Konusunu Oylayın.: İhtiras nedir? ihtirasın zararları nelerdir?

5 üzerinden 4.00 | Toplam : 4 kişi
İhtiras nedir? ihtirasın zararları nelerdir?
  1. 11.Temmuz.2012, 18:07
    1
    Issız Sokak
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 11.Temmuz.2012
    Üye No: 96880
    Mesaj Sayısı: 8
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    İhtiras nedir? ihtirasın zararları nelerdir?






    İhtiras nedir? ihtirasın zararları nelerdir? Mumsema İtiras islama ne derecede zarar verir?


    selam dua le...


  2. 11.Temmuz.2012, 18:07
    1
  3. 15.Temmuz.2012, 04:39
    2
    imam
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Ağustos.2007
    Üye No: 2034
    Mesaj Sayısı: 7,511
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Bulunduğu yer: minallah-ilelllah

    Cevap: İhtiras nedir? ihtirasın zararları nelerdir?




    ihtiras ve hırs hakkında


    Hırs ve ihtiras


    "Tutku"nun iki çeşidi vardır: Hırs ve ihtiras Kardeş olan bu iki kelimeden ihtiras "doymazlık, aşırı istek, kendini kaybedecek kadar gözü dönmüşlük" anlamına geliyor
    Hırs ise "sonu gelmeyen ve bitip tükenmek bilmeyen aşırı tutku ve istek"
    İhtiras isteğin "çok şiddetli" olmasını, hırs ise "sonu gelmemesi"ni anlatıyor
    İnsanın kendini kaybedercesine şiddet ve gözü dönmüşlükle bir şeyi arzu etmesi, ona ulaşmak için her yolu mübah görmesi insan kemalatının çatırdaması anlamına gelir
    İnsanın sahip olduklarının değerini bilmesi ve gereğini yapması; sahip olamadıklarına ulaşmak için ise kontrollü bir istek içinde olarak gereken şartları yerine getirmesi gerekir
    Hırs ve ihtirasla basamakları üçer beşer çıkmak isteyenler çoğunlukla tepe taklak gider, sahip olduklarını da kaybederler
    İslam tarihinde hırs ve ihtiras'ın olumsuz boyutlarına dikkat çekilmiş, bu kavramları "azim ve ısrarla hayırlı işleri takip etmek" şeklinde olumlu yüzüyle değerlendirmek gerektiği belirtilmiştir
    İnsanın süfli duygulardan ulvi duygulara yönelmesi aslında yaşam boyu süren bir mücadeledir
    Belli mevkilere ve makamlara göz dikip, aşırı tutkuyla sevdalanmak çok hoş karşılanmamış, nefsani bir zayıflık olarak görülmüştür
    Günümüz dünyası ise kariyer için kural tanımaz bir yarışı ön plana çıkarıyor
    Modern kapitalist düzenin, bireyleri amansız bir yarışa sokması geçmiş dönemlerin benlik ve gururu arka plana atmaya çalışan anlayışını, ben-merkezci ve kişisel kariyeri için her şeyi göze alan bir anlayışa dönüştürmüştür
    20 yüzyılda "şöhret ve riya"nın insanların vazgeçemedikleri özellikler haline gelmesi "kamil insan"ın çözülüşünün de başlangıcı olmuştur
    Kendini aşırı sevme ve kendisiyle ilgili olan şeyleri vazgeçilemez görme duygusu, ulvi hedeflerin yerini kişisel arzulara bırakmasına sebep olmuştur
    Umumun yararı "kişisel fayda"ya, manevi olan "maddi olana", biz "ben"e yerini bırakmıştır
    "Değerlerin çözülüşü" insan nefsinde başlayıp dalga dalga topluma yayılmıştır
    Balzac, "hırs ve tamahın başladığı noktada saf duygular sona erer" diyor
    Saf duyguların sona ermesi, ortak ve ulvi hedeflerin, samimiyetin, hasbiliğin sona ermesi anlamına geliyor Saf duygulara sahip olmayı, belki "saflık" olarak yorumlayanlar da olabilir Ama unutmamak gerekir ki, halkın ortak iradesi, şuuru ve vicdanı saflık zemininde ilerler Safiyetini kaybedenler halkın yürüdüğü yoldan da, halkın çıkar ve beklentilerinden de uzaklaşırlar
    Enaniyetlerin yarıştığı bir atmosfer öncelikle iç bütünlüğün ve duygusal birlikteliğin zedelenmesine kapı açar
    Geleneksel ve manevi değerleri önemseyenler "kamil insan" yolunda yürümeli, ulvi hedeflerden ve "biz" perspektifinden uzaklaşmamalıdır
    Gündeme gelmek, takdir görmek, imaj yapmak beşeri duygulardır ve insanın kendini kaybetmeden, varoluş zeminini yitirmeden yaşanmalıdır
    İnsanların ne yaptıkları kadar niçin ve hangi niyetle yaptıkları da önem taşıyor, işin rengini değiştiriyor Yapılanları yorumlamanın yolu "amaç"ları ve "sonuç"ları bir arada değerlendirmekten geçiyor

    Yasin Doğan


  4. 15.Temmuz.2012, 04:39
    2
    Üye



    ihtiras ve hırs hakkında


    Hırs ve ihtiras


    "Tutku"nun iki çeşidi vardır: Hırs ve ihtiras Kardeş olan bu iki kelimeden ihtiras "doymazlık, aşırı istek, kendini kaybedecek kadar gözü dönmüşlük" anlamına geliyor
    Hırs ise "sonu gelmeyen ve bitip tükenmek bilmeyen aşırı tutku ve istek"
    İhtiras isteğin "çok şiddetli" olmasını, hırs ise "sonu gelmemesi"ni anlatıyor
    İnsanın kendini kaybedercesine şiddet ve gözü dönmüşlükle bir şeyi arzu etmesi, ona ulaşmak için her yolu mübah görmesi insan kemalatının çatırdaması anlamına gelir
    İnsanın sahip olduklarının değerini bilmesi ve gereğini yapması; sahip olamadıklarına ulaşmak için ise kontrollü bir istek içinde olarak gereken şartları yerine getirmesi gerekir
    Hırs ve ihtirasla basamakları üçer beşer çıkmak isteyenler çoğunlukla tepe taklak gider, sahip olduklarını da kaybederler
    İslam tarihinde hırs ve ihtiras'ın olumsuz boyutlarına dikkat çekilmiş, bu kavramları "azim ve ısrarla hayırlı işleri takip etmek" şeklinde olumlu yüzüyle değerlendirmek gerektiği belirtilmiştir
    İnsanın süfli duygulardan ulvi duygulara yönelmesi aslında yaşam boyu süren bir mücadeledir
    Belli mevkilere ve makamlara göz dikip, aşırı tutkuyla sevdalanmak çok hoş karşılanmamış, nefsani bir zayıflık olarak görülmüştür
    Günümüz dünyası ise kariyer için kural tanımaz bir yarışı ön plana çıkarıyor
    Modern kapitalist düzenin, bireyleri amansız bir yarışa sokması geçmiş dönemlerin benlik ve gururu arka plana atmaya çalışan anlayışını, ben-merkezci ve kişisel kariyeri için her şeyi göze alan bir anlayışa dönüştürmüştür
    20 yüzyılda "şöhret ve riya"nın insanların vazgeçemedikleri özellikler haline gelmesi "kamil insan"ın çözülüşünün de başlangıcı olmuştur
    Kendini aşırı sevme ve kendisiyle ilgili olan şeyleri vazgeçilemez görme duygusu, ulvi hedeflerin yerini kişisel arzulara bırakmasına sebep olmuştur
    Umumun yararı "kişisel fayda"ya, manevi olan "maddi olana", biz "ben"e yerini bırakmıştır
    "Değerlerin çözülüşü" insan nefsinde başlayıp dalga dalga topluma yayılmıştır
    Balzac, "hırs ve tamahın başladığı noktada saf duygular sona erer" diyor
    Saf duyguların sona ermesi, ortak ve ulvi hedeflerin, samimiyetin, hasbiliğin sona ermesi anlamına geliyor Saf duygulara sahip olmayı, belki "saflık" olarak yorumlayanlar da olabilir Ama unutmamak gerekir ki, halkın ortak iradesi, şuuru ve vicdanı saflık zemininde ilerler Safiyetini kaybedenler halkın yürüdüğü yoldan da, halkın çıkar ve beklentilerinden de uzaklaşırlar
    Enaniyetlerin yarıştığı bir atmosfer öncelikle iç bütünlüğün ve duygusal birlikteliğin zedelenmesine kapı açar
    Geleneksel ve manevi değerleri önemseyenler "kamil insan" yolunda yürümeli, ulvi hedeflerden ve "biz" perspektifinden uzaklaşmamalıdır
    Gündeme gelmek, takdir görmek, imaj yapmak beşeri duygulardır ve insanın kendini kaybetmeden, varoluş zeminini yitirmeden yaşanmalıdır
    İnsanların ne yaptıkları kadar niçin ve hangi niyetle yaptıkları da önem taşıyor, işin rengini değiştiriyor Yapılanları yorumlamanın yolu "amaç"ları ve "sonuç"ları bir arada değerlendirmekten geçiyor

    Yasin Doğan


  5. 04.Aralık.2015, 15:43
    3
    Misafir

    Cevap: İhtiras nedir? ihtirasın zararları nelerdir?

    Insan robot ve cansız değildir mutlak güç hayal güç vermiştir ve her zaman diri tutmalıdır asil şahsiyet


  6. 04.Aralık.2015, 15:43
    3
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Insan robot ve cansız değildir mutlak güç hayal güç vermiştir ve her zaman diri tutmalıdır asil şahsiyet





+ Yorum Gönder