Konusunu Oylayın.: Zammı-sure ile ilgili bir soru?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Zammı-sure ile ilgili bir soru?
  1. 27.Mayıs.2012, 14:25
    1
    bilgi852
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 27.Mayıs.2012
    Üye No: 96335
    Mesaj Sayısı: 8
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    Zammı-sure ile ilgili bir soru?






    Zammı-sure ile ilgili bir soru? Mumsema Bazı kaynaklarda en az 30 harf bazı kaynaklarda en az 3 kısa veya uzun ayet diye geçmektedir...
    "ve'l-fecr" (el-Fecr 89/1), "ve'd-duhâ" (ed-Duhâ 93/1), "ve'l-asr" (el-Asr 103/1)
    Ben bu 3 ayeti okusam zamm-ı sure vacibi yerine getirilmiş olur mu? Yani sehiv secdesi gerekmez mi?


  2. 27.Mayıs.2012, 14:25
    1
    bilgi852 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye



    Bazı kaynaklarda en az 30 harf bazı kaynaklarda en az 3 kısa veya uzun ayet diye geçmektedir...
    "ve'l-fecr" (el-Fecr 89/1), "ve'd-duhâ" (ed-Duhâ 93/1), "ve'l-asr" (el-Asr 103/1)
    Ben bu 3 ayeti okusam zamm-ı sure vacibi yerine getirilmiş olur mu? Yani sehiv secdesi gerekmez mi?


    Benzer Konular

    - Zammı sure ne demek? soru

    - Kuran'la ilgili çok önemli bir soru (Soru başlığa sığmazdı onun için...)

    - Kadir suresi zammı sure olarak okunur mu,zammı sure okuma yeri nedir?

    - Zammı sure her rekatta frklı mı okunur yani mesela 4 rekatsa hepsindede farklı zammı

    - Zammı Sure nedir vakit namazlarında okunması tavsiye edilen zammı sureler var mıdır ?

  3. 27.Mayıs.2012, 14:47
    2
    muvahhidim
    herşey O'nun için..!

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 17.Eylül.2010
    Üye No: 78968
    Mesaj Sayısı: 1,235
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 14
    Bulunduğu yer: جَنُوبُ تُرْكيا

    Cevap: Zammı-sure ile ilgili bir soru?




    ZAMM-I SÛRE
    Sûre bitiştirmek anlamına gelen zamm-ı sûre, dinî bir kavram olarak zammu sûre, namazda ayakta iken, Fâtiha sûresinden sonra bir sûre veya üç âyet ya da bir kısa sûre, uzun bir âyet okumak demektir. Hanefî mezhebine göre farz namazların ilk iki rekatinde, diğer namazların her rekatinde Fâtiha sûresinden sonra bir sûre veya en az üç âyet okumak vaciptir. Kasıtlı olarak terk edilmesi halinde namazın tekrar kılınması vaciptir. Ancak unutarak veya yanılıp da terk edilirse, sehiv secdesi yapılması gerekir. Namazın yeniden kılınmasına gerek yoktur. Cemaatle kılınan namazlarda imamın kıraati, kendisine uyanların kıraatinin de yerine geçtiğinden, cemaat Fâtiha ve zamm-ı sûreyi okumaz. İmam açıktan okuyorsa susarak onu dinler; içinden okuyorsa bir şey okumadan bekler. (İ.P.)


  4. 27.Mayıs.2012, 14:47
    2
    herşey O'nun için..!



    ZAMM-I SÛRE
    Sûre bitiştirmek anlamına gelen zamm-ı sûre, dinî bir kavram olarak zammu sûre, namazda ayakta iken, Fâtiha sûresinden sonra bir sûre veya üç âyet ya da bir kısa sûre, uzun bir âyet okumak demektir. Hanefî mezhebine göre farz namazların ilk iki rekatinde, diğer namazların her rekatinde Fâtiha sûresinden sonra bir sûre veya en az üç âyet okumak vaciptir. Kasıtlı olarak terk edilmesi halinde namazın tekrar kılınması vaciptir. Ancak unutarak veya yanılıp da terk edilirse, sehiv secdesi yapılması gerekir. Namazın yeniden kılınmasına gerek yoktur. Cemaatle kılınan namazlarda imamın kıraati, kendisine uyanların kıraatinin de yerine geçtiğinden, cemaat Fâtiha ve zamm-ı sûreyi okumaz. İmam açıktan okuyorsa susarak onu dinler; içinden okuyorsa bir şey okumadan bekler. (İ.P.)


  5. 27.Mayıs.2012, 15:05
    3
    bilgi852
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 27.Mayıs.2012
    Üye No: 96335
    Mesaj Sayısı: 8
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    Cevap: Zammı-sure ile ilgili bir soru?

    Allah razı olsun senden kardeşim,bu durumda okuyabiliyorum bahsettiğim ayetleri dimi?


  6. 27.Mayıs.2012, 15:05
    3
    bilgi852 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye
    Allah razı olsun senden kardeşim,bu durumda okuyabiliyorum bahsettiğim ayetleri dimi?


  7. 27.Mayıs.2012, 15:52
    4
    muvahhidim
    herşey O'nun için..!

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 17.Eylül.2010
    Üye No: 78968
    Mesaj Sayısı: 1,235
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 14
    Bulunduğu yer: جَنُوبُ تُرْكيا

    Cevap: Zammı-sure ile ilgili bir soru?

    Namazda Kur’ân âyetlerinden bir miktar okumak farzdır. Farz olan okumanın sahih olması için âyetin en az iki veya daha çok kelimeden meydana gelmiş olması lâzımdır. Bir harf veya bir kelimeden ibâret olan bir âyetin okunması kâfi gelmez. Meselâ, “Sümme nazara” gibi iki kelimelik bir âyet farz olan kıraat için kâfi iken; “Nûn, Kaf, Sâd” gibi tek harfli, “müdhâmmetân” gibi tek kelimelik âyet kâfi gelmemektedir. Bununla beraber ihtiyata en uygun olanı, okuma miktarının üç kısa âyet (İnnâ âteynâ sûresi gib) veya üç âyet miktarından uzun bir âyetin olmasıdır.


    Mutlak olarak Kur’ân’dan bir âyet farz ise de, bu kıraatın Fâtiha’ya tahsis edilmesi ve peşinden başka bir âyet eklenmesi vaciptir. Yâni, esas itibariyle Fatiha’nın ilk âyetiyle farz olan okuma yerini bulmakta, devamı âyetleri ve eklenen sûreyi okumak da vacip olmaktadır.

    Okuyuştaki sahihlik ölçüsü şudur:


    Sağırlık ve gürültü gibi bir engel olmadıkça, kişinin okuduğunu kendi kulağıyla işitecek kadar telâffuz etmesidir. Buna göre, insanın kendisinin veya yakınında bulunan birisinin işitemeyeceği kadar bir okuma şekli sahih olmaz. Hanefî fâkihlerinin çoğunun ortak görüşü budur.1
    Fakat Hanefî ulemâsından İmam Kerhî’nin bu meseledeki görüşü farklıdır. Ona göre, insan, harfleri mahreçlerinden (ağızdaki çıkış yerlerinden) çıkarsa, yâni harfleri belli etse de okuduğunu işitmese okuyuş, câiz olur. Çünkü, okumak dilin işidir; kulağın işi ise işitmektir. Dolayısıyla, harfleri dilin telâffuzu kâfi gelir. Bedâyiu’s-Sanâî’de Kerhî’nin bu görüşünün sahih ve kuvvetli olduğu, hattâ bazı âlimlerin bu görüşü İmam Ebû Yusuf’a nisbet ettikleri belirtilmektedir. Binâenaleyh, bazı harfleri insanın kendisinin dahi işitemeyecek derecede kısık sesle okuduğunda namaz bozulmaz. Bunda “umum belv┠olduğundan namaz sahih olur. (Umum belva, insanların kaçınmasının mümkün olmayacağı şekilde bir “belânın”, bir meselenin yangınlık göstermesidir. Bu mesele İslâm hukukunda bir delil olarak da ele alınır.)2
    Bununla beraber, ihtiyata en uygun olanı, insanın, kıraatı kendisinin işiteceği kadar bir seslilikle yapmasıdır.


    İki rekhatlı farz namazların her rekâtında, vitir namazının ve nâfile namazların bütün rekâtlarında, üç ve dört rekâtlı farz namazların tayin etmeden iki rekâtında kıraat farzdır. Yani, unutarak veya kasden ilk iki rekâtta farz olan kıraatı yapamayan kimse, bu kıraati üçüncü ve dördüncü rekâtlarda yapabilir. Ancak farz olan okumayı ilk iki rekâtta yerine getirmek vâciptir. Yanılarak veya unutarak terk edilmesi halinde ise sehiv secdesi gerekir.

    Üç ve dört rekâtlı farz namazların üçüncü ve dördüncü rekâtlarında Fâtiha’yı okumak sünnettir. Hattâ bu rekâtlarda hiçbir âyet okumayıp tesbih okumak veya bir tesbih miktarı birşey okumadan sükût etmek de caizdir. Bu rekâtlarda Fatiha okumanın vacip olduğu görüşüne göre ise, sehven Fâtiha’nın terki halinde seviv secdesi icap eder.

    Üç ve dört rekâtlı farz namazların üçüncü ve dördüncü rekâtlarından birisinde Fâtiha’yı iki sefer okumak veya Fatiha’dan sonra bir âyet veya bir sûre okumak yahut Fatiha okumadan sadece zamm-ı sûre okumak sehiv secdesini icap ettirmez.3 Çünkü bu rekâtlarda Fatiha veya bir âyet okumadan bir müddet bekledikten sonra rükûa varmak veya yalnız tesbih okumakla rükûa gitmek câizdir. Aynı şekilde Fatiha’dan sonra bir âyet veya sûre okumak da mekruh değildir.

    Şâfiî mezhebine göre, farz ve sünnet namazların bütün rekâtlarında kıraat farzdır, okunması gerekir.
    Her Müslümanın Kur’ân’dan namaz câiz olabilecek kadar ezberlemesi farz-ı ayndır. Fatiha’yı ve bunun yanıdda “innâ âteyn┠gibi bir sûre ezberlemesi ise vaciptir. Bununla beraber, meselâ sadece “innâ âteyn┠gibi bir sûre ezberleyebilmiş olan bir kimsenin de her rekâtta birer kere okuması kâfi gelir.
    “âyetülkürsî” gibi uzunca bir âyetin yarısını bir rekâtta, kalan yarısını da diğer rekâtta câizdir.

    Cemaatle namaz kılındığında imama uyan kimse sabah, akşam ve yatsı gibi Kur’ân’ın açıktan okunduğu namazlarda imamın okuyuşunu dinler, öğle ve ikindi gibi gizli okunan namazlarda hiçbir şey okumayarak susar. Çünkü, cemaat için kıraat farz değildir.


    1. Ibni Âbidîn, 1:359.
    2. “Umum belva” meselesinin daha geniş izahı için aynı serinin berinci kitabı olan Helâl Haram’ın 146. sayfasına bakabilirsiniz.
    3. Halebî-i Sağir, s.270.


    Mehmed Paksu
    İbadet Hayatımız


  8. 27.Mayıs.2012, 15:52
    4
    herşey O'nun için..!
    Namazda Kur’ân âyetlerinden bir miktar okumak farzdır. Farz olan okumanın sahih olması için âyetin en az iki veya daha çok kelimeden meydana gelmiş olması lâzımdır. Bir harf veya bir kelimeden ibâret olan bir âyetin okunması kâfi gelmez. Meselâ, “Sümme nazara” gibi iki kelimelik bir âyet farz olan kıraat için kâfi iken; “Nûn, Kaf, Sâd” gibi tek harfli, “müdhâmmetân” gibi tek kelimelik âyet kâfi gelmemektedir. Bununla beraber ihtiyata en uygun olanı, okuma miktarının üç kısa âyet (İnnâ âteynâ sûresi gib) veya üç âyet miktarından uzun bir âyetin olmasıdır.


    Mutlak olarak Kur’ân’dan bir âyet farz ise de, bu kıraatın Fâtiha’ya tahsis edilmesi ve peşinden başka bir âyet eklenmesi vaciptir. Yâni, esas itibariyle Fatiha’nın ilk âyetiyle farz olan okuma yerini bulmakta, devamı âyetleri ve eklenen sûreyi okumak da vacip olmaktadır.

    Okuyuştaki sahihlik ölçüsü şudur:


    Sağırlık ve gürültü gibi bir engel olmadıkça, kişinin okuduğunu kendi kulağıyla işitecek kadar telâffuz etmesidir. Buna göre, insanın kendisinin veya yakınında bulunan birisinin işitemeyeceği kadar bir okuma şekli sahih olmaz. Hanefî fâkihlerinin çoğunun ortak görüşü budur.1
    Fakat Hanefî ulemâsından İmam Kerhî’nin bu meseledeki görüşü farklıdır. Ona göre, insan, harfleri mahreçlerinden (ağızdaki çıkış yerlerinden) çıkarsa, yâni harfleri belli etse de okuduğunu işitmese okuyuş, câiz olur. Çünkü, okumak dilin işidir; kulağın işi ise işitmektir. Dolayısıyla, harfleri dilin telâffuzu kâfi gelir. Bedâyiu’s-Sanâî’de Kerhî’nin bu görüşünün sahih ve kuvvetli olduğu, hattâ bazı âlimlerin bu görüşü İmam Ebû Yusuf’a nisbet ettikleri belirtilmektedir. Binâenaleyh, bazı harfleri insanın kendisinin dahi işitemeyecek derecede kısık sesle okuduğunda namaz bozulmaz. Bunda “umum belv┠olduğundan namaz sahih olur. (Umum belva, insanların kaçınmasının mümkün olmayacağı şekilde bir “belânın”, bir meselenin yangınlık göstermesidir. Bu mesele İslâm hukukunda bir delil olarak da ele alınır.)2
    Bununla beraber, ihtiyata en uygun olanı, insanın, kıraatı kendisinin işiteceği kadar bir seslilikle yapmasıdır.


    İki rekhatlı farz namazların her rekâtında, vitir namazının ve nâfile namazların bütün rekâtlarında, üç ve dört rekâtlı farz namazların tayin etmeden iki rekâtında kıraat farzdır. Yani, unutarak veya kasden ilk iki rekâtta farz olan kıraatı yapamayan kimse, bu kıraati üçüncü ve dördüncü rekâtlarda yapabilir. Ancak farz olan okumayı ilk iki rekâtta yerine getirmek vâciptir. Yanılarak veya unutarak terk edilmesi halinde ise sehiv secdesi gerekir.

    Üç ve dört rekâtlı farz namazların üçüncü ve dördüncü rekâtlarında Fâtiha’yı okumak sünnettir. Hattâ bu rekâtlarda hiçbir âyet okumayıp tesbih okumak veya bir tesbih miktarı birşey okumadan sükût etmek de caizdir. Bu rekâtlarda Fatiha okumanın vacip olduğu görüşüne göre ise, sehven Fâtiha’nın terki halinde seviv secdesi icap eder.

    Üç ve dört rekâtlı farz namazların üçüncü ve dördüncü rekâtlarından birisinde Fâtiha’yı iki sefer okumak veya Fatiha’dan sonra bir âyet veya bir sûre okumak yahut Fatiha okumadan sadece zamm-ı sûre okumak sehiv secdesini icap ettirmez.3 Çünkü bu rekâtlarda Fatiha veya bir âyet okumadan bir müddet bekledikten sonra rükûa varmak veya yalnız tesbih okumakla rükûa gitmek câizdir. Aynı şekilde Fatiha’dan sonra bir âyet veya sûre okumak da mekruh değildir.

    Şâfiî mezhebine göre, farz ve sünnet namazların bütün rekâtlarında kıraat farzdır, okunması gerekir.
    Her Müslümanın Kur’ân’dan namaz câiz olabilecek kadar ezberlemesi farz-ı ayndır. Fatiha’yı ve bunun yanıdda “innâ âteyn┠gibi bir sûre ezberlemesi ise vaciptir. Bununla beraber, meselâ sadece “innâ âteyn┠gibi bir sûre ezberleyebilmiş olan bir kimsenin de her rekâtta birer kere okuması kâfi gelir.
    “âyetülkürsî” gibi uzunca bir âyetin yarısını bir rekâtta, kalan yarısını da diğer rekâtta câizdir.

    Cemaatle namaz kılındığında imama uyan kimse sabah, akşam ve yatsı gibi Kur’ân’ın açıktan okunduğu namazlarda imamın okuyuşunu dinler, öğle ve ikindi gibi gizli okunan namazlarda hiçbir şey okumayarak susar. Çünkü, cemaat için kıraat farz değildir.


    1. Ibni Âbidîn, 1:359.
    2. “Umum belva” meselesinin daha geniş izahı için aynı serinin berinci kitabı olan Helâl Haram’ın 146. sayfasına bakabilirsiniz.
    3. Halebî-i Sağir, s.270.


    Mehmed Paksu
    İbadet Hayatımız





+ Yorum Gönder