Konusunu Oylayın.: Ezan bitene kadar yemek yemek

5 üzerinden 4.57 | Toplam : 7 kişi
Ezan bitene kadar yemek yemek
  1. 27.Temmuz.2012, 09:52
    13
    aforizma
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Temmuz.2012
    Üye No: 96811
    Mesaj Sayısı: 208
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 3
    Yaş: 54
    Bulunduğu yer: istanbul

    Cevap: ezan bitene kadar yemek yemek

    reklam


    Cevap: ezan bitene kadar yemek yemek isimli yazı www.Mumsema.comCevap: ezan bitene kadar yemek yemek
    malt1 ilmin pek geniş maşallah, sen söyle o zaman aydında gündüz neden istanbula göre daha kısa?


  2. 27.Temmuz.2012, 09:52
    13
    Devamlı Üye
    reklam


    malt1 ilmin pek geniş maşallah, sen söyle o zaman aydında gündüz neden istanbula göre daha kısa?


  3. 27.Temmuz.2012, 12:43
    14
    mfcanbaz
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Ocak.2011
    Üye No: 83323
    Mesaj Sayısı: 217
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 3
    Bulunduğu yer: Fatih

    Cevap: ezan bitene kadar yemek yemek

    reklam



    Bakara 187 tefsir

    Kısaca oruç gecesi, o şekilde cinsî münasebette bulunun, ve yiyin, için ta siyah iplikten beyaz iplik size seçilinceye kadar bunlar helal ve mübahtır.
    Fakat yanlış anlamayınız, hangi beyaz iplik bilir misiniz? Fecirden olan, fecr-i sadıktan bir parça bulunan beyaz iplik. Yani sabahleyin şafak sökünceye, tan yeri iplik gibi ağarıncaya kadar, bütün gece bunlara izin vardır. İmsak vakti, sabahın bu beyaz ipliğin ortaya çıkacağı andır. Burada kelimesinin sonrası, önce s ine; ıstılahî tabiri ile gaye mugayyâda dahil olmadığı için, beyaz iplik seçildiği zaman imsakın da başlamış bulunması farzdır. Şüpheli olursa yememek müstehabdır. Yenirse kaza lazım gelmez. Çünkü seçilip ortaya çıkmak kesin bilgi demektir.

    Bu "feci rden ibaret" kaydının, sonradan nazil olduğu rivayet edilmiştir. Şöyle ki: Bundan önce bazı kimseler biri beyaz, biri siyah iki iplik alır; bunlar birbirinden seçilinceye kadar imsak yapmazlarmış. Bu hadise üzerine "fecirden ibaret" açıklaması nazil ola r ak, kastedilen mânâ açıklanmış; beyaz iplik hakikat olmayıp, bilinen bir mecaz olan fecrin başlangıcı olduğu ve şer'î günün buradan başladığı anlaşılmıştır.

    Bunun için usûl ilminde bu beyanın, ihtiyaç vaktinden sonra olup olmadığı münakaşa edilir ki doğrusu değiştirme beyanının, ihtiyaç vaktinden geri bırakılması caiz değildir. Bu rivayete göre ihtimalin kalkması, değişme beyanı değil; tebdil beyanı, yani nesih sayılması gerekir. İmsakın hakikati, fecr-i sadık (doğru fecir)tır. Fecr-i kâzibe ancak "kâ z ib, yalancı" kaydıyla fecir denir. Bunun için günün başlangıcının ve imsakın vacib oluşunun, fecr-i sadıkın başından başladığına dair icma (ittifak) vardır. Böyle olmakla birlikte buna şöyle bir soru yönetilmiştir: Beyaz ipliğe benzeyen sabah beyazlığı, f e cr-i kâzibin beyazlığı olmalıdır. Çünkü bu, dik ve uzun olduğundan ipliğe benzer. Fecr-i sadıkın be yazı ise ufukta daire şeklinde olur. Bu yüzden imsakın, fecr-i kâzibden başlaması lazım gelmez mi? Cevab: Lazım gelmez. Çünkü yemenin haramlığını gösterece k olan beyazlık miktarı, fecr-i sadıkın başlangıcı ve ilk anıdır. Fecr-i sadık, ilkin yayılmadan önce küçük ve ince olur. Ufukta daire şeklinde olması, ipliğe benzetilmesine engel değildir. Hatta fecr-i kâzib ile fecr-i sadık arasında şöyle bir fark vardır: Fecr-i kâzib incecik doğar, fecr-i sadık önce incecik görülür ve uzayarak yükselir. Beyaz iplik burada bilinmektedir. Bundan dolayı öyle bir soruya asla yer yoktur.

    Ebu Hüreyre hazretleriyle Hasen b. Salih b. Cinnî, cünüb olup da gusletmeden sabahlay anın orucunun sahih olmayacağı görüşüne sahip olmuşlardır. Fakat bu âyette fecrin açılmasına kadar cinsî münasebet caiz kılınmış olunca, guslün sabaha ertelenmesi de zaruri olarak caiz kılınmış olacağından âlimlerin çoğunluğuna göre vaktinde imsak eden ki msenin cünüb de olsa orucu sahih olur.

    İşte bu izin içinde fecrin, beyaz iplik gibi doğu ufkunda görülmeye başladığı anı aşmamak şartıyla gecenin sonuna kadar yiyip içiniz, cinsî münasebette bulununuz, sonra o andan itibaren tutup, ertesi geceye kadar orucu tamamlayınız, orucu tam olarak tutmuş bulununuz. Yani yalnız yiyip içmekten ve cinsî münasebetten değil, bunlara ilave olmak üzere, bedeninizin iç kısmına herhangi bir şeyin girmesinden oruç niyetiyle kendinizi menediniz. İşte meşru olan oruç, böy l e niyetle fecrin başlangıcından günün sonuna kadar, tam olarak kendini oruca mani olacak şeylerden alıkoymaktan ibarettir. Orucun şer'î mânâsı, bu tafsilat ve buna bağlı açıklamalar çerçevesinde sözlük mânâsına ilave edilen kayıtlar ve şer'î sınırlarla sö z lükteki imsaktan, özel bir türdür. Bu kayıtlar da imsak vaktinin ölçüleridir. "orucu tamamlayınız" sözü, oruç niyetini gerektirdiği gibi "sonra" sözü de bu niyetin, gündüzün de olabileceğini gösterir. İbadetler, isteğe bağlı birer fiil olmaları bakımınd an istemek demek olan niyetle beraber olmaları, mahiyetlerinin gereğinden bulunduğu gibi, "Ameller ancak niyetlere göredir." hadis-i şerifi gereğince, şeriatin genel kaidelerinden olduğu da bilinmektedir.

    (Elmalılı M. Hamdi Yazır, Bakara, 187 -Tefsir)



  4. 27.Temmuz.2012, 12:43
    14
    Devamlı Üye
    reklam



    Bakara 187 tefsir

    Kısaca oruç gecesi, o şekilde cinsî münasebette bulunun, ve yiyin, için ta siyah iplikten beyaz iplik size seçilinceye kadar bunlar helal ve mübahtır.
    Fakat yanlış anlamayınız, hangi beyaz iplik bilir misiniz? Fecirden olan, fecr-i sadıktan bir parça bulunan beyaz iplik. Yani sabahleyin şafak sökünceye, tan yeri iplik gibi ağarıncaya kadar, bütün gece bunlara izin vardır. İmsak vakti, sabahın bu beyaz ipliğin ortaya çıkacağı andır. Burada kelimesinin sonrası, önce s ine; ıstılahî tabiri ile gaye mugayyâda dahil olmadığı için, beyaz iplik seçildiği zaman imsakın da başlamış bulunması farzdır. Şüpheli olursa yememek müstehabdır. Yenirse kaza lazım gelmez. Çünkü seçilip ortaya çıkmak kesin bilgi demektir.

    Bu "feci rden ibaret" kaydının, sonradan nazil olduğu rivayet edilmiştir. Şöyle ki: Bundan önce bazı kimseler biri beyaz, biri siyah iki iplik alır; bunlar birbirinden seçilinceye kadar imsak yapmazlarmış. Bu hadise üzerine "fecirden ibaret" açıklaması nazil ola r ak, kastedilen mânâ açıklanmış; beyaz iplik hakikat olmayıp, bilinen bir mecaz olan fecrin başlangıcı olduğu ve şer'î günün buradan başladığı anlaşılmıştır.

    Bunun için usûl ilminde bu beyanın, ihtiyaç vaktinden sonra olup olmadığı münakaşa edilir ki doğrusu değiştirme beyanının, ihtiyaç vaktinden geri bırakılması caiz değildir. Bu rivayete göre ihtimalin kalkması, değişme beyanı değil; tebdil beyanı, yani nesih sayılması gerekir. İmsakın hakikati, fecr-i sadık (doğru fecir)tır. Fecr-i kâzibe ancak "kâ z ib, yalancı" kaydıyla fecir denir. Bunun için günün başlangıcının ve imsakın vacib oluşunun, fecr-i sadıkın başından başladığına dair icma (ittifak) vardır. Böyle olmakla birlikte buna şöyle bir soru yönetilmiştir: Beyaz ipliğe benzeyen sabah beyazlığı, f e cr-i kâzibin beyazlığı olmalıdır. Çünkü bu, dik ve uzun olduğundan ipliğe benzer. Fecr-i sadıkın be yazı ise ufukta daire şeklinde olur. Bu yüzden imsakın, fecr-i kâzibden başlaması lazım gelmez mi? Cevab: Lazım gelmez. Çünkü yemenin haramlığını gösterece k olan beyazlık miktarı, fecr-i sadıkın başlangıcı ve ilk anıdır. Fecr-i sadık, ilkin yayılmadan önce küçük ve ince olur. Ufukta daire şeklinde olması, ipliğe benzetilmesine engel değildir. Hatta fecr-i kâzib ile fecr-i sadık arasında şöyle bir fark vardır: Fecr-i kâzib incecik doğar, fecr-i sadık önce incecik görülür ve uzayarak yükselir. Beyaz iplik burada bilinmektedir. Bundan dolayı öyle bir soruya asla yer yoktur.

    Ebu Hüreyre hazretleriyle Hasen b. Salih b. Cinnî, cünüb olup da gusletmeden sabahlay anın orucunun sahih olmayacağı görüşüne sahip olmuşlardır. Fakat bu âyette fecrin açılmasına kadar cinsî münasebet caiz kılınmış olunca, guslün sabaha ertelenmesi de zaruri olarak caiz kılınmış olacağından âlimlerin çoğunluğuna göre vaktinde imsak eden ki msenin cünüb de olsa orucu sahih olur.

    İşte bu izin içinde fecrin, beyaz iplik gibi doğu ufkunda görülmeye başladığı anı aşmamak şartıyla gecenin sonuna kadar yiyip içiniz, cinsî münasebette bulununuz, sonra o andan itibaren tutup, ertesi geceye kadar orucu tamamlayınız, orucu tam olarak tutmuş bulununuz. Yani yalnız yiyip içmekten ve cinsî münasebetten değil, bunlara ilave olmak üzere, bedeninizin iç kısmına herhangi bir şeyin girmesinden oruç niyetiyle kendinizi menediniz. İşte meşru olan oruç, böy l e niyetle fecrin başlangıcından günün sonuna kadar, tam olarak kendini oruca mani olacak şeylerden alıkoymaktan ibarettir. Orucun şer'î mânâsı, bu tafsilat ve buna bağlı açıklamalar çerçevesinde sözlük mânâsına ilave edilen kayıtlar ve şer'î sınırlarla sö z lükteki imsaktan, özel bir türdür. Bu kayıtlar da imsak vaktinin ölçüleridir. "orucu tamamlayınız" sözü, oruç niyetini gerektirdiği gibi "sonra" sözü de bu niyetin, gündüzün de olabileceğini gösterir. İbadetler, isteğe bağlı birer fiil olmaları bakımınd an istemek demek olan niyetle beraber olmaları, mahiyetlerinin gereğinden bulunduğu gibi, "Ameller ancak niyetlere göredir." hadis-i şerifi gereğince, şeriatin genel kaidelerinden olduğu da bilinmektedir.

    (Elmalılı M. Hamdi Yazır, Bakara, 187 -Tefsir)



  5. 27.Temmuz.2012, 12:47
    15
    mfcanbaz
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Ocak.2011
    Üye No: 83323
    Mesaj Sayısı: 217
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 3
    Bulunduğu yer: Fatih

    Cevap: ezan bitene kadar yemek yemek

    2346. ...Semûre b. Cündüb (r.a.) cemaate hitâb ederken, "Rasûlullah (s.a.) şöyle buyurdu" demiştir:
    Bîlâlin ezanı da, etrafa genişlemesine yayılmadıkça ufkun şu şekildeki beyazlığı da sizi sahur yemeği yemekten alıkoymasın."[130]
     
    Huzeyfe şöyle demiştir:
    "Rasûlullah (s.a.)'le birlikte sahur yemeği yedim (yediğimiz zaman) sanki gündüzdü diyebilirim, ancak henüz güneş doğmamıştı."
    Zer b. Hubeyş (r.a.) şöyle der:
    "Sahur yemeğini yeyip mescide gittim. Giderken, Huzeyfe'nin evine uğrayıp yanına girdim. Bir deve sağmamı emretti, sağdım. Bir tencere em*retti, sütü pişirdim, sonra; "ye" dedi. Ben oruç. tutmak istiyorum" de*dim. "Ben de istiyorum." dedi. Yedik, içtik sonra mescide geldik, hemen namaza başlandı.
    Huzeyfe "Rasûlullah bana böyle yaptı" veya "ben Rasûlullah'la böyle yaptım" dedi. "Sabahtan sonra mı?" dedim. "Evet, sabahtan sonra, ancak güneş doğmamıştı" dedi.[146]
    Ebû Davud'un bir evvelki hadîsi de bu görüşün delilleri arasında sayılır.
    İbnü'l-Münzîr'in rivayetine göre; Hz. Ali sabah namazını kılmış sonra; "Şu an beyaz ipliğin siyah iplikten ayrıldığı andır" demiştir.
    *Tahavî, Huzeyfe'nin rivayetinin bu konudaki âyetin[147] inmesinden önce olmasının muhtemel olduğunu söyler. Böyle olmasa bile, yeme içmenin ikinci fecrin doğması ile sona ereceğini belirten sahîh hadîsler o kadar çoktur ki, orucun başlama vaktinin güneşin doğumuna yakın bir zamana kadar uzayacağını bildiren haberler onlara muarız olamazlar." Zaten bu görüş çok zayıf görülmüş ve mezheb imamlarından hiçbirisi tarafından i'tibâr edilmemiştir. Sâdece bu birkaç haberi alıp, ikinci fecirle birlikte yemenin içmenin haram olduğunu belirten Kütüb-ü Sitte'deki sahîh hadîs*leri hesaba katmamak uygun bir davranış değildir. Zihinleri karıştırmak*tan başka bir işe yaramaz.[148]




    “Fecir vakti, gecenin karanlığından tan yerinin aydınlığı sizin için belirgin hale gelinceye kadar yiyin için. Sonra orucu geceye kadar tamamlayın.” Burada kullanılan ibare lâfzen “beyaz iplik siyah iplikten ayırdedilinceye kadar” şeklindedir. Hiç kuşku yok ki “beyaz iplik” ile tan yerinin aydınlığı, “siyah iplik” ile de gecenin karanlığı kastedilmektedir. Hz. Peygamber bunu tefsir ederken şöyle buyurmuştur: “Ne Bilal’in ezanı, ne de ufkun şöyle (dikeyine) yayılan beyazlığı sizi sahur yemekten alıkoysun. Işık işte böyle (yatayına) yayılıncaya kadar yiyiniz” (Buhari, Savm 17; Müslim, Sıyam 39). Hz. Peygamber’in orucun başlayış vakti olan fecri tanımladığı bir başka hadisi ise İbn Mes’ud nakletmiştir. Söz konusu hadiste, sabaha doğru tan yerinin yatayına ağarma vakti, orucun başlama vakti olarak tarif edilmektedir. Sahabe, Rasulullah’ın bu tanımını farklı şekillerde yorumlamıştır. Hz. Ömer, Huzeyfe, İbn Abbas gibi sahabiler, Rasulullah’ın bu açıklamasını ışığın tan yerini tamamen aydınlatması, dağların, ovaların ve yolların belirgin hale gelmesi şeklinde anlamışlardır. Hz. Ebubekir ve Hz. Ali’nin sabah namazını kıldıktan sonra sahur yedikleri rivayetleri vardır.
    el-Menar sahibi bu konudaki tüm rivayetleri serdettikten sonra konuyu şu adil ve mutedil yaklaşımla kapatır: “Sözün özü şudur: Orucun başlama vakti içtihada ilişkin bir konudur. Mevcut fıkıh ekollerinin genel kabul görmüş içtihatları bu konuda en ihtiyatlı olan ve kabule şayan görüşlerdir. Ne ki ders halkalarında ve hutbelerde, basında ve takvimlerde gösterilen imsak vaktinin, oruca başlama ve sabah namazının vaktinin yaklaştığını halka haber verme amacı taşıdığını kamuoyuna açıklamak gerekir. Bunun amacı sahura geç kalan kimseleri sahur sünnetine uymaları için sahura kaldırmak ve namaza hazırlanmalarını temin etmektir. Şu var ki, sabah namazının vaktinin bitmesine bir dakika kala dahi olsa sahur yiyen kimsenin orucu sahihtir. Yine, vakit çıkmadığı zannıyla yiyip içen kimsenin, sonradan vaktin çıktığı anlaşılmış olsa dahi, orucu sahihtir. Fakat cinsi münasebet konusunda daha fazla ihtiyatlı olmak gerekir ki, sabah namazını vaktinde eda edebilsin.” (el-Menar II, 184)





  6. 27.Temmuz.2012, 12:47
    15
    Devamlı Üye
    2346. ...Semûre b. Cündüb (r.a.) cemaate hitâb ederken, "Rasûlullah (s.a.) şöyle buyurdu" demiştir:
    Bîlâlin ezanı da, etrafa genişlemesine yayılmadıkça ufkun şu şekildeki beyazlığı da sizi sahur yemeği yemekten alıkoymasın."[130]
     
    Huzeyfe şöyle demiştir:
    "Rasûlullah (s.a.)'le birlikte sahur yemeği yedim (yediğimiz zaman) sanki gündüzdü diyebilirim, ancak henüz güneş doğmamıştı."
    Zer b. Hubeyş (r.a.) şöyle der:
    "Sahur yemeğini yeyip mescide gittim. Giderken, Huzeyfe'nin evine uğrayıp yanına girdim. Bir deve sağmamı emretti, sağdım. Bir tencere em*retti, sütü pişirdim, sonra; "ye" dedi. Ben oruç. tutmak istiyorum" de*dim. "Ben de istiyorum." dedi. Yedik, içtik sonra mescide geldik, hemen namaza başlandı.
    Huzeyfe "Rasûlullah bana böyle yaptı" veya "ben Rasûlullah'la böyle yaptım" dedi. "Sabahtan sonra mı?" dedim. "Evet, sabahtan sonra, ancak güneş doğmamıştı" dedi.[146]
    Ebû Davud'un bir evvelki hadîsi de bu görüşün delilleri arasında sayılır.
    İbnü'l-Münzîr'in rivayetine göre; Hz. Ali sabah namazını kılmış sonra; "Şu an beyaz ipliğin siyah iplikten ayrıldığı andır" demiştir.
    *Tahavî, Huzeyfe'nin rivayetinin bu konudaki âyetin[147] inmesinden önce olmasının muhtemel olduğunu söyler. Böyle olmasa bile, yeme içmenin ikinci fecrin doğması ile sona ereceğini belirten sahîh hadîsler o kadar çoktur ki, orucun başlama vaktinin güneşin doğumuna yakın bir zamana kadar uzayacağını bildiren haberler onlara muarız olamazlar." Zaten bu görüş çok zayıf görülmüş ve mezheb imamlarından hiçbirisi tarafından i'tibâr edilmemiştir. Sâdece bu birkaç haberi alıp, ikinci fecirle birlikte yemenin içmenin haram olduğunu belirten Kütüb-ü Sitte'deki sahîh hadîs*leri hesaba katmamak uygun bir davranış değildir. Zihinleri karıştırmak*tan başka bir işe yaramaz.[148]




    “Fecir vakti, gecenin karanlığından tan yerinin aydınlığı sizin için belirgin hale gelinceye kadar yiyin için. Sonra orucu geceye kadar tamamlayın.” Burada kullanılan ibare lâfzen “beyaz iplik siyah iplikten ayırdedilinceye kadar” şeklindedir. Hiç kuşku yok ki “beyaz iplik” ile tan yerinin aydınlığı, “siyah iplik” ile de gecenin karanlığı kastedilmektedir. Hz. Peygamber bunu tefsir ederken şöyle buyurmuştur: “Ne Bilal’in ezanı, ne de ufkun şöyle (dikeyine) yayılan beyazlığı sizi sahur yemekten alıkoysun. Işık işte böyle (yatayına) yayılıncaya kadar yiyiniz” (Buhari, Savm 17; Müslim, Sıyam 39). Hz. Peygamber’in orucun başlayış vakti olan fecri tanımladığı bir başka hadisi ise İbn Mes’ud nakletmiştir. Söz konusu hadiste, sabaha doğru tan yerinin yatayına ağarma vakti, orucun başlama vakti olarak tarif edilmektedir. Sahabe, Rasulullah’ın bu tanımını farklı şekillerde yorumlamıştır. Hz. Ömer, Huzeyfe, İbn Abbas gibi sahabiler, Rasulullah’ın bu açıklamasını ışığın tan yerini tamamen aydınlatması, dağların, ovaların ve yolların belirgin hale gelmesi şeklinde anlamışlardır. Hz. Ebubekir ve Hz. Ali’nin sabah namazını kıldıktan sonra sahur yedikleri rivayetleri vardır.
    el-Menar sahibi bu konudaki tüm rivayetleri serdettikten sonra konuyu şu adil ve mutedil yaklaşımla kapatır: “Sözün özü şudur: Orucun başlama vakti içtihada ilişkin bir konudur. Mevcut fıkıh ekollerinin genel kabul görmüş içtihatları bu konuda en ihtiyatlı olan ve kabule şayan görüşlerdir. Ne ki ders halkalarında ve hutbelerde, basında ve takvimlerde gösterilen imsak vaktinin, oruca başlama ve sabah namazının vaktinin yaklaştığını halka haber verme amacı taşıdığını kamuoyuna açıklamak gerekir. Bunun amacı sahura geç kalan kimseleri sahur sünnetine uymaları için sahura kaldırmak ve namaza hazırlanmalarını temin etmektir. Şu var ki, sabah namazının vaktinin bitmesine bir dakika kala dahi olsa sahur yiyen kimsenin orucu sahihtir. Yine, vakit çıkmadığı zannıyla yiyip içen kimsenin, sonradan vaktin çıktığı anlaşılmış olsa dahi, orucu sahihtir. Fakat cinsi münasebet konusunda daha fazla ihtiyatlı olmak gerekir ki, sabah namazını vaktinde eda edebilsin.” (el-Menar II, 184)





  7. 27.Temmuz.2012, 15:37
    16
    musab
    Hadis Öğrencisi

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 28.Mayıs.2011
    Üye No: 87643
    Mesaj Sayısı: 5,250
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 53
    Bulunduğu yer: "İslam Düşüncesinde Sünnet" okuyorum

    Cevap: ezan bitene kadar yemek yemek

    aforizma Nickli Üyeden Alıntı
    malt1 ilmin pek geniş maşallah, sen söyle o zaman aydında gündüz neden istanbula göre daha kısa?

    ilmimin geniş olduğunu iddia etmedim.ama bu basit bir coğrafya bilgisidir.türkiye kuzey yarım kürededir.kuzey yarım kürede yukarı çıkıldıkça(aydından istanbula doğru)gündüz süresi uzar.bu enlemden kaynaklanır.


  8. 27.Temmuz.2012, 15:37
    16
    Hadis Öğrencisi
    aforizma Nickli Üyeden Alıntı
    malt1 ilmin pek geniş maşallah, sen söyle o zaman aydında gündüz neden istanbula göre daha kısa?

    ilmimin geniş olduğunu iddia etmedim.ama bu basit bir coğrafya bilgisidir.türkiye kuzey yarım kürededir.kuzey yarım kürede yukarı çıkıldıkça(aydından istanbula doğru)gündüz süresi uzar.bu enlemden kaynaklanır.


  9. 27.Temmuz.2012, 16:35
    17
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,581
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 335
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Cevap: ezan bitene kadar yemek yemek

    Alıntı
    Neden.Siz neyin yazılıp neyin yazılmayıcı başımısınız?
    evet sadece izin verdiklerimiz yazılabilir.
    Takip edebildiğimiz kadarıyla, hangi yanlış konu/cevap varsa ya sileriz yada uyarırız.
    bizim işimiz bu.

    A.Aziz Hocayı severiz sayarız ama bazı konularda ciddi hatalar yapıyor(tabi kendimizce).
    Siz uyun hocaya bir şey demeyiz ama bu sitede milleti sahur/imsak konusunda onun fetvasına yönlendirmeyin.


  10. 27.Temmuz.2012, 16:35
    17
    Moderatör
    Alıntı
    Neden.Siz neyin yazılıp neyin yazılmayıcı başımısınız?
    evet sadece izin verdiklerimiz yazılabilir.
    Takip edebildiğimiz kadarıyla, hangi yanlış konu/cevap varsa ya sileriz yada uyarırız.
    bizim işimiz bu.

    A.Aziz Hocayı severiz sayarız ama bazı konularda ciddi hatalar yapıyor(tabi kendimizce).
    Siz uyun hocaya bir şey demeyiz ama bu sitede milleti sahur/imsak konusunda onun fetvasına yönlendirmeyin.


  11. 27.Temmuz.2012, 18:29
    18
    Galus
    Özel Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 13
    Mesaj Sayısı: 4,820
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 51
    Bulunduğu yer: Türkiye

    Cevap: ezan bitene kadar yemek yemek

    aforizma Nickli Üyeden Alıntı
    ben diyanetin takvimine uyuyorum,ancak neden Aydınlıların, hataylıların,vs benden daha az sürede oruç tuttuklarını diyanet bir türlü açıklamıyor
    hiç coğrafya dersi almışmısın beilmem ama Türkiyede Kuzeye doğru gidildikçe (örneğin yaz ayında hataydan trabzona doğru gidildikçe gündüz suresi uzar bunun nedeni enlemden kaynaklanıyor) gece ve gündüz arasındaki fark artar bunu bilmen gerekirdi ilk okulda öğretiyor olmaları gerekirdi.

    Alıntı
    Abdülaziz Bayındır hocanın ilminede dil uzatmayın,yazıktır,günahtır kendisi bu ülkenin yaşayan en büyük Alimlerindendir
    biz alimi baş üzerinde tutarız ancak hata versa biz uymayız sen uyacaksanda uyabilirsin ancak doğrular bellidir.


  12. 27.Temmuz.2012, 18:29
    18
    Özel Üye
    aforizma Nickli Üyeden Alıntı
    ben diyanetin takvimine uyuyorum,ancak neden Aydınlıların, hataylıların,vs benden daha az sürede oruç tuttuklarını diyanet bir türlü açıklamıyor
    hiç coğrafya dersi almışmısın beilmem ama Türkiyede Kuzeye doğru gidildikçe (örneğin yaz ayında hataydan trabzona doğru gidildikçe gündüz suresi uzar bunun nedeni enlemden kaynaklanıyor) gece ve gündüz arasındaki fark artar bunu bilmen gerekirdi ilk okulda öğretiyor olmaları gerekirdi.

    Alıntı
    Abdülaziz Bayındır hocanın ilminede dil uzatmayın,yazıktır,günahtır kendisi bu ülkenin yaşayan en büyük Alimlerindendir
    biz alimi baş üzerinde tutarız ancak hata versa biz uymayız sen uyacaksanda uyabilirsin ancak doğrular bellidir.


  13. 27.Temmuz.2012, 18:46
    19
    aforizma
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Temmuz.2012
    Üye No: 96811
    Mesaj Sayısı: 208
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 3
    Yaş: 54
    Bulunduğu yer: istanbul

    Cevap: ezan bitene kadar yemek yemek

    anlayışın doktora seviyesinde maşallah galus efendi,alıntıladığın sözümüde anlamamışsın, dıyanet takvimine uyduğumu söyledim.internetten bakarak öğrendiğin birşeyi ilkokulda öğrendiğini söylemen ,bununlada beni küçümsemeye çalışman, yakışmamış, ben SBF mezunu 50 yaşına yaklaşmış biriyim,ilkokulu okuyalı neredeyse 40 yıl olmuş. yanıt verirken edepsizlik etme hakkını moderatörlüğünden buluyorsan,hepten boş kibir üzeresin. bu sanal rütbeler kimseyi adam etmez.

    bayındır hocanın hatasınıda bulmuşsun herhalde, kendine saklamasanda bizde bilsek hata nerde?


  14. 27.Temmuz.2012, 18:46
    19
    Devamlı Üye
    anlayışın doktora seviyesinde maşallah galus efendi,alıntıladığın sözümüde anlamamışsın, dıyanet takvimine uyduğumu söyledim.internetten bakarak öğrendiğin birşeyi ilkokulda öğrendiğini söylemen ,bununlada beni küçümsemeye çalışman, yakışmamış, ben SBF mezunu 50 yaşına yaklaşmış biriyim,ilkokulu okuyalı neredeyse 40 yıl olmuş. yanıt verirken edepsizlik etme hakkını moderatörlüğünden buluyorsan,hepten boş kibir üzeresin. bu sanal rütbeler kimseyi adam etmez.

    bayındır hocanın hatasınıda bulmuşsun herhalde, kendine saklamasanda bizde bilsek hata nerde?


  15. 27.Temmuz.2012, 19:11
    20
    Galus
    Özel Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 13
    Mesaj Sayısı: 4,820
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 51
    Bulunduğu yer: Türkiye

    Cevap: ezan bitene kadar yemek yemek

    ne doktora nede başka birşey ben sadece bilimsel olanı sana söyledim,ben sözünü gayet iyi anladım. internetten değil kafadan bilgilerdir internetten olsa dahi oradakilerin tamamı kişi yada kişilerin aklından esinlenmiş sonuçta...benim amacım seni küçümsemek değildir bundan Allaha sığınırım,yaşınıza ve bilginize saygımız vardır ancak ben senin sorun üzerine böyle cevap verme sorumluluğunu buldum.benim moderatörlüğüm edepsis olmam anlamına gelmez kibir ne kötü birşeydir bundanda Allahasığınırım sizinde bu tavırda böyle bulunmanız yaşınıza ve bilginize hiç ama hiç yakışmamış.

    bayındır hocanın nasıl yalnış yaptığını kendi ağzınla söylüyorsun,benim açıklamama gerek yoktur.



  16. 27.Temmuz.2012, 19:11
    20
    Özel Üye
    ne doktora nede başka birşey ben sadece bilimsel olanı sana söyledim,ben sözünü gayet iyi anladım. internetten değil kafadan bilgilerdir internetten olsa dahi oradakilerin tamamı kişi yada kişilerin aklından esinlenmiş sonuçta...benim amacım seni küçümsemek değildir bundan Allaha sığınırım,yaşınıza ve bilginize saygımız vardır ancak ben senin sorun üzerine böyle cevap verme sorumluluğunu buldum.benim moderatörlüğüm edepsis olmam anlamına gelmez kibir ne kötü birşeydir bundanda Allahasığınırım sizinde bu tavırda böyle bulunmanız yaşınıza ve bilginize hiç ama hiç yakışmamış.

    bayındır hocanın nasıl yalnış yaptığını kendi ağzınla söylüyorsun,benim açıklamama gerek yoktur.



  17. 27.Temmuz.2012, 19:25
    21
    aforizma
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Temmuz.2012
    Üye No: 96811
    Mesaj Sayısı: 208
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 3
    Yaş: 54
    Bulunduğu yer: istanbul

    Cevap: ezan bitene kadar yemek yemek

    şu mübarek ramazan cuması gününde, iftarada az bir zaman kalmışken sizi kırdımsa özür dilerim, hakkınızı helal edin

    ben gerçekten kuzey güney arasında gündüzlerin uzunluğu farkı olduğunu bilmiyordum,malt1 ve siz yazdıktan sonra öğrendim.

    Bayındır hocanın itirazını önemsiyorum,ancak bunun bilimsel bir kurul tarafından sonuçlandırılmasını bekliyorum,bu nedenle dıyanet takvimine uyuyorum.
    ancak imsak ezanı okunduktan yarım saat kadar bekleyerek sabah namazımı kılmama ve daha sonra terasta tesbihat yapmama rağmen neredeyse 1 saatten fazla zaman karanlık devam etmektedir.bunun bir sıkıntı olduğunu düşünüyorum.


  18. 27.Temmuz.2012, 19:25
    21
    Devamlı Üye
    şu mübarek ramazan cuması gününde, iftarada az bir zaman kalmışken sizi kırdımsa özür dilerim, hakkınızı helal edin

    ben gerçekten kuzey güney arasında gündüzlerin uzunluğu farkı olduğunu bilmiyordum,malt1 ve siz yazdıktan sonra öğrendim.

    Bayındır hocanın itirazını önemsiyorum,ancak bunun bilimsel bir kurul tarafından sonuçlandırılmasını bekliyorum,bu nedenle dıyanet takvimine uyuyorum.
    ancak imsak ezanı okunduktan yarım saat kadar bekleyerek sabah namazımı kılmama ve daha sonra terasta tesbihat yapmama rağmen neredeyse 1 saatten fazla zaman karanlık devam etmektedir.bunun bir sıkıntı olduğunu düşünüyorum.


  19. 27.Temmuz.2012, 23:57
    22
    Galus
    Özel Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 13
    Mesaj Sayısı: 4,820
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 51
    Bulunduğu yer: Türkiye

    Cevap: ezan bitene kadar yemek yemek

    sizin üzerinizde hakkım yok fakat ben helal ediyorum sizde helal edin,

    aforizma Nickli Üyeden Alıntı
    Bayındır hocanın itirazını önemsiyorum,ancak bunun bilimsel bir kurul tarafından sonuçlandırılmasını bekliyorum,bu nedenle dıyanet takvimine uyuyorum
    ancak imsak ezanı okunduktan yarım saat kadar bekleyerek sabah namazımı kılmama ve daha sonra terasta tesbihat yapmama rağmen neredeyse 1 saatten fazla zaman karanlık devam etmektedirbunun bir sıkıntı olduğunu düşünüyorum

    bu sizin düşünceleriniz ancak sizinde dediğiniz gibi diyanet en doğrusu ve yanılmayanıdır selametle kalın.


  20. 27.Temmuz.2012, 23:57
    22
    Özel Üye
    sizin üzerinizde hakkım yok fakat ben helal ediyorum sizde helal edin,

    aforizma Nickli Üyeden Alıntı
    Bayındır hocanın itirazını önemsiyorum,ancak bunun bilimsel bir kurul tarafından sonuçlandırılmasını bekliyorum,bu nedenle dıyanet takvimine uyuyorum
    ancak imsak ezanı okunduktan yarım saat kadar bekleyerek sabah namazımı kılmama ve daha sonra terasta tesbihat yapmama rağmen neredeyse 1 saatten fazla zaman karanlık devam etmektedirbunun bir sıkıntı olduğunu düşünüyorum

    bu sizin düşünceleriniz ancak sizinde dediğiniz gibi diyanet en doğrusu ve yanılmayanıdır selametle kalın.


  21. 28.Temmuz.2012, 22:27
    23
    Parasetenol
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 14.Temmuz.2012
    Üye No: 96912
    Mesaj Sayısı: 18
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: ezan bitene kadar yemek yemek

    Alıntı
    abdülaziz bayındır en büyük alimlerdense yandık cidden
    İşte başkalarının sözleriyle insan tanımanın verdiği sonuçla ortaya böyle saçmasapan bir cümle çıkabiliyor.Neyine yandın be müslüman.Sizin alim dediğiniz adamların ağızlarından çıkan sözlerin her türlüsü insanı küfre sürüklüyorken,bu hoca ise(Abdulaziz Bayındır),ne şeyh ne alim varsa yoksa Kur'an ve sünnete sımsıkı sarılın diyor.bu sözü kim bana söylüyorsa benim için büyük alim o'dur arkadaş.Ama hem Kur'an ve sünnete sıkı sıkı sarılın deyip hemde şeyhlerinin peşinde kul köle olmuş şirke uzanmış olan kişilerin (Bi tanesi hâlâ mahpusta volta atıyor,efendisi dua etti hemen çıksın diye ama hala tutmadı o dua) şerrinden de Rabbime sığınırım.


  22. 28.Temmuz.2012, 22:27
    23
    Parasetenol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    Alıntı
    abdülaziz bayındır en büyük alimlerdense yandık cidden
    İşte başkalarının sözleriyle insan tanımanın verdiği sonuçla ortaya böyle saçmasapan bir cümle çıkabiliyor.Neyine yandın be müslüman.Sizin alim dediğiniz adamların ağızlarından çıkan sözlerin her türlüsü insanı küfre sürüklüyorken,bu hoca ise(Abdulaziz Bayındır),ne şeyh ne alim varsa yoksa Kur'an ve sünnete sımsıkı sarılın diyor.bu sözü kim bana söylüyorsa benim için büyük alim o'dur arkadaş.Ama hem Kur'an ve sünnete sıkı sıkı sarılın deyip hemde şeyhlerinin peşinde kul köle olmuş şirke uzanmış olan kişilerin (Bi tanesi hâlâ mahpusta volta atıyor,efendisi dua etti hemen çıksın diye ama hala tutmadı o dua) şerrinden de Rabbime sığınırım.


  23. 29.Temmuz.2012, 11:00
    24
    musab
    Hadis Öğrencisi

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 28.Mayıs.2011
    Üye No: 87643
    Mesaj Sayısı: 5,250
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 53
    Bulunduğu yer: "İslam Düşüncesinde Sünnet" okuyorum

    Cevap: ezan bitene kadar yemek yemek

    aforizma Nickli Üyeden Alıntı
    şu mübarek ramazan cuması gününde, iftarada az bir zaman kalmışken sizi kırdımsa özür dilerim, hakkınızı helal edin

    ben gerçekten kuzey güney arasında gündüzlerin uzunluğu farkı olduğunu bilmiyordum,malt1 ve siz yazdıktan sonra öğrendim.

    Bayındır hocanın itirazını önemsiyorum,ancak bunun bilimsel bir kurul tarafından sonuçlandırılmasını bekliyorum,bu nedenle dıyanet takvimine uyuyorum.
    ancak imsak ezanı okunduktan yarım saat kadar bekleyerek sabah namazımı kılmama ve daha sonra terasta tesbihat yapmama rağmen neredeyse 1 saatten fazla zaman karanlık devam etmektedir.bunun bir sıkıntı olduğunu düşünüyorum.


    kardeş sende insanları hemen küçümsemeye çalıştığını görüyor gibiyim.sen namazın güneş doğduğundaki gibi aydınlıktamı kılınacak sanıyorsun.hadisi tam olarak hatırlamıyorum ama özeti şuydu.mümin kadınlar peygamberimizin arkasında sabah namazını kılmak için camiye giderlerdi.döndüklerinde bile birbirlerini tanıyamazlardı.yani burda karanlıkta namaz kılındığı çıkıyor.


  24. 29.Temmuz.2012, 11:00
    24
    Hadis Öğrencisi
    aforizma Nickli Üyeden Alıntı
    şu mübarek ramazan cuması gününde, iftarada az bir zaman kalmışken sizi kırdımsa özür dilerim, hakkınızı helal edin

    ben gerçekten kuzey güney arasında gündüzlerin uzunluğu farkı olduğunu bilmiyordum,malt1 ve siz yazdıktan sonra öğrendim.

    Bayındır hocanın itirazını önemsiyorum,ancak bunun bilimsel bir kurul tarafından sonuçlandırılmasını bekliyorum,bu nedenle dıyanet takvimine uyuyorum.
    ancak imsak ezanı okunduktan yarım saat kadar bekleyerek sabah namazımı kılmama ve daha sonra terasta tesbihat yapmama rağmen neredeyse 1 saatten fazla zaman karanlık devam etmektedir.bunun bir sıkıntı olduğunu düşünüyorum.


    kardeş sende insanları hemen küçümsemeye çalıştığını görüyor gibiyim.sen namazın güneş doğduğundaki gibi aydınlıktamı kılınacak sanıyorsun.hadisi tam olarak hatırlamıyorum ama özeti şuydu.mümin kadınlar peygamberimizin arkasında sabah namazını kılmak için camiye giderlerdi.döndüklerinde bile birbirlerini tanıyamazlardı.yani burda karanlıkta namaz kılındığı çıkıyor.





+ Yorum Gönder
Git İlk 123 Son