Konusunu Oylayın.: Rekat sayısı ile ilgili konu

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Rekat sayısı ile ilgili konu
  1. 08.Eylül.2012, 23:21
    1
    cavraşım
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 28.Ağustos.2012
    Üye No: 97639
    Mesaj Sayısı: 626
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 7
    Yaş: 40
    Bulunduğu yer: konya

    Rekat sayısı ile ilgili konu






    Rekat sayısı ile ilgili konu Mumsema kadınların tamamen eğilmemelerinin kaynağı nedir acaba?hanefi ya da şafi mezhebinde yazıyor mu?asıl merak ettiğim buyduhanefide ya da şafiide varsa biryere kadar tamamda onlarda da yoksa neden böyle?kaynak nedir?umarım anlatabilmişimdir?


  2. 08.Eylül.2012, 23:21
    1
    Devamlı Üye



    kadınların tamamen eğilmemelerinin kaynağı nedir acaba?hanefi ya da şafi mezhebinde yazıyor mu?asıl merak ettiğim buyduhanefide ya da şafiide varsa biryere kadar tamamda onlarda da yoksa neden böyle?kaynak nedir?umarım anlatabilmişimdir?


    Benzer Konular

    - Teravih namazının rekat sayısı

    - Cuma Namazı farz ve sünnet rekat sayısı

    - Açılan konu toplam okuma sayısı

    - Namazların farzının iki rekat olduğunu, dört rekat kılmanın sünnet olduğunu duydum. Bu konu hakkında

    - Cuma sünneti rekat sayısı

  3. 08.Eylül.2012, 23:46
    2
    imam
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Ağustos.2007
    Üye No: 2034
    Mesaj Sayısı: 7,511
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Bulunduğu yer: minallah-ilelllah

    Cevap: Rekat sayısı ile ilgili konu




    Secde'de, en az subhane rabbiye'1-a'lâ diyecek kadar kalmalıdır.

    Secde'nin en mükemmel şekli şöyledir: Kişi secde'ye giderken tekbir getirip önce dizlerini, sonra ellerini, sonra alnını, sonra burnunu yere koymalıdır. Elleri omuzlan hizasında ve parmaklan bitişik olarak kıble'ye doğru olmalıdır. Yanlar, uyluk ve karına dokunmamah, dirsekler yerden yüksek olup iki yandan da uzak tutulmalı ve üç defa subhane rabbiye'l-a'îâ demelidir. Ebu Hüreyre şöyle demiştir: 'Hz. Peygamber secde'ye git*mek istediği zaman Allahu Ekber derdi'.[15]

    Hz. Peygamber de şöyle buyurmuştur:

    Secde'ye gittiğin zaman avuçlannı yere koy ve dirseklerini kaldır.[16]

    Abdullah b. Mâlik b. Buhayne şöyle demiştir: 'Hz. Peygamber namaz kılarken koltuklarının beyazlığı görünecek kadar pazulannı açardı'.[17]

    Ebu Humeydî şöyle diyor: 'Hz. Peygamber ellerini yanlarından uzaklaştırıp avuçlarını omuzlarının hizasına koydu'.[18]

    Yine Ebu Humeydî şöyle demektedir: 'Hz. Peygamber secde ettiği zaman karnını uyluklarından hiçbir şey üzerine yüklemeden uyluklarının arasını açardı'.[19]

    Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur:

    Sizden biriniz secde ettiğinde, secdelerinde üç defa subhane rab-biye'1-a'lâ derse secdeleri tamam olur ve bu en azıdır.[20]

    Kadın ise, secde halinde azalarını birbirine bitiştirmelidir. Hz. Peygamber namaz kılan iki kadının yanından geçerken şöyle demiştir:

    Secde'ye gittiğinizde vücudunuzu yere yapıştırın. Çünkü kadın bu hususta erkek gibi değildir.[21]
    ?____________________


    [15] Buharî/770; Müslim/292

    [16] Müslim/494, (Bera'dan)

    [17] Buharî/383; Müslim/495

    [18] Ebu Dâvud/734; Tirmizî/270

    [19] Ebu Dâvud/735

    [20] Tirmizî/26l; Ebu Dâvud/886

    [21] Beyhakî, 11/223


  4. 08.Eylül.2012, 23:46
    2
    Üye



    Secde'de, en az subhane rabbiye'1-a'lâ diyecek kadar kalmalıdır.

    Secde'nin en mükemmel şekli şöyledir: Kişi secde'ye giderken tekbir getirip önce dizlerini, sonra ellerini, sonra alnını, sonra burnunu yere koymalıdır. Elleri omuzlan hizasında ve parmaklan bitişik olarak kıble'ye doğru olmalıdır. Yanlar, uyluk ve karına dokunmamah, dirsekler yerden yüksek olup iki yandan da uzak tutulmalı ve üç defa subhane rabbiye'l-a'îâ demelidir. Ebu Hüreyre şöyle demiştir: 'Hz. Peygamber secde'ye git*mek istediği zaman Allahu Ekber derdi'.[15]

    Hz. Peygamber de şöyle buyurmuştur:

    Secde'ye gittiğin zaman avuçlannı yere koy ve dirseklerini kaldır.[16]

    Abdullah b. Mâlik b. Buhayne şöyle demiştir: 'Hz. Peygamber namaz kılarken koltuklarının beyazlığı görünecek kadar pazulannı açardı'.[17]

    Ebu Humeydî şöyle diyor: 'Hz. Peygamber ellerini yanlarından uzaklaştırıp avuçlarını omuzlarının hizasına koydu'.[18]

    Yine Ebu Humeydî şöyle demektedir: 'Hz. Peygamber secde ettiği zaman karnını uyluklarından hiçbir şey üzerine yüklemeden uyluklarının arasını açardı'.[19]

    Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur:

    Sizden biriniz secde ettiğinde, secdelerinde üç defa subhane rab-biye'1-a'lâ derse secdeleri tamam olur ve bu en azıdır.[20]

    Kadın ise, secde halinde azalarını birbirine bitiştirmelidir. Hz. Peygamber namaz kılan iki kadının yanından geçerken şöyle demiştir:

    Secde'ye gittiğinizde vücudunuzu yere yapıştırın. Çünkü kadın bu hususta erkek gibi değildir.[21]
    ?____________________


    [15] Buharî/770; Müslim/292

    [16] Müslim/494, (Bera'dan)

    [17] Buharî/383; Müslim/495

    [18] Ebu Dâvud/734; Tirmizî/270

    [19] Ebu Dâvud/735

    [20] Tirmizî/26l; Ebu Dâvud/886

    [21] Beyhakî, 11/223


  5. 09.Eylül.2012, 00:44
    3
    mümini78
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 05.Ağustos.2012
    Üye No: 97289
    Mesaj Sayısı: 210
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 3

    Cevap: Rekat sayısı ile ilgili konu

    Namaza niyet ederken rekat sayısını söylemezsen daha çok sevap kazanıyormuşsun ADLI KONU KAPATILMIŞTIR. BU şu anlama geliyor. Bu konuda daha yorum yapmaya yazı yazmaya gerek yok. Bu konu kim tarafından hangi sebeple kapatıldı bilmiyorum ancak görülüyorki konu kapatmanın hiçbir önemi yoktur.

    FORUM YÖNETİCİLERİNİN DİKKATİNE HİTABEN YAZILMIŞTIR.


  6. 09.Eylül.2012, 00:44
    3
    mümini78 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Devamlı Üye
    Namaza niyet ederken rekat sayısını söylemezsen daha çok sevap kazanıyormuşsun ADLI KONU KAPATILMIŞTIR. BU şu anlama geliyor. Bu konuda daha yorum yapmaya yazı yazmaya gerek yok. Bu konu kim tarafından hangi sebeple kapatıldı bilmiyorum ancak görülüyorki konu kapatmanın hiçbir önemi yoktur.

    FORUM YÖNETİCİLERİNİN DİKKATİNE HİTABEN YAZILMIŞTIR.


  7. 09.Eylül.2012, 00:55
    4
    Mucahid
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 27.Ağustos.2007
    Üye No: 2247
    Mesaj Sayısı: 503
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 7

    Cevap: Rekat sayısı ile ilgili konu

    Alıntı
    Namaza niyet ederken rekat sayısını söylemezsen daha çok sevap kazanıyormuşsun ADLI KONU KAPATILMIŞTIR BU şu anlama geliyor Bu konuda daha yorum yapmaya yazı yazmaya gerek yok Bu konu kim tarafından hangi sebeple kapatıldı bilmiyorum ancak görülüyorki konu kapatmanın hiçbir önemi yoktur

    FORUM YÖNETİCİLERİNİN DİKKATİNE HİTABEN YAZILMIŞTIR
    fitne uykudadır uyandırmayalım.
    konu kapanmış öyle gerekli görülmüş daha ne yazıp duruyorsun analam veremiyorum.

    forum kurallarında konu ile alakasız cevap yazmak yasaktır bilesin!


  8. 09.Eylül.2012, 00:55
    4
    Devamlı Üye
    Alıntı
    Namaza niyet ederken rekat sayısını söylemezsen daha çok sevap kazanıyormuşsun ADLI KONU KAPATILMIŞTIR BU şu anlama geliyor Bu konuda daha yorum yapmaya yazı yazmaya gerek yok Bu konu kim tarafından hangi sebeple kapatıldı bilmiyorum ancak görülüyorki konu kapatmanın hiçbir önemi yoktur

    FORUM YÖNETİCİLERİNİN DİKKATİNE HİTABEN YAZILMIŞTIR
    fitne uykudadır uyandırmayalım.
    konu kapanmış öyle gerekli görülmüş daha ne yazıp duruyorsun analam veremiyorum.

    forum kurallarında konu ile alakasız cevap yazmak yasaktır bilesin!


  9. 09.Eylül.2012, 01:01
    5
    mümini78
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 05.Ağustos.2012
    Üye No: 97289
    Mesaj Sayısı: 210
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 3

    Cevap: Rekat sayısı ile ilgili konu

    Benim için bunun bir önemi yok. Sonuç itibari ile bu forumu ben kurmadım. Ceza duruma düşmem doğaldır. Ancak bunun bir önemi yoktur yani kişiler istemediği bir yazı ya da yorumla karşı karşıya kaldımı o kişi cezalandıracak ise herkess kendi forumunu kursun o halde. Elbetteki farklı görüşler ve yazılar olacak. Ben ki gereksiz konu açılmasına abuk sabuk soru başlıklarına zaten karşıyım. Kapatılan soru başlığında abes bir durum yokken neden kapatıldı bu benim tuafıma gitti .


  10. 09.Eylül.2012, 01:01
    5
    mümini78 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Devamlı Üye
    Benim için bunun bir önemi yok. Sonuç itibari ile bu forumu ben kurmadım. Ceza duruma düşmem doğaldır. Ancak bunun bir önemi yoktur yani kişiler istemediği bir yazı ya da yorumla karşı karşıya kaldımı o kişi cezalandıracak ise herkess kendi forumunu kursun o halde. Elbetteki farklı görüşler ve yazılar olacak. Ben ki gereksiz konu açılmasına abuk sabuk soru başlıklarına zaten karşıyım. Kapatılan soru başlığında abes bir durum yokken neden kapatıldı bu benim tuafıma gitti .


  11. 10.Eylül.2012, 00:55
    6
    cavraşım
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 28.Ağustos.2012
    Üye No: 97639
    Mesaj Sayısı: 626
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 7
    Yaş: 40
    Bulunduğu yer: konya

    Cevap: Rekat sayısı ile ilgili konu

    bende anlam verememiştim ama susmaktan başka çaremiz yokneyse,sorum yukarıda,bilenlerden yardım bekliyorum


  12. 10.Eylül.2012, 00:55
    6
    Devamlı Üye
    bende anlam verememiştim ama susmaktan başka çaremiz yokneyse,sorum yukarıda,bilenlerden yardım bekliyorum


  13. 10.Eylül.2012, 01:00
    7
    Mucahid
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 27.Ağustos.2007
    Üye No: 2247
    Mesaj Sayısı: 503
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 7

    Cevap: Rekat sayısı ile ilgili konu

    Alıntı
    sorum yukarıda,bilenlerden yardım bekliyorum
    sorunaa cevap verilmiş
    demek ki okumadın.


  14. 10.Eylül.2012, 01:00
    7
    Devamlı Üye
    Alıntı
    sorum yukarıda,bilenlerden yardım bekliyorum
    sorunaa cevap verilmiş
    demek ki okumadın.


  15. 10.Eylül.2012, 01:20
    8
    cavraşım
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 28.Ağustos.2012
    Üye No: 97639
    Mesaj Sayısı: 626
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 7
    Yaş: 40
    Bulunduğu yer: konya

    Cevap: Rekat sayısı ile ilgili konu

    Diğer konuda sorumu sorduktan sonra 2 cvp var ve bunları aşağıya kopyalıyorum.ben sorumun cvbını göremedim burda.Bakın bakalım ben mi okumamışım yoksa siz mi benim sorumu ya da verilen cvbı okumamışsınız??

    Gurban sorunun cevabı belli ancak ben seni görüşlerimde yanıltmamak için bunu direk söylemdim

    Bu cevap sadece cavraşım gelsin Hiç kimse namaz kılınışını abdest alınışını vb ibadetlerinin yapılışını kesin bir bilgiye dayandıramaz Kesin bir delil gösteremez Oldu mu cavraşım Ancak yine de doğruluğu daha kuvvetli olan ile kişiler amel eder etmelidirlerde

    Hanifilerde kadın eğilir ile ilgili kaynak bulsam sana bu sefer o kaynağın doğruluğunu soracaksın ya da buna tezat olan kişi bu kaynağı red ededecektir

    Ben bu gibi durumlara eğemniyet veririm ama sonuçta Kuran da tam bir açıklama olmadığı için bir yerde artık kendimi bir şeye bağlarım Fazlaca da kausa dalmam




    ayrıca benim şuana kadar ayet ya da hadis paylaştığımı gördün mü? Cavraşım Kişi varsın kendi araştırsın bulsun Ben kişileri bu bağlamda yanıtmak istemem Benim işim psikolojik danışmanlıktır Ben şurada öyle hadisler ve tefsirler ve yazılar paylaşırım ki ( bunlar sıradan kişilere ait yazılar da değil) Tam bir kaus olur Bazen bu gibi payşalımları tarikatason adlı üye yapmaktadır Ancak benim amacım kaus yapıp akılları bulandırmak değil aksine bulanık aklı ve kalbi yani kişiyi iç çatışmalarından kurtarmak ruhsal halinin işileşmesini için ona yardımcı olmaktır


  16. 10.Eylül.2012, 01:20
    8
    Devamlı Üye
    Diğer konuda sorumu sorduktan sonra 2 cvp var ve bunları aşağıya kopyalıyorum.ben sorumun cvbını göremedim burda.Bakın bakalım ben mi okumamışım yoksa siz mi benim sorumu ya da verilen cvbı okumamışsınız??

    Gurban sorunun cevabı belli ancak ben seni görüşlerimde yanıltmamak için bunu direk söylemdim

    Bu cevap sadece cavraşım gelsin Hiç kimse namaz kılınışını abdest alınışını vb ibadetlerinin yapılışını kesin bir bilgiye dayandıramaz Kesin bir delil gösteremez Oldu mu cavraşım Ancak yine de doğruluğu daha kuvvetli olan ile kişiler amel eder etmelidirlerde

    Hanifilerde kadın eğilir ile ilgili kaynak bulsam sana bu sefer o kaynağın doğruluğunu soracaksın ya da buna tezat olan kişi bu kaynağı red ededecektir

    Ben bu gibi durumlara eğemniyet veririm ama sonuçta Kuran da tam bir açıklama olmadığı için bir yerde artık kendimi bir şeye bağlarım Fazlaca da kausa dalmam




    ayrıca benim şuana kadar ayet ya da hadis paylaştığımı gördün mü? Cavraşım Kişi varsın kendi araştırsın bulsun Ben kişileri bu bağlamda yanıtmak istemem Benim işim psikolojik danışmanlıktır Ben şurada öyle hadisler ve tefsirler ve yazılar paylaşırım ki ( bunlar sıradan kişilere ait yazılar da değil) Tam bir kaus olur Bazen bu gibi payşalımları tarikatason adlı üye yapmaktadır Ancak benim amacım kaus yapıp akılları bulandırmak değil aksine bulanık aklı ve kalbi yani kişiyi iç çatışmalarından kurtarmak ruhsal halinin işileşmesini için ona yardımcı olmaktır


  17. 10.Eylül.2012, 01:25
    9
    Mucahid
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 27.Ağustos.2007
    Üye No: 2247
    Mesaj Sayısı: 503
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 7

    Cevap: Rekat sayısı ile ilgili konu

    Senin sorduğun soru
    Alıntı
    kadınların tamamen eğilmemelerinin kaynağı nedir acaba?hanefi ya da şafi mezhebinde yazıyor mu?asıl merak ettiğim buyduhanefide ya da şafiide varsa biryere kadar tamamda onlarda da yoksa neden böyle?kaynak nedir?umarım anlatabilmişimdir?
    sana imamın verdiği cevap

    Alıntı
    Secde'de, en az subhane rabbiye'1-a'lâ diyecek kadar kalmalıdır

    Secde'nin en mükemmel şekli şöyledir: Kişi secde'ye giderken tekbir getirip önce dizlerini, sonra ellerini, sonra alnını, sonra burnunu yere koymalıdır Elleri omuzlan hizasında ve parmaklan bitişik olarak kıble'ye doğru olmalıdır Yanlar, uyluk ve karına dokunmamah, dirsekler yerden yüksek olup iki yandan da uzak tutulmalı ve üç defa subhane rabbiye'l-a'îâ demelidir Ebu Hüreyre şöyle demiştir: 'Hz Peygamber secde'ye git*mek istediği zaman Allahu Ekber derdi'[15]

    Hz Peygamber de şöyle buyurmuştur:

    Secde'ye gittiğin zaman avuçlannı yere koy ve dirseklerini kaldır[16]

    Abdullah b Mâlik b Buhayne şöyle demiştir: 'Hz Peygamber namaz kılarken koltuklarının beyazlığı görünecek kadar pazulannı açardı'[17]

    Ebu Humeydî şöyle diyor: 'Hz Peygamber ellerini yanlarından uzaklaştırıp avuçlarını omuzlarının hizasına koydu'[18]

    Yine Ebu Humeydî şöyle demektedir: 'Hz Peygamber secde ettiği zaman karnını uyluklarından hiçbir şey üzerine yüklemeden uyluklarının arasını açardı'[19]

    Hz Peygamber şöyle buyurmuştur:

    Sizden biriniz secde ettiğinde, secdelerinde üç defa subhane rab-biye'1-a'lâ derse secdeleri tamam olur ve bu en azıdır[20]

    Kadın ise, secde halinde azalarını birbirine bitiştirmelidir Hz Peygamber namaz kılan iki kadının yanından geçerken şöyle demiştir:

    Secde'ye gittiğinizde vücudunuzu yere yapıştırın Çünkü kadın bu hususta erkek gibi değildir[21]
    ___________________
    [15] Buharî/770; Müslim/292
    [16] Müslim/494, (Bera'dan)
    [17] Buharî/383; Müslim/495
    [18] Ebu Dâvud/734; Tirmizî/270
    [19] Ebu Dâvud/735
    [20] Tirmizî/26l; Ebu Dâvud/886
    [21] Beyhakî, 11/223



  18. 10.Eylül.2012, 01:25
    9
    Devamlı Üye
    Senin sorduğun soru
    Alıntı
    kadınların tamamen eğilmemelerinin kaynağı nedir acaba?hanefi ya da şafi mezhebinde yazıyor mu?asıl merak ettiğim buyduhanefide ya da şafiide varsa biryere kadar tamamda onlarda da yoksa neden böyle?kaynak nedir?umarım anlatabilmişimdir?
    sana imamın verdiği cevap

    Alıntı
    Secde'de, en az subhane rabbiye'1-a'lâ diyecek kadar kalmalıdır

    Secde'nin en mükemmel şekli şöyledir: Kişi secde'ye giderken tekbir getirip önce dizlerini, sonra ellerini, sonra alnını, sonra burnunu yere koymalıdır Elleri omuzlan hizasında ve parmaklan bitişik olarak kıble'ye doğru olmalıdır Yanlar, uyluk ve karına dokunmamah, dirsekler yerden yüksek olup iki yandan da uzak tutulmalı ve üç defa subhane rabbiye'l-a'îâ demelidir Ebu Hüreyre şöyle demiştir: 'Hz Peygamber secde'ye git*mek istediği zaman Allahu Ekber derdi'[15]

    Hz Peygamber de şöyle buyurmuştur:

    Secde'ye gittiğin zaman avuçlannı yere koy ve dirseklerini kaldır[16]

    Abdullah b Mâlik b Buhayne şöyle demiştir: 'Hz Peygamber namaz kılarken koltuklarının beyazlığı görünecek kadar pazulannı açardı'[17]

    Ebu Humeydî şöyle diyor: 'Hz Peygamber ellerini yanlarından uzaklaştırıp avuçlarını omuzlarının hizasına koydu'[18]

    Yine Ebu Humeydî şöyle demektedir: 'Hz Peygamber secde ettiği zaman karnını uyluklarından hiçbir şey üzerine yüklemeden uyluklarının arasını açardı'[19]

    Hz Peygamber şöyle buyurmuştur:

    Sizden biriniz secde ettiğinde, secdelerinde üç defa subhane rab-biye'1-a'lâ derse secdeleri tamam olur ve bu en azıdır[20]

    Kadın ise, secde halinde azalarını birbirine bitiştirmelidir Hz Peygamber namaz kılan iki kadının yanından geçerken şöyle demiştir:

    Secde'ye gittiğinizde vücudunuzu yere yapıştırın Çünkü kadın bu hususta erkek gibi değildir[21]
    ___________________
    [15] Buharî/770; Müslim/292
    [16] Müslim/494, (Bera'dan)
    [17] Buharî/383; Müslim/495
    [18] Ebu Dâvud/734; Tirmizî/270
    [19] Ebu Dâvud/735
    [20] Tirmizî/26l; Ebu Dâvud/886
    [21] Beyhakî, 11/223



  19. 10.Eylül.2012, 01:31
    10
    cavraşım
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 28.Ağustos.2012
    Üye No: 97639
    Mesaj Sayısı: 626
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 7
    Yaş: 40
    Bulunduğu yer: konya

    Cevap: Rekat sayısı ile ilgili konu

    canım kardeşim,ben kapanan konunun devamında sorduğum için sen konudan uzak kalmış olabilirsin ve bende eksik sormuşum.Ben rukudaki durumu sormuştum??imam kardeşin verdiği cvp secde ile ilgili

    eğer biliyorsanız cvp verirseniz sevinirim


  20. 10.Eylül.2012, 01:31
    10
    Devamlı Üye
    canım kardeşim,ben kapanan konunun devamında sorduğum için sen konudan uzak kalmış olabilirsin ve bende eksik sormuşum.Ben rukudaki durumu sormuştum??imam kardeşin verdiği cvp secde ile ilgili

    eğer biliyorsanız cvp verirseniz sevinirim


  21. 10.Eylül.2012, 14:24
    11
    cihad38
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 30.Ağustos.2012
    Üye No: 97668
    Mesaj Sayısı: 486
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: Rekat sayısı ile ilgili konu

    aslında bayanların namazda erkeklerden neden farklı hareket ettiklerini o kapatılan konuda yazmıştık.
    mesele tesettür ve vücud yapılarındaki hassasiyet olarak kısaca yazılabilir ama daha uzunu;
    Alıntı
    Kadınların Namaz Kılış Şekli Niçin Farklıdır?
    Ebubekir Sifil
    Milli Gazete
    06-07/11/2005

    Soru : Kadınların, namazın bazı hareketlerini erkeklerden farklı yapmasının dayanağı nedir? Bu hususta hadis var mıdır?

    Cevap:Gerek Kur’an’ın gerekse Sünnet’in, kadınların tesettürüne özel bir önem atfettiği hepimizin malumudur. Namazda kadınların bazı hareketlerinin erkeklerden –kısmî olarak– farklılık göstermesinin temel sebebi de budur. Zira namaz dışında mütesettir (tesettürlü, örtülü) olması hassasiyetle istenen müslüman kadının, Rabbinin huzurunda bu noktaya daha fazla dikkat göstermesi tabiidir. Bu sebeple İbn Hibbân, kadının evinin en gizli mekânında kıldığı namazın diğerlerine göre daha sevaplı olduğunu ifade eden hadisi (1) naklettiği babın başlığını aynen şöyle koymuştur: “Kadının Namazı Ne Kadar Gizli/Örtülü Olursa, Ecrinin de O Kadar Büyük Olacağının Beyanı.”(2)

    Ve yine bu sebeple İbn Abbâs (r.a)’a kadının namazının nasıl olması gerektiği sorulduğunda, “Derli toplu ve gizli” cevabını vermiştir. (3)

    Bilindiği gibi namazın rükünlerinde (namaz esnasında mutlaka yerine getirilmesi gereken hususlarda) kadın ile erkek arasında temelde herhangi bir farklılık yoktur. İftitah tekbiri, kıyam, kıraat, rükû.. vd. hususların farziyeti erkek için de kadın için de geçerlidir. Farklılık sadece kısmî olarak şeklî bazı noktalarda öne çıkmaktadır. İftitah tekbiri alırken ellerin nereye kadar kaldırılacağı, kıyamda ellerin bağlanış tarzı ve yeri, rükû ve secde ediş tarzı, teşehhütte oturuş biçimi… böyledir.

    Bildiğim kadarıyla kadınların namaz kılarken erkeklerden farklı olarak hangi noktalara riayet edecekleri, Efendimiz (s.a.v) tarafından tafsilatlı olarak açıklanmış değildir. Bu hususta, Sahabe’den ve sonraki nesillerden gelen uygulama ve fetvalar bulunmaktadır. Belli başlılarını zikredecek olursak:

    İftitah tekbiri: Kadınların, namaza başlarken ellerini kulakların hizasına kadar değil, sadece omuz veya göğüs hizasına kadar kaldıracağı konusunda Sahabe’den Vâil b. Hucr (r.a) kanalıyla nakledilmiş merfu (Efendimiz (s.a.v)’e dayanan) bir rivayet mevcut ise de (4) senedindeki Ümm Yahya bt. Abdilcebbâr isimli kadın hakkında el-Heysemî herhangi bir bilgi bulamadığını söylemiştir. (5) Dolayısıyla bu rivayet zayıftır. Ancak Sahabe’den Ümmü’d-Derdâ (r.anha) ve Tabiun’dan da Atâ, ez-Zührî, Hammâd… gibi isimlerden bu rivayetin delaletini destekleyen uygulama ve fetvalar nakledilmiştir. (6) Değindiğim zayıf hadisin bu uygulama ve fetvalarla kuvvet bulacağını ve kadınların iftitah tekbirindeki uygulamasının naklî bir temeli bulunduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.

    Kıyam: Kadınların, kıyamda dururken ellerini göğüslerinin üstünde bağlayacağı konusunda herhangi bir rivayete muttali olabilmiş değilim. Araştırabildiğim kaynaklar kadınların erkeklerden farklı olarak ellerini göğüsleri üzerinde bağlayacağını belirtirken yalnızca bunun “tesettüre daha uygun” olacağını söylemekle yetinmektedirler.
    Rükû: Araştırabildiğim kadarıyla bu konuda da Efendimiz (s.a.v)’den nakledilmiş sahih bir rivayet mevcut değildir. Kadınların rükûda kollarını yana açmaksızın –erkeklere göre daha toplu bir şekilde– rükû edeceğini belirten ulema, bunu da “tesettüre uygunluk” ilkesine dayandırmıştır.(1)
    Secde: Kadınların secdede nasıl hareket edeceği konusunda Efendimiz (s.a.v)’den nakledilmiş iki rivayet vardır. el-Beyhakî bunların her ikisinin de zayıf olduğunu söylemiştir. (2)

    Bu rivayetlerden birinde Efendimiz (s.a.v)’in, kadın namaz kılarken (oturuşta) uyluklarını birbiri üzerine koyması ve secde ettiği zaman karnını uyluğu üzerine koymasını söylediği nakledilmiştir. el-Beyhakî –dipnotta belirttiğim yerde– bu rivayeti, senedindeki Ebû Mutî’ el-Hakem b. Abdillah el-Belhî sebebiyle taz’if etmiş (zayıf olduğunu söylemiş) tir.

    Bu zat, İmam-ı Azam’ın Beş Eseri adıyla dilimize çevrilmiş olan risalelerden el-Fıkhu’l-Ebsat’ın ravisidir. Hadis tenkitçileri, onun hakkında oldukça ağır cerh ifadeleri kullanmıştır.(3) Bununla birlikte dipnotta belirttiğim yerde ez-Zehebî onun hakkında şöyle der: “İbnu’l-Mübârek onu, dindarlığı ve ilmi mevkii sebebiyle ta’zim ve tebcil ederdi. (…) Re’y konusunda basiret sahibi, şanı büyük bir allame idi.”

    Cerh-ta’dil alimlerinin Ebû Mutî’ el-Belhî hakkındaki ağır sözlerinde –ki birçoğunun onun hakkında “Cehmî idi”, “Mürcii idi” gibi ifadeler kullandığı dikkat çekiyor– itikadî meşrep farklılığının etkisini görmemek mümkün değil… Değil mi ki İmam Ebû Hanîfe ve Hanefî mezhebinin diğer büyük imamları dahi benzeri bir saikle taz’if edilmiştir?

    Sonuç olarak söz konusu rivayetin Ebû Mutî’ el-Belhî hakkındaki yanlı cerh ifadeleri sebebiyle zayıf sayıldığını söylemek mümkün ise, hadisin bu konuda ihticaca elverişli olduğunu söylemek de mümkündür… el-Beyhakî’nin taz’if ettiği diğer rivayet ise, zayıfı olduğu konusunda Cerh-Ta’dil otoritelerinin ittifak ettiği Atâ b. Aclân isimli ravi kanalıyla gelmiştir. Bu ravinin durumu sebebiyle o rivayetin zikrinden sarf-ı nazar edeceğim…

    Kadının secde ediş tarzı hakkında ayrıca aşağıdaki nakilleri görüyoruz:

    Hz. Ali (r.a)’ın şöyle dediği rivayet edilmiştir: “Kadın secde ettiği zaman yere kapansın ve uyluklarını toplasın (vücuduna bitiştirsin).”(4)

    İmam Ebû Hanîfe’nin hocasının hocası İbrahim en-Neha’î de (Tabiun’dandır) aynı tarzda hüküm vermiş, “Kadın secde ettiği zaman uyluklarını toplasın ve karnını uylukları üzerine koysun” demiştir. (5) Kendisinden bu konuda yapılan bir diğer nakil de şöyledir: “Kadın secde ettiği zaman karnını uyluklarına yapıştırsın; kalçasını yukarı kaldırmasın ve erkeğin kollarını açıp yayıldığı gibi yayılmasın.”(6)

    Yine Tabiun’dan Mücâhid’in de, erkeğin, secde ederken karnını kadınların yaptığı gibi uylukları üzerine koymasını mekruh gördüğü nakledilmiştir.(7)

    Bu konuda Tabiun’dan ve daha sonraki kuşakların imamlarından, bunlara benzer hayli kaviller nakledilmiş ise de bu kadarı maksadı ifadede yeterlidir.

    el-Beyhakî, şöyle der: “Kadının namaz ahkâmında erkekten ayrıldığı yerler, kadının tesettüre riayeti ilkesine racidir. Kadın, her durumda kendisi için tesettüre en uygun şeyi yapmakla memur ve mükelleftir…”(8)
    1- Bkz. en-Nevevî, el-Mecmû’, III, 409.
    2- el-Beyhakî, es-Sünenu’l-Kübrâ, II, 222-3.
    3- Bkz. İbn Hacer, Lisânu’l-Mîzân, II, 334 vd.
    4- Abdürrezzâk, el-Musannef, III, 138; İbn Ebî Şeybe, el-Musannef, I, 302.
    5- İbn Ebî Şeybe, a.y.
    6- İbn Ebî Şeybe, I, 303.
    7- İbn Ebî Şeybe, I, 302..
    8- el-Beyhakî, es-Sünenu’l-Kübrâ, II, 222.
    alıntıdır.


  22. 10.Eylül.2012, 14:24
    11
    cihad38 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    aslında bayanların namazda erkeklerden neden farklı hareket ettiklerini o kapatılan konuda yazmıştık.
    mesele tesettür ve vücud yapılarındaki hassasiyet olarak kısaca yazılabilir ama daha uzunu;
    Alıntı
    Kadınların Namaz Kılış Şekli Niçin Farklıdır?
    Ebubekir Sifil
    Milli Gazete
    06-07/11/2005

    Soru : Kadınların, namazın bazı hareketlerini erkeklerden farklı yapmasının dayanağı nedir? Bu hususta hadis var mıdır?

    Cevap:Gerek Kur’an’ın gerekse Sünnet’in, kadınların tesettürüne özel bir önem atfettiği hepimizin malumudur. Namazda kadınların bazı hareketlerinin erkeklerden –kısmî olarak– farklılık göstermesinin temel sebebi de budur. Zira namaz dışında mütesettir (tesettürlü, örtülü) olması hassasiyetle istenen müslüman kadının, Rabbinin huzurunda bu noktaya daha fazla dikkat göstermesi tabiidir. Bu sebeple İbn Hibbân, kadının evinin en gizli mekânında kıldığı namazın diğerlerine göre daha sevaplı olduğunu ifade eden hadisi (1) naklettiği babın başlığını aynen şöyle koymuştur: “Kadının Namazı Ne Kadar Gizli/Örtülü Olursa, Ecrinin de O Kadar Büyük Olacağının Beyanı.”(2)

    Ve yine bu sebeple İbn Abbâs (r.a)’a kadının namazının nasıl olması gerektiği sorulduğunda, “Derli toplu ve gizli” cevabını vermiştir. (3)

    Bilindiği gibi namazın rükünlerinde (namaz esnasında mutlaka yerine getirilmesi gereken hususlarda) kadın ile erkek arasında temelde herhangi bir farklılık yoktur. İftitah tekbiri, kıyam, kıraat, rükû.. vd. hususların farziyeti erkek için de kadın için de geçerlidir. Farklılık sadece kısmî olarak şeklî bazı noktalarda öne çıkmaktadır. İftitah tekbiri alırken ellerin nereye kadar kaldırılacağı, kıyamda ellerin bağlanış tarzı ve yeri, rükû ve secde ediş tarzı, teşehhütte oturuş biçimi… böyledir.

    Bildiğim kadarıyla kadınların namaz kılarken erkeklerden farklı olarak hangi noktalara riayet edecekleri, Efendimiz (s.a.v) tarafından tafsilatlı olarak açıklanmış değildir. Bu hususta, Sahabe’den ve sonraki nesillerden gelen uygulama ve fetvalar bulunmaktadır. Belli başlılarını zikredecek olursak:

    İftitah tekbiri: Kadınların, namaza başlarken ellerini kulakların hizasına kadar değil, sadece omuz veya göğüs hizasına kadar kaldıracağı konusunda Sahabe’den Vâil b. Hucr (r.a) kanalıyla nakledilmiş merfu (Efendimiz (s.a.v)’e dayanan) bir rivayet mevcut ise de (4) senedindeki Ümm Yahya bt. Abdilcebbâr isimli kadın hakkında el-Heysemî herhangi bir bilgi bulamadığını söylemiştir. (5) Dolayısıyla bu rivayet zayıftır. Ancak Sahabe’den Ümmü’d-Derdâ (r.anha) ve Tabiun’dan da Atâ, ez-Zührî, Hammâd… gibi isimlerden bu rivayetin delaletini destekleyen uygulama ve fetvalar nakledilmiştir. (6) Değindiğim zayıf hadisin bu uygulama ve fetvalarla kuvvet bulacağını ve kadınların iftitah tekbirindeki uygulamasının naklî bir temeli bulunduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.

    Kıyam: Kadınların, kıyamda dururken ellerini göğüslerinin üstünde bağlayacağı konusunda herhangi bir rivayete muttali olabilmiş değilim. Araştırabildiğim kaynaklar kadınların erkeklerden farklı olarak ellerini göğüsleri üzerinde bağlayacağını belirtirken yalnızca bunun “tesettüre daha uygun” olacağını söylemekle yetinmektedirler.
    Rükû: Araştırabildiğim kadarıyla bu konuda da Efendimiz (s.a.v)’den nakledilmiş sahih bir rivayet mevcut değildir. Kadınların rükûda kollarını yana açmaksızın –erkeklere göre daha toplu bir şekilde– rükû edeceğini belirten ulema, bunu da “tesettüre uygunluk” ilkesine dayandırmıştır.(1)
    Secde: Kadınların secdede nasıl hareket edeceği konusunda Efendimiz (s.a.v)’den nakledilmiş iki rivayet vardır. el-Beyhakî bunların her ikisinin de zayıf olduğunu söylemiştir. (2)

    Bu rivayetlerden birinde Efendimiz (s.a.v)’in, kadın namaz kılarken (oturuşta) uyluklarını birbiri üzerine koyması ve secde ettiği zaman karnını uyluğu üzerine koymasını söylediği nakledilmiştir. el-Beyhakî –dipnotta belirttiğim yerde– bu rivayeti, senedindeki Ebû Mutî’ el-Hakem b. Abdillah el-Belhî sebebiyle taz’if etmiş (zayıf olduğunu söylemiş) tir.

    Bu zat, İmam-ı Azam’ın Beş Eseri adıyla dilimize çevrilmiş olan risalelerden el-Fıkhu’l-Ebsat’ın ravisidir. Hadis tenkitçileri, onun hakkında oldukça ağır cerh ifadeleri kullanmıştır.(3) Bununla birlikte dipnotta belirttiğim yerde ez-Zehebî onun hakkında şöyle der: “İbnu’l-Mübârek onu, dindarlığı ve ilmi mevkii sebebiyle ta’zim ve tebcil ederdi. (…) Re’y konusunda basiret sahibi, şanı büyük bir allame idi.”

    Cerh-ta’dil alimlerinin Ebû Mutî’ el-Belhî hakkındaki ağır sözlerinde –ki birçoğunun onun hakkında “Cehmî idi”, “Mürcii idi” gibi ifadeler kullandığı dikkat çekiyor– itikadî meşrep farklılığının etkisini görmemek mümkün değil… Değil mi ki İmam Ebû Hanîfe ve Hanefî mezhebinin diğer büyük imamları dahi benzeri bir saikle taz’if edilmiştir?

    Sonuç olarak söz konusu rivayetin Ebû Mutî’ el-Belhî hakkındaki yanlı cerh ifadeleri sebebiyle zayıf sayıldığını söylemek mümkün ise, hadisin bu konuda ihticaca elverişli olduğunu söylemek de mümkündür… el-Beyhakî’nin taz’if ettiği diğer rivayet ise, zayıfı olduğu konusunda Cerh-Ta’dil otoritelerinin ittifak ettiği Atâ b. Aclân isimli ravi kanalıyla gelmiştir. Bu ravinin durumu sebebiyle o rivayetin zikrinden sarf-ı nazar edeceğim…

    Kadının secde ediş tarzı hakkında ayrıca aşağıdaki nakilleri görüyoruz:

    Hz. Ali (r.a)’ın şöyle dediği rivayet edilmiştir: “Kadın secde ettiği zaman yere kapansın ve uyluklarını toplasın (vücuduna bitiştirsin).”(4)

    İmam Ebû Hanîfe’nin hocasının hocası İbrahim en-Neha’î de (Tabiun’dandır) aynı tarzda hüküm vermiş, “Kadın secde ettiği zaman uyluklarını toplasın ve karnını uylukları üzerine koysun” demiştir. (5) Kendisinden bu konuda yapılan bir diğer nakil de şöyledir: “Kadın secde ettiği zaman karnını uyluklarına yapıştırsın; kalçasını yukarı kaldırmasın ve erkeğin kollarını açıp yayıldığı gibi yayılmasın.”(6)

    Yine Tabiun’dan Mücâhid’in de, erkeğin, secde ederken karnını kadınların yaptığı gibi uylukları üzerine koymasını mekruh gördüğü nakledilmiştir.(7)

    Bu konuda Tabiun’dan ve daha sonraki kuşakların imamlarından, bunlara benzer hayli kaviller nakledilmiş ise de bu kadarı maksadı ifadede yeterlidir.

    el-Beyhakî, şöyle der: “Kadının namaz ahkâmında erkekten ayrıldığı yerler, kadının tesettüre riayeti ilkesine racidir. Kadın, her durumda kendisi için tesettüre en uygun şeyi yapmakla memur ve mükelleftir…”(8)
    1- Bkz. en-Nevevî, el-Mecmû’, III, 409.
    2- el-Beyhakî, es-Sünenu’l-Kübrâ, II, 222-3.
    3- Bkz. İbn Hacer, Lisânu’l-Mîzân, II, 334 vd.
    4- Abdürrezzâk, el-Musannef, III, 138; İbn Ebî Şeybe, el-Musannef, I, 302.
    5- İbn Ebî Şeybe, a.y.
    6- İbn Ebî Şeybe, I, 303.
    7- İbn Ebî Şeybe, I, 302..
    8- el-Beyhakî, es-Sünenu’l-Kübrâ, II, 222.
    alıntıdır.


  23. 10.Eylül.2012, 14:27
    12
    cihad38
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 30.Ağustos.2012
    Üye No: 97668
    Mesaj Sayısı: 486
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: Rekat sayısı ile ilgili konu

    Rükû: Araştırabildiğim kadarıyla bu konuda da Efendimiz (s.a.v)'den nakledilmiş sahih bir rivayet mevcut değildir. Kadınların rükûda kollarını yana açmaksızın –erkeklere göre daha toplu bir şekilde– rükû edeceğini belirten ulema, bunu da "tesettüre uygunluk" ilkesine dayandırmıştır.


  24. 10.Eylül.2012, 14:27
    12
    cihad38 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    Rükû: Araştırabildiğim kadarıyla bu konuda da Efendimiz (s.a.v)'den nakledilmiş sahih bir rivayet mevcut değildir. Kadınların rükûda kollarını yana açmaksızın –erkeklere göre daha toplu bir şekilde– rükû edeceğini belirten ulema, bunu da "tesettüre uygunluk" ilkesine dayandırmıştır.





+ Yorum Gönder
Git 12 Son