Konusunu Oylayın.: Cübbel'nin anlattığı bu olay gerçek olabilir mi?Değilse şayet şirk midir?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Cübbel'nin anlattığı bu olay gerçek olabilir mi?Değilse şayet şirk midir?
  1. 01.Eylül.2012, 21:44
    49
    @mir
    âb ü kil

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 12.Ağustos.2009
    Üye No: 49589
    Mesaj Sayısı: 3,358
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 36
    Yaş: 43
    Bulunduğu yer: Dârü'l-İmtihân

    Cevap: Cübbel'nin anlattığı bu olay gerçek olabilir mi?Değilse şayet şirk midir?

    reklam


    Cevap: Cübbel'nin anlattığı bu olay gerçek olabilir mi?Değilse şayet şirk midir? ile alakalı yazı mumsema.com Cevap: Cübbel'nin anlattığı bu olay gerçek olabilir mi?Değilse şayet şirk midir?
    Ya Hu! kendin
    Alıntı
    Konuşmam değişmiş değilmi
    diyorsun
    bu kibir olmuyor
    benim "sözümü" kelimesini kullanmam kibir oluyor öyle mi?
    Alıntı
    üstüne üstlük birde SÖZÜMÜ diye kibre kapılmak size yakışıyormu....????
    bu konunun içine bu kadar etmeyi nasıl başardın biliyorum
    ama konu saptırma konusunda özel dersler aldığınıza inanmaya başlayacağım
    ne zaman şeyhlerinizin bir saçmalığından bahsetsek konuyu hemen şahsileştirmeye başlıyorsunuz
    -siz diye sana değil senin gibilerine hitab ediyorum haberin ola-

    bak Elmalılı ne demiş:
    Ağaç seslendi değil, ağaçtan seslenildi şöyle diye:

    Ya Musa! Hakikat ben'im, ben âlemlerin Rabbı Allah.


    sen ise hala "hak benim dediğim gibi değilse ya Allah yalan söylemiştir ya da yalan söyletmiştir" tafralarındasın
    kibrin senin kargan olmuş


  2. 01.Eylül.2012, 21:44
    49
    âb ü kil
    reklam


    Ya Hu! kendin
    Alıntı
    Konuşmam değişmiş değilmi
    diyorsun
    bu kibir olmuyor
    benim "sözümü" kelimesini kullanmam kibir oluyor öyle mi?
    Alıntı
    üstüne üstlük birde SÖZÜMÜ diye kibre kapılmak size yakışıyormu....????
    bu konunun içine bu kadar etmeyi nasıl başardın biliyorum
    ama konu saptırma konusunda özel dersler aldığınıza inanmaya başlayacağım
    ne zaman şeyhlerinizin bir saçmalığından bahsetsek konuyu hemen şahsileştirmeye başlıyorsunuz
    -siz diye sana değil senin gibilerine hitab ediyorum haberin ola-

    bak Elmalılı ne demiş:
    Ağaç seslendi değil, ağaçtan seslenildi şöyle diye:

    Ya Musa! Hakikat ben'im, ben âlemlerin Rabbı Allah.


    sen ise hala "hak benim dediğim gibi değilse ya Allah yalan söylemiştir ya da yalan söyletmiştir" tafralarındasın
    kibrin senin kargan olmuş


  3. 01.Eylül.2012, 22:12
    50
    ebediyyetyolcusu
    Emekli

    Üyelik Tarihi: 27.Mayıs.2012
    Üye No: 96330
    Mesaj Sayısı: 661
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0
    Yaş: 41
    Bulunduğu yer: imtihan dünyası

    Cevap: Cübbel'nin anlattığı bu olay gerçek olabilir mi?Değilse şayet şirk midir?

    reklam


    Hammadun tefsire mi başladın Kardeşim ?

    Musa'ya) Seslendiğimiz zaman da, sen Tur'un yanında değildin. Ancak Rabbinden bir rahmet olmak üzere senden önce kendilerine bir uyarıcı gelmemiş olan bir kavmi uyarman için (gönderildin). Umulur ki, öğüt alıp düşünürler diye. (Kasas Suresi, 46)


    Musa'ya) Seslendiğimiz zaman da, sen Tur'un yanında değildin..... bu sana hitap ediliyor kabul et ve yorum yapmayı bırak.

    Bu gaybi haber Peygamber Efendimize S.A.V bildirildiğinde sen Tur'un yanında değildin denilmişti.

    Diğer Surelere de bak o haber sadece bir yerde geçmiyor !

    Ona, Tur'un sağ yanından seslendik ve onu (kendisiyle) gizlice söyleşmek için yakınlaştırdık. (Meryem Suresi, 52)


    Yine !

    Musa'ya o işi (ilahi vahyi verip) gerçekleştirdiğimiz zaman, sen (Tur'un) batı yanında değildin ve (buna) şahid olanlardan da değildin. (Kasas Suresi, 44)

    Nasıl bu kadar emin konuşuyorsun o halde, ne biliyorsun sesin ağaçtan geldiğini ? Ayeti kendi görüşüne göre yorumlama. Arabın kendisi dahi ayetleri kavramakta zorlanıyorda sen ne anladın hemen ?

    Ayetlerde ağaç geçiyor diye ses onun içinden geldiği demek değildir.


  4. 01.Eylül.2012, 22:12
    50
    reklam


    Hammadun tefsire mi başladın Kardeşim ?

    Musa'ya) Seslendiğimiz zaman da, sen Tur'un yanında değildin. Ancak Rabbinden bir rahmet olmak üzere senden önce kendilerine bir uyarıcı gelmemiş olan bir kavmi uyarman için (gönderildin). Umulur ki, öğüt alıp düşünürler diye. (Kasas Suresi, 46)


    Musa'ya) Seslendiğimiz zaman da, sen Tur'un yanında değildin..... bu sana hitap ediliyor kabul et ve yorum yapmayı bırak.

    Bu gaybi haber Peygamber Efendimize S.A.V bildirildiğinde sen Tur'un yanında değildin denilmişti.

    Diğer Surelere de bak o haber sadece bir yerde geçmiyor !

    Ona, Tur'un sağ yanından seslendik ve onu (kendisiyle) gizlice söyleşmek için yakınlaştırdık. (Meryem Suresi, 52)


    Yine !

    Musa'ya o işi (ilahi vahyi verip) gerçekleştirdiğimiz zaman, sen (Tur'un) batı yanında değildin ve (buna) şahid olanlardan da değildin. (Kasas Suresi, 44)

    Nasıl bu kadar emin konuşuyorsun o halde, ne biliyorsun sesin ağaçtan geldiğini ? Ayeti kendi görüşüne göre yorumlama. Arabın kendisi dahi ayetleri kavramakta zorlanıyorda sen ne anladın hemen ?

    Ayetlerde ağaç geçiyor diye ses onun içinden geldiği demek değildir.


  5. 01.Eylül.2012, 22:13
    51
    HAMMADUN
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 03.Aralık.2010
    Üye No: 81065
    Mesaj Sayısı: 1,021
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: Cübbel'nin anlattığı bu olay gerçek olabilir mi?Değilse şayet şirk midir?

    Konuşmam değişmiş değilmi....????

    El hak. Doğruyu bulmuşsun @mir. Konuşmam tekil olarak BEN manasına kullanılabilir.

    Niyet o değildi, ancak karşımdaki niyetimi bilmez. İşin zahirine bakar. Konuşmam diye TEKİL kullanmışız. El hak doğruyu söylüyorsunuz. Bu hata Kibir olarak addedilebilir.


    Alıntı
    bak Elmalılı ne demiş:
    Ağaç seslendi değil, ağaçtan seslenildi şöyle diye:

    Ya Musa! Hakikat ben'im, ben âlemlerin Rabbı Allah.



    sen ise hala "hak benim dediğim gibi değilse ya Allah yalan söylemiştir ya da yalan söyletmiştir" tafralarındasın
    kibrin senin kargan olmuş


    Rab'bin O ana kadar Hazreti Musa (A.S.) ile görüntüsüz konuşuyormuydu @mir.....????

    Peki bu sefer neden ağaç'a senin Rab'bin benim dedirtti. Ne gerek vardı. Anlamıyormusun @mir RAB'bin neyi yıkıyor.

    KÜLLİ olarak tecellisine dağlar dayanmazken, Bu sefer dağları değilde neleri yıkıyor @amir.


    Kur'an-ı Kerim ŞURA 51 Ayet-i Kerime

    Ve mâ kâne li beşerin en yukellimehullâhu illâ vahyen ev min verâi hıcâbin ev yursile resûlen fe yûhıye bi iznihî mâ yeşâu, innehu aliyyun hakîm(hakîmun).
    1. ve mâ kâne : ve yoktur, olmamıştır
    2. li beşerin : bir beşerin, bir insanın, bir insan için
    3. en yukellime-hu : onunla konuşması
    4. allâhu : Allah
    5. illâ : ancak, dışında
    6. vahyen : vahiy
    7. ev : veya
    8. min verâi : arkasından
    9. hıcâbin : bir perde
    10. ev : veya, ya da
    11. yursile : gönderir
    12. resûlen : bir resûl
    13. fe : o zaman, böylece
    14. yûhıye : vahyeder
    15. bi izni-hi : onun izniyle
    16. mâ yeşâu : dilediği şey
    17. inne-hu : muhakkak ki o
    18. aliyyun : âlî, yüce
    19. hakîmun : hikmet ve hüküm sahibi
    Elmalılı Hamdi Yazır : Bununla beraber hiç bir beşer için kabil değildir ki Allah ona başka suretle kelâm söylesin, ancak vahyile veya bir hicab arkasından ve yâhud bir Resul gönderip de izniyle ona dilediğini vahyettirmesi müstesna, çünkü o çok yüksek, çok hakîmdir

    Hicab Perdesi.... Neymiş @mir hicab perdesi..... Külli olarak orada değil. Olmaz, Olamazda. Dağın durumu ortada @mir.

    Ne göndermiş oraya RUH'unu. Sana RUHLARDAN SORARLAR DE Kİ; O RAB'BİMİN BİR EMRİDİR.... Kutsal Ruh gibi @mir. Ağaç görünümünü yaratıp, O'nu Peygamberi İle kendi arasında PERDE olarak kullanması gibi @mir. Peygamberi (A.S.) baktığında ağaç gibi görür @mir.

    Tekraren yazıyorum.... KÜLLİYEN DEĞİL... EMR'ini göndererek @mir. Emri neydi.... RUH'uydu..... Külli Ruh, RUH'unu gönderiyor.

    Şimdi bu iki ayet-i Kelime'yi yan yana koy ve tefekkür et @mir.

    Daha hammadun ne yapsın @mir.

    Rab'bim Cümlemizden Razı Olsun. Amin.


  6. 01.Eylül.2012, 22:13
    51
    HAMMADUN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    Konuşmam değişmiş değilmi....????

    El hak. Doğruyu bulmuşsun @mir. Konuşmam tekil olarak BEN manasına kullanılabilir.

    Niyet o değildi, ancak karşımdaki niyetimi bilmez. İşin zahirine bakar. Konuşmam diye TEKİL kullanmışız. El hak doğruyu söylüyorsunuz. Bu hata Kibir olarak addedilebilir.


    Alıntı
    bak Elmalılı ne demiş:
    Ağaç seslendi değil, ağaçtan seslenildi şöyle diye:

    Ya Musa! Hakikat ben'im, ben âlemlerin Rabbı Allah.



    sen ise hala "hak benim dediğim gibi değilse ya Allah yalan söylemiştir ya da yalan söyletmiştir" tafralarındasın
    kibrin senin kargan olmuş


    Rab'bin O ana kadar Hazreti Musa (A.S.) ile görüntüsüz konuşuyormuydu @mir.....????

    Peki bu sefer neden ağaç'a senin Rab'bin benim dedirtti. Ne gerek vardı. Anlamıyormusun @mir RAB'bin neyi yıkıyor.

    KÜLLİ olarak tecellisine dağlar dayanmazken, Bu sefer dağları değilde neleri yıkıyor @amir.


    Kur'an-ı Kerim ŞURA 51 Ayet-i Kerime

    Ve mâ kâne li beşerin en yukellimehullâhu illâ vahyen ev min verâi hıcâbin ev yursile resûlen fe yûhıye bi iznihî mâ yeşâu, innehu aliyyun hakîm(hakîmun).
    1. ve mâ kâne : ve yoktur, olmamıştır
    2. li beşerin : bir beşerin, bir insanın, bir insan için
    3. en yukellime-hu : onunla konuşması
    4. allâhu : Allah
    5. illâ : ancak, dışında
    6. vahyen : vahiy
    7. ev : veya
    8. min verâi : arkasından
    9. hıcâbin : bir perde
    10. ev : veya, ya da
    11. yursile : gönderir
    12. resûlen : bir resûl
    13. fe : o zaman, böylece
    14. yûhıye : vahyeder
    15. bi izni-hi : onun izniyle
    16. mâ yeşâu : dilediği şey
    17. inne-hu : muhakkak ki o
    18. aliyyun : âlî, yüce
    19. hakîmun : hikmet ve hüküm sahibi
    Elmalılı Hamdi Yazır : Bununla beraber hiç bir beşer için kabil değildir ki Allah ona başka suretle kelâm söylesin, ancak vahyile veya bir hicab arkasından ve yâhud bir Resul gönderip de izniyle ona dilediğini vahyettirmesi müstesna, çünkü o çok yüksek, çok hakîmdir

    Hicab Perdesi.... Neymiş @mir hicab perdesi..... Külli olarak orada değil. Olmaz, Olamazda. Dağın durumu ortada @mir.

    Ne göndermiş oraya RUH'unu. Sana RUHLARDAN SORARLAR DE Kİ; O RAB'BİMİN BİR EMRİDİR.... Kutsal Ruh gibi @mir. Ağaç görünümünü yaratıp, O'nu Peygamberi İle kendi arasında PERDE olarak kullanması gibi @mir. Peygamberi (A.S.) baktığında ağaç gibi görür @mir.

    Tekraren yazıyorum.... KÜLLİYEN DEĞİL... EMR'ini göndererek @mir. Emri neydi.... RUH'uydu..... Külli Ruh, RUH'unu gönderiyor.

    Şimdi bu iki ayet-i Kelime'yi yan yana koy ve tefekkür et @mir.

    Daha hammadun ne yapsın @mir.

    Rab'bim Cümlemizden Razı Olsun. Amin.


  7. 01.Eylül.2012, 22:32
    52
    ebediyyetyolcusu
    Emekli

    Üyelik Tarihi: 27.Mayıs.2012
    Üye No: 96330
    Mesaj Sayısı: 661
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0
    Yaş: 41
    Bulunduğu yer: imtihan dünyası

    Cevap: Cübbel'nin anlattığı bu olay gerçek olabilir mi?Değilse şayet şirk midir?

    Musa ateşin yanma gelince, mukaddes yerdeki vadinin sağ tara fındaki ağaçtan şöyle nida edildi: "Ey Musa, ben âlemlerin rabbi olan Allahım. Kasas Suresi, 30

    Ağaçtan maksat bakalım ağacın içinden mi ?

    Taberi Tefsiri

    Musa, Tur dağında gördüğü ateşe doğru yürüyünce o mübarek yerde bulunan vadinin sağ tarafındaki bir ağacın yanından Allah teala ona şöyle nida etti: "Ey Musa, şüphesiz ki ben, âlemlerin rabbi olan Allahım, seni peygamber yaptım ve sana mucizeler verdim. Bu mucizelerden biri de elindeki asadır. Âsânı yere bırak." Bunun üzerine Musa asasını yere bıraktı. Âsâ hareket eden bir yılan haline geldi. Musa, asasının yılan gibi hareket ettiğini görünce ondan korkup gerisin geri kaçmaya başladı. Arkasına bakmıyordu. Allah teala ona: "Ey Musa, geri dön korkma, şüphesiz ki sen, güven içinde olanlardansın." buyurdu.

    ...sağ tarafındaki bir ağacın yanından Allah teala ona şöyle nida etti...

    Taberi de, ağacın yanından yazıyor.... demek ki Allahu alem "En doğrusunu Allah bilir"

    Hakkında bilgin olmayan şeyin ardına düşme; çünkü kulak, göz ve kalp, bunların hepsi ondan sorumludur. (İsra Suresi, 36)


  8. 01.Eylül.2012, 22:32
    52
    Musa ateşin yanma gelince, mukaddes yerdeki vadinin sağ tara fındaki ağaçtan şöyle nida edildi: "Ey Musa, ben âlemlerin rabbi olan Allahım. Kasas Suresi, 30

    Ağaçtan maksat bakalım ağacın içinden mi ?

    Taberi Tefsiri

    Musa, Tur dağında gördüğü ateşe doğru yürüyünce o mübarek yerde bulunan vadinin sağ tarafındaki bir ağacın yanından Allah teala ona şöyle nida etti: "Ey Musa, şüphesiz ki ben, âlemlerin rabbi olan Allahım, seni peygamber yaptım ve sana mucizeler verdim. Bu mucizelerden biri de elindeki asadır. Âsânı yere bırak." Bunun üzerine Musa asasını yere bıraktı. Âsâ hareket eden bir yılan haline geldi. Musa, asasının yılan gibi hareket ettiğini görünce ondan korkup gerisin geri kaçmaya başladı. Arkasına bakmıyordu. Allah teala ona: "Ey Musa, geri dön korkma, şüphesiz ki sen, güven içinde olanlardansın." buyurdu.

    ...sağ tarafındaki bir ağacın yanından Allah teala ona şöyle nida etti...

    Taberi de, ağacın yanından yazıyor.... demek ki Allahu alem "En doğrusunu Allah bilir"

    Hakkında bilgin olmayan şeyin ardına düşme; çünkü kulak, göz ve kalp, bunların hepsi ondan sorumludur. (İsra Suresi, 36)


  9. 01.Eylül.2012, 23:53
    53
    HAMMADUN
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 03.Aralık.2010
    Üye No: 81065
    Mesaj Sayısı: 1,021
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: Cübbel'nin anlattığı bu olay gerçek olabilir mi?Değilse şayet şirk midir?

    Taberi Hazretleride bilirki; Benim Rab'bimin sözü cihet kabul etmez. Tüm cihetlerden gelir. O ağacın yanından veya bu nehirin kenarından falan değil.


    Ancak Rab'bi Peygamberi(A.S.)'ne burada bişey gösteriyor. Kelamda eksiklik yapıldığında ki; Kelam Rab'bimin İlmidir.


    KÜLLİ olarak görünmesini istediği RAB'bi göremeyeceğini, Yani birebir EVET BU BENİM RABBİMDİR diye göremeyeceğini. Rab'bi Ona bir dağı un ufak ederek göstermiştir.


    ( Birebir kimse görememişmidir derseniz eğer, İsterseniz O bahse ayrıca gireriz. O Asıl şekli üzere doğruldu. Bir kez de sidre-i Müntehada gördü Gözü ile gördüğünü kalbi yalanlamadı. Tüm tefsirlerde bu Cebrail olarak geçer. Ancak sidre-i müntehadan bir zerre kadar daha ileri gitse yanarım diyen Cebrail (A.S.) Sidreyi nasıl bürür. Cebrail (A.S.)'mı devamlı gören Peygamber Efendimizin (S.A.V.) tekrar gördüğünde kalbinin yalanlamasına ne gerek var. Devamlı görüyor çünkü. Hülasa bu mevzu baya uzun. İsterseniz Ona ayrıca gireriz. )


    Rab'bi Peygamberi (A.S.) ile görüşüyor. Ancak KÜLLİ olarak değil. Bir perde arkasından bu hususu ilgili Ayet-i Kerimeyide vererek arz ettik. (Kur'an-ı Kerim ŞURA 51 Ayet-i Kerime)


    Hicab Perdesi arkasından. İşte o perde o an bir ağaç..... Yoksa HAŞA ALLAHU TAALA bir AĞAÇ değil. Eğer AĞAÇTIR dersek, O'nunda bir zıddı, Onunda bir zıddı ve O'nunda bir zıddı olduğunu İNKAR ederiz ki; MAAZALLAH.... Buda hakkımızda hiç hayırlı olmaz.


    Allahu Taala bir ağaç değil, Ancak o an Peygamberi (A.S.) ile arasında bir perde. Nidayı edKur'an-ı Kerim Ayet 30 KASSAS SURESİ


    Fe lemmâ etâhâ nûdiye min şâtııl vâdil eymeni fîl buk’atil mubâreketi mineş şecerati en yâ mûsâ innî enallâhu rabbul âlemîn(âlemîne)


    1 fe : böylece, artık
    2 lemmâ : olduğu zaman
    3 etâ-hâ : oraya geldi
    4 nûdiye : nida edildi, seslenildi
    5 min : den
    6 şâtıı el vâdi : vadi tarafı
    7 el eymeni : sağ taraf
    8 fî : de
    9 el buk'ati : yer
    10 el mubâreketi : mübarek
    11 min eş şecerati: ağaçtan
    12 en yâ mûsâ : ey Musa
    13 innî : muhakkak ben
    14 ene allâhu : Ben Allah'ım
    15 rabbu : Rab
    16 el âlemîne : âlemler




    Elmalılı Hamdi Yazır : Derken ona varınca vâdinin (şâtıı el vâdi : vadi tarafı) sağ kıyısından (el eymeni : sağ taraf) o mübarek buk'ada ağaçtan nidâ olundu, şöyle ki: ya Mûsâ, haberin olsun benim ben: Allah rabbül'alemin.

    Ayet'i Kerime çok sarih, bunda asla TEVİL'e gitmeye gerek varmı....????

    Rab'bim Cümlemizden Razı Olsun. Amin.








  10. 01.Eylül.2012, 23:53
    53
    HAMMADUN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    Taberi Hazretleride bilirki; Benim Rab'bimin sözü cihet kabul etmez. Tüm cihetlerden gelir. O ağacın yanından veya bu nehirin kenarından falan değil.


    Ancak Rab'bi Peygamberi(A.S.)'ne burada bişey gösteriyor. Kelamda eksiklik yapıldığında ki; Kelam Rab'bimin İlmidir.


    KÜLLİ olarak görünmesini istediği RAB'bi göremeyeceğini, Yani birebir EVET BU BENİM RABBİMDİR diye göremeyeceğini. Rab'bi Ona bir dağı un ufak ederek göstermiştir.


    ( Birebir kimse görememişmidir derseniz eğer, İsterseniz O bahse ayrıca gireriz. O Asıl şekli üzere doğruldu. Bir kez de sidre-i Müntehada gördü Gözü ile gördüğünü kalbi yalanlamadı. Tüm tefsirlerde bu Cebrail olarak geçer. Ancak sidre-i müntehadan bir zerre kadar daha ileri gitse yanarım diyen Cebrail (A.S.) Sidreyi nasıl bürür. Cebrail (A.S.)'mı devamlı gören Peygamber Efendimizin (S.A.V.) tekrar gördüğünde kalbinin yalanlamasına ne gerek var. Devamlı görüyor çünkü. Hülasa bu mevzu baya uzun. İsterseniz Ona ayrıca gireriz. )


    Rab'bi Peygamberi (A.S.) ile görüşüyor. Ancak KÜLLİ olarak değil. Bir perde arkasından bu hususu ilgili Ayet-i Kerimeyide vererek arz ettik. (Kur'an-ı Kerim ŞURA 51 Ayet-i Kerime)


    Hicab Perdesi arkasından. İşte o perde o an bir ağaç..... Yoksa HAŞA ALLAHU TAALA bir AĞAÇ değil. Eğer AĞAÇTIR dersek, O'nunda bir zıddı, Onunda bir zıddı ve O'nunda bir zıddı olduğunu İNKAR ederiz ki; MAAZALLAH.... Buda hakkımızda hiç hayırlı olmaz.


    Allahu Taala bir ağaç değil, Ancak o an Peygamberi (A.S.) ile arasında bir perde. Nidayı edKur'an-ı Kerim Ayet 30 KASSAS SURESİ


    Fe lemmâ etâhâ nûdiye min şâtııl vâdil eymeni fîl buk’atil mubâreketi mineş şecerati en yâ mûsâ innî enallâhu rabbul âlemîn(âlemîne)


    1 fe : böylece, artık
    2 lemmâ : olduğu zaman
    3 etâ-hâ : oraya geldi
    4 nûdiye : nida edildi, seslenildi
    5 min : den
    6 şâtıı el vâdi : vadi tarafı
    7 el eymeni : sağ taraf
    8 fî : de
    9 el buk'ati : yer
    10 el mubâreketi : mübarek
    11 min eş şecerati: ağaçtan
    12 en yâ mûsâ : ey Musa
    13 innî : muhakkak ben
    14 ene allâhu : Ben Allah'ım
    15 rabbu : Rab
    16 el âlemîne : âlemler




    Elmalılı Hamdi Yazır : Derken ona varınca vâdinin (şâtıı el vâdi : vadi tarafı) sağ kıyısından (el eymeni : sağ taraf) o mübarek buk'ada ağaçtan nidâ olundu, şöyle ki: ya Mûsâ, haberin olsun benim ben: Allah rabbül'alemin.

    Ayet'i Kerime çok sarih, bunda asla TEVİL'e gitmeye gerek varmı....????

    Rab'bim Cümlemizden Razı Olsun. Amin.








  11. 02.Eylül.2012, 00:29
    54
    ebediyyetyolcusu
    Emekli

    Üyelik Tarihi: 27.Mayıs.2012
    Üye No: 96330
    Mesaj Sayısı: 661
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0
    Yaş: 41
    Bulunduğu yer: imtihan dünyası

    Cevap: Cübbel'nin anlattığı bu olay gerçek olabilir mi?Değilse şayet şirk midir?

    Hammadun@

    Biz Allahu teala (haşa) o ağaçdır demedik ki, nida ağacın yanından veya ağaçtan geldi konusunu görüşüyoruz.
    Sen kendinden emin olarak hicap perdesi o an o ağaç diyorsun.

    Halbuki Allahu teala, Musa A.S sen beni asla göremezsin şu dağa bak o yerinde durabilirse sen de beni göreceksin buyurdu da dağa tecelli edince onu param parça etti, bunun üzerine Musa A.S baygın düştü de ayıldığı zaman pişman olup tevbe etti.

    Diğer Surelerdeki ayetlere bak

    Ona, Tur'un sağ yanından seslendik ve onu (kendisiyle) gizlice söyleşmek için yakınlaştırdık. (Meryem Suresi, 52)

    En doğrusunu Allah bilir


  12. 02.Eylül.2012, 00:29
    54
    Hammadun@

    Biz Allahu teala (haşa) o ağaçdır demedik ki, nida ağacın yanından veya ağaçtan geldi konusunu görüşüyoruz.
    Sen kendinden emin olarak hicap perdesi o an o ağaç diyorsun.

    Halbuki Allahu teala, Musa A.S sen beni asla göremezsin şu dağa bak o yerinde durabilirse sen de beni göreceksin buyurdu da dağa tecelli edince onu param parça etti, bunun üzerine Musa A.S baygın düştü de ayıldığı zaman pişman olup tevbe etti.

    Diğer Surelerdeki ayetlere bak

    Ona, Tur'un sağ yanından seslendik ve onu (kendisiyle) gizlice söyleşmek için yakınlaştırdık. (Meryem Suresi, 52)

    En doğrusunu Allah bilir


  13. 02.Eylül.2012, 04:25
    55
    Cedd
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 10.Kasım.2011
    Üye No: 91509
    Mesaj Sayısı: 180
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2

    Cevap: Cübbel'nin anlattığı bu olay gerçek olabilir mi?Değilse şayet şirk midir?

    6 sayfayı da okumadım; ama anlıyorum ki herkes her şeyi doğru bilmiyor. Savunmalar yapılırken gösterilen tavır o kadar emin bir tavır ki şu şahıs bunu biliyor dersin; ama değil. Bir de kişiler birbirlerine hakaret ya da hakarete yakın sözler sarf ettiğinde bu iş daha güvenilmez oluyor.

    Kimi zaman da meseleden çok kişiden kaynaklanan bir yüklenme var. Ne adil ne de yeterince güvenilir. En titiz yaklaşımlarda bile bununla karşılaşabiliyorum ben. Üzüldüm. Gördüm, en doğru şekilde savunan insanları da gördüm; ama onlar da ya üslup ya da yaklaşımdan kaybediyorlar.

    Allah (cc) sakındırsın.


  14. 02.Eylül.2012, 04:25
    55
    Cedd - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Devamlı Üye
    6 sayfayı da okumadım; ama anlıyorum ki herkes her şeyi doğru bilmiyor. Savunmalar yapılırken gösterilen tavır o kadar emin bir tavır ki şu şahıs bunu biliyor dersin; ama değil. Bir de kişiler birbirlerine hakaret ya da hakarete yakın sözler sarf ettiğinde bu iş daha güvenilmez oluyor.

    Kimi zaman da meseleden çok kişiden kaynaklanan bir yüklenme var. Ne adil ne de yeterince güvenilir. En titiz yaklaşımlarda bile bununla karşılaşabiliyorum ben. Üzüldüm. Gördüm, en doğru şekilde savunan insanları da gördüm; ama onlar da ya üslup ya da yaklaşımdan kaybediyorlar.

    Allah (cc) sakındırsın.


  15. 02.Eylül.2012, 22:34
    56
    karadamlalar
    Kesintili Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Temmuz.2012
    Üye No: 96809
    Mesaj Sayısı: 1,620
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 17

    Cevap: Cübbel'nin anlattığı bu olay gerçek olabilir mi?Değilse şayet şirk midir?

    ilmi münazara denebilecek bir tartışma ortamı yok,çünkü bir süre sonra saldırı sayılabilecek şeyler yazılıyor,kesinlikle katılıyorum.


  16. 02.Eylül.2012, 22:34
    56
    karadamlalar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kesintili Üye
    ilmi münazara denebilecek bir tartışma ortamı yok,çünkü bir süre sonra saldırı sayılabilecek şeyler yazılıyor,kesinlikle katılıyorum.





+ Yorum Gönder
Git İlk 245