Konusunu Oylayın.: Cennette iletişim nasıl olacak?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Cennette iletişim nasıl olacak?
  1. 03.Ağustos.2012, 23:25
    1
    İslam
    Kur'an Hadimi

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 02.Nisan.2009
    Üye No: 47685
    Mesaj Sayısı: 783
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 8
    Bulunduğu yer: evim

    Cennette iletişim nasıl olacak?






    Cennette iletişim nasıl olacak? Mumsema Cennette iletişim nasıl olacak?
    mesela bir Peygamberi yada bir kardeşimizi ziyaret etmek istediğimizde nasıl haberleşeceğiz?


  2. 03.Ağustos.2012, 23:25
    1
    Kur'an Hadimi



  3. 07.Ağustos.2012, 18:13
    2
    İLİMCİK
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Haziran.2012
    Üye No: 96623
    Mesaj Sayısı: 419
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 5

    Cevap: Cennette iletişim nasıl olacak?




    Suâl: Ehâdis-i şerîfede denilmiştir ki: "Bâzı ehl-i Cennete dünya kadar bir yer veriliyor, yüz binler kasır, yüz binler hûri ihsan ediliyor." Birtek adama bu kadar şeylerin ne lüzûmu var, ne ihtiyacı var, nasıl olabilir ve ne demektir?

    Elcevap: Eğer insan, yalnız câmid bir vücud olsaydı, veyahut yalnız mideden ibâret nebâtî bir mahlûk olsaydı, veyahut yalnız mukayyed, ağır ve muvakkat ve basit bir zât-ı cismâniye ve bir cism-i hayvanîden ibâret olsaydı, öyle çok kasırlara, çok hûrilere lâyık ve mâlik olmazdı. Fakat, insan öyle câmi’ bir mu’cize-i kudrettir ki, hattâ şu dünya-i fânîde, şu kısa bir ömürde, şu inkişaf etmemiş bâzı letâifinin ihtiyacı cihetiyle bütün dünyanın saltanatı, serveti ve lezâizi verilse, belki hırsı tok olmayacaktır. Halbuki, ebedî bir dâr-ı saadette, nihayetsiz istidada mâlik, nihayetsiz ihtiyaçlar lisâniyle, nihayetsiz arzular eliyle nihayetsiz bir rahmetin kapısını çalan bir insan, elbette ehâdiste beyân olunan ihsanât-ı İlâhiyeye mazhariyeti mâkuldür ve haktır ve hakikattir. Ve şu hakikat-i ulviyeye bir temsil dürbünüyle rasat edeceğiz. Şöyle ki:

    Bu dere bahçesi gibi, Hâşiye şu Barla bağ ve bahçelerinin herbirinin ayrı ayrı mâliki bulunduğu halde, Barla’da gıdâsı itibâriyle ancak bir avuç yeme mâlik olan herbir kuş, herbir serçe, herbir arı, "Bütün Barla’nın bağ ve bostanları benim nüzhetgâhım ve seyrangâhımdır" diyebilir. Barla’yı zapt edip daire-i mülküne dahil eder. Başkalarının iştirâki onun bu hükmünü bozmaz. Hem, insan olan bir insan diyebilir ki, "Benim Hàlıkım, bu dünyayı bana hâne yapmış; güneş benim bir lâmbamdır; yıldızlar benim elektriklerimdir; yer yüzü çiçekli miçekli halılarla serilmiş benim bir beşiğimdir" der, Allah’a şükreder. Sâir mahlûkatın iştirâki, onun bu hükmünü nakz etmez. Bilakis, mahlûkat onun hânesini tezyin eder; hânenin müzeyyenâtı hükmünde kalırlar. Acaba, bu daracık dünyada, insan, insaniyet itibâriyle-hattâ bir kuş dahi-böyle bir daire-i azîmede bir nevi tasarruf dâvâ etse, cesîm bir ni’mete mazhar olsa, geniş ve ebedî bir dâr-ı saadette ona beş yüz senelik bir mesafede bir mülk ihsan etmek, nasıl istib’âd edilebilir?

    Hem, nasıl ki şu kesâfetli, karanlıklı, dar dünyada güneşin pekçok aynalarda bir anda aynen bulunması gibi; öyle de, nurânî bir zât, bir anda çok yerlerde aynen bulunması-On Altıncı Sözde ispat edildiği gibi-meselâ, Hazret-i Cebrâil Aleyhisselâm bin yıldızda bir anda, hem Arşta, hem huzur-u Nebevîde, hem huzur-u İlâhîde bir vakitte bulunması; hem, Hazret-i Peygamber Aleyhissalâtü Vesselâmın haşirde bir anda ekser etkıyâ-i ümmetiyle görüşmesi ve dünyada hadsiz makamlarda bir anda tezâhür etmesi; ve evliyânın bir nevi garibi olan abdalların bir vakitte çok yerlerde görünmesi; ve avâmın rüyâda bâzan bir dakikada bir sene kadar işler görmesi ve müşâhede etmesi; ve herkesin kalb, ruh, hayal cihetiyle bir anda pekçok yerlerle temas edip alâkadarâne bulunması mâlûm ve meşhud olduğundan, elbette nurânî kayıtsız, geniş ve ebedî olan Cennette, cisimleri ruh kuvvetinde ve hiffetinde ve hayal sür’atinde olan ehl-i Cennet, bir vakitte yüz bin yerlerde bulunup, yüz bin hûrilerle sohbet ederek, yüz bin tarzda zevk almak, o ebedî Cennete, o nihayetsiz rahmete lâyıktır ve Muhbir-i Sâdıkın (a.s.m.) haber verdiği gibi hak ve hakikattir. Bununla beraber, bu küçücük aklımızın terazisiyle o muazzam hakikatler tartılmaz.

    İdrâk-i maâlî bu küçük akla gerekmez,
    Zîrâ bu terazi o kadar sıkleti çekmez.


  4. 07.Ağustos.2012, 18:13
    2
    İLİMCİK - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Devamlı Üye



    Suâl: Ehâdis-i şerîfede denilmiştir ki: "Bâzı ehl-i Cennete dünya kadar bir yer veriliyor, yüz binler kasır, yüz binler hûri ihsan ediliyor." Birtek adama bu kadar şeylerin ne lüzûmu var, ne ihtiyacı var, nasıl olabilir ve ne demektir?

    Elcevap: Eğer insan, yalnız câmid bir vücud olsaydı, veyahut yalnız mideden ibâret nebâtî bir mahlûk olsaydı, veyahut yalnız mukayyed, ağır ve muvakkat ve basit bir zât-ı cismâniye ve bir cism-i hayvanîden ibâret olsaydı, öyle çok kasırlara, çok hûrilere lâyık ve mâlik olmazdı. Fakat, insan öyle câmi’ bir mu’cize-i kudrettir ki, hattâ şu dünya-i fânîde, şu kısa bir ömürde, şu inkişaf etmemiş bâzı letâifinin ihtiyacı cihetiyle bütün dünyanın saltanatı, serveti ve lezâizi verilse, belki hırsı tok olmayacaktır. Halbuki, ebedî bir dâr-ı saadette, nihayetsiz istidada mâlik, nihayetsiz ihtiyaçlar lisâniyle, nihayetsiz arzular eliyle nihayetsiz bir rahmetin kapısını çalan bir insan, elbette ehâdiste beyân olunan ihsanât-ı İlâhiyeye mazhariyeti mâkuldür ve haktır ve hakikattir. Ve şu hakikat-i ulviyeye bir temsil dürbünüyle rasat edeceğiz. Şöyle ki:

    Bu dere bahçesi gibi, Hâşiye şu Barla bağ ve bahçelerinin herbirinin ayrı ayrı mâliki bulunduğu halde, Barla’da gıdâsı itibâriyle ancak bir avuç yeme mâlik olan herbir kuş, herbir serçe, herbir arı, "Bütün Barla’nın bağ ve bostanları benim nüzhetgâhım ve seyrangâhımdır" diyebilir. Barla’yı zapt edip daire-i mülküne dahil eder. Başkalarının iştirâki onun bu hükmünü bozmaz. Hem, insan olan bir insan diyebilir ki, "Benim Hàlıkım, bu dünyayı bana hâne yapmış; güneş benim bir lâmbamdır; yıldızlar benim elektriklerimdir; yer yüzü çiçekli miçekli halılarla serilmiş benim bir beşiğimdir" der, Allah’a şükreder. Sâir mahlûkatın iştirâki, onun bu hükmünü nakz etmez. Bilakis, mahlûkat onun hânesini tezyin eder; hânenin müzeyyenâtı hükmünde kalırlar. Acaba, bu daracık dünyada, insan, insaniyet itibâriyle-hattâ bir kuş dahi-böyle bir daire-i azîmede bir nevi tasarruf dâvâ etse, cesîm bir ni’mete mazhar olsa, geniş ve ebedî bir dâr-ı saadette ona beş yüz senelik bir mesafede bir mülk ihsan etmek, nasıl istib’âd edilebilir?

    Hem, nasıl ki şu kesâfetli, karanlıklı, dar dünyada güneşin pekçok aynalarda bir anda aynen bulunması gibi; öyle de, nurânî bir zât, bir anda çok yerlerde aynen bulunması-On Altıncı Sözde ispat edildiği gibi-meselâ, Hazret-i Cebrâil Aleyhisselâm bin yıldızda bir anda, hem Arşta, hem huzur-u Nebevîde, hem huzur-u İlâhîde bir vakitte bulunması; hem, Hazret-i Peygamber Aleyhissalâtü Vesselâmın haşirde bir anda ekser etkıyâ-i ümmetiyle görüşmesi ve dünyada hadsiz makamlarda bir anda tezâhür etmesi; ve evliyânın bir nevi garibi olan abdalların bir vakitte çok yerlerde görünmesi; ve avâmın rüyâda bâzan bir dakikada bir sene kadar işler görmesi ve müşâhede etmesi; ve herkesin kalb, ruh, hayal cihetiyle bir anda pekçok yerlerle temas edip alâkadarâne bulunması mâlûm ve meşhud olduğundan, elbette nurânî kayıtsız, geniş ve ebedî olan Cennette, cisimleri ruh kuvvetinde ve hiffetinde ve hayal sür’atinde olan ehl-i Cennet, bir vakitte yüz bin yerlerde bulunup, yüz bin hûrilerle sohbet ederek, yüz bin tarzda zevk almak, o ebedî Cennete, o nihayetsiz rahmete lâyıktır ve Muhbir-i Sâdıkın (a.s.m.) haber verdiği gibi hak ve hakikattir. Bununla beraber, bu küçücük aklımızın terazisiyle o muazzam hakikatler tartılmaz.

    İdrâk-i maâlî bu küçük akla gerekmez,
    Zîrâ bu terazi o kadar sıkleti çekmez.


  5. 07.Ağustos.2012, 19:50
    3
    zülfikar
    Özel Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Ağustos.2012
    Üye No: 97310
    Mesaj Sayısı: 3
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    Cevap: Cennette iletişim nasıl olacak?

    Allah razı olsun kardeşim


  6. 07.Ağustos.2012, 19:50
    3
    Özel Üye
    Allah razı olsun kardeşim


  7. 07.Ağustos.2012, 19:51
    4
    ebediyyetyolcusu
    Emekli

    Üyelik Tarihi: 27.Mayıs.2012
    Üye No: 96330
    Mesaj Sayısı: 661
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0
    Yaş: 41
    Bulunduğu yer: imtihan dünyası

    Cevap: Cennette iletişim nasıl olacak?

    Selamün Aleyküm

    Elbetteki Cennette'ki iletişim dünya ile kıyaslanamaz çünkü dünyada meşakkat vardır zorluk vardır. Cennette ise zevk ve nefsin arzu ettiği herşey vardır.

    Orda diledikleri herşey onlarındır; Katımız'da daha fazlası da var. (Kaf Suresi, 35)


  8. 07.Ağustos.2012, 19:51
    4
    Selamün Aleyküm

    Elbetteki Cennette'ki iletişim dünya ile kıyaslanamaz çünkü dünyada meşakkat vardır zorluk vardır. Cennette ise zevk ve nefsin arzu ettiği herşey vardır.

    Orda diledikleri herşey onlarındır; Katımız'da daha fazlası da var. (Kaf Suresi, 35)





+ Yorum Gönder