Konusunu Oylayın.: Gitar çalmak Şarkı söylemek haram mıdır?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Gitar çalmak Şarkı söylemek haram mıdır?
  1. 15.Ağustos.2012, 16:27
    1
    Aşık Maşu-k
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 15.Ağustos.2012
    Üye No: 97486
    Mesaj Sayısı: 22
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    Gitar çalmak Şarkı söylemek haram mıdır?






    Gitar çalmak Şarkı söylemek haram mıdır? Mumsema Meraba arkadaslar ben ileri düzeyde profesyonel akustik ve clasik gitar çalıyorum.
    ilahi ve şarkıları yorumlayabiliyorum ..
    Fakat aklıma şu soru takıldı ..

    Ben elhamdülillah beş vakit namaz kılan biriyim fakat müzik'i seviyorum gitar çalmak şarkı ve ilahi söylemeyi çok seviyorum bu konu hakkın bana gerçekten yardımcı olabilecek dostları bekliyorum.


    Şimdiden teşşekürler.


  2. 15.Ağustos.2012, 16:27
    1



    Meraba arkadaslar ben ileri düzeyde profesyonel akustik ve clasik gitar çalıyorum.
    ilahi ve şarkıları yorumlayabiliyorum ..
    Fakat aklıma şu soru takıldı ..

    Ben elhamdülillah beş vakit namaz kılan biriyim fakat müzik'i seviyorum gitar çalmak şarkı ve ilahi söylemeyi çok seviyorum bu konu hakkın bana gerçekten yardımcı olabilecek dostları bekliyorum.


    Şimdiden teşşekürler.


    Benzer Konular

    - İslam dinine göre gitar çalmak caiz midir?

    - Çalgı Aleti Çalmak Haram mıdır?

    - Gitar çalmak caiz mi

    - Şarkı dinlemek şarkı söylemek günah mı ?

    - Şarkı dinlemek günah mıdır? Oruclu bir kişinin şarkı dinlemesinde bir engel var mıdır?

  3. 15.Ağustos.2012, 16:40
    2
    @mir
    âb ü kil

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 12.Ağustos.2009
    Üye No: 49589
    Mesaj Sayısı: 3,358
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 36
    Yaş: 43
    Bulunduğu yer: Dârü'l-İmtihân

    Cevap: Gİtar Çalmak Şarki sÖylemek haram midir acİl




    kardeş şu linkteki kitabı temin edip okumalısın:
    http://www.guraba.com.tr/Guraba-Yayi...e-Teganni.html

    ayrıca şu bilgilere de bakmalısın:
    Allah1dir Nickli Üyeden Alıntı
    Simanın caiz olduğu ve caiz olmadığı yerler vardır. Bazıları, kitaplardaki sima kelimesini çalgı olarak tercüme ettikleri için mubah çalgılar da var zannedilmektedir. Aşağıdaki yazıların tamamı İslam âlimlerinin kitaplarından alınmıştır. Nereden alındığı da sonunda yazılıdır. Kendimize ait tek cümle yoktur

    Aletsiz, çalgısız nagmeli sese sima denir. Çalgı aleti ile birlikte olan insan sesine gına [müzik] denir Gına haramdır. (Dürr-ül mearif)

    Lokman suresinin 6. ayetindeki lehv-el hadis ifadesini âlimler musiki, çalgı aleti olarak bildirmiştir. İbni Mesud hazretleri yemin ederek lehv-el hadis’ten kasıt, çalgı aleti ve musiki olduğunu söylemiştir (Tefsir-i ibni kesir, Tefsir-i medarik) [İbni Mesud gibi büyük bir zata inanmayan cahillere ne denir ki?]

    (Mevahib-i aliyye) ismindeki tefsirde, lehv-el hadis âyeti şöyle tefsir ediliyor:
    Yalan hikayeler yazarak veya şarkıcı kadınlar tutup herkese ses nağmeleri dinleterek, Kur’an dinlemelerine engel olmaya çalışanlara Cehennem ateşini müjdele! (Mevâkib tefsiri)

    Bir hadis-i şerifte de buyuruluyor ki:
    (Üçü hariç her lehv bâtıldır.) [Deylemi]
    Demek ki lehv, bir oyun, bir eğlence bir çalgı olduğu için böyle buyuruluyor

    Müfessirler, İsra suresinin 64. âyetinde şeytana, (Vestefziz... bi savtike [Sesinle oynat]) demenin çalgı ile oynat demek olduğunu, bu âyetin, her çeşit çalgıyı haram ettiğini bildirmişlerdir (Şeyhzade)

    Müfessirler Enam suresinin 70. âyetini, (Dinlerini şarkı ile, musiki ile oyun ve eğlence haline sokanlardan uzak dur) şeklinde tefsir etmişlerdir.

    (Şimdi siz bu söze [Kur’âna] mı şaşırıyorsunuz? Gülüyorsunuz da ağlamıyorsunuz ve siz gafletle oynuyorsunuz) [Necm 59-61]
    Medarik tefsirinde entüm samidün ifadesi, (Kur'an okunduğunu işittikleri zaman onu dinletmemek için teganniye [şarkı türkü söyleyerek şamataya] başlarlar, oynarlardı) diye açıklanıyor. İbni Abbas ve Mücahid hazretleri de bu ifadenin şarkı olduğunu söylemiştir (İgaset-ül-Lehfan)

    Kur’an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
    (Peygamberin emrine uyun, yasak ettiğinden sakının!) [Haşr 7]
    (Resule itaat eden, Allah’a itaat etmiş olur) [Nisa 80]

    (O Peygamber, güzel şeyleri helal, çirkin, pis şeyleri haram kılar.) [Araf 157]
    (O, kendisine vahyedilenden başkasını söylemez) [Necm 3, 4]

    (Aralarındaki anlaşmazlıkta seni hakem tayin edip, verdiğin hükmü tereddütsüz kabullenmedikçe, iman etmiş olmazlar) [Nisa 65]

    (Allah ve Resulü, bir işte hüküm verince, artık inanmış kadın ve erkeğe, o işi kendi isteğine göre, tercih, seçme hakkı kalmaz) [Ahzab 36]

    (Kur'anı sana insanlara açıklayasın diye indirdik) [Nahl 44]

    Şimdi Resulullah efendimiz, yukarıdaki âyet-i kerimeleri nasıl açıklamışsa ona bakalım:
    (İlk teganni eden şeytandır.) [Taberani]
    (Sesini gına ile yükseltene şeytan musallat olur) [Deylemi]

    (Rahmet melekleri, ceres, [çan, zil, çıngırak] bulunan yere girmez.) [Nesai]
    (Rahmet melekleri, köpek ve çan bulunan kafileye yaklaşmaz.) [Müslim, Ebu Davud, Tirmizi]

    (Ceres, şeytanın mizmarıdır.) [Müslim, Ebu Davud, Nesai] [Mizmar çalgıdır]

    (Şarkıcı kadını dinlemek, yüzüne bakmak haramdır. Parası da haramdır. Kimin eti haramdan beslendi ise, ona Cehennem ateşi layıktır.) [Taberani]

    (Cenab-ı Hak, zurna, gırnata, ud, def gibi bütün çalgı aletlerini, cahiliyet döneminde tapınılan putları kaldırmamı emretti.) [İ.Ahmed]

    (Bir zaman gelecek, ümmetimden bazısı, zinayı, ipek giymeyi, içki içmeyi, mizmarı [çalgıyı] helal addedecektir.) [Buhari]

    (Musiki, kalbde nifak hasıl eder) [Beyheki]

    (Suyun otu büyüttüğü gibi, şarkı, oyun ve eğlence kalbde nifakı büyütür. Allah’a yemin ederim ki, suyun otu büyüttüğü gibi, Kur’an ve zikir de, kalbde imanı büyütür) [Deylemi]

    (Rabbim bana içkiyi, kumarı, darbukayı ve şarkı söyleyen kadınları haram kıldı) [İ. Ahmed]

    (Resulullah çalgı aletleriyle para kazanmayı yasakladı) [Begavi]

    (Ümmetimden bazıları, içkilere başka isim vererek içerler. Şarkıcı kadın ve çalgı aletleriyle eğlenirler. Allahü teâlâ, onları yerin dibine batırır da domuzlar ve maymunlar kılar) [İbni Mace]

    (Şu beş şey zuhur ederse, ümmetimin helaki hak olur: Birbiriyle lanetleşme, içki içme, ipekli giyme, çalgılar ve erkeğin erkekle, kadının kadınla iktifa etmesi.) [Deylemi, Hâkim]

    (Ben, mizmarları [çalgıları], putları yok etmek için de gönderildim.) [İ.Ahmed, Ebu Nuaym, İbni Neccar]

    (İblis, yer yüzüne indikten sonra, ya Rabbi bana ev ver dedi. Hamamlar senin evin. Yemek istedi. Besmelesiz yenen yemekler senin denildi. Müezzin istedi. Mizmarlar [çalgılar] müezzinin denildi. Yazıların dövme, hadislerin yalandır. Resulün [elçin] kâhinler, falcılar, tuzağın da kadınlardır.) [İbni Ebiddünya, İbni Cerir]

    (İblis, benim kitabım nedir dedi. Senin kitabın dövmedir, içeceğin sarhoşluk veren her içki, sadakatin yalan, müezzinin mizmarlar [çalgılar], mescitlerin de çarşılardır denildi) [Taberani]

    (İki ses, melundur: Nimete kavuşunca [mizmar]çalgı, musibete maruz kalınca feryat.) [Bezzar]

    (Allahü teâlânın gazabına sebep olan şeyler: Acıkmadan yemek, uykusu yokken uyumak, tuhaf bir şey olmadan gülmek, musibette feryat etmek, nimete kavuşunca mizmar [çalgı çalmak].) [Deylemi]

    (Şarkıcı ve çalgıcı kadınlar çoğalınca, içkiler her yerde içilince, yere batmalar görülecek, gökten taş yağacaktır.) [Tirmizi, Ebu Davud, İbni Mace, İ.Ahmed]

    (Şunlar gelmeden önce salih amel işlemekte acele edin. Sefihler başa geçmeden, güvenlik kuvvetleri çoğalmadan, hüküm rüşvetle satılmadan, adam öldürme hafife alınmadan, akraba ziyareti kesilmeden, Kur’an mizmarlardan okunmadan, Kur’anı şarkı gibi okuyanlar öne geçmeden.) [Taberani]

    (Kur'an mizmarlardan okunduğu zaman ölebilirsen öl.) [Taberani]
    (Kur'anı mizmarlardan [çalgı aletlerinden] okuyanlara Allah lanet eder.) [Müsamere]

    (Şu 15 kötü haslet işlendiği zaman ümmetim belaya maruz kalır:
    Ganimete hıyanet edilince
    Emanetin ganimet sayılınca
    Zekat cereme kabul edilince
    Erkek karısına itaat edince
    Evlat ana babaya isyan edince
    Kişi, arkadaşına itaat edince
    Babaya cefa edilince
    Toplantılarda yüksek sesle konuşulunca
    En rezil kimse iş başına geçince
    Şerrinden korkulan kimseye ikram edilince
    Her yerde içki içilince
    Erkekler ipek giyinince
    Şarkıcı kadınlar çoğalınca
    Çalgı aletleri yayılınca
    Sonra gelenler, önceki âlimlere lanet edip onları kötülediği zaman.) [Tirmizi]

    (Gözün zinası [harama] bakmak, kulağın zinası [haram şeyleri] dinlemektir.) [Müslim]

    İbni Hibban’ın bildirdiği hadis-i şerifte, Resulullah, develerin boyunlarındaki ceresleri [çanları] çıkarmıştır. Halbuki çan şehveti tahrik etmez. Çan bulunan yere rahmet melekleri girmiyor. Artık çalgıyı, çalgı aletlerini siz düşünün. Şeyh-ul-İslâm Ahmed İbni Kemal efendi hazretleri Kırk Hadis kitabında buyuruyor ki:
    (Mizmarları kırmak ve hınzırları öldürmek için gönderildim) hadis-i şerifindeki mizmar, bütün çalgı aletleridir. Bu hadis-i şerif, her çeşit çalgıyı ve domuz eti yemeyi yasak etmektedir.

    Hz. Ebu Bekir, iki küçük cariyenin tef çalıp şarkı söylediklerini gördü ve onları azarlayarak “Şeytanın çalgısını mı çalıyorsunuz?” dedi. (Buhari)
    İbni Ömer hazretleri, ihramlı bir toplulukta şarkı söyleyen birine, “Allah senin ibadetini kabul etmesin dedi. (İbni Ebid-dünya)

    Enes bin Malik hazretleri, “En pis kazanç, şarkı ve çalgı aletleriyle kazanılandır” dedi. (İbni Ebid-Dünya)

    İbni Abbas hazretleri, “Çalgı aletleri haramdır” dedi. (Beyheki)

    Âişe validemiz, bir evde şarkı söyleyen birini görünce ona, “Yazıklar olsun sana. Bu şeytandır, bunu çıkarın dışarı” dedi ve onu çıkardılar. (Buhari)

    Fudayl b. İyad hazretleri, “Müzik ve şarkı, zinanın teşvikçisidir” dedi. (İbni Ebid-dünya)

    Şeyhü’l İslam Ahmed İbn-i Kemal Paşazade, Risale-i Münire’de buyuruyor ki:
    Cevâhir-i Fetâvâ kitabında (Raks [oyun], şarkı ve çalgı haramdır) diyor. İstihsân kitabında çalgı dinlemenin haram olduğu bildiriliyor. Hidâye kitabının sahibi, (Şarkı söyleyenin şahitliği kabul edilmez) diyor. Kurtubi’de şarkı söylemek, ney çalmak ve raks etmek icma ile haramdır deniyor. Abdülkadir-i Geylani’nin (Raksa helal diyen kâfir olur) fetvasını gördüm. (Vesiletü'n Necat kitabı)

    Şeyh Muhammed Rebhami hazretleri buyuruyor ki:
    Saz, tanbur, def, ney ve diğer çalgı aletlerini çalmak, Allahü teâlânın emrini tutmamak olur. (Riyad-ün-Nasıhin)

    İmam-ı Şarani hazretleri buyuruyor ki:
    “Hakim-i Tirmizi’nin Nevadiru’l Usul adındaki kitapta rivayet ettiği hadis-i şerifte Resul-i Ekrem efendimiz, (Her kim şarkı sesine kulak verirse, onun ruhanileri dinlemesine izin verilmez) buyurdu. Oradakilerden biri tarafından, (Ya Resulallah, ruhaniler kimlerdir?) diye soruldu. Resulullah da, (Cennet ehlinin okuyucularıdır) buyurdu. (Muhtasar-ı Tezkire-i Kurtubi)

    İmam-ı Birgivi hazretleri buyuruyor ki
    Saz dinlemekten kulaklarını korumalıdır. (Risale i Birgivi)

    Mezhepsiz İbni Teymiye bile, “Şarkı ve müzik, şeytani duyguları harekete geçiren en etkili unsurlardan biridir” demiştir. (Mecmu ul Fetava)

    Şarkı, Kitap ve Sünnetle yasaklanmıştır. İmam ı Kurtubi

    Şarkı ve müzik aletlerinin haram olduğu konusunda icma vardır. (İbni Salâh)

    İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki:
    İmam-ı Ziyaeddin-i Şami, Mültekıt kitabında (Hiçbir âlim, teganniye mubah demedi) buyurdu.(m. 266)

    Kur'an-ı kerimi musiki perdelerine uydurarak okumak haramdır. (Bezzaziyye)

    Çalgı çalmanın haram olduğu, icma ile bildirildi. (Makamat ı Mazheriyye)

    Çalgı çalarak veya oyun arasında Kur'an okuyan kâfir olur. (Tergib üs salat)

    İmam-ı Münavi hazretleri (Nikahı herkese duyurun! Bunun için de, camide yapın ve def çalın) hadis-i şerifini açıklarken, (Mescitlerde def çalınmaz. Hadis-i şerif, mescid dışında çalınmasını, mescitte yalnız nikah yapılmasını emrediyor) diyor. (Hadika)

    Camide def çalmak günah olunca, başka çalgının camide çalınması hiç caiz olmaz. Kadınların düğünlerde def çalması caizdir. (Redd-ül Muhtar)

    Şimdiki tarikatçıların yaptıkları gibi, dönmek, dümbelek, ney, saz çalmak haramdır. (Tahtavi şerhi)

    Teganni ile okuyan bir imamın arkasında kılınan namazın iadesi gerekir. (Halebi)

    Kur’an-ı kerimi, Arap şivesine uygun, tecvid ile ve güzel ses ile okumalıdır. Ebu Davud’daki hadis-i şerifte, (Kur'anı güzel sesle okuyun) buyuruldu. Yani "Allah’tan korkarak okuyun" demektir. Bu da, tecvid ilmine uyarak okumakla olur. Yoksa, harfleri, kelimeleri değiştirerek, manayı, nazmı bozarak teganni ile okumak haramdır. (Berika)

    Teganni haramdır. (Tıbb-ün-nebevi)

    Kur’an-ı kerimi teganni ile okumak ve dinlemek haramdır. Burhâneddin-i Mergınânî buyurdu ki:
    Kur’an-ı kerimi teganni ile okuyan hafıza, ne güzel okudun diyen kimsenin imanı gider. Tecdîd-i iman gerekir. Kuhistânî de, böyle yazmaktadır. (Dürr-ül-müntekâ)

    İbni Âbidin hazretleri buyuruyor ki:
    Eğlence veya para kazanmak için başkalarına şarkı söylemek, sözbirliği ile haramdır. Çalgı ile raks etmek büyük günahtır. Sıkıntısını gidermek için kendi kendine şarkı söylemek günah değildir. Çalgı olarak, yalnız kadınların düğünlerde def çalması caizdir. (Redd-ül-Muhtar)

    Fısk ve içki içilen yerlerde çalgı çalmak ve bunu dinlemek haramdır. Resulullah çobanın kavalını işitince, parmakları ile mübarek kulaklarını kapadı ise de, yanında bulunan Abdullah bin Ömer’e kulaklarını kapamasını emretmedi. Bu da, elde olmadan duymanın haram olmadığını göstermektedir. Çalgıyı, içki, oyun ve kadın bulunan yerlerde keyif için çalmak haramdır. Bayramda, savaşta, hac yolunda, sahurda, düğünlerde ve askerlikte davul çalmak da caizdir. [Okullarda, millî ve siyasi toplantılarda bando, mızıka, mehter marşı çalmak caizdir.] (Hadika)

    Def, tambur ve her çeşit çalgıyı evinde, dükkanında bulundurmak, kendisi kullanmasa bile, satmak, hediye etmek, ariyet veya kiraya vermek günahtır. (Berika)

    Tasavvuf müziği diye bir şey yoktur. Müzik, nefsin gıdası, ruhun zehirdir, kalbi karartır. (Dürr-ül mearif)

    İlahileri çalgı ile, ney çalarak okumak bid'attir. Harama helal diyen ve haramı ibadete karıştıran kâfir olur. (S.Ebediyye)
    İmam-ı Gazali hazretleri buyuruyor ki:
    Resulullah efendimiz, geldiği bir evde, küçük zenci kızları cariyeler def çalıp şarkı söylüyorlardı. Şarkıyı bırakıp, Resulullahı övmeye başladılar. Resulullah efendimiz, (Onu bırakın, oyun arasında beni övmeyin. Beni övmek [mevlid, ilahi] ibadettir. Eğlence, oyun arasında ibadet caiz değildir) buyurdu. (K. Saadet)

    [Bazıları, bu hadis-i şerife istinaden kadınların şarkı söylemesinin ve çalgının caiz olduğunu söylüyorlar. Şarkı söyleyenler cariye idi. Cariyenin avret yeri erkeğinki gibidir. Sesi de avret değildir. Hür kadınların sesi de avrettir, saçları kolları da avrettir. (Hadika, Berika)]

    Her çeşit çalgı dinlemek haramdır. (Fetava-i Bezzaziyye, Hadika, Ahlak-ı alaiyye)

    Müzik bütün dinlerde büyük günahtır. (Dürr-ül-münteka)

    İncilin yasakladığı müziği, sonradan papazlar Hıristiyanlığa soktu. (Mevahib-i ledünniyye şerhi Zerkani)

    Müzik kelimesi, yunanlıların büyük putları olan Zeüs’ün kızları sayılan Mousa (Müz) denilen 9 heykelin adından hasıl olmaktadır. Bozuk dinler, kalbleri ve ruhları besleyemediği için, müziğin, her çeşit çalgı sesinin nefslere hoş gelmesi, nefsleri beslemesi ruhani tesir sanıldı. Bugünkü batı müziği, kilise müziğinden doğdu. Bugün yeryüzünü kaplayan bozuk dinlerin hemen hepsinde, müzik, ibadet halini almıştır. Müzik ile, her çeşit çalgı ile nefsler keyiflenmekte, şehvani, hayvani arzular kuvvetlenmektedir. Ruhun gıdası olan, kalbleri temizleyen ve nefsleri ezip, haramlara olan arzularını yok eden, ilahi ibadetler unutulmaktadır. Müzik, her çeşit çalgı, insanları, alkolikler ve morfinmanlar gibi gaflet içinde, uyuşuk yaşatmaktadır. Böylece, nefsleri azdırarak, sonsuz saadetten mahrum kalmasına sebep olmaktadır. İslam dini, insanları bu felaketten korumak için, müziği kısımlara ayırmış, zararlı olanlarını haram kılmış, yasak etmiştir. (S.Ebediyye)



  4. 15.Ağustos.2012, 16:40
    2
    âb ü kil



    kardeş şu linkteki kitabı temin edip okumalısın:
    http://www.guraba.com.tr/Guraba-Yayi...e-Teganni.html

    ayrıca şu bilgilere de bakmalısın:
    Allah1dir Nickli Üyeden Alıntı
    Simanın caiz olduğu ve caiz olmadığı yerler vardır. Bazıları, kitaplardaki sima kelimesini çalgı olarak tercüme ettikleri için mubah çalgılar da var zannedilmektedir. Aşağıdaki yazıların tamamı İslam âlimlerinin kitaplarından alınmıştır. Nereden alındığı da sonunda yazılıdır. Kendimize ait tek cümle yoktur

    Aletsiz, çalgısız nagmeli sese sima denir. Çalgı aleti ile birlikte olan insan sesine gına [müzik] denir Gına haramdır. (Dürr-ül mearif)

    Lokman suresinin 6. ayetindeki lehv-el hadis ifadesini âlimler musiki, çalgı aleti olarak bildirmiştir. İbni Mesud hazretleri yemin ederek lehv-el hadis’ten kasıt, çalgı aleti ve musiki olduğunu söylemiştir (Tefsir-i ibni kesir, Tefsir-i medarik) [İbni Mesud gibi büyük bir zata inanmayan cahillere ne denir ki?]

    (Mevahib-i aliyye) ismindeki tefsirde, lehv-el hadis âyeti şöyle tefsir ediliyor:
    Yalan hikayeler yazarak veya şarkıcı kadınlar tutup herkese ses nağmeleri dinleterek, Kur’an dinlemelerine engel olmaya çalışanlara Cehennem ateşini müjdele! (Mevâkib tefsiri)

    Bir hadis-i şerifte de buyuruluyor ki:
    (Üçü hariç her lehv bâtıldır.) [Deylemi]
    Demek ki lehv, bir oyun, bir eğlence bir çalgı olduğu için böyle buyuruluyor

    Müfessirler, İsra suresinin 64. âyetinde şeytana, (Vestefziz... bi savtike [Sesinle oynat]) demenin çalgı ile oynat demek olduğunu, bu âyetin, her çeşit çalgıyı haram ettiğini bildirmişlerdir (Şeyhzade)

    Müfessirler Enam suresinin 70. âyetini, (Dinlerini şarkı ile, musiki ile oyun ve eğlence haline sokanlardan uzak dur) şeklinde tefsir etmişlerdir.

    (Şimdi siz bu söze [Kur’âna] mı şaşırıyorsunuz? Gülüyorsunuz da ağlamıyorsunuz ve siz gafletle oynuyorsunuz) [Necm 59-61]
    Medarik tefsirinde entüm samidün ifadesi, (Kur'an okunduğunu işittikleri zaman onu dinletmemek için teganniye [şarkı türkü söyleyerek şamataya] başlarlar, oynarlardı) diye açıklanıyor. İbni Abbas ve Mücahid hazretleri de bu ifadenin şarkı olduğunu söylemiştir (İgaset-ül-Lehfan)

    Kur’an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
    (Peygamberin emrine uyun, yasak ettiğinden sakının!) [Haşr 7]
    (Resule itaat eden, Allah’a itaat etmiş olur) [Nisa 80]

    (O Peygamber, güzel şeyleri helal, çirkin, pis şeyleri haram kılar.) [Araf 157]
    (O, kendisine vahyedilenden başkasını söylemez) [Necm 3, 4]

    (Aralarındaki anlaşmazlıkta seni hakem tayin edip, verdiğin hükmü tereddütsüz kabullenmedikçe, iman etmiş olmazlar) [Nisa 65]

    (Allah ve Resulü, bir işte hüküm verince, artık inanmış kadın ve erkeğe, o işi kendi isteğine göre, tercih, seçme hakkı kalmaz) [Ahzab 36]

    (Kur'anı sana insanlara açıklayasın diye indirdik) [Nahl 44]

    Şimdi Resulullah efendimiz, yukarıdaki âyet-i kerimeleri nasıl açıklamışsa ona bakalım:
    (İlk teganni eden şeytandır.) [Taberani]
    (Sesini gına ile yükseltene şeytan musallat olur) [Deylemi]

    (Rahmet melekleri, ceres, [çan, zil, çıngırak] bulunan yere girmez.) [Nesai]
    (Rahmet melekleri, köpek ve çan bulunan kafileye yaklaşmaz.) [Müslim, Ebu Davud, Tirmizi]

    (Ceres, şeytanın mizmarıdır.) [Müslim, Ebu Davud, Nesai] [Mizmar çalgıdır]

    (Şarkıcı kadını dinlemek, yüzüne bakmak haramdır. Parası da haramdır. Kimin eti haramdan beslendi ise, ona Cehennem ateşi layıktır.) [Taberani]

    (Cenab-ı Hak, zurna, gırnata, ud, def gibi bütün çalgı aletlerini, cahiliyet döneminde tapınılan putları kaldırmamı emretti.) [İ.Ahmed]

    (Bir zaman gelecek, ümmetimden bazısı, zinayı, ipek giymeyi, içki içmeyi, mizmarı [çalgıyı] helal addedecektir.) [Buhari]

    (Musiki, kalbde nifak hasıl eder) [Beyheki]

    (Suyun otu büyüttüğü gibi, şarkı, oyun ve eğlence kalbde nifakı büyütür. Allah’a yemin ederim ki, suyun otu büyüttüğü gibi, Kur’an ve zikir de, kalbde imanı büyütür) [Deylemi]

    (Rabbim bana içkiyi, kumarı, darbukayı ve şarkı söyleyen kadınları haram kıldı) [İ. Ahmed]

    (Resulullah çalgı aletleriyle para kazanmayı yasakladı) [Begavi]

    (Ümmetimden bazıları, içkilere başka isim vererek içerler. Şarkıcı kadın ve çalgı aletleriyle eğlenirler. Allahü teâlâ, onları yerin dibine batırır da domuzlar ve maymunlar kılar) [İbni Mace]

    (Şu beş şey zuhur ederse, ümmetimin helaki hak olur: Birbiriyle lanetleşme, içki içme, ipekli giyme, çalgılar ve erkeğin erkekle, kadının kadınla iktifa etmesi.) [Deylemi, Hâkim]

    (Ben, mizmarları [çalgıları], putları yok etmek için de gönderildim.) [İ.Ahmed, Ebu Nuaym, İbni Neccar]

    (İblis, yer yüzüne indikten sonra, ya Rabbi bana ev ver dedi. Hamamlar senin evin. Yemek istedi. Besmelesiz yenen yemekler senin denildi. Müezzin istedi. Mizmarlar [çalgılar] müezzinin denildi. Yazıların dövme, hadislerin yalandır. Resulün [elçin] kâhinler, falcılar, tuzağın da kadınlardır.) [İbni Ebiddünya, İbni Cerir]

    (İblis, benim kitabım nedir dedi. Senin kitabın dövmedir, içeceğin sarhoşluk veren her içki, sadakatin yalan, müezzinin mizmarlar [çalgılar], mescitlerin de çarşılardır denildi) [Taberani]

    (İki ses, melundur: Nimete kavuşunca [mizmar]çalgı, musibete maruz kalınca feryat.) [Bezzar]

    (Allahü teâlânın gazabına sebep olan şeyler: Acıkmadan yemek, uykusu yokken uyumak, tuhaf bir şey olmadan gülmek, musibette feryat etmek, nimete kavuşunca mizmar [çalgı çalmak].) [Deylemi]

    (Şarkıcı ve çalgıcı kadınlar çoğalınca, içkiler her yerde içilince, yere batmalar görülecek, gökten taş yağacaktır.) [Tirmizi, Ebu Davud, İbni Mace, İ.Ahmed]

    (Şunlar gelmeden önce salih amel işlemekte acele edin. Sefihler başa geçmeden, güvenlik kuvvetleri çoğalmadan, hüküm rüşvetle satılmadan, adam öldürme hafife alınmadan, akraba ziyareti kesilmeden, Kur’an mizmarlardan okunmadan, Kur’anı şarkı gibi okuyanlar öne geçmeden.) [Taberani]

    (Kur'an mizmarlardan okunduğu zaman ölebilirsen öl.) [Taberani]
    (Kur'anı mizmarlardan [çalgı aletlerinden] okuyanlara Allah lanet eder.) [Müsamere]

    (Şu 15 kötü haslet işlendiği zaman ümmetim belaya maruz kalır:
    Ganimete hıyanet edilince
    Emanetin ganimet sayılınca
    Zekat cereme kabul edilince
    Erkek karısına itaat edince
    Evlat ana babaya isyan edince
    Kişi, arkadaşına itaat edince
    Babaya cefa edilince
    Toplantılarda yüksek sesle konuşulunca
    En rezil kimse iş başına geçince
    Şerrinden korkulan kimseye ikram edilince
    Her yerde içki içilince
    Erkekler ipek giyinince
    Şarkıcı kadınlar çoğalınca
    Çalgı aletleri yayılınca
    Sonra gelenler, önceki âlimlere lanet edip onları kötülediği zaman.) [Tirmizi]

    (Gözün zinası [harama] bakmak, kulağın zinası [haram şeyleri] dinlemektir.) [Müslim]

    İbni Hibban’ın bildirdiği hadis-i şerifte, Resulullah, develerin boyunlarındaki ceresleri [çanları] çıkarmıştır. Halbuki çan şehveti tahrik etmez. Çan bulunan yere rahmet melekleri girmiyor. Artık çalgıyı, çalgı aletlerini siz düşünün. Şeyh-ul-İslâm Ahmed İbni Kemal efendi hazretleri Kırk Hadis kitabında buyuruyor ki:
    (Mizmarları kırmak ve hınzırları öldürmek için gönderildim) hadis-i şerifindeki mizmar, bütün çalgı aletleridir. Bu hadis-i şerif, her çeşit çalgıyı ve domuz eti yemeyi yasak etmektedir.

    Hz. Ebu Bekir, iki küçük cariyenin tef çalıp şarkı söylediklerini gördü ve onları azarlayarak “Şeytanın çalgısını mı çalıyorsunuz?” dedi. (Buhari)
    İbni Ömer hazretleri, ihramlı bir toplulukta şarkı söyleyen birine, “Allah senin ibadetini kabul etmesin dedi. (İbni Ebid-dünya)

    Enes bin Malik hazretleri, “En pis kazanç, şarkı ve çalgı aletleriyle kazanılandır” dedi. (İbni Ebid-Dünya)

    İbni Abbas hazretleri, “Çalgı aletleri haramdır” dedi. (Beyheki)

    Âişe validemiz, bir evde şarkı söyleyen birini görünce ona, “Yazıklar olsun sana. Bu şeytandır, bunu çıkarın dışarı” dedi ve onu çıkardılar. (Buhari)

    Fudayl b. İyad hazretleri, “Müzik ve şarkı, zinanın teşvikçisidir” dedi. (İbni Ebid-dünya)

    Şeyhü’l İslam Ahmed İbn-i Kemal Paşazade, Risale-i Münire’de buyuruyor ki:
    Cevâhir-i Fetâvâ kitabında (Raks [oyun], şarkı ve çalgı haramdır) diyor. İstihsân kitabında çalgı dinlemenin haram olduğu bildiriliyor. Hidâye kitabının sahibi, (Şarkı söyleyenin şahitliği kabul edilmez) diyor. Kurtubi’de şarkı söylemek, ney çalmak ve raks etmek icma ile haramdır deniyor. Abdülkadir-i Geylani’nin (Raksa helal diyen kâfir olur) fetvasını gördüm. (Vesiletü'n Necat kitabı)

    Şeyh Muhammed Rebhami hazretleri buyuruyor ki:
    Saz, tanbur, def, ney ve diğer çalgı aletlerini çalmak, Allahü teâlânın emrini tutmamak olur. (Riyad-ün-Nasıhin)

    İmam-ı Şarani hazretleri buyuruyor ki:
    “Hakim-i Tirmizi’nin Nevadiru’l Usul adındaki kitapta rivayet ettiği hadis-i şerifte Resul-i Ekrem efendimiz, (Her kim şarkı sesine kulak verirse, onun ruhanileri dinlemesine izin verilmez) buyurdu. Oradakilerden biri tarafından, (Ya Resulallah, ruhaniler kimlerdir?) diye soruldu. Resulullah da, (Cennet ehlinin okuyucularıdır) buyurdu. (Muhtasar-ı Tezkire-i Kurtubi)

    İmam-ı Birgivi hazretleri buyuruyor ki
    Saz dinlemekten kulaklarını korumalıdır. (Risale i Birgivi)

    Mezhepsiz İbni Teymiye bile, “Şarkı ve müzik, şeytani duyguları harekete geçiren en etkili unsurlardan biridir” demiştir. (Mecmu ul Fetava)

    Şarkı, Kitap ve Sünnetle yasaklanmıştır. İmam ı Kurtubi

    Şarkı ve müzik aletlerinin haram olduğu konusunda icma vardır. (İbni Salâh)

    İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki:
    İmam-ı Ziyaeddin-i Şami, Mültekıt kitabında (Hiçbir âlim, teganniye mubah demedi) buyurdu.(m. 266)

    Kur'an-ı kerimi musiki perdelerine uydurarak okumak haramdır. (Bezzaziyye)

    Çalgı çalmanın haram olduğu, icma ile bildirildi. (Makamat ı Mazheriyye)

    Çalgı çalarak veya oyun arasında Kur'an okuyan kâfir olur. (Tergib üs salat)

    İmam-ı Münavi hazretleri (Nikahı herkese duyurun! Bunun için de, camide yapın ve def çalın) hadis-i şerifini açıklarken, (Mescitlerde def çalınmaz. Hadis-i şerif, mescid dışında çalınmasını, mescitte yalnız nikah yapılmasını emrediyor) diyor. (Hadika)

    Camide def çalmak günah olunca, başka çalgının camide çalınması hiç caiz olmaz. Kadınların düğünlerde def çalması caizdir. (Redd-ül Muhtar)

    Şimdiki tarikatçıların yaptıkları gibi, dönmek, dümbelek, ney, saz çalmak haramdır. (Tahtavi şerhi)

    Teganni ile okuyan bir imamın arkasında kılınan namazın iadesi gerekir. (Halebi)

    Kur’an-ı kerimi, Arap şivesine uygun, tecvid ile ve güzel ses ile okumalıdır. Ebu Davud’daki hadis-i şerifte, (Kur'anı güzel sesle okuyun) buyuruldu. Yani "Allah’tan korkarak okuyun" demektir. Bu da, tecvid ilmine uyarak okumakla olur. Yoksa, harfleri, kelimeleri değiştirerek, manayı, nazmı bozarak teganni ile okumak haramdır. (Berika)

    Teganni haramdır. (Tıbb-ün-nebevi)

    Kur’an-ı kerimi teganni ile okumak ve dinlemek haramdır. Burhâneddin-i Mergınânî buyurdu ki:
    Kur’an-ı kerimi teganni ile okuyan hafıza, ne güzel okudun diyen kimsenin imanı gider. Tecdîd-i iman gerekir. Kuhistânî de, böyle yazmaktadır. (Dürr-ül-müntekâ)

    İbni Âbidin hazretleri buyuruyor ki:
    Eğlence veya para kazanmak için başkalarına şarkı söylemek, sözbirliği ile haramdır. Çalgı ile raks etmek büyük günahtır. Sıkıntısını gidermek için kendi kendine şarkı söylemek günah değildir. Çalgı olarak, yalnız kadınların düğünlerde def çalması caizdir. (Redd-ül-Muhtar)

    Fısk ve içki içilen yerlerde çalgı çalmak ve bunu dinlemek haramdır. Resulullah çobanın kavalını işitince, parmakları ile mübarek kulaklarını kapadı ise de, yanında bulunan Abdullah bin Ömer’e kulaklarını kapamasını emretmedi. Bu da, elde olmadan duymanın haram olmadığını göstermektedir. Çalgıyı, içki, oyun ve kadın bulunan yerlerde keyif için çalmak haramdır. Bayramda, savaşta, hac yolunda, sahurda, düğünlerde ve askerlikte davul çalmak da caizdir. [Okullarda, millî ve siyasi toplantılarda bando, mızıka, mehter marşı çalmak caizdir.] (Hadika)

    Def, tambur ve her çeşit çalgıyı evinde, dükkanında bulundurmak, kendisi kullanmasa bile, satmak, hediye etmek, ariyet veya kiraya vermek günahtır. (Berika)

    Tasavvuf müziği diye bir şey yoktur. Müzik, nefsin gıdası, ruhun zehirdir, kalbi karartır. (Dürr-ül mearif)

    İlahileri çalgı ile, ney çalarak okumak bid'attir. Harama helal diyen ve haramı ibadete karıştıran kâfir olur. (S.Ebediyye)
    İmam-ı Gazali hazretleri buyuruyor ki:
    Resulullah efendimiz, geldiği bir evde, küçük zenci kızları cariyeler def çalıp şarkı söylüyorlardı. Şarkıyı bırakıp, Resulullahı övmeye başladılar. Resulullah efendimiz, (Onu bırakın, oyun arasında beni övmeyin. Beni övmek [mevlid, ilahi] ibadettir. Eğlence, oyun arasında ibadet caiz değildir) buyurdu. (K. Saadet)

    [Bazıları, bu hadis-i şerife istinaden kadınların şarkı söylemesinin ve çalgının caiz olduğunu söylüyorlar. Şarkı söyleyenler cariye idi. Cariyenin avret yeri erkeğinki gibidir. Sesi de avret değildir. Hür kadınların sesi de avrettir, saçları kolları da avrettir. (Hadika, Berika)]

    Her çeşit çalgı dinlemek haramdır. (Fetava-i Bezzaziyye, Hadika, Ahlak-ı alaiyye)

    Müzik bütün dinlerde büyük günahtır. (Dürr-ül-münteka)

    İncilin yasakladığı müziği, sonradan papazlar Hıristiyanlığa soktu. (Mevahib-i ledünniyye şerhi Zerkani)

    Müzik kelimesi, yunanlıların büyük putları olan Zeüs’ün kızları sayılan Mousa (Müz) denilen 9 heykelin adından hasıl olmaktadır. Bozuk dinler, kalbleri ve ruhları besleyemediği için, müziğin, her çeşit çalgı sesinin nefslere hoş gelmesi, nefsleri beslemesi ruhani tesir sanıldı. Bugünkü batı müziği, kilise müziğinden doğdu. Bugün yeryüzünü kaplayan bozuk dinlerin hemen hepsinde, müzik, ibadet halini almıştır. Müzik ile, her çeşit çalgı ile nefsler keyiflenmekte, şehvani, hayvani arzular kuvvetlenmektedir. Ruhun gıdası olan, kalbleri temizleyen ve nefsleri ezip, haramlara olan arzularını yok eden, ilahi ibadetler unutulmaktadır. Müzik, her çeşit çalgı, insanları, alkolikler ve morfinmanlar gibi gaflet içinde, uyuşuk yaşatmaktadır. Böylece, nefsleri azdırarak, sonsuz saadetten mahrum kalmasına sebep olmaktadır. İslam dini, insanları bu felaketten korumak için, müziği kısımlara ayırmış, zararlı olanlarını haram kılmış, yasak etmiştir. (S.Ebediyye)



  5. 15.Ağustos.2012, 17:08
    3
    karadamlalar
    Kesintili Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Temmuz.2012
    Üye No: 96809
    Mesaj Sayısı: 1,620
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 17

    Cevap: Gİtar Çalmak Şarki sÖylemek haram midir acİl

    abi verdiğin link sağlam değil,
    konuya gelirsek.haramlığı ve helalliği hakkında şartlar gerekir.her türlü şarkıya-müziğe direk haram-helal dememek en doğrusu olur Allahu alem.çalgıların kötü niyetle kullanıldığı takdirde haram olup harama bulaşmadan müzik yapılır-dinlenirse sıkıntı olmayacağını söyleyenler olduğu gibi,genel olarak ehli sünnette çalgının (düğün ve bayram zamanı çalınan def hariç) görüşü daha yaygındır.iki görüşün de mutlak görüşler olmadığını,farklı sahih hadislere dayandığını bilelim.ben de saz çalarım bir ara bırakma noktasına gelmiştim ama harama bulaştırmadan(ve özellikle ibadete-ibadet lezzetine engel etmeyerek) götürmek lazım uğraşacaksanız da.çünkü müziği tamamen haram görmemek müziğin haramlardan uzak olduğunu söylememiz değildir,aksine müziğin haramlığını tartışmamızın sebebi de Allahu alem müziğin isyana ve şehvete götürebilmesidir.


  6. 15.Ağustos.2012, 17:08
    3
    karadamlalar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kesintili Üye
    abi verdiğin link sağlam değil,
    konuya gelirsek.haramlığı ve helalliği hakkında şartlar gerekir.her türlü şarkıya-müziğe direk haram-helal dememek en doğrusu olur Allahu alem.çalgıların kötü niyetle kullanıldığı takdirde haram olup harama bulaşmadan müzik yapılır-dinlenirse sıkıntı olmayacağını söyleyenler olduğu gibi,genel olarak ehli sünnette çalgının (düğün ve bayram zamanı çalınan def hariç) görüşü daha yaygındır.iki görüşün de mutlak görüşler olmadığını,farklı sahih hadislere dayandığını bilelim.ben de saz çalarım bir ara bırakma noktasına gelmiştim ama harama bulaştırmadan(ve özellikle ibadete-ibadet lezzetine engel etmeyerek) götürmek lazım uğraşacaksanız da.çünkü müziği tamamen haram görmemek müziğin haramlardan uzak olduğunu söylememiz değildir,aksine müziğin haramlığını tartışmamızın sebebi de Allahu alem müziğin isyana ve şehvete götürebilmesidir.


  7. 15.Ağustos.2012, 17:13
    4
    @mir
    âb ü kil

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 12.Ağustos.2009
    Üye No: 49589
    Mesaj Sayısı: 3,358
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 36
    Yaş: 43
    Bulunduğu yer: Dârü'l-İmtihân

    Cevap: Gİtar Çalmak Şarki sÖylemek haram midir acİl

    ama karadamlalar kardeş verdiğim hadislere bakarsan
    şehveti tahrik etsin etmesin tüm müzik aletleri yasaklanmıştır
    düğün vb zamanlarda çalına def hariç


  8. 15.Ağustos.2012, 17:13
    4
    âb ü kil
    ama karadamlalar kardeş verdiğim hadislere bakarsan
    şehveti tahrik etsin etmesin tüm müzik aletleri yasaklanmıştır
    düğün vb zamanlarda çalına def hariç


  9. 15.Ağustos.2012, 17:16
    5
    Aşık Maşu-k
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 15.Ağustos.2012
    Üye No: 97486
    Mesaj Sayısı: 22
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    Cevap: Gİtar Çalmak Şarki sÖylemek haram midir acİl

    Sayın müslim kardeşim yazdıkalrından açıkcası tam olarak ne demek istediğini anlamış değilim. Bize biraz daha kısa ve öz veri biçiminde yardımcı olursan daha iyi olur.


    Allah razı olsun .


  10. 15.Ağustos.2012, 17:16
    5
    Sayın müslim kardeşim yazdıkalrından açıkcası tam olarak ne demek istediğini anlamış değilim. Bize biraz daha kısa ve öz veri biçiminde yardımcı olursan daha iyi olur.


    Allah razı olsun .


  11. 15.Ağustos.2012, 17:21
    6
    karadamlalar
    Kesintili Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Temmuz.2012
    Üye No: 96809
    Mesaj Sayısı: 1,620
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 17

    Cevap: Gİtar Çalmak Şarki sÖylemek haram midir acİl

    abi genel görüş bu,fakat tek bir mutlak görüşmüş gibi dayatmayalım.müziğin-şarkının içeriğine bakılarak haramlık-helallik olur diyen alimler de olmuş.ben uzunca araştırdım,günlerce kafamda durmuştu bu konu.yasaklandığına dair getirilen sahih hadisler varken,yasak olmayacağına dair getirilen hadisler de var.ben kardeşi müzik yapmaya özensin-yapsın diye demiyorum.işler ilerledikçe müziğin-çalgı sesinin kendisi haram olmasa bile harama bulaşma ihtimali çok fazla olan bir şey.şirk-küfür sözleri olan şarkılar var,haram sözler içeren şarkılar var,kadının sesinden erkeğin şarkı dinlemesi var,kadın erkek karışık ortamlarda(örneğin konser vb sıkışık ortamlar) çokça harama bulaşılma tehlikesi var,müzikle şarkı söylemekle fazla uğraşıp ibadeti-tefekkürü unutmak var...
    çokça şey sayılabilir.sadece bunlardan uzak durmak için müzik dinlemeyecek,dinletmeyecek birini desteklerim,saygı duyarım.ama yukarıda saydığımız şeylere bulaşmadan yapılacak müziği malayani olarak değerlendirebiliriz,ki günümüzde çokça şeyle malayani yapılmış olabiliyor.ben de yapıyorum herkes de yapar;bilgisayar oyunları,gerekli gereksiz internet videoları izlemek,arkadaş çevresi ile aylaklık etmek...

    bu saydıklarımız eğer ki ibadeti engellemiyor,harama bulaştırmıyor,kişi için tağuta dönüşmüyorsa yine haram diyemeyiz müzik dışındaki şu saydıklarımıza.ben müziği bazı tasavvufçular gibi "hadi nefsimizi temizleyelim,huzur bulalım" niyetiyle dinlemem,dinletmem.Allah'ın da buyurduğu gibi kalpler ancak O'nun zikriyle mutmain olur.


  12. 15.Ağustos.2012, 17:21
    6
    karadamlalar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kesintili Üye
    abi genel görüş bu,fakat tek bir mutlak görüşmüş gibi dayatmayalım.müziğin-şarkının içeriğine bakılarak haramlık-helallik olur diyen alimler de olmuş.ben uzunca araştırdım,günlerce kafamda durmuştu bu konu.yasaklandığına dair getirilen sahih hadisler varken,yasak olmayacağına dair getirilen hadisler de var.ben kardeşi müzik yapmaya özensin-yapsın diye demiyorum.işler ilerledikçe müziğin-çalgı sesinin kendisi haram olmasa bile harama bulaşma ihtimali çok fazla olan bir şey.şirk-küfür sözleri olan şarkılar var,haram sözler içeren şarkılar var,kadının sesinden erkeğin şarkı dinlemesi var,kadın erkek karışık ortamlarda(örneğin konser vb sıkışık ortamlar) çokça harama bulaşılma tehlikesi var,müzikle şarkı söylemekle fazla uğraşıp ibadeti-tefekkürü unutmak var...
    çokça şey sayılabilir.sadece bunlardan uzak durmak için müzik dinlemeyecek,dinletmeyecek birini desteklerim,saygı duyarım.ama yukarıda saydığımız şeylere bulaşmadan yapılacak müziği malayani olarak değerlendirebiliriz,ki günümüzde çokça şeyle malayani yapılmış olabiliyor.ben de yapıyorum herkes de yapar;bilgisayar oyunları,gerekli gereksiz internet videoları izlemek,arkadaş çevresi ile aylaklık etmek...

    bu saydıklarımız eğer ki ibadeti engellemiyor,harama bulaştırmıyor,kişi için tağuta dönüşmüyorsa yine haram diyemeyiz müzik dışındaki şu saydıklarımıza.ben müziği bazı tasavvufçular gibi "hadi nefsimizi temizleyelim,huzur bulalım" niyetiyle dinlemem,dinletmem.Allah'ın da buyurduğu gibi kalpler ancak O'nun zikriyle mutmain olur.


  13. 15.Ağustos.2012, 17:22
    7
    @mir
    âb ü kil

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 12.Ağustos.2009
    Üye No: 49589
    Mesaj Sayısı: 3,358
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 36
    Yaş: 43
    Bulunduğu yer: Dârü'l-İmtihân

    Cevap: Gİtar Çalmak Şarki sÖylemek haram midir acİl

    kardeş düğün vb zamanlarda çalınan def hariç bütün müzik aletleri yasaklanmıştır
    yukarda verdiğim ayet ve hadisler bunun isbatıdır


  14. 15.Ağustos.2012, 17:22
    7
    âb ü kil
    kardeş düğün vb zamanlarda çalınan def hariç bütün müzik aletleri yasaklanmıştır
    yukarda verdiğim ayet ve hadisler bunun isbatıdır


  15. 15.Ağustos.2012, 17:27
    8
    @mir
    âb ü kil

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 12.Ağustos.2009
    Üye No: 49589
    Mesaj Sayısı: 3,358
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 36
    Yaş: 43
    Bulunduğu yer: Dârü'l-İmtihân

    Cevap: Gİtar Çalmak Şarki sÖylemek haram midir acİl

    karadamlalar kardeş müziğe cevaz veren hadisler hangileri?

    bazı kişilerin müziğe cevaz vermesine gelince
    onlar hakkında şu hadisler bana yeter:
    (Bir zaman gelecek, ümmetimden bazısı, zinayı, ipek giymeyi, içki içmeyi, mizmarı [çalgıyı] helal addedecektir.) [Buhari]

    @mir Nickli Üyeden Alıntı
    Allah'ın ve Rasulünün sözleri Gazali de dahil kimsenin sözü ile terk edilemez
    Gazali bir alimdir ve hata yapabilir yapmıştır

    “Mes-cidde İbn Ömer’le oturuyorduk. Derken Şamlılardan bir adam geldi ve ona temettü haccını sordu. İbn Ömer: “Bu, güzel bir şeydir.” dedi. Adam: “Fakat baban (Ömer ibnül Hattab) bunu yasaklıyordu.” dedi. İbn Ömer adama: “Yazıklar olsun sana! Babam bunu yasaklamış olabilir; ama Resûlullah (s.a.v.) bunu yapmış ve yapılmasını emretmiştir.Şimdi sen Resulullah’ın emrine mi yoksa babamın yasağına mı uyarsın?” karşılığı verdi. Adam: “Resûlullah’ın emrine uyarım.” dedi. İbn Ömer: “Artık git.” dedi.

    Sahâbeden bazıları, Ebu Bekir ve Ömer’in (ra) ifrâd haccını güzel gördüklerini söyleyerek, temettü haccı yaptığı için Abdullah b. Abbas’a (ra) itiraz ettiler.
    Bunun üzerine o,şöyle demiştir:“Başınıza gökten taş yağmasından korkulur. Ben size, "Rasûlullâh (sav) şöyle buyurdu diyorum", sizler ise bana "Ebu Bekir ve Ömer böyle dedi" diyorsunuz.”

    Ebu Bekir ve Ömer’in (ra) sözlerine uymakla sünnete aykırı davranarak cezâya
    çarptırılmaktan korkulursa, onlardan daha düşük durumda olan veya kendi basit görüş ve ictihadına bakarak sünnete aykırı hareket edenlerin hali nice olur?


    hadis varken ashabın sözü bile geçersileşiyorsa
    sahabi olmayanların hadislere aykırı fetvalarına hiç itibar etmemeliyiz





  16. 15.Ağustos.2012, 17:27
    8
    âb ü kil
    karadamlalar kardeş müziğe cevaz veren hadisler hangileri?

    bazı kişilerin müziğe cevaz vermesine gelince
    onlar hakkında şu hadisler bana yeter:
    (Bir zaman gelecek, ümmetimden bazısı, zinayı, ipek giymeyi, içki içmeyi, mizmarı [çalgıyı] helal addedecektir.) [Buhari]

    @mir Nickli Üyeden Alıntı
    Allah'ın ve Rasulünün sözleri Gazali de dahil kimsenin sözü ile terk edilemez
    Gazali bir alimdir ve hata yapabilir yapmıştır

    “Mes-cidde İbn Ömer’le oturuyorduk. Derken Şamlılardan bir adam geldi ve ona temettü haccını sordu. İbn Ömer: “Bu, güzel bir şeydir.” dedi. Adam: “Fakat baban (Ömer ibnül Hattab) bunu yasaklıyordu.” dedi. İbn Ömer adama: “Yazıklar olsun sana! Babam bunu yasaklamış olabilir; ama Resûlullah (s.a.v.) bunu yapmış ve yapılmasını emretmiştir.Şimdi sen Resulullah’ın emrine mi yoksa babamın yasağına mı uyarsın?” karşılığı verdi. Adam: “Resûlullah’ın emrine uyarım.” dedi. İbn Ömer: “Artık git.” dedi.

    Sahâbeden bazıları, Ebu Bekir ve Ömer’in (ra) ifrâd haccını güzel gördüklerini söyleyerek, temettü haccı yaptığı için Abdullah b. Abbas’a (ra) itiraz ettiler.
    Bunun üzerine o,şöyle demiştir:“Başınıza gökten taş yağmasından korkulur. Ben size, "Rasûlullâh (sav) şöyle buyurdu diyorum", sizler ise bana "Ebu Bekir ve Ömer böyle dedi" diyorsunuz.”

    Ebu Bekir ve Ömer’in (ra) sözlerine uymakla sünnete aykırı davranarak cezâya
    çarptırılmaktan korkulursa, onlardan daha düşük durumda olan veya kendi basit görüş ve ictihadına bakarak sünnete aykırı hareket edenlerin hali nice olur?


    hadis varken ashabın sözü bile geçersileşiyorsa
    sahabi olmayanların hadislere aykırı fetvalarına hiç itibar etmemeliyiz





  17. 15.Ağustos.2012, 17:31
    9
    karadamlalar
    Kesintili Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Temmuz.2012
    Üye No: 96809
    Mesaj Sayısı: 1,620
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 17

    Cevap: Gİtar Çalmak Şarki sÖylemek haram midir acİl

    ben gösterdiğin delilleri reddetmiyorum abi,tüm görüşlerin ayrıntılı bir şekilde derlendiği haramlığını söyleyen ve savunan birine de "yok illaki helaldir" demem çünkü 2 görüşün de delilleri var.

    yazıyı paylaşacam diye düşündüm de karakter sınırının baya bi üstünde kaldı,nasıl halledeceğiz parçalayıp tekrar tekrar yazsam yine flood dan ban yiyeceğim :D


  18. 15.Ağustos.2012, 17:31
    9
    karadamlalar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kesintili Üye
    ben gösterdiğin delilleri reddetmiyorum abi,tüm görüşlerin ayrıntılı bir şekilde derlendiği haramlığını söyleyen ve savunan birine de "yok illaki helaldir" demem çünkü 2 görüşün de delilleri var.

    yazıyı paylaşacam diye düşündüm de karakter sınırının baya bi üstünde kaldı,nasıl halledeceğiz parçalayıp tekrar tekrar yazsam yine flood dan ban yiyeceğim :D


  19. 15.Ağustos.2012, 17:33
    10
    Aşık Maşu-k
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 15.Ağustos.2012
    Üye No: 97486
    Mesaj Sayısı: 22
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    Cevap: Gİtar Çalmak Şarki sÖylemek haram midir acİl

    Kardeşlerim biraz açık konuşalım bu kardeşim isbatım yukarda hadiste diyor ki o okudum geneli alimlerin ve peygamberimizden alıntılar

    fakat karadamlalar bu kardeşim bazıalrı helal bazıları haram demek istiyor. senden haram olmayan hadis dediğin isbatları istesek bizimle paylaşırmısın ?


  20. 15.Ağustos.2012, 17:33
    10
    Kardeşlerim biraz açık konuşalım bu kardeşim isbatım yukarda hadiste diyor ki o okudum geneli alimlerin ve peygamberimizden alıntılar

    fakat karadamlalar bu kardeşim bazıalrı helal bazıları haram demek istiyor. senden haram olmayan hadis dediğin isbatları istesek bizimle paylaşırmısın ?


  21. 15.Ağustos.2012, 17:37
    11
    karadamlalar
    Kesintili Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Temmuz.2012
    Üye No: 96809
    Mesaj Sayısı: 1,620
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 17

    Cevap: Gİtar Çalmak Şarki sÖylemek haram midir acİl

    1- Aişe (r.a.)'den rivâyet edilmiştir: "Birgün Ebu Bekir (r.a.) yanıma geldi. Ensardan iki kız benim yanımda Buas günü ensarın söylediği mersiyelerden söylüyorlardı. Fakat bunlar meslekten şarkıcı değildi. Ebu Bekir (r.a.) "Peygamber evinde şeytan düdükleri mi?" diye çıkıştı. O gün bayram günüydü. Peygamber (s.a.s.):"Ey Ebu Bekir! Her milletin bir bayramı vardır. Bu gün de bizim bay*ramımızdır" buyurdu.

    Diğer rivayetleriyle hadis şöyledir:

    Peygamber (s.a.s.) bizim yanımıza gelmişti.

    1-Benim yanımda (Kurban bayram günlerinden bir gün “eyyam-ı mina” [196]) (kurban ya da Ramazan bayramı[197])

    2-(Ensar’ın cariyelerinden[198]) iki cariye[199] (iki kayne[200])

    3-Buas günü (Ensar’ın karşılıklı söyledikleri –tekavelet-[201]) (atışdıkları –tekazefet-[202]) (söylenen şarkılardan –tuganniyani bi ginai- )söylüyorlardı.[203] (şarkı söylüyor, def çalıyor ve vuruyorlardı[204]), (Def eşliğinde oynuyorlardı[205]), (şarkı söylüyor ve vuruyorlardı[206]), (def çalıyor ve şarkı söylüyorlardı[207]), (uğultulu seslerle şarkılar söylüyorlardı –teazefet-[208]) Cariyeler şarkıcı (muğanniye) değillerdi. [209]

    Peygamber (s.a.s.) yatağına yattı ve yüzünü çevirdi[210] (elbisesine bürünmüş bir halde idi[211])

    Ebubekir (r.a.) içeri girdi, beni (o iki kızı[212]) azarladı ve şöyle dedi “Peygamber (evinde[213]) yanında şeytan mizmarı (ları[214]) mı?” [215] (bunu iki defa söyledi[216])

    İmam Gazzâlî ve İbn Kudâme el-Makdisî bu hadise dayanarak müziğin esasen mübah olması gerektiğini ifade etmişlerdir.[217]. İmam Gazzâlî bu yorumuna şu değerlendirmeleri katmıştır "Düğün, düğün yemeği, akika, sünnet, yolcu karşılama vb. şer'an sevinilmesi gereken olay ve zamanlarda şarkı, raks, def çalma, kılıç-kalkan oynama gibi eğlenceleri tertiplemek caizdir. Hz. Ebubekir ve Hz. Ömer'in çalınan defi şeytan düdüklerine benzetmelerine rağmen, Hz. Peygamberin buna karşı çıkması, yasaklanan çalgı aletinin bundan başka şeyler olduğunu gösterir. Eğer orada telli aletler (evtâr) kullanılmış olsaydı orada bulunmak caiz olmazdı.[218]"

    İmam Nevevî'nin yorumu şöyledir: Bu hadis şarkıyı caiz görenlerin dayandıkları delillerden biridir. Şarkıyı caiz görmeyenler ise hadisi şöyle yorumlamışlardır: Burada bahsedilen şarkı, atılganlık, savaş, savaş tecrübeleri gibi dince sakıncası olmayan şarkılardır. Dolayısıyla bu hadis, insanı kötülüğe, tembelliğe ve her türlü çirkin şeye teşvik eden şarkıların caiz olmasına delil teşkil etmez.[219]

    İbn Hacer ile İmam Aynî'nin yorumları da şöyledir: Bazı tasavvufçular bu hadisden hareketle çalgı aleti olsun olmasın müziğin caiz olduğunu söylemişlerdir. Ancak Hz. Aişe'nin "onlar meslekten şarkıcı (Muğanniye) değillerdi" ifadesi böyle bir sonuca engeldir. Çünkü Arapça'da "Gınâ" kelimesi; sadece sesi yükseltme manasına geldiği gibi, Arapların "Nasb" (gurbet türküsü) dedikleri terennümlerle "Hidâ" (yolculuk türküsü) manasına da kullanılır. Ancak bunları yapanlara "Muğanniye" denilmiyor. "Muğanniye": çekişli kırışlı, coşturucu ve kötülüklere teşvik edici şeyler söyleyenlere kullanılan bir tabirdir.[220]

    2- Aişe (r.a.)'den gelen diğer bir rivâyet de şöyledir: "O, bir kadını Ensardan birisi ile evlendirdiği zaman Peygamber (s.a.s.) şöyle buyurmuştu: "Ey Aişe! Düğününüzde eğlence yoktu. Halbuki Ensar eğlenceden hoşlanır".[221]

    3-Hakim'den gelen bir rivâyette: "Çünkü Ensar eğlenceği sever" buyurulmuştur.[222]

    Hâkim hadisin Şeyhayn şartlarına göre sahih olduğunu söylemiş, Zehebî de bu tespiti doğru bulduğunu ifade etmiştir.[223]

    4- Aişe (r.a.)'den rivâyet edilmiştir: "Peygamber (s.a.s.) bir düğün dolayısıyla Ensar kadınlarının yanına uğramıştı. Onlar şu türküyü söylüyorlardı:

    O'na bir teke hediye etti

    Ağılında meleyen

    Senin eşinse çöllerde

    Yarın ne olacağını bilirsin

    Bunu duyan Peygamber (s.a.s.) şöyle buyurdu: "Yarın ne olacağını bilen yalnız Allah'tır."[224]

    Hâkim ve Zehebî hadisin Müslimin şartlarına göre sahih olduğunu söylemiş, Heysemî de râvîlerin sahih hadis râvîleri olduğunu, zikretmiştir. [225]

    5- Âmir b. Sa'd'den nakledilmiştir: "Bir düğün münâsebetiyle Karaza b. Ka'b ve Ebu Mes'ûd el-Ensârî'nin yanına gittim. Küçük bir kız çocuğu şarkı söylüyordu. Ben: "Siz Rasulullah (s.a.s.)'ın arkadaşları ve Bedir ashabından olduğunuz halde sizin yanınızda bunlar (nasıl) yapılıyor?" dedim. Onlar: "ister bizimle kalırsın, istersen gidersin. Bize, düğünde eğlenmeğe, musibet anında da ağlamaya izin verildi" dediler[226].

    İbn Hacer hadisin râvîlerinin güvenilir kişiler olup isnadının sahih olduğunu ifade etmiştir. [227]

    6- Rubeyy'i binti Muavviz b. Afrâ'dan nakledilmiştir."Düğün günümün sabahı Rasulullah (s.a.s.) yanıma geldi; senin şu anda oturduğun gibi yatağıma oturdu. Bizim kızlarımız def çalıyor ve Bedir günü öldürülen aile büyüklerimle ilgili mersiyeler söylüyorlardı. Bir ara birisi:

    "Aramızda yarın ne olacağını bilen Peygamber var" dedi.

    Bunun üzerine Rasulullah (s.a.s.): "Bunu bırak, diğer söyediklerini söyle!" buyurdu.[228]

    7- Tirmizi rivâyeti ise şöyledir: "Nikahı ilan ediniz. Onu mescidlerde yapınız. Nikahda def çalınız."[229]

    Tirmizî hadisin "Ğarîb ve Hasen" olduğunu belirtmiştir. [230]

    8- Hakim rivâyeti de "nikahı ilan ediniz" şeklindedir.[231]

    Hakim hadisin isnadının sahih olduğunu ifade etmiştir.[232]

    9- Muhammed b. Hâtıp peygamber (s.a.s.)'in şöyle buyurduğunu rivâyet etmektedir: "Helal ile haram (nikah ile zina) arasındaki fark, ses ve deftir."[233]

    Tirmizî, hadisin "Hasen" hadis olduğunu belirtmiştir.[234]

    Bu hadislerden birinci hadis bayram eğlenceleri ile ilgilidir. 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8 ve 9. hadisler ise düğün eğlenceleri ile ilgilidir. Alimlerin bu hadisler hakkındaki görüşleri kısaca şöyledir:

    İbn Hacer Mühelleb'den şunu nakletmektedir: "Bu hadis düğünlerin, def ve mübah olan şarkılarla ilanının caiz olduğunu göstermektedir. Toplumda önder sayılan bir kişinin mübahlık sınırını aşmadıkça, eğlenceli düğünlere katılması da bu hadise göre caizdir"[235].

    Aynî, "Bu hadis düğünlerin, zinadan ayırdedilebilmesi için def ve mübah olan şarkılarla ilanının caiz olduğunu göstermektedir"[236] diyerek kendi görüşünü belirttikten sonra et-Tevdîh adlı eserden şunu nakletmiştir: "Alimler düğün yemeğinde def vb. aletler eşliğinde eğlenmenin (lehv) caiz olduğunda ittifak etmişlerdir. Hadislerde özellikle düğün üzerinde durulması ise, nikahın ilanı ve hukukunun sabit olması içindir"[237].

    Beğavî (ö. 516/1122)'nin yorumu da şöyledir: "İmam der ki: "Düğünü ilan etmek ve düğünde def çalmak müstehaptır" "Ben de derim ki: Düğün ve sünnet düğünlerinde def çalmak bir ruhsattır"[238].

    İbn Kudâme 6 nolu hadisi çalgı aletlerinden Def'in mübahlığına delil olarak zikretmiştir.[239]

    10- Enes (r.a.)'den rivâyet edilmiştir: "Peygamber (s.a.s.) bir yolculuğa çıkmıştı. Beraberinde Enceşe adında bir hizmetçisi vardı. Yol boyunca onlara yolculuk türküleri söyler ve develerini sürerdi. Bir ara peygamber (s.a.s.) şöyle buyurdu: "Yavaş Ey Enceşe! Testileri düşünerek kervanı yavaş sür". Bir rivâyette: Enceşe'nin kadınların bulunduğu kafile, Berâe'nin de erkeklerin bulunduğu kafileye şarkı söylediği rivâyet edilmiştir"[240].

    11- Seleme b. Ekva'dan rivâyet edilmiştir: "Peygamber (s.a.s.) ile birlikte Hayber'e yola çıkmıştık. Gece gidiyorduk. Kafileden bir kişi Âmir b. Ekva'a -Âmir şairliğiyle bilinen bir kişi idi- "Bize bildiğin şeylerden birşeyler söyle, dinleyelim" dedi. Âmir devesinden inerek şu türküyü söylemeye başladı:

    Ey Allahım! Sen olmasaydın biz hidayet bulamazdık.

    Sadaka verip, namaz kılamazdık.

    Her şeyimiz sana feda olsun, bizi bağışla.

    Düşmanla karşılaşırsak, ayaklarımız sabit kıl.

    içimize huzur ve güven ver.

    Biz, çağrılınca gideriz.

    Seslendikçe yardıma erişiriz.

    Peygamber (s.a.s.) "Kim bu sürücü?" dedi. "Âmir b. Ekva'" dediler. Peygamber (s.a.s.) "Allah on esirgesin" buyurdu[241].

    İbn Hacer bu hadisle ilgili olarak şu yorumu yapmıştır: "Bazı alimler yolculuk türküsüne (hidâ) cevaz veren bu hadisden hareketle, çekişli (temdîd) sesle söylenen ve Arapların "Nasb" dedikleri gurbet türküsünün de caiz olacağını söylemişlerdir. Hatta bazıları bundan hareketle mûsikî makamlarıyla söylenen şarkılara da fetvâ verecek kadar ileri gitmişlerdir. Fakat bu pek doğru bir yorum değildir"[242].

    12- Abdullah b. Revâhe'den rivâyet edilmiştir. "O, peygamber (s.a.s.) ile beraber bir yolculuğa çıkmıştı. Peygamber (s.a.s.) kendisine: "Ey İbn Revâhe! in de, binekleri biraz canlandır!" dedi. İbn Revâhe "Ya Rasulallah! Ben bunları bıraktım" karşılığını verdi. Kafilede bulunan Ömer (r.a.) "dinle ve itaat et" dedi. Bunun üzerine İbn Revâhe kendisini hemen yere atarak şunları söyledi:

    Vallahi sen olmasaydın doğru yolu bulamazdık.

    Sadaka veremez, namaz kılamazdık.

    Bize huzur ve güven ver (Ey Allah'ım!)

    Düşmanla karşılaşırsak ayaklarımızı sabit kıl"[243].

    10, 11 ve 12 nolu hadisler yolculuk esnasında türkü söyleme ile ilgilidir. Başta İmam Şâfii olmak üzere[244] Şâfiî fakihlerinden Nevevî ve Sübkî; Hanbelî fakihlerinden de İbn Kudâme yolculuk türkülerinin (hidâ) caiz olduğuna delil olarak zikretmişlerdir.[245]

    Hadislerden anlaşıldığı kadarıyla Peygamber (s.a.s.) zamanında yolculuk esnasında söylenen türküler bir yandan develeri coşturup harekete geçirdiği gibi, kervanda bulunan yolcuları da dinlendirip canlandırmaktaydı. Dolayısıyla yolculuk türkülerinin yolculuğun yoruculuğunu hafifletici olması gerektiği gibi müziğin mübahlığı hususunda belirtilen ölçülere uyma özelliği de taşıması gerekir.

    13- Sâib b. Yezid (r.a.)'den rivâyet edilmiştir: "Kadının birisi Peygamber (s.a.s.)'a geldi. Peygamber (s.a.s.) "Ey Aişe! Bu kim biliyormusun?" dedi. Aişe: "Hayır Ey Allah'ın peygamberi!" dedi. Peygamber (s.a.s.): "Bu falan sülalenin dansöz-şarkıcısıdır. Sana şarkı söylemesini ister misin?" Aişe: "Evet" karşılığını vererek, kadına bir tabak hediye etti, kadın da ona şarkı söyledi. Bunun üzerine Peygamber (s.a.s.) şöyle buyurdu: "Şeytan bu kadının burun deliklerine üfürmüş"[246].

    Heysemî, hadisi Taberânî'nin naklettiğini , Ahmed b. Hanbel'in râvîlerinin sahih râvîler olduğunu söylemiştir. Cüdey' de hadisin Şeyhayn'in şartına göre sahih olduğunu belirtmiştir. [247]

    14- Abdullah b. Humeyd'den nakledilmiştir: Babam, Zührî'ye, Peygamber (s.a.s.)'in müziğe ruhsat verip vermediğini sordu -ki ben de bunu dinliyordum-. Zührî dedi ki: "Evet. Peygamber (s.a.s.) bir gün dışarı çıkmıştı. Elinde def ile şarkı söyleyen bir genç kızla karşılaştı. Kız korktu, ürktü ve şöyle demeğe başladı:

    Ey gamlı ve kederli yolcu!

    Abdimenâf'ın evine uğradın mı?

    Anan seni kaybetsin! Onların evlerine uğrasan olmaz mı?

    Nice zillet ve dertlerden kurtarırlar seni[248].

    15- Aişe (r.a.)'den rivâyet edilmiştir: "Bizim yanımızda kız şarkı söylerken peygamber (s.a.s.) içeri girdi. Kız şarkı söylemeye devam etti. Sonra Ömer (r.a.) içeri girmek için izin istedi. Çocuk hemen sıçrayıp kalktı. Bunun üzerine Peygamber (s.a.s.) güldü. Ömer (r.a.) "Bu günahkara neden güldün? Ya Rasulallah!" dedi ve ekledi: "O kızın dinlettiğini -ya da Peygamber (s.a.s.)'in dinlediklerini- dinlemeden buradan ayrılmayacağım". Peygamber (s.a.s.) kıza emretti, o da Ömer'e dinletti[249].

    Heysemî, hadisin râvîlerinin güvenilir kişiler olduğunu söylemiştir. [250]

    16- Enes b. Mâlik (r.a.)'den rivâyet edilmiştir: "Peygamber (s.a.s.) Medine sokaklarında gezerken def eşliğinde şu beyitleri okuyan kız çocuklarına rastladı:

    "Biz Neccar kızlarındanız

    Muhammed gibi bir komşudan dolayı ne mutlu bize"

    Bunun üzerine Peygamber (s.a.s.): "Allah biliyor ki ben de sizi seviyorum"[251] dedi.

    Bûsırî Zevâid'de, bu hadisin isnadının sahih, ravilerinin de güvenilir kişiler olduğunu belirtmiştir. [252]

    13, 14, 15 ve 16 nolu hadisler normal zamanlarda şarkı-türkü dinleme ile ilgilidir. Bu hadislerde genel olarak iki problem bulunmaktadır: Birincisi normal zamanlarda şarkı-türkü söylemenin caiz olup olmayacağı, ikincisi de kadın sesinin haram olup olmaması. Bu hususlarla ilgil olarak alimlerin yorumları kısaca şöyledir:

    1-Normal zamanlarda şarkı dinlemenin hükmü

    Hadisler ve fıkıh kaynaklarının genelinde müzik dinlemenin bazı sebepler dolayısıyla ve belirli kurallar çerçevesinde caiz olacağı yönündedir. Ancak bu kaynaklarda belirtilen savaş, düğün, hacı karşılama, yolcu karşılama, bayram vb. sebeplerin dışında normal zamanlarda dinlenme ya da eğlenme amacıyla müzik dinlemenin caiz olup olmayacağı hususuna da yer verilmiştir. Bu hususta Hanefî alimlerinden Haskefî, Kâsânî, Zeylaî, Molla Hüsrev, Dâmâd ve İbn Âbidîn şöyle demişlerdir: "Kişinin gayri meşru eğlence (levh) maksadı gütmeksizin, yalnızlığını giderme gayesiyle, kendi kendine şarkı söylemesinde bir sakınca yoktur."[253] Yine İbn Âbidîn, düğün, gazi ve yolcu karşılama gibi gayri meşru eğlence (lehv) şeklinde olmadığı takdirde davul ve def çalmak için davulcu ya da defçi kiralamada bir sakınca olmayacağını ifade etmektedir[254]. Maliki alimlerinden Zürkânî, düğün vb. meşru eğlencelerin dışında, çalgı aleti olsun olmasın, müzikle fazla meşgul olmanın caiz olmayacağını, arasıra dinlemenin mekruh olduğunu, zaman zaman icra etmenin ise tartışmalı olduğunu ifade etmektedir[255]. Şâfii mezhebinden Sübkî, şarkı söylemeği meslek edinmeksizin, kendi kendine şarkı söylemede bir sakıncanın olmayacağını ifade etmiştir[256]. Yine Şâfii mezhebinden Remlî baştan çıkarıcı (mutrib) çalgı aletleri olmaksızın şarkı söylemenin ve dinlemenin haram olmayıp mekruh olduğunu ifade etmiştir[257]. İmam Gazzâ'lîye göre de zamanın çoğunu eğlence maksadıyla müzik dinlemenin mekruh olduğunu, ancak sadece güzel ses dinlemek maksadıyla şarkı dinlemenin caiz olacağını belirtmiştir[258].

    yazının tamamını paylaşabilsem çok daha iyi olacaktı,karakter sınırı zorluyor.parçalara bölüp alt alta yazsam ban yiyeceğim


  22. 15.Ağustos.2012, 17:37
    11
    karadamlalar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kesintili Üye
    1- Aişe (r.a.)'den rivâyet edilmiştir: "Birgün Ebu Bekir (r.a.) yanıma geldi. Ensardan iki kız benim yanımda Buas günü ensarın söylediği mersiyelerden söylüyorlardı. Fakat bunlar meslekten şarkıcı değildi. Ebu Bekir (r.a.) "Peygamber evinde şeytan düdükleri mi?" diye çıkıştı. O gün bayram günüydü. Peygamber (s.a.s.):"Ey Ebu Bekir! Her milletin bir bayramı vardır. Bu gün de bizim bay*ramımızdır" buyurdu.

    Diğer rivayetleriyle hadis şöyledir:

    Peygamber (s.a.s.) bizim yanımıza gelmişti.

    1-Benim yanımda (Kurban bayram günlerinden bir gün “eyyam-ı mina” [196]) (kurban ya da Ramazan bayramı[197])

    2-(Ensar’ın cariyelerinden[198]) iki cariye[199] (iki kayne[200])

    3-Buas günü (Ensar’ın karşılıklı söyledikleri –tekavelet-[201]) (atışdıkları –tekazefet-[202]) (söylenen şarkılardan –tuganniyani bi ginai- )söylüyorlardı.[203] (şarkı söylüyor, def çalıyor ve vuruyorlardı[204]), (Def eşliğinde oynuyorlardı[205]), (şarkı söylüyor ve vuruyorlardı[206]), (def çalıyor ve şarkı söylüyorlardı[207]), (uğultulu seslerle şarkılar söylüyorlardı –teazefet-[208]) Cariyeler şarkıcı (muğanniye) değillerdi. [209]

    Peygamber (s.a.s.) yatağına yattı ve yüzünü çevirdi[210] (elbisesine bürünmüş bir halde idi[211])

    Ebubekir (r.a.) içeri girdi, beni (o iki kızı[212]) azarladı ve şöyle dedi “Peygamber (evinde[213]) yanında şeytan mizmarı (ları[214]) mı?” [215] (bunu iki defa söyledi[216])

    İmam Gazzâlî ve İbn Kudâme el-Makdisî bu hadise dayanarak müziğin esasen mübah olması gerektiğini ifade etmişlerdir.[217]. İmam Gazzâlî bu yorumuna şu değerlendirmeleri katmıştır "Düğün, düğün yemeği, akika, sünnet, yolcu karşılama vb. şer'an sevinilmesi gereken olay ve zamanlarda şarkı, raks, def çalma, kılıç-kalkan oynama gibi eğlenceleri tertiplemek caizdir. Hz. Ebubekir ve Hz. Ömer'in çalınan defi şeytan düdüklerine benzetmelerine rağmen, Hz. Peygamberin buna karşı çıkması, yasaklanan çalgı aletinin bundan başka şeyler olduğunu gösterir. Eğer orada telli aletler (evtâr) kullanılmış olsaydı orada bulunmak caiz olmazdı.[218]"

    İmam Nevevî'nin yorumu şöyledir: Bu hadis şarkıyı caiz görenlerin dayandıkları delillerden biridir. Şarkıyı caiz görmeyenler ise hadisi şöyle yorumlamışlardır: Burada bahsedilen şarkı, atılganlık, savaş, savaş tecrübeleri gibi dince sakıncası olmayan şarkılardır. Dolayısıyla bu hadis, insanı kötülüğe, tembelliğe ve her türlü çirkin şeye teşvik eden şarkıların caiz olmasına delil teşkil etmez.[219]

    İbn Hacer ile İmam Aynî'nin yorumları da şöyledir: Bazı tasavvufçular bu hadisden hareketle çalgı aleti olsun olmasın müziğin caiz olduğunu söylemişlerdir. Ancak Hz. Aişe'nin "onlar meslekten şarkıcı (Muğanniye) değillerdi" ifadesi böyle bir sonuca engeldir. Çünkü Arapça'da "Gınâ" kelimesi; sadece sesi yükseltme manasına geldiği gibi, Arapların "Nasb" (gurbet türküsü) dedikleri terennümlerle "Hidâ" (yolculuk türküsü) manasına da kullanılır. Ancak bunları yapanlara "Muğanniye" denilmiyor. "Muğanniye": çekişli kırışlı, coşturucu ve kötülüklere teşvik edici şeyler söyleyenlere kullanılan bir tabirdir.[220]

    2- Aişe (r.a.)'den gelen diğer bir rivâyet de şöyledir: "O, bir kadını Ensardan birisi ile evlendirdiği zaman Peygamber (s.a.s.) şöyle buyurmuştu: "Ey Aişe! Düğününüzde eğlence yoktu. Halbuki Ensar eğlenceden hoşlanır".[221]

    3-Hakim'den gelen bir rivâyette: "Çünkü Ensar eğlenceği sever" buyurulmuştur.[222]

    Hâkim hadisin Şeyhayn şartlarına göre sahih olduğunu söylemiş, Zehebî de bu tespiti doğru bulduğunu ifade etmiştir.[223]

    4- Aişe (r.a.)'den rivâyet edilmiştir: "Peygamber (s.a.s.) bir düğün dolayısıyla Ensar kadınlarının yanına uğramıştı. Onlar şu türküyü söylüyorlardı:

    O'na bir teke hediye etti

    Ağılında meleyen

    Senin eşinse çöllerde

    Yarın ne olacağını bilirsin

    Bunu duyan Peygamber (s.a.s.) şöyle buyurdu: "Yarın ne olacağını bilen yalnız Allah'tır."[224]

    Hâkim ve Zehebî hadisin Müslimin şartlarına göre sahih olduğunu söylemiş, Heysemî de râvîlerin sahih hadis râvîleri olduğunu, zikretmiştir. [225]

    5- Âmir b. Sa'd'den nakledilmiştir: "Bir düğün münâsebetiyle Karaza b. Ka'b ve Ebu Mes'ûd el-Ensârî'nin yanına gittim. Küçük bir kız çocuğu şarkı söylüyordu. Ben: "Siz Rasulullah (s.a.s.)'ın arkadaşları ve Bedir ashabından olduğunuz halde sizin yanınızda bunlar (nasıl) yapılıyor?" dedim. Onlar: "ister bizimle kalırsın, istersen gidersin. Bize, düğünde eğlenmeğe, musibet anında da ağlamaya izin verildi" dediler[226].

    İbn Hacer hadisin râvîlerinin güvenilir kişiler olup isnadının sahih olduğunu ifade etmiştir. [227]

    6- Rubeyy'i binti Muavviz b. Afrâ'dan nakledilmiştir."Düğün günümün sabahı Rasulullah (s.a.s.) yanıma geldi; senin şu anda oturduğun gibi yatağıma oturdu. Bizim kızlarımız def çalıyor ve Bedir günü öldürülen aile büyüklerimle ilgili mersiyeler söylüyorlardı. Bir ara birisi:

    "Aramızda yarın ne olacağını bilen Peygamber var" dedi.

    Bunun üzerine Rasulullah (s.a.s.): "Bunu bırak, diğer söyediklerini söyle!" buyurdu.[228]

    7- Tirmizi rivâyeti ise şöyledir: "Nikahı ilan ediniz. Onu mescidlerde yapınız. Nikahda def çalınız."[229]

    Tirmizî hadisin "Ğarîb ve Hasen" olduğunu belirtmiştir. [230]

    8- Hakim rivâyeti de "nikahı ilan ediniz" şeklindedir.[231]

    Hakim hadisin isnadının sahih olduğunu ifade etmiştir.[232]

    9- Muhammed b. Hâtıp peygamber (s.a.s.)'in şöyle buyurduğunu rivâyet etmektedir: "Helal ile haram (nikah ile zina) arasındaki fark, ses ve deftir."[233]

    Tirmizî, hadisin "Hasen" hadis olduğunu belirtmiştir.[234]

    Bu hadislerden birinci hadis bayram eğlenceleri ile ilgilidir. 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8 ve 9. hadisler ise düğün eğlenceleri ile ilgilidir. Alimlerin bu hadisler hakkındaki görüşleri kısaca şöyledir:

    İbn Hacer Mühelleb'den şunu nakletmektedir: "Bu hadis düğünlerin, def ve mübah olan şarkılarla ilanının caiz olduğunu göstermektedir. Toplumda önder sayılan bir kişinin mübahlık sınırını aşmadıkça, eğlenceli düğünlere katılması da bu hadise göre caizdir"[235].

    Aynî, "Bu hadis düğünlerin, zinadan ayırdedilebilmesi için def ve mübah olan şarkılarla ilanının caiz olduğunu göstermektedir"[236] diyerek kendi görüşünü belirttikten sonra et-Tevdîh adlı eserden şunu nakletmiştir: "Alimler düğün yemeğinde def vb. aletler eşliğinde eğlenmenin (lehv) caiz olduğunda ittifak etmişlerdir. Hadislerde özellikle düğün üzerinde durulması ise, nikahın ilanı ve hukukunun sabit olması içindir"[237].

    Beğavî (ö. 516/1122)'nin yorumu da şöyledir: "İmam der ki: "Düğünü ilan etmek ve düğünde def çalmak müstehaptır" "Ben de derim ki: Düğün ve sünnet düğünlerinde def çalmak bir ruhsattır"[238].

    İbn Kudâme 6 nolu hadisi çalgı aletlerinden Def'in mübahlığına delil olarak zikretmiştir.[239]

    10- Enes (r.a.)'den rivâyet edilmiştir: "Peygamber (s.a.s.) bir yolculuğa çıkmıştı. Beraberinde Enceşe adında bir hizmetçisi vardı. Yol boyunca onlara yolculuk türküleri söyler ve develerini sürerdi. Bir ara peygamber (s.a.s.) şöyle buyurdu: "Yavaş Ey Enceşe! Testileri düşünerek kervanı yavaş sür". Bir rivâyette: Enceşe'nin kadınların bulunduğu kafile, Berâe'nin de erkeklerin bulunduğu kafileye şarkı söylediği rivâyet edilmiştir"[240].

    11- Seleme b. Ekva'dan rivâyet edilmiştir: "Peygamber (s.a.s.) ile birlikte Hayber'e yola çıkmıştık. Gece gidiyorduk. Kafileden bir kişi Âmir b. Ekva'a -Âmir şairliğiyle bilinen bir kişi idi- "Bize bildiğin şeylerden birşeyler söyle, dinleyelim" dedi. Âmir devesinden inerek şu türküyü söylemeye başladı:

    Ey Allahım! Sen olmasaydın biz hidayet bulamazdık.

    Sadaka verip, namaz kılamazdık.

    Her şeyimiz sana feda olsun, bizi bağışla.

    Düşmanla karşılaşırsak, ayaklarımız sabit kıl.

    içimize huzur ve güven ver.

    Biz, çağrılınca gideriz.

    Seslendikçe yardıma erişiriz.

    Peygamber (s.a.s.) "Kim bu sürücü?" dedi. "Âmir b. Ekva'" dediler. Peygamber (s.a.s.) "Allah on esirgesin" buyurdu[241].

    İbn Hacer bu hadisle ilgili olarak şu yorumu yapmıştır: "Bazı alimler yolculuk türküsüne (hidâ) cevaz veren bu hadisden hareketle, çekişli (temdîd) sesle söylenen ve Arapların "Nasb" dedikleri gurbet türküsünün de caiz olacağını söylemişlerdir. Hatta bazıları bundan hareketle mûsikî makamlarıyla söylenen şarkılara da fetvâ verecek kadar ileri gitmişlerdir. Fakat bu pek doğru bir yorum değildir"[242].

    12- Abdullah b. Revâhe'den rivâyet edilmiştir. "O, peygamber (s.a.s.) ile beraber bir yolculuğa çıkmıştı. Peygamber (s.a.s.) kendisine: "Ey İbn Revâhe! in de, binekleri biraz canlandır!" dedi. İbn Revâhe "Ya Rasulallah! Ben bunları bıraktım" karşılığını verdi. Kafilede bulunan Ömer (r.a.) "dinle ve itaat et" dedi. Bunun üzerine İbn Revâhe kendisini hemen yere atarak şunları söyledi:

    Vallahi sen olmasaydın doğru yolu bulamazdık.

    Sadaka veremez, namaz kılamazdık.

    Bize huzur ve güven ver (Ey Allah'ım!)

    Düşmanla karşılaşırsak ayaklarımızı sabit kıl"[243].

    10, 11 ve 12 nolu hadisler yolculuk esnasında türkü söyleme ile ilgilidir. Başta İmam Şâfii olmak üzere[244] Şâfiî fakihlerinden Nevevî ve Sübkî; Hanbelî fakihlerinden de İbn Kudâme yolculuk türkülerinin (hidâ) caiz olduğuna delil olarak zikretmişlerdir.[245]

    Hadislerden anlaşıldığı kadarıyla Peygamber (s.a.s.) zamanında yolculuk esnasında söylenen türküler bir yandan develeri coşturup harekete geçirdiği gibi, kervanda bulunan yolcuları da dinlendirip canlandırmaktaydı. Dolayısıyla yolculuk türkülerinin yolculuğun yoruculuğunu hafifletici olması gerektiği gibi müziğin mübahlığı hususunda belirtilen ölçülere uyma özelliği de taşıması gerekir.

    13- Sâib b. Yezid (r.a.)'den rivâyet edilmiştir: "Kadının birisi Peygamber (s.a.s.)'a geldi. Peygamber (s.a.s.) "Ey Aişe! Bu kim biliyormusun?" dedi. Aişe: "Hayır Ey Allah'ın peygamberi!" dedi. Peygamber (s.a.s.): "Bu falan sülalenin dansöz-şarkıcısıdır. Sana şarkı söylemesini ister misin?" Aişe: "Evet" karşılığını vererek, kadına bir tabak hediye etti, kadın da ona şarkı söyledi. Bunun üzerine Peygamber (s.a.s.) şöyle buyurdu: "Şeytan bu kadının burun deliklerine üfürmüş"[246].

    Heysemî, hadisi Taberânî'nin naklettiğini , Ahmed b. Hanbel'in râvîlerinin sahih râvîler olduğunu söylemiştir. Cüdey' de hadisin Şeyhayn'in şartına göre sahih olduğunu belirtmiştir. [247]

    14- Abdullah b. Humeyd'den nakledilmiştir: Babam, Zührî'ye, Peygamber (s.a.s.)'in müziğe ruhsat verip vermediğini sordu -ki ben de bunu dinliyordum-. Zührî dedi ki: "Evet. Peygamber (s.a.s.) bir gün dışarı çıkmıştı. Elinde def ile şarkı söyleyen bir genç kızla karşılaştı. Kız korktu, ürktü ve şöyle demeğe başladı:

    Ey gamlı ve kederli yolcu!

    Abdimenâf'ın evine uğradın mı?

    Anan seni kaybetsin! Onların evlerine uğrasan olmaz mı?

    Nice zillet ve dertlerden kurtarırlar seni[248].

    15- Aişe (r.a.)'den rivâyet edilmiştir: "Bizim yanımızda kız şarkı söylerken peygamber (s.a.s.) içeri girdi. Kız şarkı söylemeye devam etti. Sonra Ömer (r.a.) içeri girmek için izin istedi. Çocuk hemen sıçrayıp kalktı. Bunun üzerine Peygamber (s.a.s.) güldü. Ömer (r.a.) "Bu günahkara neden güldün? Ya Rasulallah!" dedi ve ekledi: "O kızın dinlettiğini -ya da Peygamber (s.a.s.)'in dinlediklerini- dinlemeden buradan ayrılmayacağım". Peygamber (s.a.s.) kıza emretti, o da Ömer'e dinletti[249].

    Heysemî, hadisin râvîlerinin güvenilir kişiler olduğunu söylemiştir. [250]

    16- Enes b. Mâlik (r.a.)'den rivâyet edilmiştir: "Peygamber (s.a.s.) Medine sokaklarında gezerken def eşliğinde şu beyitleri okuyan kız çocuklarına rastladı:

    "Biz Neccar kızlarındanız

    Muhammed gibi bir komşudan dolayı ne mutlu bize"

    Bunun üzerine Peygamber (s.a.s.): "Allah biliyor ki ben de sizi seviyorum"[251] dedi.

    Bûsırî Zevâid'de, bu hadisin isnadının sahih, ravilerinin de güvenilir kişiler olduğunu belirtmiştir. [252]

    13, 14, 15 ve 16 nolu hadisler normal zamanlarda şarkı-türkü dinleme ile ilgilidir. Bu hadislerde genel olarak iki problem bulunmaktadır: Birincisi normal zamanlarda şarkı-türkü söylemenin caiz olup olmayacağı, ikincisi de kadın sesinin haram olup olmaması. Bu hususlarla ilgil olarak alimlerin yorumları kısaca şöyledir:

    1-Normal zamanlarda şarkı dinlemenin hükmü

    Hadisler ve fıkıh kaynaklarının genelinde müzik dinlemenin bazı sebepler dolayısıyla ve belirli kurallar çerçevesinde caiz olacağı yönündedir. Ancak bu kaynaklarda belirtilen savaş, düğün, hacı karşılama, yolcu karşılama, bayram vb. sebeplerin dışında normal zamanlarda dinlenme ya da eğlenme amacıyla müzik dinlemenin caiz olup olmayacağı hususuna da yer verilmiştir. Bu hususta Hanefî alimlerinden Haskefî, Kâsânî, Zeylaî, Molla Hüsrev, Dâmâd ve İbn Âbidîn şöyle demişlerdir: "Kişinin gayri meşru eğlence (levh) maksadı gütmeksizin, yalnızlığını giderme gayesiyle, kendi kendine şarkı söylemesinde bir sakınca yoktur."[253] Yine İbn Âbidîn, düğün, gazi ve yolcu karşılama gibi gayri meşru eğlence (lehv) şeklinde olmadığı takdirde davul ve def çalmak için davulcu ya da defçi kiralamada bir sakınca olmayacağını ifade etmektedir[254]. Maliki alimlerinden Zürkânî, düğün vb. meşru eğlencelerin dışında, çalgı aleti olsun olmasın, müzikle fazla meşgul olmanın caiz olmayacağını, arasıra dinlemenin mekruh olduğunu, zaman zaman icra etmenin ise tartışmalı olduğunu ifade etmektedir[255]. Şâfii mezhebinden Sübkî, şarkı söylemeği meslek edinmeksizin, kendi kendine şarkı söylemede bir sakıncanın olmayacağını ifade etmiştir[256]. Yine Şâfii mezhebinden Remlî baştan çıkarıcı (mutrib) çalgı aletleri olmaksızın şarkı söylemenin ve dinlemenin haram olmayıp mekruh olduğunu ifade etmiştir[257]. İmam Gazzâ'lîye göre de zamanın çoğunu eğlence maksadıyla müzik dinlemenin mekruh olduğunu, ancak sadece güzel ses dinlemek maksadıyla şarkı dinlemenin caiz olacağını belirtmiştir[258].

    yazının tamamını paylaşabilsem çok daha iyi olacaktı,karakter sınırı zorluyor.parçalara bölüp alt alta yazsam ban yiyeceğim


  23. 15.Ağustos.2012, 17:48
    12
    @mir
    âb ü kil

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 12.Ağustos.2009
    Üye No: 49589
    Mesaj Sayısı: 3,358
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 36
    Yaş: 43
    Bulunduğu yer: Dârü'l-İmtihân

    Cevap: Gİtar Çalmak Şarki sÖylemek haram midir acİl

    kardeş beni yanlış anlamışsın
    ben şarkı türkü ve müziğe değil
    def hariç müzik aletlerine haram dedim
    üstelik defle olsun defsiz olsun eğlenceye de belli zamanlarda izin verildiğini söyledim
    ki senin verdiğin hadisler de beni her iki iddiamda da doğruluyor


  24. 15.Ağustos.2012, 17:48
    12
    âb ü kil
    kardeş beni yanlış anlamışsın
    ben şarkı türkü ve müziğe değil
    def hariç müzik aletlerine haram dedim
    üstelik defle olsun defsiz olsun eğlenceye de belli zamanlarda izin verildiğini söyledim
    ki senin verdiğin hadisler de beni her iki iddiamda da doğruluyor





+ Yorum Gönder
Git 12 Son