Konusunu Oylayın.: Evrim ve Din

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 4 kişi
Evrim ve Din
  1. 10.Ağustos.2012, 03:21
    13
    kompleks
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 07.Ağustos.2012
    Üye No: 97317
    Mesaj Sayısı: 184
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: Evrim ve Din

    reklam


    Cevap: Evrim ve Din isimli yazı www.Mumsema.comCevap: Evrim ve Din
    2 tane evrim var. O türün zaman içinde evrimi. (bunu kimse inkar edemez, bilimsel bir gerçek). Diğeri ise türlerlerden farklılaşma(işte bu reddeliyor.)

    Evrimi materyalizmle karıştırmamak lazım.

    @mir kardeş

    Dünyevi ilimlede ilgilenmek lazım. Dediğin şeye göre Kur'anda ve sünnette olmayan birşey açıklanamaz. Böyle birşey bizi kaç asır geri götürür değil mi? Ben sadece pozitif bilimlerle olaya bakıyorum.

    Şayet ben yoldan çıktığım zamanlar ise hep pozitif bilimi öğrendikçe daha dindarlaştım yani dinimi daha çok sevdim.

    -------------------

    Doğru bilgiye nasıl ulaşacam ki Sadece bilmek, anlamak ve açıklamak istiyorum Elimden gelenin en iyisini yapmak istiyo


  2. 10.Ağustos.2012, 03:21
    13
    kompleks - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    reklam


    2 tane evrim var. O türün zaman içinde evrimi. (bunu kimse inkar edemez, bilimsel bir gerçek). Diğeri ise türlerlerden farklılaşma(işte bu reddeliyor.)

    Evrimi materyalizmle karıştırmamak lazım.

    @mir kardeş

    Dünyevi ilimlede ilgilenmek lazım. Dediğin şeye göre Kur'anda ve sünnette olmayan birşey açıklanamaz. Böyle birşey bizi kaç asır geri götürür değil mi? Ben sadece pozitif bilimlerle olaya bakıyorum.

    Şayet ben yoldan çıktığım zamanlar ise hep pozitif bilimi öğrendikçe daha dindarlaştım yani dinimi daha çok sevdim.

    -------------------

    Doğru bilgiye nasıl ulaşacam ki Sadece bilmek, anlamak ve açıklamak istiyorum Elimden gelenin en iyisini yapmak istiyo


  3. 10.Ağustos.2012, 04:00
    14
    ebediyyetyolcusu
    Emekli

    Üyelik Tarihi: 27.Mayıs.2012
    Üye No: 96330
    Mesaj Sayısı: 661
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0
    Yaş: 41
    Bulunduğu yer: imtihan dünyası

    Cevap: Evrim ve Din

    reklam


    Doğru bilgi Allah'ın kelamıdır yegâne yol gösterici odur. Baksana 1400 yıl önce hatta daha fazla oldu günümüze kadar geldi. Fen, Kimya, Astroloji, Bioloji hepsi onda var ancak akıl sahipleri düşünüp anlar.

    Kuranın meali ile hazırlanan belgeseller var izle de bak !

    Evrim bir safsata ve Kuran evrimi yalanlıyor. Bir kere evrimciler bir yaratıcının varlığına inanmazlar maddenin kendiliğinden var olduğunu iddia ederler. Herşeyi yoktan var eden Allah'ı inkar ederler.

    Bir de önceki nesillerin kıssalarını oku onlar inkarın dolayı dünyada iken helak edilidiler halen Arkeologlar onların izlerini keşfetmekte kalıntılarını bulmaktalar. Allahu teala o helak olan inkarcılar hakkında şöyle buyurur.

    Onlar, yeryüzünde gezip dolaşmıyorlar mı ki, kendilerinden öncekilerin nasıl bir sona uğradıklarını görsünler. Allah, onları yerle bir etti. O kafirler için de bunun bir benzeri vardır. (Muhammed Suresi, 10)

    Sana da "Allahullezine amenu" ayete zuhur etseydi ondan başka bir bilgi aramazdın.


  4. 10.Ağustos.2012, 04:00
    14
    reklam


    Doğru bilgi Allah'ın kelamıdır yegâne yol gösterici odur. Baksana 1400 yıl önce hatta daha fazla oldu günümüze kadar geldi. Fen, Kimya, Astroloji, Bioloji hepsi onda var ancak akıl sahipleri düşünüp anlar.

    Kuranın meali ile hazırlanan belgeseller var izle de bak !

    Evrim bir safsata ve Kuran evrimi yalanlıyor. Bir kere evrimciler bir yaratıcının varlığına inanmazlar maddenin kendiliğinden var olduğunu iddia ederler. Herşeyi yoktan var eden Allah'ı inkar ederler.

    Bir de önceki nesillerin kıssalarını oku onlar inkarın dolayı dünyada iken helak edilidiler halen Arkeologlar onların izlerini keşfetmekte kalıntılarını bulmaktalar. Allahu teala o helak olan inkarcılar hakkında şöyle buyurur.

    Onlar, yeryüzünde gezip dolaşmıyorlar mı ki, kendilerinden öncekilerin nasıl bir sona uğradıklarını görsünler. Allah, onları yerle bir etti. O kafirler için de bunun bir benzeri vardır. (Muhammed Suresi, 10)

    Sana da "Allahullezine amenu" ayete zuhur etseydi ondan başka bir bilgi aramazdın.


  5. 10.Ağustos.2012, 04:11
    15
    kompleks
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 07.Ağustos.2012
    Üye No: 97317
    Mesaj Sayısı: 184
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: Evrim ve Din

    @edebiyyetyolcusu

    Evrimi materyalizm ile karıştırıyorsun. Konu farklı noktalarda çekiliyor. En iyi konu burada kapansın.


  6. 10.Ağustos.2012, 04:11
    15
    kompleks - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    @edebiyyetyolcusu

    Evrimi materyalizm ile karıştırıyorsun. Konu farklı noktalarda çekiliyor. En iyi konu burada kapansın.


  7. 10.Ağustos.2012, 04:12
    16
    kompleks
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 07.Ağustos.2012
    Üye No: 97317
    Mesaj Sayısı: 184
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: Evrim ve Din

    benim basur ile ilgili sorum var, ona bakarsan sevinirim.


  8. 10.Ağustos.2012, 04:12
    16
    kompleks - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    benim basur ile ilgili sorum var, ona bakarsan sevinirim.


  9. 10.Ağustos.2012, 04:40
    17
    ebediyyetyolcusu
    Emekli

    Üyelik Tarihi: 27.Mayıs.2012
    Üye No: 96330
    Mesaj Sayısı: 661
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0
    Yaş: 41
    Bulunduğu yer: imtihan dünyası

    Cevap: Evrim ve Din

    Kompleks Kardeş,

    Materyalizim yunan felsefesidir onlar maddenin kendiliğinden var olduğunu ve ebedi olduğuna inanırlar yani dünyanın Kainatın ebediyyete gideceğini iddia ederler.

    Evrim teorisini ortaya atan Charles Darwindir. Teori yaratıcının varlığını reddeder maddenin aşama ile türediğini iddia eder örneğin insanın maymundan türemesi gibi saçmalıklar ortaya atılmıştır.
    Senin anlayacağın Şeytan durmuyor o birine vesveseyi verdi mi kafir Darwin gibiler asırlardan beri insanları kendi ahmak düşüncelerinle büyülüyorlar.


  10. 10.Ağustos.2012, 04:40
    17
    Kompleks Kardeş,

    Materyalizim yunan felsefesidir onlar maddenin kendiliğinden var olduğunu ve ebedi olduğuna inanırlar yani dünyanın Kainatın ebediyyete gideceğini iddia ederler.

    Evrim teorisini ortaya atan Charles Darwindir. Teori yaratıcının varlığını reddeder maddenin aşama ile türediğini iddia eder örneğin insanın maymundan türemesi gibi saçmalıklar ortaya atılmıştır.
    Senin anlayacağın Şeytan durmuyor o birine vesveseyi verdi mi kafir Darwin gibiler asırlardan beri insanları kendi ahmak düşüncelerinle büyülüyorlar.


  11. 10.Ağustos.2012, 04:43
    18
    ebediyyetyolcusu
    Emekli

    Üyelik Tarihi: 27.Mayıs.2012
    Üye No: 96330
    Mesaj Sayısı: 661
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0
    Yaş: 41
    Bulunduğu yer: imtihan dünyası

    Cevap: Evrim ve Din

    basur mu ? hastamısın


  12. 10.Ağustos.2012, 04:43
    18
    basur mu ? hastamısın


  13. 10.Ağustos.2012, 05:53
    19
    Cedd
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 10.Kasım.2011
    Üye No: 91509
    Mesaj Sayısı: 180
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2

    Cevap: Evrim ve Din

    @kompleks

    Konuyu paylaşan arkadaş yanlışsa uyarın demiş; ama uyarılara da ısrarla karşı çıkıp benim düşüncem bu diye de diretmiş. Olaylara sadece pozitif bilimlerle bakmayacaksın kardeşim. Kur'an ile pozitif bilimlere bakacaksın. Yanlışlık biraz burada. Herkes eğer benim düşüncem bu diye teorilerini sunsaydı bir düşün ne olurdu. Bu işler ne senin ne de benim düşüncelerimle bitirilecek şeyler değildir. Sormuşsun, ben de yanıt vereyim Allah'ın izniyle; adı üstünde fikirlerin olduğu için İslam'a aykırılık var fikirlerinde. Bu konuda çokca ilime ihtiyacın var.


    Alıntı
    Sonra tek bir hücre oluştu ve Allah'ın yardımıyla yeni canlılar meydana geldi. Sıra insana geldiği zaman Allah müdahale etti,
    Canlıların kısmen Allah'ın yardımına ihtiyacı olduğunu, tamamen ona muhtaç olmadıklarını ortaya atmış oluyorsun ki bu şirktir. Yani Allah'tan bağımsız da bir şeylerin olabildiğini; ama sonradan Allah'ın yardımı ve müdahalesiyle de bir şeylerin tamamlandığını söyler gibisin, hatta söylüyorsun kardeşim. @amir kardeşin dediği gibi bunun sapık fırkaların getirdiklerinden hiçbir farkı yoktur.


    Alıntı
    Müslümanlar savaşıyor, Allah istese savaşırlar mı? Allah insanların kendine kulluk etmisini ister peki Allah istese herkes kulluk eder miydi? Evet, ederdi. Allah müminleri cehenneme atmak ister mi? Peki, istemezse müminin günah işlemesini isterse engellemez mi, engeller. Ee o zaman?

    Allah senin ne yapacağını biliyor. Allah kendini bize de bildiriyor. Bu dünyaya bizleri getirmeden de cehennem ve cennete dağıtırdı kullarını; ama sana hesap günü neler yaptığını göstermek için, niçin cennete veya cehenneme gireceğini görebilmen için bu sınavı, bu dünyayı, bu kainatı yaratıyor. Nedensiz ve sonuçsuz hiçbir şey yok zaten. Bunu sadece Fen'e dahil ederek söylemeye bile ihtiyaç duymayız.

    Bu bahsin oldukça geniş ve hassas bir konu. Güzelce bu konular üzerine yoğunlaşmalı, Kur'an'dan, sünnetten ve alimlerin eserlerinden faydalanmalısın. İslam Fen'in içinde değildir Fen, İslamın içindedir unutma!

    Ve şu videolardaki bazı kısımlar da eğer izleyemediysen senin için;

    http://www.youtube.com/watch?v=xjLbx...eature=related

    http://www.youtube.com/watch?v=qQLwm...feature=relmfu

    Hiçbir şeyin Allah'ın izni olmadan olamayacağı düşüncesine az biraz uzak bir fikir bile çok tehlikelidir.
    Allah (cc) razı olsun inşallah.


  14. 10.Ağustos.2012, 05:53
    19
    Cedd - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Devamlı Üye
    @kompleks

    Konuyu paylaşan arkadaş yanlışsa uyarın demiş; ama uyarılara da ısrarla karşı çıkıp benim düşüncem bu diye de diretmiş. Olaylara sadece pozitif bilimlerle bakmayacaksın kardeşim. Kur'an ile pozitif bilimlere bakacaksın. Yanlışlık biraz burada. Herkes eğer benim düşüncem bu diye teorilerini sunsaydı bir düşün ne olurdu. Bu işler ne senin ne de benim düşüncelerimle bitirilecek şeyler değildir. Sormuşsun, ben de yanıt vereyim Allah'ın izniyle; adı üstünde fikirlerin olduğu için İslam'a aykırılık var fikirlerinde. Bu konuda çokca ilime ihtiyacın var.


    Alıntı
    Sonra tek bir hücre oluştu ve Allah'ın yardımıyla yeni canlılar meydana geldi. Sıra insana geldiği zaman Allah müdahale etti,
    Canlıların kısmen Allah'ın yardımına ihtiyacı olduğunu, tamamen ona muhtaç olmadıklarını ortaya atmış oluyorsun ki bu şirktir. Yani Allah'tan bağımsız da bir şeylerin olabildiğini; ama sonradan Allah'ın yardımı ve müdahalesiyle de bir şeylerin tamamlandığını söyler gibisin, hatta söylüyorsun kardeşim. @amir kardeşin dediği gibi bunun sapık fırkaların getirdiklerinden hiçbir farkı yoktur.


    Alıntı
    Müslümanlar savaşıyor, Allah istese savaşırlar mı? Allah insanların kendine kulluk etmisini ister peki Allah istese herkes kulluk eder miydi? Evet, ederdi. Allah müminleri cehenneme atmak ister mi? Peki, istemezse müminin günah işlemesini isterse engellemez mi, engeller. Ee o zaman?

    Allah senin ne yapacağını biliyor. Allah kendini bize de bildiriyor. Bu dünyaya bizleri getirmeden de cehennem ve cennete dağıtırdı kullarını; ama sana hesap günü neler yaptığını göstermek için, niçin cennete veya cehenneme gireceğini görebilmen için bu sınavı, bu dünyayı, bu kainatı yaratıyor. Nedensiz ve sonuçsuz hiçbir şey yok zaten. Bunu sadece Fen'e dahil ederek söylemeye bile ihtiyaç duymayız.

    Bu bahsin oldukça geniş ve hassas bir konu. Güzelce bu konular üzerine yoğunlaşmalı, Kur'an'dan, sünnetten ve alimlerin eserlerinden faydalanmalısın. İslam Fen'in içinde değildir Fen, İslamın içindedir unutma!

    Ve şu videolardaki bazı kısımlar da eğer izleyemediysen senin için;

    http://www.youtube.com/watch?v=xjLbx...eature=related

    http://www.youtube.com/watch?v=qQLwm...feature=relmfu

    Hiçbir şeyin Allah'ın izni olmadan olamayacağı düşüncesine az biraz uzak bir fikir bile çok tehlikelidir.
    Allah (cc) razı olsun inşallah.


  15. 10.Ağustos.2012, 05:58
    20
    Cedd
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 10.Kasım.2011
    Üye No: 91509
    Mesaj Sayısı: 180
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2

    Cevap: Evrim ve Din

    Bildiklerimde bir yanlışlık varsa eğer daha iyi bilen kardeşlerim de düzeltsin lütfen. Yanlış bilginin vebalini almak istemeyiz.


  16. 10.Ağustos.2012, 05:58
    20
    Cedd - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Devamlı Üye
    Bildiklerimde bir yanlışlık varsa eğer daha iyi bilen kardeşlerim de düzeltsin lütfen. Yanlış bilginin vebalini almak istemeyiz.


  17. 10.Ağustos.2012, 06:27
    21
    mümini78
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 05.Ağustos.2012
    Üye No: 97289
    Mesaj Sayısı: 210
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 3

    Cevap: Evrim ve Din

    Bir karınca düşün kapının önünde sence önün ilmi ne kadardır? Gezip dolaşabildiği yer kadardır değil mi? Karınca deseki: "bütün herşey bu benim gördüklerimdir bundan başka bir şey yoktur " nE Kadar çok yanılmış olur değil mi? o karınca koskoca bir ülkenin bir bir ilinin büyük bir mahallesinin kendince büyük bir kısmındadır. Ancak o sadece dolaştığı yeri bilmektedir. İşte insan da koskoca kainatın içinde küçücük bir elma gibi kalan dünyanın bir yerindedir.

    Bu sebeple insan ilmi sadece görebildiği yer kadardır.
    insan bilmediği bir şeyi her zaman inkar etmek ister.
    insan var olan her şey için delil arar.

    örnek: Bir evde kalem yoktur diyen zat o evi alt üst edip her yerini arayıp yokluğu ispat etmek zorundadır. Ki bu var demesinden çok çok zordur. Bu sebeple Alllah yok diyen biri kainatı dikik dikik edip yokluğunu ispat etmek zorundadır bu ise mümkün değildir.

    örnek: 100 sene önce biri size deseydiki. Bana bir kitap yaz ve içinde bu ülkededi tüm kitaplara ait bilgi olsun. Ve bu bilgiler birbirine hiç karışmasın yazısı güzel okunaklı olsun. Ve ben bu kitabı elimde taşıyabileyim. Her halde bu zata siz deli derdiniz değil mi? Böyle kitap mı olur? Çünkü insan bilmediğini inkar etme durumdadır. Halbuki bu gün hdd ve flash disklerle bu mümkün.

    örnek: 100 sene önce biri size deseki. Ben ankaradaki adamı görüyor istanbuldaki adamla konuşuyor aynı zamanda adana da dolaşıyorum. Böyle adam içi herhalde deli derdik değil mi? Çünkü bu mümkün değil ve buna inanamazdık çünkü bunun ilmi bizde yoktu. Halbuki şimdi bu mümkün.

    Demekki kişi ilmini aşan kısmı yok saymakta ve inkara gitmekte


    Örnek: Bir odanın önünde dursanız ama o odaya girmeseniz. O odadan insan sesleri gelse. Bunun için o odada insan olması şart değil mi? 100 sene önce bu soruya şart diyecektiniz. Ancak bu gün şart değil? O odadaki ses Tv den gelen İnsan sesi de olabilirdi.

    Örnek: Hani bazı soruşturma yerlerinde odada cam vardır. Dışardaki sizi görür ama içerdeki sizi göremez ve ayrıca dışardaki sizin ne konuştuğunuzu duyar ama içerdeki sizi duyamaz.Şimdi o içerdeki adama yanındaki adam deseki. Bizi dışarda biri gözetliyor ne konuştuğumuzu duyuyor. Herhalde diğer adam o zata sen delisin kimse yokki dışarda diyecek değil mi?

    Demek ki kişi somut olarak ispat edemediğini yok saymakta.

    Sonuç: Müslümanlık ya da iman bazı şeyleri yüzdeyüz gördüğümüz için değil . Benim elimde 2+2=4 şeklinde Allahın varlığını ispat eden deliller yok ancak nasıl ki elektiriği yaptığı işten var olduğunu anlıyorum yani elektiriği göremiyorum ama tv fişini pirize sokup tv çalıştırdığımda ha elektirik var diyorum işte bunun gibi kainata baktığımızda Allaha ait bir çok delil var.O nun varlığını ve birliğini ispat eden bir çok olay var.

    Hem müslüman Allahı gördüğü için ona iman eden değil, Görmediği halde ona inanan ve ona teslim olandır. Yoksa ne imtihanın sırrı kalır dı ne de imanın.


  18. 10.Ağustos.2012, 06:27
    21
    mümini78 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Devamlı Üye
    Bir karınca düşün kapının önünde sence önün ilmi ne kadardır? Gezip dolaşabildiği yer kadardır değil mi? Karınca deseki: "bütün herşey bu benim gördüklerimdir bundan başka bir şey yoktur " nE Kadar çok yanılmış olur değil mi? o karınca koskoca bir ülkenin bir bir ilinin büyük bir mahallesinin kendince büyük bir kısmındadır. Ancak o sadece dolaştığı yeri bilmektedir. İşte insan da koskoca kainatın içinde küçücük bir elma gibi kalan dünyanın bir yerindedir.

    Bu sebeple insan ilmi sadece görebildiği yer kadardır.
    insan bilmediği bir şeyi her zaman inkar etmek ister.
    insan var olan her şey için delil arar.

    örnek: Bir evde kalem yoktur diyen zat o evi alt üst edip her yerini arayıp yokluğu ispat etmek zorundadır. Ki bu var demesinden çok çok zordur. Bu sebeple Alllah yok diyen biri kainatı dikik dikik edip yokluğunu ispat etmek zorundadır bu ise mümkün değildir.

    örnek: 100 sene önce biri size deseydiki. Bana bir kitap yaz ve içinde bu ülkededi tüm kitaplara ait bilgi olsun. Ve bu bilgiler birbirine hiç karışmasın yazısı güzel okunaklı olsun. Ve ben bu kitabı elimde taşıyabileyim. Her halde bu zata siz deli derdiniz değil mi? Böyle kitap mı olur? Çünkü insan bilmediğini inkar etme durumdadır. Halbuki bu gün hdd ve flash disklerle bu mümkün.

    örnek: 100 sene önce biri size deseki. Ben ankaradaki adamı görüyor istanbuldaki adamla konuşuyor aynı zamanda adana da dolaşıyorum. Böyle adam içi herhalde deli derdik değil mi? Çünkü bu mümkün değil ve buna inanamazdık çünkü bunun ilmi bizde yoktu. Halbuki şimdi bu mümkün.

    Demekki kişi ilmini aşan kısmı yok saymakta ve inkara gitmekte


    Örnek: Bir odanın önünde dursanız ama o odaya girmeseniz. O odadan insan sesleri gelse. Bunun için o odada insan olması şart değil mi? 100 sene önce bu soruya şart diyecektiniz. Ancak bu gün şart değil? O odadaki ses Tv den gelen İnsan sesi de olabilirdi.

    Örnek: Hani bazı soruşturma yerlerinde odada cam vardır. Dışardaki sizi görür ama içerdeki sizi göremez ve ayrıca dışardaki sizin ne konuştuğunuzu duyar ama içerdeki sizi duyamaz.Şimdi o içerdeki adama yanındaki adam deseki. Bizi dışarda biri gözetliyor ne konuştuğumuzu duyuyor. Herhalde diğer adam o zata sen delisin kimse yokki dışarda diyecek değil mi?

    Demek ki kişi somut olarak ispat edemediğini yok saymakta.

    Sonuç: Müslümanlık ya da iman bazı şeyleri yüzdeyüz gördüğümüz için değil . Benim elimde 2+2=4 şeklinde Allahın varlığını ispat eden deliller yok ancak nasıl ki elektiriği yaptığı işten var olduğunu anlıyorum yani elektiriği göremiyorum ama tv fişini pirize sokup tv çalıştırdığımda ha elektirik var diyorum işte bunun gibi kainata baktığımızda Allaha ait bir çok delil var.O nun varlığını ve birliğini ispat eden bir çok olay var.

    Hem müslüman Allahı gördüğü için ona iman eden değil, Görmediği halde ona inanan ve ona teslim olandır. Yoksa ne imtihanın sırrı kalır dı ne de imanın.


  19. 10.Ağustos.2012, 06:37
    22
    kompleks
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 07.Ağustos.2012
    Üye No: 97317
    Mesaj Sayısı: 184
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: Evrim ve Din

    @edebiyyetyolcusu; bu iki yorum varda kardeş biliyorsan yardım et.

    http://www.mumsema.com/sizden-gelen-...or-oluyor.html

    @cedd

    Herşey Allah'u muhtaçtır. Ben bunu özellikle yazdım ki, şirk yapmadığım görünsün. Verdiğin videoların Allah var mıdır sorusuna cevap, benim çok şükür böyle bir ihtiyacım yok. En doğrusu Allah bilir diyerek şunların doğruluğu ve ya hatası hakkında bilgi almak istiyorum.

    Gaz bulutu vardı büyük patlamadan önce. O gazlar sıkıştı ve büyük patlama oldu ve gezegenler, yıldızlar vs.. oluştu. Öyle bir patlamaydı ki bir düzen oluştu. Dünyada ki reaksiyonlar sonucu ilk hücre vs... oluştu. Sonrası hakkında tam bir görüşüm yok ama. İlk hücre bitkide olabilir.

    İslamla çelişen neler var burada? Lütfen hatalar varsa yazın yazdıklarını okuyup, araştırıyorum.

    Bunlar hakkındada tam emin değilim, en doğrusunu Allah bilir.


    Selam ve dua ile.



  20. 10.Ağustos.2012, 06:37
    22
    kompleks - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    @edebiyyetyolcusu; bu iki yorum varda kardeş biliyorsan yardım et.

    http://www.mumsema.com/sizden-gelen-...or-oluyor.html

    @cedd

    Herşey Allah'u muhtaçtır. Ben bunu özellikle yazdım ki, şirk yapmadığım görünsün. Verdiğin videoların Allah var mıdır sorusuna cevap, benim çok şükür böyle bir ihtiyacım yok. En doğrusu Allah bilir diyerek şunların doğruluğu ve ya hatası hakkında bilgi almak istiyorum.

    Gaz bulutu vardı büyük patlamadan önce. O gazlar sıkıştı ve büyük patlama oldu ve gezegenler, yıldızlar vs.. oluştu. Öyle bir patlamaydı ki bir düzen oluştu. Dünyada ki reaksiyonlar sonucu ilk hücre vs... oluştu. Sonrası hakkında tam bir görüşüm yok ama. İlk hücre bitkide olabilir.

    İslamla çelişen neler var burada? Lütfen hatalar varsa yazın yazdıklarını okuyup, araştırıyorum.

    Bunlar hakkındada tam emin değilim, en doğrusunu Allah bilir.


    Selam ve dua ile.



  21. 10.Ağustos.2012, 06:38
    23
    kompleks
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 07.Ağustos.2012
    Üye No: 97317
    Mesaj Sayısı: 184
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: Evrim ve Din

    Dediğin gibi artık kafamı yormayacam.


  22. 10.Ağustos.2012, 06:38
    23
    kompleks - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    Dediğin gibi artık kafamı yormayacam.


  23. 10.Ağustos.2012, 06:56
    24
    kompleks
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 07.Ağustos.2012
    Üye No: 97317
    Mesaj Sayısı: 184
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: Evrim ve Din

    @mümini78 Allah'a inanıyorum tabi ki. Evrim diyince herkes materyalizm, ateizm içeren şey akıllarına geliyor. Böyle şeyler buldum internetten.

    İbnü Türkete’l-îsfahânî (Füsûs Şerhi)

    “Yeryüzünde ilk; madenler, sonra bitkiler, sonra hayvanlar meydana gelmiştir. Ve Allah Teâlâ
    mevcut şeylerin cinslerinden her sınıfının sonunu, takip edenin başlangıcı kıldı da madenlerin sonunu ve bitkilerin evvelini mantar, bitkilerin sonunu ve hayvanların evvelini hurma, hayvanların sonunu ve insanın evvelini maymun kıldı ki, birbirine ulanma birliği bozulmadan, değişmeden, aralanmadan, kesilmeden korunsun ve birbirine bağlansın.”

    Elmalılı Hamdi Yazır (Hak dini Kur‘an dili, Eser Kitabevi,Cilt 5, s.3434)

    „Ve Hak teala bu mevalid ecnasından her sınıfının ahirini onu velyedenin evveli kıldı da meadinin ahiri ve nebatın evvelini mantar, nebatın ahiri ve hayvanın evvelini hurma, hayvanın ahiri ve insanın evvelini maymun kıldı ki, vahdeti ittisaliyye halel ve inhiraftan fasıla ve inkıta’dan mahfuz ve mazbut olsun için.”

    Erzurumlu İbrahim Hakki Hazretleri (Marifetname, Hicri 1330 yılı, İstanbul- Ahmet Kamil matbaası, 29. Sayfa)



    “Önce madenler var olmuş ki, onların başlangıcı yapışkan çamurdur. Sonra taşa terakki etmiş, ondan; cevher, demir, bakır,gümüş, altın gibi madenler; la’l, yakut, zümrüt gibi cevherlerin mertebesine yükselmeler olmuş.Ta mercana varup andan bitkisel filizlenmeler başlamış. Sonra tohumsuz biten bitkiler, sonra tohumlu bitkiler, sonra ağaçlar, sonra hayvanlar oluşmuş. Bunların bir mertebeden diğerine geçmeleri nice yıllar sürmüş. Taki hayvanlarda da tekamül olmuş ve insana benzeyen nesnas ve maymun mertebesine ulaşmış hayvan. O mertebeden de yükselinip suret’i İnsan’a gelinmiştir. O insan ki, kemal mertebelerinin suret ve siretinde terakki edip, kamil insan mertebesine ulaşmış ve ilahi ahlakla dolmuş.”

    Ömer Nasuhi Bilmen ( Muvazzah Ilm-i Kelam, Engin Kitabevi yayınları, no : 1. Yeni Matbaa, İstanbul 1959, 3. Baskı, s. 145-146)

    “Nebatat ve hayvanatın ve hatta insanların, tekamül tarikiyle vücuda gelmiş olmaları, aklen caizdir. Fahr-i Alem Hazretleri dilediği mahlukunu bir nevi müstakil olarak yaratabileceği gibi, bitariki tedric de vücuda getirebilir; bunda istib’ad olunacak bir cihet yoktur.”

    El Biruni (Tahdidu nihayatil’l-amakin li tashihi mesafati’l-mesakin, nesr. P. Boljakoff, Kahire 1962, s. 21)

    “Allah Teala, insan türünü yaratmak isteyince, O, önce uygun biçimde yerin yaratılmasını belirledi ve ona doğal şeklini oluşturacak, tekamülü temin edecek gücü verdi; doğal şekilden kastım, yeryüzünün yuvarlaklığıdır.”

    Mevlana (Nicholson, Persian Lyrics, London 1931, s. 36)

    ‘İlk olarak o (ilk akıl) cansız dünyasında göründü,

    Oradan bitkiler dünyasına geçti,

    Ve birçok sene bitki hayatı yaşadı,

    Sonra hayvani varlık için yol aldı

    Ve aynı şekilde güzel çiçekler mevsiminde,

    Bebeklerin nefes isteyip, niçin istediklerini bilemedikleri gibi,

    Kendisinin, O‘na yönelme arzusunu hissedince, kurtuldu.

    Tekrar, hikmet sahibi yaratıcı, ki sen O’nu bilirsin,

    Onu hayvanlıktan insan mertebesine yükseltti,

    Ve böylece varlıktan varlığa geçerek o akıllı oldu

    …’

    İbn Haldun (Mukaddime, çev. Zakir Kadiri Ugan, İstanbul 1968 (2.baskı), I. 241.245)

    ‘Örneğin hurma ve üzüm, hayvanlardan inci sedefi ile kabuklu sümüklü böceğe yakındır, bu iki hayvanda yalnızca dokunma ile yoklama (lems) duygusu mevcut olup, diğer his kuvvetleri yoktur. Bitkiler, bu hayvanın şekil kalıbına girmeye müsaittir. Bu hayvanlar arasında ittisal (bitişik), bunlardan her birinin en yüksek türünün kendisinden yüksek olan tabakadakinin en aşağı türüne, şekil ve kalıbına girmek istidadını haiz olmasından ibarettir. Bu tedrici bir surette fikir ve düşünce sahibi olan insanın teşekkülüne kadar yükselmiştir (maymun ve şebek gibi).’

    Bütün bunların yanı sıra; İhvanu’s-Safa, İbn Miskeveyn, Cahız, Nazzam, İbn Heysem gibi müslüman evrimcilerin beyanlarına yer veremiyorum ama yukarıdaki örnekler dahi İslam geleneğinde, ideolojik mahiyetten uzak, saf bir ‘tekamül’ düşüncesinin nasıl kabul gördüğünü göstermek bakımından kafi miktarda delil ihtiva etmektedir.

    Ne Kur-an’da evrim karşıtı sayılabilecek bir ayet mevcuttur ne de İslam geleneğinde XI. asrın ortalarına kadar böyle bir muhalif zihni yapılanma söz konusudur. Bu tarihten sonra; Botanik ve Biyoloji gibi bilim dallarında yaşanan duraksama, Biruni’den sonra gelen bilim adamlarının ansiklopedi ve fihrist araştırmacılığından öteye gidememeleri, müslümanların topyekun gerilemelerine yol açmıştır. Bilimde yaşanan atalet toplumun her sayfasına, hatta her satırına sirayet etmiştir.

    Din dünyasında da nükseden çürüme, İsrailiyatın İslam’a sızdırılmasıyla başlamıştır. Evrim, yani tekamül İslam’da vardır ancak musevilikte ve hristiyanlıkta yoktur çünkü bu dinlerde ‘yaratılış’ kainatta başlar, Gihon ve Pishon (Dicle ve Fırat) nehirleri arasında gerçekleşir. Oysa İslam’da yaratılış Cennette vuku bulur önce.. Cennet yani oradan ‘birbirimize düşman olarak indirildiğimiz’(Bakara, 36), uzaklaştırıldığımız metafizik bir alemdir.

    Musevi ve isevi inanışa göre imkansız olan bir bilimsel teoriye İslam’da da yer olmaması gerektiğine inanan israiliyatçı din cahillerinin, misyonerlerin tuzağına düşmeleri çok kolay olmuştur. Dünya çapında kabul gören ve her geçen gün güç kazanan bir bilimsel teorinin üç büyük din arasında sadece İslam’la çelişmemesi misyonerleri dehşete düşürür ve 1970’li yıllarda Türkiye merkezli propagandalarla İslami Kreationismus’u İslam dünyasında yaymaya başlarlar.

    ‘Sansürsüz’ adlı televizyon programında, Atatürk’ün emriyle basıldığını söylediği ve alıntılar naklettiği ‘Elmalılı Tefsiri’ni (yukarıda bu tefsirden evrimle ilgili bir pasaj verdim) dahi okumamış bir şahsın önderliğinde kurulan cemaate aktarılan paralar Almanya’yı da hayrete sevketmiş ve Stern, Süd Deutsche Zeitung gibi yayınlarda, tanesi 100 dolara mal olan bu kitapların nasıl bedavaya dağıtılabildiği sorgulanmıştır.

    Aslında cevap açıktır…

    Mezkur programda da belirtildiği gibi, istedikleri kadar paraya sahip olabiliyorlar…

    Olabiliyorlar çünkü kendileri, Amerika’da bulunan Yaratılış Araştırmaları Enstitüsü (ICR-Institute of Creation Research) gibi güçlü bir misyoner teşkilatın Türkiye’deki ayağını oluşturuyorlar. Nitekim, bu teşkilatın yakın tarihte İzmir’de kurduğu merkezin internet sitesine bakarak (http://icr-izmir.org/index.html) yıllardır Türkiye’de evrim karşıtlığını İslam diniyle harmanlayarak sunan zihniyetin hangi kaynaklardan beslendiğini anlamanız hiç zor olmayacaktır. Bugün Türkiye’de birçok evde Kur-an bulamayabilirsiniz ancak bu zevatın, adı geçen misyoner teşkilatın kitaplarından yaptıkları derlemelerle oluşturdukları renkli resimli atlaslara, mecmualara, kitaplara hemen her evde tesadüf edebilirsiniz.

    Bu nasıl bir İslami gayrettir ki, yurdumuzdaki her haneye bir adet Kur-an’ı Kerim hediye etmek yerine o kadar parayı sadece ‘İslam’ı bilimsel bir teoriyle karşı karşıya getirmek’ için harcar; ‘İsa birgün yeryüzüne inecek, Mehdi tüm dünyayı sulha ve sükunete kavuşturacak’ gibi Kur-an’da tek bir yerde ima edilmeyen, İncil ve Tevrat kaynaklı hurafeleri yaymak için saçıp savurur? İsa’nın yerküremizde yeniden zuhur edeceğine dair bir inanç en çok kimlerin işine yarar? Peki ya, müphem bir Mehdi inancından en çok kim palazlanır?

    alıntıdır eminearslaner.com 'dan.


    Allah herkesten razı olsun.


  24. 10.Ağustos.2012, 06:56
    24
    kompleks - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    @mümini78 Allah'a inanıyorum tabi ki. Evrim diyince herkes materyalizm, ateizm içeren şey akıllarına geliyor. Böyle şeyler buldum internetten.

    İbnü Türkete’l-îsfahânî (Füsûs Şerhi)

    “Yeryüzünde ilk; madenler, sonra bitkiler, sonra hayvanlar meydana gelmiştir. Ve Allah Teâlâ
    mevcut şeylerin cinslerinden her sınıfının sonunu, takip edenin başlangıcı kıldı da madenlerin sonunu ve bitkilerin evvelini mantar, bitkilerin sonunu ve hayvanların evvelini hurma, hayvanların sonunu ve insanın evvelini maymun kıldı ki, birbirine ulanma birliği bozulmadan, değişmeden, aralanmadan, kesilmeden korunsun ve birbirine bağlansın.”

    Elmalılı Hamdi Yazır (Hak dini Kur‘an dili, Eser Kitabevi,Cilt 5, s.3434)

    „Ve Hak teala bu mevalid ecnasından her sınıfının ahirini onu velyedenin evveli kıldı da meadinin ahiri ve nebatın evvelini mantar, nebatın ahiri ve hayvanın evvelini hurma, hayvanın ahiri ve insanın evvelini maymun kıldı ki, vahdeti ittisaliyye halel ve inhiraftan fasıla ve inkıta’dan mahfuz ve mazbut olsun için.”

    Erzurumlu İbrahim Hakki Hazretleri (Marifetname, Hicri 1330 yılı, İstanbul- Ahmet Kamil matbaası, 29. Sayfa)



    “Önce madenler var olmuş ki, onların başlangıcı yapışkan çamurdur. Sonra taşa terakki etmiş, ondan; cevher, demir, bakır,gümüş, altın gibi madenler; la’l, yakut, zümrüt gibi cevherlerin mertebesine yükselmeler olmuş.Ta mercana varup andan bitkisel filizlenmeler başlamış. Sonra tohumsuz biten bitkiler, sonra tohumlu bitkiler, sonra ağaçlar, sonra hayvanlar oluşmuş. Bunların bir mertebeden diğerine geçmeleri nice yıllar sürmüş. Taki hayvanlarda da tekamül olmuş ve insana benzeyen nesnas ve maymun mertebesine ulaşmış hayvan. O mertebeden de yükselinip suret’i İnsan’a gelinmiştir. O insan ki, kemal mertebelerinin suret ve siretinde terakki edip, kamil insan mertebesine ulaşmış ve ilahi ahlakla dolmuş.”

    Ömer Nasuhi Bilmen ( Muvazzah Ilm-i Kelam, Engin Kitabevi yayınları, no : 1. Yeni Matbaa, İstanbul 1959, 3. Baskı, s. 145-146)

    “Nebatat ve hayvanatın ve hatta insanların, tekamül tarikiyle vücuda gelmiş olmaları, aklen caizdir. Fahr-i Alem Hazretleri dilediği mahlukunu bir nevi müstakil olarak yaratabileceği gibi, bitariki tedric de vücuda getirebilir; bunda istib’ad olunacak bir cihet yoktur.”

    El Biruni (Tahdidu nihayatil’l-amakin li tashihi mesafati’l-mesakin, nesr. P. Boljakoff, Kahire 1962, s. 21)

    “Allah Teala, insan türünü yaratmak isteyince, O, önce uygun biçimde yerin yaratılmasını belirledi ve ona doğal şeklini oluşturacak, tekamülü temin edecek gücü verdi; doğal şekilden kastım, yeryüzünün yuvarlaklığıdır.”

    Mevlana (Nicholson, Persian Lyrics, London 1931, s. 36)

    ‘İlk olarak o (ilk akıl) cansız dünyasında göründü,

    Oradan bitkiler dünyasına geçti,

    Ve birçok sene bitki hayatı yaşadı,

    Sonra hayvani varlık için yol aldı

    Ve aynı şekilde güzel çiçekler mevsiminde,

    Bebeklerin nefes isteyip, niçin istediklerini bilemedikleri gibi,

    Kendisinin, O‘na yönelme arzusunu hissedince, kurtuldu.

    Tekrar, hikmet sahibi yaratıcı, ki sen O’nu bilirsin,

    Onu hayvanlıktan insan mertebesine yükseltti,

    Ve böylece varlıktan varlığa geçerek o akıllı oldu

    …’

    İbn Haldun (Mukaddime, çev. Zakir Kadiri Ugan, İstanbul 1968 (2.baskı), I. 241.245)

    ‘Örneğin hurma ve üzüm, hayvanlardan inci sedefi ile kabuklu sümüklü böceğe yakındır, bu iki hayvanda yalnızca dokunma ile yoklama (lems) duygusu mevcut olup, diğer his kuvvetleri yoktur. Bitkiler, bu hayvanın şekil kalıbına girmeye müsaittir. Bu hayvanlar arasında ittisal (bitişik), bunlardan her birinin en yüksek türünün kendisinden yüksek olan tabakadakinin en aşağı türüne, şekil ve kalıbına girmek istidadını haiz olmasından ibarettir. Bu tedrici bir surette fikir ve düşünce sahibi olan insanın teşekkülüne kadar yükselmiştir (maymun ve şebek gibi).’

    Bütün bunların yanı sıra; İhvanu’s-Safa, İbn Miskeveyn, Cahız, Nazzam, İbn Heysem gibi müslüman evrimcilerin beyanlarına yer veremiyorum ama yukarıdaki örnekler dahi İslam geleneğinde, ideolojik mahiyetten uzak, saf bir ‘tekamül’ düşüncesinin nasıl kabul gördüğünü göstermek bakımından kafi miktarda delil ihtiva etmektedir.

    Ne Kur-an’da evrim karşıtı sayılabilecek bir ayet mevcuttur ne de İslam geleneğinde XI. asrın ortalarına kadar böyle bir muhalif zihni yapılanma söz konusudur. Bu tarihten sonra; Botanik ve Biyoloji gibi bilim dallarında yaşanan duraksama, Biruni’den sonra gelen bilim adamlarının ansiklopedi ve fihrist araştırmacılığından öteye gidememeleri, müslümanların topyekun gerilemelerine yol açmıştır. Bilimde yaşanan atalet toplumun her sayfasına, hatta her satırına sirayet etmiştir.

    Din dünyasında da nükseden çürüme, İsrailiyatın İslam’a sızdırılmasıyla başlamıştır. Evrim, yani tekamül İslam’da vardır ancak musevilikte ve hristiyanlıkta yoktur çünkü bu dinlerde ‘yaratılış’ kainatta başlar, Gihon ve Pishon (Dicle ve Fırat) nehirleri arasında gerçekleşir. Oysa İslam’da yaratılış Cennette vuku bulur önce.. Cennet yani oradan ‘birbirimize düşman olarak indirildiğimiz’(Bakara, 36), uzaklaştırıldığımız metafizik bir alemdir.

    Musevi ve isevi inanışa göre imkansız olan bir bilimsel teoriye İslam’da da yer olmaması gerektiğine inanan israiliyatçı din cahillerinin, misyonerlerin tuzağına düşmeleri çok kolay olmuştur. Dünya çapında kabul gören ve her geçen gün güç kazanan bir bilimsel teorinin üç büyük din arasında sadece İslam’la çelişmemesi misyonerleri dehşete düşürür ve 1970’li yıllarda Türkiye merkezli propagandalarla İslami Kreationismus’u İslam dünyasında yaymaya başlarlar.

    ‘Sansürsüz’ adlı televizyon programında, Atatürk’ün emriyle basıldığını söylediği ve alıntılar naklettiği ‘Elmalılı Tefsiri’ni (yukarıda bu tefsirden evrimle ilgili bir pasaj verdim) dahi okumamış bir şahsın önderliğinde kurulan cemaate aktarılan paralar Almanya’yı da hayrete sevketmiş ve Stern, Süd Deutsche Zeitung gibi yayınlarda, tanesi 100 dolara mal olan bu kitapların nasıl bedavaya dağıtılabildiği sorgulanmıştır.

    Aslında cevap açıktır…

    Mezkur programda da belirtildiği gibi, istedikleri kadar paraya sahip olabiliyorlar…

    Olabiliyorlar çünkü kendileri, Amerika’da bulunan Yaratılış Araştırmaları Enstitüsü (ICR-Institute of Creation Research) gibi güçlü bir misyoner teşkilatın Türkiye’deki ayağını oluşturuyorlar. Nitekim, bu teşkilatın yakın tarihte İzmir’de kurduğu merkezin internet sitesine bakarak (http://icr-izmir.org/index.html) yıllardır Türkiye’de evrim karşıtlığını İslam diniyle harmanlayarak sunan zihniyetin hangi kaynaklardan beslendiğini anlamanız hiç zor olmayacaktır. Bugün Türkiye’de birçok evde Kur-an bulamayabilirsiniz ancak bu zevatın, adı geçen misyoner teşkilatın kitaplarından yaptıkları derlemelerle oluşturdukları renkli resimli atlaslara, mecmualara, kitaplara hemen her evde tesadüf edebilirsiniz.

    Bu nasıl bir İslami gayrettir ki, yurdumuzdaki her haneye bir adet Kur-an’ı Kerim hediye etmek yerine o kadar parayı sadece ‘İslam’ı bilimsel bir teoriyle karşı karşıya getirmek’ için harcar; ‘İsa birgün yeryüzüne inecek, Mehdi tüm dünyayı sulha ve sükunete kavuşturacak’ gibi Kur-an’da tek bir yerde ima edilmeyen, İncil ve Tevrat kaynaklı hurafeleri yaymak için saçıp savurur? İsa’nın yerküremizde yeniden zuhur edeceğine dair bir inanç en çok kimlerin işine yarar? Peki ya, müphem bir Mehdi inancından en çok kim palazlanır?

    alıntıdır eminearslaner.com 'dan.


    Allah herkesten razı olsun.





+ Yorum Gönder
Git İlk 1235 Son