Konusunu Oylayın.: İslam neden bana soğuk geliyor

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
İslam neden bana soğuk geliyor
  1. 02.Temmuz.2012, 10:56
    13
    CeyhuN_
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 02.Nisan.2012
    Üye No: 95401
    Mesaj Sayısı: 180
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2
    Yaş: 19

    Cevap: islam neden bana soğuk geliyor

    reklam


    Cevap: islam neden bana soğuk geliyor isimli yazı www.Mumsema.comCevap: islam neden bana soğuk geliyor
    Allah duanı kabul etmeyecek olsa, veyahut dinlemek istemese dua için ellerini açtırmazdı.


  2. 02.Temmuz.2012, 10:56
    13
    CeyhuN_ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Devamlı Üye
    reklam


    Allah duanı kabul etmeyecek olsa, veyahut dinlemek istemese dua için ellerini açtırmazdı.


  3. 02.Temmuz.2012, 13:00
    14
    ebediyyetyolcusu
    Emekli

    Üyelik Tarihi: 27.Mayıs.2012
    Üye No: 96330
    Mesaj Sayısı: 661
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0
    Yaş: 41
    Bulunduğu yer: imtihan dünyası

    Cevap: islam neden bana soğuk geliyor

    reklam


    Selamün Aleyküm

    Sevap yerine mutluluğu tercih etmek dünya ile hoşnut olmak demektir.

    Kim dünya sevabını yararını isterse, dünyanın da, ahiretin de sevabı Allah Katındadır. Allah işitendir, görendir. (Nisa Suresi, 134)

    Ahiret ise daha hayırlı ve daha süreklidir. (A'la Suresi, 17)

    Bilin ki, dünya hayatı ancak bir oyun, '(eğlence türünden) tutkulu bir oyalama', bir süs, kendi aranızda bir övünme (süresi ve konusu), mal ve çocuklarda bir 'çoğalma-tutkusu'dur. Bir yağmur örneği gibi; onun bitirdiği ekin ekicilerin (veya kafirlerin) hoşuna gitmiştir, sonra kuruyuverir, bir de bakarsın ki sapsarı kesilmiş, sonra o, bir çer-çöp oluvermiştir. Ahirette ise şiddetli bir azap; Allah'tan bir mağfiret ve bir hoşnutluk (rıza) vardır. Dünya hayatı, aldanış olan bir metadan başka bir şey değildir. (Hadid Suresi, 20)

    Dua'ya gelince, insan samimi olarak Rabbine yönelirse ve yalvararak dua ederse işte o dua kabul olur.

    Rabbinize yalvara yalvara ve için için dua edin. Şüphesiz O, haddi aşanları sevmez. (Araf Suresi, 55)

    Kullarım Beni sana soracak olursa, muhakkak ki Ben (onlara) pek yakınım. Bana dua ettiği zaman dua edenin duasına cevap veririm. Öyleyse, onlar da Benim çağrıma cevap versinler ve Bana iman etsinler. Umulur ki irşad (doğru yolu bulmuş) olurlar. (Bakara Suresi, 186)

    Rabbiniz dedi ki: "Bana dua edin, size icabet edeyim. Doğrusu Bana ibadet etmekten büyüklenen (müstekbir)ler; cehenneme boyun bükmüş kimseler olarak gireceklerdir. (Mü'min Suresi, 60)


    Nick ismini de değiştir, çok çirkin bir isim kullanıyorsun Şeytan insan için apaçık bir düşmandır !


  4. 02.Temmuz.2012, 13:00
    14
    reklam


    Selamün Aleyküm

    Sevap yerine mutluluğu tercih etmek dünya ile hoşnut olmak demektir.

    Kim dünya sevabını yararını isterse, dünyanın da, ahiretin de sevabı Allah Katındadır. Allah işitendir, görendir. (Nisa Suresi, 134)

    Ahiret ise daha hayırlı ve daha süreklidir. (A'la Suresi, 17)

    Bilin ki, dünya hayatı ancak bir oyun, '(eğlence türünden) tutkulu bir oyalama', bir süs, kendi aranızda bir övünme (süresi ve konusu), mal ve çocuklarda bir 'çoğalma-tutkusu'dur. Bir yağmur örneği gibi; onun bitirdiği ekin ekicilerin (veya kafirlerin) hoşuna gitmiştir, sonra kuruyuverir, bir de bakarsın ki sapsarı kesilmiş, sonra o, bir çer-çöp oluvermiştir. Ahirette ise şiddetli bir azap; Allah'tan bir mağfiret ve bir hoşnutluk (rıza) vardır. Dünya hayatı, aldanış olan bir metadan başka bir şey değildir. (Hadid Suresi, 20)

    Dua'ya gelince, insan samimi olarak Rabbine yönelirse ve yalvararak dua ederse işte o dua kabul olur.

    Rabbinize yalvara yalvara ve için için dua edin. Şüphesiz O, haddi aşanları sevmez. (Araf Suresi, 55)

    Kullarım Beni sana soracak olursa, muhakkak ki Ben (onlara) pek yakınım. Bana dua ettiği zaman dua edenin duasına cevap veririm. Öyleyse, onlar da Benim çağrıma cevap versinler ve Bana iman etsinler. Umulur ki irşad (doğru yolu bulmuş) olurlar. (Bakara Suresi, 186)

    Rabbiniz dedi ki: "Bana dua edin, size icabet edeyim. Doğrusu Bana ibadet etmekten büyüklenen (müstekbir)ler; cehenneme boyun bükmüş kimseler olarak gireceklerdir. (Mü'min Suresi, 60)


    Nick ismini de değiştir, çok çirkin bir isim kullanıyorsun Şeytan insan için apaçık bir düşmandır !


  5. 02.Temmuz.2012, 13:03
    15
    leventtanju
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ekim.2009
    Üye No: 61003
    Mesaj Sayısı: 149
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2
    Yaş: 31
    Bulunduğu yer: Bulgaristan/Balchik

    Cevap: islam neden bana soğuk geliyor

    Sen soguksundur ondan oyle gelıyo...ıslamı anlaman lazım ozaman ısınırsın...yada bır mum al mumsemadan da alabılırsın...


  6. 02.Temmuz.2012, 13:03
    15
    Devamlı Üye
    Sen soguksundur ondan oyle gelıyo...ıslamı anlaman lazım ozaman ısınırsın...yada bır mum al mumsemadan da alabılırsın...


  7. 02.Temmuz.2012, 13:34
    16
    fanihayat
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 14.Haziran.2012
    Üye No: 96557
    Mesaj Sayısı: 195
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: islam neden bana soğuk geliyor

    Selamün Aleyküm

    Aslında sen Şeytanın sana verdiği vesveseye kulak veriyorsun farkında bile değilsin. Şeytan sana 8 senedir yaptığın dualar kabul olmuyor hep mutsuzsun diye fısıldıyor ama sen bunları kendi düşüncelerin zannediyorsun.

    Dünyada 100 yıl mutlu yaşasan bile ölecek toprağa gömüleceksin sonra Kıyamet günü direlecek Rabbine götürüleceksin !

    "Şüphesiz, kıyamet-saati yaklaşarak gelmektedir. Herkesin harcadığı çabanın karşılığını alması için, onun (koşup haberini) neredeyse gizleyeceğim." (Taha Suresi, 15)


    Sen dünyadaki mutluğu ahiretteki sevaba tercih mi ediyorsun ?

    Kimin tartısı hafif gelirse, işte onlar da kendi nefislerini hüsrana uğratanlar, cehennemde de ebedi olarak kalacak olanlardır. (Mü'minun Suresi, 103)


    Unutma ki dünya hayatı aldatıcıdır sonra o tercih ettiğin mutluluğu elde edersin de ahiretten yana bir nasibin kalmayabilir !

    Kim ahiret ekinini isterse, Biz ona kendi ekininde artırmalar yaparız. Kim dünya ekinini isterse, ona da ondan veririz; ancak onun ahirette bir nasibi yoktur. (Şura Suresi, 20)


  8. 02.Temmuz.2012, 13:34
    16
    Emekli
    Selamün Aleyküm

    Aslında sen Şeytanın sana verdiği vesveseye kulak veriyorsun farkında bile değilsin. Şeytan sana 8 senedir yaptığın dualar kabul olmuyor hep mutsuzsun diye fısıldıyor ama sen bunları kendi düşüncelerin zannediyorsun.

    Dünyada 100 yıl mutlu yaşasan bile ölecek toprağa gömüleceksin sonra Kıyamet günü direlecek Rabbine götürüleceksin !

    "Şüphesiz, kıyamet-saati yaklaşarak gelmektedir. Herkesin harcadığı çabanın karşılığını alması için, onun (koşup haberini) neredeyse gizleyeceğim." (Taha Suresi, 15)


    Sen dünyadaki mutluğu ahiretteki sevaba tercih mi ediyorsun ?

    Kimin tartısı hafif gelirse, işte onlar da kendi nefislerini hüsrana uğratanlar, cehennemde de ebedi olarak kalacak olanlardır. (Mü'minun Suresi, 103)


    Unutma ki dünya hayatı aldatıcıdır sonra o tercih ettiğin mutluluğu elde edersin de ahiretten yana bir nasibin kalmayabilir !

    Kim ahiret ekinini isterse, Biz ona kendi ekininde artırmalar yaparız. Kim dünya ekinini isterse, ona da ondan veririz; ancak onun ahirette bir nasibi yoktur. (Şura Suresi, 20)


  9. 02.Temmuz.2012, 15:28
    17
    SatansJackhammer
    Üye

    Üyelik Tarihi: 29.Haziran.2012
    Üye No: 96732
    Mesaj Sayısı: 23
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    Cevap: islam neden bana soğuk geliyor

    cevplar için saolun nickimide i-doserden aldım şeytanla alakam yok


  10. 02.Temmuz.2012, 15:28
    17
    cevplar için saolun nickimide i-doserden aldım şeytanla alakam yok


  11. 02.Temmuz.2012, 15:49
    18
    Saif Al-Din
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 23.Haziran.2011
    Üye No: 88205
    Mesaj Sayısı: 380
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 4
    Yaş: 29

    Cevap: islam neden bana soğuk geliyor

    Sevgili Jackhammer, birkaç gündür yazdıklarını ilgi ve şaşkınlıkla takip ediyorum.

    Bu kadar olumsuz düşüncelere saplanıp kalırsan mutsuz olmaman diye bir seçenek bulunamaz ki. Hele otur bi soluklan soğuk ayran iç, aklını başına al da bir düşün.

    Enes b. Malik (r.a.)' dan, şöyle demiştir : Rasulullah (s.a.v.) : Allah, kulunun tevbe etmesine, sizden birinizin ıssız bir çölde kaybettiği devesine rastlayıvermesinden daha fazla sevinir". buyurdu.
    Muslim'in diğer bir rivayeti ise şöyledir :
    Allah'ın kendisine tevbe eden kulunun tevbe etmesine sevinmesi, ıssız bir çölde bineğinde iken üzerindeki yiyeceği ve içeceği ile bineğini elinden kaçırıp, bineğini bulma ümidini yitiren ve ümitsizlik içerisinde bir ağaca varıp gölgesine uzanan, böyle bir ümitsizlik halinde iken birden bineği yanına dikiliveren birinizin hemen bineğinin yularını tutup sevincinin şiddeti ile ne dediğini bimeyerek: "Allah'ım, Sen benim kulumsun, ben de senin rabb'inim" diyecek derecede sevinç sarhoşluğuna düşen birinizin sevincinden daha çok sevinç duyar.

    Efendimiz (a.s.) : "Şüphesiz ki Yüce Allah, can boğaza gelmediği sürece kulun tevbesini kabul eder." buyurmuştur.

    Yahu google' da bile arayıp biraz hadis biraz Kur'an okusak, yüce Allah'ın kulu affedip cehennemden kurtarmak için bahane aradığını rahat rahat farkedebiliriz. Çünkü cehennemin nasıl bir yer olduğunu biz tam hakkı ile bilemiyoruz, fakat Allah biliyor, ve kullarının oraya girmemesi için çeşit çeşit af kapıları açıyor.
    Bizim sınırlı bilgilerimiz bile bize yetiyor da artıyor bile.

    Şimdi sen diyebilir misin, yok ben dünyayı seçtim, ben yanayım, ne olur beni yakın diye.

    Son nefese kadar tevbe ve cennet şansın varken, neden "ben illa dünyayı isterim" ?

    İsteyeceksen şöyle de " Allah'ım bana hem dünya da hem ahirette güzellik ver".
    Yine onlardan: "Ey Rabbimiz! Bize dünyada bir güzellik ve ahirette de bir güzellik ver ve bizi ateş azabından koru!" diyenler vardır. (Bakara, 201)

    Sıkıntı da olabilirsin, ki hepimize gelir, gelmeyecek diye bir kaide de yok. Nasıl ki sınavda bilmediğimiz sorular çıkıyorsa bu dünya da herşey bizim istediğimiz gibi olacak diye de bir kural yok.

    Senin düşünce tarzınla şeytana uymaya değer mi ? Yapacağım çok basit birşey, ne olursa olsun " Allah'ım bana dünyada da ahirette de ver" demek.
    Sürekli Allah'tan ümitvar ol ve cenneti iste, başka ne senin ne bizim elimizden gelen birşey yok, çünkü hepimiz inşaAllah Allah'ın rahmeti ile cennete gireceğiz, kendi yaptıklarımızla değil.

    Allah yardımcın olsun. Bu arada senin bu haline rağmen, kalbinde imanın ölmemesi, hala dua ediyor olman, sen kabul etmeyip " ben dünyayı istiyorum" desen de cenneti de istediğini gösteriyor. Bu ise Allah'ın en büyük rahmet ve merhametidir. O zaman bu kalbindekini dilinle de söyleyip tevbe et. Ve iman nuru için Allah'a şükret.




  12. 02.Temmuz.2012, 15:49
    18
    Devamlı Üye
    Sevgili Jackhammer, birkaç gündür yazdıklarını ilgi ve şaşkınlıkla takip ediyorum.

    Bu kadar olumsuz düşüncelere saplanıp kalırsan mutsuz olmaman diye bir seçenek bulunamaz ki. Hele otur bi soluklan soğuk ayran iç, aklını başına al da bir düşün.

    Enes b. Malik (r.a.)' dan, şöyle demiştir : Rasulullah (s.a.v.) : Allah, kulunun tevbe etmesine, sizden birinizin ıssız bir çölde kaybettiği devesine rastlayıvermesinden daha fazla sevinir". buyurdu.
    Muslim'in diğer bir rivayeti ise şöyledir :
    Allah'ın kendisine tevbe eden kulunun tevbe etmesine sevinmesi, ıssız bir çölde bineğinde iken üzerindeki yiyeceği ve içeceği ile bineğini elinden kaçırıp, bineğini bulma ümidini yitiren ve ümitsizlik içerisinde bir ağaca varıp gölgesine uzanan, böyle bir ümitsizlik halinde iken birden bineği yanına dikiliveren birinizin hemen bineğinin yularını tutup sevincinin şiddeti ile ne dediğini bimeyerek: "Allah'ım, Sen benim kulumsun, ben de senin rabb'inim" diyecek derecede sevinç sarhoşluğuna düşen birinizin sevincinden daha çok sevinç duyar.

    Efendimiz (a.s.) : "Şüphesiz ki Yüce Allah, can boğaza gelmediği sürece kulun tevbesini kabul eder." buyurmuştur.

    Yahu google' da bile arayıp biraz hadis biraz Kur'an okusak, yüce Allah'ın kulu affedip cehennemden kurtarmak için bahane aradığını rahat rahat farkedebiliriz. Çünkü cehennemin nasıl bir yer olduğunu biz tam hakkı ile bilemiyoruz, fakat Allah biliyor, ve kullarının oraya girmemesi için çeşit çeşit af kapıları açıyor.
    Bizim sınırlı bilgilerimiz bile bize yetiyor da artıyor bile.

    Şimdi sen diyebilir misin, yok ben dünyayı seçtim, ben yanayım, ne olur beni yakın diye.

    Son nefese kadar tevbe ve cennet şansın varken, neden "ben illa dünyayı isterim" ?

    İsteyeceksen şöyle de " Allah'ım bana hem dünya da hem ahirette güzellik ver".
    Yine onlardan: "Ey Rabbimiz! Bize dünyada bir güzellik ve ahirette de bir güzellik ver ve bizi ateş azabından koru!" diyenler vardır. (Bakara, 201)

    Sıkıntı da olabilirsin, ki hepimize gelir, gelmeyecek diye bir kaide de yok. Nasıl ki sınavda bilmediğimiz sorular çıkıyorsa bu dünya da herşey bizim istediğimiz gibi olacak diye de bir kural yok.

    Senin düşünce tarzınla şeytana uymaya değer mi ? Yapacağım çok basit birşey, ne olursa olsun " Allah'ım bana dünyada da ahirette de ver" demek.
    Sürekli Allah'tan ümitvar ol ve cenneti iste, başka ne senin ne bizim elimizden gelen birşey yok, çünkü hepimiz inşaAllah Allah'ın rahmeti ile cennete gireceğiz, kendi yaptıklarımızla değil.

    Allah yardımcın olsun. Bu arada senin bu haline rağmen, kalbinde imanın ölmemesi, hala dua ediyor olman, sen kabul etmeyip " ben dünyayı istiyorum" desen de cenneti de istediğini gösteriyor. Bu ise Allah'ın en büyük rahmet ve merhametidir. O zaman bu kalbindekini dilinle de söyleyip tevbe et. Ve iman nuru için Allah'a şükret.




  13. 02.Temmuz.2012, 17:24
    19
    İLİMCİK
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Haziran.2012
    Üye No: 96623
    Mesaj Sayısı: 419
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 5

    Cevap: islam neden bana soğuk geliyor

    Alıntı
    islam neden bana soğuk geliyor ben bunu edildiğim tehditlere ve 8 senedir ettiğim duaların kabul olmamasına ve hayatım boyunca mutlu olamamama bağlıyorum haklımıyım siz ne diyorsunuz..
    SatansJackhammer Arkadaşım, Hayatın boyunca mutlu olamamanın en büyük sebebi Allahı tanımamak ve dünyanın mahiyetini ve bazı şeylerin hakikatini bilmemekten kaynaklanıyor. Çünkü, Allahı tanımayan ve hayatın anlamını bilmeyen bir insan daimi olarak yokluk ve ayrılıktan gelen tokatlar ile en acınacak duruma düşer...Daha cehenneme gitmeden manevi bir cehennem azabı çeker. Meselâ: Bir adam, güzel bir bahçede, ahbablarının ortasında, yaz mevsiminde hoş bir ziyafetteki keyfe kanaat etmeyip kendini pis müskirlerle sarhoş edip; kendisini kış ortasında, canavarlar içinde aç, çıplak tahayyül edip bağırmaya ve ağlamaya başlasa, nasıl şefkate lâyık değil, kendi kendine zulmediyor. Dostlarını canavar görüp, tahkir ediyor...Öyle de Allah'ı tanımayan ve ahireti bilmeyen ve dünya hayatının sırrını anlamayan kimselere de herşey düşman ve anlamsız görülür. Bu kimseler acınmaya layık olmaz. Çünkü, İslamiyet ve iman hakikatleri bu dünyanın ve musibetlerin ve hastalıkların mahiyetini bize göstermiş. Bir kimse bu hakikatlerden habersiz ise suçlu kendisidir.

    Arkadaşım, Bu sırrı anlamak için şu temsile hikayeciği dikkatle oku..Anlamadığın bir yer varsa sorarsın.

    İkinci Söz

    بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ
    اَلَّذِينَ يُؤْمِنُونَ بِالْغَيْبِ


    İmanda ne kadar büyük bir saadet ve nimet ve ne kadar büyük bir lezzet ve rahat bulunduğunu anlamak istersen; şu temsilî hikâyeciğe bak, dinle:

    Bir vakit iki adam, hem keyif, hem ticaret için seyahate giderler. Biri hodbin, tali'siz bir tarafa; diğeri Hudabin, bahtiyar diğer tarafa sülûk eder, giderler.

    Hodbin adam, hem hodgâm, hem hodendiş, hem bedbîn (sadece kendisi için dertlenen ve endişelenen ve sadece kendini düşünen biri) olduğundan bedbînlik cezası olarak nazarında pek fena bir memlekete düşer. Bakar ki: Her yerde âciz bîçareler, zorba müdhiş adamların ellerinden ve tahribatlarından vaveylâ ediyorlar. Bütün gezdiği yerlerde böyle hazîn, elîm bir hali görür. Bütün memleket, bir matemhane-i umumî şeklini almış. Kendisi şu elîm ve muzlim (karanlıklı) haleti hissetmemek için sarhoşluktan başka çare bulamaz. Çünki herkes ona düşman ve ecnebi görünüyor. Ve ortalıkta dahi, müdhiş cenazeleri ve me'yusane ağlayan yetimleri görür. Vicdanı, azab içinde kalır. Diğeri Hüdabîn, Hüdaperest ve Hakendiş, güzel ahlâklı idi ki: Nazarında pek güzel bir memlekete düştü. İşte bu iyi adam, girdiği memlekette bir umumî şenlik görüyor. Her tarafta bir sürur, bir şehr-âyin, bir cezbe ve neş'e içinde zikirhaneler; herkes ona dost ve akraba görünür. Bütün memlekette yaşasınlar ve teşekkürler ile bir terhisat-ı umumiye şenliği görüyor. Hem tekbir ve tehlil ile mesrurane ahz-ı asker için bir davul, bir musikî sesi işitiyor. Evvelki bedbahtın hem kendi, hem umum halkın elemi ile müteellim olmasına bedel; şu bahtiyar, hem kendi, hem umum halkın süruru ile mesrur ve müferrah olur. Hem güzelce bir ticaret eline geçer, Allah'a şükreder. Sonra döner, öteki adama rastgelir. Halini anlar. Ona der: "Yahu sen divane olmuşsun. Bâtınındaki çirkinlikler, zahirine aksetmiş olmalı ki, gülmeyi ağlamak, terhisatı soymak ve talan etmek tevehhüm etmişsin. Aklını başına al, kalbini temizle. Tâ, şu musibetli perde senin nazarından kalksın, hakikatı görebilesin. Zira nihayet derecede âdil, merhametkâr, raiyet-perver, muktedir, intizam-perver, müşfik bir melikin memleketi, hem bu derece göz önünde âsâr-ı terakkiyat ve kemalât gösteren bir memleket, senin vehminin gösterdiği surette olamaz." Sonra o bedbahtın aklı başına gelir, nedamet eder. "Evet, ben işretten divane olmuştum. Allah senden razı olsun ki, Cehennemî bir haletten beni kurtardın." der.

    Ey nefsim! Bil ki: Evvelki adam kâfirdir veya fâsık-ı gafildir. Şu dünya, onun nazarında bir matemhane-i umumiyedir. Bütün zîhayat, firak ve zeval sillesiyle ağlayan yetimlerdir. Hayvan ve insan ise; ecel pençesiyle parçalanan kimsesiz başıbozuklardır. Dağlar ve denizler gibi büyük mevcudat, ruhsuz, müdhiş cenazeler hükmündedirler. Daha bunun gibi çok elîm, ezici, dehşetli evham, küfründen ve dalaletinden neş'et edip, onu manen tazib eder. Diğer adam ise; mü'mindir. Cenab-ı Hâlık'ı tanır, tasdik eder. Onun nazarında şu dünya, bir zikirhane-i Rahman, bir talimgâh-ı beşer ve hayvan ve bir meydan-ı imtihan-ı ins ü cândır. Bütün vefiyat-ı hayvaniye ve insaniye ise; terhisattır. Vazife-i hayatını bitirenler, bu dâr-ı fâniden, manen mesrurane, dağdağasız diğer bir âleme giderler. Tâ yeni vazifedarlara yer açılsın, gelip çalışsınlar. Bütün tevellüdat-ı hayvaniye ve insaniye ise; ahz-ı askere, silâh altına, vazife başına gelmektir. Bütün zîhayat, birer muvazzaf mesrur asker, birer müstakim memnun memurlardır. Bütün sadâlar ise, ya vazife başlamasındaki zikir ve tesbih ve paydostan gelen şükür ve tefrih veya işlemek neş'esinden neş'et eden nağamattır. Bütün mevcudat, o mü'minin nazarında, Seyyid-i Kerim'inin ve Mâlik-i Rahîm'inin birer munis hizmetkârı, birer dost memuru, birer şirin kitabıdır. Daha bunun gibi pek çok latif, ulvî ve leziz, tatlı hakikatlar, imanından tecelli eder, tezahür eder.

    Demek iman, bir manevî tûbâ-i Cennet çekirdeğini taşıyor. Küfür ise manevî bir zakkum-u Cehennem tohumunu saklıyor.

    Demek selâmet ve emniyet, yalnız İslâmiyette ve imandadır. Öyle ise, biz daima اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ عَلَى دِينِ اْلاِسْلاَمِ وَ كَمَالِ اْلاِيمَانِ demeliyiz...
    Sözler ( 17 )


  14. 02.Temmuz.2012, 17:24
    19
    İLİMCİK - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Devamlı Üye
    Alıntı
    islam neden bana soğuk geliyor ben bunu edildiğim tehditlere ve 8 senedir ettiğim duaların kabul olmamasına ve hayatım boyunca mutlu olamamama bağlıyorum haklımıyım siz ne diyorsunuz..
    SatansJackhammer Arkadaşım, Hayatın boyunca mutlu olamamanın en büyük sebebi Allahı tanımamak ve dünyanın mahiyetini ve bazı şeylerin hakikatini bilmemekten kaynaklanıyor. Çünkü, Allahı tanımayan ve hayatın anlamını bilmeyen bir insan daimi olarak yokluk ve ayrılıktan gelen tokatlar ile en acınacak duruma düşer...Daha cehenneme gitmeden manevi bir cehennem azabı çeker. Meselâ: Bir adam, güzel bir bahçede, ahbablarının ortasında, yaz mevsiminde hoş bir ziyafetteki keyfe kanaat etmeyip kendini pis müskirlerle sarhoş edip; kendisini kış ortasında, canavarlar içinde aç, çıplak tahayyül edip bağırmaya ve ağlamaya başlasa, nasıl şefkate lâyık değil, kendi kendine zulmediyor. Dostlarını canavar görüp, tahkir ediyor...Öyle de Allah'ı tanımayan ve ahireti bilmeyen ve dünya hayatının sırrını anlamayan kimselere de herşey düşman ve anlamsız görülür. Bu kimseler acınmaya layık olmaz. Çünkü, İslamiyet ve iman hakikatleri bu dünyanın ve musibetlerin ve hastalıkların mahiyetini bize göstermiş. Bir kimse bu hakikatlerden habersiz ise suçlu kendisidir.

    Arkadaşım, Bu sırrı anlamak için şu temsile hikayeciği dikkatle oku..Anlamadığın bir yer varsa sorarsın.

    İkinci Söz

    بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ
    اَلَّذِينَ يُؤْمِنُونَ بِالْغَيْبِ


    İmanda ne kadar büyük bir saadet ve nimet ve ne kadar büyük bir lezzet ve rahat bulunduğunu anlamak istersen; şu temsilî hikâyeciğe bak, dinle:

    Bir vakit iki adam, hem keyif, hem ticaret için seyahate giderler. Biri hodbin, tali'siz bir tarafa; diğeri Hudabin, bahtiyar diğer tarafa sülûk eder, giderler.

    Hodbin adam, hem hodgâm, hem hodendiş, hem bedbîn (sadece kendisi için dertlenen ve endişelenen ve sadece kendini düşünen biri) olduğundan bedbînlik cezası olarak nazarında pek fena bir memlekete düşer. Bakar ki: Her yerde âciz bîçareler, zorba müdhiş adamların ellerinden ve tahribatlarından vaveylâ ediyorlar. Bütün gezdiği yerlerde böyle hazîn, elîm bir hali görür. Bütün memleket, bir matemhane-i umumî şeklini almış. Kendisi şu elîm ve muzlim (karanlıklı) haleti hissetmemek için sarhoşluktan başka çare bulamaz. Çünki herkes ona düşman ve ecnebi görünüyor. Ve ortalıkta dahi, müdhiş cenazeleri ve me'yusane ağlayan yetimleri görür. Vicdanı, azab içinde kalır. Diğeri Hüdabîn, Hüdaperest ve Hakendiş, güzel ahlâklı idi ki: Nazarında pek güzel bir memlekete düştü. İşte bu iyi adam, girdiği memlekette bir umumî şenlik görüyor. Her tarafta bir sürur, bir şehr-âyin, bir cezbe ve neş'e içinde zikirhaneler; herkes ona dost ve akraba görünür. Bütün memlekette yaşasınlar ve teşekkürler ile bir terhisat-ı umumiye şenliği görüyor. Hem tekbir ve tehlil ile mesrurane ahz-ı asker için bir davul, bir musikî sesi işitiyor. Evvelki bedbahtın hem kendi, hem umum halkın elemi ile müteellim olmasına bedel; şu bahtiyar, hem kendi, hem umum halkın süruru ile mesrur ve müferrah olur. Hem güzelce bir ticaret eline geçer, Allah'a şükreder. Sonra döner, öteki adama rastgelir. Halini anlar. Ona der: "Yahu sen divane olmuşsun. Bâtınındaki çirkinlikler, zahirine aksetmiş olmalı ki, gülmeyi ağlamak, terhisatı soymak ve talan etmek tevehhüm etmişsin. Aklını başına al, kalbini temizle. Tâ, şu musibetli perde senin nazarından kalksın, hakikatı görebilesin. Zira nihayet derecede âdil, merhametkâr, raiyet-perver, muktedir, intizam-perver, müşfik bir melikin memleketi, hem bu derece göz önünde âsâr-ı terakkiyat ve kemalât gösteren bir memleket, senin vehminin gösterdiği surette olamaz." Sonra o bedbahtın aklı başına gelir, nedamet eder. "Evet, ben işretten divane olmuştum. Allah senden razı olsun ki, Cehennemî bir haletten beni kurtardın." der.

    Ey nefsim! Bil ki: Evvelki adam kâfirdir veya fâsık-ı gafildir. Şu dünya, onun nazarında bir matemhane-i umumiyedir. Bütün zîhayat, firak ve zeval sillesiyle ağlayan yetimlerdir. Hayvan ve insan ise; ecel pençesiyle parçalanan kimsesiz başıbozuklardır. Dağlar ve denizler gibi büyük mevcudat, ruhsuz, müdhiş cenazeler hükmündedirler. Daha bunun gibi çok elîm, ezici, dehşetli evham, küfründen ve dalaletinden neş'et edip, onu manen tazib eder. Diğer adam ise; mü'mindir. Cenab-ı Hâlık'ı tanır, tasdik eder. Onun nazarında şu dünya, bir zikirhane-i Rahman, bir talimgâh-ı beşer ve hayvan ve bir meydan-ı imtihan-ı ins ü cândır. Bütün vefiyat-ı hayvaniye ve insaniye ise; terhisattır. Vazife-i hayatını bitirenler, bu dâr-ı fâniden, manen mesrurane, dağdağasız diğer bir âleme giderler. Tâ yeni vazifedarlara yer açılsın, gelip çalışsınlar. Bütün tevellüdat-ı hayvaniye ve insaniye ise; ahz-ı askere, silâh altına, vazife başına gelmektir. Bütün zîhayat, birer muvazzaf mesrur asker, birer müstakim memnun memurlardır. Bütün sadâlar ise, ya vazife başlamasındaki zikir ve tesbih ve paydostan gelen şükür ve tefrih veya işlemek neş'esinden neş'et eden nağamattır. Bütün mevcudat, o mü'minin nazarında, Seyyid-i Kerim'inin ve Mâlik-i Rahîm'inin birer munis hizmetkârı, birer dost memuru, birer şirin kitabıdır. Daha bunun gibi pek çok latif, ulvî ve leziz, tatlı hakikatlar, imanından tecelli eder, tezahür eder.

    Demek iman, bir manevî tûbâ-i Cennet çekirdeğini taşıyor. Küfür ise manevî bir zakkum-u Cehennem tohumunu saklıyor.

    Demek selâmet ve emniyet, yalnız İslâmiyette ve imandadır. Öyle ise, biz daima اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ عَلَى دِينِ اْلاِسْلاَمِ وَ كَمَالِ اْلاِيمَانِ demeliyiz...
    Sözler ( 17 )


  15. 02.Temmuz.2012, 19:35
    20
    DieHard
    ..Hayat Werenin Kulu..

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 16.Şubat.2012
    Üye No: 94253
    Mesaj Sayısı: 193
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2

    Cevap: islam neden bana soğuk geliyor

    Alıntı
    peygamberlerle kendimi bir tutmuyorum onların imanları ve iradereleriyle benimki bir deil imanına ve iradesine göre sıkıntı çekiyorlar ama ben bir peygamber deilim o yüzden acımı onlarınkiyle kıyaslayamam ve sevap yerine mutluluğu tercih ederim


    Tabiki peygamberlerle bir değilsin ama kendimizi onlarla kıyaslama konusunda yanlış düşünüyorsun.. Peygamberlerin insanlardan olması., Allah'ın peygamberleri insanlardan seçmesi kıyaslama için imkansızlıkları ortadan kaldırmıştır.. Sonuçta onlar da insan., mucizeler hariç onların yaptıklarını istesek, nefsimizi yensek yapabiliriz.. Sen nefsine., şeytana yenik düşüyorsun ibadet etmek zor geliyor.. Yok ettiğim dualar kabul olmadı., yok mutlu olamadım wesaire.. Kendini kalpten we içten imana., ibadete., şüküre., Allah'a werirsen bil ki asıl mutluluk ondadır.. Eğer amacın mutlu olmak ise bu yolda ilerlemelisin.. Selametle..


  16. 02.Temmuz.2012, 19:35
    20
    ..Hayat Werenin Kulu..
    Alıntı
    peygamberlerle kendimi bir tutmuyorum onların imanları ve iradereleriyle benimki bir deil imanına ve iradesine göre sıkıntı çekiyorlar ama ben bir peygamber deilim o yüzden acımı onlarınkiyle kıyaslayamam ve sevap yerine mutluluğu tercih ederim


    Tabiki peygamberlerle bir değilsin ama kendimizi onlarla kıyaslama konusunda yanlış düşünüyorsun.. Peygamberlerin insanlardan olması., Allah'ın peygamberleri insanlardan seçmesi kıyaslama için imkansızlıkları ortadan kaldırmıştır.. Sonuçta onlar da insan., mucizeler hariç onların yaptıklarını istesek, nefsimizi yensek yapabiliriz.. Sen nefsine., şeytana yenik düşüyorsun ibadet etmek zor geliyor.. Yok ettiğim dualar kabul olmadı., yok mutlu olamadım wesaire.. Kendini kalpten we içten imana., ibadete., şüküre., Allah'a werirsen bil ki asıl mutluluk ondadır.. Eğer amacın mutlu olmak ise bu yolda ilerlemelisin.. Selametle..





+ Yorum Gönder
Git İlk 12