Konusunu Oylayın.: Mahmud Efendi olarak tanınan kişi Gavs'mıdır?

5 üzerinden 3.67 | Toplam : 3 kişi
Mahmud Efendi olarak tanınan kişi Gavs'mıdır?
  1. 06.Ağustos.2012, 08:52
    1
    parasetemol
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 05.Kasım.2009
    Üye No: 63454
    Mesaj Sayısı: 64
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0
    Yaş: 39

    Mahmud Efendi olarak tanınan kişi Gavs'mıdır?






    Mahmud Efendi olarak tanınan kişi Gavs'mıdır? Mumsema İsmailağa cemaati olarak bilinen cemaatin şu an başındaki kişi olan Mahmud Efendi,Gavs'mıdır,Kutup'mudur?Şayet, bu tarikatin makam olarak nitelendirdiği yerlerden birinde ise Mahmud Efendi,neden 30 yıldır devam eden terör belası için müdahil olmuyorlar.Neden Terörün bitmesi için dua etmiyorlar.
    Etmiyorlar diyorum;çünkü,duyduğuma göre,bu kimse aynı zamanda Tarikat mensuplarının inancına göre ''Naz Makamı'' denilen bir yerdeymiş.Tarikatçiler naz makamı nedir bilirler,o yüzden o konuya girmiyorum.
    Diyeceğim o ki;bu kadar üstün makamlarda olan,ve dualarının Allah tarafından direkt olarak kabul gördüğüne inanılan,ve hatta Cenabı Allah'ın kendisine çok yerde Tecelli ettiğini söyleyen bu kimse neden terörün son bulması için el açıp dua etmiyor.Neden Cenabı Allah'ın kendisine tecelli ettiği zamanlarda(!) bu durumun bir an önce bitmesi için meseleyi görüşmüyor???Cübbelinin kendi ağzından dediğine göre,içerden çıkması konusunda bile Cenabı Allah ile görüşmüş ve Allahü Teala Hazretleri''o konuyla ben hususi olarak ilgileniyorum'' demiş.(inanmayanlar arifan dergisi nisan sayısına bakabilirler,internette arama yaparsanız videosu bile var.)Cübbelinin içerden çıkması konusunu bu kadar dert edinip Rabbiyle görüşen bir naz makamı terör konusunda da görüşebilir pekala.
    Aklı başında gibi görülmeyen, ama içten içe ne demek istediğimi akıl sahiplerinin anladığı bu konu hakkında aklı başında ne kadar cevap gelecek merak ediyorum...!


  2. 06.Ağustos.2012, 08:52
    1
    parasetemol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli



    İsmailağa cemaati olarak bilinen cemaatin şu an başındaki kişi olan Mahmud Efendi,Gavs'mıdır,Kutup'mudur?Şayet, bu tarikatin makam olarak nitelendirdiği yerlerden birinde ise Mahmud Efendi,neden 30 yıldır devam eden terör belası için müdahil olmuyorlar.Neden Terörün bitmesi için dua etmiyorlar.
    Etmiyorlar diyorum;çünkü,duyduğuma göre,bu kimse aynı zamanda Tarikat mensuplarının inancına göre ''Naz Makamı'' denilen bir yerdeymiş.Tarikatçiler naz makamı nedir bilirler,o yüzden o konuya girmiyorum.
    Diyeceğim o ki;bu kadar üstün makamlarda olan,ve dualarının Allah tarafından direkt olarak kabul gördüğüne inanılan,ve hatta Cenabı Allah'ın kendisine çok yerde Tecelli ettiğini söyleyen bu kimse neden terörün son bulması için el açıp dua etmiyor.Neden Cenabı Allah'ın kendisine tecelli ettiği zamanlarda(!) bu durumun bir an önce bitmesi için meseleyi görüşmüyor???Cübbelinin kendi ağzından dediğine göre,içerden çıkması konusunda bile Cenabı Allah ile görüşmüş ve Allahü Teala Hazretleri''o konuyla ben hususi olarak ilgileniyorum'' demiş.(inanmayanlar arifan dergisi nisan sayısına bakabilirler,internette arama yaparsanız videosu bile var.)Cübbelinin içerden çıkması konusunu bu kadar dert edinip Rabbiyle görüşen bir naz makamı terör konusunda da görüşebilir pekala.
    Aklı başında gibi görülmeyen, ama içten içe ne demek istediğimi akıl sahiplerinin anladığı bu konu hakkında aklı başında ne kadar cevap gelecek merak ediyorum...!


    Benzer Konular

    - Mahmud Efendi Hz: Çarşaflı hanım kardeşlere

    - Mahmud efendi hazretlerinden el yazısı bereket duası

    - Mahmud Ustaosmanoğlu efendi hazretlerinden sözler

    - Mahmud Efendi Hazretlerinden inciler...

    - Mahmud Efendi Hazretlerinden En Son Haber

  3. 06.Ağustos.2012, 08:57
    2
    TarikateSon!
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 31.Temmuz.2012
    Üye No: 97209
    Mesaj Sayısı: 218
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 3

    Cevap: Mahmud Efendi olarak tanınan kişi Gavs'mıdır?




    Aaaa,Bakın Kral Çıplak!!!


  4. 06.Ağustos.2012, 08:57
    2



    Aaaa,Bakın Kral Çıplak!!!


  5. 06.Ağustos.2012, 09:16
    3
    mümini78
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 05.Ağustos.2012
    Üye No: 97289
    Mesaj Sayısı: 210
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 3

    Cevap: Mahmud Efendi olarak tanınan kişi Gavs'mıdır?

    Objektif olarak cevap verecek olursam :
    -Kim ulema kim ermiş kim evliya bilemem. Hem bir kişinin evliya ulema ermiş ya da Allah dostu vb olduğu dua etmesi ve duasının kabul olması ile belli olmaz. Duası kabul olmaz ise bu kişi GAVS değildir de denilemez. Bunlar kıyas yada örnekler de tanımlanamaz. Madem o büyük bir zat dua etsin de müsibetler son bulsun denilemez. Kimse böyle test edilmez o zaman Allaha inanmayan biri de çıkıp madem sizin Rabiniz Allah o halde Rabbinize dua edin de şu müsibet bitsin ya da sizi bu derten kurtarsın denilemez. Bütün cemaatler ya da din grupları ALLAH rızası için yola koyulduklarını ve yolunun ehli sünnet yolu olduğunu söyler. Gerçekten böyledir ya da değildir. Bunu asla benim aciz aklım idrak edemez. Bu gün bakıyorsun kuranı yalamış yutmuş bir alim başka alimin dediği söze aykırı söz diyor ve ikisi de muhakkak ki biz yalan konuşmaktan Allaha sığınırız diyor ve sözünü kuran ve sünnette dayandırıyor. Kim doğru kim haklı kimin sözü hakikat ALLAH ELBETTEKİ hepsini mahşerde açığa çıkaracak. Allah hepsinden de razı olsun. Peygamberimiz zamanında bile ihtilaf yaşanırken bu zaman da yaşanmış çok mu? 73 fırka diyolar ve sadece biri cennettlik bakalım halimiz ne nicedir.Ben hangi cemaat hak hangi kişi gasv ya da Allah dostudur bilemem ki . Ondan hiçbirine söz de diyemem. Bildiğim tek şey var Rabbim ALLAH nebim hz. MUHAMMED MUSTAFA SAS KİTABIM KURAN KIBLEM KABEYİ ŞERİF her halde günümüzde müslümanların hem fikir olduğu unsurlarda bunlar olsa gerek. Allahım hak ne doğru olan ne ise bize onu nasip etsin bizi doğru yola eriştirsin ve bizi orda sabit kılsın. Bidatlerdan ve hurafalerden ve dğr uydurma şeylerden Allah cümlemizi muhafaza eylesin. AMin


  6. 06.Ağustos.2012, 09:16
    3
    mümini78 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Devamlı Üye
    Objektif olarak cevap verecek olursam :
    -Kim ulema kim ermiş kim evliya bilemem. Hem bir kişinin evliya ulema ermiş ya da Allah dostu vb olduğu dua etmesi ve duasının kabul olması ile belli olmaz. Duası kabul olmaz ise bu kişi GAVS değildir de denilemez. Bunlar kıyas yada örnekler de tanımlanamaz. Madem o büyük bir zat dua etsin de müsibetler son bulsun denilemez. Kimse böyle test edilmez o zaman Allaha inanmayan biri de çıkıp madem sizin Rabiniz Allah o halde Rabbinize dua edin de şu müsibet bitsin ya da sizi bu derten kurtarsın denilemez. Bütün cemaatler ya da din grupları ALLAH rızası için yola koyulduklarını ve yolunun ehli sünnet yolu olduğunu söyler. Gerçekten böyledir ya da değildir. Bunu asla benim aciz aklım idrak edemez. Bu gün bakıyorsun kuranı yalamış yutmuş bir alim başka alimin dediği söze aykırı söz diyor ve ikisi de muhakkak ki biz yalan konuşmaktan Allaha sığınırız diyor ve sözünü kuran ve sünnette dayandırıyor. Kim doğru kim haklı kimin sözü hakikat ALLAH ELBETTEKİ hepsini mahşerde açığa çıkaracak. Allah hepsinden de razı olsun. Peygamberimiz zamanında bile ihtilaf yaşanırken bu zaman da yaşanmış çok mu? 73 fırka diyolar ve sadece biri cennettlik bakalım halimiz ne nicedir.Ben hangi cemaat hak hangi kişi gasv ya da Allah dostudur bilemem ki . Ondan hiçbirine söz de diyemem. Bildiğim tek şey var Rabbim ALLAH nebim hz. MUHAMMED MUSTAFA SAS KİTABIM KURAN KIBLEM KABEYİ ŞERİF her halde günümüzde müslümanların hem fikir olduğu unsurlarda bunlar olsa gerek. Allahım hak ne doğru olan ne ise bize onu nasip etsin bizi doğru yola eriştirsin ve bizi orda sabit kılsın. Bidatlerdan ve hurafalerden ve dğr uydurma şeylerden Allah cümlemizi muhafaza eylesin. AMin


  7. 06.Ağustos.2012, 16:02
    4
    musab
    Hadis Öğrencisi

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 28.Mayıs.2011
    Üye No: 87643
    Mesaj Sayısı: 5,252
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 53
    Bulunduğu yer: "İslam Düşüncesinde Sünnet" okuyorum

    Cevap: Mahmud Efendi olarak tanınan kişi Gavs'mıdır?

    [QUOTE=mümini78;803486]Objektif olarak cevap verecek olursam :
    -Kim ulema kim ermiş kim evliya bilemem. Hem bir kişinin evliya ulema ermiş ya da Allah dostu vb olduğu dua etmesi ve duasının kabul olması ile belli olmaz. Duası kabul olmaz ise bu kişi GAVS değildir de denilemez. Bunlar kıyas yada örnekler de tanımlanamaz. Madem o büyük bir zat dua etsin de müsibetler son bulsun denilemez. Kimse böyle test edilmez o zaman Allaha inanmayan biri de çıkıp madem sizin Rabiniz Allah o halde Rabbinize dua edin de şu müsibet bitsin ya da sizi bu derten kurtarsın denilemez. Bütün cemaatler ya da din grupları ALLAH rızası için yola koyulduklarını ve yolunun ehli sünnet yolu olduğunu söyler. Gerçekten böyledir ya da değildir. Bunu asla benim aciz aklım idrak edemez. Bu gün bakıyorsun kuranı yalamış yutmuş bir alim başka alimin dediği söze aykırı söz diyor ve ikisi de muhakkak ki biz yalan konuşmaktan Allaha sığınırız diyor ve sözünü kuran ve sünnette dayandırıyor. Kim doğru kim haklı kimin sözü hakikat ALLAH ELBETTEKİ hepsini mahşerde açığa çıkaracak. Allah hepsinden de razı olsun. Peygamberimiz zamanında bile ihtilaf yaşanırken bu zaman da yaşanmış çok mu? 73 fırka diyolar ve sadece biri cennettlik bakalım halimiz ne nicedir.Ben hangi cemaat hak hangi kişi gasv ya da Allah dostudur bilemem ki . Ondan hiçbirine söz de diyemem. Bildiğim tek şey var Rabbim ALLAH nebim hz. MUHAMMED MUSTAFA SAS KİTABIM KURAN KIBLEM KABEYİ ŞERİF her halde günümüzde müslümanların hem fikir olduğu unsurlarda bunlar olsa gerek. Allahım hak ne doğru olan ne ise bize onu nasip etsin bizi doğru yola eriştirsin ve bizi orda sabit kılsın. Bidatlerdan ve hurafalerden ve dğr uydurma şeylerden Allah cümlemizi muhafaza eylesin. AMin[/QUOTE



    kuran ve sünnete dayandırsa alimler arasında bu kadar ihtilaf olmaz.genellikle o çatışmalar yöntem farklılığından meydana geliyor.yani günümüz hocalarının çoğu hadisler delil olamaz çoğuda uydurma diyorlar ve meseleyi sadece kuranı okuyarak çözmeye çalışıyorlar.sorun burdan kaynaklanıyor.


  8. 06.Ağustos.2012, 16:02
    4
    Hadis Öğrencisi
    [QUOTE=mümini78;803486]Objektif olarak cevap verecek olursam :
    -Kim ulema kim ermiş kim evliya bilemem. Hem bir kişinin evliya ulema ermiş ya da Allah dostu vb olduğu dua etmesi ve duasının kabul olması ile belli olmaz. Duası kabul olmaz ise bu kişi GAVS değildir de denilemez. Bunlar kıyas yada örnekler de tanımlanamaz. Madem o büyük bir zat dua etsin de müsibetler son bulsun denilemez. Kimse böyle test edilmez o zaman Allaha inanmayan biri de çıkıp madem sizin Rabiniz Allah o halde Rabbinize dua edin de şu müsibet bitsin ya da sizi bu derten kurtarsın denilemez. Bütün cemaatler ya da din grupları ALLAH rızası için yola koyulduklarını ve yolunun ehli sünnet yolu olduğunu söyler. Gerçekten böyledir ya da değildir. Bunu asla benim aciz aklım idrak edemez. Bu gün bakıyorsun kuranı yalamış yutmuş bir alim başka alimin dediği söze aykırı söz diyor ve ikisi de muhakkak ki biz yalan konuşmaktan Allaha sığınırız diyor ve sözünü kuran ve sünnette dayandırıyor. Kim doğru kim haklı kimin sözü hakikat ALLAH ELBETTEKİ hepsini mahşerde açığa çıkaracak. Allah hepsinden de razı olsun. Peygamberimiz zamanında bile ihtilaf yaşanırken bu zaman da yaşanmış çok mu? 73 fırka diyolar ve sadece biri cennettlik bakalım halimiz ne nicedir.Ben hangi cemaat hak hangi kişi gasv ya da Allah dostudur bilemem ki . Ondan hiçbirine söz de diyemem. Bildiğim tek şey var Rabbim ALLAH nebim hz. MUHAMMED MUSTAFA SAS KİTABIM KURAN KIBLEM KABEYİ ŞERİF her halde günümüzde müslümanların hem fikir olduğu unsurlarda bunlar olsa gerek. Allahım hak ne doğru olan ne ise bize onu nasip etsin bizi doğru yola eriştirsin ve bizi orda sabit kılsın. Bidatlerdan ve hurafalerden ve dğr uydurma şeylerden Allah cümlemizi muhafaza eylesin. AMin[/QUOTE



    kuran ve sünnete dayandırsa alimler arasında bu kadar ihtilaf olmaz.genellikle o çatışmalar yöntem farklılığından meydana geliyor.yani günümüz hocalarının çoğu hadisler delil olamaz çoğuda uydurma diyorlar ve meseleyi sadece kuranı okuyarak çözmeye çalışıyorlar.sorun burdan kaynaklanıyor.


  9. 06.Ağustos.2012, 16:48
    5
    kurt55
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 01.Temmuz.2012
    Üye No: 96748
    Mesaj Sayısı: 30
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    Cevap: Mahmud Efendi olarak tanınan kişi Gavs'mıdır?

    Alıntı
    cenabı allah ile görüşmüş ve allahü teala hazretleri''o konuyla ben hususi olarak ilgileniyorum'' demiş
    :s:s:s:s:s:s


  10. 06.Ağustos.2012, 16:48
    5
    Üye
    Alıntı
    cenabı allah ile görüşmüş ve allahü teala hazretleri''o konuyla ben hususi olarak ilgileniyorum'' demiş
    :s:s:s:s:s:s


  11. 06.Ağustos.2012, 17:21
    6
    ömerhattab
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 18.Mayıs.2008
    Üye No: 20975
    Mesaj Sayısı: 1,830
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 19

    Cevap: Mahmud Efendi olarak tanınan kişi Gavs'mıdır?

    parasetemol Nickli Üyeden Alıntı
    İsmailağa cemaati olarak bilinen cemaatin şu an başındaki kişi olan Mahmud Efendi,Gavs'mıdır,Kutup'mudur?Şayet, bu tarikatin makam olarak nitelendirdiği yerlerden birinde ise Mahmud Efendi,neden 30 yıldır devam eden terör belası için müdahil olmuyorlar.Neden Terörün bitmesi için dua etmiyorlar.Etmiyorlar diyorum;çünkü,duyduğuma göre,bu kimse aynı zamanda Tarikat mensuplarının inancına göre ''Naz Makamı'' denilen bir yerdeymiş.Tarikatçiler naz makamı nedir bilirler,o yüzden o konuya girmiyorum.Diyeceğim o ki;bu kadar üstün makamlarda olan,ve dualarının Allah tarafından direkt olarak kabul gördüğüne inanılan,ve hatta Cenabı Allah'ın kendisine çok yerde Tecelli ettiğini söyleyen bu kimse neden terörün son bulması için el açıp dua etmiyor.Neden Cenabı Allah'ın kendisine tecelli ettiği zamanlarda(!) bu durumun bir an önce bitmesi için meseleyi görüşmüyor???Cübbelinin kendi ağzından dediğine göre,içerden çıkması konusunda bile Cenabı Allah ile görüşmüş ve Allahü Teala Hazretleri''o konuyla ben hususi olarak ilgileniyorum'' demiş.(inanmayanlar arifan dergisi nisan sayısına bakabilirler,internette arama yaparsanız videosu bile var.)Cübbelinin içerden çıkması konusunu bu kadar dert edinip Rabbiyle görüşen bir naz makamı terör konusunda da görüşebilir pekala.Aklı başında gibi görülmeyen, ama içten içe ne demek istediğimi akıl sahiplerinin anladığı bu konu hakkında aklı başında ne kadar cevap gelecek merak ediyorum...!
    Rivayetlere göre değişiyor arkadaş kimi prof tur diyor kimi Ordinaryüs diyenide var ...


  12. 06.Ağustos.2012, 17:21
    6
    Devamlı Üye
    parasetemol Nickli Üyeden Alıntı
    İsmailağa cemaati olarak bilinen cemaatin şu an başındaki kişi olan Mahmud Efendi,Gavs'mıdır,Kutup'mudur?Şayet, bu tarikatin makam olarak nitelendirdiği yerlerden birinde ise Mahmud Efendi,neden 30 yıldır devam eden terör belası için müdahil olmuyorlar.Neden Terörün bitmesi için dua etmiyorlar.Etmiyorlar diyorum;çünkü,duyduğuma göre,bu kimse aynı zamanda Tarikat mensuplarının inancına göre ''Naz Makamı'' denilen bir yerdeymiş.Tarikatçiler naz makamı nedir bilirler,o yüzden o konuya girmiyorum.Diyeceğim o ki;bu kadar üstün makamlarda olan,ve dualarının Allah tarafından direkt olarak kabul gördüğüne inanılan,ve hatta Cenabı Allah'ın kendisine çok yerde Tecelli ettiğini söyleyen bu kimse neden terörün son bulması için el açıp dua etmiyor.Neden Cenabı Allah'ın kendisine tecelli ettiği zamanlarda(!) bu durumun bir an önce bitmesi için meseleyi görüşmüyor???Cübbelinin kendi ağzından dediğine göre,içerden çıkması konusunda bile Cenabı Allah ile görüşmüş ve Allahü Teala Hazretleri''o konuyla ben hususi olarak ilgileniyorum'' demiş.(inanmayanlar arifan dergisi nisan sayısına bakabilirler,internette arama yaparsanız videosu bile var.)Cübbelinin içerden çıkması konusunu bu kadar dert edinip Rabbiyle görüşen bir naz makamı terör konusunda da görüşebilir pekala.Aklı başında gibi görülmeyen, ama içten içe ne demek istediğimi akıl sahiplerinin anladığı bu konu hakkında aklı başında ne kadar cevap gelecek merak ediyorum...!
    Rivayetlere göre değişiyor arkadaş kimi prof tur diyor kimi Ordinaryüs diyenide var ...


  13. 06.Ağustos.2012, 19:14
    7
    mümini78
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 05.Ağustos.2012
    Üye No: 97289
    Mesaj Sayısı: 210
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 3

    Cevap: Mahmud Efendi olarak tanınan kişi Gavs'mıdır?

    malt1 Değerli müslüman kardeşim yazımın tamamını alıntı yapmana gerek yok sadece ismimi alsan da olur. Evet ayrıntılarda sorun yaşanıyor ancak bu ayırıntılar öyle basit bir ayrıntı değil. Ayrıntı demek görüş demek yani yol yani mezhep demek. Sizde çok ii biliyorsunuz ki kişi hangi mezhepe mensup ise o yol üzerine amel etmeli zaruri durumlarda da diğer mezhepleri taklit etmeli. Ancak bu mezhepler konusunda da şiddetli tartışmalar olduğu gerçek.
    Meseleyi sadece kuranı okuyarak çözmeye çalışıyorlar (sünnette göre de) ki Bundan ben de hiçbir yazımda Kuran dan ve sünnetten alıntı yapmadım. Kuran ve sünnet ilmi beni çok aşar. Çünkü ben kurandan bir ayet göstersem karşımda ki de Kurandan o işe ters başka bir ayet gösteriyor ( Tabiki bu yorum yani mealden kaynaklanıyor) Hem ayetlerden bazıları kendinden sonra aynı konuda ayet inince hükmü düşer diyorlar bir sürü ihtilaf bir sürü kaos yok o hadis kıymetli değil diyor yok o hadis sahih olması konusunca çokca zayıf diyorlar ve bunu delile de dayandırıyorlar. Ondan bende şunu dedim madem ayrıntılardır bunlar.
    RABBİM ALLAH
    KİTABIM KURAN
    PEYGAMBERİM [COLOR="#FF0000"]HZ.MUHAMMED SAS
    KIBLEM [/COLOR]KABEYİ ŞERİF
    Herkes bişe diyor ise ben de bunları diyorum Elhamdülillah müslümanım diyorum İslamın şartı 5 imanın şartı da 6 dır diyor ve inanıyor ve bunları yapıyorum. Kim keramet sahibidir kim ulemadır kim derviş ya da gavsdır bunu ben bilemem ama bu da iman ( teslim olmak gibi bir şeydir) Kişi inanır bağlanır bunun bana hiiçbir zararı yoktur.
    Ancak ilk zaman benim yukarıda belirttiğim 4 şey islamın temel konusu idi.
    sonra onlara mezhep eklendi sonra da tarikat sonra da cemaat. Bu gün bir kişi mezhepsiz amel edemez diyorlar ( Tersini diyen alimlerimiz de var tabiki) ya sonra da cemaatsiz tarikatsız kiş amel edemez derler ise bu süreç daha ii gözlenmiş olur. Demek istediğim şey su Kişi müslüman olup amel etmesi için başlangıçta Rabbini kitabını peygamberini ve kıblesini bilmesi yeterli iken sonra buna mezhep sonra da diğer yollar eklendi. Doğrusu nedir ne değildir? İnşallah rabbim bana bize bu doğru yolu nasip eder ve bizi doğru yoldan ayırmaz.


  14. 06.Ağustos.2012, 19:14
    7
    mümini78 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Devamlı Üye
    malt1 Değerli müslüman kardeşim yazımın tamamını alıntı yapmana gerek yok sadece ismimi alsan da olur. Evet ayrıntılarda sorun yaşanıyor ancak bu ayırıntılar öyle basit bir ayrıntı değil. Ayrıntı demek görüş demek yani yol yani mezhep demek. Sizde çok ii biliyorsunuz ki kişi hangi mezhepe mensup ise o yol üzerine amel etmeli zaruri durumlarda da diğer mezhepleri taklit etmeli. Ancak bu mezhepler konusunda da şiddetli tartışmalar olduğu gerçek.
    Meseleyi sadece kuranı okuyarak çözmeye çalışıyorlar (sünnette göre de) ki Bundan ben de hiçbir yazımda Kuran dan ve sünnetten alıntı yapmadım. Kuran ve sünnet ilmi beni çok aşar. Çünkü ben kurandan bir ayet göstersem karşımda ki de Kurandan o işe ters başka bir ayet gösteriyor ( Tabiki bu yorum yani mealden kaynaklanıyor) Hem ayetlerden bazıları kendinden sonra aynı konuda ayet inince hükmü düşer diyorlar bir sürü ihtilaf bir sürü kaos yok o hadis kıymetli değil diyor yok o hadis sahih olması konusunca çokca zayıf diyorlar ve bunu delile de dayandırıyorlar. Ondan bende şunu dedim madem ayrıntılardır bunlar.
    RABBİM ALLAH
    KİTABIM KURAN
    PEYGAMBERİM [COLOR="#FF0000"]HZ.MUHAMMED SAS
    KIBLEM [/COLOR]KABEYİ ŞERİF
    Herkes bişe diyor ise ben de bunları diyorum Elhamdülillah müslümanım diyorum İslamın şartı 5 imanın şartı da 6 dır diyor ve inanıyor ve bunları yapıyorum. Kim keramet sahibidir kim ulemadır kim derviş ya da gavsdır bunu ben bilemem ama bu da iman ( teslim olmak gibi bir şeydir) Kişi inanır bağlanır bunun bana hiiçbir zararı yoktur.
    Ancak ilk zaman benim yukarıda belirttiğim 4 şey islamın temel konusu idi.
    sonra onlara mezhep eklendi sonra da tarikat sonra da cemaat. Bu gün bir kişi mezhepsiz amel edemez diyorlar ( Tersini diyen alimlerimiz de var tabiki) ya sonra da cemaatsiz tarikatsız kiş amel edemez derler ise bu süreç daha ii gözlenmiş olur. Demek istediğim şey su Kişi müslüman olup amel etmesi için başlangıçta Rabbini kitabını peygamberini ve kıblesini bilmesi yeterli iken sonra buna mezhep sonra da diğer yollar eklendi. Doğrusu nedir ne değildir? İnşallah rabbim bana bize bu doğru yolu nasip eder ve bizi doğru yoldan ayırmaz.


  15. 07.Ağustos.2012, 01:31
    8
    HAMMADUN
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 03.Aralık.2010
    Üye No: 81065
    Mesaj Sayısı: 1,021
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: Mahmud Efendi olarak tanınan kişi Gavs'mıdır?

    Mahmut Efendi Hazretleri GAVS'mıdır....????

    Eğer GAVS ise, Allah-u Taala Makamını mubarek eylemiştir zaten. Eğer değilse ve ben GAVS değilim, bana iftira ediyorlar diyorsa, RAB'bim iftira edenlerin iftiraları hakkında muhakkak iftiraya karşılık bir tövbe bekler müslümandan.

    Biz O'nu GAVS olarak bilsek ne olur....???? Bilmesek ne olur.....????

    Bir Peygamberi inkar edersek eğer, ALLAH RASULU'dur ve insanı KÜFRE götürür..... Ancak GAVS'ı bilsek yada bilmesek, İman dairesinde asla bir eksiğimiz veya gediğimiz olmaz. Zira Eğer GAVS ise, muhakkak onun vazifesi kişileri ve toplumları Allah'a ve Resul'une(S.A.V.) davettir. Yoksa GAVS'ı tanımıyoruz diye, kimse herhangi bir günaha müptela olmaz.

    Biz Mahmut Efendi Hazretlerinin ağzından birebir, BİZ GAVS'ız veya KUTUB'uz gibi bir şey ne duyduk, ne gördük.... Eğer duymuş yada görmüş olsaydık Allahu-u Taala Mubarek Eylesin derdik. Muhakkak kendi hakkında.

    Mahmut Efendi Hazretleri, Eğer GAVS yada KUTB ise, RAB'bim İSLAM'a hizmetlerinden dolayı kendisinden RAZI OLSUN. Yok değilse, RAB'bim İSLAM'a hizmetlerinden dolayı yine kendisinden RAZI OLSUN.

    Terör Meselesine gelince, RAB'bim bizlerden CANLARI ve KANLARI ile CENNETİ SATIN ALAN ŞEHİTLER EDİNMEK ister. O hususda dua ederek bu bela gibi görüneni defetmek mümkün değildir. Eğer dua ile bu mümkün olmuş olsaydı, Peygamber Efendimiz(S.A.V.)'in bir duası ile müşrik orduları yerle bir olurlardı ki; O asla buna tevessül etmemiş, RAB'bi öyle takdir etmişsede O'na boyun eğmiştir. Kendisiyle savaşmak isteyenlerin de hatırlarını kırmayıp, bir avuç İSLAM ORDUSU'ndan bile ŞEHİTLER vererek, ayrılıkta hüzünlense dahi, herkesin makamını ve o makamı bulanlarada şahitlik etmiştir.

    Hülasa GAVS'ı tanısanızda, tanımasanızda o size bir zarar verici değildir. İbadetlerin en değerli olduğu bir zamanda yaşayan bizler ibadet ve taatlerle RAB'bimizin rızasına kavuşmayı arzularken, GAVS'ın da bizi RAB'bimizin rızasına davet edeceğini bilerek, asla kendilerine GAVS denilenleri ve GAVS'ım diyenlere de temkinli olmak adına BUĞZ ETMEMEK'te yarar vardır. Zira GAVS, ALLAH-U TAALA'nın tecelliyatına vasıl olmuş kişi demektir ki; Ona BUĞZ etmek bizzat ALLAH-U TAALA'ya BUĞZ ETMEK gibidir. RAB'bim böyle bir halden bizi korusun İnşaAllah..... Bizde böylesi bir halden kendimizi korumaya çalışalım İnşaAllah....

    RAB'bim Cümlemizden Razı Olsun. Amin.


  16. 07.Ağustos.2012, 01:31
    8
    HAMMADUN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    Mahmut Efendi Hazretleri GAVS'mıdır....????

    Eğer GAVS ise, Allah-u Taala Makamını mubarek eylemiştir zaten. Eğer değilse ve ben GAVS değilim, bana iftira ediyorlar diyorsa, RAB'bim iftira edenlerin iftiraları hakkında muhakkak iftiraya karşılık bir tövbe bekler müslümandan.

    Biz O'nu GAVS olarak bilsek ne olur....???? Bilmesek ne olur.....????

    Bir Peygamberi inkar edersek eğer, ALLAH RASULU'dur ve insanı KÜFRE götürür..... Ancak GAVS'ı bilsek yada bilmesek, İman dairesinde asla bir eksiğimiz veya gediğimiz olmaz. Zira Eğer GAVS ise, muhakkak onun vazifesi kişileri ve toplumları Allah'a ve Resul'une(S.A.V.) davettir. Yoksa GAVS'ı tanımıyoruz diye, kimse herhangi bir günaha müptela olmaz.

    Biz Mahmut Efendi Hazretlerinin ağzından birebir, BİZ GAVS'ız veya KUTUB'uz gibi bir şey ne duyduk, ne gördük.... Eğer duymuş yada görmüş olsaydık Allahu-u Taala Mubarek Eylesin derdik. Muhakkak kendi hakkında.

    Mahmut Efendi Hazretleri, Eğer GAVS yada KUTB ise, RAB'bim İSLAM'a hizmetlerinden dolayı kendisinden RAZI OLSUN. Yok değilse, RAB'bim İSLAM'a hizmetlerinden dolayı yine kendisinden RAZI OLSUN.

    Terör Meselesine gelince, RAB'bim bizlerden CANLARI ve KANLARI ile CENNETİ SATIN ALAN ŞEHİTLER EDİNMEK ister. O hususda dua ederek bu bela gibi görüneni defetmek mümkün değildir. Eğer dua ile bu mümkün olmuş olsaydı, Peygamber Efendimiz(S.A.V.)'in bir duası ile müşrik orduları yerle bir olurlardı ki; O asla buna tevessül etmemiş, RAB'bi öyle takdir etmişsede O'na boyun eğmiştir. Kendisiyle savaşmak isteyenlerin de hatırlarını kırmayıp, bir avuç İSLAM ORDUSU'ndan bile ŞEHİTLER vererek, ayrılıkta hüzünlense dahi, herkesin makamını ve o makamı bulanlarada şahitlik etmiştir.

    Hülasa GAVS'ı tanısanızda, tanımasanızda o size bir zarar verici değildir. İbadetlerin en değerli olduğu bir zamanda yaşayan bizler ibadet ve taatlerle RAB'bimizin rızasına kavuşmayı arzularken, GAVS'ın da bizi RAB'bimizin rızasına davet edeceğini bilerek, asla kendilerine GAVS denilenleri ve GAVS'ım diyenlere de temkinli olmak adına BUĞZ ETMEMEK'te yarar vardır. Zira GAVS, ALLAH-U TAALA'nın tecelliyatına vasıl olmuş kişi demektir ki; Ona BUĞZ etmek bizzat ALLAH-U TAALA'ya BUĞZ ETMEK gibidir. RAB'bim böyle bir halden bizi korusun İnşaAllah..... Bizde böylesi bir halden kendimizi korumaya çalışalım İnşaAllah....

    RAB'bim Cümlemizden Razı Olsun. Amin.


  17. 07.Ağustos.2012, 01:40
    9
    mümini78
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 05.Ağustos.2012
    Üye No: 97289
    Mesaj Sayısı: 210
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 3

    Cevap: Mahmud Efendi olarak tanınan kişi Gavs'mıdır?

    HAMMADUN adlı müslüman kardeşim yazılarını içtenlikle okuyorum cevabın çok güzel ve net Allah razı olsun Gereksiz sual sormaktan Allah beni ve cümlemizi muhafaza eylesin


  18. 07.Ağustos.2012, 01:40
    9
    mümini78 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Devamlı Üye
    HAMMADUN adlı müslüman kardeşim yazılarını içtenlikle okuyorum cevabın çok güzel ve net Allah razı olsun Gereksiz sual sormaktan Allah beni ve cümlemizi muhafaza eylesin


  19. 07.Ağustos.2012, 01:43
    10
    imam
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Ağustos.2007
    Üye No: 2034
    Mesaj Sayısı: 7,513
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Bulunduğu yer: minallah-ilelllah

    Cevap: Mahmud Efendi olarak tanınan kişi Gavs'mıdır?

    GAVS, GAVSU'L-ÂZAM

    Tasavvufta kâinatın yönetiminden sorumlu olduğuna inanılan velîler örgütünün başı. Kutub ve kutbu'l-aktâb (kutublar kutbu) da denir. Manevî makamı esas alındığında daha çok kutup ya da kutbu'l-aktâb denildiği halde, özellikle kendisinden yardım istenilmesi durumunda "yardım eden" anlamında gavs ya da gavsu'l-âzam (en büyük gavs) olarak anılır. Ancak gavs ve kutub kelimeleri mücerret olarak kullanıldığında gavsu'l-âzam ve kutbu'l-aktâb anlaşılır. Gavslık makamına ibâdet ve riyâzetin çokluğu ile ulaşılmaz; doğrudan doğruya Allah'ın bağışı neticesinde elde edilir.
    Mutasavvıflara göre gavs ya da gavsu'l-âzam (eşanlamda kutub ve kutbu'l-aktâb) hakikat-i Muhammediye (Muhammedî hakikat)'ın mazharıdır. Bütün kâinatın kalbi mesabesindedir. Değirmen taşının milin (kutb) çevresinde dönmesi gibi kâinat da gavsın çevresinde döner. Kâinat içindeki bütün varlıklar hayat ruhlarını gavstan alırlar. Cebrâil onun nefs-i nâtıkası (ruhu, konuşması); Mikâil kuvvei câzibesi (çekme gücü) ve Azrâil kuvve-i dâfiası (itme gücü) hükmündedir. Kâinatta dilediği gibi tasarruf eder. Tasarrufu ilmine; ilmi, Allah'ın ilmine tabidir. Zâhiriyle âlemin zâhirini, bâtınıyla âlemin bâtınını idare eder.
    Bazı mutasavvıflar gavslık (gavsiyet, kutbiyet) makamını ikiye ayırırlar. Birinci makam: İrşâd, ikinci makam: Vücud makamını oluşturur. İrşâd makamı, nübüvvetin bâtınını; vücud makamı da son nebi Hz. Muhammed'in bâtınını temsil eder. İrşâd makamı birden çok gavs tarafından temsil edilebilir, dolayısıyla aynı anda birçok gavs bulunabilir. Fakat vücud makamı ancak tek gavs tarafından işgal edilebilir; bu nedenle her yüzyılda ancak bir vücud gavsi vardır. Bu tarifte vücud gavsı, gavsu'l-âzam demektir. Gavsu'l-âzam'a ayrıca Abdullah, Abdu'l-Câmi adları da verilir.
    Gavs'ın ya da gavsu'l-âzam'ın başkanlık ettiği veliler örgütüne ricâlu'l-gayb (gayb adamları, gayb erenleri) denir. Bunlar, Kur'an'ın, "Yeri döşedik ve oraya sabit dağlar (revâsi) yerleştirdik" (Kaf, 50/7) ayetinde andığı "dağlar" mesâbesindedir. Ricâlullah, merdân-ı huda, merdân-ı gayb, hükûmet-i sûfiye gibi adlarla da anılan ricâlu'l-gayb örgütünde gavs'ın altında İmaman (iki İmam) bulunur. Sağdaki imama, İmam-ı yemîn, soldaki imama; İmam-ı yesâr denir. İmam-ı yemîn, gavs'ın hükümlerinin, imamı yesâr gavs'ın hakîkatinin mazharıdır. Gavs öldüğü zaman yerine İmam-ı yesâr geçer. Üçler de denilen gavs ile imaman'ın altında yeryüzünün dört yönünü yöneten evtâd-ı erbaa (dört direk) bulunur. Daha aşağıda ise nüceba (necibler, sekiz ya da kırk veli) ve nükebâ (nakibler, denetçiler, on ya da üçyüz veli) yeralır.
    Başka bir tasnife göre, ricâlu'l-gayb toplam dörtbin velîden oluşur. Bunlar halktan gizlidirler (mektûm). Bunlar içinde ahyâr (hayırlılar) adı verilen üçyüz velî, ilk üst grubu oluşturur. Ahyâr, işlerin yapılmasına ya da yapılmamasına karar veren ehl-i hal ve'l-akd velîler, komutan velîlerdir. Bunların üstünde kırk velîden oluşan ve abdâl, büdelâ denilen velîler; bunların üstünde de ebrâr (iyiler) denilen yedi velî yer alır. Örgütün en üst mertebelerini de dört velîden oluşan evtâd (direkler); üç velîden oluşan nükebâ (denetçiler) ve gavs (ya da gavsu'l-âzam) işgal ederler. Ricâlu'l-gayb, yardımlaşarak kâinatı idare ederler.
    Mutasavvıfların gavs ve ricâlu'l gayb hakkındaki inançlarının Kur'an ve sünnet ile temellendirilmesi mümkün değildir. Bu nedenle İslâm bilginleri, özellikle hukukçular gavs ve ricâl inancını reddetmişlerdir. İbn Haldun Mukaddime'sinde bu inancın tasavvufa, imamlara ulûhiyet atfeden aşırı Şiî fırkalardan İsmailiye'den geçtiğini belirtir. Aynı inanç Osmanlılar döneminde de tartışılmış, aleyhte fetvalara konu olmuştur. Sözgelimi Şeyhülislam Sa'dî, gavs ve ricâl inancının küfür olduğu yolunda fetva vermiştir.
    Ahmed ÖZALP/İslam ansiklopedisi



  20. 07.Ağustos.2012, 01:43
    10
    Üye
    GAVS, GAVSU'L-ÂZAM

    Tasavvufta kâinatın yönetiminden sorumlu olduğuna inanılan velîler örgütünün başı. Kutub ve kutbu'l-aktâb (kutublar kutbu) da denir. Manevî makamı esas alındığında daha çok kutup ya da kutbu'l-aktâb denildiği halde, özellikle kendisinden yardım istenilmesi durumunda "yardım eden" anlamında gavs ya da gavsu'l-âzam (en büyük gavs) olarak anılır. Ancak gavs ve kutub kelimeleri mücerret olarak kullanıldığında gavsu'l-âzam ve kutbu'l-aktâb anlaşılır. Gavslık makamına ibâdet ve riyâzetin çokluğu ile ulaşılmaz; doğrudan doğruya Allah'ın bağışı neticesinde elde edilir.
    Mutasavvıflara göre gavs ya da gavsu'l-âzam (eşanlamda kutub ve kutbu'l-aktâb) hakikat-i Muhammediye (Muhammedî hakikat)'ın mazharıdır. Bütün kâinatın kalbi mesabesindedir. Değirmen taşının milin (kutb) çevresinde dönmesi gibi kâinat da gavsın çevresinde döner. Kâinat içindeki bütün varlıklar hayat ruhlarını gavstan alırlar. Cebrâil onun nefs-i nâtıkası (ruhu, konuşması); Mikâil kuvvei câzibesi (çekme gücü) ve Azrâil kuvve-i dâfiası (itme gücü) hükmündedir. Kâinatta dilediği gibi tasarruf eder. Tasarrufu ilmine; ilmi, Allah'ın ilmine tabidir. Zâhiriyle âlemin zâhirini, bâtınıyla âlemin bâtınını idare eder.
    Bazı mutasavvıflar gavslık (gavsiyet, kutbiyet) makamını ikiye ayırırlar. Birinci makam: İrşâd, ikinci makam: Vücud makamını oluşturur. İrşâd makamı, nübüvvetin bâtınını; vücud makamı da son nebi Hz. Muhammed'in bâtınını temsil eder. İrşâd makamı birden çok gavs tarafından temsil edilebilir, dolayısıyla aynı anda birçok gavs bulunabilir. Fakat vücud makamı ancak tek gavs tarafından işgal edilebilir; bu nedenle her yüzyılda ancak bir vücud gavsi vardır. Bu tarifte vücud gavsı, gavsu'l-âzam demektir. Gavsu'l-âzam'a ayrıca Abdullah, Abdu'l-Câmi adları da verilir.
    Gavs'ın ya da gavsu'l-âzam'ın başkanlık ettiği veliler örgütüne ricâlu'l-gayb (gayb adamları, gayb erenleri) denir. Bunlar, Kur'an'ın, "Yeri döşedik ve oraya sabit dağlar (revâsi) yerleştirdik" (Kaf, 50/7) ayetinde andığı "dağlar" mesâbesindedir. Ricâlullah, merdân-ı huda, merdân-ı gayb, hükûmet-i sûfiye gibi adlarla da anılan ricâlu'l-gayb örgütünde gavs'ın altında İmaman (iki İmam) bulunur. Sağdaki imama, İmam-ı yemîn, soldaki imama; İmam-ı yesâr denir. İmam-ı yemîn, gavs'ın hükümlerinin, imamı yesâr gavs'ın hakîkatinin mazharıdır. Gavs öldüğü zaman yerine İmam-ı yesâr geçer. Üçler de denilen gavs ile imaman'ın altında yeryüzünün dört yönünü yöneten evtâd-ı erbaa (dört direk) bulunur. Daha aşağıda ise nüceba (necibler, sekiz ya da kırk veli) ve nükebâ (nakibler, denetçiler, on ya da üçyüz veli) yeralır.
    Başka bir tasnife göre, ricâlu'l-gayb toplam dörtbin velîden oluşur. Bunlar halktan gizlidirler (mektûm). Bunlar içinde ahyâr (hayırlılar) adı verilen üçyüz velî, ilk üst grubu oluşturur. Ahyâr, işlerin yapılmasına ya da yapılmamasına karar veren ehl-i hal ve'l-akd velîler, komutan velîlerdir. Bunların üstünde kırk velîden oluşan ve abdâl, büdelâ denilen velîler; bunların üstünde de ebrâr (iyiler) denilen yedi velî yer alır. Örgütün en üst mertebelerini de dört velîden oluşan evtâd (direkler); üç velîden oluşan nükebâ (denetçiler) ve gavs (ya da gavsu'l-âzam) işgal ederler. Ricâlu'l-gayb, yardımlaşarak kâinatı idare ederler.
    Mutasavvıfların gavs ve ricâlu'l gayb hakkındaki inançlarının Kur'an ve sünnet ile temellendirilmesi mümkün değildir. Bu nedenle İslâm bilginleri, özellikle hukukçular gavs ve ricâl inancını reddetmişlerdir. İbn Haldun Mukaddime'sinde bu inancın tasavvufa, imamlara ulûhiyet atfeden aşırı Şiî fırkalardan İsmailiye'den geçtiğini belirtir. Aynı inanç Osmanlılar döneminde de tartışılmış, aleyhte fetvalara konu olmuştur. Sözgelimi Şeyhülislam Sa'dî, gavs ve ricâl inancının küfür olduğu yolunda fetva vermiştir.
    Ahmed ÖZALP/İslam ansiklopedisi



  21. 07.Ağustos.2012, 02:20
    11
    HAMMADUN
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 03.Aralık.2010
    Üye No: 81065
    Mesaj Sayısı: 1,021
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: Mahmud Efendi olarak tanınan kişi Gavs'mıdır?

    Diyanet Vakfi : (1-3) Asra yemin ederim ki insan gerçekten ziyan içindedir. Bundan ancak iman edip iyi ameller işleyenler, birbirlerine hakkı tavsiye edenler ve sabrı tavsiye edenler müstesnadır.

    RAB'bim Kur'an-ı Kerim'de ASR'a da yemin eder..... Vel asr(asri). RAB'bim ASR'a yemin ediyor..... Çünkü O her yüz yılda bir gönderdiği KUTB'a yemin ediyor. Yoksa zamana değil..... Zaman'ın Sahibine, Asr'ın Kandiline.... Tecelliyatıyla Müşerref ettiğine.... Dinden batılları ve hurafeleri çıkarmak için bizzat kendi eğittiğine....

    Devamında ne diyor RAB'bim.... İnnel insâne le fî husr(husrin). İnsanlar, hüsran içerisindedirler.... Hüsrandadırlar..... Çünkü artık din diye kabul ettiklerine zaman içerisinde batıllar ve bidatler hükmetmeye başlamıştır. İnsanlarda bu batıl ve bidatleri din diye kabullenmişler ve kendi aralarında ayrılığa düşmüşlerdir. Öyleki yine bu insanlar, din kardeşliğini, din düşmanlığına çevirmişlerdir. Bu halleriyle İSLAM'ım diyen her kesim, kendilerini hurafe ve batıllarla hüsrana sevk etmişlerdir.

    Devamında ne diyor RAB'bim.... İllellezîne âmenû ve amilûs sâlihâti ve tevâsav bil hakkı ve tevâsav bis sabr(sabrı). Bundan ancak İMAN EDENLER ve İMAN EDİP İYİ AMELLER İŞLEYENLER....

    Neye İman edenler....????

    Dinden batılların ve hurafelerin ayıklandığı bir zamanda, NEFS'ine ağır gelsede, AKIL SAHİPLERİ olarak hakkı görüp, dinlerinde olmayan ve daha sonra bir takım tatbikatlarla dine sızmış batılların ve hurafelerin ayıklandığını gördüklerinde, biz atalarımızdan böyle gördük ve biz atalarımızın dini üzerineyiz demiyenlerden, Zira atalarıda yalnış işler işleyenlerdense eğer....???? Dinden batıllar ve hurafeler tek tek ayıklanırken, eğer İSLAM ŞERİATI ve SÜNNETİ SENİYYE dahilinde GAYBE İMAN çerçevesinde ve HAK ile yapılıyorsa..... O HAK ile yapılana İMAN EDİP, Onunla AMELLENMEK.

    Bu durumda, batılı ve hurafeleri din edinmişlerle, HAK'kı ÜSTÜN tutanlar ve KALDIRANLAR arasında oluşabilecek her türlü serzenişten ve fiillerden dolayı, batılı hakkın üzerine sermeye çalışanlarla muhakkaktır ki; bir çatışma olacaktır. Bu çatışma dinde belli mertebeler ve emtialar ve imtiyazlar edindiğini sananlarla, HAK'kı tavsiye edenler ve uğradıkları zulüm karşısında SABR'ı tavsiye edenler arasındadır.

    O HAK'kı ve SABR'ı tavsiye edenler işte onlar kurtuluşa erenler ve mutlak bir zaferin, RAB'lerinden kendilerine müjdelenen O MUTLAK ZAFERİN ve kurtuluşun mümessili olanlardır. Yoksa RAB'bim bu dini asla öksüz ve yetim bırakıcı değildir. Dine giren batıl ve hurafeleri de muhakkak ayıklatıcıdır. O dinini kıyamete kadar idame ve ikmal edendir. O ne güzel bir vekil, O ne güzel bir RAB'dir.

    RAB'bim Cümlemizden Razı Olsun. Amin.


  22. 07.Ağustos.2012, 02:20
    11
    HAMMADUN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    Diyanet Vakfi : (1-3) Asra yemin ederim ki insan gerçekten ziyan içindedir. Bundan ancak iman edip iyi ameller işleyenler, birbirlerine hakkı tavsiye edenler ve sabrı tavsiye edenler müstesnadır.

    RAB'bim Kur'an-ı Kerim'de ASR'a da yemin eder..... Vel asr(asri). RAB'bim ASR'a yemin ediyor..... Çünkü O her yüz yılda bir gönderdiği KUTB'a yemin ediyor. Yoksa zamana değil..... Zaman'ın Sahibine, Asr'ın Kandiline.... Tecelliyatıyla Müşerref ettiğine.... Dinden batılları ve hurafeleri çıkarmak için bizzat kendi eğittiğine....

    Devamında ne diyor RAB'bim.... İnnel insâne le fî husr(husrin). İnsanlar, hüsran içerisindedirler.... Hüsrandadırlar..... Çünkü artık din diye kabul ettiklerine zaman içerisinde batıllar ve bidatler hükmetmeye başlamıştır. İnsanlarda bu batıl ve bidatleri din diye kabullenmişler ve kendi aralarında ayrılığa düşmüşlerdir. Öyleki yine bu insanlar, din kardeşliğini, din düşmanlığına çevirmişlerdir. Bu halleriyle İSLAM'ım diyen her kesim, kendilerini hurafe ve batıllarla hüsrana sevk etmişlerdir.

    Devamında ne diyor RAB'bim.... İllellezîne âmenû ve amilûs sâlihâti ve tevâsav bil hakkı ve tevâsav bis sabr(sabrı). Bundan ancak İMAN EDENLER ve İMAN EDİP İYİ AMELLER İŞLEYENLER....

    Neye İman edenler....????

    Dinden batılların ve hurafelerin ayıklandığı bir zamanda, NEFS'ine ağır gelsede, AKIL SAHİPLERİ olarak hakkı görüp, dinlerinde olmayan ve daha sonra bir takım tatbikatlarla dine sızmış batılların ve hurafelerin ayıklandığını gördüklerinde, biz atalarımızdan böyle gördük ve biz atalarımızın dini üzerineyiz demiyenlerden, Zira atalarıda yalnış işler işleyenlerdense eğer....???? Dinden batıllar ve hurafeler tek tek ayıklanırken, eğer İSLAM ŞERİATI ve SÜNNETİ SENİYYE dahilinde GAYBE İMAN çerçevesinde ve HAK ile yapılıyorsa..... O HAK ile yapılana İMAN EDİP, Onunla AMELLENMEK.

    Bu durumda, batılı ve hurafeleri din edinmişlerle, HAK'kı ÜSTÜN tutanlar ve KALDIRANLAR arasında oluşabilecek her türlü serzenişten ve fiillerden dolayı, batılı hakkın üzerine sermeye çalışanlarla muhakkaktır ki; bir çatışma olacaktır. Bu çatışma dinde belli mertebeler ve emtialar ve imtiyazlar edindiğini sananlarla, HAK'kı tavsiye edenler ve uğradıkları zulüm karşısında SABR'ı tavsiye edenler arasındadır.

    O HAK'kı ve SABR'ı tavsiye edenler işte onlar kurtuluşa erenler ve mutlak bir zaferin, RAB'lerinden kendilerine müjdelenen O MUTLAK ZAFERİN ve kurtuluşun mümessili olanlardır. Yoksa RAB'bim bu dini asla öksüz ve yetim bırakıcı değildir. Dine giren batıl ve hurafeleri de muhakkak ayıklatıcıdır. O dinini kıyamete kadar idame ve ikmal edendir. O ne güzel bir vekil, O ne güzel bir RAB'dir.

    RAB'bim Cümlemizden Razı Olsun. Amin.


  23. 08.Ağustos.2012, 00:57
    12
    TarikateSon!
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 31.Temmuz.2012
    Üye No: 97209
    Mesaj Sayısı: 218
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 3

    Cevap: Mahmud Efendi olarak tanınan kişi Gavs'mıdır?

    Bak İmam Rabbaniye göre Kutbun özellikleri neymiş özetle alıntıladım oku Hammadun arkadaş:
    Arştan yer*yüzünün merkezine kadar her kime rüşd, hidâyet, iman ve marifet ulaşırsa onun yolundan ulaşır ve ondan alınır. Onun aracılığı olmadan bu devlet kimseye nasip olmaz. Nuru, meselâ büyük okyanus gibi cihanı kuşatmıştır da bu denizde hiçbir hareket meydana gelmemiştir, sanki donmuş gibi dur*maktadır. Ona yönelen ve samimiyetle inanan, yahut onun yöneldiği talibin -yönelme sırasında- sanki kalbinden bir pencere açılır ve bu yoldan,
    yöneliş ve samimiyeti (ihlâsı) nisbetinde nasip alır ve doyar. İnkâr ettiği için değil de onu tanımadığı, bilmediği için (doğrudan) Allah zikri ile meşgul olan ve gönlünü Allah’a yönelten kimse de -tıpkı o kutuba yönelenler gibi-ondan istifade ederler; ancak birinci durum*daki istifade daha ziyadedir. Kutbu inkâr eden, yahut ondan rahatsız olan kimselere gelince. Allah’ı
    zikir ile mesgul olsa-lar bile gerçek rüşd ve hidâyetten mahrum olurlar. Onu inkar ve rahatsız etmek kişinin feyiz yolunu tıkar, kutup onu faydalandırmamayı, ona zarar vermeyi istemese bile o gerçek
    hidâyetten uzak kalır. Onda bulunan ancak rüşd ve hidâyetin görünüşüdür (suretidir). Manadan uzak, içi boş suretin fayda-ısı da azdır. O kutbu seven ve ona içten inanan kimseler, ona gönülleri ile
    yönelmeseler, Allah’ı zikir ile meşgul olmasalar dahi, yalnızca sevgileri sebebiyle rüşd ve hidâyetin nuru on*lara ulaşır.

    Şimdi Bu Gavstır,Kutubdur,kişiler varya hani inanılan,ama ne bir ayette ne de bir hadiste bahsedilmeyen,senin de delil diye verdiğin ayetteki manasıyla alakası olmayan kişilerin özellikleri olarak kainatın yönetiminden sorumlu,ne bileyim hidayettten sorumlu diye sayıp dökerler.Benim soruyu ilk sorduğum andaki gayem,eğer ki bu kişi Cübbelinin her sohbetinde dediği gibi gavs ise,hatta bir sohbetinde dediği şirk sözü gibi :''ete kemiğe büründüm(Allah'ı işaret ediyor),Mahmud diye göründüm'',siz onun makamını derecelerini anlayamazsınız falan demişti(videoları var internette).Şimdi bu insanlar bu kadar Süpermen güçlere sahip ise,ve kişiye hidayet gelecekse bunların sayesinde gelecekse,babalar bir araya gelip bir el açıp bir dua ediversinler madem ki dursun bu gözyaşı.Madem ki naz makamındalar,istedikleri gibi nazlanabiliyorlarsa Rabbim'e (estağfurullah),böyle bir isteklerinide Rabbim geri çevirmez herhalde.Madem ki,ölmüş olan alimleri dua ederken aralara serpiştirip ''onun bunun yüzü suyu hürmetine'' denmesinin sebebide o kişiler bizim yerimize Rabbimize münacatta bulunup duamız daha kısa sürede kabul görüyorsa,sayalım ne kadar ölmüş alim varsa listemizde,koyalım aracıları madem,isteyelim Rabbimizden,Hayatta olan Gavslar Kutuplarda Voltranı oluşturup bir arada dua ettiler mi Allaaaah! ne terör kalır ne bela,isviçre gibi oluruz yemin ederim
    Ama neden olmuyor.Acaba bir yerlerde yanlış mı yapıyoruz,acaba bu kişilerin bu tarz süpermen güçleri yok mu? acaba,dua ederken aracısız mı dua etmemiz gerekiyor.Acaba şu anda hayatta yaşayan bir tane Ebu Bekir ruhunda bir tane Ömer maneviyatında kimse yok mu,acaba olması gereken dinimizden kiloöetrelerce uzaklaşıp Rabbimizle aramıza Gavsları Cavsları sıkışırdığımız içinmi bu terör belası 30 senedir son bulmuyor.30Senedir bu bela için bu gavslar sanki hiç mi dua etmediler.Hani duası hemen kabul olmaz diyenler için söylüyorum,canım acıdığı için söylüyorum,hiç mi bir şehit anasının acısını televizyonlarda görmediler de Allah'ım bunları kahreyle demedi bu kutuplar,bu nasıl kainat yönetimi,bu nasıl naz makamı,bu nasıl hiadayet vesileciliği...Açın gözünüzü,hastalandıkları zaman doktor doktor dolaşan kendilerine hayrı dokunmayan bu insanlara doğa üstü güçler ve mitolojik isimler vermek yerine yeter artık SAF OLARAK DÖNÜN RABBİNİZE ...Açın kalbinizin içini ve oradan dua edin,aracılarınızdan sıyrılın...


  24. 08.Ağustos.2012, 00:57
    12
    Bak İmam Rabbaniye göre Kutbun özellikleri neymiş özetle alıntıladım oku Hammadun arkadaş:
    Arştan yer*yüzünün merkezine kadar her kime rüşd, hidâyet, iman ve marifet ulaşırsa onun yolundan ulaşır ve ondan alınır. Onun aracılığı olmadan bu devlet kimseye nasip olmaz. Nuru, meselâ büyük okyanus gibi cihanı kuşatmıştır da bu denizde hiçbir hareket meydana gelmemiştir, sanki donmuş gibi dur*maktadır. Ona yönelen ve samimiyetle inanan, yahut onun yöneldiği talibin -yönelme sırasında- sanki kalbinden bir pencere açılır ve bu yoldan,
    yöneliş ve samimiyeti (ihlâsı) nisbetinde nasip alır ve doyar. İnkâr ettiği için değil de onu tanımadığı, bilmediği için (doğrudan) Allah zikri ile meşgul olan ve gönlünü Allah’a yönelten kimse de -tıpkı o kutuba yönelenler gibi-ondan istifade ederler; ancak birinci durum*daki istifade daha ziyadedir. Kutbu inkâr eden, yahut ondan rahatsız olan kimselere gelince. Allah’ı
    zikir ile mesgul olsa-lar bile gerçek rüşd ve hidâyetten mahrum olurlar. Onu inkar ve rahatsız etmek kişinin feyiz yolunu tıkar, kutup onu faydalandırmamayı, ona zarar vermeyi istemese bile o gerçek
    hidâyetten uzak kalır. Onda bulunan ancak rüşd ve hidâyetin görünüşüdür (suretidir). Manadan uzak, içi boş suretin fayda-ısı da azdır. O kutbu seven ve ona içten inanan kimseler, ona gönülleri ile
    yönelmeseler, Allah’ı zikir ile meşgul olmasalar dahi, yalnızca sevgileri sebebiyle rüşd ve hidâyetin nuru on*lara ulaşır.

    Şimdi Bu Gavstır,Kutubdur,kişiler varya hani inanılan,ama ne bir ayette ne de bir hadiste bahsedilmeyen,senin de delil diye verdiğin ayetteki manasıyla alakası olmayan kişilerin özellikleri olarak kainatın yönetiminden sorumlu,ne bileyim hidayettten sorumlu diye sayıp dökerler.Benim soruyu ilk sorduğum andaki gayem,eğer ki bu kişi Cübbelinin her sohbetinde dediği gibi gavs ise,hatta bir sohbetinde dediği şirk sözü gibi :''ete kemiğe büründüm(Allah'ı işaret ediyor),Mahmud diye göründüm'',siz onun makamını derecelerini anlayamazsınız falan demişti(videoları var internette).Şimdi bu insanlar bu kadar Süpermen güçlere sahip ise,ve kişiye hidayet gelecekse bunların sayesinde gelecekse,babalar bir araya gelip bir el açıp bir dua ediversinler madem ki dursun bu gözyaşı.Madem ki naz makamındalar,istedikleri gibi nazlanabiliyorlarsa Rabbim'e (estağfurullah),böyle bir isteklerinide Rabbim geri çevirmez herhalde.Madem ki,ölmüş olan alimleri dua ederken aralara serpiştirip ''onun bunun yüzü suyu hürmetine'' denmesinin sebebide o kişiler bizim yerimize Rabbimize münacatta bulunup duamız daha kısa sürede kabul görüyorsa,sayalım ne kadar ölmüş alim varsa listemizde,koyalım aracıları madem,isteyelim Rabbimizden,Hayatta olan Gavslar Kutuplarda Voltranı oluşturup bir arada dua ettiler mi Allaaaah! ne terör kalır ne bela,isviçre gibi oluruz yemin ederim
    Ama neden olmuyor.Acaba bir yerlerde yanlış mı yapıyoruz,acaba bu kişilerin bu tarz süpermen güçleri yok mu? acaba,dua ederken aracısız mı dua etmemiz gerekiyor.Acaba şu anda hayatta yaşayan bir tane Ebu Bekir ruhunda bir tane Ömer maneviyatında kimse yok mu,acaba olması gereken dinimizden kiloöetrelerce uzaklaşıp Rabbimizle aramıza Gavsları Cavsları sıkışırdığımız içinmi bu terör belası 30 senedir son bulmuyor.30Senedir bu bela için bu gavslar sanki hiç mi dua etmediler.Hani duası hemen kabul olmaz diyenler için söylüyorum,canım acıdığı için söylüyorum,hiç mi bir şehit anasının acısını televizyonlarda görmediler de Allah'ım bunları kahreyle demedi bu kutuplar,bu nasıl kainat yönetimi,bu nasıl naz makamı,bu nasıl hiadayet vesileciliği...Açın gözünüzü,hastalandıkları zaman doktor doktor dolaşan kendilerine hayrı dokunmayan bu insanlara doğa üstü güçler ve mitolojik isimler vermek yerine yeter artık SAF OLARAK DÖNÜN RABBİNİZE ...Açın kalbinizin içini ve oradan dua edin,aracılarınızdan sıyrılın...





+ Yorum Gönder
Git 12 Son