "habibi" Muhammed'e kol kanat gerip kendi öz evlâdı gibi koruyan Ebû Tâlip'in "imansız" gitmesine göz yumarken; İslâm peygamberine hakaretler eden, müslümanlara akla-hayâle gelmeyecek işkenceler eden müşriklerin imana gelmesi için koskoca Ay'ı ikiye mi bölmüş ?
    Ebu Talip'in İMANSIZ GİTTİĞİ'ni size kim söyledi. Zira bizim bu hususda hiç bir bilgimiz yok.

    Alıntı
    İslâm peygamberine hakaretler eden, müslümanlara akla-hayâle gelmeyecek işkenceler eden müşriklerin imana gelmesi için koskoca Ay'ı ikiye mi bölmüş ?
    Madem sen PEYGAMBER'sin (S.A.V.) o halde bize mucizelerde göstermen gerekmezmi demiştir. O KAFİR, EBU CEHİL.
    Her kavme Peygamberleri dünyada olup bitenlerle ilgili mucizeler nasib etmişken, Rasul'(S.A.V.)'e neden dünya dışında ve bir çok ayette geçen AY'ı parçalamak için EMRETMESİNİ EMRETMESİN.

    O (S.A.V.) Kendini tanıttı AY'a ve YA KAMER, ENE MUHAMMED. Dedi. Sonrasında zaten RAB'bim gereğini ifa etmek için, RASUL'ünün AĞZINDAN DÖKÜLECEK KELİMELERİ BEKLİYORDU.

    Tebliğ, Tebliğde kullanılan vasıtalar ve vasıtaların kullanıldığı zat.

    Bir MÜSLÜMAN ne kadar değerli, Bunu görebiliyormuyuz.


  5. 23.Eylül.2012, 22:46
    3
    yalnızbedevi
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 23.Eylül.2012
    Üye No: 97911
    Mesaj Sayısı: 15
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    Cevap: İnşikâk-ı Kamer

    Alıntı
    ...Ebu Talip'in İMANSIZ GİTTİĞİ'ni size kim söyledi Zira bizim bu hususda hiç bir bilgimiz yok...
    64-66. Müşrik Bir Akrabası Ölen Kimse (Onun Teçhiz Ve Tekftniyle İlgilenmekle Mükellef Midir?)

    3214... Ali (a.s)'dan demiştir ki: (Babam Ebû Talib ölünce) Peygamber (s.a)'e (vardım ve):

    Senin dalalette olan amcan öldü, dedim.

    "Git babanı kabre koy! Sonra yanıma gelinceye kadar (kimse*ye bununla ilgili) bir söz söyleme" buyurdu. Bunun üzerine gidip onu kabre koydum ve (Hz. Peygamberin) yanına geldim. Bana yıkanmamı emretti. Ben de yıkandım. Bana dua etti.

    Açıklama

    Hadis-i şerifte Peygamberimizin küfür üzere öldüğünden bahsedilen amcasından maksat Ebû Talib'dir. Asıl adı "Abdümenaf'tır. Fakat künyesi ile meşhur olduğu için "Ebû Talib" diye anılır

    Kendisi Peygamber Efendimizden 35 sene önce dünyaya gelmiştir. Hz. Peygamber sekiz yaşında iken dedesi Abdülmuttalib'i kaybedince, Abdulmuttalib'in vasiyyeti üzere onun bakımını amcası Ebû Talib üzerine aldı. Bu görevi en güzel bir şekilde yerine getirdi.

    Hz. Peygamber onun evinde kaldığı sürece, o evde daha önce hiç görülmedik bir bereket hasıl olmaya başladı. Ebû Talib'in aile efradı topluca ve*ya ayrı ayrı bir şey yiyecek olurlarsa doymazlardı. Fakat Peygamberimizle birlikte yedikleri zaman yiyecek az da olsa doyarlardı.

    Bu sebeple Ebû Talib, bir şey yeneceği zaman aile efradına "durun, oğ*lum gelsin!" der, Peygamberimiz gelince yenmeye başlanırdı.

    Hz. Peygambere karşı kavmi zulme kalkıştıkları zaman, karşılarında en büyük engel olarak da Ebû Talib'i buldukları gibi, Efendimiz Hz. Hatice ile evlenmeye karar verdiği zaman da en büyük maddi desteği ondan gör*müştü. Onun nişan merasimindeki şu hitabesi bu evliliğe yaptığı maddi ve manevi desteği göstermek için kâfidir "... Kardeşimin oğlu Muhammed b. Abdullah ki akrabanız olduğu malumunuzdur. Onunla Kureyş'ten hiçbir genç tartılamaz, Ölçülemez! Bu, şeref ve asaletçe, akıl ve faziletçe onların hepsinden üstün gelir!.

    Gerçi malı azdır. Fakat, mal dediğin nedir ki? Geçici bir gölge, bir perde alınır verilir iğreti bir şey!

    Allah'a yemin ederim ki: Bundan sonra onun mertebesi daha çok bü*yüyecek, daha çok yükselecek!

    Şimdi O, sizden kızınız Hatice'yi zevceliğe istemekte, muaccel mehir ola*rak da oniki ûkiye altın vermeyi teahhüd etmektedir."

    Ebû Talib Peygamberliğin onuncu yılında hicretten üç yıl önce vefat et*tiği zaman 78 yaşında idi,

    Mevzumuzu teşkil eden bu hadisi şerif îbn Sa'd'ın Tabakat'ında şu ma*nâya gelen lafızlarla rivayet olunmuştur:

    "Hz. Ali dedi ki: Ebû Talib'in öldüğünü Peygamber (s.a)'e haber ver*diğim zaman Rasûlullah (s.a) ağladı. Sonra bana -git onu yıka, kefenle, sonra da kabre koy- buyurdu. Ben de bu emri yerine getirip yanına döndüm. Bana - git yıkan- buyurdu. Rasûlullah (s.a) evinden çıkmadan onun için günlerce istiğfara devam etti. Bunun üzerine Cebrail (a.s) kendisine şu âyet-i kerime*yi indirdi.

    "Akraba biie olsalar cehennemin halkı oldukları belli olduktan sonra (Allah'a) ortak koşanlar için mağfiret dilemek, ne Peygamberin ne de inananların yapacağı bir iş değildir."

    Bu mevzuda İbn Ebî Şeybe'nin Musannaf'ında rivayet edilen bir hadis-i şerif de şu mealdedir: "Hz. Ali (Hz. Peygamber'e hitaben: Ey Allah'ın Rasûlü) ihtiyar amcan öldü. Onun hakkında ne (yapmamızı uygun) görüyorsun? diye sordu. Hz. Peygamber de -Onu yıkayıp kabre koymanı istiyorum-dedi ve ona (cenazeyi yıkadıktan sonra) kendisinin de yıkanmasını emretti."

    Mcvzumuzu teşkil eden hadisin zahirinden Peygamber (s.a)'in Ebû Talib'in cenazesinin kabre taşınmasına iştirak etmediği anlaşıhyorsa da Beyhakî'nin de açıkladığı gibi Ebû Davud'un el-Merasil isimli eserinde Hz. Peygamberin amcası Ebû Talib'in cenazesini uğurladığı ve yol boyunca Allah'tan ona af ve ihsan talebinde bulunduğu, fakat defnedilirken kabri başında bulunmadığı rivayet edilmektedir.

    Ancak Hz. Peygamberin, Ebû Talib'in yıkanmasına ve defnine iştirak etmediği, cenaze namazının kılınmasını istemediği mevzuunda bütün rivayetler birleşmektedirler.



    Sünen-i Ebu Davud Terceme ve Şerhi, Şamil Yayınevi: 12/107-108-109.

    ***

    Alıntı
    ...O (SAV) Kendini tanıttı AY'a ve YA KAMER, ENE MUHAMMED Dedi Sonrasında zaten RAB'bim gereğini ifa etmek için, RASUL'ünün AĞZINDAN DÖKÜLECEK KELİMELERİ BEKLİYORDU...
    Tuhaf şey.
    Ebû Tâlip'in imansız gittiğini bilmiyorsun ama,
    Ay ile İslâm peygamberi arasında geçen konuşmaları sanki aradaymışsın gibi anlatıyorsun.



  6. 23.Eylül.2012, 22:46
    3
    Alıntı
    ...Ebu Talip'in İMANSIZ GİTTİĞİ'ni size kim söyledi Zira bizim bu hususda hiç bir bilgimiz yok...
    64-66. Müşrik Bir Akrabası Ölen Kimse (Onun Teçhiz Ve Tekftniyle İlgilenmekle Mükellef Midir?)

    3214... Ali (a.s)'dan demiştir ki: (Babam Ebû Talib ölünce) Peygamber (s.a)'e (vardım ve):

    Senin dalalette olan amcan öldü, dedim.

    "Git babanı kabre koy! Sonra yanıma gelinceye kadar (kimse*ye bununla ilgili) bir söz söyleme" buyurdu. Bunun üzerine gidip onu kabre koydum ve (Hz. Peygamberin) yanına geldim. Bana yıkanmamı emretti. Ben de yıkandım. Bana dua etti.

    Açıklama

    Hadis-i şerifte Peygamberimizin küfür üzere öldüğünden bahsedilen amcasından maksat Ebû Talib'dir. Asıl adı "Abdümenaf'tır. Fakat künyesi ile meşhur olduğu için "Ebû Talib" diye anılır

    Kendisi Peygamber Efendimizden 35 sene önce dünyaya gelmiştir. Hz. Peygamber sekiz yaşında iken dedesi Abdülmuttalib'i kaybedince, Abdulmuttalib'in vasiyyeti üzere onun bakımını amcası Ebû Talib üzerine aldı. Bu görevi en güzel bir şekilde yerine getirdi.

    Hz. Peygamber onun evinde kaldığı sürece, o evde daha önce hiç görülmedik bir bereket hasıl olmaya başladı. Ebû Talib'in aile efradı topluca ve*ya ayrı ayrı bir şey yiyecek olurlarsa doymazlardı. Fakat Peygamberimizle birlikte yedikleri zaman yiyecek az da olsa doyarlardı.

    Bu sebeple Ebû Talib, bir şey yeneceği zaman aile efradına "durun, oğ*lum gelsin!" der, Peygamberimiz gelince yenmeye başlanırdı.

    Hz. Peygambere karşı kavmi zulme kalkıştıkları zaman, karşılarında en büyük engel olarak da Ebû Talib'i buldukları gibi, Efendimiz Hz. Hatice ile evlenmeye karar verdiği zaman da en büyük maddi desteği ondan gör*müştü. Onun nişan merasimindeki şu hitabesi bu evliliğe yaptığı maddi ve manevi desteği göstermek için kâfidir "... Kardeşimin oğlu Muhammed b. Abdullah ki akrabanız olduğu malumunuzdur. Onunla Kureyş'ten hiçbir genç tartılamaz, Ölçülemez! Bu, şeref ve asaletçe, akıl ve faziletçe onların hepsinden üstün gelir!.

    Gerçi malı azdır. Fakat, mal dediğin nedir ki? Geçici bir gölge, bir perde alınır verilir iğreti bir şey!

    Allah'a yemin ederim ki: Bundan sonra onun mertebesi daha çok bü*yüyecek, daha çok yükselecek!

    Şimdi O, sizden kızınız Hatice'yi zevceliğe istemekte, muaccel mehir ola*rak da oniki ûkiye altın vermeyi teahhüd etmektedir."

    Ebû Talib Peygamberliğin onuncu yılında hicretten üç yıl önce vefat et*tiği zaman 78 yaşında idi,

    Mevzumuzu teşkil eden bu hadisi şerif îbn Sa'd'ın Tabakat'ında şu ma*nâya gelen lafızlarla rivayet olunmuştur:

    "Hz. Ali dedi ki: Ebû Talib'in öldüğünü Peygamber (s.a)'e haber ver*diğim zaman Rasûlullah (s.a) ağladı. Sonra bana -git onu yıka, kefenle, sonra da kabre koy- buyurdu. Ben de bu emri yerine getirip yanına döndüm. Bana - git yıkan- buyurdu. Rasûlullah (s.a) evinden çıkmadan onun için günlerce istiğfara devam etti. Bunun üzerine Cebrail (a.s) kendisine şu âyet-i kerime*yi indirdi.

    "Akraba biie olsalar cehennemin halkı oldukları belli olduktan sonra (Allah'a) ortak koşanlar için mağfiret dilemek, ne Peygamberin ne de inananların yapacağı bir iş değildir."

    Bu mevzuda İbn Ebî Şeybe'nin Musannaf'ında rivayet edilen bir hadis-i şerif de şu mealdedir: "Hz. Ali (Hz. Peygamber'e hitaben: Ey Allah'ın Rasûlü) ihtiyar amcan öldü. Onun hakkında ne (yapmamızı uygun) görüyorsun? diye sordu. Hz. Peygamber de -Onu yıkayıp kabre koymanı istiyorum-dedi ve ona (cenazeyi yıkadıktan sonra) kendisinin de yıkanmasını emretti."

    Mcvzumuzu teşkil eden hadisin zahirinden Peygamber (s.a)'in Ebû Talib'in cenazesinin kabre taşınmasına iştirak etmediği anlaşıhyorsa da Beyhakî'nin de açıkladığı gibi Ebû Davud'un el-Merasil isimli eserinde Hz. Peygamberin amcası Ebû Talib'in cenazesini uğurladığı ve yol boyunca Allah'tan ona af ve ihsan talebinde bulunduğu, fakat defnedilirken kabri başında bulunmadığı rivayet edilmektedir.

    Ancak Hz. Peygamberin, Ebû Talib'in yıkanmasına ve defnine iştirak etmediği, cenaze namazının kılınmasını istemediği mevzuunda bütün rivayetler birleşmektedirler.



    Sünen-i Ebu Davud Terceme ve Şerhi, Şamil Yayınevi: 12/107-108-109.

    ***

    Alıntı
    ...O (SAV) Kendini tanıttı AY'a ve YA KAMER, ENE MUHAMMED Dedi Sonrasında zaten RAB'bim gereğini ifa etmek için, RASUL'ünün AĞZINDAN DÖKÜLECEK KELİMELERİ BEKLİYORDU...
    Tuhaf şey.
    Ebû Tâlip'in imansız gittiğini bilmiyorsun ama,
    Ay ile İslâm peygamberi arasında geçen konuşmaları sanki aradaymışsın gibi anlatıyorsun.



  7. 24.Eylül.2012, 01:30
    4
    İMMA ŞAKİRUN
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 23.Eylül.2012
    Üye No: 97913
    Mesaj Sayısı: 10
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    Cevap: İnşikâk-ı Kamer

    Hiç KÜFFARIN cenazesinin yıkandığı hususunu duymamıştım.

    KÜFFARA neden GUSLETTİRİLİR.

    Hazreti HATİCE-TÜL KÜBRA VALİDEMİZ'inde cenaze namazı kılınmamış, bu hususda EBU TALİP'le aynı denkliktemidir.

    Hülasa tekraren sormakta fayda var. KÜFFARSA EĞER EBU TALİP, NEDEN GUSLETTİRİLİR.


  8. 24.Eylül.2012, 01:30
    4
    Hiç KÜFFARIN cenazesinin yıkandığı hususunu duymamıştım.

    KÜFFARA neden GUSLETTİRİLİR.

    Hazreti HATİCE-TÜL KÜBRA VALİDEMİZ'inde cenaze namazı kılınmamış, bu hususda EBU TALİP'le aynı denkliktemidir.

    Hülasa tekraren sormakta fayda var. KÜFFARSA EĞER EBU TALİP, NEDEN GUSLETTİRİLİR.


  9. 24.Eylül.2012, 12:23
    5
    yalnızbedevi
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 23.Eylül.2012
    Üye No: 97911
    Mesaj Sayısı: 15
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    Cevap: İnşikâk-ı Kamer

    Alıntı
    KÜFFARA neden GUSLETTİRİLİR
    Ebû Tâlip'in cenâzesi yıkandı diye, müslümanlığına mı hükmetmek gerekir ?
    Şia, Ebû Tâlip'in son anda kelime-i şahâdet söylediğini iddia eder.
    Ehl-i Sünnet ulemâsı, Şia'nın gerekçe gösterdiği hadisin, - ravilerinden birisnin ismi zikredilmediği için - zayıf olduğunu ileri sürer.

    Ben "fetvâ" makâmı değilim.
    Sorduğunuz soruyla alâkalı İslâmi kaynağı verdim.
    Ebû Tâlip'in son anda iman ettiğine dâir tek hadis ileri sürülür.
    Ama imansız öldüğünü anlatan, çok daha fazla hadis ve rivayet bulunmaktadır.
    Kabul edip-etmemek, sizn bileceğiniz iştir.



  10. 24.Eylül.2012, 12:23
    5
    Alıntı
    KÜFFARA neden GUSLETTİRİLİR
    Ebû Tâlip'in cenâzesi yıkandı diye, müslümanlığına mı hükmetmek gerekir ?
    Şia, Ebû Tâlip'in son anda kelime-i şahâdet söylediğini iddia eder.
    Ehl-i Sünnet ulemâsı, Şia'nın gerekçe gösterdiği hadisin, - ravilerinden birisnin ismi zikredilmediği için - zayıf olduğunu ileri sürer.

    Ben "fetvâ" makâmı değilim.
    Sorduğunuz soruyla alâkalı İslâmi kaynağı verdim.
    Ebû Tâlip'in son anda iman ettiğine dâir tek hadis ileri sürülür.
    Ama imansız öldüğünü anlatan, çok daha fazla hadis ve rivayet bulunmaktadır.
    Kabul edip-etmemek, sizn bileceğiniz iştir.






+ Yorum Gönder