Konusunu Oylayın.: Muhafazakar Tatil Beldeleri

5 üzerinden 3.00 | Toplam : 2 kişi
Muhafazakar Tatil Beldeleri
  1. 21.Haziran.2012, 13:55
    1
    shadowfax
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Haziran.2012
    Üye No: 96638
    Mesaj Sayısı: 2
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    Muhafazakar Tatil Beldeleri






    Muhafazakar Tatil Beldeleri Mumsema Selamun aleyküm..
    Arkadaşlar ailecek gidilebilecek tatil yeri araştırıyorumda bildiğiniz muhafazakar aileler için ideal,bayanlar için ayrı sahilin olduğu,sakin güzel bir belde,kasaba,şehir var mı?Selametle


  2. 21.Haziran.2012, 13:55
    1
    shadowfax - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye



    Selamun aleyküm..
    Arkadaşlar ailecek gidilebilecek tatil yeri araştırıyorumda bildiğiniz muhafazakar aileler için ideal,bayanlar için ayrı sahilin olduğu,sakin güzel bir belde,kasaba,şehir var mı?Selametle


    Benzer Konular

    - İslamda tatil var mı?

    - Gazze katliamında ve tüm İslam beldelerinde şehit olanlar ve tüm İslam beldeleri için Dua

    - Başörtüsü Reklâmları: Muhafazakâr bir Dönüşümün Hikayesi

    - Muhafazakar Ne Demektir?

    - Tatil Atalet (mi)

  3. 21.Haziran.2012, 19:40
    2
    Fetva Meclisi
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 23.Ocak.2007
    Üye No: 6
    Mesaj Sayısı: 9,482
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 102

    Cevap: Muhafazakar Tatil Beldeleri




    Müslüman tatil yapar mı?
    Ta'til Arapçada 'a-ta-le' kökünden gelir. Fiil kök manası itibarıyla 'iş yapmamak, boş oturmak' demektir. Türkçemizde tembellik/tenbellik anlamında çok sık kullanılan 'atalet' kelimesi de aynı kökten türemiştir.


    Kestirmeden ifadeyle bu anlamda bir tatilin İslam dininde yerinin olmadığı herkesin bildiği bir gerçektir. Yalnız şu da bir gerçektir ki; dinlenme, eğlenme ve gezmenin merkeze oturtulduğu bir tatil anlayışı bugün bütün dünyada egemendir. 'Müslüman, bu iki gerçeklik arasında nerede yer almalıdır?' sorusu bugünkü yazımızın konusudur.
    Öncelikle şu hususun belirtilmesinde fayda var; küresel bir köy haline gelen dünyamızda toplumsal şartlar çok hızlı bir şekilde değişime uğramaktadır. Bu değişimden Müslümanlar olarak biz de payımızı almaktayız. Ama ne yazık ki etkileyen değil, etkilenen olarak. Bugün bizim hayatımızda atalarımızın dünyasında yer almayan nice şeyler var. Tevarüs ettiğimiz değerler arasında bulunmayan; fakat bizim gündelik hayatımızın ayrılmaz hatta olmazsa olmazı haline gelen şeyler bunlar; doğum günü kutlamaları, evlilik yıldönümü hediyeleri vs. Bir başka ifadeyle dünkü toplumsal hayatımızda karşılığı olmayan; ama bugün var ve vazgeçilmez şeyler bunlar. Yıllık tatil de bunlardan bir diğeri.
    Pekala ne yapacağız bunları? Bid'attır, günahtır, haramdır, dinde, millî örf ve âdetimizde yeri yoktur deyip kapı dışarı mı edeceğiz? Etmek istesek gücümüz yetecek mi? Şahsî kanaatim; toplumsal alanımızı şekillendiren hususların başında gelen örf ve âdetlerimiz adına yeniden tanımlamaya gitmemiz bu konuda atılacak ilk adım olmalıdır. Madem toplumsal şartlar bizim katkımızla veya irademiz haricinde değişmektedir; o halde bu değişmeyi genel-geçer değerlerimiz, fıtrî kanunlar ve evrensel doğrular çizgisinde yeniden değerlendirmeli ve hayatımıza bir şekilde giren bu şeyleri mutlaka yönlendirmeliyiz. Yönlendirme bu yeni değerlerin muhteviyatını, gideceği istikameti, vereceği mesajları kendimizin belirlemesi demektir. Burada "evlenme yıldönümüymüş, mucidi başkalarıymış, tatil demeyelim izin diyelim" türünden isimlere ve kaynağa takılmamak gerekir. Aksi bir tutum bizi rüzgârın önünde sürüklenen bir yaprak konumuna düşürür, hatta tarih sahnesinden de alır-götürür.
    Dinlenme, gezme, eğlenme anlamında tatil, genel anlamda insanların fıtri bir ihtiyacıdır. Müslüman bu ihtiyacını görmeli ve ona göre pozisyon alma durumunda olan insandır. Onun için "ben 40 yıldır çoluk-çocuğumla tatile çıkmadım; 30 yıllık çalışma hayatımda bir gün bile izin kullanmadım" sözleri fıtrat kanunları çerçevesinde de, hakikat nezdinde de hiçbir anlam taşımamaktadır. Yani fazilet değil, belki uhrevi mesuliyeti olan bir uygulamadır; bedeninin, ruhunun ve ailesinin hakkını gözetmediği için.
    O zaman tatil yapılmalı; ama muhteviyatı kendi değerlerimizle doldurulmak suretiyle. Burada öncelikli şart elbette haramlara girilmemesidir. Tatilde dinlenirken, gezerken, eğlenirken vaktin israf edilmeyip yeni şeylerin öğrenilmesi, sıla-yı rahmin gözetilmesi, ibadetlerde kemmiyet ve keyfiyet itibarıyla derinlik kazanılması, beden ve ruh sağlığına yarayacak sportif faaliyetlerde bulunulması gibi şeyler ise olmazsa olmaz tavsiyeler olarak ele alınabilir.
    Haramlara girilmemesi konusunda ilave bir şey söylemeye gerek yok. Kadın-erkek ilişkilerinden maddi-manevî israfa kadar birçok şeyi içine alıyor bu. Öğrenme, sıla-yı rahim ve benzeri şeylere gelince; bunların her biri adına Kur'an ve sünnet eksenli deliller getirmek mümkündür. Evet; İslamî açıdan kulluk vazifesi ancak son nefesle bitiyor. Kulluk ise ibadet başta meşru olan her şeyi yine O'nun emirleri istikametinde yerine getirmek demek. Ne zamana kadar? Azrail (as) ile karşılaşılacak durağa gelinceye kadar. Öyleyse Müslüman, bir tek saniyesini bile zayi etmeden ömrünü sürekli çalışma, öğrenme, dinlenme ve ibadet durakları arasında geçirmek zorundadır. Tatil zamanı bu çerçevenin dışında yer alamaz. Onun için yukarıda çerçevesini çizmeye çalıştığımız tatil, herkes için hem bir hak hem de bir ihtiyaçtır. Eğer bunu başarabilirsek ma'kus talihimizde bir gedik açılacak, değişim, dönüşüm ve başkalaşım adına asırlardır devam eden dayatmalara toplumsal bir karşı koyuş, bir tavır alış gerçekleşecektir.



    Ahmet Kurucan





  4. 21.Haziran.2012, 19:40
    2
    Moderatör



    Müslüman tatil yapar mı?
    Ta'til Arapçada 'a-ta-le' kökünden gelir. Fiil kök manası itibarıyla 'iş yapmamak, boş oturmak' demektir. Türkçemizde tembellik/tenbellik anlamında çok sık kullanılan 'atalet' kelimesi de aynı kökten türemiştir.


    Kestirmeden ifadeyle bu anlamda bir tatilin İslam dininde yerinin olmadığı herkesin bildiği bir gerçektir. Yalnız şu da bir gerçektir ki; dinlenme, eğlenme ve gezmenin merkeze oturtulduğu bir tatil anlayışı bugün bütün dünyada egemendir. 'Müslüman, bu iki gerçeklik arasında nerede yer almalıdır?' sorusu bugünkü yazımızın konusudur.
    Öncelikle şu hususun belirtilmesinde fayda var; küresel bir köy haline gelen dünyamızda toplumsal şartlar çok hızlı bir şekilde değişime uğramaktadır. Bu değişimden Müslümanlar olarak biz de payımızı almaktayız. Ama ne yazık ki etkileyen değil, etkilenen olarak. Bugün bizim hayatımızda atalarımızın dünyasında yer almayan nice şeyler var. Tevarüs ettiğimiz değerler arasında bulunmayan; fakat bizim gündelik hayatımızın ayrılmaz hatta olmazsa olmazı haline gelen şeyler bunlar; doğum günü kutlamaları, evlilik yıldönümü hediyeleri vs. Bir başka ifadeyle dünkü toplumsal hayatımızda karşılığı olmayan; ama bugün var ve vazgeçilmez şeyler bunlar. Yıllık tatil de bunlardan bir diğeri.
    Pekala ne yapacağız bunları? Bid'attır, günahtır, haramdır, dinde, millî örf ve âdetimizde yeri yoktur deyip kapı dışarı mı edeceğiz? Etmek istesek gücümüz yetecek mi? Şahsî kanaatim; toplumsal alanımızı şekillendiren hususların başında gelen örf ve âdetlerimiz adına yeniden tanımlamaya gitmemiz bu konuda atılacak ilk adım olmalıdır. Madem toplumsal şartlar bizim katkımızla veya irademiz haricinde değişmektedir; o halde bu değişmeyi genel-geçer değerlerimiz, fıtrî kanunlar ve evrensel doğrular çizgisinde yeniden değerlendirmeli ve hayatımıza bir şekilde giren bu şeyleri mutlaka yönlendirmeliyiz. Yönlendirme bu yeni değerlerin muhteviyatını, gideceği istikameti, vereceği mesajları kendimizin belirlemesi demektir. Burada "evlenme yıldönümüymüş, mucidi başkalarıymış, tatil demeyelim izin diyelim" türünden isimlere ve kaynağa takılmamak gerekir. Aksi bir tutum bizi rüzgârın önünde sürüklenen bir yaprak konumuna düşürür, hatta tarih sahnesinden de alır-götürür.
    Dinlenme, gezme, eğlenme anlamında tatil, genel anlamda insanların fıtri bir ihtiyacıdır. Müslüman bu ihtiyacını görmeli ve ona göre pozisyon alma durumunda olan insandır. Onun için "ben 40 yıldır çoluk-çocuğumla tatile çıkmadım; 30 yıllık çalışma hayatımda bir gün bile izin kullanmadım" sözleri fıtrat kanunları çerçevesinde de, hakikat nezdinde de hiçbir anlam taşımamaktadır. Yani fazilet değil, belki uhrevi mesuliyeti olan bir uygulamadır; bedeninin, ruhunun ve ailesinin hakkını gözetmediği için.
    O zaman tatil yapılmalı; ama muhteviyatı kendi değerlerimizle doldurulmak suretiyle. Burada öncelikli şart elbette haramlara girilmemesidir. Tatilde dinlenirken, gezerken, eğlenirken vaktin israf edilmeyip yeni şeylerin öğrenilmesi, sıla-yı rahmin gözetilmesi, ibadetlerde kemmiyet ve keyfiyet itibarıyla derinlik kazanılması, beden ve ruh sağlığına yarayacak sportif faaliyetlerde bulunulması gibi şeyler ise olmazsa olmaz tavsiyeler olarak ele alınabilir.
    Haramlara girilmemesi konusunda ilave bir şey söylemeye gerek yok. Kadın-erkek ilişkilerinden maddi-manevî israfa kadar birçok şeyi içine alıyor bu. Öğrenme, sıla-yı rahim ve benzeri şeylere gelince; bunların her biri adına Kur'an ve sünnet eksenli deliller getirmek mümkündür. Evet; İslamî açıdan kulluk vazifesi ancak son nefesle bitiyor. Kulluk ise ibadet başta meşru olan her şeyi yine O'nun emirleri istikametinde yerine getirmek demek. Ne zamana kadar? Azrail (as) ile karşılaşılacak durağa gelinceye kadar. Öyleyse Müslüman, bir tek saniyesini bile zayi etmeden ömrünü sürekli çalışma, öğrenme, dinlenme ve ibadet durakları arasında geçirmek zorundadır. Tatil zamanı bu çerçevenin dışında yer alamaz. Onun için yukarıda çerçevesini çizmeye çalıştığımız tatil, herkes için hem bir hak hem de bir ihtiyaçtır. Eğer bunu başarabilirsek ma'kus talihimizde bir gedik açılacak, değişim, dönüşüm ve başkalaşım adına asırlardır devam eden dayatmalara toplumsal bir karşı koyuş, bir tavır alış gerçekleşecektir.



    Ahmet Kurucan





  5. 21.Haziran.2012, 21:21
    3
    AHİRET
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Haziran.2012
    Üye No: 96618
    Mesaj Sayısı: 21
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    Cevap: Muhafazakar Tatil Beldeleri

    Bayan lara ve erkeklere sahili ayrı iç ve dış havuzlarıda ayrı. çok güzel bir yer bir göz atmanı tavsiye ederim .


  6. 21.Haziran.2012, 21:21
    3
    AHİRET - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye
    Bayan lara ve erkeklere sahili ayrı iç ve dış havuzlarıda ayrı. çok güzel bir yer bir göz atmanı tavsiye ederim .


  7. 22.Haziran.2012, 15:06
    4
    burcealtug
    Kıdemli Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 25.Şubat.2012
    Üye No: 94504
    Mesaj Sayısı: 980
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Bulunduğu yer: ALLAHÜTELANIN ARŞININ ALTINDA HERHANGİBİR YER

    Cevap: Muhafazakar Tatil Beldeleri

    otel var.


  8. 22.Haziran.2012, 15:06
    4
    Kıdemli Üye
    otel var.


  9. 22.Haziran.2012, 15:43
    5
    shadowfax
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Haziran.2012
    Üye No: 96638
    Mesaj Sayısı: 2
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    Cevap: Muhafazakar Tatil Beldeleri

    Cevaplar için teşekkür ederim,caprice'i tavsiye etmiyorlar fiyat olarakta çok çok yükseltmişler.Yani aynı özellikte diğer otellerle aralarında neredeyse yarı yarıya fark var.


  10. 22.Haziran.2012, 15:43
    5
    shadowfax - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye
    Cevaplar için teşekkür ederim,caprice'i tavsiye etmiyorlar fiyat olarakta çok çok yükseltmişler.Yani aynı özellikte diğer otellerle aralarında neredeyse yarı yarıya fark var.


  11. 22.Haziran.2012, 16:25
    6
    haci
    Özel Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 25.Ocak.2011
    Üye No: 83513
    Mesaj Sayısı: 320
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 4

    Cevap: Muhafazakar Tatil Beldeleri

    yaralı melle kardeş ahmet kurucanın yazısını oklkudum bende şöyle bir hadis okumuştum belki tatilide içine almz ama seyahat ediniz sıhhat bulasınız diyor Allah resülü.ve gerçekten tatilemi giden köylerine mi giden yazlık yaylalaramı gidenlere sorduğunuz zaman vay be gercekten süperdei stres attık kendime geldim derler ve şu an benimde öyle bir tatile ihtiyacım varki bunu ançak ben bilirim


  12. 22.Haziran.2012, 16:25
    6
    Özel Üye
    yaralı melle kardeş ahmet kurucanın yazısını oklkudum bende şöyle bir hadis okumuştum belki tatilide içine almz ama seyahat ediniz sıhhat bulasınız diyor Allah resülü.ve gerçekten tatilemi giden köylerine mi giden yazlık yaylalaramı gidenlere sorduğunuz zaman vay be gercekten süperdei stres attık kendime geldim derler ve şu an benimde öyle bir tatile ihtiyacım varki bunu ançak ben bilirim





+ Yorum Gönder