Özür dileriz,Bu konu cevaplara kapatılmıştır bilgi için İletişim ...

Konusunu Oylayın.: Celaleddin-i Rumi Gerçeği!!!

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Celaleddin-i Rumi Gerçeği!!!
  1. 22.Eylül.2012, 19:52
    61
    sametcftc1
    لا إله إلا الله

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Eylül.2012
    Üye No: 97748
    Mesaj Sayısı: 304
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 4
    Yaş: 20

    Cevap: Celaleddin-i Rumi Gerçeği!!!

    reklam


    Cevap: Celaleddin-i Rumi Gerçeği!!! altıncı sayfa yazısı mumsema.com Cevap: Celaleddin-i Rumi Gerçeği!!!
    ALLAH ALLAH ! Ağzım açık kaldı şuanda. İnşallah gerçek değildir bunlar


  2. 22.Eylül.2012, 19:52
    61
    لا إله إلا الله
    reklam


    ALLAH ALLAH ! Ağzım açık kaldı şuanda. İnşallah gerçek değildir bunlar


  3. 22.Eylül.2012, 20:02
    62
    cihad38
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 30.Ağustos.2012
    Üye No: 97668
    Mesaj Sayısı: 486
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: Celaleddin-i Rumi Gerçeği!!!

    reklam


    hep diyorum, mevlana'yı anlamak için onu baştan sona okuyacaksın,tabiri caizse yutacaksın, iyi sözler söyleyen budistlerle bir tutmayacaksın.
    ha derseki biri ,ben mevlananın bütün eserlerini okudum,hepsinin sadeleştirmesinide okudum,
    onun hakkında herşeyi artık biliyorum,
    ve sonunda mevlana yanlış yoldadır,ona uyanlar yanlış yoldadır eyvallah deriz.koca mevlanaya inanmaz sana inanırız.
    ama bırakın şu binlerce sayfa yazıdan seçilmiş bir kaç satırla mevlanayı sapık yapmayı.
    edep ya hu.


  4. 22.Eylül.2012, 20:02
    62
    cihad38 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    reklam


    hep diyorum, mevlana'yı anlamak için onu baştan sona okuyacaksın,tabiri caizse yutacaksın, iyi sözler söyleyen budistlerle bir tutmayacaksın.
    ha derseki biri ,ben mevlananın bütün eserlerini okudum,hepsinin sadeleştirmesinide okudum,
    onun hakkında herşeyi artık biliyorum,
    ve sonunda mevlana yanlış yoldadır,ona uyanlar yanlış yoldadır eyvallah deriz.koca mevlanaya inanmaz sana inanırız.
    ama bırakın şu binlerce sayfa yazıdan seçilmiş bir kaç satırla mevlanayı sapık yapmayı.
    edep ya hu.


  5. 23.Eylül.2012, 17:57
    63
    bafralıemre
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 03.Şubat.2010
    Üye No: 73031
    Mesaj Sayısı: 430
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 5
    Yaş: 25

    Cevap: Celaleddin-i Rumi Gerçeği!!!

    Cenab-ıZul-Celali Cel-Kemal Hazretleri hepimizi Ğafariyetiyle Settariyetiyle Cebbariyetiyle kuşatıp Rahmaniyetiyle merhamet etsin bağışlasın Efendiler Efendisi Peygamberimiz Aleyhissalatuveselam ve O'nun Ashabı ve varislerinin şefaatlerini üzerimizden eksik etmesin

    Artık diyecek söz bulamyorum arkadaşlar o kadar çok dinideğerlerimize saldırıyorlarki Allah ıslah etsin hepsini
    Yarın HUZURU MAHŞERDE RASULULLAH YAKANA YAPIŞIPTA SEN BENİM SEVDİĞİM ALLAHIN SEVDİĞİ ÜMMETİMİN SEVDİĞİ HAKKINDA NASIL BÖYLE ŞEYLER SÖYLERSİN DESE SENİ İFLAS ETTİRDİK DESE NE DİYECEKSİNİZ SİZLER ONLARIN SÖYLEDİKLERİNİ ANLAYACAK İME MAKAMA SAHİPMİYDİNİZ Kİ ONLARA LAF UZATTINIZ DESE NE DİYECEKSİNZ HANGİ YÜZLE BAŞINZI KALDIRIP BAKACAKSINIZ ONURYÜZE
    Onun eserlerinde o yazılanlar ki zahirde şirktir ama batında hangi ilimle yazldığını hiç mi düşünmediniz
    bu zamana kadar bir çok medresede mesnevi okutuldu sağlam ehli sünnet aimlerimizden bir çok kişi bunlardan ders okttu onlar çözemediler bu zamana kadar sizler oturup olay çözüp önümüze sundunuz demek bu kadar çok ilminiz makamınız var demek ne deyim Allah affetsin
    yakında sıra Abdulkadir-i Geylaniye cüneydi Bağdadiye Mevlana Halide İmamı Rabbanye şahı Nakşibende de gelecek demi ozamanı da arıyosnuz demi biraz zaman geçsin yavaş yavaş onlarada gelecez diyosunuz demi daha soralarıda ashabı Kirama sıra gelecek demi daha sonrasına bile gitmek istemiorum
    Allah Celle Celaluhu bizler yanlıi birşey söylemekten korusun


  6. 23.Eylül.2012, 17:57
    63
    Devamlı Üye
    Cenab-ıZul-Celali Cel-Kemal Hazretleri hepimizi Ğafariyetiyle Settariyetiyle Cebbariyetiyle kuşatıp Rahmaniyetiyle merhamet etsin bağışlasın Efendiler Efendisi Peygamberimiz Aleyhissalatuveselam ve O'nun Ashabı ve varislerinin şefaatlerini üzerimizden eksik etmesin

    Artık diyecek söz bulamyorum arkadaşlar o kadar çok dinideğerlerimize saldırıyorlarki Allah ıslah etsin hepsini
    Yarın HUZURU MAHŞERDE RASULULLAH YAKANA YAPIŞIPTA SEN BENİM SEVDİĞİM ALLAHIN SEVDİĞİ ÜMMETİMİN SEVDİĞİ HAKKINDA NASIL BÖYLE ŞEYLER SÖYLERSİN DESE SENİ İFLAS ETTİRDİK DESE NE DİYECEKSİNİZ SİZLER ONLARIN SÖYLEDİKLERİNİ ANLAYACAK İME MAKAMA SAHİPMİYDİNİZ Kİ ONLARA LAF UZATTINIZ DESE NE DİYECEKSİNZ HANGİ YÜZLE BAŞINZI KALDIRIP BAKACAKSINIZ ONURYÜZE
    Onun eserlerinde o yazılanlar ki zahirde şirktir ama batında hangi ilimle yazldığını hiç mi düşünmediniz
    bu zamana kadar bir çok medresede mesnevi okutuldu sağlam ehli sünnet aimlerimizden bir çok kişi bunlardan ders okttu onlar çözemediler bu zamana kadar sizler oturup olay çözüp önümüze sundunuz demek bu kadar çok ilminiz makamınız var demek ne deyim Allah affetsin
    yakında sıra Abdulkadir-i Geylaniye cüneydi Bağdadiye Mevlana Halide İmamı Rabbanye şahı Nakşibende de gelecek demi ozamanı da arıyosnuz demi biraz zaman geçsin yavaş yavaş onlarada gelecez diyosunuz demi daha soralarıda ashabı Kirama sıra gelecek demi daha sonrasına bile gitmek istemiorum
    Allah Celle Celaluhu bizler yanlıi birşey söylemekten korusun


  7. 23.Eylül.2012, 18:07
    64
    Searhalu
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 10.Eylül.2012
    Üye No: 97790
    Mesaj Sayısı: 186
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2
    bende mesnevi var ve el yazmaları da pdf olarak mevcut teyit ettim çoğunu yazılanlar doğru zaten bunu tüm tasavvufçular kabul eder bu onların inanç esası neden şaşıyorsunuz ki bir çok alim ibn arabi ve vahdeti vücudcuları tekfir etmiştir söyledikleri sözlerin küfür/şirk olduğundan hiç şüphe yoktur

    el yazmalar ve diğer kitapları tasavvufçuların kendi sitelerinde



  8. 23.Eylül.2012, 18:07
    64
    Searhalu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Devamlı Üye
    bende mesnevi var ve el yazmaları da pdf olarak mevcut teyit ettim çoğunu yazılanlar doğru zaten bunu tüm tasavvufçular kabul eder bu onların inanç esası neden şaşıyorsunuz ki bir çok alim ibn arabi ve vahdeti vücudcuları tekfir etmiştir söyledikleri sözlerin küfür/şirk olduğundan hiç şüphe yoktur

    el yazmalar ve diğer kitapları tasavvufçuların kendi sitelerinde



  9. 24.Eylül.2012, 02:13
    65
    İMMA ŞAKİRUN
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 23.Eylül.2012
    Üye No: 97913
    Mesaj Sayısı: 10
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    Cevap: Celaleddin-i Rumi Gerçeği!!!

    Zuhruf Suresi 16

    Diyanet İşleri (eski) : Demek O yarattıkları arasından kızları kendisine alıp da oğulları size verdi öyle mi?

    Ayetleri eğip bükmenize hiç gerek yok.

    Ne İSA (A.S.) Ne Üzeyir (A.S.) ve nede diğerleri gibi diğer peygamberler (A.S.) ve Peygamber Efendimiz (S.A.V.) ve O'nun VARİSLERİ asla kendilerine LA İLAHE İLLALLAH'dan başka İLAH tayin etmemiştir, Allah Dosları'nı Allah Rızası için severiz O bahsi diğer.

    Orada RAB'bimizin muradı apaçık ortadayken, bunu İMAN NURUNU ŞİRK KARANLIĞIYLA BOĞMAK ADINA nefsinizle istişare halindemi yazmak dilersiniz.

    Biliniz ki; Nefs'inizle yaklaştığınız Kur'an-ı Kerim. KÜFRÜ ARTTIRMAKTAN BAŞKA hiç bir işe yaramaz.

    Zira O Öyle bir kitaptır ki;

    Ancak Alimin'in İlmi'ni, KÜFFAR'ın KÜFRÜNÜ arttırır.

    Bu hususda verilecek olan Ayet-i Kerime Zuhruf Suresi 15 asla değildir. Takip eden sureler bunun böyle olmadığını ve olmayacağını açıkça beyan eder.


  10. 24.Eylül.2012, 02:13
    65
    Zuhruf Suresi 16

    Diyanet İşleri (eski) : Demek O yarattıkları arasından kızları kendisine alıp da oğulları size verdi öyle mi?

    Ayetleri eğip bükmenize hiç gerek yok.

    Ne İSA (A.S.) Ne Üzeyir (A.S.) ve nede diğerleri gibi diğer peygamberler (A.S.) ve Peygamber Efendimiz (S.A.V.) ve O'nun VARİSLERİ asla kendilerine LA İLAHE İLLALLAH'dan başka İLAH tayin etmemiştir, Allah Dosları'nı Allah Rızası için severiz O bahsi diğer.

    Orada RAB'bimizin muradı apaçık ortadayken, bunu İMAN NURUNU ŞİRK KARANLIĞIYLA BOĞMAK ADINA nefsinizle istişare halindemi yazmak dilersiniz.

    Biliniz ki; Nefs'inizle yaklaştığınız Kur'an-ı Kerim. KÜFRÜ ARTTIRMAKTAN BAŞKA hiç bir işe yaramaz.

    Zira O Öyle bir kitaptır ki;

    Ancak Alimin'in İlmi'ni, KÜFFAR'ın KÜFRÜNÜ arttırır.

    Bu hususda verilecek olan Ayet-i Kerime Zuhruf Suresi 15 asla değildir. Takip eden sureler bunun böyle olmadığını ve olmayacağını açıkça beyan eder.


  11. 24.Eylül.2012, 10:26
    66
    cihad38
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 30.Ağustos.2012
    Üye No: 97668
    Mesaj Sayısı: 486
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: Celaleddin-i Rumi Gerçeği!!!

    Alıntı
    sıra Abdulkadir-i Geylaniye cüneydi Bağdadiye Mevlana Halide İmamı Rabbanye şahı Nakşibende de gelecek
    bu mubarekleri zaten geçtiler,tasavvuf ehli olanları toptan dinsiz yaptı bunlar,ben de sordum bu evliyalar,erenler hepsi de yanlış mı yaptı diye.tabiki dediler.
    Allah'ın hesap günü yakındır.


  12. 24.Eylül.2012, 10:26
    66
    cihad38 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    Alıntı
    sıra Abdulkadir-i Geylaniye cüneydi Bağdadiye Mevlana Halide İmamı Rabbanye şahı Nakşibende de gelecek
    bu mubarekleri zaten geçtiler,tasavvuf ehli olanları toptan dinsiz yaptı bunlar,ben de sordum bu evliyalar,erenler hepsi de yanlış mı yaptı diye.tabiki dediler.
    Allah'ın hesap günü yakındır.


  13. 24.Eylül.2012, 11:58
    67
    ömerhattab
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 18.Mayıs.2008
    Üye No: 20975
    Mesaj Sayısı: 1,830
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 19

    Cevap: Celaleddin-i Rumi Gerçeği!!!

    @mir Nickli Üyeden Alıntı
    bu sözlerin çok daha güzellerini budist vb din mensublarından da getirebilirizgüzel şeyler söylemiş olmaları onların doğru yolda oldukları anlamına gelmez
    Mevlananın Doğru yolda olduğu kesindir çünkü müslümandır...Ama senin gibi zavallı biri doğru yol olan islamı anlatan birine dahi tahamülün olmadığı açıktır...Bune kin bune düşmalık...


  14. 24.Eylül.2012, 11:58
    67
    Devamlı Üye
    @mir Nickli Üyeden Alıntı
    bu sözlerin çok daha güzellerini budist vb din mensublarından da getirebilirizgüzel şeyler söylemiş olmaları onların doğru yolda oldukları anlamına gelmez
    Mevlananın Doğru yolda olduğu kesindir çünkü müslümandır...Ama senin gibi zavallı biri doğru yol olan islamı anlatan birine dahi tahamülün olmadığı açıktır...Bune kin bune düşmalık...


  15. 24.Eylül.2012, 13:24
    68
    bafralıemre
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 03.Şubat.2010
    Üye No: 73031
    Mesaj Sayısı: 430
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 5
    Yaş: 25

    Cevap: Celaleddin-i Rumi Gerçeği!!!

    Alıntı
    MEVLANA’NIN MESNEVİ’Sİ MÜSTEHCEN HİKAYELERLE Mİ DOLUDUR?

    Böyle bir şey yok. Hazret-i Mevlana gibi biri için bu söylenenlere inanmak bile hatadır.

    Birincisi;
    Mesnevi'nin ana dili farsçadır. Farklı diller birbirine tercüme edilirken nasıl hatalar yapılabileceğini hepimiz biliyoruz. Müstehcen hikaye denilenlerin birçoğu tercüme hatalarından ve anlatım bozukluklarından kaynaklanıyor.

    İkinci olarak;
    Mesnevi her şeyden önce bir edebiyat eseridir. Yazıldığı dönemdeki Divan edebiyatı örneklerinin en güzellerinden biridir. Divan Edebiyatı akımı Osmanlı'da doğmadı. Esas doğduğu yer Arabistan ve İran civarlarıdır.
    Arabistan'ın zaten edebî olarak ne kadar üst düzeyde olduğunu Peygamberimizin hayatını okuduysak biliriz. Kuran-ı kerim Arap Edebiyatı’nın zirvede olduğu bir dönemde nazil oldu, tüm Arap şairler hayranlıklarından dillerini yuttular. -Bunu bir insanın yazması söylemesi mümkün değil- diyerek birçoğu Müslüman oldu.
    İşte Divan Edebiyatı bu edebiyat geleneğinin içinde (Kuran döneminden yüzyıllar sonra) Arabistan'da doğdu, sonra İran'a sıçradı. Oralardaki yazılan şahane eserlerden esinlenen bizim Türk edebiyatçılarımız da zamanla Türk Divan Edebiyatı’nı oluşturdular.

    Kısaca;
    Mesnevi bir Farisî Divan Edebiyatı eseridir. Divan Edebiyatı'nda anlatımlar hep teşbih yoluyla, benzetme yoluyla yapılır. Ben edebiyatçı değilim, sadece edebiyat seven biriyim. Edebiyatçılar Divan Edebiyatı'nın özelliklerini çok daha güzel izah ederler.
    Divan Edebiyatı'nda mesela mürşid-mürid arasındaki muhabbetler, sevgililer arasındaki hikayeler gibi anlatılır.
    O dönemde yaşayan ve bu edebiyat diline aşina olan insanlar, oradaki hikayenin kadın-erkek hikayesi olmadığını, benzetme yoluyla ilahi aşkın anlatıldığını çok iyi bilirler.
    Günümüzde bunu anlayabilecek kaç kişi var?
    İşte anlayamayanlar o hikayeleri başka türlü anlıyorlar. Buna bir de tercüme hatalarını eklersek ortaya çıkacak çümbüş, Mesnevi değil başka bir şey oluyor maalesef.

    Cahiller ve tasavvuf düşmanları ise bozuk tercümelerdeki yanlış anlatımları Mevlana'ya malederek oradan o büyüğe vurmaya çalışıyorlar.
    Hazret-i Mevlana bu iftiralardan berîdir. Aynen "sema" ve "ney" iftiralarından berî olduğu gibi.


    Alıntı
    Mevlâna’ya karşı yapılan aşağılık saldırılar ve alçakça iftiralar, kendisinin yazmış olduğu ummanlar mesabesinde ki o büyük eseri ‘’ MESNEVİ’’si üzerinden yürütülür.
    Hal bu ki Mevlâna’nın Mesnevi deki mesajları, Kur’an ın istikametinde ve Sünnetlerin ışığı altında verilmiş mesajlardır.

    MEVLÂNA’YA ÖYLESİ İFTİRALAR ATILIR Kİ;
    - Hocası Şems ile iğrenç bir ilişki yaşarmış!
    - Mesnevi, seks fıkraları ile doluymuş!
    - Pornografik konuşur ve yazarmış!
    Bütün bu aşağılık iftira ve saldırılar İNGİLTERE ve VATİKAN KAYNAKLI olup, temeli İslâm düşmanlığına dayanır. Aynen ‘’ hadis düşmanlığı, Peygamberimizi öven (Sen olmasaydın âlemleri yaratmazdım) Kuts-i Hadisin ve şefaatin inkâr edilmesi’’ gibi.

    1800 lü yıllarda Batılı İslâm düşmanlarınca alınan bir kararla ‘’ Önce İslâm âlim ve ulemalarını gözden düşürüp tartışılır hale getireceğiz ve bu sayede Müslümanları îtikadi - ameli konularda şüphelere sevk ederek onların inançlarını bozacağız’’ denilmiş ve derhal çalışmalar başlatılmıştır.
    Bugün, Mevlâna ve diğer birçok İslâm mütefekkiri ve ulema zatlara atılan iftira ve çalınmak istenen çamurlar, bu iğrenç Batı planının uzantısından ibarettir. Bu iğrenç planda bilerek veya bilmeyerek yer alıp, onların papağanlığına soyunmuş bir çok zavallıyla sık sık karşılaşmaktayız.

    Mevlâna, eşekle-kadın olayını anlatmakla insanlara şu çok önemli mesajı vermeye çalışıyor:
    ‘’ Ey insanoğlu! nefis o kadar zalim ve azgındır ki; şayet onu ibadetle, Tevhit’le, Allah’ı çokça zikirle, teslimiyetle dizginleyip terbiye edemezsen, seni öylesi rezilliklere ve günahlara sürükler ki akıbetin, nefsine mağlup olan o zavallı kadın gibi olur’’
    BURADA ÖNEMLİ BİR OLAY VAR;
    İmanlı, Salih amel sahibi ve dürüst insanlar Mesnevi’yi okuduklarında imanları kuvvetlenir. Salih ve dürüst olmayanlar okudukların da ise, küfür ve günahları çoğalır.
    ŞEMS – MEVLÂNA ilişkisini ve EŞEK İLE KADIN hikâyesini kim ne şekil anlatıyorsa bilinmelidir ki o insan aslında kendisini anlatıyor.

    İşte günümüzde birçok sapık, Şems-Mevlâna ilişkisini ve eşek ile kadın hikâyesini öylesine sapıkça anlatıyorlar ki bu gibi sapıklar, böyle yapmakla aslında kendi durumlarını, iğrençlik ve rezilliklerini anlatıyorlar demektir. Bu ifadeleri, kendi ruhlarında mevcut olan pisliklerin dışavurumundan başka bir şey olamaz.

    Mevlâna, bugün sapkın hümanistler(!) tarafından kullanılmıyor değil. Bazıları O’nu kendi sapkınlık ve azgınlıklarına alet ederlerken, bazıları da Mevleviliği bir moda akım haline sokmuşlar. Sağda solda ahkâm kesip ‘’BENDE MEVLEVİ'YİM AMAN KARDİİİŞ'' diyerek, kendilerince entel-dantel-sosyetik takılmaya çabalıyorlar! Çoğunda namaz yok, niyaz yok! Lâkin Mevlana'ya küfredilirken ortalıkta gözükmez bu çömezler. Kendilerine sövülmediya, Mevlâna'ya sövüldü, aman sendeee...

    Mevlâna bu günleri ta o günlerden gördüğü içindir ki kendisini nasıl tarif etmişti;
    ‘’ Ben, HZ. Muhammed Mustafa’nın ayağının tozuyum. Her kim beni başka türlü anlatmaya kalkışırsa, ben ondan bi zarım’’


    "Bizi bilen bilir,bilmeyende kendisi gibi bilir.." ne güzel demis Hz. Mevlana

    “Büyük âlim Abdullah-i Dehlevî -Ks- hazretleri; "Üç kitabın eşi yoktur. Bunlar; Kur'ân-ı kerîm, Buhârî-i şerîf ve Mesnevî'dir." buyurdu.

    BAKIN MUBARETK ÖNCEDEN SÖYLEMİŞ ZATEN BUNLARIN OLACAĞINI

    vE BÜYÜK ALİMİMİZ aBDULLAH-I DEHLEVİ HAZRETLERİ MESNEVİ HAKKINDA BÖYLE ÖVÜCÜ GÜZEL ŞEYLER SÖYLERKEN ÜŞ BEŞ İPİ KOPMUŞLARIN SÖYLEDİKLERİNE KANMAYIN ARKADAŞLAR



  16. 24.Eylül.2012, 13:24
    68
    Devamlı Üye
    Alıntı
    MEVLANA’NIN MESNEVİ’Sİ MÜSTEHCEN HİKAYELERLE Mİ DOLUDUR?

    Böyle bir şey yok. Hazret-i Mevlana gibi biri için bu söylenenlere inanmak bile hatadır.

    Birincisi;
    Mesnevi'nin ana dili farsçadır. Farklı diller birbirine tercüme edilirken nasıl hatalar yapılabileceğini hepimiz biliyoruz. Müstehcen hikaye denilenlerin birçoğu tercüme hatalarından ve anlatım bozukluklarından kaynaklanıyor.

    İkinci olarak;
    Mesnevi her şeyden önce bir edebiyat eseridir. Yazıldığı dönemdeki Divan edebiyatı örneklerinin en güzellerinden biridir. Divan Edebiyatı akımı Osmanlı'da doğmadı. Esas doğduğu yer Arabistan ve İran civarlarıdır.
    Arabistan'ın zaten edebî olarak ne kadar üst düzeyde olduğunu Peygamberimizin hayatını okuduysak biliriz. Kuran-ı kerim Arap Edebiyatı’nın zirvede olduğu bir dönemde nazil oldu, tüm Arap şairler hayranlıklarından dillerini yuttular. -Bunu bir insanın yazması söylemesi mümkün değil- diyerek birçoğu Müslüman oldu.
    İşte Divan Edebiyatı bu edebiyat geleneğinin içinde (Kuran döneminden yüzyıllar sonra) Arabistan'da doğdu, sonra İran'a sıçradı. Oralardaki yazılan şahane eserlerden esinlenen bizim Türk edebiyatçılarımız da zamanla Türk Divan Edebiyatı’nı oluşturdular.

    Kısaca;
    Mesnevi bir Farisî Divan Edebiyatı eseridir. Divan Edebiyatı'nda anlatımlar hep teşbih yoluyla, benzetme yoluyla yapılır. Ben edebiyatçı değilim, sadece edebiyat seven biriyim. Edebiyatçılar Divan Edebiyatı'nın özelliklerini çok daha güzel izah ederler.
    Divan Edebiyatı'nda mesela mürşid-mürid arasındaki muhabbetler, sevgililer arasındaki hikayeler gibi anlatılır.
    O dönemde yaşayan ve bu edebiyat diline aşina olan insanlar, oradaki hikayenin kadın-erkek hikayesi olmadığını, benzetme yoluyla ilahi aşkın anlatıldığını çok iyi bilirler.
    Günümüzde bunu anlayabilecek kaç kişi var?
    İşte anlayamayanlar o hikayeleri başka türlü anlıyorlar. Buna bir de tercüme hatalarını eklersek ortaya çıkacak çümbüş, Mesnevi değil başka bir şey oluyor maalesef.

    Cahiller ve tasavvuf düşmanları ise bozuk tercümelerdeki yanlış anlatımları Mevlana'ya malederek oradan o büyüğe vurmaya çalışıyorlar.
    Hazret-i Mevlana bu iftiralardan berîdir. Aynen "sema" ve "ney" iftiralarından berî olduğu gibi.


    Alıntı
    Mevlâna’ya karşı yapılan aşağılık saldırılar ve alçakça iftiralar, kendisinin yazmış olduğu ummanlar mesabesinde ki o büyük eseri ‘’ MESNEVİ’’si üzerinden yürütülür.
    Hal bu ki Mevlâna’nın Mesnevi deki mesajları, Kur’an ın istikametinde ve Sünnetlerin ışığı altında verilmiş mesajlardır.

    MEVLÂNA’YA ÖYLESİ İFTİRALAR ATILIR Kİ;
    - Hocası Şems ile iğrenç bir ilişki yaşarmış!
    - Mesnevi, seks fıkraları ile doluymuş!
    - Pornografik konuşur ve yazarmış!
    Bütün bu aşağılık iftira ve saldırılar İNGİLTERE ve VATİKAN KAYNAKLI olup, temeli İslâm düşmanlığına dayanır. Aynen ‘’ hadis düşmanlığı, Peygamberimizi öven (Sen olmasaydın âlemleri yaratmazdım) Kuts-i Hadisin ve şefaatin inkâr edilmesi’’ gibi.

    1800 lü yıllarda Batılı İslâm düşmanlarınca alınan bir kararla ‘’ Önce İslâm âlim ve ulemalarını gözden düşürüp tartışılır hale getireceğiz ve bu sayede Müslümanları îtikadi - ameli konularda şüphelere sevk ederek onların inançlarını bozacağız’’ denilmiş ve derhal çalışmalar başlatılmıştır.
    Bugün, Mevlâna ve diğer birçok İslâm mütefekkiri ve ulema zatlara atılan iftira ve çalınmak istenen çamurlar, bu iğrenç Batı planının uzantısından ibarettir. Bu iğrenç planda bilerek veya bilmeyerek yer alıp, onların papağanlığına soyunmuş bir çok zavallıyla sık sık karşılaşmaktayız.

    Mevlâna, eşekle-kadın olayını anlatmakla insanlara şu çok önemli mesajı vermeye çalışıyor:
    ‘’ Ey insanoğlu! nefis o kadar zalim ve azgındır ki; şayet onu ibadetle, Tevhit’le, Allah’ı çokça zikirle, teslimiyetle dizginleyip terbiye edemezsen, seni öylesi rezilliklere ve günahlara sürükler ki akıbetin, nefsine mağlup olan o zavallı kadın gibi olur’’
    BURADA ÖNEMLİ BİR OLAY VAR;
    İmanlı, Salih amel sahibi ve dürüst insanlar Mesnevi’yi okuduklarında imanları kuvvetlenir. Salih ve dürüst olmayanlar okudukların da ise, küfür ve günahları çoğalır.
    ŞEMS – MEVLÂNA ilişkisini ve EŞEK İLE KADIN hikâyesini kim ne şekil anlatıyorsa bilinmelidir ki o insan aslında kendisini anlatıyor.

    İşte günümüzde birçok sapık, Şems-Mevlâna ilişkisini ve eşek ile kadın hikâyesini öylesine sapıkça anlatıyorlar ki bu gibi sapıklar, böyle yapmakla aslında kendi durumlarını, iğrençlik ve rezilliklerini anlatıyorlar demektir. Bu ifadeleri, kendi ruhlarında mevcut olan pisliklerin dışavurumundan başka bir şey olamaz.

    Mevlâna, bugün sapkın hümanistler(!) tarafından kullanılmıyor değil. Bazıları O’nu kendi sapkınlık ve azgınlıklarına alet ederlerken, bazıları da Mevleviliği bir moda akım haline sokmuşlar. Sağda solda ahkâm kesip ‘’BENDE MEVLEVİ'YİM AMAN KARDİİİŞ'' diyerek, kendilerince entel-dantel-sosyetik takılmaya çabalıyorlar! Çoğunda namaz yok, niyaz yok! Lâkin Mevlana'ya küfredilirken ortalıkta gözükmez bu çömezler. Kendilerine sövülmediya, Mevlâna'ya sövüldü, aman sendeee...

    Mevlâna bu günleri ta o günlerden gördüğü içindir ki kendisini nasıl tarif etmişti;
    ‘’ Ben, HZ. Muhammed Mustafa’nın ayağının tozuyum. Her kim beni başka türlü anlatmaya kalkışırsa, ben ondan bi zarım’’


    "Bizi bilen bilir,bilmeyende kendisi gibi bilir.." ne güzel demis Hz. Mevlana

    “Büyük âlim Abdullah-i Dehlevî -Ks- hazretleri; "Üç kitabın eşi yoktur. Bunlar; Kur'ân-ı kerîm, Buhârî-i şerîf ve Mesnevî'dir." buyurdu.

    BAKIN MUBARETK ÖNCEDEN SÖYLEMİŞ ZATEN BUNLARIN OLACAĞINI

    vE BÜYÜK ALİMİMİZ aBDULLAH-I DEHLEVİ HAZRETLERİ MESNEVİ HAKKINDA BÖYLE ÖVÜCÜ GÜZEL ŞEYLER SÖYLERKEN ÜŞ BEŞ İPİ KOPMUŞLARIN SÖYLEDİKLERİNE KANMAYIN ARKADAŞLAR



  17. 25.Eylül.2012, 14:43
    69
    lazali54
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 31.Ağustos.2008
    Üye No: 30378
    Mesaj Sayısı: 68
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 47

    Cevap: Celaleddin-i Rumi Gerçeği!!!

    arkadaşlar şimdi elime yeni şafak gazetesinin vermiş olduğu prof. dr. adnan karaismailoğlunun hazırlamış olduğu mesnivinin 1. cildinin 36. sayfası mukaddime si yani girişi burdan yazmaya çalışıyorum kopyala yapıştır değil lütfen beş dakikanızı verip okuyun hemen yargılamayın.

    mevlana celaleddin ruminin mesnevisi için neler yazmış:

    kerem sahibi ve salih yazıcıların elleriyle yazılmıştır (haşa allah cc vahiy alarak yazıldığını tıpki kuran gibi iddia ediyor kuranı kerimde ki abese süresi 80/15-16)

    temiz kişilerden başkasının ona dokunmasını men ederler. (bu da bir ayet vakıa 56/79)

    alemlerin rabbinden inmedir. (buda bi ayet vakıa 56/80)

    batıl, ona önünden ve arkasından gelmez. (bu da bi ayet fussilet 41/80)

    allah onu korur . o en iyi koruyucudur ve merhametlilerin en merhametlisidir. ( bu da bi ayet yusuf 12/64)


    yani anlıyacağınız varsa mesnivede şunu iddia etmiş bi şekil yaratıcı ile iletişime geçerek vahiyler alarak bunu yazmış ve tabi dil uzatmak bizim ne haddimize!!!?????

    tabi böyle olunca aklıma hemen şu ayet geliyor: elmalılı meali nahl 43. ayet
    Senden önce de peygamberler olarak yalnızca kendilerine vahy vermekte olduğumuz erkekler gönderdik. Bilmiyorsanız ilim sahiplerine sorun.

    eğer mevlana da rabbimizin göndermiş bir elçi ise rasulullah(sav) efendimizin hatemul enbiya olmasının ne anlamı kalıyor. yok eğer değilsede bu sefer aklıma da şu ayet geliyor.
    enam süresi 93. ayet

    Allah'a karşı yalan uyduran veya kendisine birşey vahyedilmişken: «Bana vahiy geliyor!» diyen kimseden, bir de: «Allah'ın indirdiği ayetler gibi ben de indireceğim!» diyenden daha zalim kim olabilir? O zalimlerin halini ölümün şiddetli dalgaları içinde boğulurken bir görsen! Melekler, ellerini kendilerine uzatıp: «Haydi bakalım çıkarın canınızı! Bugün zillet azabı ile cezalandırılacaksınız; Allah'a karşı doğru olmayanı söylediğinizden ve Allah'ın ayetlerine karşı kibirli davranmanızdan dolayı!» derler.

    yani şunu söyleyebiliriz işin hakikatını rabbimiz bilir.biz eğer müslüman isek bizi kuran ve sünnet bağlar.
    gerisi ne demişse rabbimiz muhakka bunların hesabını soracak.tabi önümüzde de açık açık deliller var iken de en azından şüpheli bile olsa kimsenin avukatlığına soyunmamamız gerekir.

    tabi bütün bunardan sonra sonra insan kendi kendine şunu da sormadan geçemiyor.bu ümmetin en faziletli insanları kimlerdi? tabi ki sahabe, çünkü bir çoğu rabbimiz tarafından müjdelenmiş.islamı en doğru örnekleriyle bunlar yaşamışlar. peki böyle futursuzca saçma şeyler söylemişler mi?
    ya da tam manası ile rasulullah (sav) efendimiz ve sahabe bu dini anlayamadı da bu adammı anladı. ya da haşa allah(cc) bu dini eksik yolladıda bu kişler mi dinimizi tamamladı.

    kimi kişiler burda mevlanayı anlamamakla suçlamış. ben kardeşim bilmecelerle bulmacalarla uğraşamam allahın (cc) dini çok açıktır. sınırları çok açık net bir şekilde çizmiş. bu çizginin içinde olan islamdır. bu çizginin dışını savunamam çünkü adım islam olmaz.

    kimiside demiş ki bu mesnevide başka bir dille yazılmış da kasıtlı değişik açıklanmımıymış neymiş. şu an elimdeki mesnevide bi çok kişinin burda yazmiş olduğu hatta yazmadığı bir çok şeyin hepsi de var. eğer ki kabak hikayesi, bi adamın kadın kılığına girip bi hocanın vaazına girmesi, cariye padişah vezir hikayesi babanın kızıyla konuşma hikayesi, oğlancılıkla ilgili bir çok hikayeler gibi şeyler( aklıma bu kadarı geldi) eğerki bu konuları başka türlü meal yapan varsa(aslında bunu demek istemiş böyle anlamayın türünden değil) bu kitabı açıkayın da biz de bilip yanlışımızdan dönelim.

    kimiside demek istemiş ki mevlana böyle değildi sonradan bunun hakkında bunlar uyduruldu ve zavallıyı bu halde göstermişler. diyelim ki böyle: bizim de itirazımız zaten bu yazılanlara itibar edilib bunların dinden islamdan mış gösterilip bu memleketteki insanlara servis edilmesi. bizim işimiz şimdi bunun avukatlığını yapmak değilki!. ortada ne gözüküyorsa, görüneni islama göre değerlendirebilmektir. eğer böyle bir şey yapan varsa kendi günahlarıyla beraber bunun da günah yükünü zaten yüklenmiştir.

    konuyu şöyle bitirmek istiyorum. bazen gönlümüzde ki insanlar kuran ve sünnet terazisine gelince farklı şeyler ortaya çıkabilir. bizim de gidip körü körüne bunları savunmamız gerekmez. aksıne reddetmemiz gerekir.



  18. 25.Eylül.2012, 14:43
    69
    lazali54 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye
    arkadaşlar şimdi elime yeni şafak gazetesinin vermiş olduğu prof. dr. adnan karaismailoğlunun hazırlamış olduğu mesnivinin 1. cildinin 36. sayfası mukaddime si yani girişi burdan yazmaya çalışıyorum kopyala yapıştır değil lütfen beş dakikanızı verip okuyun hemen yargılamayın.

    mevlana celaleddin ruminin mesnevisi için neler yazmış:

    kerem sahibi ve salih yazıcıların elleriyle yazılmıştır (haşa allah cc vahiy alarak yazıldığını tıpki kuran gibi iddia ediyor kuranı kerimde ki abese süresi 80/15-16)

    temiz kişilerden başkasının ona dokunmasını men ederler. (bu da bir ayet vakıa 56/79)

    alemlerin rabbinden inmedir. (buda bi ayet vakıa 56/80)

    batıl, ona önünden ve arkasından gelmez. (bu da bi ayet fussilet 41/80)

    allah onu korur . o en iyi koruyucudur ve merhametlilerin en merhametlisidir. ( bu da bi ayet yusuf 12/64)


    yani anlıyacağınız varsa mesnivede şunu iddia etmiş bi şekil yaratıcı ile iletişime geçerek vahiyler alarak bunu yazmış ve tabi dil uzatmak bizim ne haddimize!!!?????

    tabi böyle olunca aklıma hemen şu ayet geliyor: elmalılı meali nahl 43. ayet
    Senden önce de peygamberler olarak yalnızca kendilerine vahy vermekte olduğumuz erkekler gönderdik. Bilmiyorsanız ilim sahiplerine sorun.

    eğer mevlana da rabbimizin göndermiş bir elçi ise rasulullah(sav) efendimizin hatemul enbiya olmasının ne anlamı kalıyor. yok eğer değilsede bu sefer aklıma da şu ayet geliyor.
    enam süresi 93. ayet

    Allah'a karşı yalan uyduran veya kendisine birşey vahyedilmişken: «Bana vahiy geliyor!» diyen kimseden, bir de: «Allah'ın indirdiği ayetler gibi ben de indireceğim!» diyenden daha zalim kim olabilir? O zalimlerin halini ölümün şiddetli dalgaları içinde boğulurken bir görsen! Melekler, ellerini kendilerine uzatıp: «Haydi bakalım çıkarın canınızı! Bugün zillet azabı ile cezalandırılacaksınız; Allah'a karşı doğru olmayanı söylediğinizden ve Allah'ın ayetlerine karşı kibirli davranmanızdan dolayı!» derler.

    yani şunu söyleyebiliriz işin hakikatını rabbimiz bilir.biz eğer müslüman isek bizi kuran ve sünnet bağlar.
    gerisi ne demişse rabbimiz muhakka bunların hesabını soracak.tabi önümüzde de açık açık deliller var iken de en azından şüpheli bile olsa kimsenin avukatlığına soyunmamamız gerekir.

    tabi bütün bunardan sonra sonra insan kendi kendine şunu da sormadan geçemiyor.bu ümmetin en faziletli insanları kimlerdi? tabi ki sahabe, çünkü bir çoğu rabbimiz tarafından müjdelenmiş.islamı en doğru örnekleriyle bunlar yaşamışlar. peki böyle futursuzca saçma şeyler söylemişler mi?
    ya da tam manası ile rasulullah (sav) efendimiz ve sahabe bu dini anlayamadı da bu adammı anladı. ya da haşa allah(cc) bu dini eksik yolladıda bu kişler mi dinimizi tamamladı.

    kimi kişiler burda mevlanayı anlamamakla suçlamış. ben kardeşim bilmecelerle bulmacalarla uğraşamam allahın (cc) dini çok açıktır. sınırları çok açık net bir şekilde çizmiş. bu çizginin içinde olan islamdır. bu çizginin dışını savunamam çünkü adım islam olmaz.

    kimiside demiş ki bu mesnevide başka bir dille yazılmış da kasıtlı değişik açıklanmımıymış neymiş. şu an elimdeki mesnevide bi çok kişinin burda yazmiş olduğu hatta yazmadığı bir çok şeyin hepsi de var. eğer ki kabak hikayesi, bi adamın kadın kılığına girip bi hocanın vaazına girmesi, cariye padişah vezir hikayesi babanın kızıyla konuşma hikayesi, oğlancılıkla ilgili bir çok hikayeler gibi şeyler( aklıma bu kadarı geldi) eğerki bu konuları başka türlü meal yapan varsa(aslında bunu demek istemiş böyle anlamayın türünden değil) bu kitabı açıkayın da biz de bilip yanlışımızdan dönelim.

    kimiside demek istemiş ki mevlana böyle değildi sonradan bunun hakkında bunlar uyduruldu ve zavallıyı bu halde göstermişler. diyelim ki böyle: bizim de itirazımız zaten bu yazılanlara itibar edilib bunların dinden islamdan mış gösterilip bu memleketteki insanlara servis edilmesi. bizim işimiz şimdi bunun avukatlığını yapmak değilki!. ortada ne gözüküyorsa, görüneni islama göre değerlendirebilmektir. eğer böyle bir şey yapan varsa kendi günahlarıyla beraber bunun da günah yükünü zaten yüklenmiştir.

    konuyu şöyle bitirmek istiyorum. bazen gönlümüzde ki insanlar kuran ve sünnet terazisine gelince farklı şeyler ortaya çıkabilir. bizim de gidip körü körüne bunları savunmamız gerekmez. aksıne reddetmemiz gerekir.



  19. 25.Eylül.2012, 15:24
    70
    cavraşım
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 28.Ağustos.2012
    Üye No: 97639
    Mesaj Sayısı: 626
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 7
    Yaş: 40
    Bulunduğu yer: konya

    Cevap: Celaleddin-i Rumi Gerçeği!!!

    lazali54 arkadaşın paylaştıklarına cvp yok mu,özellikle İslamyolu arkadaş,senin bunlara cevabını çok merak ediyorum,tek tek??


  20. 25.Eylül.2012, 15:24
    70
    Devamlı Üye
    lazali54 arkadaşın paylaştıklarına cvp yok mu,özellikle İslamyolu arkadaş,senin bunlara cevabını çok merak ediyorum,tek tek??


  21. 25.Eylül.2012, 16:33
    71
    lazali54
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 31.Ağustos.2008
    Üye No: 30378
    Mesaj Sayısı: 68
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 47

    Cevap: Celaleddin-i Rumi Gerçeği!!!

    kusura bakmayın, yukarda yazmış olduğum yazıyı biraz aceleyle yazdığım için önemli birkaç konuyu atlamışım. mesnevi allahtan (cc) indiğini ve onun yazdırdığını. ve mesnevinin de tıpki kuranı kerim gibi bunun da önünden ve arkasından koruyucular var diyerek bu yazılınan mesneyiyede kıyamete kadar kimsenin içeriğini değiştirilemeyeceğini iddia eden kişi, aynı zaman da aslında şunu da iddia etmiştir: bu mesnevinin içinde sapkın söz ve hikayelerin aslında kendisine ait değil haşa, sümme haşa (allah(cc) beni affetsin ama bunu da belirtmek mecburiyetindeyim) o sapkın bütün hikayelerin hepsinin allaha(cc) ait olduğunu iddia etmektedir. rabbim bizleri cinlerin iblislerin oyuncağı yaparak inşallah saptırmasın. ben böyle şeylerden rabbime sığınmaktan başka bir çare göremiyorum.


  22. 25.Eylül.2012, 16:33
    71
    lazali54 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye
    kusura bakmayın, yukarda yazmış olduğum yazıyı biraz aceleyle yazdığım için önemli birkaç konuyu atlamışım. mesnevi allahtan (cc) indiğini ve onun yazdırdığını. ve mesnevinin de tıpki kuranı kerim gibi bunun da önünden ve arkasından koruyucular var diyerek bu yazılınan mesneyiyede kıyamete kadar kimsenin içeriğini değiştirilemeyeceğini iddia eden kişi, aynı zaman da aslında şunu da iddia etmiştir: bu mesnevinin içinde sapkın söz ve hikayelerin aslında kendisine ait değil haşa, sümme haşa (allah(cc) beni affetsin ama bunu da belirtmek mecburiyetindeyim) o sapkın bütün hikayelerin hepsinin allaha(cc) ait olduğunu iddia etmektedir. rabbim bizleri cinlerin iblislerin oyuncağı yaparak inşallah saptırmasın. ben böyle şeylerden rabbime sığınmaktan başka bir çare göremiyorum.


  23. 25.Eylül.2012, 16:55
    72
    Ravza Sevdam
    Medine'nin Gülüne Hasret

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 04.Nisan.2012
    Üye No: 95433
    Mesaj Sayısı: 635
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 7
    Bulunduğu yer: Medine de olmak isterdim

    Cevap: Celaleddin-i Rumi Gerçeği!!!

    Bu mesneviyi bende okudum pardon da sizin bu gördüğünüz sapıkça şeyleri ben neden görmedim.Milleti kandırmaktan vazgeçin !!!!!!!!!


  24. 25.Eylül.2012, 16:55
    72
    Medine'nin Gülüne Hasret
    Bu mesneviyi bende okudum pardon da sizin bu gördüğünüz sapıkça şeyleri ben neden görmedim.Milleti kandırmaktan vazgeçin !!!!!!!!!





Konu Kapatılmıştır
Git İlk 35679 Son