Konusunu Oylayın.: Neden tek bir din gönderilmedi?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Neden tek bir din gönderilmedi?
  1. 16.Temmuz.2012, 12:55
    1
    wolfteam99
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 05.Temmuz.2012
    Üye No: 96806
    Mesaj Sayısı: 65
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    Neden tek bir din gönderilmedi?

  2. 16.Temmuz.2012, 13:05
    2
    Kırlangıç.
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 12.Temmuz.2012
    Üye No: 96892
    Mesaj Sayısı: 584
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 6
    Yaş: 20
    Bulunduğu yer: Mümine zindan, kafire cennet.

    Cevap: Neden tek bir din gönderilmedi?




    İncil o zamanın inananları içindi, ve Allah'ın (c.c) dininin bir parçasıydı.İncil insanlar tarafından değiştirilince Kuran-ı Kerim indirildi.Böylece hem hak olan din tamamlanmış oldu, hem de asla değiştirilmemiş ve kıyamete kadar değiştirilmeyecek bir kitap oldu.


  3. 16.Temmuz.2012, 13:05
    2
    Devamlı Üye



    İncil o zamanın inananları içindi, ve Allah'ın (c.c) dininin bir parçasıydı.İncil insanlar tarafından değiştirilince Kuran-ı Kerim indirildi.Böylece hem hak olan din tamamlanmış oldu, hem de asla değiştirilmemiş ve kıyamete kadar değiştirilmeyecek bir kitap oldu.


  4. 16.Temmuz.2012, 13:30
    3
    ömerhattab
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 18.Mayıs.2008
    Üye No: 20975
    Mesaj Sayısı: 1,830
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 19

    Cevap: Neden tek bir din gönderilmedi?

    Kırlangıç. Nickli Üyeden Alıntı
    İncil o zamanın inananları içindi, ve Allah'ın (c.c) dininin bir parçasıydı.İncil insanlar tarafından değiştirilince Kuran-ı Kerim indirildi.Böylece hem hak olan din tamamlanmış oldu, hem de asla değiştirilmemiş ve kıyamete kadar değiştirilmeyecek bir kitap oldu.
    "Şüphesiz, Allah katında tek din, İslâm'dır."(Âl-i İmran Sûresi, 19) "Kim, İslâm'dan başka bir din ararsa, bilsin ki; kendisinden (böyle bir din) asla kabul edilmeyecek ve o, ahirette ziyan edenlerden olacaktır."(Âl-i İmran S., 85)


  5. 16.Temmuz.2012, 13:30
    3
    Devamlı Üye
    Kırlangıç. Nickli Üyeden Alıntı
    İncil o zamanın inananları içindi, ve Allah'ın (c.c) dininin bir parçasıydı.İncil insanlar tarafından değiştirilince Kuran-ı Kerim indirildi.Böylece hem hak olan din tamamlanmış oldu, hem de asla değiştirilmemiş ve kıyamete kadar değiştirilmeyecek bir kitap oldu.
    "Şüphesiz, Allah katında tek din, İslâm'dır."(Âl-i İmran Sûresi, 19) "Kim, İslâm'dan başka bir din ararsa, bilsin ki; kendisinden (böyle bir din) asla kabul edilmeyecek ve o, ahirette ziyan edenlerden olacaktır."(Âl-i İmran S., 85)


  6. 16.Temmuz.2012, 14:26
    4
    Kırlangıç.
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 12.Temmuz.2012
    Üye No: 96892
    Mesaj Sayısı: 584
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 6
    Yaş: 20
    Bulunduğu yer: Mümine zindan, kafire cennet.

    Cevap: Neden tek bir din gönderilmedi?

    Benim bahsettiğim İslam'ın son şeklini alışı.Hazreti İsa da müslümandı mesela ama o zamanki hükümler bizim için geçerli olan dini hükümlerden farklıydı.Hata yaptığım bir nokta varsa Allah (c.c.) affetsin.


  7. 16.Temmuz.2012, 14:26
    4
    Devamlı Üye
    Benim bahsettiğim İslam'ın son şeklini alışı.Hazreti İsa da müslümandı mesela ama o zamanki hükümler bizim için geçerli olan dini hükümlerden farklıydı.Hata yaptığım bir nokta varsa Allah (c.c.) affetsin.


  8. 16.Temmuz.2012, 14:41
    5
    ömerhattab
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 18.Mayıs.2008
    Üye No: 20975
    Mesaj Sayısı: 1,830
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 19

    Cevap: Neden tek bir din gönderilmedi?

    Kırlangıç. Nickli Üyeden Alıntı
    Benim bahsettiğim İslam'ın son şeklini alışı.Hazreti İsa da müslümandı mesela ama o zamanki hükümler bizim için geçerli olan dini hükümlerden farklıydı.Hata yaptığım bir nokta varsa Allah (c.c.) affetsin.
    o zaman ki şeriat hükümleri Hz İsa ümmeti için geçerliydi ...Şimdiki ki şeriat hükümleride Hz Muhammed s.a.v ümmeti için geçerlidir...örnek verirsek..Hazret-i Âdem’in çocukları, biri oğlan biri kızı olmak üzere hep ikiz olurdu. İkizler evlenemezdi. Ötekilerle evlenebiliyordu. Daha sonra, kız kardeşle evlenmek yasak edildi. Âdem aleyhisselamın iki oğlundan biri olan Kabil, kendi ikiziyle evlenmek istedi. Kabil’in kurbanı kabul edilmeyince kardeşini öldürdü. Kur’an-ı kerimde bu husus mealen şöyle bildiriliyorOnlara, Âdem’in iki oğlunun haberini gerçek olarak anlat: Hani birer kurban takdim etmişlerdi de, birisinden kabul edilmiş, diğerinden ise kabul edilmemişti. [Kurbanı kabul edilmeyen kardeş Kabil, kıskançlık yüzünden], “Andolsun seni öldüreceğim” dedi. Diğeri de [Habil], “Allah ancak takvâ sahiplerinden kabul eder. Beni öldürmek üzere elini bana uzatırsan, ben seni öldürmek için sana elimi uzatmam, çünkü ben, âlemlerin Rabbi olan Allah’tan korkarım. Sen, hem benim günahımı hem de kendi günahını yüklenip ateşe atılacaklardan olasın; zalimlerin cezası işte budur” dedi.) [Maide 27-29]şimdiki şeriat hükümleriyle eski ümmetlerinin şeriat hükümlerinden farklılıklar olmuş...Şimdiki şeriat hükümleri kuran ve sünnetin belirlediği hükümlerdir..."Şüphesiz, Allah katında tek din, İslâm'dır"(Âl-i İmran Sûresi, 19) "Kim, İslâm'dan başka bir din ararsa, bilsin ki; kendisinden (böyle bir din) asla kabul edilmeyecek ve o, ahirette ziyan edenlerden olacaktır"(Âl-i İmran S, 85)


  9. 16.Temmuz.2012, 14:41
    5
    Devamlı Üye
    Kırlangıç. Nickli Üyeden Alıntı
    Benim bahsettiğim İslam'ın son şeklini alışı.Hazreti İsa da müslümandı mesela ama o zamanki hükümler bizim için geçerli olan dini hükümlerden farklıydı.Hata yaptığım bir nokta varsa Allah (c.c.) affetsin.
    o zaman ki şeriat hükümleri Hz İsa ümmeti için geçerliydi ...Şimdiki ki şeriat hükümleride Hz Muhammed s.a.v ümmeti için geçerlidir...örnek verirsek..Hazret-i Âdem’in çocukları, biri oğlan biri kızı olmak üzere hep ikiz olurdu. İkizler evlenemezdi. Ötekilerle evlenebiliyordu. Daha sonra, kız kardeşle evlenmek yasak edildi. Âdem aleyhisselamın iki oğlundan biri olan Kabil, kendi ikiziyle evlenmek istedi. Kabil’in kurbanı kabul edilmeyince kardeşini öldürdü. Kur’an-ı kerimde bu husus mealen şöyle bildiriliyorOnlara, Âdem’in iki oğlunun haberini gerçek olarak anlat: Hani birer kurban takdim etmişlerdi de, birisinden kabul edilmiş, diğerinden ise kabul edilmemişti. [Kurbanı kabul edilmeyen kardeş Kabil, kıskançlık yüzünden], “Andolsun seni öldüreceğim” dedi. Diğeri de [Habil], “Allah ancak takvâ sahiplerinden kabul eder. Beni öldürmek üzere elini bana uzatırsan, ben seni öldürmek için sana elimi uzatmam, çünkü ben, âlemlerin Rabbi olan Allah’tan korkarım. Sen, hem benim günahımı hem de kendi günahını yüklenip ateşe atılacaklardan olasın; zalimlerin cezası işte budur” dedi.) [Maide 27-29]şimdiki şeriat hükümleriyle eski ümmetlerinin şeriat hükümlerinden farklılıklar olmuş...Şimdiki şeriat hükümleri kuran ve sünnetin belirlediği hükümlerdir..."Şüphesiz, Allah katında tek din, İslâm'dır"(Âl-i İmran Sûresi, 19) "Kim, İslâm'dan başka bir din ararsa, bilsin ki; kendisinden (böyle bir din) asla kabul edilmeyecek ve o, ahirette ziyan edenlerden olacaktır"(Âl-i İmran S, 85)


  10. 16.Temmuz.2012, 14:55
    6
    Kırlangıç.
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 12.Temmuz.2012
    Üye No: 96892
    Mesaj Sayısı: 584
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 6
    Yaş: 20
    Bulunduğu yer: Mümine zindan, kafire cennet.

    Cevap: Neden tek bir din gönderilmedi?

    Doğru, Allah (c.c.) dini tam anlamıyla O'nun istediği şekliyle yaşayanlardan etsin hepimizi.


  11. 16.Temmuz.2012, 14:55
    6
    Devamlı Üye
    Doğru, Allah (c.c.) dini tam anlamıyla O'nun istediği şekliyle yaşayanlardan etsin hepimizi.


  12. 16.Temmuz.2012, 15:10
    7
    ömerhattab
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 18.Mayıs.2008
    Üye No: 20975
    Mesaj Sayısı: 1,830
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 19

    Cevap: Neden tek bir din gönderilmedi?

    Kırlangıç. Nickli Üyeden Alıntı
    Doğru, Allah (c.c.) dini tam anlamıyla O'nun istediği şekliyle yaşayanlardan etsin hepimizi.
    Amin cümlemizin kardeşim...Her ümmetin şeriat hükümleri farklılıklar görmekteyiz...Şimdi geçerli olan şeriat hükmleri islamdır...


  13. 16.Temmuz.2012, 15:10
    7
    Devamlı Üye
    Kırlangıç. Nickli Üyeden Alıntı
    Doğru, Allah (c.c.) dini tam anlamıyla O'nun istediği şekliyle yaşayanlardan etsin hepimizi.
    Amin cümlemizin kardeşim...Her ümmetin şeriat hükümleri farklılıklar görmekteyiz...Şimdi geçerli olan şeriat hükmleri islamdır...


  14. 16.Temmuz.2012, 15:46
    8
    İLİMCİK
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Haziran.2012
    Üye No: 96623
    Mesaj Sayısı: 419
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 5

    Cevap: Neden tek bir din gönderilmedi?

    Öncelikle, Hz Adem aleyhisselamdan ta Muhammed aleyhissalatü vesselama kadar bütün peygamberler ümmetlerine aynı iman esaslarını ders vermişler..Fark yalnız teferruata hükümlerdedir. Çünkü, şeriatın teferruat kısmı insanların istidatlarına göre gelir ve ilaç olur...Ayrıca, önceki peygamberlerin icmali ve izahsız olarak ders verdiği tevhid, haşir, ahiret, ibadet, nübüvvet gibi temel meseleleri Kur'an tafsilli ve delilli ve izahlı olarak ders vermiştir...Çünkü, önceki peygamberler zamanında güya insanlar güya ilkokul derecesinde olduklarından iman hakikatleri onların istidatlarına muvafık olarak icmali ve izahsız ders verilmiş..Çünkü, ibtidai derslerde izah az olur..Muhammed aleyhisselam zamanından sonra güya insanlar ilkokul derecesinden lise ve üniversite derecesine geldiklerinden tevhid, haşir, nübüvvet, ibadet ve adalet gibi meseleler tafsilli ve izahlı olarak tekrar tekrar ders verilmiş. Bu mesele ile ilgili Risale-i Nur'da geçen kısımlar bize yardımcı olur inşaallah:

    ...Kur’ân, bütün kütüb-ü sâlifenin güzelliklerini ve eski şerîatlarının kavaid-i esasiyelerini cem’ etmiş olduğundan, usûlde muaddil ve mükemmildir. Yâni ta’dil ve tekmil edicidir. Yalnız, zaman ve mekânın tegayyür etmesi te’siriyle tahavvül ve tebeddüle ma’rûz olan fürûat kısmında müessistir. Bunda aklî ve mantıkî olmayan bir cihet yoktur. Evet, mevasim-i erbaada giyecek, yiyecek ve sâir ilâçların tebeddülüne lüzum ve ihtiyaç hasıl olduğu gibi, bir şahsın yaşayış devrelerinde, ta’lim ve terbiye keyfiyeti tebeddül eder. Kezalik, hikmet ve maslahatın iktizası üzerine, ömr-ü beşerin mertebelerine göre ahkâm-ı fer’iyede tebeddül vardır. Çünkü fer’î hükümlerden biri, bir zamanda maslahat iken, diğer bir zamana göre mazarrat olur. Veya bir ilâç, bir şahsa deva iken, şahs-ı âhere d⒠olur. Bu sırdandır ki, Kur’ân fer’î hükümlerden bir kısmını nesh etmiştir. Yâni vakitleri bitti, nöbet başka hükümlere geldi, diye hükmetmiştir.

    Asırlara göre Şeriatlar değişir. Belki bir asırda, kavimlere göre ayrı ayrı şeriatlar, peygamberler gelebilir ve gelmiştir. Hâtem-ül Enbiya’dan sonra Şeriat-ı kübrâsı, her asırda, her kavme kâfi geldiğinden, muhtelif şeriatlara ihtiyâc kalmamıştır. Fakat teferruatta, bir derece ayrı ayrı mezheblere ihtiyâc kalmıştır. Evet nasılki mevsimlerin değişmesiyle elbiseler değişir, mizaçlara göre ilâçlar tebeddül eder. Öyle de, asırlara göre Şeriatlar değişir, milletlerin istidadına göre ahkâm tahavvül eder. Çünki: Ahkâm-ı Şer’iyyenin teferruat kısmı, ahvâl-i beşeriyyeye bakar. Ona göre gelir, ilâç olur. Enbiya-yı salife zamanında, tabakat-ı beşeriyye birbirinden çok uzak ve seciyeleri hem bir derece kaba, hem şiddetli ve efkârca ibtidaî ve bedeviyete yakın olduğundan, o zamandaki Şeriatlar, onların haline muvafık bir tarzda ayrı ayrı gelmiştir. Hattâ bir kıt’ada bir asırda, ayrı ayrı peygamberler ve Şeriatlar bulunurmuş. Sonra âhirzaman Peygamberinin gelmesiyle, insânlar güya ibtidaî derecesinden, idadiye derecesine terakki ettiğinden, çok inkılâbat ve ihtilâtat ile akvam-ı beşeriyye birtek ders alacak, birtek muallimi dinleyecek, birtek Şeriatla amel edecek vaziyete geldiğinden, ayrı ayrı Şeriata ihtiyâc kalmamıştır, ayrı ayrı muallime de lüzum görülmemiştir. Fakat tamamen bir seviyeye gelmediğinden ve bir tarz-ı hayat-ı içtimaiyye de giymediğinden, mezhebler taaddüd etmiştir. Eğer beşerin ekseriyyet-i mutlakası bir mekteb-i âlînin talebesi gibi, bir tarz-ı hayat-ı içtimaiyyeyi giyse, bir seviyeye girse; o vakit mezhebler tevhid edilebilir. Fakat bu hâl-i âlem, o hâle müsaade etmediği gibi, mezahib de bir olmaz.

    Hem, birer zamânâ ve birer devre hükmeden bütün semâvî suhufları ve mukaddes kitablar dahi, bütün istikbale ve umum zamanlara hükümran olan Kur’anın tafsilâtla, izahatla tekrar ile beyân ve isbat ettiği hakîkat-ı haşriyyeyi, asırlarına ve zamanlarına göre o hakîkatı kat’î kabûl ile beraber, tafsilâtsız ve perdeli ve muhtasar bir sûrette beyân, fakat kuvvetli bir tarzda iddia ve isbatları; Kur’anın dâvasını binler imza ile tasdik ederler.


  15. 16.Temmuz.2012, 15:46
    8
    İLİMCİK - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Devamlı Üye
    Öncelikle, Hz Adem aleyhisselamdan ta Muhammed aleyhissalatü vesselama kadar bütün peygamberler ümmetlerine aynı iman esaslarını ders vermişler..Fark yalnız teferruata hükümlerdedir. Çünkü, şeriatın teferruat kısmı insanların istidatlarına göre gelir ve ilaç olur...Ayrıca, önceki peygamberlerin icmali ve izahsız olarak ders verdiği tevhid, haşir, ahiret, ibadet, nübüvvet gibi temel meseleleri Kur'an tafsilli ve delilli ve izahlı olarak ders vermiştir...Çünkü, önceki peygamberler zamanında güya insanlar güya ilkokul derecesinde olduklarından iman hakikatleri onların istidatlarına muvafık olarak icmali ve izahsız ders verilmiş..Çünkü, ibtidai derslerde izah az olur..Muhammed aleyhisselam zamanından sonra güya insanlar ilkokul derecesinden lise ve üniversite derecesine geldiklerinden tevhid, haşir, nübüvvet, ibadet ve adalet gibi meseleler tafsilli ve izahlı olarak tekrar tekrar ders verilmiş. Bu mesele ile ilgili Risale-i Nur'da geçen kısımlar bize yardımcı olur inşaallah:

    ...Kur’ân, bütün kütüb-ü sâlifenin güzelliklerini ve eski şerîatlarının kavaid-i esasiyelerini cem’ etmiş olduğundan, usûlde muaddil ve mükemmildir. Yâni ta’dil ve tekmil edicidir. Yalnız, zaman ve mekânın tegayyür etmesi te’siriyle tahavvül ve tebeddüle ma’rûz olan fürûat kısmında müessistir. Bunda aklî ve mantıkî olmayan bir cihet yoktur. Evet, mevasim-i erbaada giyecek, yiyecek ve sâir ilâçların tebeddülüne lüzum ve ihtiyaç hasıl olduğu gibi, bir şahsın yaşayış devrelerinde, ta’lim ve terbiye keyfiyeti tebeddül eder. Kezalik, hikmet ve maslahatın iktizası üzerine, ömr-ü beşerin mertebelerine göre ahkâm-ı fer’iyede tebeddül vardır. Çünkü fer’î hükümlerden biri, bir zamanda maslahat iken, diğer bir zamana göre mazarrat olur. Veya bir ilâç, bir şahsa deva iken, şahs-ı âhere d⒠olur. Bu sırdandır ki, Kur’ân fer’î hükümlerden bir kısmını nesh etmiştir. Yâni vakitleri bitti, nöbet başka hükümlere geldi, diye hükmetmiştir.

    Asırlara göre Şeriatlar değişir. Belki bir asırda, kavimlere göre ayrı ayrı şeriatlar, peygamberler gelebilir ve gelmiştir. Hâtem-ül Enbiya’dan sonra Şeriat-ı kübrâsı, her asırda, her kavme kâfi geldiğinden, muhtelif şeriatlara ihtiyâc kalmamıştır. Fakat teferruatta, bir derece ayrı ayrı mezheblere ihtiyâc kalmıştır. Evet nasılki mevsimlerin değişmesiyle elbiseler değişir, mizaçlara göre ilâçlar tebeddül eder. Öyle de, asırlara göre Şeriatlar değişir, milletlerin istidadına göre ahkâm tahavvül eder. Çünki: Ahkâm-ı Şer’iyyenin teferruat kısmı, ahvâl-i beşeriyyeye bakar. Ona göre gelir, ilâç olur. Enbiya-yı salife zamanında, tabakat-ı beşeriyye birbirinden çok uzak ve seciyeleri hem bir derece kaba, hem şiddetli ve efkârca ibtidaî ve bedeviyete yakın olduğundan, o zamandaki Şeriatlar, onların haline muvafık bir tarzda ayrı ayrı gelmiştir. Hattâ bir kıt’ada bir asırda, ayrı ayrı peygamberler ve Şeriatlar bulunurmuş. Sonra âhirzaman Peygamberinin gelmesiyle, insânlar güya ibtidaî derecesinden, idadiye derecesine terakki ettiğinden, çok inkılâbat ve ihtilâtat ile akvam-ı beşeriyye birtek ders alacak, birtek muallimi dinleyecek, birtek Şeriatla amel edecek vaziyete geldiğinden, ayrı ayrı Şeriata ihtiyâc kalmamıştır, ayrı ayrı muallime de lüzum görülmemiştir. Fakat tamamen bir seviyeye gelmediğinden ve bir tarz-ı hayat-ı içtimaiyye de giymediğinden, mezhebler taaddüd etmiştir. Eğer beşerin ekseriyyet-i mutlakası bir mekteb-i âlînin talebesi gibi, bir tarz-ı hayat-ı içtimaiyyeyi giyse, bir seviyeye girse; o vakit mezhebler tevhid edilebilir. Fakat bu hâl-i âlem, o hâle müsaade etmediği gibi, mezahib de bir olmaz.

    Hem, birer zamânâ ve birer devre hükmeden bütün semâvî suhufları ve mukaddes kitablar dahi, bütün istikbale ve umum zamanlara hükümran olan Kur’anın tafsilâtla, izahatla tekrar ile beyân ve isbat ettiği hakîkat-ı haşriyyeyi, asırlarına ve zamanlarına göre o hakîkatı kat’î kabûl ile beraber, tafsilâtsız ve perdeli ve muhtasar bir sûrette beyân, fakat kuvvetli bir tarzda iddia ve isbatları; Kur’anın dâvasını binler imza ile tasdik ederler.


  16. 16.Temmuz.2012, 16:12
    9
    ömerhattab
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 18.Mayıs.2008
    Üye No: 20975
    Mesaj Sayısı: 1,830
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 19

    Cevap: Neden tek bir din gönderilmedi?

    İlimcik kardeşim Allah razı olsun...


  17. 16.Temmuz.2012, 16:12
    9
    Devamlı Üye
    İlimcik kardeşim Allah razı olsun...


  18. 16.Temmuz.2012, 17:22
    10
    İLİMCİK
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Haziran.2012
    Üye No: 96623
    Mesaj Sayısı: 419
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 5

    Cevap: Neden tek bir din gönderilmedi?

    amin..ecmain..bihürmeti seyyidil mürselin aleyhissalatü vesselam....ömerhattab kardeşim.


  19. 16.Temmuz.2012, 17:22
    10
    İLİMCİK - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Devamlı Üye
    amin..ecmain..bihürmeti seyyidil mürselin aleyhissalatü vesselam....ömerhattab kardeşim.


  20. 18.Temmuz.2012, 14:28
    11
    wolfteam99
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 05.Temmuz.2012
    Üye No: 96806
    Mesaj Sayısı: 65
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    Cevap: Neden tek bir din gönderilmedi?

    Sorumu cevapsız bırakmadığınız için teşekkür ederim. ALLAH razı olsun sizlerden.


  21. 18.Temmuz.2012, 14:28
    11
    wolfteam99 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye
    Sorumu cevapsız bırakmadığınız için teşekkür ederim. ALLAH razı olsun sizlerden.





+ Yorum Gönder