Konusunu Oylayın.: Kıyamet alametleri mi ?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Kıyamet alametleri mi ?
  1. 20.Eylül.2012, 18:56
    1
    sametcftc1
    لا إله إلا الله

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Eylül.2012
    Üye No: 97748
    Mesaj Sayısı: 304
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 4
    Yaş: 20

    Kıyamet alametleri mi ?






    Kıyamet alametleri mi ? Mumsema Selamun Aleyküm..

    Arkadaşlar öncelikle çok kişi diyor ama benimde kafam karıştı. Bu orman yangınları, tecavüzlerin çoğalması, içki içenlerin çoğalması, zinaların çoğalması, ölümlerin çoğalması vb.. Kıyamet alametimi ALLAH Aşkına tabiki kimse bilemez ama kıyamet alametlerinde bunlar var biliyorum. Sizce yaklaştımı ? İnanın bu konuyu kafam çok karışık bi şekilde açıyorum. Aydınlatırsanız sevinirim.



  2. 20.Eylül.2012, 18:56
    1
    لا إله إلا الله



    Selamun Aleyküm..

    Arkadaşlar öncelikle çok kişi diyor ama benimde kafam karıştı. Bu orman yangınları, tecavüzlerin çoğalması, içki içenlerin çoğalması, zinaların çoğalması, ölümlerin çoğalması vb.. Kıyamet alametimi ALLAH Aşkına tabiki kimse bilemez ama kıyamet alametlerinde bunlar var biliyorum. Sizce yaklaştımı ? İnanın bu konuyu kafam çok karışık bi şekilde açıyorum. Aydınlatırsanız sevinirim.



    Benzer Konular

    - Kıyamet alametleri

    - Kıyamet Alametlerinden Günümüze Tam Uyanlar kıyamet alametleri

    - Hz. İsa ve Kıyamet Alametleri

    - Kıyamet alametleri: Mehdi as

    - KIYÂMET: Kıyâmet Alâmetleri: Kıyâmet-i Kübrâ: Kıyâme

  3. 20.Eylül.2012, 20:23
    2
    mustafaocak61
    Kabristana Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 14.Eylül.2008
    Üye No: 31817
    Mesaj Sayısı: 315
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 4
    Bulunduğu yer: Kabristan

    Cevap: Kıyamet alametleri mi ?




    Evet kardeşim. Bunlar kıyamet alametleri.

    "Kıyamet yaklaştı ve ay yarıldı"
    (Kamer Suresi, 1.Ayet)



  4. 20.Eylül.2012, 20:23
    2
    Kabristana Üye



    Evet kardeşim. Bunlar kıyamet alametleri.

    "Kıyamet yaklaştı ve ay yarıldı"
    (Kamer Suresi, 1.Ayet)



  5. 20.Eylül.2012, 21:01
    3
    ömerhattab
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 18.Mayıs.2008
    Üye No: 20975
    Mesaj Sayısı: 1,830
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 19

    Cevap: Kıyamet alametleri mi ?

    Kıyamet yaklaştı ....Durma kıyam et....


  6. 20.Eylül.2012, 21:01
    3
    Devamlı Üye
    Kıyamet yaklaştı ....Durma kıyam et....


  7. 20.Eylül.2012, 22:05
    4
    çelebiler
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 15.Ağustos.2012
    Üye No: 97474
    Mesaj Sayısı: 406
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: Kıyamet alametleri mi ?

    Kıyametin vaktini kimse bilemez.Bahsettiğiniz olayları tarihin her döneminde görmek mümkündür.O olaylar kıyametin kopmasının yakın olduğunun habercisi değildir.Kuran'da "kıyametin alametleri gelmiştir." "kıyamet ansızın gelecektir." "buyurulmaktadır.Ansızın gelecek kıyametin alameti de olmaz.


  8. 20.Eylül.2012, 22:05
    4
    çelebiler - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    Kıyametin vaktini kimse bilemez.Bahsettiğiniz olayları tarihin her döneminde görmek mümkündür.O olaylar kıyametin kopmasının yakın olduğunun habercisi değildir.Kuran'da "kıyametin alametleri gelmiştir." "kıyamet ansızın gelecektir." "buyurulmaktadır.Ansızın gelecek kıyametin alameti de olmaz.


  9. 20.Eylül.2012, 23:05
    5
    sametcftc1
    لا إله إلا الله

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Eylül.2012
    Üye No: 97748
    Mesaj Sayısı: 304
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 4
    Yaş: 20

    Cevap: Kıyamet alametleri mi ?

    Alıntı
    Evet kardeşim Bunlar kıyamet alametleri

    "Kıyamet yaklaştı ve ay yarıldı"
    (Kamer Suresi, 1Ayet)
    Ay nasıl yarıldı anlamadım orayı

    Alıntı
    Kıyametin vaktini kimse bilemezBahsettiğiniz olayları tarihin her döneminde görmek mümkündürO olaylar kıyametin kopmasının yakın olduğunun habercisi değildirKuran'da "kıyametin alametleri gelmiştir" "kıyamet ansızın gelecektir" "buyurulmaktadırAnsızın gelecek kıyametin alameti de olmaz
    Nası kıyamet alameti olmaz ? Kur-an'da yazmıyomu bu abicim Peygamber efendimiz bile demiş.


  10. 20.Eylül.2012, 23:05
    5
    لا إله إلا الله
    Alıntı
    Evet kardeşim Bunlar kıyamet alametleri

    "Kıyamet yaklaştı ve ay yarıldı"
    (Kamer Suresi, 1Ayet)
    Ay nasıl yarıldı anlamadım orayı

    Alıntı
    Kıyametin vaktini kimse bilemezBahsettiğiniz olayları tarihin her döneminde görmek mümkündürO olaylar kıyametin kopmasının yakın olduğunun habercisi değildirKuran'da "kıyametin alametleri gelmiştir" "kıyamet ansızın gelecektir" "buyurulmaktadırAnsızın gelecek kıyametin alameti de olmaz
    Nası kıyamet alameti olmaz ? Kur-an'da yazmıyomu bu abicim Peygamber efendimiz bile demiş.


  11. 20.Eylül.2012, 23:21
    6
    Snowdrop
    Elhamdülillah

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 09.Eylül.2012
    Üye No: 97785
    Mesaj Sayısı: 593
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 6
    Bulunduğu yer: Azerbaycan

    Cevap: Kıyamet alametleri mi ?

    geçmişde boyle pislikler yokdu ama şimdi artık var.Bence de bunlar kiyamet alametleridir.


  12. 20.Eylül.2012, 23:21
    6
    Elhamdülillah
    geçmişde boyle pislikler yokdu ama şimdi artık var.Bence de bunlar kiyamet alametleridir.


  13. 21.Eylül.2012, 00:40
    7
    yandı_yurek
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 09.Eylül.2012
    Üye No: 97789
    Mesaj Sayısı: 482
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0
    Yaş: 22
    Bulunduğu yer: Ankara

    Cevap: Kıyamet alametleri mi ?

    Evet kardeşim Bunlar kıyamet alametleri


  14. 21.Eylül.2012, 00:40
    7
    Evet kardeşim Bunlar kıyamet alametleri


  15. 21.Eylül.2012, 01:07
    8
    çelebiler
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 15.Ağustos.2012
    Üye No: 97474
    Mesaj Sayısı: 406
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: Kıyamet alametleri mi ?

    Enam 31
    Nihayet onlara ansızın o saat (kıyamet) gelip çatınca,

    Enbiya 40
    Bilâkis kendilerine o (kıyamet) öyle âni gelir ki, onları şaşırtır. Artık, ne reddedebilirler onu, ne de kendilerine mühlet verilir.

    Hacc 55
    İnkâr edenler ise kıyamet ansızın başlarına patlayıncaya kadar, yahut kısır bir günün azabı kendilerine gelip çatıncaya kadar, o Kur'an'dan yana kuşku içinde olmaya devam edecekler.

    Araf 187
    Sana kıyametin ne zaman kopacağını soruyorlar. De ki: "Onun bilgisi ancak Rabbimin katındadır. Onu vaktinde ancak O (Allah) ortaya çıkaracaktır. O göklere de, yere de ağır basmıştır. O, size ancak ansızın gelecektir." Sanki senin ondan haberin varmış gibi sana soruyorlar. De ki: "Onun bilgisi sadece Allah katındadır. Fakat insanların çoğu bilmiyorlar."

    Ahzab 63
    İnsanlar sana kıyameti soruyorlar. De ki: Onun bilgisi Allah katındadır. Nereden bileceksin, belki de onun vakti çok yaklaşmıştır.

    Muhammed 18
    Kıyametin âniden başlarına gelmesinden başka birşey mi bekliyorlar? Onun alâmetleri şimdiden gelmiştir. Kıyamet koptuğunda ibret almaları neye yarar?

    Yukarıdaki ayetlerde Rabbimiz kıyametin "ansızın" yani ummadığımız bir anda kopacağını söylüyor.

    Mesela güneşin batıdan doğduğunu gören insanlar için kıyametin ansızın kopması gibi birşey olabilir mi?Ya da İsa peygamber gelmiş,mehdi gelmiş,deccal çıkmış bunları gören insanlar için kıyametin ansızın kopması mümkün müdür.Değildir.

    Öyleyse ansızın kopacak olan kıyametin alametleri olabilir mi?


  16. 21.Eylül.2012, 01:07
    8
    çelebiler - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    Enam 31
    Nihayet onlara ansızın o saat (kıyamet) gelip çatınca,

    Enbiya 40
    Bilâkis kendilerine o (kıyamet) öyle âni gelir ki, onları şaşırtır. Artık, ne reddedebilirler onu, ne de kendilerine mühlet verilir.

    Hacc 55
    İnkâr edenler ise kıyamet ansızın başlarına patlayıncaya kadar, yahut kısır bir günün azabı kendilerine gelip çatıncaya kadar, o Kur'an'dan yana kuşku içinde olmaya devam edecekler.

    Araf 187
    Sana kıyametin ne zaman kopacağını soruyorlar. De ki: "Onun bilgisi ancak Rabbimin katındadır. Onu vaktinde ancak O (Allah) ortaya çıkaracaktır. O göklere de, yere de ağır basmıştır. O, size ancak ansızın gelecektir." Sanki senin ondan haberin varmış gibi sana soruyorlar. De ki: "Onun bilgisi sadece Allah katındadır. Fakat insanların çoğu bilmiyorlar."

    Ahzab 63
    İnsanlar sana kıyameti soruyorlar. De ki: Onun bilgisi Allah katındadır. Nereden bileceksin, belki de onun vakti çok yaklaşmıştır.

    Muhammed 18
    Kıyametin âniden başlarına gelmesinden başka birşey mi bekliyorlar? Onun alâmetleri şimdiden gelmiştir. Kıyamet koptuğunda ibret almaları neye yarar?

    Yukarıdaki ayetlerde Rabbimiz kıyametin "ansızın" yani ummadığımız bir anda kopacağını söylüyor.

    Mesela güneşin batıdan doğduğunu gören insanlar için kıyametin ansızın kopması gibi birşey olabilir mi?Ya da İsa peygamber gelmiş,mehdi gelmiş,deccal çıkmış bunları gören insanlar için kıyametin ansızın kopması mümkün müdür.Değildir.

    Öyleyse ansızın kopacak olan kıyametin alametleri olabilir mi?


  17. 21.Eylül.2012, 01:14
    9
    sametcftc1
    لا إله إلا الله

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Eylül.2012
    Üye No: 97748
    Mesaj Sayısı: 304
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 4
    Yaş: 20

    Cevap: Kıyamet alametleri mi ?

    Ansızın kopacak kıyamet biliyoruz. Zaten güneş batıdan doğduğu günden sonra iş işten geçiyor. Tövbe de kar etmiyor.
    Sen nerden bileceksinki Mehdi hazretlerinin geldiğini deccalin geldiğini ? Evet ansızın kopacak kıyamet.


    Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:

    "Güneş, battığı yerden doğmadıkça Kıyamet kopmaz. Batı'dan doğunca, insanlar görür ve hepsi de iman eder. Ancak, daha önce inanmamış veya imannın sevkiyle hayır kazanamamış olan hiç kimseye bu iman fayda sağlamaz."

    Buhari, Rikak 39, İstiska 27, Zekat 9; Müslim, İman 248, (157); Ebu Davud, Melahim 12, (4312).

    Hz. Ebu zerr radıyallahu anh anlatıyor: "Güneş battığı sırada Mescid'e girmiştim. Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm bana:

    "Ey Ebu Zerr!" buyurdular. "Şu (güneş batınca) nereye gidiyor, biliyor musun?"

    "Allah ve Resûlü daha iyi bilir!" dedim.

    "O, Rabbinden secde etmek için izin istemeye gider. Ona izin verilir ve sanki kendisine şöyle denir: "Git geldiğin yerden tekrar doğ." O da battığı yerden doğar."

    Sonra (Ebu Zerr dedi ki: "Aleyhissalâtu vesselâm) şöyle kıraat etti: "Ve zâlike müstegarrün leha" (Yasin 38). (Ebu Zerr ilaveten) dedi ki: "Bu İbnu Mes'ûd kıraatidir."



    DECCAL

    Şâbi'nin, Fatıma Bintu Kays radıyallahu anhâ'dan nakline göre Fatıma şöyle anlatmıştır: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Temimu'd-Dâri hıristiyan bir kimse idi. Gelip biat etti ve müslüman oldu. O, benim Mesih Deccâl'den anlattığıma uygun olan bir rivayette bulundu. Bana anlattığına göre, Temim, bir gemiye binip denize açılmıştır. Yanında Lahm ve Cüzâm kabilelerinden otuz kişi vardı. (Hava şartları iyi olmadığı için) onlarla denizin dalgaları bir ay kadar oynadı. Sonunda güneşin battığı esnada denizde bir adaya yanaştılar. Geminin kayıklarına binerek adaya çıktılar. Derken karşılarına çok tüylü kıllı bir hayvan çıktı. Bunlar, tüylerinin çokluğundan hayvanın baş tarafı neresi, arka tarafı neresi anlayamadılar. (Şaşkın şaşkın

    "Sen necisin, neyin nesisin?" dediler. O cevap verdi:

    "Ben cessâseyim!"

    "Cessase nedir?" denildi.

    "Ey cemaat! Şu mannastıra kadar gelin! İçinde bir adam var, o sizin haberinize müştaktır!" dedi. O, böylece bir adamdan söz edince, biz onun bir şeytan olmasından korktuk. Hemen koşarak manastıra girdik. İçeride bir adam vardı; hilkatçe gördüklerimizin en irisiydi ve elleri boynuna, dizlerinden topuklarına demirle sıkı şekilde bağlanmıştı.

    "Vah sana! Kimsin sen?" dedik.

    "Benim haberimi alabilmişsiniz. Şimdi siz kimsiniz, bana söyleyin!" dedi. Arkadaşlarım:

    "Biz bir grup Arabız. Bir gemideydik, denizin coşkun bir anına rastladık. Dalgalar bizi bir ay oynatıp oyaladı. Sonra şu adaya yaklaştık, sandallara binip adaya çıktık. Tüylü ve çok kıllı bir hayvanla karşılaştık. Tüyünün çokluğundan başı ne taraf, arkası ne taraf anlayamadık. "Vah sana, nesin sen" dedik.

    "Ben cessâseyim!" dedi. Biz: "Cessase de ne?" dedik.

    "Manastırdaki şu adama gelin, o sizin haberinize pek müştaktır!" dedi. Biz de koşarak sana geldik. Biz onun bir şeytan olmadığından emin olmadığımız için korktuk" dedik. Adam:

    "Bana Beysân hurmalığından haber verin!" dedi. Biz:

    "Onun neyinden haber soruyorsun?" dedik.

    "Ben onun ağacından soruyorum, meyve veriyor mu?" dedi.

    "Evet!" dedik.

    "Öyleyse meyve vermeme zamanı yakındır!" dedi.

    "Bana Taberiye gölünden haber verin!" dedi.

    "Onun nesinden haber istiyorsun?" dedik.

    "Onun suyunun çekilmesi yakındır!" dedi.

    "Bana Zuğer gözesinden haber verin!" dedi.

    "Sen onun neyinden haber istiyorsun?" dedik.

    "Gözede su var mıdır? Orada su var mıdır?" dedi.

    "Evet, onun çok suyu vardır! Sahipleri onun suyu ile ziraat yapıyorlar!" dedik.

    "Ümmilerin peygamberinden bana haber verin? O ne yaptı?" dedi.

    "O Mekke'den çıkıp Yesrib'e (Medine'ye) yerleşti" dedik.

    "Araplar O'nunla mukâtele etti mi?" dedi. Biz:

    "Evet!" dedik.

    "Onlara karşı ne yaptı?" dedi. Biz de, (onu ezmek için) peşine düşen Araplara galebe çaldığını, Arapların kendisine itaat ettiklerini haber verdik. (O da bize

    "Bu, onların itaat etmeleri, kendileri için daha hayırlıdır. Ben şimdi size kendimi tanıtayım: Ben Mesih Deccâl'im. Çıkış için bana izin verilme zamanı yakındır. O zaman çıkıp yeryüzünde dolaşacağım. Kırk gün içinde uğramadığım karye (köy) kalmayacak. Mekke ile Taybe (Medine) hariç. Bu iki şehir bana haramdır. Onlardan birine her ne vakit girmek istersem, elinde yalın kılıç bir melek beni karşılar, benim oraya girmeme mani olur. Onların her bir geçidinde bir melek vardır, onları korur!" dedi." Sonra Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm çubuğuyla minbere dürterek:

    "Bu Taybe'dir! Bu Taybe'dir! Bu Taybe'dir! Ben bunu size anlattım değil mi?" buyurdular. Halk da: "Evet!" diye karşılık verdi. bunun üzerine Aleyhissalâtu vesselâm:

    "Temimi'd-Dâri'nin rivayetinin benim size ondan (Mesih Deccâl'dan) Mekke ve Medine'den anlattığıma muvafık düşmesi hoşuma gitti. Bilesiniz O Şam denizinde veya Yemen denizindedir. Hayır doğu tarafındandır. Evet o doğu tarafından zuhur edecektir. O doğu tarafından zuhur edecektir!" buyurdu ve eliyle doğu tarafına işaret etti."

    Müslim, Fiten 119, (2942); Ebu Davud, Melahim 15, (4325, 4326); Tirmizi, Fiten 66, (2254).

    Ebu Sa'idi'l-Hudri radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm bize Deccal üzerine uzun bir hadis rivayet etti. Bize anlattıkları meyanında şöyle de demişti:

    "Deccal, Medine geçitlerine girmesi kendisine haram kılınmış olarak çıkacak. Derken (Medine civarındaki) bazı ekimsiz yerlere kadar gelir. O gün insanların en hayırlısı olan -veya en hayırlılarından- bir kimse onun karşısına çıkar ve:

    "Sen Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'ın bize haber verdiği Deccâl'sin!" der. Deccâl de (kendi adamlarına):

    "Ben şunu öldürüp sonra da diriltsem ne dersiniz? Bu işte bir şüpheye düşer misiniz?" der. Oradakiler:

    "Hayır!" derler. Deccal onu öldürür ve sonra diriltir. Diriltildiği zaman adam:

    "Allah'a yemin olsun. Senin hakkında hiçbir vakit bugünkünden daha basiretli olmamıştım!" der. Deccal onu tekrar öldüreyim mi di(yerek öldürmek isteye)cek, fakat musallat edilmeyecek."

    Buhari, Fiten 27, Fedailu'l-Medine9; Müslim, Fiten 112, (2938).

    Hz. Huzeyfe radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:

    "Deccal çıktığı vakit beraberinde su ve ateş vardır. Ancak halkın ateş olarak gördüğü tatlı sudur; halkın su olarak gördüğü ise yakıcı bir ateştir. Sizden kim o güne ererse, halkın ateş olarak gördüğüne düş(meyi kabul et)sin. Çünkü o, tatlı soğuk sudur."

    Buhari, Fiten 26, Enbiya 50; Müslim, Fiten 105, (2935); Ebu Davud, Melâhim 14, (4315),

    Ebu Saidi'l-Hudri radıyallahu anh'ın anlattığına göre, Aleyhissalâtu vesselâm'a Deccâl'den sormuştur. Aleyhissalatu vesselam da şu cevabı vermiştir:

    "O (Deccâl) çıktığı gün (aynen bir insan gibidir) yemek yer. Ben size, onun hakkında, benden önceki peygamberlerden hiçbirinin kendi ümmetine anlatmadığı hususları anlatacağım: Onun sağ gözü meshedilmiştir (görmez), pertlektir, göz hadakası yoktur, sanki hadakası çevrim içinde bir balgam gibidir. Sol gözü de inciden bir yıldız gibidir. Onun beraberinde sanki cennet ve ateşin birer misli vardır. Ancak hakikatta ateşi cennet, suyu da ateştir. Haberiniz olsun! Onun yanında iki kişi vardır; köy halkını inzar ederler. Bu ikisi köyden çıkınca Deccal'in ashabından ilki oraya girer."

    Rezin tahric etmiştir. Hadisin kaynağı yok ise de, hadiste yer alan mefhumların şahidleri Sahiheyn ve diğer kaynaklarda çoğunluk itibariyle gelmiştir.

    İbnu Ömer radıyallahu anhüma anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm Veda haccı sırasında (bir ara): "Halk susup dinlesin!" buyurdular. Sonra Allah'a hamd ve senâda bulunup, arkadan Mesih ve Deccal'den uzunu uzun söz ettiler ve buyurdular ki:

    "Allah'ın gönderdiği her peygamber, ümmetini onunla inzar etti. Nuh aleyhisselam ümmetini onunla inzar etti, ondan sonra gelen peygamberler de. O, sizin aranızda çıkacak. Onun hali sizden gizli kalmayacak. Rabbinizin tek gözlü olmadığı size kapalı değildir. O ise sağ gözü kör birisidir. Onun gözü, sanki (salkımdan) dışa fırlamış bir üzüm dânesi gibidir. (İki gözünün arasında ke-fe-re yani kâfir yazılmış olacaktır. Bunu her müslüman okuyacaktır)."

    Buhari, Fiten 27; Müslim, Fiten 100-103, (169)-(2933).



  18. 21.Eylül.2012, 01:14
    9
    لا إله إلا الله
    Ansızın kopacak kıyamet biliyoruz. Zaten güneş batıdan doğduğu günden sonra iş işten geçiyor. Tövbe de kar etmiyor.
    Sen nerden bileceksinki Mehdi hazretlerinin geldiğini deccalin geldiğini ? Evet ansızın kopacak kıyamet.


    Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:

    "Güneş, battığı yerden doğmadıkça Kıyamet kopmaz. Batı'dan doğunca, insanlar görür ve hepsi de iman eder. Ancak, daha önce inanmamış veya imannın sevkiyle hayır kazanamamış olan hiç kimseye bu iman fayda sağlamaz."

    Buhari, Rikak 39, İstiska 27, Zekat 9; Müslim, İman 248, (157); Ebu Davud, Melahim 12, (4312).

    Hz. Ebu zerr radıyallahu anh anlatıyor: "Güneş battığı sırada Mescid'e girmiştim. Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm bana:

    "Ey Ebu Zerr!" buyurdular. "Şu (güneş batınca) nereye gidiyor, biliyor musun?"

    "Allah ve Resûlü daha iyi bilir!" dedim.

    "O, Rabbinden secde etmek için izin istemeye gider. Ona izin verilir ve sanki kendisine şöyle denir: "Git geldiğin yerden tekrar doğ." O da battığı yerden doğar."

    Sonra (Ebu Zerr dedi ki: "Aleyhissalâtu vesselâm) şöyle kıraat etti: "Ve zâlike müstegarrün leha" (Yasin 38). (Ebu Zerr ilaveten) dedi ki: "Bu İbnu Mes'ûd kıraatidir."



    DECCAL

    Şâbi'nin, Fatıma Bintu Kays radıyallahu anhâ'dan nakline göre Fatıma şöyle anlatmıştır: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Temimu'd-Dâri hıristiyan bir kimse idi. Gelip biat etti ve müslüman oldu. O, benim Mesih Deccâl'den anlattığıma uygun olan bir rivayette bulundu. Bana anlattığına göre, Temim, bir gemiye binip denize açılmıştır. Yanında Lahm ve Cüzâm kabilelerinden otuz kişi vardı. (Hava şartları iyi olmadığı için) onlarla denizin dalgaları bir ay kadar oynadı. Sonunda güneşin battığı esnada denizde bir adaya yanaştılar. Geminin kayıklarına binerek adaya çıktılar. Derken karşılarına çok tüylü kıllı bir hayvan çıktı. Bunlar, tüylerinin çokluğundan hayvanın baş tarafı neresi, arka tarafı neresi anlayamadılar. (Şaşkın şaşkın

    "Sen necisin, neyin nesisin?" dediler. O cevap verdi:

    "Ben cessâseyim!"

    "Cessase nedir?" denildi.

    "Ey cemaat! Şu mannastıra kadar gelin! İçinde bir adam var, o sizin haberinize müştaktır!" dedi. O, böylece bir adamdan söz edince, biz onun bir şeytan olmasından korktuk. Hemen koşarak manastıra girdik. İçeride bir adam vardı; hilkatçe gördüklerimizin en irisiydi ve elleri boynuna, dizlerinden topuklarına demirle sıkı şekilde bağlanmıştı.

    "Vah sana! Kimsin sen?" dedik.

    "Benim haberimi alabilmişsiniz. Şimdi siz kimsiniz, bana söyleyin!" dedi. Arkadaşlarım:

    "Biz bir grup Arabız. Bir gemideydik, denizin coşkun bir anına rastladık. Dalgalar bizi bir ay oynatıp oyaladı. Sonra şu adaya yaklaştık, sandallara binip adaya çıktık. Tüylü ve çok kıllı bir hayvanla karşılaştık. Tüyünün çokluğundan başı ne taraf, arkası ne taraf anlayamadık. "Vah sana, nesin sen" dedik.

    "Ben cessâseyim!" dedi. Biz: "Cessase de ne?" dedik.

    "Manastırdaki şu adama gelin, o sizin haberinize pek müştaktır!" dedi. Biz de koşarak sana geldik. Biz onun bir şeytan olmadığından emin olmadığımız için korktuk" dedik. Adam:

    "Bana Beysân hurmalığından haber verin!" dedi. Biz:

    "Onun neyinden haber soruyorsun?" dedik.

    "Ben onun ağacından soruyorum, meyve veriyor mu?" dedi.

    "Evet!" dedik.

    "Öyleyse meyve vermeme zamanı yakındır!" dedi.

    "Bana Taberiye gölünden haber verin!" dedi.

    "Onun nesinden haber istiyorsun?" dedik.

    "Onun suyunun çekilmesi yakındır!" dedi.

    "Bana Zuğer gözesinden haber verin!" dedi.

    "Sen onun neyinden haber istiyorsun?" dedik.

    "Gözede su var mıdır? Orada su var mıdır?" dedi.

    "Evet, onun çok suyu vardır! Sahipleri onun suyu ile ziraat yapıyorlar!" dedik.

    "Ümmilerin peygamberinden bana haber verin? O ne yaptı?" dedi.

    "O Mekke'den çıkıp Yesrib'e (Medine'ye) yerleşti" dedik.

    "Araplar O'nunla mukâtele etti mi?" dedi. Biz:

    "Evet!" dedik.

    "Onlara karşı ne yaptı?" dedi. Biz de, (onu ezmek için) peşine düşen Araplara galebe çaldığını, Arapların kendisine itaat ettiklerini haber verdik. (O da bize

    "Bu, onların itaat etmeleri, kendileri için daha hayırlıdır. Ben şimdi size kendimi tanıtayım: Ben Mesih Deccâl'im. Çıkış için bana izin verilme zamanı yakındır. O zaman çıkıp yeryüzünde dolaşacağım. Kırk gün içinde uğramadığım karye (köy) kalmayacak. Mekke ile Taybe (Medine) hariç. Bu iki şehir bana haramdır. Onlardan birine her ne vakit girmek istersem, elinde yalın kılıç bir melek beni karşılar, benim oraya girmeme mani olur. Onların her bir geçidinde bir melek vardır, onları korur!" dedi." Sonra Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm çubuğuyla minbere dürterek:

    "Bu Taybe'dir! Bu Taybe'dir! Bu Taybe'dir! Ben bunu size anlattım değil mi?" buyurdular. Halk da: "Evet!" diye karşılık verdi. bunun üzerine Aleyhissalâtu vesselâm:

    "Temimi'd-Dâri'nin rivayetinin benim size ondan (Mesih Deccâl'dan) Mekke ve Medine'den anlattığıma muvafık düşmesi hoşuma gitti. Bilesiniz O Şam denizinde veya Yemen denizindedir. Hayır doğu tarafındandır. Evet o doğu tarafından zuhur edecektir. O doğu tarafından zuhur edecektir!" buyurdu ve eliyle doğu tarafına işaret etti."

    Müslim, Fiten 119, (2942); Ebu Davud, Melahim 15, (4325, 4326); Tirmizi, Fiten 66, (2254).

    Ebu Sa'idi'l-Hudri radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm bize Deccal üzerine uzun bir hadis rivayet etti. Bize anlattıkları meyanında şöyle de demişti:

    "Deccal, Medine geçitlerine girmesi kendisine haram kılınmış olarak çıkacak. Derken (Medine civarındaki) bazı ekimsiz yerlere kadar gelir. O gün insanların en hayırlısı olan -veya en hayırlılarından- bir kimse onun karşısına çıkar ve:

    "Sen Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'ın bize haber verdiği Deccâl'sin!" der. Deccâl de (kendi adamlarına):

    "Ben şunu öldürüp sonra da diriltsem ne dersiniz? Bu işte bir şüpheye düşer misiniz?" der. Oradakiler:

    "Hayır!" derler. Deccal onu öldürür ve sonra diriltir. Diriltildiği zaman adam:

    "Allah'a yemin olsun. Senin hakkında hiçbir vakit bugünkünden daha basiretli olmamıştım!" der. Deccal onu tekrar öldüreyim mi di(yerek öldürmek isteye)cek, fakat musallat edilmeyecek."

    Buhari, Fiten 27, Fedailu'l-Medine9; Müslim, Fiten 112, (2938).

    Hz. Huzeyfe radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:

    "Deccal çıktığı vakit beraberinde su ve ateş vardır. Ancak halkın ateş olarak gördüğü tatlı sudur; halkın su olarak gördüğü ise yakıcı bir ateştir. Sizden kim o güne ererse, halkın ateş olarak gördüğüne düş(meyi kabul et)sin. Çünkü o, tatlı soğuk sudur."

    Buhari, Fiten 26, Enbiya 50; Müslim, Fiten 105, (2935); Ebu Davud, Melâhim 14, (4315),

    Ebu Saidi'l-Hudri radıyallahu anh'ın anlattığına göre, Aleyhissalâtu vesselâm'a Deccâl'den sormuştur. Aleyhissalatu vesselam da şu cevabı vermiştir:

    "O (Deccâl) çıktığı gün (aynen bir insan gibidir) yemek yer. Ben size, onun hakkında, benden önceki peygamberlerden hiçbirinin kendi ümmetine anlatmadığı hususları anlatacağım: Onun sağ gözü meshedilmiştir (görmez), pertlektir, göz hadakası yoktur, sanki hadakası çevrim içinde bir balgam gibidir. Sol gözü de inciden bir yıldız gibidir. Onun beraberinde sanki cennet ve ateşin birer misli vardır. Ancak hakikatta ateşi cennet, suyu da ateştir. Haberiniz olsun! Onun yanında iki kişi vardır; köy halkını inzar ederler. Bu ikisi köyden çıkınca Deccal'in ashabından ilki oraya girer."

    Rezin tahric etmiştir. Hadisin kaynağı yok ise de, hadiste yer alan mefhumların şahidleri Sahiheyn ve diğer kaynaklarda çoğunluk itibariyle gelmiştir.

    İbnu Ömer radıyallahu anhüma anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm Veda haccı sırasında (bir ara): "Halk susup dinlesin!" buyurdular. Sonra Allah'a hamd ve senâda bulunup, arkadan Mesih ve Deccal'den uzunu uzun söz ettiler ve buyurdular ki:

    "Allah'ın gönderdiği her peygamber, ümmetini onunla inzar etti. Nuh aleyhisselam ümmetini onunla inzar etti, ondan sonra gelen peygamberler de. O, sizin aranızda çıkacak. Onun hali sizden gizli kalmayacak. Rabbinizin tek gözlü olmadığı size kapalı değildir. O ise sağ gözü kör birisidir. Onun gözü, sanki (salkımdan) dışa fırlamış bir üzüm dânesi gibidir. (İki gözünün arasında ke-fe-re yani kâfir yazılmış olacaktır. Bunu her müslüman okuyacaktır)."

    Buhari, Fiten 27; Müslim, Fiten 100-103, (169)-(2933).



  19. 21.Eylül.2012, 01:17
    10
    sametcftc1
    لا إله إلا الله

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Eylül.2012
    Üye No: 97748
    Mesaj Sayısı: 304
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 4
    Yaş: 20

    Cevap: Kıyamet alametleri mi ?

  20. 21.Eylül.2012, 01:17
    10
    لا إله إلا الله
  21. 21.Eylül.2012, 01:32
    11
    çelebiler
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 15.Ağustos.2012
    Üye No: 97474
    Mesaj Sayısı: 406
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: Kıyamet alametleri mi ?

    Hepsini okudum.Şimdi sen de söyleyebilir misin?Madem ki kıyametin ansızın kopacağına inanıyorsun.

    Güneşin batıdan doğduğunu gören kimseler için,İsa peygamberin gökten indiğini,mehdi'nin çıktığını,deccall'in çıktığını gören insanlar için kıyamet aniden,ansızın mı kopar mı?

    Rabbimiz,Peygamberimize Onun haberi olmuş olsaydı kıyamet için "sen nereden bileceksin" diye hitab eder miydi?


  22. 21.Eylül.2012, 01:32
    11
    çelebiler - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    Hepsini okudum.Şimdi sen de söyleyebilir misin?Madem ki kıyametin ansızın kopacağına inanıyorsun.

    Güneşin batıdan doğduğunu gören kimseler için,İsa peygamberin gökten indiğini,mehdi'nin çıktığını,deccall'in çıktığını gören insanlar için kıyamet aniden,ansızın mı kopar mı?

    Rabbimiz,Peygamberimize Onun haberi olmuş olsaydı kıyamet için "sen nereden bileceksin" diye hitab eder miydi?


  23. 21.Eylül.2012, 01:39
    12
    sametcftc1
    لا إله إلا الله

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Eylül.2012
    Üye No: 97748
    Mesaj Sayısı: 304
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 4
    Yaş: 20

    Cevap: Kıyamet alametleri mi ?

    Senin söylediklerinde Kuran'da geçiyor. Benim söylediklerim de.. O zaman bu kesin olacak bişey değilmi ? Yanlız güneş batıdan doğduğunda insanlar anlıyacak olması gerek. Ama deccalin deccal olduğunu HZ.Mehdi'nin o olduğunu Hz. İsa'yı felan kimse bilemezki.. Ben bu işin içinden çıkamadım kafam iyice allak bullak oldu. Ama içimden bi ses ben haklıyım diyo


  24. 21.Eylül.2012, 01:39
    12
    لا إله إلا الله
    Senin söylediklerinde Kuran'da geçiyor. Benim söylediklerim de.. O zaman bu kesin olacak bişey değilmi ? Yanlız güneş batıdan doğduğunda insanlar anlıyacak olması gerek. Ama deccalin deccal olduğunu HZ.Mehdi'nin o olduğunu Hz. İsa'yı felan kimse bilemezki.. Ben bu işin içinden çıkamadım kafam iyice allak bullak oldu. Ama içimden bi ses ben haklıyım diyo





+ Yorum Gönder
Git 12 Son