Konusunu Oylayın.: Yukarda Allah var demek?

5 üzerinden 3.40 | Toplam : 5 kişi
Yukarda Allah var demek?
  1. 29.Mayıs.2012, 12:41
    13
    Kuranıanla
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 14.Nisan.2012
    Üye No: 95665
    Mesaj Sayısı: 448
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: Yukarda Allah var demek?

    reklam


    Cevap: Yukarda Allah var demek? isimli yazı www.Mumsema.comCevap: Yukarda Allah var demek?
    Alıntı
    Allah yukarıda derken, aslında Allah'ın yukarılarda bir yerlerde yeri yurdu olduğu iması değilde, bizzat O'nun yüceliğini ifade etmek için kullanılan bir söz...Burada niyetler çok önemli...
    Eşrefoğlu kardeşimin sözü yeterli Allahın zatı göktedir diyenlere.. Hadislerle ayetleri karıştırırsanız böyle sakat görüşler çıkar işte ortaya...

    Son olarak şu ayetle bitireyim;

    Hiç kuşkusuz o, size kötülük, çirkinlik/düzensizlik ve pislik emreder. Ve size, Allah hakkında bilmediğiniz şeyleri söylemenizi buyurur durur. BAKARA 169


  2. 29.Mayıs.2012, 12:41
    13
    Kuranıanla - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    reklam


    Alıntı
    Allah yukarıda derken, aslında Allah'ın yukarılarda bir yerlerde yeri yurdu olduğu iması değilde, bizzat O'nun yüceliğini ifade etmek için kullanılan bir söz...Burada niyetler çok önemli...
    Eşrefoğlu kardeşimin sözü yeterli Allahın zatı göktedir diyenlere.. Hadislerle ayetleri karıştırırsanız böyle sakat görüşler çıkar işte ortaya...

    Son olarak şu ayetle bitireyim;

    Hiç kuşkusuz o, size kötülük, çirkinlik/düzensizlik ve pislik emreder. Ve size, Allah hakkında bilmediğiniz şeyleri söylemenizi buyurur durur. BAKARA 169


  3. 29.Mayıs.2012, 20:39
    14
    @mir
    âb ü kil

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 12.Ağustos.2009
    Üye No: 49589
    Mesaj Sayısı: 3,358
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 36
    Yaş: 43
    Bulunduğu yer: Dârü'l-İmtihân

    Cevap: Yukarda Allah var demek?

    reklam


    kibrit Nickli Üyeden Alıntı
    İmam-ı Gazali hazretleri buyuruyor ki:
    Ehl-i bâtıl, istiva, vech, yed gibi kelimeleri tevil etmedikleri için sapıtmışlardır. Allahü teâlâ, mekandan münezzehtir. İstiva demek, Arşa hükümran olması, Arşı hükmü altına alması demektir.“Hükümdar, Irak’ı kansız olarak istiva etti” demek, “Irak’ı kansız olarak ele geçirdi” demektir.Yedullahtaki yed [el] kelimesini bilinen el gibi sanmamalı. Mesela "Falanca şehir, filanca valinin elinde" denilince, o şehrin valinin elinin içinde değil, onun idaresi altında olduğu anlaşılır. İstiva, vech gibi kelimeler de böyle tevil edilir.) [İlcam-ül-avam]

    İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki:
    Allahü teâlâ noksan sıfatlardan beridir. Zamanlı, mekanlı ve cihetli değildir. Zamanları, yerleri, cihetleri O yaratmıştır. Cahiller, Onu, Arşın üstünde sanır, yukarıda bilir. Arş da, diğer eşya gibidir, Onun mahlukudur, sonradan yaratmıştır. Sonradan yaratılan bir şey, her zaman var olana, yer olabilir mi?
    Nasıl ki, Beytullah [Allah’ın evi] kelimesi, hâşâ Allah’ın barındığı ev değilse, gölge, el, yüz, istiva gibi kelimeler de böyledir. Arş yaratılmadan önce hâşâ Allah nerede idi? Oturmak, âcizlik değil midir? Hâşâ Allah âciz denir mi? Allah’ın sıfatları tevil edilmez dedikleri halde, (Allah, nerede olsanız, O sizinle beraberdir) mealindeki âyeti tevil ederek tezada düşüyorlar. Beraberliği ilmen diye tevil ediyorlar da, istivanın da ilmen olduğunu niye kabul etmiyorlar?
    ne güzel
    Allah'ın ayetlerine ve Rasulünün hadislerine karşı
    İmam Gazali ve İmam Rabbani'nin sözleri

    Alıntı
    Oysa oturmak fiilini Allah’a isnat etmek; bu umumatı iptal etmek demektir. Ve Allah’ın oturacak bir şeye ihtiyaç duyacağını ve oturma şekliyle muttasıf olabileceğini iddia etmektir. Bunca kati delil mukabilinde bu kadar tutarsız ve zanni bir iddia ne kadar geçerli olur.
    oturmaktan bahseden kim?

    Kuranıanla Nickli Üyeden Alıntı
    Eşrefoğlu kardeşimin sözü yeterli Allahın zatı göktedir diyenlere..
    Allah resulü ve mezheb imamlarına da yeterli mi?

    Kuranıanla Nickli Üyeden Alıntı
    Hadislerle ayetleri karıştırırsanız böyle sakat görüşler çıkar işte ortaya...
    gene mi hadis düşmanı değilmiş kılığına büründün
    sanki hadisleri kabul ediyormuş da
    ayetlerle karıştırılmasına karşıymış havasındasın
    biraz dürüst ol

    şimdi şu sorularıma cevab verin:
    -haşa- Allah yarattığı bu kainatın içinde midir?
    eğer öyle ise Allah bu kainattan küçük müdür bu kainata eşit midir?
    üçüncü bir ihtimal var mıdır?
    Allah'ın sonradan yaratılmış bu kainatın içinde her yerde olduğunu söylemekten sakınmıyorsunuz da
    O'nun sinek kanadı kadar değeri olmayan bu kainatın dışında
    Arş'ının üzerinde olduğu fikrine neden bu kadar soğuk bakıyorsunuz?

    bu konudaki ayet ve hadisleri
    inkara düşme korkusu taşımadan nasıl tevil ediyorsunuz da
    tevilsiz inana benim gibilere karşı çıkıyorsunuz?

    Allah "benim elim var" derken
    "hayır senin elin yok o el sandığın şey kudrettir" demeye korkmuyor musunuz?
    ben ise her ne kadar anlamasam da
    "Allah elim var diyorsa vardır
    ama bu bizim bildiğimiz bir el gibi değildir
    yukardayım diyorsa yukardadır
    ama bunu biz anlamayız" diyorum

    bütün mezheb imamları da bu düşüncede
    ashab da Resulullah da
    şimdi söyleyin hangimiz doğruyuz?

    Kuranıanla Nickli Üyeden Alıntı
    Hiç kuşkusuz o, size kötülük, çirkinlik/düzensizlik ve pislik emreder. Ve size, Allah hakkında bilmediğiniz şeyleri söylemenizi buyurur durur. BAKARA 169
    benim yazdığım ayet ve hadisler
    Allah hakkında bilgisizce konuşmak oluyor da
    senin heva ve hevesin mi bilgili konuşmak oluyor?


    anlaşılan işi gücü bırakıp
    size bu konudaki ayet ve hadisleri tek tek yazmak gerekecek
    dur bir tane daha yazayım da hadis görünce salavat duymuş şeytan gibi olan
    orijinalini dahi okumaktan aciz olduğu halde Kur'an'ı anladığını iddia eden çatlasın

    { … Sa'd ibnu Ebi Vakkas r.a dan, şöyle dedi : Resulullah s.a.v Sa'd İbnu Muâz r.a nun, Beni Kureyza hakkında vermiş olduğu hükme binaen söyle dedi : - Ey Sa’d sen – Yedi kat semanın üstünden Melik’in verdiği müküm ile hüküm verdin. }
    BEYHAKİ : ESMA : 420 – ZEHEBİ ULUV : 15 – NESEİ : SAHİH BİR SENEDLE RİVAYET ETMİŞLERDİR.


  4. 29.Mayıs.2012, 20:39
    14
    âb ü kil
    reklam


    kibrit Nickli Üyeden Alıntı
    İmam-ı Gazali hazretleri buyuruyor ki:
    Ehl-i bâtıl, istiva, vech, yed gibi kelimeleri tevil etmedikleri için sapıtmışlardır. Allahü teâlâ, mekandan münezzehtir. İstiva demek, Arşa hükümran olması, Arşı hükmü altına alması demektir.“Hükümdar, Irak’ı kansız olarak istiva etti” demek, “Irak’ı kansız olarak ele geçirdi” demektir.Yedullahtaki yed [el] kelimesini bilinen el gibi sanmamalı. Mesela "Falanca şehir, filanca valinin elinde" denilince, o şehrin valinin elinin içinde değil, onun idaresi altında olduğu anlaşılır. İstiva, vech gibi kelimeler de böyle tevil edilir.) [İlcam-ül-avam]

    İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki:
    Allahü teâlâ noksan sıfatlardan beridir. Zamanlı, mekanlı ve cihetli değildir. Zamanları, yerleri, cihetleri O yaratmıştır. Cahiller, Onu, Arşın üstünde sanır, yukarıda bilir. Arş da, diğer eşya gibidir, Onun mahlukudur, sonradan yaratmıştır. Sonradan yaratılan bir şey, her zaman var olana, yer olabilir mi?
    Nasıl ki, Beytullah [Allah’ın evi] kelimesi, hâşâ Allah’ın barındığı ev değilse, gölge, el, yüz, istiva gibi kelimeler de böyledir. Arş yaratılmadan önce hâşâ Allah nerede idi? Oturmak, âcizlik değil midir? Hâşâ Allah âciz denir mi? Allah’ın sıfatları tevil edilmez dedikleri halde, (Allah, nerede olsanız, O sizinle beraberdir) mealindeki âyeti tevil ederek tezada düşüyorlar. Beraberliği ilmen diye tevil ediyorlar da, istivanın da ilmen olduğunu niye kabul etmiyorlar?
    ne güzel
    Allah'ın ayetlerine ve Rasulünün hadislerine karşı
    İmam Gazali ve İmam Rabbani'nin sözleri

    Alıntı
    Oysa oturmak fiilini Allah’a isnat etmek; bu umumatı iptal etmek demektir. Ve Allah’ın oturacak bir şeye ihtiyaç duyacağını ve oturma şekliyle muttasıf olabileceğini iddia etmektir. Bunca kati delil mukabilinde bu kadar tutarsız ve zanni bir iddia ne kadar geçerli olur.
    oturmaktan bahseden kim?

    Kuranıanla Nickli Üyeden Alıntı
    Eşrefoğlu kardeşimin sözü yeterli Allahın zatı göktedir diyenlere..
    Allah resulü ve mezheb imamlarına da yeterli mi?

    Kuranıanla Nickli Üyeden Alıntı
    Hadislerle ayetleri karıştırırsanız böyle sakat görüşler çıkar işte ortaya...
    gene mi hadis düşmanı değilmiş kılığına büründün
    sanki hadisleri kabul ediyormuş da
    ayetlerle karıştırılmasına karşıymış havasındasın
    biraz dürüst ol

    şimdi şu sorularıma cevab verin:
    -haşa- Allah yarattığı bu kainatın içinde midir?
    eğer öyle ise Allah bu kainattan küçük müdür bu kainata eşit midir?
    üçüncü bir ihtimal var mıdır?
    Allah'ın sonradan yaratılmış bu kainatın içinde her yerde olduğunu söylemekten sakınmıyorsunuz da
    O'nun sinek kanadı kadar değeri olmayan bu kainatın dışında
    Arş'ının üzerinde olduğu fikrine neden bu kadar soğuk bakıyorsunuz?

    bu konudaki ayet ve hadisleri
    inkara düşme korkusu taşımadan nasıl tevil ediyorsunuz da
    tevilsiz inana benim gibilere karşı çıkıyorsunuz?

    Allah "benim elim var" derken
    "hayır senin elin yok o el sandığın şey kudrettir" demeye korkmuyor musunuz?
    ben ise her ne kadar anlamasam da
    "Allah elim var diyorsa vardır
    ama bu bizim bildiğimiz bir el gibi değildir
    yukardayım diyorsa yukardadır
    ama bunu biz anlamayız" diyorum

    bütün mezheb imamları da bu düşüncede
    ashab da Resulullah da
    şimdi söyleyin hangimiz doğruyuz?

    Kuranıanla Nickli Üyeden Alıntı
    Hiç kuşkusuz o, size kötülük, çirkinlik/düzensizlik ve pislik emreder. Ve size, Allah hakkında bilmediğiniz şeyleri söylemenizi buyurur durur. BAKARA 169
    benim yazdığım ayet ve hadisler
    Allah hakkında bilgisizce konuşmak oluyor da
    senin heva ve hevesin mi bilgili konuşmak oluyor?


    anlaşılan işi gücü bırakıp
    size bu konudaki ayet ve hadisleri tek tek yazmak gerekecek
    dur bir tane daha yazayım da hadis görünce salavat duymuş şeytan gibi olan
    orijinalini dahi okumaktan aciz olduğu halde Kur'an'ı anladığını iddia eden çatlasın

    { … Sa'd ibnu Ebi Vakkas r.a dan, şöyle dedi : Resulullah s.a.v Sa'd İbnu Muâz r.a nun, Beni Kureyza hakkında vermiş olduğu hükme binaen söyle dedi : - Ey Sa’d sen – Yedi kat semanın üstünden Melik’in verdiği müküm ile hüküm verdin. }
    BEYHAKİ : ESMA : 420 – ZEHEBİ ULUV : 15 – NESEİ : SAHİH BİR SENEDLE RİVAYET ETMİŞLERDİR.


  5. 29.Mayıs.2012, 21:51
    15
    kibrit
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 31.Ocak.2012
    Üye No: 93862
    Mesaj Sayısı: 516
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 6

    Cevap: Yukarda Allah var demek?

    Alıntı
    ne güzel
    Allah'ın ayetlerine ve Rasulünün hadislerine karşı
    İmam Gazali ve İmam Rabbani'nin sözleri
    O zatlar Allah'ın ayetlerini de Habibinin hadislerini de hepimizden iyi bilen insanlar. Sen ki sadece bir "metin bilimcisin"


  6. 29.Mayıs.2012, 21:51
    15
    Devamlı Üye
    Alıntı
    ne güzel
    Allah'ın ayetlerine ve Rasulünün hadislerine karşı
    İmam Gazali ve İmam Rabbani'nin sözleri
    O zatlar Allah'ın ayetlerini de Habibinin hadislerini de hepimizden iyi bilen insanlar. Sen ki sadece bir "metin bilimcisin"


  7. 29.Mayıs.2012, 23:13
    16
    @mir
    âb ü kil

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 12.Ağustos.2009
    Üye No: 49589
    Mesaj Sayısı: 3,358
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 36
    Yaş: 43
    Bulunduğu yer: Dârü'l-İmtihân

    Cevap: Yukarda Allah var demek?

    Allah'ın ayetlerini ve Resulünün sünnetlerini bizden daha iyi bildiklerini iddia ettiğin
    -ki öyledir ama öyle olması onların her sözlerinin hak olduğu anlamına gelmez-
    Gazali'nin hadis konusundaki yetersizliği için

    Alıntı
    İmam Gazzalî ve Hadis İlmindeki Yeri
    Nitekim İmam Zehebî, "İhyâ'da hayr-ı kesir olmakla birlikte içinde bâtıl hadisler vardır" [Zehebî, Siyer, XIX, 339-340; Leknevî, Raf, s 53 ] demiş, Süyûtî de Mirkatu's-suûd ila Sünen-i Ebî Dâvûd adlı eserinde İhyâ'da zikredilen bir hadis vesilesiyle, "İhyâ'da aslı olmayan hadislerin varlığı gayet açıktır" diyerek aynı şeyi söy*lemiştir

    Bundan dolayıdır ki hadis münekkitleri İhyâ'daki hadislerin tahrici üzerinde çalışmışlar, Gazâlî'nin büyüklüğüne bakarak İhyâ'daki zayıf ve uy*durma hadislere aldanılmaması konusunda okuyucuları uyarmışlardır Hâfız Irâkî İhyâ'daki hadisler üzerinde iki çalışma yapmış, İmam Sübkî Tabakâtü'ş-Şâfîiyye'sinde İhyâ'da senedlerini bulamadığı ha*dislere genişçe yer vermiş,[Sübkî, İhyâ'da senedi olmayan dokuz yüz kırk üç hadisi birer birer saymıştır Tabakât, VI, 287-389; Zehebî, Siyer, XIX, 339, dp] bu değerli araştırmaları İhyâ'yi İthâfu's-sâde ismiyle şerheden Zebîdî tamamlamış ve böylece İhyâ'dan yararlanma imkanı kolaylaşmıştır Eğer bu kıymetli tahriç çalışmaları olma*saydı İhya okurlarının pek çoğu hadisler konusunda zor ve sıkıntılı bir du*rumla karşılaşmış olacaklardı

    İhya üzerindeki çalışmalar bunlarla sınırlı kalmamış, İmam İbnü'l-Cevzî İ'lâmü'l-ahyâ adlı eserinde İhyâ'daki asılsız haberleri biraraya getirmiş bunlardan bazılarına Telbîsu İblis'te işaret etmiş, torunu Ebü'l-Muzaffer de dedesinin bu iddialarına katılarak onu desteklemiştir Daha son*ra Hafız İbn Hacer el-Askalânî hocası Irâkî'nin bulamadığı hadisleri bir ciltte top*lamış, Kasım b Kutluboğa da Tuhfetü'l-ahyâ çalışmasıyla bu değerli ilmî mesâileri devam ettirmiştir

    Çağdaş âlimlerden İzmirli İsmail Hakkı (Ö1365/1946) ise "İhya ve Hadisleri" başlığı altında Gazâlî'nin hadisçiliği konusunda ulemânın sözleri*ni toplamış, diğerleri gibi o da Gazâlî'nin hadis ilmindeki zayıflığına dikkat çekerek şöyle demiştir: "Gazâlî, yüksek mertebesi ile beraber hadiste yed-i tûlâ sahibi olmadığından İhyâ'sında bir çok mevzu hadis vardır"

    Evet fazi*let sahibi olmak başka bir şey, hadis âlimi olmak başka bir şeydir Hadis il*minde söz sahibi otorite muhaddislerin Gazâlî hakkındaki tespitleri ana hatla*rıyla bundan ibarettir Gazâlî'nin az hadis bilmesi onun büyüklüğüne bir nok*sanlık getirmiş olsa bile, o yine de ilim ve irfanı ile tarihteki yerini almış bu*lunmaktadırNitekim Gazâlî'nin kendisi de bizzat hadis ilimleriyle fazla uğraşmadığını, bu ilimdeki ihatasının yeterli olmadığını itiraf etmiş, Kânûnu't-te'vîl adlı eserinde Bizâatî fî ilmi'I-hadis müzcât: "Hadis ilmindeki ser*mayem azdır" demiştir
    İmam Rabbaninin Resulullah'ın bir hadisini beğenmeyip
    "bu konuda bana Allah'ın öğrettiğini Resulullah da bilseydi o da sevinirdi" sözleri için de
    buyrun:
    Alıntı
    (Peygamberimiz “sallallahü aleyhi ve sellem”, kıyâmet günü, bunları dîne da’vet eder. Kabûl eden Cennete, etmiyen Cehenneme sokulur) sözü, bu fakîre iyi gelmiyor. Çünki âhıret, mükâfat yeridir, hesâb yeridir. Emr yeri, iş yeri değildir ki, oraya Peygamber gönderilsin! Çok zemân sonra, Allahü teâlâ, merhamet ederek, bu mes’elenin hâllini ihsân eyledi. Şöyle bildirdi ki, bu müşrikler, ne Cennetde, ne Cehennemde kalmıyacak, âhıretde dirildikden sonra, hesâba çekilip, kabâhatleri kadar mahşer yerinde azab çekecekdir. Herkesin hakkı verildikden sonra, bütün hayvanlar gibi, bunlar da, yok edileceklerdir. Bir yerde sonsuz kalmıyacaklardır. Bu cevâbımız Peygamberlerin “aleyhimüssalevâtü vetteslîmât” huzûrunda söylenseydi, hepsi beğenir, kabûl buyururdu.
    farz edelim ki Gazali ve İmam Rabbani bu hataları yapmamış olsunlar
    bu gene de onların her sözünün hakk olduğu anlamına gelmez
    hele de Kur'an ve sünnetin sarih beyanına aykırı sözleri tamamen batıldır


  8. 29.Mayıs.2012, 23:13
    16
    âb ü kil
    Allah'ın ayetlerini ve Resulünün sünnetlerini bizden daha iyi bildiklerini iddia ettiğin
    -ki öyledir ama öyle olması onların her sözlerinin hak olduğu anlamına gelmez-
    Gazali'nin hadis konusundaki yetersizliği için

    Alıntı
    İmam Gazzalî ve Hadis İlmindeki Yeri
    Nitekim İmam Zehebî, "İhyâ'da hayr-ı kesir olmakla birlikte içinde bâtıl hadisler vardır" [Zehebî, Siyer, XIX, 339-340; Leknevî, Raf, s 53 ] demiş, Süyûtî de Mirkatu's-suûd ila Sünen-i Ebî Dâvûd adlı eserinde İhyâ'da zikredilen bir hadis vesilesiyle, "İhyâ'da aslı olmayan hadislerin varlığı gayet açıktır" diyerek aynı şeyi söy*lemiştir

    Bundan dolayıdır ki hadis münekkitleri İhyâ'daki hadislerin tahrici üzerinde çalışmışlar, Gazâlî'nin büyüklüğüne bakarak İhyâ'daki zayıf ve uy*durma hadislere aldanılmaması konusunda okuyucuları uyarmışlardır Hâfız Irâkî İhyâ'daki hadisler üzerinde iki çalışma yapmış, İmam Sübkî Tabakâtü'ş-Şâfîiyye'sinde İhyâ'da senedlerini bulamadığı ha*dislere genişçe yer vermiş,[Sübkî, İhyâ'da senedi olmayan dokuz yüz kırk üç hadisi birer birer saymıştır Tabakât, VI, 287-389; Zehebî, Siyer, XIX, 339, dp] bu değerli araştırmaları İhyâ'yi İthâfu's-sâde ismiyle şerheden Zebîdî tamamlamış ve böylece İhyâ'dan yararlanma imkanı kolaylaşmıştır Eğer bu kıymetli tahriç çalışmaları olma*saydı İhya okurlarının pek çoğu hadisler konusunda zor ve sıkıntılı bir du*rumla karşılaşmış olacaklardı

    İhya üzerindeki çalışmalar bunlarla sınırlı kalmamış, İmam İbnü'l-Cevzî İ'lâmü'l-ahyâ adlı eserinde İhyâ'daki asılsız haberleri biraraya getirmiş bunlardan bazılarına Telbîsu İblis'te işaret etmiş, torunu Ebü'l-Muzaffer de dedesinin bu iddialarına katılarak onu desteklemiştir Daha son*ra Hafız İbn Hacer el-Askalânî hocası Irâkî'nin bulamadığı hadisleri bir ciltte top*lamış, Kasım b Kutluboğa da Tuhfetü'l-ahyâ çalışmasıyla bu değerli ilmî mesâileri devam ettirmiştir

    Çağdaş âlimlerden İzmirli İsmail Hakkı (Ö1365/1946) ise "İhya ve Hadisleri" başlığı altında Gazâlî'nin hadisçiliği konusunda ulemânın sözleri*ni toplamış, diğerleri gibi o da Gazâlî'nin hadis ilmindeki zayıflığına dikkat çekerek şöyle demiştir: "Gazâlî, yüksek mertebesi ile beraber hadiste yed-i tûlâ sahibi olmadığından İhyâ'sında bir çok mevzu hadis vardır"

    Evet fazi*let sahibi olmak başka bir şey, hadis âlimi olmak başka bir şeydir Hadis il*minde söz sahibi otorite muhaddislerin Gazâlî hakkındaki tespitleri ana hatla*rıyla bundan ibarettir Gazâlî'nin az hadis bilmesi onun büyüklüğüne bir nok*sanlık getirmiş olsa bile, o yine de ilim ve irfanı ile tarihteki yerini almış bu*lunmaktadırNitekim Gazâlî'nin kendisi de bizzat hadis ilimleriyle fazla uğraşmadığını, bu ilimdeki ihatasının yeterli olmadığını itiraf etmiş, Kânûnu't-te'vîl adlı eserinde Bizâatî fî ilmi'I-hadis müzcât: "Hadis ilmindeki ser*mayem azdır" demiştir
    İmam Rabbaninin Resulullah'ın bir hadisini beğenmeyip
    "bu konuda bana Allah'ın öğrettiğini Resulullah da bilseydi o da sevinirdi" sözleri için de
    buyrun:
    Alıntı
    (Peygamberimiz “sallallahü aleyhi ve sellem”, kıyâmet günü, bunları dîne da’vet eder. Kabûl eden Cennete, etmiyen Cehenneme sokulur) sözü, bu fakîre iyi gelmiyor. Çünki âhıret, mükâfat yeridir, hesâb yeridir. Emr yeri, iş yeri değildir ki, oraya Peygamber gönderilsin! Çok zemân sonra, Allahü teâlâ, merhamet ederek, bu mes’elenin hâllini ihsân eyledi. Şöyle bildirdi ki, bu müşrikler, ne Cennetde, ne Cehennemde kalmıyacak, âhıretde dirildikden sonra, hesâba çekilip, kabâhatleri kadar mahşer yerinde azab çekecekdir. Herkesin hakkı verildikden sonra, bütün hayvanlar gibi, bunlar da, yok edileceklerdir. Bir yerde sonsuz kalmıyacaklardır. Bu cevâbımız Peygamberlerin “aleyhimüssalevâtü vetteslîmât” huzûrunda söylenseydi, hepsi beğenir, kabûl buyururdu.
    farz edelim ki Gazali ve İmam Rabbani bu hataları yapmamış olsunlar
    bu gene de onların her sözünün hakk olduğu anlamına gelmez
    hele de Kur'an ve sünnetin sarih beyanına aykırı sözleri tamamen batıldır


  9. 29.Mayıs.2012, 23:18
    17
    islamyolu
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Mayıs.2011
    Üye No: 87477
    Mesaj Sayısı: 2,615
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: Yukarda Allah var demek?

    @mir kardeşim sen diyorsun ya Allah ve Rasulünü Mezhep imamları ile bir tutmayın. haşa zaten tutmayız. Ama o kadar Muhaddis yani hadis Alimlerimiz Varken müçtehitlerimiz varken. onlar o hadisleri anlayamadı onlar birşey bilmiyorlar demeye getiriyorsun. Onlar ben Allah ve Rasulünden daha iyi bilirim demeye getiriyorsun. Allah dünyaya da sığmaz kainatada sığdıramayız. Allaha bir mekan koyabilirmiyiz. göktedir desek olmaz yerdedir desek olmaz şuradadır desek olmaz. ancak her yerdedir diyebiliriz ve bunuda bizim aklımız almaz. Ehli sünnet itikatında vardır. inançlarımızda bunlar vardır.
    Mezhep alimlerimizin ve hadis alimlerimizin tefsir alimlerimizin hepsi ittifakla Allahın mekandan münezzeh olduğunu söylemişlerdir. ben onlardan iyi anlayamam hadisi şerifleri.

    senin dedigin gibi Allahın eli vardır diyorsun. ama bizler senin demenle Kudret eli vardır diyoruz. Allahı bir insan eli gibi bir eli olduğunu söylemek doğrumu sence.

    Kibrit arkadaş orada İmam gazaliden , imam rabbani den örnek getirmiş. onlar o hadisi şerifleri bilmiyorlar mı ? sanki onları Allah ve peygamber yolundan başka bir yolda gösteriyormuş gibi Cevap yazmısın.


    Alıntı
    şimdi şu sorularıma cevab verin:
    -haşa- Allah yarattığı bu kainatın içinde midir?
    eğer öyle ise Allah bu kainattan küçük müdür bu kainata eşit midir?
    üçüncü bir ihtimal var mıdır?
    Allah'ın sonradan yaratılmış bu kainatın içinde her yerde olduğunu söylemekten sakınmıyorsunuz da
    O'nun sinek kanadı kadar değeri olmayan bu kainatın dışında
    Arş'ının üzerinde olduğu fikrine neden bu kadar soğuk bakıyorsunuz?
    Allah kainatada sığmaz kardeşim. sığdıramayız kainatı yaradan da Allah tır. Allah her yerdedir demekle. Zaten arşın üstüde kastediliyor , Kainatın içide kastediliyor , yani aklına ne geliyorsa her taraftadır. biz arşın üstünde olmaya yani sadece Arşın üstünde kendine bir mekan bulmuş demene karşı geliyoruz. Allah arşıda içine alır , her yeri içine alır. Bizim aklımız yetmez. Aklımız bu kadar derinleri kaldıramaz. Bir yerde durmamız lazım. Durmazsak Aristo gibi , sokratez gibi , hatta ibni sina gibi felsefeye dalar helak oluruz.

    Yanlış anlama yayınladıgın hadislere karşı boynum kıldan ince Ama o şekil anlayamıyoruz o hadisi şerifleri. Mutlaka ne denilmek istenileni çözmemiz lazım. kudret eli gibi birşeyler Parantez içine koymamız lazım.dediğim gibi ben susuyorum bu konuda. ittifakla Ehli sünnet alimlerimiz Mekan isnat etmemiştir. göktedir dememiştir. bizlerde göktedir yerdedir şurdadır burdadır diyemiyoruz. direk yukardadır demek mekan isnat etmektir.

    Gerçekten hadisi şerifler baya var. Ama işte bu konuyu fazla araştırmadım girmedim hiç bu konuya biraz araştırma yapayım. net bilgiler veririm inşaAllah. veya senin ne demek istedigini bizler anlayamıyoruz. yada sen anlatamıyorsun. çünkü bu kadar önemli bir konuda itikat hatası yapacagını ummuyorum.


  10. 29.Mayıs.2012, 23:18
    17
    islamyolu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    @mir kardeşim sen diyorsun ya Allah ve Rasulünü Mezhep imamları ile bir tutmayın. haşa zaten tutmayız. Ama o kadar Muhaddis yani hadis Alimlerimiz Varken müçtehitlerimiz varken. onlar o hadisleri anlayamadı onlar birşey bilmiyorlar demeye getiriyorsun. Onlar ben Allah ve Rasulünden daha iyi bilirim demeye getiriyorsun. Allah dünyaya da sığmaz kainatada sığdıramayız. Allaha bir mekan koyabilirmiyiz. göktedir desek olmaz yerdedir desek olmaz şuradadır desek olmaz. ancak her yerdedir diyebiliriz ve bunuda bizim aklımız almaz. Ehli sünnet itikatında vardır. inançlarımızda bunlar vardır.
    Mezhep alimlerimizin ve hadis alimlerimizin tefsir alimlerimizin hepsi ittifakla Allahın mekandan münezzeh olduğunu söylemişlerdir. ben onlardan iyi anlayamam hadisi şerifleri.

    senin dedigin gibi Allahın eli vardır diyorsun. ama bizler senin demenle Kudret eli vardır diyoruz. Allahı bir insan eli gibi bir eli olduğunu söylemek doğrumu sence.

    Kibrit arkadaş orada İmam gazaliden , imam rabbani den örnek getirmiş. onlar o hadisi şerifleri bilmiyorlar mı ? sanki onları Allah ve peygamber yolundan başka bir yolda gösteriyormuş gibi Cevap yazmısın.


    Alıntı
    şimdi şu sorularıma cevab verin:
    -haşa- Allah yarattığı bu kainatın içinde midir?
    eğer öyle ise Allah bu kainattan küçük müdür bu kainata eşit midir?
    üçüncü bir ihtimal var mıdır?
    Allah'ın sonradan yaratılmış bu kainatın içinde her yerde olduğunu söylemekten sakınmıyorsunuz da
    O'nun sinek kanadı kadar değeri olmayan bu kainatın dışında
    Arş'ının üzerinde olduğu fikrine neden bu kadar soğuk bakıyorsunuz?
    Allah kainatada sığmaz kardeşim. sığdıramayız kainatı yaradan da Allah tır. Allah her yerdedir demekle. Zaten arşın üstüde kastediliyor , Kainatın içide kastediliyor , yani aklına ne geliyorsa her taraftadır. biz arşın üstünde olmaya yani sadece Arşın üstünde kendine bir mekan bulmuş demene karşı geliyoruz. Allah arşıda içine alır , her yeri içine alır. Bizim aklımız yetmez. Aklımız bu kadar derinleri kaldıramaz. Bir yerde durmamız lazım. Durmazsak Aristo gibi , sokratez gibi , hatta ibni sina gibi felsefeye dalar helak oluruz.

    Yanlış anlama yayınladıgın hadislere karşı boynum kıldan ince Ama o şekil anlayamıyoruz o hadisi şerifleri. Mutlaka ne denilmek istenileni çözmemiz lazım. kudret eli gibi birşeyler Parantez içine koymamız lazım.dediğim gibi ben susuyorum bu konuda. ittifakla Ehli sünnet alimlerimiz Mekan isnat etmemiştir. göktedir dememiştir. bizlerde göktedir yerdedir şurdadır burdadır diyemiyoruz. direk yukardadır demek mekan isnat etmektir.

    Gerçekten hadisi şerifler baya var. Ama işte bu konuyu fazla araştırmadım girmedim hiç bu konuya biraz araştırma yapayım. net bilgiler veririm inşaAllah. veya senin ne demek istedigini bizler anlayamıyoruz. yada sen anlatamıyorsun. çünkü bu kadar önemli bir konuda itikat hatası yapacagını ummuyorum.


  11. 29.Mayıs.2012, 23:31
    18
    @mir
    âb ü kil

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 12.Ağustos.2009
    Üye No: 49589
    Mesaj Sayısı: 3,358
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 36
    Yaş: 43
    Bulunduğu yer: Dârü'l-İmtihân

    Cevap: Yukarda Allah var demek?

    Alıntı
    Bir yerde durmamız lazım. Durmazsak Aristo gibi , sokratez gibi , hatta ibni sina gibi felsefeye dalar helak oluruz.
    tamam işte durun o zaman
    bu konudaki ayet ve hadisleri zikredin
    tevilsiz teşbihsiz tatilsiz ve tecsimsiz kabul edin ve durun

    durmuyorsanız ayet ve hadisin durduğu yerde duran bizlere
    vahhabi felan diye saldırmayın

    Alıntı
    senin dedigin gibi Allahın eli vardır diyorsun. ama bizler senin demenle Kudret eli vardır diyoruz.Allahı bir insan eli gibi bir eli olduğunu söylemek doğrumu sence.
    bak ayetlerde dursaydın bunları yazmazdın
    ben yukarda
    Alıntı
    "Allah elim var diyorsa vardır
    ama bu bizim bildiğimiz bir el gibi değildir
    demiştim halbuki
    sen ise "eli yoktur kudret eli vardır" diyorsun

    bir de
    Alıntı
    dediğim gibi ben susuyorum bu konuda.
    diyorsun
    senin yaptığın mı susmak benim yaptığım mı?

    NOT: Allahu Zü'l-Celal Hazretleri zamandan ve mekandan münezzehtir
    siz de bunu savunuyorsunuz ama
    bence siz hem mekan hem de münezzeh kelimelerinin anlamlarını bilmiyorsunuz


  12. 29.Mayıs.2012, 23:31
    18
    âb ü kil
    Alıntı
    Bir yerde durmamız lazım. Durmazsak Aristo gibi , sokratez gibi , hatta ibni sina gibi felsefeye dalar helak oluruz.
    tamam işte durun o zaman
    bu konudaki ayet ve hadisleri zikredin
    tevilsiz teşbihsiz tatilsiz ve tecsimsiz kabul edin ve durun

    durmuyorsanız ayet ve hadisin durduğu yerde duran bizlere
    vahhabi felan diye saldırmayın

    Alıntı
    senin dedigin gibi Allahın eli vardır diyorsun. ama bizler senin demenle Kudret eli vardır diyoruz.Allahı bir insan eli gibi bir eli olduğunu söylemek doğrumu sence.
    bak ayetlerde dursaydın bunları yazmazdın
    ben yukarda
    Alıntı
    "Allah elim var diyorsa vardır
    ama bu bizim bildiğimiz bir el gibi değildir
    demiştim halbuki
    sen ise "eli yoktur kudret eli vardır" diyorsun

    bir de
    Alıntı
    dediğim gibi ben susuyorum bu konuda.
    diyorsun
    senin yaptığın mı susmak benim yaptığım mı?

    NOT: Allahu Zü'l-Celal Hazretleri zamandan ve mekandan münezzehtir
    siz de bunu savunuyorsunuz ama
    bence siz hem mekan hem de münezzeh kelimelerinin anlamlarını bilmiyorsunuz


  13. 29.Mayıs.2012, 23:38
    19
    Galus
    Özel Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 13
    Mesaj Sayısı: 4,820
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 51
    Bulunduğu yer: Türkiye

    Cevap: Yukarda Allah var demek?

    kardeşler tartışma nedeninizi anlamadım neden anlaşamıyorsunuzki,neden çelişki içerisindesiniz.
    aynı kapıya çıkan bir sonuç için değmez.



  14. 29.Mayıs.2012, 23:38
    19
    Özel Üye
    kardeşler tartışma nedeninizi anlamadım neden anlaşamıyorsunuzki,neden çelişki içerisindesiniz.
    aynı kapıya çıkan bir sonuç için değmez.



  15. 30.Mayıs.2012, 18:57
    20
    islamyolu
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Mayıs.2011
    Üye No: 87477
    Mesaj Sayısı: 2,615
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: Yukarda Allah var demek?

    bu konuda @mirin ne demek istedigini Anlayamıyorum. sana vehabi demiyoruz ama onların inancında böyle şey var. bir konu paylaşayım ona itiraz edermisin bilmiyorum. sonuna kadar inceledim hepside doğru benim için.

    Selefi genç diyor ki:
    Mülk suresinin, (Göktekinin sizi yere geçirmesinden, taş yağmuruna tutmasından emin mi oldunuz?) mealindeki 16. ve 17. âyetleri, Allah’ın gökte olduğuna kesin delildir. Bunun için Allah mekandan münezzeh demek yanlıştır.
    CEVAP
    Bizi yere geçirecek, taş yağmuruna tutabilecek olan elbette Allahü teâlâdır. Ancak burada gökteki ifadesinden oradakinin Allah olduğunu söylemek yanlış olur. Mesela Boğaz köprüsü Demirel’in, Fatih köprüsü ise Özal’ın eseridir cümlesinden, bu köprüleri bizzat yapanların Demirel ve Özal olduğu anlaşılmaz. Başkaları yapmıştır, ama bunlar yaptırdığı için onlara nispet edilmiştir. Canları alan da Allahü teâlâdır. Fakat Azrail aleyhisselam vasıtası ile aldırır. Bize taş yağdıracak olan da Allah’tır. Fakat bunu bir melek vasıtası ile yapar. Bunun için gökteki denmiştir. Yani gökteki görevli melek demektir. İmam-ı Beydavi de, (Sizi yere batıracak veya sizi taş yağmuruna tutacak olan Allah’ın bu âlemin tedbirine vekil ettiği melekten emin misiniz?) diye açıklıyor.

    Genç diyor ki
    :
    Taha suresinin (Rahman, Arşa istiva etmiştir) mealindeki 5. âyeti de açıkça Allah’ın Arşta oturduğunu göstermektedir. Onda değişiklik olmaz. Hep orada oturur. Selef âlimleri bu âyeti tevil etmemiş, aynen kabul etmiştir. Tevil etmek Kur’ana aykırıdır.
    CEVAP
    Asıl tevil eden sensin. İstivaya, oturmak anlamı vermek tevildir. Selef âlimleri, (İstiva vardır, keyfiyetini bilemeyiz) buyurmuşlardır. Allah’a oturur demek, onu mahluka, insana benzetmek olur. O hiçbir şeye benzetilemez. Kur’an-ı kerimde, (Onun benzeri hiçbir şey yoktur) buyuruluyor. (Şura 11) [Görüldüğü gibi, onu bir şeye benzetmek bu âyete aykırı bir tevil olur.]
    Yine Kur’an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
    (Allah Arşa istiva edendir. Nerede olsanız, O sizinle beraberdir.) [Hadid 4]

    (Doğu da batı da Allah'ındır. Nereye dönerseniz Allah'ın yüzü oradadır.) [Bekara115]

    (Allah her şeyi kuşatmıştır.)
    [Nisa 126]

    (Allah göklerin ve yerin nurudur.) [Nur 35]

    Eğer bu âyetler tevil edilmezse, Allah hem Arşta, hem de her yerde olduğu anlaşılır. Onun için halef âlimler, cahillerin yanlış anlamaması için tevil etmek zorunda kalmışlardır.

    Genç diyor ki:

    (Allah göktedir, Allah yer semasına inip kulların amelini seyreder) hadislerine ne diyeceksiniz? Bu hadisler açıkça Allah’ın gökte olduğunu göstermiyor mu?
    CEVAP
    Yukarıdaki sözlerinle bu, tezat [çelişki] içindedir. Allah Arşta ise gökte olmaz. Sonra gök bir tane değildir. Kur’an-ı kerimde göklerin yedi kat olduğu bildirilir. Birinci kat, ikinci katın yanında nokta kadardır. İkinci kat, üçüncü katın yanında da böyledir. Her kat böyledir. En üstünde Arş vardır.
    Ehl-i sünnet âlimleri, istivayı, Allah Arşa hükmeder diye açıklamışlardır. Peki Allah Arşın hakimi de göklerin ve yerin hakimi değil midir? Hepsine hükmetmez mi? Niye sadece Arşa istiva etti denmiştir de, göklere de istiva etti denmemiştir? Bunu bir örnekle açıklarsak kolay anlaşılır. Türkiye başbakandan sorulur demek, İstanbul, İzmir sorulmaz demek değildir. İstanbul, valinin elinde denince, ayrıca Beşiktaş ve Fatih’i de söylemek gerekmez. Arş da, yer ve göklerden büyük olduğu için sadece Arş denmiştir. Ancak yine cahiller yanlış anlamasın diye hepsi de bildirilerek şöyle buyurulmuştur:
    (Göklerin, yerin ve Arşın Rabbi olan Allah onların vasıflandırdıklarından münezzehtir.) [Zuhruf 82]


  16. 30.Mayıs.2012, 18:57
    20
    islamyolu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    bu konuda @mirin ne demek istedigini Anlayamıyorum. sana vehabi demiyoruz ama onların inancında böyle şey var. bir konu paylaşayım ona itiraz edermisin bilmiyorum. sonuna kadar inceledim hepside doğru benim için.

    Selefi genç diyor ki:
    Mülk suresinin, (Göktekinin sizi yere geçirmesinden, taş yağmuruna tutmasından emin mi oldunuz?) mealindeki 16. ve 17. âyetleri, Allah’ın gökte olduğuna kesin delildir. Bunun için Allah mekandan münezzeh demek yanlıştır.
    CEVAP
    Bizi yere geçirecek, taş yağmuruna tutabilecek olan elbette Allahü teâlâdır. Ancak burada gökteki ifadesinden oradakinin Allah olduğunu söylemek yanlış olur. Mesela Boğaz köprüsü Demirel’in, Fatih köprüsü ise Özal’ın eseridir cümlesinden, bu köprüleri bizzat yapanların Demirel ve Özal olduğu anlaşılmaz. Başkaları yapmıştır, ama bunlar yaptırdığı için onlara nispet edilmiştir. Canları alan da Allahü teâlâdır. Fakat Azrail aleyhisselam vasıtası ile aldırır. Bize taş yağdıracak olan da Allah’tır. Fakat bunu bir melek vasıtası ile yapar. Bunun için gökteki denmiştir. Yani gökteki görevli melek demektir. İmam-ı Beydavi de, (Sizi yere batıracak veya sizi taş yağmuruna tutacak olan Allah’ın bu âlemin tedbirine vekil ettiği melekten emin misiniz?) diye açıklıyor.

    Genç diyor ki
    :
    Taha suresinin (Rahman, Arşa istiva etmiştir) mealindeki 5. âyeti de açıkça Allah’ın Arşta oturduğunu göstermektedir. Onda değişiklik olmaz. Hep orada oturur. Selef âlimleri bu âyeti tevil etmemiş, aynen kabul etmiştir. Tevil etmek Kur’ana aykırıdır.
    CEVAP
    Asıl tevil eden sensin. İstivaya, oturmak anlamı vermek tevildir. Selef âlimleri, (İstiva vardır, keyfiyetini bilemeyiz) buyurmuşlardır. Allah’a oturur demek, onu mahluka, insana benzetmek olur. O hiçbir şeye benzetilemez. Kur’an-ı kerimde, (Onun benzeri hiçbir şey yoktur) buyuruluyor. (Şura 11) [Görüldüğü gibi, onu bir şeye benzetmek bu âyete aykırı bir tevil olur.]
    Yine Kur’an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
    (Allah Arşa istiva edendir. Nerede olsanız, O sizinle beraberdir.) [Hadid 4]

    (Doğu da batı da Allah'ındır. Nereye dönerseniz Allah'ın yüzü oradadır.) [Bekara115]

    (Allah her şeyi kuşatmıştır.)
    [Nisa 126]

    (Allah göklerin ve yerin nurudur.) [Nur 35]

    Eğer bu âyetler tevil edilmezse, Allah hem Arşta, hem de her yerde olduğu anlaşılır. Onun için halef âlimler, cahillerin yanlış anlamaması için tevil etmek zorunda kalmışlardır.

    Genç diyor ki:

    (Allah göktedir, Allah yer semasına inip kulların amelini seyreder) hadislerine ne diyeceksiniz? Bu hadisler açıkça Allah’ın gökte olduğunu göstermiyor mu?
    CEVAP
    Yukarıdaki sözlerinle bu, tezat [çelişki] içindedir. Allah Arşta ise gökte olmaz. Sonra gök bir tane değildir. Kur’an-ı kerimde göklerin yedi kat olduğu bildirilir. Birinci kat, ikinci katın yanında nokta kadardır. İkinci kat, üçüncü katın yanında da böyledir. Her kat böyledir. En üstünde Arş vardır.
    Ehl-i sünnet âlimleri, istivayı, Allah Arşa hükmeder diye açıklamışlardır. Peki Allah Arşın hakimi de göklerin ve yerin hakimi değil midir? Hepsine hükmetmez mi? Niye sadece Arşa istiva etti denmiştir de, göklere de istiva etti denmemiştir? Bunu bir örnekle açıklarsak kolay anlaşılır. Türkiye başbakandan sorulur demek, İstanbul, İzmir sorulmaz demek değildir. İstanbul, valinin elinde denince, ayrıca Beşiktaş ve Fatih’i de söylemek gerekmez. Arş da, yer ve göklerden büyük olduğu için sadece Arş denmiştir. Ancak yine cahiller yanlış anlamasın diye hepsi de bildirilerek şöyle buyurulmuştur:
    (Göklerin, yerin ve Arşın Rabbi olan Allah onların vasıflandırdıklarından münezzehtir.) [Zuhruf 82]


  17. 30.Mayıs.2012, 21:24
    21
    @mir
    âb ü kil

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 12.Ağustos.2009
    Üye No: 49589
    Mesaj Sayısı: 3,358
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 36
    Yaş: 43
    Bulunduğu yer: Dârü'l-İmtihân

    Cevap: Yukarda Allah var demek?

    Alıntı
    CEVAP
    Bizi yere geçirecek, taş yağmuruna tutabilecek olan elbette Allahü teâlâdır. Ancak burada gökteki ifadesinden oradakinin Allah olduğunu söylemek yanlış olur. Mesela Boğaz köprüsü Demirel’in, Fatih köprüsü ise Özal’ın eseridir cümlesinden, bu köprüleri bizzat yapanlarınDemirel ve Özal olduğu anlaşılmaz. Başkaları yapmıştır, ama bunlar yaptırdığı için onlara nispet edilmiştir. Canları alan da Allahü teâlâdır. Fakat Azrail aleyhisselam vasıtası ile aldırır. Bize taş yağdıracak olan da Allah’tır. Fakat bunu bir melek vasıtası ile yapar. Bunun için gökteki denmiştir. Yani gökteki görevli melek demektir. İmam-ı Beydavi de, (Sizi yere batıracak veya sizi taş yağmuruna tutacak olan Allah’ın bu âlemin tedbirine vekil ettiği melekten emin misiniz?) diye açıklıyor.
    Allah kullarını Kendisi ile değil de melekleri ile mi korkutuyor? haşa

    “ Yoksa siz, gökte olanın sizi yerin dibine geçirmeyeceğinden emin mi oldunuz. O zaman yer birden sallanmaya başlar. “


    “ Yoksa siz, gökte olanın üzerinize taş yağdıran bir rüzgar gönder-meyeceğinden emin mi oldunuz ? O zaman tehdidim sanılmış göreceksiniz. “


    bu ayetleri “ Kötü tuzaklar kuranlar, Allah’ın kendilerini yere geçirmeyeceğinden, yahut hiç ummadıkları bir yerden kendilerine azabın gelmeyeceğinden emin midirler ? “NAHL : 45. ayeti ile birlikte okursanız
    insanları yere geçirecek olanın
    dolayısı ile semada/yukarda olanın Allah olduğunu anlarsınız




    Alıntı
    Selef âlimleri, (İstiva vardır, keyfiyetini bilemeyiz) buyurmuşlardır.
    Allah onlardan razı olsun
    onlar keyfiyetini bilmedikleri için tevil etmeden
    olduğu gibi iman ettiler
    sonrakiler ise
    Alıntı
    Eğer bu âyetler tevil edilmezse, Allah hem Arşta, hem de her yerde olduğu anlaşılır. Onun için halef âlimler, cahillerin yanlış anlamaması için tevil etmek zorunda kalmışlardır.
    diyerek
    boğazlarına kadar Allah hakkında bilmedikleri tevillere gömüldüler

    Alıntı
    Yukarıdaki sözlerinle bu, tezat [çelişki] içindedir. Allah Arşta ise gökte olmaz. Sonra gök bir tane değildir.
    ben hiçbir zaman "Allah göktedir" demedim
    "semadadır" dedim
    sema kelimesi ise hem gök hem de üst taraf, yukarı kısım anlamlarına gelir
    verdiği ayetlerde ise bazen sema kelimesi gök diye çevrilmiş olabilir
    bunda da bir sakınca yoktur
    zira o ayetlerdeki sema kelimesini gök diye çevirenler de
    bildiğimiz göğü değil göklerinde üstündeki Arş-ı Ala'yı kast ettiklerinden eminim


    şimdi tüm bunları geçin
    bu ayetlerdeki istivanın Allah'ın semada oluşuna delil olduğuna dair apaçık üç hadis verdim
    ayetleri benden de sizden de sizin alimlerinizden de daha iyi anlayan Allah Resulü bakın ne buyurmuş:

    Alıntı
    Rasulullah (s.a.v.) huzuruna bir cariye getirildi. Rasulullah (s.a.v.) ona: “Allah nerede ? “ dedi ,

    Cariye işaret parmağını kaldırarak “Allah semanın üzerindedir.” dedi. Sonra Rasulullah (s.a.v.) cariyeye “Ben kimim “ dedi. Cariye “Sen Allah Resulüsün “ dedi Rasulullah (s.a.v.) “O’nu azat edin o mümine biridir.” dedi.
    (Müslim ve diğerleri )

    Zeynep annemiz Rasulullah’ın zevcelerine övünerek söylediği şu söz: “Sizi hısımlarınız, Beni de yedi kat gökteki Allah evlendirdi
    .” (İmam Buhari)

    { … Sa'd ibnu Ebi Vakkas r.a dan, şöyle dedi : Resulullah s.a.v Sa'd İbnu Muâz r.a nun, Beni Kureyza hakkında vermiş olduğu hükme binaen söyle dedi : - Ey Sa’d sen – Yedi kat semanın üstünden Melik’in verdiği müküm ile hüküm verdin. }
    BEYHAKİ : ESMA : 420 – ZEHEBİ ULUV : 15 – NESEİ : SAHİH BİR SENEDLE RİVAYET ETMİŞLERDİR.
    sen de bu doğrultuda onlarca hadis olduğunu biliyorsun
    islamyolu Nickli Üyeden Alıntı
    Gerçekten hadisi şerifler baya var.
    burnunun dikine gitmeyi bırak
    "Allah ve Resulü ne demişse haktır. bu tip ayet ve hadislere Allah ve Resulünün kastı ile iman ettim" de


  18. 30.Mayıs.2012, 21:24
    21
    âb ü kil
    Alıntı
    CEVAP
    Bizi yere geçirecek, taş yağmuruna tutabilecek olan elbette Allahü teâlâdır. Ancak burada gökteki ifadesinden oradakinin Allah olduğunu söylemek yanlış olur. Mesela Boğaz köprüsü Demirel’in, Fatih köprüsü ise Özal’ın eseridir cümlesinden, bu köprüleri bizzat yapanlarınDemirel ve Özal olduğu anlaşılmaz. Başkaları yapmıştır, ama bunlar yaptırdığı için onlara nispet edilmiştir. Canları alan da Allahü teâlâdır. Fakat Azrail aleyhisselam vasıtası ile aldırır. Bize taş yağdıracak olan da Allah’tır. Fakat bunu bir melek vasıtası ile yapar. Bunun için gökteki denmiştir. Yani gökteki görevli melek demektir. İmam-ı Beydavi de, (Sizi yere batıracak veya sizi taş yağmuruna tutacak olan Allah’ın bu âlemin tedbirine vekil ettiği melekten emin misiniz?) diye açıklıyor.
    Allah kullarını Kendisi ile değil de melekleri ile mi korkutuyor? haşa

    “ Yoksa siz, gökte olanın sizi yerin dibine geçirmeyeceğinden emin mi oldunuz. O zaman yer birden sallanmaya başlar. “


    “ Yoksa siz, gökte olanın üzerinize taş yağdıran bir rüzgar gönder-meyeceğinden emin mi oldunuz ? O zaman tehdidim sanılmış göreceksiniz. “


    bu ayetleri “ Kötü tuzaklar kuranlar, Allah’ın kendilerini yere geçirmeyeceğinden, yahut hiç ummadıkları bir yerden kendilerine azabın gelmeyeceğinden emin midirler ? “NAHL : 45. ayeti ile birlikte okursanız
    insanları yere geçirecek olanın
    dolayısı ile semada/yukarda olanın Allah olduğunu anlarsınız




    Alıntı
    Selef âlimleri, (İstiva vardır, keyfiyetini bilemeyiz) buyurmuşlardır.
    Allah onlardan razı olsun
    onlar keyfiyetini bilmedikleri için tevil etmeden
    olduğu gibi iman ettiler
    sonrakiler ise
    Alıntı
    Eğer bu âyetler tevil edilmezse, Allah hem Arşta, hem de her yerde olduğu anlaşılır. Onun için halef âlimler, cahillerin yanlış anlamaması için tevil etmek zorunda kalmışlardır.
    diyerek
    boğazlarına kadar Allah hakkında bilmedikleri tevillere gömüldüler

    Alıntı
    Yukarıdaki sözlerinle bu, tezat [çelişki] içindedir. Allah Arşta ise gökte olmaz. Sonra gök bir tane değildir.
    ben hiçbir zaman "Allah göktedir" demedim
    "semadadır" dedim
    sema kelimesi ise hem gök hem de üst taraf, yukarı kısım anlamlarına gelir
    verdiği ayetlerde ise bazen sema kelimesi gök diye çevrilmiş olabilir
    bunda da bir sakınca yoktur
    zira o ayetlerdeki sema kelimesini gök diye çevirenler de
    bildiğimiz göğü değil göklerinde üstündeki Arş-ı Ala'yı kast ettiklerinden eminim


    şimdi tüm bunları geçin
    bu ayetlerdeki istivanın Allah'ın semada oluşuna delil olduğuna dair apaçık üç hadis verdim
    ayetleri benden de sizden de sizin alimlerinizden de daha iyi anlayan Allah Resulü bakın ne buyurmuş:

    Alıntı
    Rasulullah (s.a.v.) huzuruna bir cariye getirildi. Rasulullah (s.a.v.) ona: “Allah nerede ? “ dedi ,

    Cariye işaret parmağını kaldırarak “Allah semanın üzerindedir.” dedi. Sonra Rasulullah (s.a.v.) cariyeye “Ben kimim “ dedi. Cariye “Sen Allah Resulüsün “ dedi Rasulullah (s.a.v.) “O’nu azat edin o mümine biridir.” dedi.
    (Müslim ve diğerleri )

    Zeynep annemiz Rasulullah’ın zevcelerine övünerek söylediği şu söz: “Sizi hısımlarınız, Beni de yedi kat gökteki Allah evlendirdi
    .” (İmam Buhari)

    { … Sa'd ibnu Ebi Vakkas r.a dan, şöyle dedi : Resulullah s.a.v Sa'd İbnu Muâz r.a nun, Beni Kureyza hakkında vermiş olduğu hükme binaen söyle dedi : - Ey Sa’d sen – Yedi kat semanın üstünden Melik’in verdiği müküm ile hüküm verdin. }
    BEYHAKİ : ESMA : 420 – ZEHEBİ ULUV : 15 – NESEİ : SAHİH BİR SENEDLE RİVAYET ETMİŞLERDİR.
    sen de bu doğrultuda onlarca hadis olduğunu biliyorsun
    islamyolu Nickli Üyeden Alıntı
    Gerçekten hadisi şerifler baya var.
    burnunun dikine gitmeyi bırak
    "Allah ve Resulü ne demişse haktır. bu tip ayet ve hadislere Allah ve Resulünün kastı ile iman ettim" de


  19. 18.Ekim.2014, 22:31
    22
    @hmet
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 16.Mayıs.2007
    Üye No: 771
    Mesaj Sayısı: 7,758
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Bulunduğu yer: gölbaşı

    Cevap: Yukarda Allah var demek?

    Allah yukarda demek doğru bir söz değildir.
    Ama yücelik ve gözetleyici anlamında söylenirse inşallah bir sakıncası yok.
    Selefi görüşte olanlar bunun bir gereklilik olduğunu söylerler @mir gibi.


  20. 18.Ekim.2014, 22:31
    22
    Üye
    Allah yukarda demek doğru bir söz değildir.
    Ama yücelik ve gözetleyici anlamında söylenirse inşallah bir sakıncası yok.
    Selefi görüşte olanlar bunun bir gereklilik olduğunu söylerler @mir gibi.


  21. 20.Ocak.2015, 08:14
    23
    @hmet
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 16.Mayıs.2007
    Üye No: 771
    Mesaj Sayısı: 7,758
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Bulunduğu yer: gölbaşı

    Allah yukarda bizi izliyo demek gunahmi

    Allah yukarda demek günah mı?

    "Yukarıda Allah var!" ifadesini kullanmak sakıncalı mıdır ?

    Bu sözü "gökte Allah var", "üstümüzde Allah var" şeklinde söyleyenler de vardır. Fakat Allah yerde ve gökte aranmaz, O her yerdedir. Çünkü Allah’ın olmadığı hiçbir yer yoktur. O’na bir mekân ve yer isnat etmek söz konusu olamaz. Böyle bir şeyin olması da mümkün değildir.

    Bu konunun genişçe açıklamasına geçmeden önce, halk arasında bu sözler nerede ve nasıl kullanılıyor, ona bir bakalım.

    Öncelikle bazı insanlar sözlerine kuvvet vermek, inandırıcılıklarını pekiştirmek için bu sözleri söylüyorlar. Çok kere de ağızlarından çıkan sözün nereye vardığını bile düşünmüyorlar. "Yukarıda Allah var, ne yalan söyleyeyim" gibi ifadeyle; sözlerinde yalan söylemekden Allah' ın bilgisi olacağından korktuğu, o yüzden yalan söylemediği manası anlaşılmaktadır.

    Allah’a imanında en ufak bir şüphesi olmayan bazı insanlar da çok kere farkına varmadan bu sözü söyleyebiliyorlar. Bu kategoriye girenlerin niyetlerinde Allah'ı belli bir mekân içinde düşünmeleri söz konusu olmadığından imanlarına bir zararı yoktur. Bediüzzaman'ın da ifade ettiği gibi "Bazen kelam küfür görünür, fakat sahibi kâfir olamaz." (Lem’alar, 28. Lem’a, 7. Nükte)

    Çünkü buna benzer bir olay Peygamberimizin zamanında da yaşanmıştır.

    Savaşta esir düşmüş bir cariye Peygamberimizin huzuruna getirilir. Peygamberimiz ona "Allah nerededir?" diye sorar.
    Cariye de "Göktedir" cevabını verir.
    "Ben kimim?" diye sorduğunda da cariye:
    "Sen Allah’ın Resulüsün" şeklinde cevaplar.
    Resulullah (a.s.m.), cariyenin efendisine, "Onu azat et (özgürlüğüne kavuştur), çünkü o, bir mü’minedir" buyurur. (Müslim, Mesâcid 33)
    Bilgi alıntıdır


  22. 20.Ocak.2015, 08:14
    23
    Üye
    Allah yukarda demek günah mı?

    "Yukarıda Allah var!" ifadesini kullanmak sakıncalı mıdır ?

    Bu sözü "gökte Allah var", "üstümüzde Allah var" şeklinde söyleyenler de vardır. Fakat Allah yerde ve gökte aranmaz, O her yerdedir. Çünkü Allah’ın olmadığı hiçbir yer yoktur. O’na bir mekân ve yer isnat etmek söz konusu olamaz. Böyle bir şeyin olması da mümkün değildir.

    Bu konunun genişçe açıklamasına geçmeden önce, halk arasında bu sözler nerede ve nasıl kullanılıyor, ona bir bakalım.

    Öncelikle bazı insanlar sözlerine kuvvet vermek, inandırıcılıklarını pekiştirmek için bu sözleri söylüyorlar. Çok kere de ağızlarından çıkan sözün nereye vardığını bile düşünmüyorlar. "Yukarıda Allah var, ne yalan söyleyeyim" gibi ifadeyle; sözlerinde yalan söylemekden Allah' ın bilgisi olacağından korktuğu, o yüzden yalan söylemediği manası anlaşılmaktadır.

    Allah’a imanında en ufak bir şüphesi olmayan bazı insanlar da çok kere farkına varmadan bu sözü söyleyebiliyorlar. Bu kategoriye girenlerin niyetlerinde Allah'ı belli bir mekân içinde düşünmeleri söz konusu olmadığından imanlarına bir zararı yoktur. Bediüzzaman'ın da ifade ettiği gibi "Bazen kelam küfür görünür, fakat sahibi kâfir olamaz." (Lem’alar, 28. Lem’a, 7. Nükte)

    Çünkü buna benzer bir olay Peygamberimizin zamanında da yaşanmıştır.

    Savaşta esir düşmüş bir cariye Peygamberimizin huzuruna getirilir. Peygamberimiz ona "Allah nerededir?" diye sorar.
    Cariye de "Göktedir" cevabını verir.
    "Ben kimim?" diye sorduğunda da cariye:
    "Sen Allah’ın Resulüsün" şeklinde cevaplar.
    Resulullah (a.s.m.), cariyenin efendisine, "Onu azat et (özgürlüğüne kavuştur), çünkü o, bir mü’minedir" buyurur. (Müslim, Mesâcid 33)
    Bilgi alıntıdır


  23. 21.Ocak.2015, 01:48
    24
    alperturkmen
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 17.Ocak.2015
    Üye No: 105357
    Mesaj Sayısı: 22
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    Cevap: Allah yukarda bizi izliyo demek gunahmi

    Her yer mekan değil mi kardeşim? :D


  24. 21.Ocak.2015, 01:48
    24
    Her yer mekan değil mi kardeşim? :D





+ Yorum Gönder
Git İlk 12