Konusunu Oylayın.: Allahın özellikleriyle ilgili birkaç şeyden şüphelendim ben müslüman değil miyim?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Allahın özellikleriyle ilgili birkaç şeyden şüphelendim ben müslüman değil miyim?
  1. 29.Temmuz.2012, 16:13
    1
    burakin
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 04.Şubat.2012
    Üye No: 93965
    Mesaj Sayısı: 162
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2

    Allahın özellikleriyle ilgili birkaç şeyden şüphelendim ben müslüman değil miyim?






    Allahın özellikleriyle ilgili birkaç şeyden şüphelendim ben müslüman değil miyim? Mumsema ben allahınn özellikleriyle ilgili birkaç şeyden şüphelendim bunlar ya allahın herşeyi bilmesi gibi şüphe götürmeyen özelliklerdense şimdi ne olacak bana allahın özelliklerinin tümünü öğreneceğim bir kitap veuya site sdöyleyebilir misiniz?


  2. 29.Temmuz.2012, 16:13
    1
    burakin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Devamlı Üye



    ben allahınn özellikleriyle ilgili birkaç şeyden şüphelendim bunlar ya allahın herşeyi bilmesi gibi şüphe götürmeyen özelliklerdense şimdi ne olacak bana allahın özelliklerinin tümünü öğreneceğim bir kitap veuya site sdöyleyebilir misiniz?


    Benzer Konular

    - Peygamberimizin ahlaki özellikleriyle ilgili hikayeler

    - Hz.Muhammedin doğduğu çevrenin dini ve sosyal özellikleriyle ilgili bilgiler

    - Kuran'ın her asra ve her topluma verilen özellikleriyle ilgili bilgi.

    - Ateist miyim değil miyim?

    - Mehdinin fiziksel özellikleriyle ilgili bilgi verir misiniz?

  3. 29.Temmuz.2012, 17:05
    2
    İLİMCİK
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Haziran.2012
    Üye No: 96623
    Mesaj Sayısı: 419
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 5

    Cevap: çok önemli şimdi ben müslüman değil miyim?




    Kardeşim, sen Allah'ın herşeyi bildiğine iman ediyorsun..Bunun dışında gelen şeyler vesvesedir..Yani, kendine bir sor:"Ben Allah'ın herşeyi bildiğine iman ediyor muyum" diye.."evet" diyorsan hiç bir mesele yok..

    İkinci olarak, size Risale-i Nur külliyatını ve şu iki siteyi size tavsiye ediyorum:

    Ayrıca, kainatta görülen intizam ve ölçü ve hikmet Allah'ın ilminin her şeyi ihata ettiğine delildir..Çünkü, bir eserde intizam ve ölçü ve hikmet varsa, o eser kast ve iradenin ürünüdür..Yani, intizamlı ve ölçülü ve hikmetli bir eser ancak ve ancak bilerek ve isteyerek ve görerek yapılır....Mesela, karşındaki bilgisayar, üstündeki lamba, cep telefonun her bir parçasının ne işe yaradığını bilen ve nereye takılacağını bilen ve nasıl yapılacağını bilen bir kimsenin eseridir..Aynen onun gibi mesela sana gözü veren, gözün nasıl yapılacağını ve ne işe yaradığını ve nereye takılacağını bilmesi lazımdır...Bunun gibi siznek kanadından yıldızlara kadar herşeyde görünen intizam ve ölçü ve hikmetler ancak ve ancak bilen bir kimsenin eseri olabilir..Bilmeyen bir kuvvet, intizamlı ve ölçülü işler yapamaz...Risale-i Nur'dan Allah'ın her şeyi bildiğinin ispatlandığı bir yeri aynen aktarıyorum..Lütfen dikkatlice okuyunuz..Anlamadığınız ve izah etmemi istediğiniz yerleri sorabilirsiniz.

    .

    Şu kâinatta görünen ef'al ile tasarruf edip icad eden Sâni'in, bir muhit ilmi var. Ve o ilim, onun zâtının hâssa-i lâzıme-i zaruriyesidir, infikaki muhaldir. Nasılki Güneş'in zâtı bulunup ziyası bulunmamak kabil değil; öyle de binler derece ondan ziyade kabil değildir ki, şu muntazam mevcudatı icad eden zâtın ilmi ondan infikak etsin. Şu ilm-i muhit, o zâta lâzım olduğu gibi, taalluk cihetiyle herşey'e dahi lâzımdır. Yani, hiçbir şey ondan gizlenmesi kabil değildir. Perdesiz, Güneş'e karşı zemin yüzündeki eşya, Güneş'i görmemesi kabil olmadığı gibi; o Alîm-i Zülcelal'in nur-u ilmine karşı eşyanın gizlenmesi, bin derece daha gayr-ı kabildir, muhaldir. Çünki huzur var. Yani herşey daire-i nazarındadır ve mukabildir ve daire-i şuhudundadır ve herşey'e nüfuzu var. Şu camid Güneş, şu âciz insan, şu şuursuz röntgen şuaı gibi zînurlar; hâdis, nâkıs ve ârızî oldukları halde, onların nurları, mukabilindeki her şey'i görüp nüfuz ederlerse; elbette vâcib ve muhit ve zâtî olan nur-u ilm-i ezelîden hiçbir şey gizlenemez ve haricinde kalamaz. Şu hakikata işaret eden kâinatın hadd ü hesaba gelmez alâmetleri, âyetleri vardır. Ezcümle:

    Bütün mevcudatta görünen bütün hikmetler, o ilme işaret eder. Çünki hikmet ile iş görmek ilim ile olur. Hem bütün inayetler, tezyinatlar o ilme işaret eder. İnayetkârane, lütufkârane iş gören; elbette bilir ve bilerek yapar. Hem herbiri birer mizan içindeki bütün intizamlı mevcudat ve herbiri birer intizam içindeki bütün mizanlı ve ölçülü hey'at, yine o ilm-i muhite işaret eder. Çünki intizam ile iş görmek, ilim ile olur. Ölçü ile, tartı ile san'atkârane yapan; elbette kuvvetli bir ilme istinaden yapar. Hem bütün mevcudatta görünen muntazam miktarlar, hikmet ve maslahata göre biçilmiş şekiller, bir kazanın düsturuyla ve kaderin pergârıyla tanzim edilmiş gibi meyvedar vaziyetler ve heyetler, bir ilm-i muhiti gösteriyor.

    Evet eşyaya ayrı ayrı muntazam suretler vermek, herşey'in mesalih-i hayatiyesine ve vücuduna lâyık mahsus bir şekil vermek, bir ilm-i muhit ile olur, başka surette olamaz.

    Hem bütün zîhayata, herbirisine lâyık bir tarzda, münasib vakitte, ummadığı yerde rızıklarını vermek; bir ilm-i muhit ile olur. Çünki rızkı gönderen; rızka muhtaç olanları bilecek, tanıyacak, vaktini bilecek, ihtiyacını idrak edecek, sonra rızkını lâyık bir tarzda verebilir.

    Hem umum zîhayatın, ibham ünvanı altında bir kanun-u taayyüne bağlı olan ecelleri, ölümleri bir ilm-i muhiti gösteriyor. Çünki her taifenin, gerçi ferdlerin zahiren muayyen bir vakt-i eceli görünmüyor, fakat o taifenin iki had ortasında mahdud bir zamanda ecelleri muayyendir. O ecel hengamında, o şey'in arkasında vazifesini idame edecek olan neticesinin, meyvesinin, çekirdeğinin muhafazası ve bir taze hayata inkılab ettirmesi; yine o ilm-i muhiti gösteriyor.

    Hem bütün mevcudata şamil, herbir mevcuda lâyık bir surette rahmetin taltifatı; bir rahmet-i vasia içinde bir ilm-i muhiti gösteriyor. Çünki meselâ zîhayatın etfallerini süt ile iaşe eden ve zeminin suya muhtaç nebatatına yağmur ile yardım eden; elbette etfali tanır, ihtiyaçlarını bilir ve o nebatatı görür ve yağmurun onlara lüzumunu derkeder sonra gönderir ve hâkeza... Bütün hikmetli, inayetli rahmetinin hadsiz cilveleri; bir ilm-i muhiti gösteriyor.

    Hem bütün eşyanın san'atındaki ihtimamat ve san'atkârane tasvirat ve mahirane tezyinat, bir ilm-i muhiti gösteriyor. Çünki binler vaziyet-i muhtemele içinde, muntazam ve müzeyyen, san'atlı ve hikmetli bir vaziyeti intihab etmek, derin bir ilim ile olur. Bütün eşyadaki şu tarz-ı intihabat, bir ilm-i muhiti gösteriyor.

    Hem icad ve ibda'-ı eşyada kemal-i sühulet, bir ilm-i ekmele delalet eder. Çünki bir işde kolaylık ve bir vaziyette sühulet, derece-i ilim ve meharetle mütenasibdir. Ne kadar ziyade bilse, o derece kolay yapar.

    İşte şu sırra binaen herbiri birer mu'cize-i san'at olan mevcudata bakıyoruz ki; hayret-nüma bir derecede sühuletle, kolaylıkla, külfetsiz, dağdağasız, kısa bir zamanda fakat mu'ciznüma bir surette icad edilir. Demek hadsiz bir ilim vardır ki, hadsiz sühuletle yapılır ve hâkeza... Mezkûr emareler gibi binler alâmet-i sadıka var ki, şu kâinatta tasarruf eden zâtın muhit bir ilmi vardır. Ve herşey'i bütün şuunatıyla bilir, sonra yapar. Madem şu kâinat sahibinin böyle bir ilmi vardır; elbette insanları ve insanların amellerini görür ve insanlar neye lâyık ve müstehak olduklarını bilir, hikmet ve rahmetin muktezasına göre onlarla muamele eder ve edecek.

    Ey insan! Aklını başına al, dikkat et! Nasıl bir zât seni bilir ve bakar, bil ve ayıl!..

    Mektubat ( 243 )


    Kardeşim, izah etmemizi istediğin bir yer varsa veya aklında soru varsa sorabilirsiniz.


  4. 29.Temmuz.2012, 17:05
    2
    İLİMCİK - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Devamlı Üye



    Kardeşim, sen Allah'ın herşeyi bildiğine iman ediyorsun..Bunun dışında gelen şeyler vesvesedir..Yani, kendine bir sor:"Ben Allah'ın herşeyi bildiğine iman ediyor muyum" diye.."evet" diyorsan hiç bir mesele yok..

    İkinci olarak, size Risale-i Nur külliyatını ve şu iki siteyi size tavsiye ediyorum:

    Ayrıca, kainatta görülen intizam ve ölçü ve hikmet Allah'ın ilminin her şeyi ihata ettiğine delildir..Çünkü, bir eserde intizam ve ölçü ve hikmet varsa, o eser kast ve iradenin ürünüdür..Yani, intizamlı ve ölçülü ve hikmetli bir eser ancak ve ancak bilerek ve isteyerek ve görerek yapılır....Mesela, karşındaki bilgisayar, üstündeki lamba, cep telefonun her bir parçasının ne işe yaradığını bilen ve nereye takılacağını bilen ve nasıl yapılacağını bilen bir kimsenin eseridir..Aynen onun gibi mesela sana gözü veren, gözün nasıl yapılacağını ve ne işe yaradığını ve nereye takılacağını bilmesi lazımdır...Bunun gibi siznek kanadından yıldızlara kadar herşeyde görünen intizam ve ölçü ve hikmetler ancak ve ancak bilen bir kimsenin eseri olabilir..Bilmeyen bir kuvvet, intizamlı ve ölçülü işler yapamaz...Risale-i Nur'dan Allah'ın her şeyi bildiğinin ispatlandığı bir yeri aynen aktarıyorum..Lütfen dikkatlice okuyunuz..Anlamadığınız ve izah etmemi istediğiniz yerleri sorabilirsiniz.

    .

    Şu kâinatta görünen ef'al ile tasarruf edip icad eden Sâni'in, bir muhit ilmi var. Ve o ilim, onun zâtının hâssa-i lâzıme-i zaruriyesidir, infikaki muhaldir. Nasılki Güneş'in zâtı bulunup ziyası bulunmamak kabil değil; öyle de binler derece ondan ziyade kabil değildir ki, şu muntazam mevcudatı icad eden zâtın ilmi ondan infikak etsin. Şu ilm-i muhit, o zâta lâzım olduğu gibi, taalluk cihetiyle herşey'e dahi lâzımdır. Yani, hiçbir şey ondan gizlenmesi kabil değildir. Perdesiz, Güneş'e karşı zemin yüzündeki eşya, Güneş'i görmemesi kabil olmadığı gibi; o Alîm-i Zülcelal'in nur-u ilmine karşı eşyanın gizlenmesi, bin derece daha gayr-ı kabildir, muhaldir. Çünki huzur var. Yani herşey daire-i nazarındadır ve mukabildir ve daire-i şuhudundadır ve herşey'e nüfuzu var. Şu camid Güneş, şu âciz insan, şu şuursuz röntgen şuaı gibi zînurlar; hâdis, nâkıs ve ârızî oldukları halde, onların nurları, mukabilindeki her şey'i görüp nüfuz ederlerse; elbette vâcib ve muhit ve zâtî olan nur-u ilm-i ezelîden hiçbir şey gizlenemez ve haricinde kalamaz. Şu hakikata işaret eden kâinatın hadd ü hesaba gelmez alâmetleri, âyetleri vardır. Ezcümle:

    Bütün mevcudatta görünen bütün hikmetler, o ilme işaret eder. Çünki hikmet ile iş görmek ilim ile olur. Hem bütün inayetler, tezyinatlar o ilme işaret eder. İnayetkârane, lütufkârane iş gören; elbette bilir ve bilerek yapar. Hem herbiri birer mizan içindeki bütün intizamlı mevcudat ve herbiri birer intizam içindeki bütün mizanlı ve ölçülü hey'at, yine o ilm-i muhite işaret eder. Çünki intizam ile iş görmek, ilim ile olur. Ölçü ile, tartı ile san'atkârane yapan; elbette kuvvetli bir ilme istinaden yapar. Hem bütün mevcudatta görünen muntazam miktarlar, hikmet ve maslahata göre biçilmiş şekiller, bir kazanın düsturuyla ve kaderin pergârıyla tanzim edilmiş gibi meyvedar vaziyetler ve heyetler, bir ilm-i muhiti gösteriyor.

    Evet eşyaya ayrı ayrı muntazam suretler vermek, herşey'in mesalih-i hayatiyesine ve vücuduna lâyık mahsus bir şekil vermek, bir ilm-i muhit ile olur, başka surette olamaz.

    Hem bütün zîhayata, herbirisine lâyık bir tarzda, münasib vakitte, ummadığı yerde rızıklarını vermek; bir ilm-i muhit ile olur. Çünki rızkı gönderen; rızka muhtaç olanları bilecek, tanıyacak, vaktini bilecek, ihtiyacını idrak edecek, sonra rızkını lâyık bir tarzda verebilir.

    Hem umum zîhayatın, ibham ünvanı altında bir kanun-u taayyüne bağlı olan ecelleri, ölümleri bir ilm-i muhiti gösteriyor. Çünki her taifenin, gerçi ferdlerin zahiren muayyen bir vakt-i eceli görünmüyor, fakat o taifenin iki had ortasında mahdud bir zamanda ecelleri muayyendir. O ecel hengamında, o şey'in arkasında vazifesini idame edecek olan neticesinin, meyvesinin, çekirdeğinin muhafazası ve bir taze hayata inkılab ettirmesi; yine o ilm-i muhiti gösteriyor.

    Hem bütün mevcudata şamil, herbir mevcuda lâyık bir surette rahmetin taltifatı; bir rahmet-i vasia içinde bir ilm-i muhiti gösteriyor. Çünki meselâ zîhayatın etfallerini süt ile iaşe eden ve zeminin suya muhtaç nebatatına yağmur ile yardım eden; elbette etfali tanır, ihtiyaçlarını bilir ve o nebatatı görür ve yağmurun onlara lüzumunu derkeder sonra gönderir ve hâkeza... Bütün hikmetli, inayetli rahmetinin hadsiz cilveleri; bir ilm-i muhiti gösteriyor.

    Hem bütün eşyanın san'atındaki ihtimamat ve san'atkârane tasvirat ve mahirane tezyinat, bir ilm-i muhiti gösteriyor. Çünki binler vaziyet-i muhtemele içinde, muntazam ve müzeyyen, san'atlı ve hikmetli bir vaziyeti intihab etmek, derin bir ilim ile olur. Bütün eşyadaki şu tarz-ı intihabat, bir ilm-i muhiti gösteriyor.

    Hem icad ve ibda'-ı eşyada kemal-i sühulet, bir ilm-i ekmele delalet eder. Çünki bir işde kolaylık ve bir vaziyette sühulet, derece-i ilim ve meharetle mütenasibdir. Ne kadar ziyade bilse, o derece kolay yapar.

    İşte şu sırra binaen herbiri birer mu'cize-i san'at olan mevcudata bakıyoruz ki; hayret-nüma bir derecede sühuletle, kolaylıkla, külfetsiz, dağdağasız, kısa bir zamanda fakat mu'ciznüma bir surette icad edilir. Demek hadsiz bir ilim vardır ki, hadsiz sühuletle yapılır ve hâkeza... Mezkûr emareler gibi binler alâmet-i sadıka var ki, şu kâinatta tasarruf eden zâtın muhit bir ilmi vardır. Ve herşey'i bütün şuunatıyla bilir, sonra yapar. Madem şu kâinat sahibinin böyle bir ilmi vardır; elbette insanları ve insanların amellerini görür ve insanlar neye lâyık ve müstehak olduklarını bilir, hikmet ve rahmetin muktezasına göre onlarla muamele eder ve edecek.

    Ey insan! Aklını başına al, dikkat et! Nasıl bir zât seni bilir ve bakar, bil ve ayıl!..

    Mektubat ( 243 )


    Kardeşim, izah etmemizi istediğin bir yer varsa veya aklında soru varsa sorabilirsiniz.


  5. 29.Temmuz.2012, 17:06
    3
    Saif Al-Din
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 23.Haziran.2011
    Üye No: 88205
    Mesaj Sayısı: 380
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 4
    Yaş: 29

    Cevap: çok önemli şimdi ben müslüman değil miyim?

    Burakin bir Esma-ul Husna kitabı al oku.

    Meraklanma, bu seninki bir vesvesedir.

    "Hüvel evvelü vel âhıru vez zâhiru vel bâtınü ve hüve bi külli şey'in aliym"
    Manası: O evveldir, âhir'dir, zâhir'dir, bâtın'dır ve O her şeyi bilendir.
    Allah Resulü (s.a.v) buyuruyor:
    "Kendinde şüphe ve vesveseden birşey hissedersen bu ayeti kerimeyi oku"

    Kaynak: Resulullah'ın dilinden sureler ve dualar.. Arif Pamuk


  6. 29.Temmuz.2012, 17:06
    3
    Devamlı Üye
    Burakin bir Esma-ul Husna kitabı al oku.

    Meraklanma, bu seninki bir vesvesedir.

    "Hüvel evvelü vel âhıru vez zâhiru vel bâtınü ve hüve bi külli şey'in aliym"
    Manası: O evveldir, âhir'dir, zâhir'dir, bâtın'dır ve O her şeyi bilendir.
    Allah Resulü (s.a.v) buyuruyor:
    "Kendinde şüphe ve vesveseden birşey hissedersen bu ayeti kerimeyi oku"

    Kaynak: Resulullah'ın dilinden sureler ve dualar.. Arif Pamuk


  7. 31.Temmuz.2012, 05:34
    4
    TarikateSon!
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 31.Temmuz.2012
    Üye No: 97209
    Mesaj Sayısı: 218
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 3

    Cevap: çok önemli şimdi ben müslüman değil miyim?

    Kardeş sen her türlü vesveseden ve vesvese vericilerin şerrinden tam manasıyla(yani ne kadar kurtulmak istiyorsan o kadar)Rabbine sığın.Sana Kur'andan başka kitap tavsiye edenlere de uyma boşver.Risale tavsiye eden arkadaş;adam acaba imanım mı gitti derdinde ,bu durumdayken anlamlarını anlayamayacağı bir sürü sözler ve cümlelerle dolu bir kitap tavsiye ediyorsun.adam okuduğuna iki saat anlam bulmaya çalışacak,o yüzden Kur'an varken,tavsiyelerini kendine sakla...Ne yani Allah kitabında kendisini tam olarak anlatamamışta,öyle değil böyle anlatılır diyerek Risalei nur mu anlatmış Allah'ı...Yazık...


  8. 31.Temmuz.2012, 05:34
    4
    Kardeş sen her türlü vesveseden ve vesvese vericilerin şerrinden tam manasıyla(yani ne kadar kurtulmak istiyorsan o kadar)Rabbine sığın.Sana Kur'andan başka kitap tavsiye edenlere de uyma boşver.Risale tavsiye eden arkadaş;adam acaba imanım mı gitti derdinde ,bu durumdayken anlamlarını anlayamayacağı bir sürü sözler ve cümlelerle dolu bir kitap tavsiye ediyorsun.adam okuduğuna iki saat anlam bulmaya çalışacak,o yüzden Kur'an varken,tavsiyelerini kendine sakla...Ne yani Allah kitabında kendisini tam olarak anlatamamışta,öyle değil böyle anlatılır diyerek Risalei nur mu anlatmış Allah'ı...Yazık...


  9. 31.Temmuz.2012, 21:38
    5
    İLİMCİK
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Haziran.2012
    Üye No: 96623
    Mesaj Sayısı: 419
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 5

    Cevap: çok önemli şimdi ben müslüman değil miyim?

    Fakat, kardeşim Risale-i Nur, Kur'an hakikatlerini ders veriyor...Çoğu kimse arapça bilmez..Bilse bile, ilmi yok..İlmi olsa bile, icaz ve belağattan anlamaz..Bu sebeple Kur'an hakikatlerinin tercüme edilip, ders verilmesi lazım ki Risale-i Nur bunu yapıyor...Yani, Kur'an anlatmış, izah etmiş..Risale-i Nur'da Kur'anda olan bu hakikatleri tercüme edip, ders vermiş..Risale-i Nur değil, Kur'an okuyun demek "Kur'an hakikatlerini değil de, Kur'an okuyun" demek gibidir..Yani, Kur'anın hakikatlerini, Kur'anın kendisi ile mübareze ettirmek demektir...Bu da mantıksızdır..

    Ayrıca, Allahı isim ve sıfatlarıyla Risale-i Nur'dan daha vazıh ve daha anlaşılır ve daha ikna edici anlatan bir tefsir göremiyorum..Yani, bu noktada Risale-i Nurdan daha kolay anlaşılır bi kitap yok..Eğer varsa gösterin de onu okuyalım..


  10. 31.Temmuz.2012, 21:38
    5
    İLİMCİK - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Devamlı Üye
    Fakat, kardeşim Risale-i Nur, Kur'an hakikatlerini ders veriyor...Çoğu kimse arapça bilmez..Bilse bile, ilmi yok..İlmi olsa bile, icaz ve belağattan anlamaz..Bu sebeple Kur'an hakikatlerinin tercüme edilip, ders verilmesi lazım ki Risale-i Nur bunu yapıyor...Yani, Kur'an anlatmış, izah etmiş..Risale-i Nur'da Kur'anda olan bu hakikatleri tercüme edip, ders vermiş..Risale-i Nur değil, Kur'an okuyun demek "Kur'an hakikatlerini değil de, Kur'an okuyun" demek gibidir..Yani, Kur'anın hakikatlerini, Kur'anın kendisi ile mübareze ettirmek demektir...Bu da mantıksızdır..

    Ayrıca, Allahı isim ve sıfatlarıyla Risale-i Nur'dan daha vazıh ve daha anlaşılır ve daha ikna edici anlatan bir tefsir göremiyorum..Yani, bu noktada Risale-i Nurdan daha kolay anlaşılır bi kitap yok..Eğer varsa gösterin de onu okuyalım..


  11. 31.Temmuz.2012, 22:26
    6
    return
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 29.Temmuz.2012
    Üye No: 97171
    Mesaj Sayısı: 78
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0
    Yaş: 42

    Cevap: çok önemli şimdi ben müslüman değil miyim?

    Belli evlerde Kuran'ın anlaşılamayacağını iddia ederek Risale okutturduklarını biliyorum. Sizinki de öyle olmuş. Yüce Allah'ın kelamında anlaşılamayacak bazı konular olduğunu kabul ediyorum, kabul; ancak temel manada açık ve net hükümler bildirilmiş. Hatta Yüce Allah bazı ayetlerinde ''herşeyi bilmek zorunda değilsiniz'' mealinde bazı hatırlatmalarada da bulunuyor bizlere. Bize kalan sadece iman edip, kabullenmektir. Risaleye gerek yok. Önümüzde capcanlı sünnet var. Bu da bize hayli hayli yeter kanaatindeyim.

    Şüphe içinde yşıyorken okuduğum Suat Yıldırım mealinde bir ayrıntı gözüme çarpmıştı. Yerini tam hatırlayamıyorum. Cenab-ı Hakk, Kendi'sini iyice tanıyıp iman etmenin pek hayırlı bir iş olduğunu bildieiyordu. Öyle bir kitap ki Kuran; tek kelimeyle muhteşem! Bir kısa ayet, çok fazla ve çok boyutlu ilahi anlamlar barındırıyor içinde. Tersini bilen bir insanın kabullenmesi de o denli hızlı oluyor. Allah'ın izniyle bizim doğmamıza vesile olan o su damlası... Elimize değse elimizi, elbisemize değse elbisemizi yıkattırıyor. Fakat ana rahmine düşünce insan doğuyor. Allah'ı çok uzaklarda aramaya gerek yok. Üstün kudret, tam hüküm ve hikmet Sahibinin gücüne ufak bir örnek!

    Bu vesvese konusunda ise şimdi hapiste olan bir hocamızın muhteşem bir tespiti vardı.

    ''Boş eve hırsız girmez!'' Boş kalpte de şeytan dolaşmaz.


  12. 31.Temmuz.2012, 22:26
    6
    return - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    Belli evlerde Kuran'ın anlaşılamayacağını iddia ederek Risale okutturduklarını biliyorum. Sizinki de öyle olmuş. Yüce Allah'ın kelamında anlaşılamayacak bazı konular olduğunu kabul ediyorum, kabul; ancak temel manada açık ve net hükümler bildirilmiş. Hatta Yüce Allah bazı ayetlerinde ''herşeyi bilmek zorunda değilsiniz'' mealinde bazı hatırlatmalarada da bulunuyor bizlere. Bize kalan sadece iman edip, kabullenmektir. Risaleye gerek yok. Önümüzde capcanlı sünnet var. Bu da bize hayli hayli yeter kanaatindeyim.

    Şüphe içinde yşıyorken okuduğum Suat Yıldırım mealinde bir ayrıntı gözüme çarpmıştı. Yerini tam hatırlayamıyorum. Cenab-ı Hakk, Kendi'sini iyice tanıyıp iman etmenin pek hayırlı bir iş olduğunu bildieiyordu. Öyle bir kitap ki Kuran; tek kelimeyle muhteşem! Bir kısa ayet, çok fazla ve çok boyutlu ilahi anlamlar barındırıyor içinde. Tersini bilen bir insanın kabullenmesi de o denli hızlı oluyor. Allah'ın izniyle bizim doğmamıza vesile olan o su damlası... Elimize değse elimizi, elbisemize değse elbisemizi yıkattırıyor. Fakat ana rahmine düşünce insan doğuyor. Allah'ı çok uzaklarda aramaya gerek yok. Üstün kudret, tam hüküm ve hikmet Sahibinin gücüne ufak bir örnek!

    Bu vesvese konusunda ise şimdi hapiste olan bir hocamızın muhteşem bir tespiti vardı.

    ''Boş eve hırsız girmez!'' Boş kalpte de şeytan dolaşmaz.


  13. 01.Ağustos.2012, 01:24
    7
    İLİMCİK
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Haziran.2012
    Üye No: 96623
    Mesaj Sayısı: 419
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 5

    Cevap: çok önemli şimdi ben müslüman değil miyim?

    return kardeşim, Risale-i Nur, Kur'anda olan hakikatleri ders veriyor..Ben bunu daha nasıl anlatayım bilemiyorum...

    Sizin intikal edemediğiniz nokta, şuuru cüzi, fikri müşevveş ve kalbi karanlıklı bazı insanların yaptıkları tercümeyi Kur'anın kendisi zannetmeniz..Kur'an-ı Hakim ise, cami' ve i'cazdaraneolan lisan-ı nahvi ile mu'cizekarane bir surette ve her ciheti birden bilir, irade ederi bir ilm-i muhit içinde zuhur etmiştir. Zihni cüz'î, şuuru kısa, fikri müşevveş, kalbi karanlıklı bazı insanların tercüme kelimeleri nasıl o mukaddes kelimat yerini tutabilir? Hattâ diyebilirim ve belki isbat edebilirim ki: Herbir harf-i Kur'an, bir hakaik hazinesi hükmüne geçer; bazan birtek harf, bir sahife kadar hakikatları ders verir. Madem Kur'an arapçadır..Madem herkes Kur'anı ve Kur'anı bir nevi tefsiri olan hadis-i şerifleri ihata edemiyor..Madem herkes icaz ve belağattan anlamıyor..Öyle ise, Kur'an hakikatlerinin tercüme edilip, ders verilmesi lazımdır...Risale-i Nur budur...

    Return kardeşim, sen doğrudan doğruya Kur'andan değil, mesela Suat Yıldırım'ın eserinden istifade ediyorsun..Biz ise, Bediüzzaman Said Nursinin eserinden istifade ediyoruz..Bu sebeple "ben doğrudan doğruya Kur'an okuyorum, siz ise okumuyorsunuz" gibi manasız, lüzumsuz sözleri artık bırakalım isterseniz...Eğer, "ben doğrudan doğruya Kur'andan istifade ediyorum ve hiç bir esere ihtiyacım yok" diye dava eden kimse varsa karşıma çıksın..


  14. 01.Ağustos.2012, 01:24
    7
    İLİMCİK - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Devamlı Üye
    return kardeşim, Risale-i Nur, Kur'anda olan hakikatleri ders veriyor..Ben bunu daha nasıl anlatayım bilemiyorum...

    Sizin intikal edemediğiniz nokta, şuuru cüzi, fikri müşevveş ve kalbi karanlıklı bazı insanların yaptıkları tercümeyi Kur'anın kendisi zannetmeniz..Kur'an-ı Hakim ise, cami' ve i'cazdaraneolan lisan-ı nahvi ile mu'cizekarane bir surette ve her ciheti birden bilir, irade ederi bir ilm-i muhit içinde zuhur etmiştir. Zihni cüz'î, şuuru kısa, fikri müşevveş, kalbi karanlıklı bazı insanların tercüme kelimeleri nasıl o mukaddes kelimat yerini tutabilir? Hattâ diyebilirim ve belki isbat edebilirim ki: Herbir harf-i Kur'an, bir hakaik hazinesi hükmüne geçer; bazan birtek harf, bir sahife kadar hakikatları ders verir. Madem Kur'an arapçadır..Madem herkes Kur'anı ve Kur'anı bir nevi tefsiri olan hadis-i şerifleri ihata edemiyor..Madem herkes icaz ve belağattan anlamıyor..Öyle ise, Kur'an hakikatlerinin tercüme edilip, ders verilmesi lazımdır...Risale-i Nur budur...

    Return kardeşim, sen doğrudan doğruya Kur'andan değil, mesela Suat Yıldırım'ın eserinden istifade ediyorsun..Biz ise, Bediüzzaman Said Nursinin eserinden istifade ediyoruz..Bu sebeple "ben doğrudan doğruya Kur'an okuyorum, siz ise okumuyorsunuz" gibi manasız, lüzumsuz sözleri artık bırakalım isterseniz...Eğer, "ben doğrudan doğruya Kur'andan istifade ediyorum ve hiç bir esere ihtiyacım yok" diye dava eden kimse varsa karşıma çıksın..


  15. 01.Ağustos.2012, 01:35
    8
    @mir
    âb ü kil

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 12.Ağustos.2009
    Üye No: 49589
    Mesaj Sayısı: 3,358
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 36
    Yaş: 43
    Bulunduğu yer: Dârü'l-İmtihân

    Cevap: çok önemli şimdi ben müslüman değil miyim?

    ya Hu! Cebrail as'ın Resulullah'a getirdiği vahyi
    yanlışlıkla Ali ra'ın kucağına düşürdüğü benzeri bir hikaye ile
    risalelerin de oradan geldiğini
    yani risalalerin Allah'ın vahyi olduğunu iddia ediyorsunuz

    sonra da bu kaçıncıdır her meal okuyanı mealleri Kur'an'ın kendisi sanmakla suçluyorsunuz

    hele
    Alıntı
    Risale-i Nur değil, Kur'an okuyun demek "Kur'an hakikatlerini değil de, Kur'an okuyun" demek gibidir..
    iddianız yok mu
    sanki Kur'an'ın hakikatleri ne daha önce ne de daha sonra yazılmış hiçbir eserde yok
    sadece risalelerde var
    sanki risale okumamak Kur'an okumamaya denk gibi yazıyorsunuz


  16. 01.Ağustos.2012, 01:35
    8
    âb ü kil
    ya Hu! Cebrail as'ın Resulullah'a getirdiği vahyi
    yanlışlıkla Ali ra'ın kucağına düşürdüğü benzeri bir hikaye ile
    risalelerin de oradan geldiğini
    yani risalalerin Allah'ın vahyi olduğunu iddia ediyorsunuz

    sonra da bu kaçıncıdır her meal okuyanı mealleri Kur'an'ın kendisi sanmakla suçluyorsunuz

    hele
    Alıntı
    Risale-i Nur değil, Kur'an okuyun demek "Kur'an hakikatlerini değil de, Kur'an okuyun" demek gibidir..
    iddianız yok mu
    sanki Kur'an'ın hakikatleri ne daha önce ne de daha sonra yazılmış hiçbir eserde yok
    sadece risalelerde var
    sanki risale okumamak Kur'an okumamaya denk gibi yazıyorsunuz


  17. 01.Ağustos.2012, 01:57
    9
    İLİMCİK
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Haziran.2012
    Üye No: 96623
    Mesaj Sayısı: 419
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 5

    Cevap: çok önemli şimdi ben müslüman değil miyim?

    amir kardeşim, yine başlamayalım..return kardeşim "Kur'an bize yeter başka bir esere gerek yok" derken, Kur'an-ı arabiyyun mübini yani Kur'anın kendisini değil, tercümesini kastediyor..Ben de ona cevap verdim...Yani, bazı kimseler gerçekten öyle görüyor..Eğer öyle görmezse "Kur'an varken şuna buna gerek yok" demezlerdi..Konuyu açan kardeşimiz Allahı tanıtacak bir kitap ismi istemiş, ben de Risale-i Nur'u önerdim..Bu kadar basit..Konumuz değişik olduğu için "yanlışlıkla Hz Ali'ye vahy gelmiş" gibi dehşetli iftirayı ve Risale-i Nur'u vahiy olarak kabul ettiğimiz gibi iftiralarınıza cevap vermek istemiyorum..Çünkü, daha önce cevap verildi..Yalnız şunu bilin bu iftira ile ölürseniz milyonlarca kişiye attığınız bu iftira sizin yakanızı bırakmaz...

    Ayrıca, ben hiç bir yerde "Kur'anın hakikatleri daha önce yazılmamış" veya "Risale-i Nur'dan başka hiç kimse Kur'an hakikatlerini ders vermemiş" demedim....Arkadaşım, benim yukarıda return kardeşe yazdığım yazıya bir bak..Benim yazımın neresinden böyle bir mana çıkardın?..Return kardeş Risale- Nur gereksiz çünkü Kur'an var demiş..Ben de zaten Risale-i Nur'un Kur'anın manalarını ders veren bir tefsir olduğunu söyledim..Fakat, siz herşeye tenkid nazarıyla baktığınız için ve tartışmaya hazır olduğunuz için, konuyla alakası olmayan ve benim söylemediğim sözleri söylemişim gibi gösteriyorsunuz...her ne ise..

    Lütfen cevaplara odaklanalım...her bir konuya uygun konuşalım..Şimdi, ben de size konuyla alakası olmayan "sen de şurada şöyle bir saçma cümle sözelemiştin" dersem ne olur...elbette güzel olmaz.


  18. 01.Ağustos.2012, 01:57
    9
    İLİMCİK - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Devamlı Üye
    amir kardeşim, yine başlamayalım..return kardeşim "Kur'an bize yeter başka bir esere gerek yok" derken, Kur'an-ı arabiyyun mübini yani Kur'anın kendisini değil, tercümesini kastediyor..Ben de ona cevap verdim...Yani, bazı kimseler gerçekten öyle görüyor..Eğer öyle görmezse "Kur'an varken şuna buna gerek yok" demezlerdi..Konuyu açan kardeşimiz Allahı tanıtacak bir kitap ismi istemiş, ben de Risale-i Nur'u önerdim..Bu kadar basit..Konumuz değişik olduğu için "yanlışlıkla Hz Ali'ye vahy gelmiş" gibi dehşetli iftirayı ve Risale-i Nur'u vahiy olarak kabul ettiğimiz gibi iftiralarınıza cevap vermek istemiyorum..Çünkü, daha önce cevap verildi..Yalnız şunu bilin bu iftira ile ölürseniz milyonlarca kişiye attığınız bu iftira sizin yakanızı bırakmaz...

    Ayrıca, ben hiç bir yerde "Kur'anın hakikatleri daha önce yazılmamış" veya "Risale-i Nur'dan başka hiç kimse Kur'an hakikatlerini ders vermemiş" demedim....Arkadaşım, benim yukarıda return kardeşe yazdığım yazıya bir bak..Benim yazımın neresinden böyle bir mana çıkardın?..Return kardeş Risale- Nur gereksiz çünkü Kur'an var demiş..Ben de zaten Risale-i Nur'un Kur'anın manalarını ders veren bir tefsir olduğunu söyledim..Fakat, siz herşeye tenkid nazarıyla baktığınız için ve tartışmaya hazır olduğunuz için, konuyla alakası olmayan ve benim söylemediğim sözleri söylemişim gibi gösteriyorsunuz...her ne ise..

    Lütfen cevaplara odaklanalım...her bir konuya uygun konuşalım..Şimdi, ben de size konuyla alakası olmayan "sen de şurada şöyle bir saçma cümle sözelemiştin" dersem ne olur...elbette güzel olmaz.


  19. 01.Ağustos.2012, 03:11
    10
    @mir
    âb ü kil

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 12.Ağustos.2009
    Üye No: 49589
    Mesaj Sayısı: 3,358
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 36
    Yaş: 43
    Bulunduğu yer: Dârü'l-İmtihân

    Cevap: Allahınn özellikleriyle ilgili birkaç şeyden şüphelendim ben müslüman değil mi

    Alıntı
    amir kardeşim, yine başlamayalım..return kardeşim "Kur'an bize yeter başka bir esere gerek yok" derken, Kur'an-ı arabiyyun mübini yani Kur'anın kendisini değil, tercümesini kastediyor.
    bunu hepimiz anlıyoruz
    hatta siz de anlamışsınız
    o da biz de "Kur'an" derken çoğu zaman meali kast ediyoruz
    karşımızdakilerin de bunu anlayacağını bildiğimizden meal yerine Kur'an yazıyoruz
    ne var bunda?
    bunu neden her seferinde her meal okuyanın meali Kur'an sandığı şeklinde lanse ediyorsunuz ki?

    mealler eksik olabilir hatta hatalı da olabilir
    ama bu okunmasına engel değildir ki her seferinde insanları meal yerine risale okumaya çağırıyorsunuz
    yoksa siz risalelerin eksiklik ya da hatadan beri olduğunu mu sanıyorsunuz?

    öyle ya hemen her başlığı altında "bu bana yazdırıldı" diye cümleler olan bir kitapta ne hata olabilir ki?


  20. 01.Ağustos.2012, 03:11
    10
    âb ü kil
    Alıntı
    amir kardeşim, yine başlamayalım..return kardeşim "Kur'an bize yeter başka bir esere gerek yok" derken, Kur'an-ı arabiyyun mübini yani Kur'anın kendisini değil, tercümesini kastediyor.
    bunu hepimiz anlıyoruz
    hatta siz de anlamışsınız
    o da biz de "Kur'an" derken çoğu zaman meali kast ediyoruz
    karşımızdakilerin de bunu anlayacağını bildiğimizden meal yerine Kur'an yazıyoruz
    ne var bunda?
    bunu neden her seferinde her meal okuyanın meali Kur'an sandığı şeklinde lanse ediyorsunuz ki?

    mealler eksik olabilir hatta hatalı da olabilir
    ama bu okunmasına engel değildir ki her seferinde insanları meal yerine risale okumaya çağırıyorsunuz
    yoksa siz risalelerin eksiklik ya da hatadan beri olduğunu mu sanıyorsunuz?

    öyle ya hemen her başlığı altında "bu bana yazdırıldı" diye cümleler olan bir kitapta ne hata olabilir ki?


  21. 02.Ağustos.2012, 01:56
    11
    TarikateSon!
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 31.Temmuz.2012
    Üye No: 97209
    Mesaj Sayısı: 218
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 3

    Cevap: Allahınn özellikleriyle ilgili birkaç şeyden şüphelendim ben müslüman değil mi

    Alıntı
    Çoğu kimse arapça bilmezBilse bile, ilmi yokİlmi olsa bile, icaz ve belağattan anlamazBu sebeple Kur'an hakikatlerinin tercüme edilip, ders verilmesi lazım ki Risale-i Nur bunu yapıyorYani, Kur'an anlatmış, izah etmişRisale-i Nur'da Kur'anda olan bu hakikatleri tercüme edip, ders vermiş
    Adına CAHİLİYE DEVRİ denilen bir zamanda inen bu Kur'an o cahillerin içinden o zamanda 120 000 sahabe çıkmasına vesile olmuş.Yani cahiliye zamanında yaşayan insanların bile gayet kolay bir şekilde anlayabilecekleri uslüp ve ifadeleri içinde barındırarak yeryüzüne inmiş.
    Oysaki sizin iddianıza göre (direkt olarak bunu söylemeseniz bile anlatmak istediğiniz),''Kur'an ,yanında yardımcı bir açıklayıcı kaynak kitap olmadan anlaşılması ve idrak edilmesi zor bir kitaptır.Bu yardımcı kitap görevini de ,içinde yazılı olanların kendisine Allah tarfından yazdırıldığını (-ki bu peygamberlik vasfıdır.) söyleyen,ve günümüzde insanlık için ''En büyük ve değerli iman vesilesi'' olarak lanse edilen(-ki bu yönüyle de yine Kur'ana karşı bir üstünlük vasfı kazandırılmaya çalışılmış) bir kitap olan aynı zamanda yazarının 80 kere reenkarnasyona uğradığının da yazılı olduğu,içinde misyonerlerin ve yahudilerin uyanık olmaları konusunda tavsiyelerin olduğu bir kitap olan Risale-i Nur 'mu yapacaktır?
    Kur'an insanlık için ,gönülleri dolduran gayet anlaşılır ve yeterli bir kitaptır,Risaleler ise cepleri doldurmaya (cemaatin kazanç kapısı) yarayan,içerdiği eski zaman manalar nedeniyle bir sayfası içinden anlaşılabilir bir iki cümlenin bile zorla çıkarılabildiği bir kitaptır...


  22. 02.Ağustos.2012, 01:56
    11
    Alıntı
    Çoğu kimse arapça bilmezBilse bile, ilmi yokİlmi olsa bile, icaz ve belağattan anlamazBu sebeple Kur'an hakikatlerinin tercüme edilip, ders verilmesi lazım ki Risale-i Nur bunu yapıyorYani, Kur'an anlatmış, izah etmişRisale-i Nur'da Kur'anda olan bu hakikatleri tercüme edip, ders vermiş
    Adına CAHİLİYE DEVRİ denilen bir zamanda inen bu Kur'an o cahillerin içinden o zamanda 120 000 sahabe çıkmasına vesile olmuş.Yani cahiliye zamanında yaşayan insanların bile gayet kolay bir şekilde anlayabilecekleri uslüp ve ifadeleri içinde barındırarak yeryüzüne inmiş.
    Oysaki sizin iddianıza göre (direkt olarak bunu söylemeseniz bile anlatmak istediğiniz),''Kur'an ,yanında yardımcı bir açıklayıcı kaynak kitap olmadan anlaşılması ve idrak edilmesi zor bir kitaptır.Bu yardımcı kitap görevini de ,içinde yazılı olanların kendisine Allah tarfından yazdırıldığını (-ki bu peygamberlik vasfıdır.) söyleyen,ve günümüzde insanlık için ''En büyük ve değerli iman vesilesi'' olarak lanse edilen(-ki bu yönüyle de yine Kur'ana karşı bir üstünlük vasfı kazandırılmaya çalışılmış) bir kitap olan aynı zamanda yazarının 80 kere reenkarnasyona uğradığının da yazılı olduğu,içinde misyonerlerin ve yahudilerin uyanık olmaları konusunda tavsiyelerin olduğu bir kitap olan Risale-i Nur 'mu yapacaktır?
    Kur'an insanlık için ,gönülleri dolduran gayet anlaşılır ve yeterli bir kitaptır,Risaleler ise cepleri doldurmaya (cemaatin kazanç kapısı) yarayan,içerdiği eski zaman manalar nedeniyle bir sayfası içinden anlaşılabilir bir iki cümlenin bile zorla çıkarılabildiği bir kitaptır...





+ Yorum Gönder