Konusunu Oylayın.: Ramazan'da Uyku Düzeni

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Ramazan'da Uyku Düzeni
  1. 26.Temmuz.2012, 09:14
    1
    mor_kardelen
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 12.Mayıs.2012
    Üye No: 96103
    Mesaj Sayısı: 12
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 40

    Ramazan'da Uyku Düzeni






    Ramazan'da Uyku Düzeni Mumsema Selamün aleyküm, herkese hayırlı Ramazanlar.
    Teravih namazından sonra en iyi ihtimal 12 gibi yatabiliyorum, gece 2 gibi tekrar kalkıp sahur sofrasını hazırlıyorum. Sahurdan sonra sabah namazını kılıp tekrar yatmaya çalıştığımda uyku tutmuyor. Normalde namazdan sonra yatmamak en hayırlısı, fakat bütün günümü 2 saat uykuyla geçiriyorum. Uykum anca öğleden sonra 3-4 gibi geliyor yine teravihe kadar tutuyorum kendimi. Sonra tekrardan 2 saat uyuyabiliyorum. Buna bir öneriniz var mıdır? Şimdiden teşekkürler.



  2. 26.Temmuz.2012, 09:14
    1



    Selamün aleyküm, herkese hayırlı Ramazanlar.
    Teravih namazından sonra en iyi ihtimal 12 gibi yatabiliyorum, gece 2 gibi tekrar kalkıp sahur sofrasını hazırlıyorum. Sahurdan sonra sabah namazını kılıp tekrar yatmaya çalıştığımda uyku tutmuyor. Normalde namazdan sonra yatmamak en hayırlısı, fakat bütün günümü 2 saat uykuyla geçiriyorum. Uykum anca öğleden sonra 3-4 gibi geliyor yine teravihe kadar tutuyorum kendimi. Sonra tekrardan 2 saat uyuyabiliyorum. Buna bir öneriniz var mıdır? Şimdiden teşekkürler.



    Benzer Konular

    - Sahur uyku düzeni

    - Peygamber Efendimiz(sav)'in Uyku Düzeni Nasıldı?

    - Peygamber efendimizin uyku düzeni

    - Uyku düzeni nasıl olmalı? Kaç saat uyumalı?

    - Bebeklerin Uyku Düzeni

  3. 26.Temmuz.2012, 19:08
    2
    muvahhidim
    herşey O'nun için..!

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 17.Eylül.2010
    Üye No: 78968
    Mesaj Sayısı: 1,235
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 14
    Bulunduğu yer: جَنُوبُ تُرْكيا

    Cevap: Ramazan'da Uyku Düzeni




    ve aleykumusselam ve rahmetullah..

    Kardeş;
    Rahmet ayı olan Ramazan'da kalınan uykusuzluğu tatlı bir 'Rabbâni Yorgunluk' olarak isimlendirebiliriz..
    Ramazan aynın bereketine, feyzine erişmek isteyenler ve nefsinin terbiye edilmesi için uğraş sarf edenlere 2 satlik uyku yeterli gelebilir.

    Ayrıca, Ramazan ayı sabır ayıdır. Oruçlu insan sadece açlığa ve susuzluğa değil, her türlü zorluğa karşı sabretmeyi öğrenir bu ayda.
    Çünkü “Oruç sabrın yarısıdır.”
    ve “Oruç bir kalkandır.”
    Hele bir de Ramazan ayı gibi bereketi ve feyzinden faydalanmak için geceleri uyumadığımız bir ayda uykusuzluk kaçınılmazdır.

    Gece belli bir müddet uyuduğumuz uyku yeterli değil ise de takviyesi işrak vaktinden sonra veya öğleden sonra yapılabilir.!
    Çalışan bir kimse değil isek veya erkenden yapılması gereken bir sorumluluğumuz bulunmuyor ise, sabah namazından sonra uyumanın da bir günahı olmaz..
    Eğer imkanımız varsa bu rahmet gecelerini değerlendirmek faydamızadır.!
    Enes (ra)’den rivayet edildiğine göre, şaban ayının son günü Allah’ın Resûlü ashâbına şöyle hitap buyurdu:


    “Ey insanlar! Büyük ve bereketli bir ay, gölgesini üzerinize saldı. Bu ayda bin aydan daha hayırlı olan bir gece (Kadir Gecesi) vardır. Allah bu ayın orucunu farz kıldı. Gecelerini ibadetle (değerlendirmeyi) öğütledi. Allah’ın sevgisine ermek için kim bu ayda bir hayır yaparsa ramazanın dışında yetmiş hayır yapan kişi gibi sevap kazanır. Kim de bu ayda bir farz yaparsa bu ayın dışında yetmiş farz yapan kişi gibi sevap alır. Bu ay sabır ayıdır. Sabrın mükâfatı ise cennettir. (Bu ay) Yardımlaşma ayıdır. Müminlerin rızıklarının arttırılacağı aydır. Kim bu ayda bir oruçluya iftar verirse, bu onun günahlarının bağışlanmasına ve nefsinin cehennemden kurtulmasına vesile olur. Ayrıca (ikram, ihsân ve yardım ettiği) oruçlunun sevabından eksiltilmeksizin ona, iftar verdiği oruçlunun mükâfatı gibi mükâfat verilir. Bu ay, evveli rahmet, ortası mağfiret/bağışlanma ve sonu da cehennemden kurtuluş olan bir aydır. Her kim, yönetimi altında bulunan kişinin işini azaltırsa Allah onu bağışlar ve onu cehennemden kurtarır. Bu ayda dört ameli çok yapınız. (Bunlardan) İkisi ile Rabbinizi razı edersiniz. İkisini yapmaya ise daima muhtaçsınız. Rabbinizi razı edeceğiniz iki amel; Allah’tan başka hiçbir ilah olmadığına şehadet (etmeniz) ve O’ndan affınızı dilemenizdir. Yapmaya muhtaç olduğunuz iki amel ise, Allah’tan cenneti istemeniz ve cehennem ateşinden O’na sığınmanızdır. Her kim oruçluya su içirirse, Allah ona benim havzımdan su içirir ve o kişi cennete girinceye kadar bir daha susamaz.” ( et-Terğîb, II/94-95; Hayâtu’s-Sahâbe, 3/384.)

    O'na emanet olun..
    celle celeluh..



  4. 26.Temmuz.2012, 19:08
    2
    herşey O'nun için..!



    ve aleykumusselam ve rahmetullah..

    Kardeş;
    Rahmet ayı olan Ramazan'da kalınan uykusuzluğu tatlı bir 'Rabbâni Yorgunluk' olarak isimlendirebiliriz..
    Ramazan aynın bereketine, feyzine erişmek isteyenler ve nefsinin terbiye edilmesi için uğraş sarf edenlere 2 satlik uyku yeterli gelebilir.

    Ayrıca, Ramazan ayı sabır ayıdır. Oruçlu insan sadece açlığa ve susuzluğa değil, her türlü zorluğa karşı sabretmeyi öğrenir bu ayda.
    Çünkü “Oruç sabrın yarısıdır.”
    ve “Oruç bir kalkandır.”
    Hele bir de Ramazan ayı gibi bereketi ve feyzinden faydalanmak için geceleri uyumadığımız bir ayda uykusuzluk kaçınılmazdır.

    Gece belli bir müddet uyuduğumuz uyku yeterli değil ise de takviyesi işrak vaktinden sonra veya öğleden sonra yapılabilir.!
    Çalışan bir kimse değil isek veya erkenden yapılması gereken bir sorumluluğumuz bulunmuyor ise, sabah namazından sonra uyumanın da bir günahı olmaz..
    Eğer imkanımız varsa bu rahmet gecelerini değerlendirmek faydamızadır.!
    Enes (ra)’den rivayet edildiğine göre, şaban ayının son günü Allah’ın Resûlü ashâbına şöyle hitap buyurdu:


    “Ey insanlar! Büyük ve bereketli bir ay, gölgesini üzerinize saldı. Bu ayda bin aydan daha hayırlı olan bir gece (Kadir Gecesi) vardır. Allah bu ayın orucunu farz kıldı. Gecelerini ibadetle (değerlendirmeyi) öğütledi. Allah’ın sevgisine ermek için kim bu ayda bir hayır yaparsa ramazanın dışında yetmiş hayır yapan kişi gibi sevap kazanır. Kim de bu ayda bir farz yaparsa bu ayın dışında yetmiş farz yapan kişi gibi sevap alır. Bu ay sabır ayıdır. Sabrın mükâfatı ise cennettir. (Bu ay) Yardımlaşma ayıdır. Müminlerin rızıklarının arttırılacağı aydır. Kim bu ayda bir oruçluya iftar verirse, bu onun günahlarının bağışlanmasına ve nefsinin cehennemden kurtulmasına vesile olur. Ayrıca (ikram, ihsân ve yardım ettiği) oruçlunun sevabından eksiltilmeksizin ona, iftar verdiği oruçlunun mükâfatı gibi mükâfat verilir. Bu ay, evveli rahmet, ortası mağfiret/bağışlanma ve sonu da cehennemden kurtuluş olan bir aydır. Her kim, yönetimi altında bulunan kişinin işini azaltırsa Allah onu bağışlar ve onu cehennemden kurtarır. Bu ayda dört ameli çok yapınız. (Bunlardan) İkisi ile Rabbinizi razı edersiniz. İkisini yapmaya ise daima muhtaçsınız. Rabbinizi razı edeceğiniz iki amel; Allah’tan başka hiçbir ilah olmadığına şehadet (etmeniz) ve O’ndan affınızı dilemenizdir. Yapmaya muhtaç olduğunuz iki amel ise, Allah’tan cenneti istemeniz ve cehennem ateşinden O’na sığınmanızdır. Her kim oruçluya su içirirse, Allah ona benim havzımdan su içirir ve o kişi cennete girinceye kadar bir daha susamaz.” ( et-Terğîb, II/94-95; Hayâtu’s-Sahâbe, 3/384.)

    O'na emanet olun..
    celle celeluh..



  5. 26.Temmuz.2012, 19:17
    3
    ömerhattab
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 18.Mayıs.2008
    Üye No: 20975
    Mesaj Sayısı: 1,830
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 19

    Cevap: Ramazan'da Uyku Düzeni

    kaylüle(öğle uykusu“Öğleyin kaylule yapınız. Muhakkak şeytanlar öğle vaktinde kaylûle yapmazlar.” (Müslim) . Kaylule, öğle vakti uyumak demektir. Öğleye doğru kaylule yapmak, gün ortasında 20 – 30 dakika uyumak sünnettir. (Mevahib-i ledünniyye) Tıpçıların da üstadı Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi vessellem) öğle namazını kıldıktan sonra, bir miktar uyur, ‘kaylule’ yapardı. (Velâ yedaul-kàileh) Kaylûle uykusu denilen gündüz uykusunu terk etmemeyi de tavsiye eden Peygamber Efendimiz buyurmuşlardır: “Öğleyin kaylule yapınız. Muhakkak şeytanlar öğle vaktinde kaylûle yapmazlar.” (Müslim)Kaylûle yapan insan, bir sünneti ihya ettiği gibi aynı zamanda dinç olur, gece namazlarını, teheccüdü veya sabah namazını kılacak gücü kendine bulur. Öğle uykusu vücuda ne gibi yararlar sağlar?Günümüzde bu konuda yapılan ciddi araştırmalardan bazıları:* Kaylule uykusu kalbe, dimağa ve vücuda dinçlik, sıhhat ve kuvvet kazandırır.* Yorgunlukları giderir.* Öğlen uykusu (kaylûle) hafızayı koruyor,* Zihinsel yorgunluk giderir,* İş kazalarını azaltır,* Uzun zamanlı olarak stres giderir ve ömrü uzatır,* Verimli çalışma ve işe odaklanma sağlar.* Gizli bir enerji kaynağıdır* yüzde 37 kalp hastalıkları riskini azaltıyor.* Öğle uykusu şeker ve kalbe iyi geliyor.Kaylûlenin yararları saymakla bitmiyor.


  6. 26.Temmuz.2012, 19:17
    3
    Devamlı Üye
    kaylüle(öğle uykusu“Öğleyin kaylule yapınız. Muhakkak şeytanlar öğle vaktinde kaylûle yapmazlar.” (Müslim) . Kaylule, öğle vakti uyumak demektir. Öğleye doğru kaylule yapmak, gün ortasında 20 – 30 dakika uyumak sünnettir. (Mevahib-i ledünniyye) Tıpçıların da üstadı Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi vessellem) öğle namazını kıldıktan sonra, bir miktar uyur, ‘kaylule’ yapardı. (Velâ yedaul-kàileh) Kaylûle uykusu denilen gündüz uykusunu terk etmemeyi de tavsiye eden Peygamber Efendimiz buyurmuşlardır: “Öğleyin kaylule yapınız. Muhakkak şeytanlar öğle vaktinde kaylûle yapmazlar.” (Müslim)Kaylûle yapan insan, bir sünneti ihya ettiği gibi aynı zamanda dinç olur, gece namazlarını, teheccüdü veya sabah namazını kılacak gücü kendine bulur. Öğle uykusu vücuda ne gibi yararlar sağlar?Günümüzde bu konuda yapılan ciddi araştırmalardan bazıları:* Kaylule uykusu kalbe, dimağa ve vücuda dinçlik, sıhhat ve kuvvet kazandırır.* Yorgunlukları giderir.* Öğlen uykusu (kaylûle) hafızayı koruyor,* Zihinsel yorgunluk giderir,* İş kazalarını azaltır,* Uzun zamanlı olarak stres giderir ve ömrü uzatır,* Verimli çalışma ve işe odaklanma sağlar.* Gizli bir enerji kaynağıdır* yüzde 37 kalp hastalıkları riskini azaltıyor.* Öğle uykusu şeker ve kalbe iyi geliyor.Kaylûlenin yararları saymakla bitmiyor.


  7. 26.Temmuz.2012, 23:26
    4
    mehmet naim ağım
    Devamlı Üye

    Üyelik Tarihi: 21.Temmuz.2012
    Üye No: 97024
    Mesaj Sayısı: 198
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2
    Yaş: 23
    Bulunduğu yer: medrese-i yusufiye(hapishane)

    Cevap: Ramazan'da Uyku Düzeni

    Uykunun insan vücudundaki hayati fonksiyonları ciddi şekilde etkilediğini belirten Özel Biyofiz Tıp Merkezi Nöroloji Uzm. Dr. Tuncay Çelik, biraz özen ve plan dahilinde bu problemin üstesinden gelmenin mümkün olduğunu söyledi.

    Oruç tutanların kesintili uyudukları için uyku kalitesinin düştüğünü ve sahurun ise uykuya dalma süresini uzatarak sabahları yorgun kalkmaya neden olduğunu kaydeden Dr. Tuncay Çelik, bu değişikliğin sinirlilik, gerginlik ve endişeye neden olduğunu bildirdi. Çelik, bu durumun özellikle sigara içen, çay ve kahveyi yoğun tüketen bireylerde bu daha da fazla yaşandığını ifade etti.

    İKİNCİ UYKU İKİ SAATİ GEÇMESİN...

    Uyku düzenindeki değişikliğin etkilerini en aza indirmek için önerilerde bulunan Dr. Çelik, sahurdan sonra tekrar uyunabiliyorsa, yatmadan önce yarım saat kadar bekleyip ikinci uykunun 2 saati aşmamasını söyledi. Yemeklerin yavaş yenmesini, çok çiğnenmesini ve ağır, yağlı, acılı ve baharatlı yemeklerden kaçınılmasını ifade eden Çelik, sigara, çay, kahve ve tüm kafeinli yiyecek-içeceklerden uzak durup adaçayı, ıhlamur, rezene gibi bitki çaylarının tüketilebileceğini bildirdi.

    Tüm Uyku Teknisyenleri Derneği (TUTDER) Başkanı Okay Erözgün, Ramazan ayında oruç tutan kişilerin uyku düzenlerinde bazı değişikliklerin ortaya çıktığını belirterek, ''İftar saatinden sonra uyarıcı özeliği olan çay, kahve ve sigara tüketiminde aşırıya kaçılmaması, bitki çaylarının tüketilmesi gerekiyor'' dedi.

    Okay Erözgün, Ramazan ayında oruç tutan kişilerin sahura kalkmaları nedeniyle uyku düzenlerinde bir takım değişimlerin yaşandığına dikkati çekti. Sahura kalkan kişilerin uykuya dalma sürelerinin uzadığını ve toplam uyku sürelerinin azaldığını ifade eden Erözgün, gece uykusunda ortaya çıkan olumsuz değişiklikler nedeniyle insanların sabahları yorgun olarak uyandıklarını söyledi.


    Uykunun insanların hayati fonksiyonlarını tümüyle etkilediğine işaret eden Erözgün, ''Uyku, cinsellikten tutun da düşünmeyi ve çalışmayı da etkisi altına alıyor. Uyku hayatın bütün düzenini etkiliyor. Bu nedenle de uykuya çok değer veriyoruz ama Türk milleti olarak uykuyu çok bilinçsiz yaşıyoruz. Yatak odasında televizyon izlerken uyuyoruz, salonda uyuyoruz, gece yemek yedikten hemen sonra uyuyoruz. Bir şekilde uyku düzenini almadan, sabah yorgun bir şekilde hayata devam etmeye çalışıyoruz. Bu da gün içinde bütün işlevleri etkiliyor. İnsanlar bu nedenle daha sinirli oluyor'' dedi.

    ''SAHURDAN SONRA UYUMAMAYA GAYRET GÖSTERİN''

    Erözgün, 30 yaşın üzerindeki bireylerin günde en az 6 saat uyumaları gerektiğini belirterek, uyunacak ortamın serin ve karanlık olması gerektiğini bildirdi.

    Ramazanda uyku düzeninde bazı değişiklikler yapmak gerektiğini vurgulayan Erözgün, şunları kaydetti:

    ''Ramazanda sahurdan sonra uyumamaya gayret gösterin. Sahurdan sonra uyunup tekrar kalkıldığında bütün ritm bozulmuş oluyor. Bu da 10. gün sonunda etkisini göstermeye başlıyor. İnsanların bütün fonksiyonları değişmiş oluyor. İnsanların Ramazanda daha dikkatli olmaları gerekiyor, daha hafif yemek yenilmeli, iftardan sonra ve uyumadan önce en az 1 saat dinlenilmesi gerekiyor. Ramazan ayında oruç tutan kişilerin uyku düzenlerinde bir takım değişiklikler ortaya çıkıyor. İftar saatinden sonra uyarıcı özelliği olan çay, kahve ve sigara tüketiminde aşırıya kaçılmaması, bitki çaylarının tüketilmesi gerekiyor. Ramazanda normal uyku saatinden 1 ya da 1,5 saat önce yatılması gerekiyor.''

    Horlama ve buna eşlik eden nefes durmaları bulunan uyku apne sendromu olan hastaların Ramazan ayında risk altına girdiklerini anlatan Erözgün, apne sendromu olan hastaların iftar ve sahurda dikkatsizce ağır yemek tüketmesinin, bu kişilerin uyku döneminde hayati riskler ortaya çıkarabileceğini savundu.

    Yemek yedikten kısa bir süre sonra uykuya dalan apne sendromlu hastalarda üst solunum yolu kaslarının iyice gevşediğini ve hava pasajını kapattığını ifade eden Erözgün, ''Bu sebeple horlama şiddeti artmakta ve nefes durmalarının (apne-hipopnelerin) sürelerinde uzama ortaya çıkmaktadır. Nefes durmalarının uzaması, kandaki oksijenin de daha fazla düşmesine sebep olarak hastaların kalp ve damar hastalıkları yönünden riske girmelerine yol açmaktadır. Horlama yakınması olup, sabahları yorgun ve baş ağrısı ile uyanan kişilerin Ramazanda mideyi yormayan hafif gıdalar tüketmeleri, sahurda aşırı düzeyde yemek yememesi, sahur sonrası tekrar uyumak için yatmaması, gün içerisinde kısa süreli de olsa uyunmaması gerekiyor. Tok karnına asla uyumayın.'' şeklinde konuştu.


  8. 26.Temmuz.2012, 23:26
    4
    Devamlı Üye
    Uykunun insan vücudundaki hayati fonksiyonları ciddi şekilde etkilediğini belirten Özel Biyofiz Tıp Merkezi Nöroloji Uzm. Dr. Tuncay Çelik, biraz özen ve plan dahilinde bu problemin üstesinden gelmenin mümkün olduğunu söyledi.

    Oruç tutanların kesintili uyudukları için uyku kalitesinin düştüğünü ve sahurun ise uykuya dalma süresini uzatarak sabahları yorgun kalkmaya neden olduğunu kaydeden Dr. Tuncay Çelik, bu değişikliğin sinirlilik, gerginlik ve endişeye neden olduğunu bildirdi. Çelik, bu durumun özellikle sigara içen, çay ve kahveyi yoğun tüketen bireylerde bu daha da fazla yaşandığını ifade etti.

    İKİNCİ UYKU İKİ SAATİ GEÇMESİN...

    Uyku düzenindeki değişikliğin etkilerini en aza indirmek için önerilerde bulunan Dr. Çelik, sahurdan sonra tekrar uyunabiliyorsa, yatmadan önce yarım saat kadar bekleyip ikinci uykunun 2 saati aşmamasını söyledi. Yemeklerin yavaş yenmesini, çok çiğnenmesini ve ağır, yağlı, acılı ve baharatlı yemeklerden kaçınılmasını ifade eden Çelik, sigara, çay, kahve ve tüm kafeinli yiyecek-içeceklerden uzak durup adaçayı, ıhlamur, rezene gibi bitki çaylarının tüketilebileceğini bildirdi.

    Tüm Uyku Teknisyenleri Derneği (TUTDER) Başkanı Okay Erözgün, Ramazan ayında oruç tutan kişilerin uyku düzenlerinde bazı değişikliklerin ortaya çıktığını belirterek, ''İftar saatinden sonra uyarıcı özeliği olan çay, kahve ve sigara tüketiminde aşırıya kaçılmaması, bitki çaylarının tüketilmesi gerekiyor'' dedi.

    Okay Erözgün, Ramazan ayında oruç tutan kişilerin sahura kalkmaları nedeniyle uyku düzenlerinde bir takım değişimlerin yaşandığına dikkati çekti. Sahura kalkan kişilerin uykuya dalma sürelerinin uzadığını ve toplam uyku sürelerinin azaldığını ifade eden Erözgün, gece uykusunda ortaya çıkan olumsuz değişiklikler nedeniyle insanların sabahları yorgun olarak uyandıklarını söyledi.


    Uykunun insanların hayati fonksiyonlarını tümüyle etkilediğine işaret eden Erözgün, ''Uyku, cinsellikten tutun da düşünmeyi ve çalışmayı da etkisi altına alıyor. Uyku hayatın bütün düzenini etkiliyor. Bu nedenle de uykuya çok değer veriyoruz ama Türk milleti olarak uykuyu çok bilinçsiz yaşıyoruz. Yatak odasında televizyon izlerken uyuyoruz, salonda uyuyoruz, gece yemek yedikten hemen sonra uyuyoruz. Bir şekilde uyku düzenini almadan, sabah yorgun bir şekilde hayata devam etmeye çalışıyoruz. Bu da gün içinde bütün işlevleri etkiliyor. İnsanlar bu nedenle daha sinirli oluyor'' dedi.

    ''SAHURDAN SONRA UYUMAMAYA GAYRET GÖSTERİN''

    Erözgün, 30 yaşın üzerindeki bireylerin günde en az 6 saat uyumaları gerektiğini belirterek, uyunacak ortamın serin ve karanlık olması gerektiğini bildirdi.

    Ramazanda uyku düzeninde bazı değişiklikler yapmak gerektiğini vurgulayan Erözgün, şunları kaydetti:

    ''Ramazanda sahurdan sonra uyumamaya gayret gösterin. Sahurdan sonra uyunup tekrar kalkıldığında bütün ritm bozulmuş oluyor. Bu da 10. gün sonunda etkisini göstermeye başlıyor. İnsanların bütün fonksiyonları değişmiş oluyor. İnsanların Ramazanda daha dikkatli olmaları gerekiyor, daha hafif yemek yenilmeli, iftardan sonra ve uyumadan önce en az 1 saat dinlenilmesi gerekiyor. Ramazan ayında oruç tutan kişilerin uyku düzenlerinde bir takım değişiklikler ortaya çıkıyor. İftar saatinden sonra uyarıcı özelliği olan çay, kahve ve sigara tüketiminde aşırıya kaçılmaması, bitki çaylarının tüketilmesi gerekiyor. Ramazanda normal uyku saatinden 1 ya da 1,5 saat önce yatılması gerekiyor.''

    Horlama ve buna eşlik eden nefes durmaları bulunan uyku apne sendromu olan hastaların Ramazan ayında risk altına girdiklerini anlatan Erözgün, apne sendromu olan hastaların iftar ve sahurda dikkatsizce ağır yemek tüketmesinin, bu kişilerin uyku döneminde hayati riskler ortaya çıkarabileceğini savundu.

    Yemek yedikten kısa bir süre sonra uykuya dalan apne sendromlu hastalarda üst solunum yolu kaslarının iyice gevşediğini ve hava pasajını kapattığını ifade eden Erözgün, ''Bu sebeple horlama şiddeti artmakta ve nefes durmalarının (apne-hipopnelerin) sürelerinde uzama ortaya çıkmaktadır. Nefes durmalarının uzaması, kandaki oksijenin de daha fazla düşmesine sebep olarak hastaların kalp ve damar hastalıkları yönünden riske girmelerine yol açmaktadır. Horlama yakınması olup, sabahları yorgun ve baş ağrısı ile uyanan kişilerin Ramazanda mideyi yormayan hafif gıdalar tüketmeleri, sahurda aşırı düzeyde yemek yememesi, sahur sonrası tekrar uyumak için yatmaması, gün içerisinde kısa süreli de olsa uyunmaması gerekiyor. Tok karnına asla uyumayın.'' şeklinde konuştu.





+ Yorum Gönder