Konusunu Oylayın.: Namaz kılan bir gencim ama münafık gibiyim

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Namaz kılan bir gencim ama münafık gibiyim
  1. 01.Ağustos.2012, 02:27
    1
    yalanhayat
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 25.Aralık.2009
    Üye No: 71400
    Mesaj Sayısı: 225
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 3
    Yaş: 27

    Namaz kılan bir gencim ama münafık gibiyim






    Namaz kılan bir gencim ama münafık gibiyim Mumsema Namazımı elimden geldigince düzgün kılmaya çalışıyorum ama namazda bile aklıma kötü şeyler geliyor imansız sanıyorum kendimi bir nevi münafık oluyorum dinimizle ilgili birşey izlesem duygulanır aglarım ama işte aklımdan kötü düşünce çıkmıyor hiç namaz kılarken bile aklımda oluyor kendi kendime diyorum ya bu münafık niye bu isyan niye cezası cehennemin en altı bu atese dayanamazken ona nasıl dayanıcan namazlarda bile dua ediyorum kötü düşüncelerden kurtulmak için benim aklımdan geçiyor ama agzımla hiç demedim nas suresi okuyorum elimden geldigince felak suresinide ezberlicem ben bu durumda günahkar mı oluyorum neler yapabilirim


  2. 01.Ağustos.2012, 02:27
    1
    yalanhayat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Devamlı Üye



    Namazımı elimden geldigince düzgün kılmaya çalışıyorum ama namazda bile aklıma kötü şeyler geliyor imansız sanıyorum kendimi bir nevi münafık oluyorum dinimizle ilgili birşey izlesem duygulanır aglarım ama işte aklımdan kötü düşünce çıkmıyor hiç namaz kılarken bile aklımda oluyor kendi kendime diyorum ya bu münafık niye bu isyan niye cezası cehennemin en altı bu atese dayanamazken ona nasıl dayanıcan namazlarda bile dua ediyorum kötü düşüncelerden kurtulmak için benim aklımdan geçiyor ama agzımla hiç demedim nas suresi okuyorum elimden geldigince felak suresinide ezberlicem ben bu durumda günahkar mı oluyorum neler yapabilirim


    Benzer Konular

    - Kuranda ki münafık alametlerini taşıyan kişilere münafık diyebilir miyiz?

    - Münafık nedir? Bir kimsenin münafık olduğu nasıl anlaşılır ?

    - Ayakta namaz kılan, takatsizliği sebebiyle oturarak namaz kılan bir imama uysa sahih midir?

    - İma ile namaz kılan bir kimsenin, aynı şekilde namaz kılan bir kimseye imam olması caiz ve sahih olu

    - Ben namazımı kılan orucumu tutan bir gencim ama şu mastürmasyon denen şeyden uzak olmak istiyorum lü

  3. 01.Ağustos.2012, 02:39
    2
    muvahhidim
    herşey O'nun için..!

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 17.Eylül.2010
    Üye No: 78968
    Mesaj Sayısı: 1,235
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 14
    Bulunduğu yer: جَنُوبُ تُرْكيا

    Cevap: Namaz kılan bir gencim ama münafık gibiyim




    Alıntı
    Namazımı elimden geldigince düzgün kılmaya çalışıyorum ama namazda bile aklıma kötü şeyler geliyor imansız sanıyorum kendimi bir nevi münafık oluyorum dinimizle ilgili birşey izlesem duygulanır aglarım ama işte aklımdan kötü düşünce çıkmıyor hiç namaz kılarken bile aklımda oluyor kendi kendime diyorum ya bu münafık niye bu isyan niye cezası cehennemin en altı bu atese dayanamazken ona nasıl dayanıcan namazlarda bile dua ediyorum kötü düşüncelerden kurtulmak için benim aklımdan geçiyor ama agzımla hiç demedim nas suresi okuyorum elimden geldigince felak suresinide ezberlicem ben bu durumda günahkar mı oluyorum neler yapabilirim
    Kardeş;
    İmanın olmamış olsaydı namaz kılmazdın ve dinin sana anlatıldığında maneviyyatın artmaz kalbin sızlamazdı.!
    İbadetlerini düzgün yapmaya çalıştıkça bu kötü düşünce ve vesveseleri atlatacaksındır.
    Kötü düşünceler uygulamaya geçirilmedikçe günah yazılmaz..

    O'na emanet ol..
    celle celeluh..



  4. 01.Ağustos.2012, 02:39
    2
    herşey O'nun için..!



    Alıntı
    Namazımı elimden geldigince düzgün kılmaya çalışıyorum ama namazda bile aklıma kötü şeyler geliyor imansız sanıyorum kendimi bir nevi münafık oluyorum dinimizle ilgili birşey izlesem duygulanır aglarım ama işte aklımdan kötü düşünce çıkmıyor hiç namaz kılarken bile aklımda oluyor kendi kendime diyorum ya bu münafık niye bu isyan niye cezası cehennemin en altı bu atese dayanamazken ona nasıl dayanıcan namazlarda bile dua ediyorum kötü düşüncelerden kurtulmak için benim aklımdan geçiyor ama agzımla hiç demedim nas suresi okuyorum elimden geldigince felak suresinide ezberlicem ben bu durumda günahkar mı oluyorum neler yapabilirim
    Kardeş;
    İmanın olmamış olsaydı namaz kılmazdın ve dinin sana anlatıldığında maneviyyatın artmaz kalbin sızlamazdı.!
    İbadetlerini düzgün yapmaya çalıştıkça bu kötü düşünce ve vesveseleri atlatacaksındır.
    Kötü düşünceler uygulamaya geçirilmedikçe günah yazılmaz..

    O'na emanet ol..
    celle celeluh..



  5. 01.Ağustos.2012, 02:40
    3
    İLİMCİK
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Haziran.2012
    Üye No: 96623
    Mesaj Sayısı: 419
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 5

    Cevap: Namaz kılan bir gencim ama münafık gibiyim

    Kardeşim, Risale-i Nur'da "vesvese risalesi" nde sizin bu vesvesenizle ilgili kısımları aynen aktarıyorum...İzah etmemi istediğiniz yer olursa söylersiniz:

    Ey maraz-ı vesvese ile mübtela! Biliyor musun vesvesen neye benzer? Musibete benzer. Ehemmiyet verdikçe şişer, ehemmiyet vermezsen söne.r Ona büyük nazarıyla baksan büyür. Küçük görsen, küçülür Korksan ağırlaşır, hasta eder. Havf etmezsen hafif olur, mahfî kalır. Mahiyetini bilmezsen devam eder, yerleşir Mahiyetini bilsen, onu tanısan gide.r Öyle ise, şu musibetli vesvesenin aksam-ı kesîresinden kesîr-ül vuku(çok vukubulan) olan yalnız beş vechini beyan edeceğim. Belki sana ve bana şifa olur. Zira şu vesvese öyle bir şeydir ki, cehil onu davet eder, ilim onu tardeder .Tanımazsan gelir, tanısan gider.

    .....

    Şeytan, evvelâ şüpheyi kalbe atar. Eğer kalb kabul etmezse, şüpheden şetme(bazı pis hatıralar ve edebe muhalif çirkin haller, sözler) döner. Hayale karşı şetme benzer bazı pis hatıraları ve münâfi-i edep çirkin halleri tasvir eder. Kalbe “Eyvah!” dedirtir, ye’se düşürtür. Vesveseli adam zanneder ki, kalbi, Rabbine karşı sû-i edepte bulunuyor. Müthiş bir halecan ve heyecan hisseder. Bundan kurtulmak için huzurdan kaçar, gaflete dalmak ister Bu yaranın merhemi budur:

    Bak, ey biçare vesveseli adam! Telâş etme Çünkü senin hatırına gelen şetim değil, belki tahayyüldür(hayaldir) Tahayyül-ü küfür, küfür olmadığı gibi; tahayyül-ü şetm dahi şetm değildir Zira, mantıkça, tahayyül, hüküm değildir Şetm ise hükümdür

    Hem bununla beraber, o çirkin sözler, senin kalbinin sözleri değil. Çünkü senin kalbin, ondan müteessir ve müteessiftir. Belki kalbe yakın olan lümme-i şeytanîden geliyor. Vesvesenin zararı, tevehhüm-ü zarardır. Yani, onu zararlı tevehhüm etmekle, kalben mutazarrır olmaktır Çünkü hükümsüz bir tahayyülü hakikat tevehhüm eder Hem şeytanın işini kendi kalbine mal eder; onun sözünü ondan zanneder Zarar anlar, zarara düşer Zaten şeytanın da istediği odur.

    ..


    Mesail-i imaniyede(iman meselelerinde) şübhe suretinde gelen vesvesedir. Bîçare vesveseli adam, bazan tahayyülü(hayali), taakkul ile iltibas eder. Yani: Hayale gelen bir şübheyi, akla girmiş bir şübhe tevehhüm edip, itikadına halel gelmiş zanneder. Hem bazan tevehhüm ettiği bir şübheyi, imana zarar veren bir şek zanneder. Hem bazan tasavvur ettiği bir şübheyi, tasdik-ı aklîye(aklın tasdikine) girmiş bir şübhe zanneder. Hem bazan bir emr-i küfrîde tefekkürü, küfür zanneder. Yani dalaletin esbabını anlamak suretinde kuvve-i müfekkirenin cevelanını ve tedkikatını ve bîtarafane muhakemesini, hilaf-ı iman zanneder. İşte telkinat-ı şeytaniyenin eseri olan şu zanlardan ürkerek, "Eyvah! Kalbim bozulmuş, itikadıma halel gelmiş" der O haller, galiben ihtiyarsız olduğundan, cüz'-i ihtiyarîsiyle ıslah edemediğinden ye'se düşer Bu yaranın merhemi şudur ki:

    Tahayyül-ü küfür(küfrü hayal etmek), küfür olmadığı gibi; tevehhüm-ü küfür(küfrü tevehhüm etmek) dahi, küfür değildir. Tasavvur-u dalalet(dalaleti tasavvur etmek) dalalet olmadığı gibi; tefekkür-ü dalalet dahi, dalalet değildir. Çünki hem tahayyül, hem tevehhüm, hem tasavvur, hem tefekkür; tasdik-ı aklîden ve iz'an-ı kalbîden ayrıdırlar, başkadırlar. Onlar bir derece serbesttirler. Cüz'-i ihtiyariyeyi pek dinlemiyorlarTeklif-i dinî altına çok giremiyorlar Tasdik ve iz'an, öyle değiller Bir mizana tâbi'dirler. Hem tahayyül, tevehhüm, tasavvur, tefekkür, nasılki tasdik ve iz'an değiller. Öyle de şübhe ve tereddüd sayılmazlar. Fakat eğer lüzumsuz tekrar ede ede müstakar bir hale gelse, o vakit hakikî bir nevi şübhe, ondan tevellüd edebilir Hem bîtarafane muhakeme namıyla veya insaf namına deyip, şıkk-ı muhalifi iltizam ede ede, tâ öyle bir hale gelir ki, ihtiyarsız taraf-ı muhalifi iltizam eder. Ona vâcib olan hakkın iltizamı kırılır. O da tehlikeye düşer. Hasmın veya şeytanın bir vekil-i fuzulîsi olacak bir halet, zihninde takarrür eder.

    Şu nevi vesvesenin en mühimi budur ki: Vesveseli adam, imkân-ı zâtî ile imkân-ı zihnîyi birbiriyle iltibas eder. Yani: Bir şeyi zâtında mümkün görse, o şeyi zihnen dahi mümkün ve aklen meşkuk tevehhüm eder. Halbuki İlm-i Kelâm'ın kaidelerindendir ki: İmkân-ı zâtî ise, yakîn-i ilmîye münafî değil ve zaruret-i zihniyeye zıddiyeti yoktur. Meselâ: Şu dakikada Karadeniz'in yere batması, zâtında mümkündür ve o imkân-ı zâtî ile muhtemeldir. Halbuki yakînen, o denizin yerinde olduğunu hükmediyoruz, şübhesiz biliyoruz. Ve o ihtimal-i imkânî ve o imkân-ı zâtî, bize şek vermez, bir şübhe getirmez, yakînimizi bozmaz Meselâ: Şu güneş zâtında mümkündür ki, bugün gurub etmesin veya yarın tulû' etmesin Halbuki bu imkân yakînimize zarar vermez, şübhe getirmez İşte bunun gibi, meselâ hakaik-i imaniyeden olan hayat-ı dünyeviyenin gurubuna ve hayat-ı uhreviyenin tulûuna, imkân-ı zâtî cihetinde gelen vehimler, yakîn-i imanîye zarar vermez Hem لاَ عِبْرَةَ ِلْلاِحْتِمَالِ الْغَيْرِ النَّاشِئِ عَنْ دَلِيلٍ yani: "Bir delilden neş'et etmeyen bir ihtimalin hiç ehemmiyeti yoktur" olan kaide-i meşhure; hem usûl-üd din, hem usûl-ül fıkhın kaide-i mukarreresindendir.
    Sözler ( 278 )


    Kardeşim, yukarıdaki yazıdan benim anladığım şey, küfrü hayal etmek, tevehhüm etmek, tasavvru etmek küfür değildirYani, bir küfrü hayal ve tefekkür ve tasavvur etmek , aklı ile tasdik etmek demek değildirŞeytan, tefekkür ve tahayyül ve tasavvru ettiğimiz bir küfrü aklen dahi tasdik etmişiz gibi göstermek istiyor..Fakat, biz onu aklen ve kalben tasdik etmemişiz

    Ayrıca, insan zati olarak mümkün olan bir şey ile, zihnen mümkün olan bir şeyi birbirine karıştırırYani, bir şey zatında mümkün ise, o şeyi zihnen de mümkün ve aklen de şüpheli zanneder. Mesela, Karadenizin suyunun bugün çekilmesi ve suyunun bitmesi zati olarak mümkündür. Fakat, mümkün olan bu şey, karadenizin yerinde olduğuna dair hiç bir şüphe vermiyor bizeveya yarın güneşin doğmaması mümkündürfakat bunun mümkün olması, yarın güneşin doğacağına dair hiç bir şüphe bize vermiyor. Çünkü, bir delilden çıkmayan bir hükmün hiç bir kıymeti yoktur. Öyle de, iman hakikatleri hakkında zati olarak mümkün olan şeyler dahi, (mesela ahiretin olmaması, Allah'ın haşa zulmetmesi ve adaletsiz olması vb şeyler) hiç bir delilden neşet etmediği için, o nevi vesveselerin kıymeti ve hükmü yoktur yakinimize ve imanımıza zarar vermezler.


  6. 01.Ağustos.2012, 02:40
    3
    İLİMCİK - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Devamlı Üye
    Kardeşim, Risale-i Nur'da "vesvese risalesi" nde sizin bu vesvesenizle ilgili kısımları aynen aktarıyorum...İzah etmemi istediğiniz yer olursa söylersiniz:

    Ey maraz-ı vesvese ile mübtela! Biliyor musun vesvesen neye benzer? Musibete benzer. Ehemmiyet verdikçe şişer, ehemmiyet vermezsen söne.r Ona büyük nazarıyla baksan büyür. Küçük görsen, küçülür Korksan ağırlaşır, hasta eder. Havf etmezsen hafif olur, mahfî kalır. Mahiyetini bilmezsen devam eder, yerleşir Mahiyetini bilsen, onu tanısan gide.r Öyle ise, şu musibetli vesvesenin aksam-ı kesîresinden kesîr-ül vuku(çok vukubulan) olan yalnız beş vechini beyan edeceğim. Belki sana ve bana şifa olur. Zira şu vesvese öyle bir şeydir ki, cehil onu davet eder, ilim onu tardeder .Tanımazsan gelir, tanısan gider.

    .....

    Şeytan, evvelâ şüpheyi kalbe atar. Eğer kalb kabul etmezse, şüpheden şetme(bazı pis hatıralar ve edebe muhalif çirkin haller, sözler) döner. Hayale karşı şetme benzer bazı pis hatıraları ve münâfi-i edep çirkin halleri tasvir eder. Kalbe “Eyvah!” dedirtir, ye’se düşürtür. Vesveseli adam zanneder ki, kalbi, Rabbine karşı sû-i edepte bulunuyor. Müthiş bir halecan ve heyecan hisseder. Bundan kurtulmak için huzurdan kaçar, gaflete dalmak ister Bu yaranın merhemi budur:

    Bak, ey biçare vesveseli adam! Telâş etme Çünkü senin hatırına gelen şetim değil, belki tahayyüldür(hayaldir) Tahayyül-ü küfür, küfür olmadığı gibi; tahayyül-ü şetm dahi şetm değildir Zira, mantıkça, tahayyül, hüküm değildir Şetm ise hükümdür

    Hem bununla beraber, o çirkin sözler, senin kalbinin sözleri değil. Çünkü senin kalbin, ondan müteessir ve müteessiftir. Belki kalbe yakın olan lümme-i şeytanîden geliyor. Vesvesenin zararı, tevehhüm-ü zarardır. Yani, onu zararlı tevehhüm etmekle, kalben mutazarrır olmaktır Çünkü hükümsüz bir tahayyülü hakikat tevehhüm eder Hem şeytanın işini kendi kalbine mal eder; onun sözünü ondan zanneder Zarar anlar, zarara düşer Zaten şeytanın da istediği odur.

    ..


    Mesail-i imaniyede(iman meselelerinde) şübhe suretinde gelen vesvesedir. Bîçare vesveseli adam, bazan tahayyülü(hayali), taakkul ile iltibas eder. Yani: Hayale gelen bir şübheyi, akla girmiş bir şübhe tevehhüm edip, itikadına halel gelmiş zanneder. Hem bazan tevehhüm ettiği bir şübheyi, imana zarar veren bir şek zanneder. Hem bazan tasavvur ettiği bir şübheyi, tasdik-ı aklîye(aklın tasdikine) girmiş bir şübhe zanneder. Hem bazan bir emr-i küfrîde tefekkürü, küfür zanneder. Yani dalaletin esbabını anlamak suretinde kuvve-i müfekkirenin cevelanını ve tedkikatını ve bîtarafane muhakemesini, hilaf-ı iman zanneder. İşte telkinat-ı şeytaniyenin eseri olan şu zanlardan ürkerek, "Eyvah! Kalbim bozulmuş, itikadıma halel gelmiş" der O haller, galiben ihtiyarsız olduğundan, cüz'-i ihtiyarîsiyle ıslah edemediğinden ye'se düşer Bu yaranın merhemi şudur ki:

    Tahayyül-ü küfür(küfrü hayal etmek), küfür olmadığı gibi; tevehhüm-ü küfür(küfrü tevehhüm etmek) dahi, küfür değildir. Tasavvur-u dalalet(dalaleti tasavvur etmek) dalalet olmadığı gibi; tefekkür-ü dalalet dahi, dalalet değildir. Çünki hem tahayyül, hem tevehhüm, hem tasavvur, hem tefekkür; tasdik-ı aklîden ve iz'an-ı kalbîden ayrıdırlar, başkadırlar. Onlar bir derece serbesttirler. Cüz'-i ihtiyariyeyi pek dinlemiyorlarTeklif-i dinî altına çok giremiyorlar Tasdik ve iz'an, öyle değiller Bir mizana tâbi'dirler. Hem tahayyül, tevehhüm, tasavvur, tefekkür, nasılki tasdik ve iz'an değiller. Öyle de şübhe ve tereddüd sayılmazlar. Fakat eğer lüzumsuz tekrar ede ede müstakar bir hale gelse, o vakit hakikî bir nevi şübhe, ondan tevellüd edebilir Hem bîtarafane muhakeme namıyla veya insaf namına deyip, şıkk-ı muhalifi iltizam ede ede, tâ öyle bir hale gelir ki, ihtiyarsız taraf-ı muhalifi iltizam eder. Ona vâcib olan hakkın iltizamı kırılır. O da tehlikeye düşer. Hasmın veya şeytanın bir vekil-i fuzulîsi olacak bir halet, zihninde takarrür eder.

    Şu nevi vesvesenin en mühimi budur ki: Vesveseli adam, imkân-ı zâtî ile imkân-ı zihnîyi birbiriyle iltibas eder. Yani: Bir şeyi zâtında mümkün görse, o şeyi zihnen dahi mümkün ve aklen meşkuk tevehhüm eder. Halbuki İlm-i Kelâm'ın kaidelerindendir ki: İmkân-ı zâtî ise, yakîn-i ilmîye münafî değil ve zaruret-i zihniyeye zıddiyeti yoktur. Meselâ: Şu dakikada Karadeniz'in yere batması, zâtında mümkündür ve o imkân-ı zâtî ile muhtemeldir. Halbuki yakînen, o denizin yerinde olduğunu hükmediyoruz, şübhesiz biliyoruz. Ve o ihtimal-i imkânî ve o imkân-ı zâtî, bize şek vermez, bir şübhe getirmez, yakînimizi bozmaz Meselâ: Şu güneş zâtında mümkündür ki, bugün gurub etmesin veya yarın tulû' etmesin Halbuki bu imkân yakînimize zarar vermez, şübhe getirmez İşte bunun gibi, meselâ hakaik-i imaniyeden olan hayat-ı dünyeviyenin gurubuna ve hayat-ı uhreviyenin tulûuna, imkân-ı zâtî cihetinde gelen vehimler, yakîn-i imanîye zarar vermez Hem لاَ عِبْرَةَ ِلْلاِحْتِمَالِ الْغَيْرِ النَّاشِئِ عَنْ دَلِيلٍ yani: "Bir delilden neş'et etmeyen bir ihtimalin hiç ehemmiyeti yoktur" olan kaide-i meşhure; hem usûl-üd din, hem usûl-ül fıkhın kaide-i mukarreresindendir.
    Sözler ( 278 )


    Kardeşim, yukarıdaki yazıdan benim anladığım şey, küfrü hayal etmek, tevehhüm etmek, tasavvru etmek küfür değildirYani, bir küfrü hayal ve tefekkür ve tasavvur etmek , aklı ile tasdik etmek demek değildirŞeytan, tefekkür ve tahayyül ve tasavvru ettiğimiz bir küfrü aklen dahi tasdik etmişiz gibi göstermek istiyor..Fakat, biz onu aklen ve kalben tasdik etmemişiz

    Ayrıca, insan zati olarak mümkün olan bir şey ile, zihnen mümkün olan bir şeyi birbirine karıştırırYani, bir şey zatında mümkün ise, o şeyi zihnen de mümkün ve aklen de şüpheli zanneder. Mesela, Karadenizin suyunun bugün çekilmesi ve suyunun bitmesi zati olarak mümkündür. Fakat, mümkün olan bu şey, karadenizin yerinde olduğuna dair hiç bir şüphe vermiyor bizeveya yarın güneşin doğmaması mümkündürfakat bunun mümkün olması, yarın güneşin doğacağına dair hiç bir şüphe bize vermiyor. Çünkü, bir delilden çıkmayan bir hükmün hiç bir kıymeti yoktur. Öyle de, iman hakikatleri hakkında zati olarak mümkün olan şeyler dahi, (mesela ahiretin olmaması, Allah'ın haşa zulmetmesi ve adaletsiz olması vb şeyler) hiç bir delilden neşet etmediği için, o nevi vesveselerin kıymeti ve hükmü yoktur yakinimize ve imanımıza zarar vermezler.


  7. 01.Ağustos.2012, 02:51
    4
    DieHard
    ..Hayat Werenin Kulu..

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 16.Şubat.2012
    Üye No: 94253
    Mesaj Sayısı: 193
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2

    Cevap: Namaz kılan bir gencim ama münafık gibiyim

    Allah razı olsun., Risale-i Nur dan güzel cewap wermişsin..


  8. 01.Ağustos.2012, 02:51
    4
    ..Hayat Werenin Kulu..
    Allah razı olsun., Risale-i Nur dan güzel cewap wermişsin..


  9. 02.Ağustos.2014, 12:00
    5
    Misafir

    Cevap: Namaz kılan bir gencim ama münafık gibiyim

    ben namaz kılarken duygulanıp kendimi namaza vermek istiyorum ama başaramıyorum nerdeyse sadece sureler dualar okuyorum namazı kılıyorum ama kendimi namaza kaptırmak istiyorum ne yapmalıyım


  10. 02.Ağustos.2014, 12:00
    5
    samsun55 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    samsun55
    Misafir
    ben namaz kılarken duygulanıp kendimi namaza vermek istiyorum ama başaramıyorum nerdeyse sadece sureler dualar okuyorum namazı kılıyorum ama kendimi namaza kaptırmak istiyorum ne yapmalıyım





+ Yorum Gönder