Konusunu Oylayın.: Ezanda Değişiklik ?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Ezanda Değişiklik ?
  1. 10.Temmuz.2012, 19:52
    13
    12imam
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 09.Temmuz.2012
    Üye No: 96844
    Mesaj Sayısı: 7
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0
    Bulunduğu yer: Necef

    Cevap: Ezanda Değişiklik ?

    reklam


    Cevap: Ezanda Değişiklik ? isimli yazı www.Mumsema.comCevap: Ezanda Değişiklik ?
    neye dayanarak uydurma diyorsun hepsi kitaplardan ehli sünnet kaynaklarından ?


  2. 10.Temmuz.2012, 19:52
    13
    12imam - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    reklam


    neye dayanarak uydurma diyorsun hepsi kitaplardan ehli sünnet kaynaklarından ?


  3. 10.Temmuz.2012, 19:54
    14
    karadamlalar
    Kesintili Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Temmuz.2012
    Üye No: 96809
    Mesaj Sayısı: 1,620
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 17

    Cevap: Ezanda Değişiklik ?

    reklam


    isnadlarına dayanarak ehli sünnet alimleri bunları kabul etmediler.


  4. 10.Temmuz.2012, 19:54
    14
    karadamlalar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kesintili Üye
    reklam


    isnadlarına dayanarak ehli sünnet alimleri bunları kabul etmediler.


  5. 10.Temmuz.2012, 19:55
    15
    ömerhattab
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 18.Mayıs.2008
    Üye No: 20975
    Mesaj Sayısı: 1,830
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 19

    Cevap: Ezanda Değişiklik ?

    12imam Nickli Üyeden Alıntı
    Laf atmayı nerden çıkardın sadece bi soru sorduk haşa ne haddime laf atmak ! bilip bilmeden atlamayın hemen1.si Ben şia Değili Ehli Sünnetim Hanefiyim !2.si amacım fitne değil soru sormak öğrenmek !3.sü Hz.Ali ezana katılmamıştır o söz ezanın bir parçası değildir şiada,sadece müstehapdır söylenmesi Ehli Sünnet alimlerinden Abdullah Meraği el Mısri “Es Selafe fi emril Hilafe” adlı kitabında şöyle rivayet eder:“Selman-ı Fârisî ezan ve kamette peygamber sallallahu aleyhi ve sellem zamanında Muhammeden Resulullah’dan sonra Ali’nin velayetine dâir şehadet getirdi.Adamın biri de Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem’in huzuruna gelerek şöyle dedi: Ya Resulullah! Bugün daha önce duymadığım bir şeyi duydum?O hazret buyurdu ki:Nedir o işittiğin?Dedi ki: Selman ezanda senin risaletine şehadetten sonra Ali’nin velayetin dair şehadet getirdi. Resulullah da buyurdu ki: “Hayırlı bir söz işitmişsin.”bir örnek daha: Adı geçen alim aynı kitabında şöyle rivayet ediyor;“Adamın biri Resulullah sallallahu aleyhi ve alihi ve sellem’in huzuruna gelerek dedi ki; Ebu Zerr ezandasenin risaletine şehadetten sonra Ali’nin velayetin dair şehadet getirdi ve dedi ki; Eşhedu enne AliyyenVeliyyullah.Resulullah sallallahu aleyhi ve alihi ve sellem de buyurdu ki; Ebu Zerr’in dediği gibidir.Gadir-i Hum’dakiesözümü unuttunuz mu?Ben kimin mevlası isem Ali de onun mevlasıdır.Her kim bunu bozarsa kendialeyhine bozmuş olur.”Sahih tarihin tanıklık ettiği üzere "Hayye alâ hayri'l-amel" (En hayırlı amele koşun) cümlesi de ezanın bir parçasıdır.(3) Oysa ikinci halifenin hilâfeti döneminde, insanların, namazın en hayırlı amel olduğunu duyunca artık cihada gitmeyecekleri düşüncesiyle bu cümle ezandan kaldırılmış ve bu hâliyle baki kalmıştır.(4)Kenz'ül İrfan, c.2, s.158; es-Sırat'ul Mustakim ve Cevahir'ul-Ahbar-i ve'l-Âsâr, c.2, s.192; Kuşçî, Şerh'ut-TeEcrid İmamet bahsi, s. 484: "Ömer minbere çıkarak şöyle dedi: Ey insanlar! Allah Resulü zamanmda şu üç şey vardı ve ben onları yasaklıyorum ve haram kılıyorum. Bunları yapan kimseleri de cezalandıracağım. Bunlar; kadının müt'a edilmesi, hac müt'ası (temettu haccmda umre irhammdan çıktıktan sonra kadınlarla birlikte olmak) ve 'Hayye alâ hayri'l-amel' cümlesi-dir."Ezanda "Hayye ala hayri'l - amel" söylenmesini yasaklamış ve sabah ezanında "es-salat-u hayru'n - mine'n - nevm" söylenmesini emretmiştir![1293] Musannef-i İbn-i Ebi Şeybe, Muavtta-i Malik, "el-ezan ve't - tesbvib" babı ve yine Şerh-i Tecrid, "İmamet" konusunun sonu.ben ehli sünnet kaynaklarından delil getirerek soruyorum bi açıklama varmı bunlara ?
    bütün şialar öyle diyor yok ehlisünnetten kaynaklarından delil getiriyorum diyor....bu lafları çok duyduk...


  6. 10.Temmuz.2012, 19:55
    15
    Devamlı Üye
    12imam Nickli Üyeden Alıntı
    Laf atmayı nerden çıkardın sadece bi soru sorduk haşa ne haddime laf atmak ! bilip bilmeden atlamayın hemen1.si Ben şia Değili Ehli Sünnetim Hanefiyim !2.si amacım fitne değil soru sormak öğrenmek !3.sü Hz.Ali ezana katılmamıştır o söz ezanın bir parçası değildir şiada,sadece müstehapdır söylenmesi Ehli Sünnet alimlerinden Abdullah Meraği el Mısri “Es Selafe fi emril Hilafe” adlı kitabında şöyle rivayet eder:“Selman-ı Fârisî ezan ve kamette peygamber sallallahu aleyhi ve sellem zamanında Muhammeden Resulullah’dan sonra Ali’nin velayetine dâir şehadet getirdi.Adamın biri de Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem’in huzuruna gelerek şöyle dedi: Ya Resulullah! Bugün daha önce duymadığım bir şeyi duydum?O hazret buyurdu ki:Nedir o işittiğin?Dedi ki: Selman ezanda senin risaletine şehadetten sonra Ali’nin velayetin dair şehadet getirdi. Resulullah da buyurdu ki: “Hayırlı bir söz işitmişsin.”bir örnek daha: Adı geçen alim aynı kitabında şöyle rivayet ediyor;“Adamın biri Resulullah sallallahu aleyhi ve alihi ve sellem’in huzuruna gelerek dedi ki; Ebu Zerr ezandasenin risaletine şehadetten sonra Ali’nin velayetin dair şehadet getirdi ve dedi ki; Eşhedu enne AliyyenVeliyyullah.Resulullah sallallahu aleyhi ve alihi ve sellem de buyurdu ki; Ebu Zerr’in dediği gibidir.Gadir-i Hum’dakiesözümü unuttunuz mu?Ben kimin mevlası isem Ali de onun mevlasıdır.Her kim bunu bozarsa kendialeyhine bozmuş olur.”Sahih tarihin tanıklık ettiği üzere "Hayye alâ hayri'l-amel" (En hayırlı amele koşun) cümlesi de ezanın bir parçasıdır.(3) Oysa ikinci halifenin hilâfeti döneminde, insanların, namazın en hayırlı amel olduğunu duyunca artık cihada gitmeyecekleri düşüncesiyle bu cümle ezandan kaldırılmış ve bu hâliyle baki kalmıştır.(4)Kenz'ül İrfan, c.2, s.158; es-Sırat'ul Mustakim ve Cevahir'ul-Ahbar-i ve'l-Âsâr, c.2, s.192; Kuşçî, Şerh'ut-TeEcrid İmamet bahsi, s. 484: "Ömer minbere çıkarak şöyle dedi: Ey insanlar! Allah Resulü zamanmda şu üç şey vardı ve ben onları yasaklıyorum ve haram kılıyorum. Bunları yapan kimseleri de cezalandıracağım. Bunlar; kadının müt'a edilmesi, hac müt'ası (temettu haccmda umre irhammdan çıktıktan sonra kadınlarla birlikte olmak) ve 'Hayye alâ hayri'l-amel' cümlesi-dir."Ezanda "Hayye ala hayri'l - amel" söylenmesini yasaklamış ve sabah ezanında "es-salat-u hayru'n - mine'n - nevm" söylenmesini emretmiştir![1293] Musannef-i İbn-i Ebi Şeybe, Muavtta-i Malik, "el-ezan ve't - tesbvib" babı ve yine Şerh-i Tecrid, "İmamet" konusunun sonu.ben ehli sünnet kaynaklarından delil getirerek soruyorum bi açıklama varmı bunlara ?
    bütün şialar öyle diyor yok ehlisünnetten kaynaklarından delil getiriyorum diyor....bu lafları çok duyduk...


  7. 10.Temmuz.2012, 19:57
    16
    karadamlalar
    Kesintili Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Temmuz.2012
    Üye No: 96809
    Mesaj Sayısı: 1,620
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 17

    Cevap: Ezanda Değişiklik ?

    bu tip ömer(ra)'i karalamaya çalışan nakiller hep rafizi uydurma kaynaklarından gelir.ehli sünnet kaynaklarına böyle bir şeye ulaşılamaz,bunlar da çıkıp "ehli sünnetten getirdim" derler.bunu kabul ederek söyleyen alim ehli sünnet değildir ki


  8. 10.Temmuz.2012, 19:57
    16
    karadamlalar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kesintili Üye
    bu tip ömer(ra)'i karalamaya çalışan nakiller hep rafizi uydurma kaynaklarından gelir.ehli sünnet kaynaklarına böyle bir şeye ulaşılamaz,bunlar da çıkıp "ehli sünnetten getirdim" derler.bunu kabul ederek söyleyen alim ehli sünnet değildir ki


  9. 10.Temmuz.2012, 20:04
    17
    12imam
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 09.Temmuz.2012
    Üye No: 96844
    Mesaj Sayısı: 7
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0
    Bulunduğu yer: Necef

    Cevap: Ezanda Değişiklik ?

    peki ,peki şunlar için bi açıklama varmı ?

    Muaviye Hz.Ali’ye sövdü

    (İbn' ül Esir' in Üsd' ül Gabe c.1, s.134 / el-İsabe c.1, s.77 / El-Kamil İbn’ül
    Esir c.3, s.302 / el-Suyuti' nin "Tarih'ül Hulefa" s.190 / İbn-i Abdurabbih’in
    el-İkd’ül Ferid” c.2, s.144 / İbni Hacer el-Heytemi' nin "Sevaik' ul Muhrika"
    s.33 / Nehc'ül Hak ve Keşf'üs Sıdk s.310)



    Muaviye namaz kıldığında Ali'ye, Hasan’a, Hüseyin’e, İbn-i Abbas’a Kays bin Sa’d bin İbadet ve Eşter’e lanet etti

    (Şeyhülislam Süleyman el-Kunduzi el-Hanefi el-Belhi'nin "Yenabi'ul Mevedde" s.162)


    Muaviye Hz. Ali’ye sövmeleri için emir verdi.

    Sahih-i Müslim c.2, s.360 Sahih-i Tirmizi c.5, s.301, Hadis No: 3808 el-Hakim Nişaburi'nin "Müstedrek alas-Sahihayn" c.3, s.109 / Hasais en-Nisai s.48, 81 Haydariye Bas. / el-Künci eş-Şafii'nin "Kifayet'üt Talib" s.84,86 Haydariye Bas./ İbn-i Asakir'in "Tarih-i Dimaşk" c.1, s.206, Hadis No: 271,272 ez-Zerendi el-Hanefi'nin "Nazım Dürer es-Simtayn" s.107 Menakib-i Hüvarezmi s.59 / İbn-i Esir'in "Üsd'ül Gabe" c.1, s.134; c.4, s.25-26 / el-Askalani eş-Şafii’nin “el-İsabe fi Temyiz es-Sahabe” c.2, s.509 / İbn-i Mezahim’in “Vak’it Siffiyn” s.82, 92 / İbn-i Abdu Rabbih’in “İkd’ül Ferid” c.4, s.29 / İbn-i Ebil Hadit'in "Şerhu Nehc'ül Belağa" c.1, s.256, 361, Mısır 1. Bas. / Sıbt İbn-i Cevzi’nin “Tezkiret’ül Havas” s.63 / el-Emini’nin “el-Gadir” c.1, s.257; c.3, s.200)

    Muaviye mimberde Hz.Ali'ye lanet okudu ve bütün valilerine de ona lanet okumalarını emretti. Peygamberin zevcesi Ümmü Seleme, Muaviye'ye mektup yazarak şöyle dedi : Siz mimberde Hz. Ali'ye ve onu seven herkese lanet ettiğiniz için Allah ve resulüne küfrediyorsu-nuz. Ben, Allah ve Resulünün Hz.Ali'yi sevdiğine şehadet ediyorum. Ama Muaviye onun sözlerini dinlemedi


    İslam ülkelerinde minberlerde Ali'ye (a.s) küfür edilmesine emir verdi. (Bu emir Emevi halifelerinden Ömer b. Abdulaziz'in (99-101) dönemine kadar icra edildi). Muaviye mümessillerinin ve içlerinde sahabelerin de bulunduğu idarecilerinin yardımıyla, has ve seçkin Ali taraftarlarını öldürdü ve bazılarının başını mızraklara takıp şehirlerde gezdirdi. Rastladıkları Şiilere, Ali'den (a.s) uzak olduklarını ve ona sebbetmelerini teklif ediyorlardı. Bu tekliften çekinenler derhal katlediliyordu.
    (en-Nesaih’ül Kafiye S.58,63, 77-78)

    e hani sahabeye sövmek haramdı dinden çıkartırdı ? muaviye Hz.Ali (as) a sövmüş yukardakilerine göre ? Muaviye ozaman ?



    Muaviye’nin son arzusu, ölmeden önce “Sıcak bir günde serin şarap içip çocuklarını seyretmek” idi.

    (Müsned-i Ahmet bin Hanbel C.5, S.347; İbn-i Asakir “Tarih-i Medinet-i Dimaşk” C.7, S.311; Emini “el-Gadir” C.10, S.189)


    Muaviye faiz yerdi.
    (A.Aahmud el-İkaade “Muaviye bin Ebi Süfyan” S.132 Mısır Bas.)

    -Muaviye’ye göre miraç olayı rüyadan ibaretti.
    (Emini “el-Gadir” C.10, S.184 Sahih-i Müslim’den naklen, Sünen-i Beyhaki C.5, S.477)

    -Muaviye bir keresinde Çarşamba günü Cuma namazı kıldırdı
    (Dr. Heykel “Hz. Muhammed’in Hayatı” C.1, S.268 Farsça)

    -Muaviye’nin katl ve cinayet defteri bir hayli kabarıktır. Hz. Resulullah (saa)’ın sevgili sahabisi Hicr bin Adiyy ile altı yiğit arkadaşı, Muaviye’nin resmi emriyle Merc-i Uzra’da şehit edildi
    (Sahih-i Müslim C.1, S.258-259; Sahih-i Buhari C.1, S.131)


    -Muaviye, Malik’ül Eşter’i Mısır yolunda zehirli balla zehirletip öldürttü, sonra da mimbere çıkıp şöyle dedi: “Ali’nin iki arkadaşı vardı, birinin işini Sıffin’de (Ammar bin Yasir’i) bitirdim, diğerininkini (Malik’ül Eşter’i) bugün”
    (Tarih’üt Tabari C.4, S.187; İbn-i Esir C.3, S.233)

    -Muaviye planlarını uygulayabilmek için Abdurrahman bin Halid bin Velid’i de zehirletti

    Corci Zeydan Medeniyet Tarihi C.4, S.83)



    Muaviye oğlu Yezid’e biat almak istediğinde önce Hasan bin Ali’yi ile Sad bin Ebi Vakkas’ı zehirletip öldürttü

    (Ebu Ferec “Mekatil’üt Talibin”)

    -Muaviye’nin annesi Hinde Peygamberin amcası Hz. Hamza’nın ciğerini yedi

    (Tarih’ul Yakubi c.2, s.39 / Nehc'ül Hak ve Keşf'üs Sıdk s.311)


    Muaviye zina çocuğudur, babası da kız kardeşi ile zina etmiştir

    (el-Hilli “Nehc’ül Hak ve Keşf’üs Sıdk” s.307)

    Muaviye(L.A) Hakkında Hadisler:

    1- Resulullah (s.a.a); Ebu Süfyan’ın merkebe bindiğini, Muaviye’nin onu çektiğini, Yezid’in de onu arkadan sürdüğünü görünce şöyle buyurdular:
    “Allah; merkeptekine, onu önden çekene ve onu arkadan sürene lanet etsin”

    (Muhammed bin Cerir-i Taberi’nin Tarihi c. 5, s. 357; Tarih’ül Yakubi c.2, s.277 Beyrut Bas.; el-Emini “el-Gadir” c.10, s.139)

    2- Ebi Said ve Abdullah bin Mesud’tan naklen, Resulullah (saa) şöyle buyurdu:
    “İzâ reeytüm Muaviye alâ memberi faktülüh” Meali: “Eğer Muaviye’yi mimberim üzerinde görürseniz onu öldürünüz”

    (Tarih’üt Tabari c.10, s.58 / İbn-i Mezahim’in “Vak’it Siffiyn” kitabı s.216, 221 –Matabaatül Medeni-2.Baskı Mısır / ez-Zehebi’nin “Mizan’ül İtidal” kitabı c.1, s.572; c.2, s.380, 613 / en-Nesaih’ül Kafiyeh limen Yetevelle Muaviye s.45 / Hüvarezmi’nin “Maktelil Hüseyin” kitabı c.1, s.185 / İbn-i Ebil Hadit’in “Şerhu Nehc’ül Belağa” kitabı c.15, s.176 Mısır bas. Muhammed Ebul Fadl tahkiki / Takviyyet’ül İman Bired Tezkiyyet İbn-i Ebi Süfyan s.90 / Hatip el-Bağdadi’nin “Tarih-i Bağdat” eseri c.12, s.181 / İbn-i Hacer’in “Tehzib’üt Tehzib” kitabı c.2, s.428; c.5, s.110; el-Münavi’nin “Künuz’ül Hakaik” kitabı c.1, s.16 –Cami’us Sağir hamişinde bas./ Tarih-i Ebil Fida c2, s.61 / el-Mukrim’in “Maktelil Hüseyn” kitabı s.7, 4.Baskı / el-Emini’nin “el-Gadir” adlı kitabı c.10, s.145 / el-Hilli “Nehc'ül Hak ve Keşf'üs Sıdk” s.309)


    İmam Hasan yine şöyle buyurdu: Resulullah (saa) şöyle buyurdu: “Eğer Muaviye’yi mimberim üzerinde görürseniz, öldürünüz.” Ancak onun emrini terk ettiler, felaha ermediler, kurtuluşa da ermediler
    (es-Suyuti el-Âlil Masnûa” C.1, S.424-425; el-Emini “el-Gadir C.10, S.143)



    Resulullah (saa) şöyle buyurdu: Her şeyin bir afeti olur Bu dinin afeti de Ben-i Ümeyye’dir

    el-Müttaki el-Hindi' nin "Kenz' ul Ummal" c.6, s.91 Tathir’il Cinan s.143
    “Sevaik' ul Muhrika’nın hamişinde” Nehc'ül Hak ve Keşf'üs Sıdk s.312)



    Bunlara bi cevap isterim güzelbi


  10. 10.Temmuz.2012, 20:04
    17
    12imam - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    peki ,peki şunlar için bi açıklama varmı ?

    Muaviye Hz.Ali’ye sövdü

    (İbn' ül Esir' in Üsd' ül Gabe c.1, s.134 / el-İsabe c.1, s.77 / El-Kamil İbn’ül
    Esir c.3, s.302 / el-Suyuti' nin "Tarih'ül Hulefa" s.190 / İbn-i Abdurabbih’in
    el-İkd’ül Ferid” c.2, s.144 / İbni Hacer el-Heytemi' nin "Sevaik' ul Muhrika"
    s.33 / Nehc'ül Hak ve Keşf'üs Sıdk s.310)



    Muaviye namaz kıldığında Ali'ye, Hasan’a, Hüseyin’e, İbn-i Abbas’a Kays bin Sa’d bin İbadet ve Eşter’e lanet etti

    (Şeyhülislam Süleyman el-Kunduzi el-Hanefi el-Belhi'nin "Yenabi'ul Mevedde" s.162)


    Muaviye Hz. Ali’ye sövmeleri için emir verdi.

    Sahih-i Müslim c.2, s.360 Sahih-i Tirmizi c.5, s.301, Hadis No: 3808 el-Hakim Nişaburi'nin "Müstedrek alas-Sahihayn" c.3, s.109 / Hasais en-Nisai s.48, 81 Haydariye Bas. / el-Künci eş-Şafii'nin "Kifayet'üt Talib" s.84,86 Haydariye Bas./ İbn-i Asakir'in "Tarih-i Dimaşk" c.1, s.206, Hadis No: 271,272 ez-Zerendi el-Hanefi'nin "Nazım Dürer es-Simtayn" s.107 Menakib-i Hüvarezmi s.59 / İbn-i Esir'in "Üsd'ül Gabe" c.1, s.134; c.4, s.25-26 / el-Askalani eş-Şafii’nin “el-İsabe fi Temyiz es-Sahabe” c.2, s.509 / İbn-i Mezahim’in “Vak’it Siffiyn” s.82, 92 / İbn-i Abdu Rabbih’in “İkd’ül Ferid” c.4, s.29 / İbn-i Ebil Hadit'in "Şerhu Nehc'ül Belağa" c.1, s.256, 361, Mısır 1. Bas. / Sıbt İbn-i Cevzi’nin “Tezkiret’ül Havas” s.63 / el-Emini’nin “el-Gadir” c.1, s.257; c.3, s.200)

    Muaviye mimberde Hz.Ali'ye lanet okudu ve bütün valilerine de ona lanet okumalarını emretti. Peygamberin zevcesi Ümmü Seleme, Muaviye'ye mektup yazarak şöyle dedi : Siz mimberde Hz. Ali'ye ve onu seven herkese lanet ettiğiniz için Allah ve resulüne küfrediyorsu-nuz. Ben, Allah ve Resulünün Hz.Ali'yi sevdiğine şehadet ediyorum. Ama Muaviye onun sözlerini dinlemedi


    İslam ülkelerinde minberlerde Ali'ye (a.s) küfür edilmesine emir verdi. (Bu emir Emevi halifelerinden Ömer b. Abdulaziz'in (99-101) dönemine kadar icra edildi). Muaviye mümessillerinin ve içlerinde sahabelerin de bulunduğu idarecilerinin yardımıyla, has ve seçkin Ali taraftarlarını öldürdü ve bazılarının başını mızraklara takıp şehirlerde gezdirdi. Rastladıkları Şiilere, Ali'den (a.s) uzak olduklarını ve ona sebbetmelerini teklif ediyorlardı. Bu tekliften çekinenler derhal katlediliyordu.
    (en-Nesaih’ül Kafiye S.58,63, 77-78)

    e hani sahabeye sövmek haramdı dinden çıkartırdı ? muaviye Hz.Ali (as) a sövmüş yukardakilerine göre ? Muaviye ozaman ?



    Muaviye’nin son arzusu, ölmeden önce “Sıcak bir günde serin şarap içip çocuklarını seyretmek” idi.

    (Müsned-i Ahmet bin Hanbel C.5, S.347; İbn-i Asakir “Tarih-i Medinet-i Dimaşk” C.7, S.311; Emini “el-Gadir” C.10, S.189)


    Muaviye faiz yerdi.
    (A.Aahmud el-İkaade “Muaviye bin Ebi Süfyan” S.132 Mısır Bas.)

    -Muaviye’ye göre miraç olayı rüyadan ibaretti.
    (Emini “el-Gadir” C.10, S.184 Sahih-i Müslim’den naklen, Sünen-i Beyhaki C.5, S.477)

    -Muaviye bir keresinde Çarşamba günü Cuma namazı kıldırdı
    (Dr. Heykel “Hz. Muhammed’in Hayatı” C.1, S.268 Farsça)

    -Muaviye’nin katl ve cinayet defteri bir hayli kabarıktır. Hz. Resulullah (saa)’ın sevgili sahabisi Hicr bin Adiyy ile altı yiğit arkadaşı, Muaviye’nin resmi emriyle Merc-i Uzra’da şehit edildi
    (Sahih-i Müslim C.1, S.258-259; Sahih-i Buhari C.1, S.131)


    -Muaviye, Malik’ül Eşter’i Mısır yolunda zehirli balla zehirletip öldürttü, sonra da mimbere çıkıp şöyle dedi: “Ali’nin iki arkadaşı vardı, birinin işini Sıffin’de (Ammar bin Yasir’i) bitirdim, diğerininkini (Malik’ül Eşter’i) bugün”
    (Tarih’üt Tabari C.4, S.187; İbn-i Esir C.3, S.233)

    -Muaviye planlarını uygulayabilmek için Abdurrahman bin Halid bin Velid’i de zehirletti

    Corci Zeydan Medeniyet Tarihi C.4, S.83)



    Muaviye oğlu Yezid’e biat almak istediğinde önce Hasan bin Ali’yi ile Sad bin Ebi Vakkas’ı zehirletip öldürttü

    (Ebu Ferec “Mekatil’üt Talibin”)

    -Muaviye’nin annesi Hinde Peygamberin amcası Hz. Hamza’nın ciğerini yedi

    (Tarih’ul Yakubi c.2, s.39 / Nehc'ül Hak ve Keşf'üs Sıdk s.311)


    Muaviye zina çocuğudur, babası da kız kardeşi ile zina etmiştir

    (el-Hilli “Nehc’ül Hak ve Keşf’üs Sıdk” s.307)

    Muaviye(L.A) Hakkında Hadisler:

    1- Resulullah (s.a.a); Ebu Süfyan’ın merkebe bindiğini, Muaviye’nin onu çektiğini, Yezid’in de onu arkadan sürdüğünü görünce şöyle buyurdular:
    “Allah; merkeptekine, onu önden çekene ve onu arkadan sürene lanet etsin”

    (Muhammed bin Cerir-i Taberi’nin Tarihi c. 5, s. 357; Tarih’ül Yakubi c.2, s.277 Beyrut Bas.; el-Emini “el-Gadir” c.10, s.139)

    2- Ebi Said ve Abdullah bin Mesud’tan naklen, Resulullah (saa) şöyle buyurdu:
    “İzâ reeytüm Muaviye alâ memberi faktülüh” Meali: “Eğer Muaviye’yi mimberim üzerinde görürseniz onu öldürünüz”

    (Tarih’üt Tabari c.10, s.58 / İbn-i Mezahim’in “Vak’it Siffiyn” kitabı s.216, 221 –Matabaatül Medeni-2.Baskı Mısır / ez-Zehebi’nin “Mizan’ül İtidal” kitabı c.1, s.572; c.2, s.380, 613 / en-Nesaih’ül Kafiyeh limen Yetevelle Muaviye s.45 / Hüvarezmi’nin “Maktelil Hüseyin” kitabı c.1, s.185 / İbn-i Ebil Hadit’in “Şerhu Nehc’ül Belağa” kitabı c.15, s.176 Mısır bas. Muhammed Ebul Fadl tahkiki / Takviyyet’ül İman Bired Tezkiyyet İbn-i Ebi Süfyan s.90 / Hatip el-Bağdadi’nin “Tarih-i Bağdat” eseri c.12, s.181 / İbn-i Hacer’in “Tehzib’üt Tehzib” kitabı c.2, s.428; c.5, s.110; el-Münavi’nin “Künuz’ül Hakaik” kitabı c.1, s.16 –Cami’us Sağir hamişinde bas./ Tarih-i Ebil Fida c2, s.61 / el-Mukrim’in “Maktelil Hüseyn” kitabı s.7, 4.Baskı / el-Emini’nin “el-Gadir” adlı kitabı c.10, s.145 / el-Hilli “Nehc'ül Hak ve Keşf'üs Sıdk” s.309)


    İmam Hasan yine şöyle buyurdu: Resulullah (saa) şöyle buyurdu: “Eğer Muaviye’yi mimberim üzerinde görürseniz, öldürünüz.” Ancak onun emrini terk ettiler, felaha ermediler, kurtuluşa da ermediler
    (es-Suyuti el-Âlil Masnûa” C.1, S.424-425; el-Emini “el-Gadir C.10, S.143)



    Resulullah (saa) şöyle buyurdu: Her şeyin bir afeti olur Bu dinin afeti de Ben-i Ümeyye’dir

    el-Müttaki el-Hindi' nin "Kenz' ul Ummal" c.6, s.91 Tathir’il Cinan s.143
    “Sevaik' ul Muhrika’nın hamişinde” Nehc'ül Hak ve Keşf'üs Sıdk s.312)



    Bunlara bi cevap isterim güzelbi


  11. 10.Temmuz.2012, 20:11
    18
    karadamlalar
    Kesintili Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Temmuz.2012
    Üye No: 96809
    Mesaj Sayısı: 1,620
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 17

    Cevap: Ezanda Değişiklik ?

    tamamının doğru olduğuna inanmıyorum,Allahu alem birçoğu kin ile atılmış iftiralar.ancak hz. ali ve hz. muaviye(r.anhum) nin savaştıkları malumdur.bunu fitne meselesi yapmamak gerektiğini düşünüyorum,ki ehli sünnet de böyle düşünür.muaviye(r.a) ehli beyte bu yaklaşımı ile hatalı içtihad etmiştir.

    çoğunun isnadını bilmiyorum son yazdıklarında,ki muaviye ye lanet okuyacak kadar ileri gitmişsiniz

    "- Resulullah (saa); Ebu Süfyan’ın merkebe bindiğini, Muaviye’nin onu çektiğini, Yezid’in de onu arkadan sürdüğünü görünce şöyle buyurdular:
    “Allah; merkeptekine, onu önden çekene ve onu arkadan sürene lanet etsin”

    (Muhammed bin Cerir-i Taberi’nin Tarihi c 5, s 357; Tarih’ül Yakubi c2, s277 Beyrut Bas; el-Emini “el-Gadir” c10, s139)"

    rasulullah(sav)'ın sağlığında yezidi görmüşlüğü yoktur diye biliyorum,en doğrusunu Allah bilir.

    yukarıda yazdığın çoğu nakli kabul etmemekle beraber muaviye(r.a)'nin hatalı işler yaptığını,ama yine de sahabeden olduğunu hatırlatırım.

    مُحَمَّدٌ رَسُولُ اللّٰهِ وَالَّذينَ مَعَهُ اَشِدَّاءُ عَلَى الْكُفَّارِ رُحَمَاءُ بَيْنَهُمْ تَرٰیهُمْ رُكَّعًا سُجَّدًا يَبْتَغُونَ فَضْلًا مِنَ اللّٰهِ وَرِضْوَانًا سيمَاهُمْ فى وُجُوهِهِمْ مِنْ اَثَرِ السُّجُودِ ذٰلِكَ مَثَلُهُمْ فِى التَّوْرٰيةِ وَمَثَلُهُمْ فِى الْاِنْجيلِ كَزَرْعٍ اَخْرَجَ شَطْپَهُ فَاٰزَرَهُ فَاسْتَغْلَظَ فَاسْتَوٰى عَلٰى سُوقِه يُعْجِبُ الزُّرَّاعَ لِيَغيظَ بِهِمُ الْكُفَّارَ وَعَدَ اللّٰهُ الَّذينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ مِنْهُمْ مَغْفِرَةً وَاَجْرًا عَظيمًا

    Allah Teala buyurur ki; “Muhammed Allah'ın rasulüdür. Beraberinde bulunanlar da kâfirlere karşı çetin, kendi aralarında merhametlidirler. Onları rükûya varırken, secde ederken görürsün. Allah'tan lütuf ve rıza isterler. Onların nişanları yüzlerindeki secde izidir. Bu, onların Tevrat'taki vasıflarıdır. İncil'deki vasıfları da şöyledir: Onlar filizini yarıp çıkarmış, gittikçe onu kuvvetlendirerek kalınlaşmış, gövdesi üzerine dikilmiş bir ekine benzerler ki bu, ekicilerin de hoşuna gider. Allah böylece onları çoğaltıp kuvvetlendirmekle kâfirleri öfkelendirir. Allah onlardan inanıp iyi işler yapanlara mağfiret ve büyük mükâfat vaat etmiştir.”(Fetih 29)

    Bu ayeti kerime bütün sahabeleri (radıyallahu anhum) kapsar. Zira onların hepsi de Rasul Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in beraberinde idiler.


    وَالسَّابِقُونَ الْاَوَّلُونَ مِنَ الْمُهَاجِرينَ وَالْاَنْصَارِ وَالَّذينَ اتَّبَعُوهُمْ بِاِحْسَانٍ رَضِىَ اللّٰهُ عَنْهُمْ وَرَضُوا عَنْهُ وَاَعَدَّ لَهُمْ جَنَّاتٍ تَجْرى تَحْتَهَا الْاَنْهَارُ خَالِدينَ فيهَا اَبَدًا ذٰلِكَ الْفَوْزُ الْعَظيمُ

    Allah Teala buyurur ki; “Öne geçen ilk muhacirler ve ensar ile onlara güzellikle tabi olanlar var ya, işte Allah onlardan razı olmuştur, onlar da Allah'tan razı olmuşlardır. Allah onlara, içinde ebedî kalacakları, zemininden ırmaklar akan cennetler hazırlamıştır. İşte bu büyük kurtuluştur.”(Tevbe 100)

    Bu ayet de aynı şekilde bütün sahabeleri kapsamaktadır. Allah hepsinden razı olsun.


    وَالَّذينَ اٰمَنُوا وَهَاجَرُوا وَجَاهَدُوا فى سَبيلِ اللّٰهِ وَالَّذينَ اٰوَوْا وَنَصَرُوا اُولٰـئِكَ هُمُ الْمُؤْمِنُونَ حَقًّا لَهُمْ مَغْفِرَةٌ وَرِزْقٌ كَريمٌ
    وَالَّذينَ اٰمَنُوا مِنْ بَعْدُ وَهَاجَرُوا وَجَاهَدُوا مَعَكُمْ فَاُولٰئِكَ مِنْكُمْ وَاُولُوا الْاَرْحَامِ بَعْضُهُمْ اَوْلٰى بِبَعْضٍ فى كِتَابِ اللّٰهِ اِنَّ اللّٰهَ بِكُلِّ شَیْءٍ عَليمٌ

    Allah Teala’nın Kitab’ında şu ayet ile gelenlere uygundur; “İman edip de Allah yolunda hicret ve cihad edenler, (muhacirleri) barındıran ve yardım edenler var ya, işte gerçek müminler onlardır. Onlar için mağfiret ve bol rızık vardır. Sonradan iman eden ve hicret edip de sizinle beraber cihad edenler de sizdendir. Allah'ın kitabına göre yakın akrabalar birbirlerine (vâris olmağa) daha uygundur. Şüphesiz ki Allah her şeyi bilendir.”(Enfal 74-75)

    Geçenlerden, Allah Teala’nın ve Rasulü Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem’in bütün sahabelerine (Allah hepsinden razı olsun) olan övgüleri ortaya çıkmıştır. Şüphe yok ki, gaybı bilen Allah Teala, rasulü için ashabını da seçmiştir.

    İmam Ahmed, Müsned’inde; Ali Biin Bahr – el-Velid Bin Müslim – Said Bin Abdulaziz – Rebia Bin Yezid – Abdurrahman Bin Ebi Umeyretul Ezdî isnadıyla rivayet ediyor; Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem, Muaviye radıyallahu anh’den bahsetti ve buyurdu ki; “Allahım, onu hidayet edici ve hidayeti bulmuş kıl ve onunla (insanlara) hidayet ver.

    El-Velid Bin Müslim’in rivayetine; Abdula’lâ Bin Müshir mutabaat etmektedir; Tirmizi(3842) el-Âcurrî eş-Şeria(1914-1915) Abdula’lâ Bin Mushir’in Said Bin Abdulaziz et-Tenuhî’den işitmesi daha öncedir. Nitekim el-Âcurrî’nin rivayetinde olduğu gibi Abdurrahman Bin Ebi Umeyretul Ezdî, Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem’den işittiğini açıkça belirtmiştir. Buharî’nin Tarih’inde; Abdullah Bin Mervan, Said’den, o da Rebia’dan; Rebia, Abdurrahman’dan işitti ki; Abdurrahman da Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem’den işitti” diyerek aynısını rivayet etmiştir.


    Yine burada Mervan Bin Muhammed Bin Hassan el-Esedî, el-Velid Bin Müslim’e mutabaat etmiştir.


    O halde Said Bin Abdulaziz’den; el-Velid Bin Muslim, Ömer İbn Abdulvahid, Muhammed Bin Süleyman el-Harranî, Abdula’lâ Bin Mushir ve Mervan Bin Muhammed bu hadisi rivayet etmişlerdi. Fakat Abdurrahman Bin Ebi Umeyre’nin sahabeliğinde ihtilaf edildi. Ebu Hatem, Buhari, İbnus Seken, İbn Sa’d, İbn Hibban ve eş-Şeria’da el-Âcurrî onun sahabe olduğu görüşünü tercih etmişlerdir.


    Hadisin Sıhhati: Ahmed(4/216) Tirmizi(3842) Acurri(1915) Ebu Nuaym Marifetus Sahabe(4634) Buhari Tarih(5/240) İbn Asakir Tarih’inde Muaviye radıyallahu anh’ın hal tercemesini verirken bunun rivayet yollarını uzun uzun zikretti ve hadisin sabit olduğuna meyletti. İbn Hacer el-Heysemî(s.262) hadisin hasen olduğunu söyledi. Aynı şekilde İbn Kesir de el-Bidaye’de sahih dedi. Bu isnad sahihtir. Bütün ravileri güvenilirdir. Zehebî,Siyer’de hadisleri zikrettikten sonra “bu hadisler birbirine yakındır” dedi(3/124) Said Bin Abdulaziz’in Rebia Bin Yezid’den rivayetinde ihtilaf edildi. El-Velid Bin Müslim – Said Bin Abdulaziz – Yunus Bin Meysera – Abdurrahman Bin Ebi Umeyre isnadıyla da rivayet edildi. İbn Asakir bu rivayet yollarını zikrettikten sonra; “Bu cemaatin kavli olup doğru olanıdır” dedi. Bu, Said Bin Abdulaziz – Rebia Bin Yezid – Abdurrahman Bin Ebi Umeyre yolunu açıklamaktadır. derim ki; el-Cuzekanî el-Ebatil’da(1/193) “bu hadis hasendir” dedi.

    Derim ki; Abdurrahman Biin Ebi Umeyre hadisinden geçenleri destekleyen rivayetler vardır. Nitekim İbn Abbas radıyallahu anhuma onu fakih olmakla övmüştür. Buharî, Sahih’inde Nafi Bin Ömer’den rivayet ediyor; “Bana İbn Ebi Mulyke rivayet etti; İbn Abbas’a; “Müminlerin emiri Muaviye’ye ne diyorsun, o sadece bir rekat vitir kılıyor” denildi. Bunun üzerine dedi ki; “İsabet etmiştir. Zira o fakihtir. Buhari(3765)

    Deniz seferine çıkan ilk ordunun komutanı olması da onun faziletlerindendir. Buhari Sahih’inde, Ümmü Haram radıyallahu anha’dan rivayet ediyor; O, Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem’i şöyle buyururken işitmiştir; “Ümmetimden deniz seferi yapan ilk ordu (cenneti) hak etmiştir. Buhari(2924)

    Muaviye radıyallahu anh bu ordunun komutanı idi. Onun yönetimi altında deniz savaşı yaptılar. Bu orduda oğlu Yezid’i görevlendirmişti.

    Muaviye radıyallahu anh’ın müminlerin dayısı olması da onun faziletlerindendir. Zira onun kızkardeşi Ummü Habibe radıyallahu anha Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in eşi idi.

    Âlemlerin Rabbinin Rasulünün vahiy kâtibi olması da onun faziletlerindendir. Sahihu Müslim’de geldiği üzere, Ebu Süfyan Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem’e; “Muaviye’yi de kâtibin yap” dediği zaman “Evet” buyurmuştur. Müslim(2501) Bkz.: Ahmed(1/291) İbn Abbas radıyallahu anhuma’dan; Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem “Git Muaviye’yi bana çağır” dedi. O onun katibi idi.” İsnadı sahihtir.

    O, bu ümmetin dâhilerinden idi. İbn Sad, Tabakat’ında; Affan Bin Muslim – Vuheyb – Davud Bin Amir isnadıyla rivayet ediyor; “Bu ümmetin kadıları şu dört kişidir; Ömer, Ali, Zeyd ve Ebu Musa. Bu ümmetin dâhileri şu dört kişidir; Amr Bin el-As, Muaviye Bin Ebi Süfyan, Mugire Bin Şube ve Ziyad. İbn Sad Tabakat(2/351) isnadı sahihtir.

    Ömer Bin el-Hattab radıyallahu anh onu Şam valisi yapmış, Osman Bin Affan radıyallahu anh de onu o görevde tutmuştur. Nitekim o valilik ve yönetim için uygun birisiydi. Buhari, Tarih’te; İbrahim Bin Musa – Hişam Bin Yusuf – Ma’mer – Hemmam Bin Munebbih – İbn Abbas radıyallahu anhuma isnadıyla rivayet ediyor; “Muaviye’den başka meliklik için yaratılmış kimse görmedim. Buhari Tarihul Kebir(7/327) isnadı sahihtir. Abdurrazzak Musannef’te(20985) Mamer – Hemmam yoluyla ondan rivayet etti.

    El-Hallal; Muhammed Bin Muhalled Bin Hafs el-Attar – Muhammed Bin el-Müsenna – Nuh Bin Yezid Bin Sinan – İbrahim Bin Sad – Muhammed Bin İshak – Nafi – Abdullah Bin Ömer radıyallahu anhuma isnadı ile; İbn Ömer radıyallahu anhuma dedi ki;

    “Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem’den sonra Muaviye gibi lider şahsiyetli birini görmedim.” Dedim ki;

    “O Ebu Bekir radıyallahu anh’den daha mı lider şahsiyetli idi?” şöyle dedi;

    “Ebu Bekir ondan üstün idi ama Muaviye lider şahsiyetli idi.” Dedim ki;

    “O halde o Osman’dan da lider şahsiyetli idi.” Şöyle dedi;

    “Allah rahmet eylesin, Osman radıyallahu anh ondan üstün idi. Ama o, Osman’dan da lider şahsiyetli idi. Hallal es-Sunne(10679) İbn Adiy el-Kamil(6/110) İbn Asakir Tarihu Dımeşk(59/174) pek çok rivayet yolu olup isnadı hasendir.

    Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem’e sahabe olmak Muaviye’ye mübarek olsun. Nitekim o aynı zamanda Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in vahiy kâtibi idi. Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile birlikte cihad etmişti. Onunla Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem arasında akrabalık bağı vardı. Ömer ve Osman radıyallahu anhuma onu Şam valisi yapmışlardı. Ömer ve Osman radıyallahu anhuma’nın vali tayin ettiği kiş sana yeter. Allah hepsinden razı olsun. Yine İbn Abbas radıyallahu anhuma’nın Muaviye’nin fıkıh bilgisine ve yönetim işinde güzel seyrine şahitlik etmesi sana yeter. İşte İbn Ömer radıyallahu anhuma’nın onun hilmi ve liderliği hakkında söyledikleri de geçti. Muaviye radıyallahu anh valilik ve krallığını hayırla ikame etmiştir. Aklının kemali, ağırbaşlılığı, geniş gönüllülüğü, kıvrak zekâsı ve keskin görüşü ile dünya siyaseti yapmış, insanları cömertliği ve hilmi ile memnun etmiştir.

    “Bilginin ilmi ile akıllının aklı anlaşmazlığa düştü: Acaba kendisi ile şerefe ulaşılan hangileridir diye.

    İlim: Ben şerefin en ileri noktasını elde ettim dedi.

    Akıl: Rahman (olan Allah) benimle tanındı dedi.

    İlim çok açık ifadelerle ona dedi ki: Peki Allah Kur’an’ında hangimiz ile vasfedilmiştir.

    Akıl anladı ki ilim efendisidir.

    Bu sebeple akıl ilmin başını öpüp gitti.”


  12. 10.Temmuz.2012, 20:11
    18
    karadamlalar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kesintili Üye
    tamamının doğru olduğuna inanmıyorum,Allahu alem birçoğu kin ile atılmış iftiralar.ancak hz. ali ve hz. muaviye(r.anhum) nin savaştıkları malumdur.bunu fitne meselesi yapmamak gerektiğini düşünüyorum,ki ehli sünnet de böyle düşünür.muaviye(r.a) ehli beyte bu yaklaşımı ile hatalı içtihad etmiştir.

    çoğunun isnadını bilmiyorum son yazdıklarında,ki muaviye ye lanet okuyacak kadar ileri gitmişsiniz

    "- Resulullah (saa); Ebu Süfyan’ın merkebe bindiğini, Muaviye’nin onu çektiğini, Yezid’in de onu arkadan sürdüğünü görünce şöyle buyurdular:
    “Allah; merkeptekine, onu önden çekene ve onu arkadan sürene lanet etsin”

    (Muhammed bin Cerir-i Taberi’nin Tarihi c 5, s 357; Tarih’ül Yakubi c2, s277 Beyrut Bas; el-Emini “el-Gadir” c10, s139)"

    rasulullah(sav)'ın sağlığında yezidi görmüşlüğü yoktur diye biliyorum,en doğrusunu Allah bilir.

    yukarıda yazdığın çoğu nakli kabul etmemekle beraber muaviye(r.a)'nin hatalı işler yaptığını,ama yine de sahabeden olduğunu hatırlatırım.

    مُحَمَّدٌ رَسُولُ اللّٰهِ وَالَّذينَ مَعَهُ اَشِدَّاءُ عَلَى الْكُفَّارِ رُحَمَاءُ بَيْنَهُمْ تَرٰیهُمْ رُكَّعًا سُجَّدًا يَبْتَغُونَ فَضْلًا مِنَ اللّٰهِ وَرِضْوَانًا سيمَاهُمْ فى وُجُوهِهِمْ مِنْ اَثَرِ السُّجُودِ ذٰلِكَ مَثَلُهُمْ فِى التَّوْرٰيةِ وَمَثَلُهُمْ فِى الْاِنْجيلِ كَزَرْعٍ اَخْرَجَ شَطْپَهُ فَاٰزَرَهُ فَاسْتَغْلَظَ فَاسْتَوٰى عَلٰى سُوقِه يُعْجِبُ الزُّرَّاعَ لِيَغيظَ بِهِمُ الْكُفَّارَ وَعَدَ اللّٰهُ الَّذينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ مِنْهُمْ مَغْفِرَةً وَاَجْرًا عَظيمًا

    Allah Teala buyurur ki; “Muhammed Allah'ın rasulüdür. Beraberinde bulunanlar da kâfirlere karşı çetin, kendi aralarında merhametlidirler. Onları rükûya varırken, secde ederken görürsün. Allah'tan lütuf ve rıza isterler. Onların nişanları yüzlerindeki secde izidir. Bu, onların Tevrat'taki vasıflarıdır. İncil'deki vasıfları da şöyledir: Onlar filizini yarıp çıkarmış, gittikçe onu kuvvetlendirerek kalınlaşmış, gövdesi üzerine dikilmiş bir ekine benzerler ki bu, ekicilerin de hoşuna gider. Allah böylece onları çoğaltıp kuvvetlendirmekle kâfirleri öfkelendirir. Allah onlardan inanıp iyi işler yapanlara mağfiret ve büyük mükâfat vaat etmiştir.”(Fetih 29)

    Bu ayeti kerime bütün sahabeleri (radıyallahu anhum) kapsar. Zira onların hepsi de Rasul Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in beraberinde idiler.


    وَالسَّابِقُونَ الْاَوَّلُونَ مِنَ الْمُهَاجِرينَ وَالْاَنْصَارِ وَالَّذينَ اتَّبَعُوهُمْ بِاِحْسَانٍ رَضِىَ اللّٰهُ عَنْهُمْ وَرَضُوا عَنْهُ وَاَعَدَّ لَهُمْ جَنَّاتٍ تَجْرى تَحْتَهَا الْاَنْهَارُ خَالِدينَ فيهَا اَبَدًا ذٰلِكَ الْفَوْزُ الْعَظيمُ

    Allah Teala buyurur ki; “Öne geçen ilk muhacirler ve ensar ile onlara güzellikle tabi olanlar var ya, işte Allah onlardan razı olmuştur, onlar da Allah'tan razı olmuşlardır. Allah onlara, içinde ebedî kalacakları, zemininden ırmaklar akan cennetler hazırlamıştır. İşte bu büyük kurtuluştur.”(Tevbe 100)

    Bu ayet de aynı şekilde bütün sahabeleri kapsamaktadır. Allah hepsinden razı olsun.


    وَالَّذينَ اٰمَنُوا وَهَاجَرُوا وَجَاهَدُوا فى سَبيلِ اللّٰهِ وَالَّذينَ اٰوَوْا وَنَصَرُوا اُولٰـئِكَ هُمُ الْمُؤْمِنُونَ حَقًّا لَهُمْ مَغْفِرَةٌ وَرِزْقٌ كَريمٌ
    وَالَّذينَ اٰمَنُوا مِنْ بَعْدُ وَهَاجَرُوا وَجَاهَدُوا مَعَكُمْ فَاُولٰئِكَ مِنْكُمْ وَاُولُوا الْاَرْحَامِ بَعْضُهُمْ اَوْلٰى بِبَعْضٍ فى كِتَابِ اللّٰهِ اِنَّ اللّٰهَ بِكُلِّ شَیْءٍ عَليمٌ

    Allah Teala’nın Kitab’ında şu ayet ile gelenlere uygundur; “İman edip de Allah yolunda hicret ve cihad edenler, (muhacirleri) barındıran ve yardım edenler var ya, işte gerçek müminler onlardır. Onlar için mağfiret ve bol rızık vardır. Sonradan iman eden ve hicret edip de sizinle beraber cihad edenler de sizdendir. Allah'ın kitabına göre yakın akrabalar birbirlerine (vâris olmağa) daha uygundur. Şüphesiz ki Allah her şeyi bilendir.”(Enfal 74-75)

    Geçenlerden, Allah Teala’nın ve Rasulü Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem’in bütün sahabelerine (Allah hepsinden razı olsun) olan övgüleri ortaya çıkmıştır. Şüphe yok ki, gaybı bilen Allah Teala, rasulü için ashabını da seçmiştir.

    İmam Ahmed, Müsned’inde; Ali Biin Bahr – el-Velid Bin Müslim – Said Bin Abdulaziz – Rebia Bin Yezid – Abdurrahman Bin Ebi Umeyretul Ezdî isnadıyla rivayet ediyor; Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem, Muaviye radıyallahu anh’den bahsetti ve buyurdu ki; “Allahım, onu hidayet edici ve hidayeti bulmuş kıl ve onunla (insanlara) hidayet ver.

    El-Velid Bin Müslim’in rivayetine; Abdula’lâ Bin Müshir mutabaat etmektedir; Tirmizi(3842) el-Âcurrî eş-Şeria(1914-1915) Abdula’lâ Bin Mushir’in Said Bin Abdulaziz et-Tenuhî’den işitmesi daha öncedir. Nitekim el-Âcurrî’nin rivayetinde olduğu gibi Abdurrahman Bin Ebi Umeyretul Ezdî, Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem’den işittiğini açıkça belirtmiştir. Buharî’nin Tarih’inde; Abdullah Bin Mervan, Said’den, o da Rebia’dan; Rebia, Abdurrahman’dan işitti ki; Abdurrahman da Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem’den işitti” diyerek aynısını rivayet etmiştir.


    Yine burada Mervan Bin Muhammed Bin Hassan el-Esedî, el-Velid Bin Müslim’e mutabaat etmiştir.


    O halde Said Bin Abdulaziz’den; el-Velid Bin Muslim, Ömer İbn Abdulvahid, Muhammed Bin Süleyman el-Harranî, Abdula’lâ Bin Mushir ve Mervan Bin Muhammed bu hadisi rivayet etmişlerdi. Fakat Abdurrahman Bin Ebi Umeyre’nin sahabeliğinde ihtilaf edildi. Ebu Hatem, Buhari, İbnus Seken, İbn Sa’d, İbn Hibban ve eş-Şeria’da el-Âcurrî onun sahabe olduğu görüşünü tercih etmişlerdir.


    Hadisin Sıhhati: Ahmed(4/216) Tirmizi(3842) Acurri(1915) Ebu Nuaym Marifetus Sahabe(4634) Buhari Tarih(5/240) İbn Asakir Tarih’inde Muaviye radıyallahu anh’ın hal tercemesini verirken bunun rivayet yollarını uzun uzun zikretti ve hadisin sabit olduğuna meyletti. İbn Hacer el-Heysemî(s.262) hadisin hasen olduğunu söyledi. Aynı şekilde İbn Kesir de el-Bidaye’de sahih dedi. Bu isnad sahihtir. Bütün ravileri güvenilirdir. Zehebî,Siyer’de hadisleri zikrettikten sonra “bu hadisler birbirine yakındır” dedi(3/124) Said Bin Abdulaziz’in Rebia Bin Yezid’den rivayetinde ihtilaf edildi. El-Velid Bin Müslim – Said Bin Abdulaziz – Yunus Bin Meysera – Abdurrahman Bin Ebi Umeyre isnadıyla da rivayet edildi. İbn Asakir bu rivayet yollarını zikrettikten sonra; “Bu cemaatin kavli olup doğru olanıdır” dedi. Bu, Said Bin Abdulaziz – Rebia Bin Yezid – Abdurrahman Bin Ebi Umeyre yolunu açıklamaktadır. derim ki; el-Cuzekanî el-Ebatil’da(1/193) “bu hadis hasendir” dedi.

    Derim ki; Abdurrahman Biin Ebi Umeyre hadisinden geçenleri destekleyen rivayetler vardır. Nitekim İbn Abbas radıyallahu anhuma onu fakih olmakla övmüştür. Buharî, Sahih’inde Nafi Bin Ömer’den rivayet ediyor; “Bana İbn Ebi Mulyke rivayet etti; İbn Abbas’a; “Müminlerin emiri Muaviye’ye ne diyorsun, o sadece bir rekat vitir kılıyor” denildi. Bunun üzerine dedi ki; “İsabet etmiştir. Zira o fakihtir. Buhari(3765)

    Deniz seferine çıkan ilk ordunun komutanı olması da onun faziletlerindendir. Buhari Sahih’inde, Ümmü Haram radıyallahu anha’dan rivayet ediyor; O, Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem’i şöyle buyururken işitmiştir; “Ümmetimden deniz seferi yapan ilk ordu (cenneti) hak etmiştir. Buhari(2924)

    Muaviye radıyallahu anh bu ordunun komutanı idi. Onun yönetimi altında deniz savaşı yaptılar. Bu orduda oğlu Yezid’i görevlendirmişti.

    Muaviye radıyallahu anh’ın müminlerin dayısı olması da onun faziletlerindendir. Zira onun kızkardeşi Ummü Habibe radıyallahu anha Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in eşi idi.

    Âlemlerin Rabbinin Rasulünün vahiy kâtibi olması da onun faziletlerindendir. Sahihu Müslim’de geldiği üzere, Ebu Süfyan Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem’e; “Muaviye’yi de kâtibin yap” dediği zaman “Evet” buyurmuştur. Müslim(2501) Bkz.: Ahmed(1/291) İbn Abbas radıyallahu anhuma’dan; Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem “Git Muaviye’yi bana çağır” dedi. O onun katibi idi.” İsnadı sahihtir.

    O, bu ümmetin dâhilerinden idi. İbn Sad, Tabakat’ında; Affan Bin Muslim – Vuheyb – Davud Bin Amir isnadıyla rivayet ediyor; “Bu ümmetin kadıları şu dört kişidir; Ömer, Ali, Zeyd ve Ebu Musa. Bu ümmetin dâhileri şu dört kişidir; Amr Bin el-As, Muaviye Bin Ebi Süfyan, Mugire Bin Şube ve Ziyad. İbn Sad Tabakat(2/351) isnadı sahihtir.

    Ömer Bin el-Hattab radıyallahu anh onu Şam valisi yapmış, Osman Bin Affan radıyallahu anh de onu o görevde tutmuştur. Nitekim o valilik ve yönetim için uygun birisiydi. Buhari, Tarih’te; İbrahim Bin Musa – Hişam Bin Yusuf – Ma’mer – Hemmam Bin Munebbih – İbn Abbas radıyallahu anhuma isnadıyla rivayet ediyor; “Muaviye’den başka meliklik için yaratılmış kimse görmedim. Buhari Tarihul Kebir(7/327) isnadı sahihtir. Abdurrazzak Musannef’te(20985) Mamer – Hemmam yoluyla ondan rivayet etti.

    El-Hallal; Muhammed Bin Muhalled Bin Hafs el-Attar – Muhammed Bin el-Müsenna – Nuh Bin Yezid Bin Sinan – İbrahim Bin Sad – Muhammed Bin İshak – Nafi – Abdullah Bin Ömer radıyallahu anhuma isnadı ile; İbn Ömer radıyallahu anhuma dedi ki;

    “Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem’den sonra Muaviye gibi lider şahsiyetli birini görmedim.” Dedim ki;

    “O Ebu Bekir radıyallahu anh’den daha mı lider şahsiyetli idi?” şöyle dedi;

    “Ebu Bekir ondan üstün idi ama Muaviye lider şahsiyetli idi.” Dedim ki;

    “O halde o Osman’dan da lider şahsiyetli idi.” Şöyle dedi;

    “Allah rahmet eylesin, Osman radıyallahu anh ondan üstün idi. Ama o, Osman’dan da lider şahsiyetli idi. Hallal es-Sunne(10679) İbn Adiy el-Kamil(6/110) İbn Asakir Tarihu Dımeşk(59/174) pek çok rivayet yolu olup isnadı hasendir.

    Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem’e sahabe olmak Muaviye’ye mübarek olsun. Nitekim o aynı zamanda Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in vahiy kâtibi idi. Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile birlikte cihad etmişti. Onunla Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem arasında akrabalık bağı vardı. Ömer ve Osman radıyallahu anhuma onu Şam valisi yapmışlardı. Ömer ve Osman radıyallahu anhuma’nın vali tayin ettiği kiş sana yeter. Allah hepsinden razı olsun. Yine İbn Abbas radıyallahu anhuma’nın Muaviye’nin fıkıh bilgisine ve yönetim işinde güzel seyrine şahitlik etmesi sana yeter. İşte İbn Ömer radıyallahu anhuma’nın onun hilmi ve liderliği hakkında söyledikleri de geçti. Muaviye radıyallahu anh valilik ve krallığını hayırla ikame etmiştir. Aklının kemali, ağırbaşlılığı, geniş gönüllülüğü, kıvrak zekâsı ve keskin görüşü ile dünya siyaseti yapmış, insanları cömertliği ve hilmi ile memnun etmiştir.

    “Bilginin ilmi ile akıllının aklı anlaşmazlığa düştü: Acaba kendisi ile şerefe ulaşılan hangileridir diye.

    İlim: Ben şerefin en ileri noktasını elde ettim dedi.

    Akıl: Rahman (olan Allah) benimle tanındı dedi.

    İlim çok açık ifadelerle ona dedi ki: Peki Allah Kur’an’ında hangimiz ile vasfedilmiştir.

    Akıl anladı ki ilim efendisidir.

    Bu sebeple akıl ilmin başını öpüp gitti.”


  13. 10.Temmuz.2012, 20:22
    19
    12imam
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 09.Temmuz.2012
    Üye No: 96844
    Mesaj Sayısı: 7
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0
    Bulunduğu yer: Necef

    Cevap: Ezanda Değişiklik ?

    nasıl kabul etmezsiniz ? Sahihi müslim buhariden tirmiziden müsned ten suyitiden getirdik ! işine gelmeyenleri kabul etmemekte ne oluyo ? ozaman bende işime gelmeyenleri kabul etmeyim ? Muaviyenin Hz.Aliye sövme adetini başlattığı kesindir %100,hatta bunu Ömer bin Abdülaziz kaldırıyor bunu tüm kitaplar yazar ! hani sahabeye laf etmek haramdı dinden çıkarırdı ? muaviye Hz.aliye laf ettiğine göre heleki sövdüğüne göre muaviyenin durumu ne oluyo ? ayrıca ben lanet etmedim o lanet bu yazıyı aldığım yerde vardı, sahabe günah işleyemezmi hata yapazmı günahkar olamazmı ? onlarda insan peygamber değiller


    Muaviye’nin son arzusu, ölmeden önce “Sıcak bir günde serin şarap içip çocuklarını seyretmek” idi

    (Müsned-i Ahmet bin Hanbel C5, S347; İbn-i Asakir “Tarih-i Medinet-i Dimaşk” C7, S311; Emini “el-Gadir” C10, S189)


    buna ne dersiniz ahmed ibn hanbel müsned ? madem uydurma neden kitabına koysun ? ibni asakir ?


  14. 10.Temmuz.2012, 20:22
    19
    12imam - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    nasıl kabul etmezsiniz ? Sahihi müslim buhariden tirmiziden müsned ten suyitiden getirdik ! işine gelmeyenleri kabul etmemekte ne oluyo ? ozaman bende işime gelmeyenleri kabul etmeyim ? Muaviyenin Hz.Aliye sövme adetini başlattığı kesindir %100,hatta bunu Ömer bin Abdülaziz kaldırıyor bunu tüm kitaplar yazar ! hani sahabeye laf etmek haramdı dinden çıkarırdı ? muaviye Hz.aliye laf ettiğine göre heleki sövdüğüne göre muaviyenin durumu ne oluyo ? ayrıca ben lanet etmedim o lanet bu yazıyı aldığım yerde vardı, sahabe günah işleyemezmi hata yapazmı günahkar olamazmı ? onlarda insan peygamber değiller


    Muaviye’nin son arzusu, ölmeden önce “Sıcak bir günde serin şarap içip çocuklarını seyretmek” idi

    (Müsned-i Ahmet bin Hanbel C5, S347; İbn-i Asakir “Tarih-i Medinet-i Dimaşk” C7, S311; Emini “el-Gadir” C10, S189)


    buna ne dersiniz ahmed ibn hanbel müsned ? madem uydurma neden kitabına koysun ? ibni asakir ?


  15. 10.Temmuz.2012, 20:25
    20
    karadamlalar
    Kesintili Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Temmuz.2012
    Üye No: 96809
    Mesaj Sayısı: 1,620
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 17

    Cevap: Ezanda Değişiklik ?

    hepsini kabul etmedim demedim biraz dikkatli okusaydın keşke,

    birçoğuna bir şey demiyorum isnadlarını bilmiyorum ama iftira olanları var içinde.sahabeye günahsız diyen yok,ancak sahabe lanetle değil hayırla anılır,aldığın yer şia olduğundan onlarda bu pek olmaz.

    son mesajındaki nakli de araştıracağım,ancak sahabe cennetliktir,sahabeye hakaret gözüyle bakılmaz.


  16. 10.Temmuz.2012, 20:25
    20
    karadamlalar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kesintili Üye
    hepsini kabul etmedim demedim biraz dikkatli okusaydın keşke,

    birçoğuna bir şey demiyorum isnadlarını bilmiyorum ama iftira olanları var içinde.sahabeye günahsız diyen yok,ancak sahabe lanetle değil hayırla anılır,aldığın yer şia olduğundan onlarda bu pek olmaz.

    son mesajındaki nakli de araştıracağım,ancak sahabe cennetliktir,sahabeye hakaret gözüyle bakılmaz.


  17. 10.Temmuz.2012, 21:52
    21
    Yevmil Gadir
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 10.Temmuz.2012
    Üye No: 96868
    Mesaj Sayısı: 3
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: Ezanda Değişiklik ?

    Mum adlı yönetici cevap veremiyo tabi yazdıklarıma anca hesabı kapatıp fitnecilik suçu atar üzerime ,hocaysa cevap versin böyle iftiralar atarak susturmasın milleti ! hoca nasıl hocaysa en büyük günahlardan biri olan iftira günahını işliyo güya fitnecilikmiş amacım ! benim öyle bi amacım yok ve bu iftiranın bedelini ödüyceksiniz ahirette ,benim amacım sadece soru sormak bilgilenmek ! ama siz cevap veremiyorsunuz kapatıyorsunuz hesapları anca


  18. 10.Temmuz.2012, 21:52
    21
    Yevmil Gadir - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    Mum adlı yönetici cevap veremiyo tabi yazdıklarıma anca hesabı kapatıp fitnecilik suçu atar üzerime ,hocaysa cevap versin böyle iftiralar atarak susturmasın milleti ! hoca nasıl hocaysa en büyük günahlardan biri olan iftira günahını işliyo güya fitnecilikmiş amacım ! benim öyle bi amacım yok ve bu iftiranın bedelini ödüyceksiniz ahirette ,benim amacım sadece soru sormak bilgilenmek ! ama siz cevap veremiyorsunuz kapatıyorsunuz hesapları anca


  19. 10.Temmuz.2012, 22:24
    22
    karadamlalar
    Kesintili Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Temmuz.2012
    Üye No: 96809
    Mesaj Sayısı: 1,620
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 17

    Cevap: Ezanda Değişiklik ?

    bilgi edinmek istediysen,birbirimizi kardeş gibi görüp saldırırcasına yazılar yazmazdın.inşallah şia yolundan vazgeçersin,belki sen fitneyi amaçlamadın burada.katılırım,ancak şianın fitnesi sebebiyle 1400 yıldır düşmanlık var.


  20. 10.Temmuz.2012, 22:24
    22
    karadamlalar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kesintili Üye
    bilgi edinmek istediysen,birbirimizi kardeş gibi görüp saldırırcasına yazılar yazmazdın.inşallah şia yolundan vazgeçersin,belki sen fitneyi amaçlamadın burada.katılırım,ancak şianın fitnesi sebebiyle 1400 yıldır düşmanlık var.


  21. 11.Temmuz.2012, 00:59
    23
    Aliyyenveliyullah
    Emekli

    Üyelik Tarihi: 11.Temmuz.2012
    Üye No: 96873
    Mesaj Sayısı: 3
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0
    Bulunduğu yer: Mekke-Medine-Necef-Kerbela-Meşhed-Bağdat-Şam-Kum-Samarra

    Cevap: Ezanda Değişiklik ?

    benmi ilk saldırıcıya başladım sizler başladınız hemen şia damgası yemeler sahabeye hakaret filan demeler ,ben sadece sormuştum ama hemen atlanıldı bende mecburen kendimi savunmak zorundayım ,paylaştıklarıma cevap verilmezse nerdeyse şiaya geççem pes artık yeter bıktım 2 gündür uğraşıyorum kendi ehli sünnet kitaplarından çelişen büssürü şey var,burda soriyim diyorum ama fitneci damgası yiyioz cevap alamıyoz buda beni şiaya sürüklüyo


  22. 11.Temmuz.2012, 00:59
    23
    benmi ilk saldırıcıya başladım sizler başladınız hemen şia damgası yemeler sahabeye hakaret filan demeler ,ben sadece sormuştum ama hemen atlanıldı bende mecburen kendimi savunmak zorundayım ,paylaştıklarıma cevap verilmezse nerdeyse şiaya geççem pes artık yeter bıktım 2 gündür uğraşıyorum kendi ehli sünnet kitaplarından çelişen büssürü şey var,burda soriyim diyorum ama fitneci damgası yiyioz cevap alamıyoz buda beni şiaya sürüklüyo


  23. 11.Temmuz.2012, 01:06
    24
    karadamlalar
    Kesintili Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Temmuz.2012
    Üye No: 96809
    Mesaj Sayısı: 1,620
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 17

    Cevap: Ezanda Değişiklik ?

    admin kim banladıysa gerçekten iyi bir şey yapmadın,ya dediği gibi öğrenmek için burda ise?doğru bir şekilde tatlı dille anlatmak için uğraşacağımıza kapıya doğru itiyoruz.tebliğ,davet yöntemi bu mudur?


  24. 11.Temmuz.2012, 01:06
    24
    karadamlalar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kesintili Üye
    admin kim banladıysa gerçekten iyi bir şey yapmadın,ya dediği gibi öğrenmek için burda ise?doğru bir şekilde tatlı dille anlatmak için uğraşacağımıza kapıya doğru itiyoruz.tebliğ,davet yöntemi bu mudur?





+ Yorum Gönder
Git İlk 123 Son