Konusunu Oylayın.: Tövbe ve Sonrası Üzerine..

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Tövbe ve Sonrası Üzerine..
  1. 12.Temmuz.2012, 20:16
    1
    Kırlangıç.
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 12.Temmuz.2012
    Üye No: 96892
    Mesaj Sayısı: 584
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 6
    Yaş: 20
    Bulunduğu yer: Mümine zindan, kafire cennet.

    Tövbe ve Sonrası Üzerine..






    Tövbe ve Sonrası Üzerine.. Mumsema Öncelikle Selamün Aleyküm, sitenize bugün üye oldum.15 yaşındayım, namaza başladığım günden beri forumdaki konuları okuyorum yani yaklaşık 2-3 haftadır.Ben dindar bir ailede büyüdüm, ama okuldu arkadaş ortamıydı derken çok ihmal ettim dinimi.Hep erteledim, sonraya bıraktım.Kaçmak huzur verir zannettim.Çok şükür Rabbim haberdar etti, yine de bana lütufta bulunup dinime geri çağırdı.Ama yinede içimde bir yetersizlik hissi, bir huzursuzluk..Ya bir yerlerde yanlış yapıyorsam diye çok korkuyorum.Bu konuda bana ne tür tavsiyeler verebilirsiniz? Nasıl yenebilirim bu hissi, nasıl yaklaşırım Rabbime? Şimdiden çok teşekkürler.


  2. 12.Temmuz.2012, 20:16
    1
    Devamlı Üye



    Öncelikle Selamün Aleyküm, sitenize bugün üye oldum.15 yaşındayım, namaza başladığım günden beri forumdaki konuları okuyorum yani yaklaşık 2-3 haftadır.Ben dindar bir ailede büyüdüm, ama okuldu arkadaş ortamıydı derken çok ihmal ettim dinimi.Hep erteledim, sonraya bıraktım.Kaçmak huzur verir zannettim.Çok şükür Rabbim haberdar etti, yine de bana lütufta bulunup dinime geri çağırdı.Ama yinede içimde bir yetersizlik hissi, bir huzursuzluk..Ya bir yerlerde yanlış yapıyorsam diye çok korkuyorum.Bu konuda bana ne tür tavsiyeler verebilirsiniz? Nasıl yenebilirim bu hissi, nasıl yaklaşırım Rabbime? Şimdiden çok teşekkürler.


    Benzer Konular

    - Defalarca tövbe edip bozdumki artık tövbe etmeye yüzüm kalmadı.

    - Tövbe bozmak [tövbe ettim ve tövbemi bozdum vicdan azabı çekiyorum tövbe etmek isitiyorum]

    - Sürekli bunu söylüyorum: Tövbe tövbe, Tövbe Estağfirullah

    - Geçmişe ait verilmemiş zekâtlardan ötürü tövbe mi yoksa hem tövbe hem de verme mi gerekir?

    - Hergün tövbe namazı kılsam ve tövbe istğfar etsem günahlarım af olurmu?

  3. 12.Temmuz.2012, 21:28
    2
    İLİMCİK
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Haziran.2012
    Üye No: 96623
    Mesaj Sayısı: 419
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 5

    Cevap: Tövbe ve Sonrası Üzerine..




    Kardeşim, öncelikle Allah muvaffak etsin.

    İkinci olarak, bu konuda çok şey söylenebilir..Fakat, yapacağın ilk şey, sana devamlı Allah ve ahireti hatırlatan ve sana bu konuda manevi bir kuvvet verenlerle mümkün olduğu kadar beraber olmandır...O zaman işin daha kolaylaşıyor..Şeytanın seni aldatması daha zor oluyor..

    Son olarak, senin yapacağın en önemli şeyi biraz olsun anlamanız için Risale-i Nur'da geçen bir kısmı aynen aktarıyorum..Dikkatlice okursanız ne yapmanız gerektiği hakkında size yardımcı olacağını ümid ediyorum inşaallah.

    Bu asırda din ve İslâmiyet düşmanları, evvelâ imanın esaslarını zayıflatmak ve yıkmak plânını, proğramlarının birinci maddesine koymuşlardır. Hususan bu yirmibeş sene içinde, tarihte görülmemiş bir halde münafıkane ve çeşit çeşit maskeler altında imanın erkânına yapılan sû'-i kasdlar pek dehşetli olmuştur, çok yıkıcı şekiller tatbik edilmiştir.

    Halbuki imanın rükünlerinden birisinde hasıl olacak bir şübhe veya inkâr, dinin teferruatında yapılan lâkaydlıktan pek çok defa daha felâketli ve zararlıdır. Bunun içindir ki; şimdi en mühim iş, taklidî imanı tahkikî imana çevirerek imanı kuvvetlendirmektir, imanı takviye etmektir, imanı kurtarmaktır. Herşeyden ziyade imanın esasatıyla meşgul olmak kat'î bir zaruret ve mübrem bir ihtiyaç, hattâ mecburiyet haline gelmiştir. Bu, Türkiye'de böyle olduğu gibi; umum İslâm dünyasında da böyledir.

    Evet, temelleri yıpratılmış bir binanın odalarını tamir ve tezyine çalışmak, o binanın yıkılmaması için ne derece bir faide temin edebilir? Köklerinin çürütülmesine çabalanan bir ağacın kurumaması için, dal ve yapraklarını ilâçlayarak tedbir almaya çalışmak, o ağacın hayatına bir faide verebilir mi?..

    İnsan, saray gibi bir binadır; temelleri, erkân-ı imaniyedir. İnsan, bir şeceredir; kökü esasat-ı imaniyedir. İmanın rükünlerinden en mühimmi, İman-ı Billah'tır; Allah'a imandır. Sonra Nübüvvet ve Haşir'dir. Bunun için, bir insanın en başta elde etmeye çalıştığı ilim; iman ilmidir. İlimlerin esası, ilimlerin şahı ve padişahı; iman ilmidir.

    İman, yalnız icmalî bir tasdikten ibaret değildir. İmanın çok mertebeleri vardır. Taklidî bir iman, hususan bu zamandaki dalalet, sapkınlık fırtınaları karşısında çabuk söner. Tahkikî iman ise sarsılmaz, sönmez bir kuvvettir. Tahkikî imanı elde eden bir kimsenin, iman ve İslâmiyeti dehşetli dinsizlik kasırgalarına da maruz kalsa, o kasırgalar bu iman kuvveti karşısında tesirsiz kalmaya mahkûmdur. Tahkikî imanı kazanan bir kimseyi, en dinsiz feylesoflar dahi, bir vesvese veya şübheye düşürtemez.

    İşte bu hakikatlara binaen, biz de tahkikî imanı ders vererek, imanı kuvvetlendirip insanı ebedî saadet ve selâmete götürecek Kur'an ve iman hakikatlarını câmi' bir eseri, sebat ve devam ve dikkatle okumayı kat'iyyetle lâzım ve elzem gördük. Aksi takdirde, bu zamanda dünyevî ve uhrevî dehşetli musibetler içine düşmek, şübhe götürmez bir hakikat halindedir. Bunun için yegâne kurtuluş çaremiz, Kur'an-ı Hakîm'in imanî âyetlerini ve bu asra bakan âyet-i kerimelerini tefsir eden yüksek bir Kur'an tefsirine sarılmaktır.
    Sözler ( 750 )


  4. 12.Temmuz.2012, 21:28
    2
    İLİMCİK - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Devamlı Üye



    Kardeşim, öncelikle Allah muvaffak etsin.

    İkinci olarak, bu konuda çok şey söylenebilir..Fakat, yapacağın ilk şey, sana devamlı Allah ve ahireti hatırlatan ve sana bu konuda manevi bir kuvvet verenlerle mümkün olduğu kadar beraber olmandır...O zaman işin daha kolaylaşıyor..Şeytanın seni aldatması daha zor oluyor..

    Son olarak, senin yapacağın en önemli şeyi biraz olsun anlamanız için Risale-i Nur'da geçen bir kısmı aynen aktarıyorum..Dikkatlice okursanız ne yapmanız gerektiği hakkında size yardımcı olacağını ümid ediyorum inşaallah.

    Bu asırda din ve İslâmiyet düşmanları, evvelâ imanın esaslarını zayıflatmak ve yıkmak plânını, proğramlarının birinci maddesine koymuşlardır. Hususan bu yirmibeş sene içinde, tarihte görülmemiş bir halde münafıkane ve çeşit çeşit maskeler altında imanın erkânına yapılan sû'-i kasdlar pek dehşetli olmuştur, çok yıkıcı şekiller tatbik edilmiştir.

    Halbuki imanın rükünlerinden birisinde hasıl olacak bir şübhe veya inkâr, dinin teferruatında yapılan lâkaydlıktan pek çok defa daha felâketli ve zararlıdır. Bunun içindir ki; şimdi en mühim iş, taklidî imanı tahkikî imana çevirerek imanı kuvvetlendirmektir, imanı takviye etmektir, imanı kurtarmaktır. Herşeyden ziyade imanın esasatıyla meşgul olmak kat'î bir zaruret ve mübrem bir ihtiyaç, hattâ mecburiyet haline gelmiştir. Bu, Türkiye'de böyle olduğu gibi; umum İslâm dünyasında da böyledir.

    Evet, temelleri yıpratılmış bir binanın odalarını tamir ve tezyine çalışmak, o binanın yıkılmaması için ne derece bir faide temin edebilir? Köklerinin çürütülmesine çabalanan bir ağacın kurumaması için, dal ve yapraklarını ilâçlayarak tedbir almaya çalışmak, o ağacın hayatına bir faide verebilir mi?..

    İnsan, saray gibi bir binadır; temelleri, erkân-ı imaniyedir. İnsan, bir şeceredir; kökü esasat-ı imaniyedir. İmanın rükünlerinden en mühimmi, İman-ı Billah'tır; Allah'a imandır. Sonra Nübüvvet ve Haşir'dir. Bunun için, bir insanın en başta elde etmeye çalıştığı ilim; iman ilmidir. İlimlerin esası, ilimlerin şahı ve padişahı; iman ilmidir.

    İman, yalnız icmalî bir tasdikten ibaret değildir. İmanın çok mertebeleri vardır. Taklidî bir iman, hususan bu zamandaki dalalet, sapkınlık fırtınaları karşısında çabuk söner. Tahkikî iman ise sarsılmaz, sönmez bir kuvvettir. Tahkikî imanı elde eden bir kimsenin, iman ve İslâmiyeti dehşetli dinsizlik kasırgalarına da maruz kalsa, o kasırgalar bu iman kuvveti karşısında tesirsiz kalmaya mahkûmdur. Tahkikî imanı kazanan bir kimseyi, en dinsiz feylesoflar dahi, bir vesvese veya şübheye düşürtemez.

    İşte bu hakikatlara binaen, biz de tahkikî imanı ders vererek, imanı kuvvetlendirip insanı ebedî saadet ve selâmete götürecek Kur'an ve iman hakikatlarını câmi' bir eseri, sebat ve devam ve dikkatle okumayı kat'iyyetle lâzım ve elzem gördük. Aksi takdirde, bu zamanda dünyevî ve uhrevî dehşetli musibetler içine düşmek, şübhe götürmez bir hakikat halindedir. Bunun için yegâne kurtuluş çaremiz, Kur'an-ı Hakîm'in imanî âyetlerini ve bu asra bakan âyet-i kerimelerini tefsir eden yüksek bir Kur'an tefsirine sarılmaktır.
    Sözler ( 750 )


  5. 12.Temmuz.2012, 22:20
    3
    Kırlangıç.
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 12.Temmuz.2012
    Üye No: 96892
    Mesaj Sayısı: 584
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 6
    Yaş: 20
    Bulunduğu yer: Mümine zindan, kafire cennet.

    Cevap: Tövbe ve Sonrası Üzerine..

    Allah (c.c.) razı olsun, peki böyle huzursuz hissetmem normal bir durum mudur yoksa bir sorun olduğunu mu gösterir? Bazen çok güzel bir şekilde kılıyorum namazlarımı bazen de huzursuzluk ve endişe çöküyor içime.


  6. 12.Temmuz.2012, 22:20
    3
    Devamlı Üye
    Allah (c.c.) razı olsun, peki böyle huzursuz hissetmem normal bir durum mudur yoksa bir sorun olduğunu mu gösterir? Bazen çok güzel bir şekilde kılıyorum namazlarımı bazen de huzursuzluk ve endişe çöküyor içime.


  7. 13.Temmuz.2012, 00:27
    4
    İLİMCİK
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Haziran.2012
    Üye No: 96623
    Mesaj Sayısı: 419
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 5

    Cevap: Tövbe ve Sonrası Üzerine..

    Normaldir kardeşim..Risale-i Nur'da şöyle geçiyor:

    Eğer sair teellümât-ı ruhaniye ise, sabra, mücahedeye alıştırmak için Rabbanî bir kamçıdır. Çünkü, emn ve ye'sin vartasına düşmemek hikmetiyle, havf ve reca muvazenesinde sabır ve şükürde bulunmak için kabz-bast hâletleri celâl ve cemal tecellîsinden intibah ehline gelmesi, ehl-i hakikatçe medâr-ı terakki bir düstur-u meşhurdur. (Kastamonu Lâhikası | 10)

    Yani, inşaallah Cenab-ı Hak, seni sabra ve mücahedeye alıştırmak için Rabbani bir kamçı vuruyor. Ayrıca, korku ve ümit arasında sabır ve şükürde bulunmak için Allah'ın celal ve cemalinin tecellisi olan kabz ve bast halleri intibah ehline gelebiliyor.

    Ayrıca, şu kısım da size faydalı olabilir:

    Aziz, Sıddık Kardeşlerim!

    Kastamonu'da ehl-i takva bir zât, şekva tarzında dedi: "Ben sukut etmişim. Eski halimi ve zevkleri ve nurları kaybetmişim." Ben de dedim: Belki terakki etmişsin ki, nefsi okşayan ve uhrevî meyvesini dünyada tattıran ve hodbinlik hissini veren zevkleri, keşifleri geri bırakıp, daha yüksek makama, mahviyet ve terk-i enaniyet ve fâni zevkleri aramamak ile uçmuşsun. Evet bir ehemmiyetli ihsan-ı İlahî; ihsanını, enaniyetini bırakmayana ihsas etmemektir.. tâ ucb ve gurura girmesin. (onüçüncü şua)

    Kardeşim, namazların kabul olma ölçüsü, namazdan aldığımız zevk değildir..Hatta zevk alamadığımız ve sırf Allah emrettiği için kıldığımız namazlar daha faziletli olabiliyor. Çünkü, nefsimiz istemediği halde sırf Allah emrettiği için kılınan namaz daha kıymetlidir.

    Son olarak, namazdaki derecemizi yükseltmek için Allah'ı bize isim ve sıfatları ile ders veren ve namazın manasını izah eden eserleri okumak faydalı olur..Ben her zamanki gibi bir ağabeyin olarak Risale-i Nuru tavsiye ediyorum kardeşim...


  8. 13.Temmuz.2012, 00:27
    4
    İLİMCİK - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Devamlı Üye
    Normaldir kardeşim..Risale-i Nur'da şöyle geçiyor:

    Eğer sair teellümât-ı ruhaniye ise, sabra, mücahedeye alıştırmak için Rabbanî bir kamçıdır. Çünkü, emn ve ye'sin vartasına düşmemek hikmetiyle, havf ve reca muvazenesinde sabır ve şükürde bulunmak için kabz-bast hâletleri celâl ve cemal tecellîsinden intibah ehline gelmesi, ehl-i hakikatçe medâr-ı terakki bir düstur-u meşhurdur. (Kastamonu Lâhikası | 10)

    Yani, inşaallah Cenab-ı Hak, seni sabra ve mücahedeye alıştırmak için Rabbani bir kamçı vuruyor. Ayrıca, korku ve ümit arasında sabır ve şükürde bulunmak için Allah'ın celal ve cemalinin tecellisi olan kabz ve bast halleri intibah ehline gelebiliyor.

    Ayrıca, şu kısım da size faydalı olabilir:

    Aziz, Sıddık Kardeşlerim!

    Kastamonu'da ehl-i takva bir zât, şekva tarzında dedi: "Ben sukut etmişim. Eski halimi ve zevkleri ve nurları kaybetmişim." Ben de dedim: Belki terakki etmişsin ki, nefsi okşayan ve uhrevî meyvesini dünyada tattıran ve hodbinlik hissini veren zevkleri, keşifleri geri bırakıp, daha yüksek makama, mahviyet ve terk-i enaniyet ve fâni zevkleri aramamak ile uçmuşsun. Evet bir ehemmiyetli ihsan-ı İlahî; ihsanını, enaniyetini bırakmayana ihsas etmemektir.. tâ ucb ve gurura girmesin. (onüçüncü şua)

    Kardeşim, namazların kabul olma ölçüsü, namazdan aldığımız zevk değildir..Hatta zevk alamadığımız ve sırf Allah emrettiği için kıldığımız namazlar daha faziletli olabiliyor. Çünkü, nefsimiz istemediği halde sırf Allah emrettiği için kılınan namaz daha kıymetlidir.

    Son olarak, namazdaki derecemizi yükseltmek için Allah'ı bize isim ve sıfatları ile ders veren ve namazın manasını izah eden eserleri okumak faydalı olur..Ben her zamanki gibi bir ağabeyin olarak Risale-i Nuru tavsiye ediyorum kardeşim...


  9. 13.Temmuz.2012, 22:42
    5
    Kırlangıç.
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 12.Temmuz.2012
    Üye No: 96892
    Mesaj Sayısı: 584
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 6
    Yaş: 20
    Bulunduğu yer: Mümine zindan, kafire cennet.

    Cevap: Tövbe ve Sonrası Üzerine..

    Allah (c.c.) razı olsun, bu durum beni çok üzüyordu.Neyi yanlış yapıyorum diye düşünmekten ibadetime odaklanamıyordum.Ama artık anladım, içim rahatladı.Risale-i Nur'u bir dönem ailem okutmak istemişti, benim gaflet zamanlarımdı okumamıştım.Allah'ın izniyle sadeleştirilmiş bir baskısını alıp okumayı düşünüyorum artık.


  10. 13.Temmuz.2012, 22:42
    5
    Devamlı Üye
    Allah (c.c.) razı olsun, bu durum beni çok üzüyordu.Neyi yanlış yapıyorum diye düşünmekten ibadetime odaklanamıyordum.Ama artık anladım, içim rahatladı.Risale-i Nur'u bir dönem ailem okutmak istemişti, benim gaflet zamanlarımdı okumamıştım.Allah'ın izniyle sadeleştirilmiş bir baskısını alıp okumayı düşünüyorum artık.





+ Yorum Gönder