Konusunu Oylayın.: Peygamberimize kainatın efendisi denilmektedir. Bu şirk midir?

5 üzerinden 4.20 | Toplam : 5 kişi
Peygamberimize kainatın efendisi denilmektedir. Bu şirk midir?
  1. 07.Mayıs.2012, 14:36
    1
    burcealtug
    Kıdemli Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 25.Şubat.2012
    Üye No: 94504
    Mesaj Sayısı: 980
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Bulunduğu yer: ALLAHÜTELANIN ARŞININ ALTINDA HERHANGİBİR YER

    Peygamberimize kainatın efendisi denilmektedir. Bu şirk midir?






    Peygamberimize kainatın efendisi denilmektedir. Bu şirk midir? Mumsema Bu soruyu lütfen titizlikle açıklayınız. Azönce başka bir soruda yanlış olduğunu söyledikleri için bu başlığı açtım


  2. 07.Mayıs.2012, 14:36
    1
    Kıdemli Üye



    Bu soruyu lütfen titizlikle açıklayınız. Azönce başka bir soruda yanlış olduğunu söyledikleri için bu başlığı açtım


    Benzer Konular

    - Kainatın efendisi ne demek?

    - Kainatın efendisi kimdir?

    - Kainatın Efendisi Allah mıdır ?

    - Allah'a dua ederken peygamberimize s.a.v. salat etmek şirk mi? duanın öyle kabul / makbul olacağın

    - Peygamberimize Kainatın Efendisi demek caizmi?

  3. 07.Mayıs.2012, 15:31
    2
    İnanc
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 04.Şubat.2012
    Üye No: 93990
    Mesaj Sayısı: 2,028
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 21
    Bulunduğu yer: Yalan Dünyada Bir Yer.

    Cevap: peygamberimize kainatın efendisi denilmektedir. Bu şirk midir?




    http://www.fetva.net/goruntulu-fetva...gru-mudur.html

    Peygamberimiz için kainatin efendisi ifadesini kullanmak doğru mudur?

    Süleymaniye Vakfı > Görüntülü Fetvalar > Peygamberler

    Soru: İlahiyatçıların ağzından dahi Hz. Peygamber için "kainatin efendisi" sözünü duymaktayız. Bu bir şirk değil midir?
    Cevap: video


  4. 07.Mayıs.2012, 15:31
    2
    Devamlı Üye



    http://www.fetva.net/goruntulu-fetva...gru-mudur.html

    Peygamberimiz için kainatin efendisi ifadesini kullanmak doğru mudur?

    Süleymaniye Vakfı > Görüntülü Fetvalar > Peygamberler

    Soru: İlahiyatçıların ağzından dahi Hz. Peygamber için "kainatin efendisi" sözünü duymaktayız. Bu bir şirk değil midir?
    Cevap: video


  5. 07.Mayıs.2012, 15:46
    3
    burcealtug
    Kıdemli Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 25.Şubat.2012
    Üye No: 94504
    Mesaj Sayısı: 980
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Bulunduğu yer: ALLAHÜTELANIN ARŞININ ALTINDA HERHANGİBİR YER

    Cevap: peygamberimize kainatın efendisi denilmektedir. Bu şirk midir?

    yani şirk öyle mi?Lütfen biri aydınlatsın


  6. 07.Mayıs.2012, 15:46
    3
    Kıdemli Üye
    yani şirk öyle mi?Lütfen biri aydınlatsın


  7. 07.Mayıs.2012, 18:05
    4
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,670
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 336
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Cevap: peygamberimize kainatın efendisi denilmektedir. Bu şirk midir?

    Alıntı
    peygamberimize kainatın efendisi denilmektedir. Bu şirk midir?
    yani şirk öyle mi?Lütfen biri aydınlatsın
    Kainatın Efendisi demekte bir sakınca yoktur.
    Kainata gelen canlıların hayırlısı anlamında kullanılıyor.
    videodaki hoca rabb anlamındadır demiş fakat yanılmıştır.
    Alıntı
    Efendi Ne Demektir

    Efendi Ne Demektir

    Osmanlı döneminde ağa, bey, paşa gibi devlet memurlarına verilen unvandır. Bu unvan, Bizanslılardan Selçuklu Türkleri'ne geçerek yerleşmiştir.

    Günümüzde de yeterli eğitim görmemiş, orta sınıf halkı için kullanılır. Bundan başka terbiyeli, saygılı anlamına da gelmektedir.

    XVIII. yüzyıldan sonra şehzadeler, Çelebi Sultan yerine Efendi olarak anılmıştır. Bu dönemde emirlere ve diğer yüksek rütbeli kişilere Efendi sıfatı ile hitap etmek adet olmuştur.

    Osmanlıların kuruluş döneminde padişahlara da Efendi deniliyordu. Bu deyim imparatorluğun yıkılışına kadar devam etmiştir. XVI. yüzyıldan sonra efendi kelimesi genellikle tahsilli kimselere bir tür rütbe anlamında kullanıldı.

    İstanbul kadısına İstanbul Efendisi, Yeniçeri katibine Yeniçeri Efendisi, Reisülküttaba Reis Efendi, padişahların ilk eşlerine Kadın Efendi, Şeyhülislama yalnızca Efendi denilmesi XVIII. yüzyılda adet olmuştur. Tanzimat'tan sonra, askerler arasında binbaşı rütbesine, siviller arasında en yüksek rütbe de olanlara Efendi unvanı uygun görülmüştür.

    Hz. Peygamber'den sonra din büyüklerine de bu deyim ile hitap etmek adet olmuş; Peygamber Efendimiz, Resulullah Efendimiz, Efendi Hazretleri gibi.

    26 Kasım 1934'te çıkan bir kanunla Efendi, Bey, Paşa gibi unvanlar kaldırılmıştır.



  8. 07.Mayıs.2012, 18:05
    4
    Moderatör
    Alıntı
    peygamberimize kainatın efendisi denilmektedir. Bu şirk midir?
    yani şirk öyle mi?Lütfen biri aydınlatsın
    Kainatın Efendisi demekte bir sakınca yoktur.
    Kainata gelen canlıların hayırlısı anlamında kullanılıyor.
    videodaki hoca rabb anlamındadır demiş fakat yanılmıştır.
    Alıntı
    Efendi Ne Demektir

    Efendi Ne Demektir

    Osmanlı döneminde ağa, bey, paşa gibi devlet memurlarına verilen unvandır. Bu unvan, Bizanslılardan Selçuklu Türkleri'ne geçerek yerleşmiştir.

    Günümüzde de yeterli eğitim görmemiş, orta sınıf halkı için kullanılır. Bundan başka terbiyeli, saygılı anlamına da gelmektedir.

    XVIII. yüzyıldan sonra şehzadeler, Çelebi Sultan yerine Efendi olarak anılmıştır. Bu dönemde emirlere ve diğer yüksek rütbeli kişilere Efendi sıfatı ile hitap etmek adet olmuştur.

    Osmanlıların kuruluş döneminde padişahlara da Efendi deniliyordu. Bu deyim imparatorluğun yıkılışına kadar devam etmiştir. XVI. yüzyıldan sonra efendi kelimesi genellikle tahsilli kimselere bir tür rütbe anlamında kullanıldı.

    İstanbul kadısına İstanbul Efendisi, Yeniçeri katibine Yeniçeri Efendisi, Reisülküttaba Reis Efendi, padişahların ilk eşlerine Kadın Efendi, Şeyhülislama yalnızca Efendi denilmesi XVIII. yüzyılda adet olmuştur. Tanzimat'tan sonra, askerler arasında binbaşı rütbesine, siviller arasında en yüksek rütbe de olanlara Efendi unvanı uygun görülmüştür.

    Hz. Peygamber'den sonra din büyüklerine de bu deyim ile hitap etmek adet olmuş; Peygamber Efendimiz, Resulullah Efendimiz, Efendi Hazretleri gibi.

    26 Kasım 1934'te çıkan bir kanunla Efendi, Bey, Paşa gibi unvanlar kaldırılmıştır.



  9. 07.Mayıs.2012, 18:33
    5
    @mir
    âb ü kil

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 12.Ağustos.2009
    Üye No: 49589
    Mesaj Sayısı: 3,358
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 36
    Yaş: 43
    Bulunduğu yer: Dârü'l-İmtihân

    Cevap: peygamberimize kainatın efendisi denilmektedir. Bu şirk midir?

    tdk sözlüğünde bu kelime şöyle açıklanır

    efendi Rum.a. 1. Günümüzde bey unvanından farklı olarak özel adlardan sonra kullanılan ikinci derecede bir unvan: “Yeni ev, Rüstem Efendi'ye kiraya verildi.” -Y. Z. Ortaç. 2. Buyruğu yürüyen, sözü geçen kimse: “Köylü memleketin efendisidir.” -Atatürk. 3. Koca: “Bizim efendi artık geceleri de eve gelmiyor.” -C. Uçuk. 4. ünl. (efe'ndi) Hizmetlilere seslenilirken kullanılan bir söz. 5. ünl. (efe'ndi) Erkekler için kullanılan bir seslenme sözü: “Efendi! Allah'ın emriyle kızını bana ver.” -S. F. Abasıyanık. 6. mec. Görgülü, nazik, kibar. 7. esk. Eğitim görmüş kişiler için özel adlardan sonra kullanılan unvan.
    Güncel Türkçe Sözlük
    efendi< Rum. efentis < authentes: efendi; efendim; beyim || efende || efende || efendi dadaş: bey kardeşim || efendim || efennim || evendim || efendim ne olacak || efendim sene söylem || efendim sen söyle || efendim söyleym || efendime söylem
    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
    efendiHoca, imam, din adamı
    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
    efendi(Hoca) efendi
    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
    EfendiKöken: Yun.Cinsiyet: Erkek
    1. Buyruğu yürüyen, sözü geçen kimse. 2. Görgülü, nazik, kibar kimse.

    Kişi Adları Sözlüğü

    Görüldüğü gibi bu kelimenin asıl anlamı "yöneticilik" anlamında olup
    Allah'tan başkası için "kainatın efendisi" demek kesinlikle sakıncalıdır şirk olma tehlikesinden dolayı terk edilmelidir
    zira
    Hem Resulullah kendisinin övülmesinde aşırı gidilmesini yasaklamış
    hem de Allah "Raina demeyin unzurna deyin" ayetleri ile
    böyle birkaç anlama gelen ve anlamlarından bazıları sakıncalı olan kelimelerin kullanılmasını yasaklamıştır





  10. 07.Mayıs.2012, 18:33
    5
    âb ü kil
    tdk sözlüğünde bu kelime şöyle açıklanır

    efendi Rum.a. 1. Günümüzde bey unvanından farklı olarak özel adlardan sonra kullanılan ikinci derecede bir unvan: “Yeni ev, Rüstem Efendi'ye kiraya verildi.” -Y. Z. Ortaç. 2. Buyruğu yürüyen, sözü geçen kimse: “Köylü memleketin efendisidir.” -Atatürk. 3. Koca: “Bizim efendi artık geceleri de eve gelmiyor.” -C. Uçuk. 4. ünl. (efe'ndi) Hizmetlilere seslenilirken kullanılan bir söz. 5. ünl. (efe'ndi) Erkekler için kullanılan bir seslenme sözü: “Efendi! Allah'ın emriyle kızını bana ver.” -S. F. Abasıyanık. 6. mec. Görgülü, nazik, kibar. 7. esk. Eğitim görmüş kişiler için özel adlardan sonra kullanılan unvan.
    Güncel Türkçe Sözlük
    efendi< Rum. efentis < authentes: efendi; efendim; beyim || efende || efende || efendi dadaş: bey kardeşim || efendim || efennim || evendim || efendim ne olacak || efendim sene söylem || efendim sen söyle || efendim söyleym || efendime söylem
    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
    efendiHoca, imam, din adamı
    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
    efendi(Hoca) efendi
    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
    EfendiKöken: Yun.Cinsiyet: Erkek
    1. Buyruğu yürüyen, sözü geçen kimse. 2. Görgülü, nazik, kibar kimse.

    Kişi Adları Sözlüğü

    Görüldüğü gibi bu kelimenin asıl anlamı "yöneticilik" anlamında olup
    Allah'tan başkası için "kainatın efendisi" demek kesinlikle sakıncalıdır şirk olma tehlikesinden dolayı terk edilmelidir
    zira
    Hem Resulullah kendisinin övülmesinde aşırı gidilmesini yasaklamış
    hem de Allah "Raina demeyin unzurna deyin" ayetleri ile
    böyle birkaç anlama gelen ve anlamlarından bazıları sakıncalı olan kelimelerin kullanılmasını yasaklamıştır





  11. 15.Ağustos.2012, 06:07
    6
    çelebiler
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 15.Ağustos.2012
    Üye No: 97474
    Mesaj Sayısı: 406
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: peygamberimize kainatın efendisi denilmektedir. Bu şirk midir?

    Medih, övmek demektir. Birini övmek, ona kemal sıfatlarından birini veya birkaçını izafe etmekle olur. İslam telakkisinde her çeşit kemalin sahibi, kaynağı Allah'tır. Bu sebeple insanlara kemal nisbet etmek, kişiyi nankörlüğe, şirke atabilecek ciddi bir tehlikedir. Bu sebeple övmek veya övünmek pek hoş karşılanmamıştır. Kişi mazhar olduğu her çeşit nimet, fazilet ve kemali Allah'tan bilmeli, O'na nisbet etmelidir. Bu manada nimetin zikir ve beyanı caizdir, bir nevi şükürdür. فَاَمَّا بِنِعْمَةِ رَبِّكَ فَحَدِّثْ "Rabbinin nimetini yadet!" (Duha 11) ayeti bir bakıma nimeti yadetmeyi, söylemeyi emreder. Bu övünme olmuyor, nimet, sahibine nisbet ediliyor. Aksi takdirde nefis "nimet benden" yanılgısına bile düşebilir, Allah'a nisbet ederek zikri, bu vartayı önler.
    Resulullah, başkasını övmeyi de hoş karşılamamış, zaruret olmadan kişileri yüzlerine karşı övmeyi yasaklamıştır. "Meddahların yüzüne toprak saçın" buyurmuştur.
    Son olarak şunu da belirtelim: Alimler, medih yasağını kişide olmayan şeylerle yapılan mübalağalı medhe hamletmişler, hatta bazan övgünün kişiyi hayırda ilerlemeye başkalarını bu hayırda ona uymaya teşvik olacağından, müstahsen olacağını söylemişlerdir. Bu husus bahsin sonunda açıklanacaktır.
    ـ5391 ـ1ـ عن مُطرِفِ بن عبداللَّه عن أبيه رَضِيَ اللَّهُ عَنْه قال: ]اِنْطَلَقْتُ في وَفْدِ بَنِي عَامِرٍ الى رَسُولِ اللَّهِ #، فَقُلْنَا: أنْتَ سَيِّدُنَا. فَقَالَ: الْسَّيِّدُ اللَّهُ. قُلْنَا: وَأفْضَلُنَا فَضًْ، وَأعْظَمُنَا طَوًْ. فَقَالَ: قُولُوا بِقَوْلِكُمْ، أوْ بَعْضِ قَوْلِكُمْ، وََ يَسْتَجْرِيَنَّكُمُ الشَّيْطَانُ[. أخرجه أبو داود.ومعنى الحديث تكلموا بما يحضركم من القول وتسجعوا كأنما تنطقون على لسان شيطان.وفي قوله: »أو بَعْضِ قَوْلِكُمْ« حذف واختصر، ومعناه دعوا بعض قولكم واتركوه وأراد بذلك اقتصاد في المقال
    .1. (5391)- Mutarrif İbnu Abdillah, babası (radıyallahu anh)'tan naklediyor: "Benî Amir heyetiyle Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın yanına gitmiştik.
    "Sen bizim efendimizsin!" diye hitap ettik.
    "Efendi, Allah'tır!" buyurdular. Biz:
    "Fazilette en ileride olanımız, mertlikte en başta gelenimizsin!" dedik. Bize: "Söylediğinizin hepsi bu veya buna yakın bir söz olsun. Şeytan sizi (mübalağalı medihlerde) koşturmasın!" buyurdular." [Ebu Davud, Edeb 10, (4806).]
    AÇIKLAMA:
    1- Hadis, seyyid yani efendi kelimesini hakiki manada insanlara izafe etmeyi yasaklamaktadır. İnsanların alnından tutup, onları gerçek manada idare eden Allah'tır.
    Ancak alimler, bunun insanlara, daha hususi manada ferdlere izafe edilerek kullanılmasını caiz görürler. Nitekim Resulullah اَنَا سَيّدُ وَلَدِ آدَمَ وََ فَخْرَ "Ben ademoğlunun efendisiyim. Bunu söylemem fahr değildir" buyurmuştur. Yani: "Ben bunu övünmek için değil, Allah'ın bana verdiği nimeti tahdisen (zikretmiş olmak için) söylüyorum" demek istemiştir. Nitekim Buhârî'de gelen bir rivayette Hz. Ömer ابو بَكْر سَيِّدُنَا وَاَعْتَقَ سَيِّدَنَا يَعْنِى بًَِ "Ebu Bekr bizim efendimizdir" demiş ve Bilal'i kastederek: "E-fendimizi azad etti" diyerek sözlerini noktalamıştır.

    Ktub-u Sitte | Hadis Ansiklopedisi Prof.Dr. brahim Canan

    Hadis No: 5392-5356-Hz. İbnu Abbâs anlatıyor: “Hz. Ömer’in şöyle söylediğini işittim: “Resûlullah’’ı dinledim diyordu ki: “Hakkımda, Hıristiyanların Meryem oğlu İsa’ya yaptıkları aşırı övgülerde bulunmayın. Şurası muhakkak ki ben bir kulum. Benim için “Allah’ın kulu ve elçisi deyin.” Buhârî, Enbiya 44, (Teysîr, bu hadisi Müslim’in de rivayet ettiğine işaret eder.)


  12. 15.Ağustos.2012, 06:07
    6
    çelebiler - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    Medih, övmek demektir. Birini övmek, ona kemal sıfatlarından birini veya birkaçını izafe etmekle olur. İslam telakkisinde her çeşit kemalin sahibi, kaynağı Allah'tır. Bu sebeple insanlara kemal nisbet etmek, kişiyi nankörlüğe, şirke atabilecek ciddi bir tehlikedir. Bu sebeple övmek veya övünmek pek hoş karşılanmamıştır. Kişi mazhar olduğu her çeşit nimet, fazilet ve kemali Allah'tan bilmeli, O'na nisbet etmelidir. Bu manada nimetin zikir ve beyanı caizdir, bir nevi şükürdür. فَاَمَّا بِنِعْمَةِ رَبِّكَ فَحَدِّثْ "Rabbinin nimetini yadet!" (Duha 11) ayeti bir bakıma nimeti yadetmeyi, söylemeyi emreder. Bu övünme olmuyor, nimet, sahibine nisbet ediliyor. Aksi takdirde nefis "nimet benden" yanılgısına bile düşebilir, Allah'a nisbet ederek zikri, bu vartayı önler.
    Resulullah, başkasını övmeyi de hoş karşılamamış, zaruret olmadan kişileri yüzlerine karşı övmeyi yasaklamıştır. "Meddahların yüzüne toprak saçın" buyurmuştur.
    Son olarak şunu da belirtelim: Alimler, medih yasağını kişide olmayan şeylerle yapılan mübalağalı medhe hamletmişler, hatta bazan övgünün kişiyi hayırda ilerlemeye başkalarını bu hayırda ona uymaya teşvik olacağından, müstahsen olacağını söylemişlerdir. Bu husus bahsin sonunda açıklanacaktır.
    ـ5391 ـ1ـ عن مُطرِفِ بن عبداللَّه عن أبيه رَضِيَ اللَّهُ عَنْه قال: ]اِنْطَلَقْتُ في وَفْدِ بَنِي عَامِرٍ الى رَسُولِ اللَّهِ #، فَقُلْنَا: أنْتَ سَيِّدُنَا. فَقَالَ: الْسَّيِّدُ اللَّهُ. قُلْنَا: وَأفْضَلُنَا فَضًْ، وَأعْظَمُنَا طَوًْ. فَقَالَ: قُولُوا بِقَوْلِكُمْ، أوْ بَعْضِ قَوْلِكُمْ، وََ يَسْتَجْرِيَنَّكُمُ الشَّيْطَانُ[. أخرجه أبو داود.ومعنى الحديث تكلموا بما يحضركم من القول وتسجعوا كأنما تنطقون على لسان شيطان.وفي قوله: »أو بَعْضِ قَوْلِكُمْ« حذف واختصر، ومعناه دعوا بعض قولكم واتركوه وأراد بذلك اقتصاد في المقال
    .1. (5391)- Mutarrif İbnu Abdillah, babası (radıyallahu anh)'tan naklediyor: "Benî Amir heyetiyle Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın yanına gitmiştik.
    "Sen bizim efendimizsin!" diye hitap ettik.
    "Efendi, Allah'tır!" buyurdular. Biz:
    "Fazilette en ileride olanımız, mertlikte en başta gelenimizsin!" dedik. Bize: "Söylediğinizin hepsi bu veya buna yakın bir söz olsun. Şeytan sizi (mübalağalı medihlerde) koşturmasın!" buyurdular." [Ebu Davud, Edeb 10, (4806).]
    AÇIKLAMA:
    1- Hadis, seyyid yani efendi kelimesini hakiki manada insanlara izafe etmeyi yasaklamaktadır. İnsanların alnından tutup, onları gerçek manada idare eden Allah'tır.
    Ancak alimler, bunun insanlara, daha hususi manada ferdlere izafe edilerek kullanılmasını caiz görürler. Nitekim Resulullah اَنَا سَيّدُ وَلَدِ آدَمَ وََ فَخْرَ "Ben ademoğlunun efendisiyim. Bunu söylemem fahr değildir" buyurmuştur. Yani: "Ben bunu övünmek için değil, Allah'ın bana verdiği nimeti tahdisen (zikretmiş olmak için) söylüyorum" demek istemiştir. Nitekim Buhârî'de gelen bir rivayette Hz. Ömer ابو بَكْر سَيِّدُنَا وَاَعْتَقَ سَيِّدَنَا يَعْنِى بًَِ "Ebu Bekr bizim efendimizdir" demiş ve Bilal'i kastederek: "E-fendimizi azad etti" diyerek sözlerini noktalamıştır.

    Ktub-u Sitte | Hadis Ansiklopedisi Prof.Dr. brahim Canan

    Hadis No: 5392-5356-Hz. İbnu Abbâs anlatıyor: “Hz. Ömer’in şöyle söylediğini işittim: “Resûlullah’’ı dinledim diyordu ki: “Hakkımda, Hıristiyanların Meryem oğlu İsa’ya yaptıkları aşırı övgülerde bulunmayın. Şurası muhakkak ki ben bir kulum. Benim için “Allah’ın kulu ve elçisi deyin.” Buhârî, Enbiya 44, (Teysîr, bu hadisi Müslim’in de rivayet ettiğine işaret eder.)


  13. 15.Ağustos.2012, 06:29
    7
    @mir
    âb ü kil

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 12.Ağustos.2009
    Üye No: 49589
    Mesaj Sayısı: 3,358
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 36
    Yaş: 43
    Bulunduğu yer: Dârü'l-İmtihân

    Cevap: peygamberimize kainatın efendisi denilmektedir. Bu şirk midir?

    kardeşler konu Resulullah'a Efendimiz diye hitab edilip edilemeyeceği değil -ki o da hadisle yasaklanmış-
    konu Resulullah'a Kainatın Efendisi denilip denilemeyeceği
    bu konuda da bayındır doğru olanı söylüyor
    yani bu söz Rabbü'l-Alemin demektir ve sadece Allah için kullanılmalıdır


  14. 15.Ağustos.2012, 06:29
    7
    âb ü kil
    kardeşler konu Resulullah'a Efendimiz diye hitab edilip edilemeyeceği değil -ki o da hadisle yasaklanmış-
    konu Resulullah'a Kainatın Efendisi denilip denilemeyeceği
    bu konuda da bayındır doğru olanı söylüyor
    yani bu söz Rabbü'l-Alemin demektir ve sadece Allah için kullanılmalıdır


  15. 15.Ağustos.2012, 06:57
    8
    @mir
    âb ü kil

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 12.Ağustos.2009
    Üye No: 49589
    Mesaj Sayısı: 3,358
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 36
    Yaş: 43
    Bulunduğu yer: Dârü'l-İmtihân

    Cevap: peygamberimize kainatın efendisi denilmektedir. Bu şirk midir?

    çelebiler kardeş
    verdiğin şu hadisin:

    1. (5391)- Mutarrif İbnu Abdillah, babası (radıyallahu anh)'tan naklediyor: "Benî Amir heyetiyle Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın yanına gitmiştik.
    "Sen bizim efendimizsin!" diye hitap ettik.
    "Efendi, Allah'tır!" buyurdular. Biz:
    "Fazilette en ileride olanımız, mertlikte en başta gelenimizsin!" dedik. Bize: "Söylediğinizin hepsi bu veya buna yakın bir söz olsun. Şeytan sizi (mübalağalı medihlerde) koşturmasın!" buyurdular." [Ebu Davud, Edeb 10, (4806).]

    bir de şöyle bir versiyonu olacak

    bir kısım insanlar Resulullah'a gelerek Ya Seyyidena ey efendimiz dediler
    o dediğiniz Allah'tır dedi
    bunun üzerine Ya hayru'l_beriyye ey yaratılmışların en hayırlısı dediler
    o dediğiniz de felan oğlu felan oğlu felan nebidir dedi

    bu versiyonun kaynağını biliyor musun?



  16. 15.Ağustos.2012, 06:57
    8
    âb ü kil
    çelebiler kardeş
    verdiğin şu hadisin:

    1. (5391)- Mutarrif İbnu Abdillah, babası (radıyallahu anh)'tan naklediyor: "Benî Amir heyetiyle Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın yanına gitmiştik.
    "Sen bizim efendimizsin!" diye hitap ettik.
    "Efendi, Allah'tır!" buyurdular. Biz:
    "Fazilette en ileride olanımız, mertlikte en başta gelenimizsin!" dedik. Bize: "Söylediğinizin hepsi bu veya buna yakın bir söz olsun. Şeytan sizi (mübalağalı medihlerde) koşturmasın!" buyurdular." [Ebu Davud, Edeb 10, (4806).]

    bir de şöyle bir versiyonu olacak

    bir kısım insanlar Resulullah'a gelerek Ya Seyyidena ey efendimiz dediler
    o dediğiniz Allah'tır dedi
    bunun üzerine Ya hayru'l_beriyye ey yaratılmışların en hayırlısı dediler
    o dediğiniz de felan oğlu felan oğlu felan nebidir dedi

    bu versiyonun kaynağını biliyor musun?



  17. 15.Ağustos.2012, 08:39
    9
    HAMMADUN
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 03.Aralık.2010
    Üye No: 81065
    Mesaj Sayısı: 1,021
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: peygamberimize kainatın efendisi denilmektedir. Bu şirk midir?

    Eğer bir İNSAN Peygamber Efendimiz (S.A.V.) diyorsa, kainatın SIRRI'dır İNSAN....

    Kainatın efendisi demekte, hiç bir mahsur atfedilemez.....

    Peki, Efendi İLAH manasında kullanılamazmı.....????

    LA İLAHE İLLALLAH'ın Olduğu hiç bir yerde, hiç bir efendi, İLAH manasına yada manasında kullanılamaz....

    RAB'bim Cümlemizden Razı Olsun. Amin.


  18. 15.Ağustos.2012, 08:39
    9
    HAMMADUN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    Eğer bir İNSAN Peygamber Efendimiz (S.A.V.) diyorsa, kainatın SIRRI'dır İNSAN....

    Kainatın efendisi demekte, hiç bir mahsur atfedilemez.....

    Peki, Efendi İLAH manasında kullanılamazmı.....????

    LA İLAHE İLLALLAH'ın Olduğu hiç bir yerde, hiç bir efendi, İLAH manasına yada manasında kullanılamaz....

    RAB'bim Cümlemizden Razı Olsun. Amin.


  19. 15.Ağustos.2012, 16:10
    10
    @mir
    âb ü kil

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 12.Ağustos.2009
    Üye No: 49589
    Mesaj Sayısı: 3,358
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 36
    Yaş: 43
    Bulunduğu yer: Dârü'l-İmtihân

    Cevap: peygamberimize kainatın efendisi denilmektedir. Bu şirk midir?

    Alıntı
    Eğer bir İNSAN Peygamber Efendimiz (S.A.V.) diyorsa, kainatın SIRRI'dır İNSAN....
    karizmatik olacağım diye öyle bir yazıyorsun ki ne dediğin anlaşılmıyor
    "insan kainatın sırrıdır" diye bir hadis olduğunu mu iddia ediyorsun?
    eğer öyleyse kaynağı nedir?


  20. 15.Ağustos.2012, 16:10
    10
    âb ü kil
    Alıntı
    Eğer bir İNSAN Peygamber Efendimiz (S.A.V.) diyorsa, kainatın SIRRI'dır İNSAN....
    karizmatik olacağım diye öyle bir yazıyorsun ki ne dediğin anlaşılmıyor
    "insan kainatın sırrıdır" diye bir hadis olduğunu mu iddia ediyorsun?
    eğer öyleyse kaynağı nedir?


  21. 15.Ağustos.2012, 17:11
    11
    karadamlalar
    Kesintili Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Temmuz.2012
    Üye No: 96809
    Mesaj Sayısı: 1,620
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 17

    Cevap: peygamberimize kainatın efendisi denilmektedir. Bu şirk midir?

    "kainatın sırrı insandır" gibi lafları alevi deyiş-nefeslerinden hatırlarım,bir çeşit vahdet-i vücud culuk mu?@mir abinin de dediği gibi açık yazabilir misin?


  22. 15.Ağustos.2012, 17:11
    11
    karadamlalar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kesintili Üye
    "kainatın sırrı insandır" gibi lafları alevi deyiş-nefeslerinden hatırlarım,bir çeşit vahdet-i vücud culuk mu?@mir abinin de dediği gibi açık yazabilir misin?


  23. 17.Ağustos.2012, 01:45
    12
    HAMMADUN
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 03.Aralık.2010
    Üye No: 81065
    Mesaj Sayısı: 1,021
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: peygamberimize kainatın efendisi denilmektedir. Bu şirk midir?

    Vahdet-i Vücut mu....???? İNSAN KAİNATIN SIRRI'dır..... Vahdet-i Vucutamı giriyor.... Bakalım Vahdet-i Vücut'amı giriyor.....

    Demek Kaynak İstiyorsunuz.....

    Pekala... O halde kaynak sunalım.....

    Toplamda beş adet sorumuz var şimdilik


    ADEM neden havva'ya uydu da cennetten atıldı?


    Bunun iki cevabı var. Birincisi HOCAM'ın latifeyi lutfeten lutfetmesi gibi. Baktıki cennette havvadan daha güzel bişey yok. Bende gideyim dedi.

    Bu sözün latifesi

    Cevaba gelince, Adem(A.S.) yeryüzüne inecektiki, gayb bir alemde, İNSAN FABRİKASI çalışacaktı ki; İNSAN'lar yaradılış gayesine uygun olarak günah işleyecek ve tövbe edecek, yaptıkları hal ve hareketlerle nasıl bir İNSAN olduklarını RAB'lerine karşı kanıtlayıp şahit tutacaklardı.

    Hülasa ADEM(A.S.)'in yeryüzü serüveni vardı. O serüvende sonradan kendisine ne bir ilave nede bir eksiltme yapılacak olan LEVHU MAHFUZ, Mahfuz olan levhada, kitapta yazılıydı. Yazılan yazılmış, çizilen çizilmişti. O herşey gibi RAB'bimin ilmi dahilindeydi.Yinede Rab'bi ADEM'e(A.S.) Cüz-i İradesini vermişti. İmtihan başlayacaktı. Rab'bi Şeytan Aleyyullana'yı da göstermişti üstelik ADEM(A.S.)'e ve ADEM(A.S.)'in hayrına bişey yapmayacağıda muhakkaktı.

    Ne demişti RAB'bi ADEM(A.S.)'e, şu ağaca yaklaşmayın, yiyin için emniyet içerisinde gezin ancak O AĞACA YAKLAŞMAYIN. Peki Şeytan'ın kulağına kar suyunu kim kaçırdı dersiniz. Hangi vasıtalarla öğrendi cennetteki o ağacın onların kovulmasına vesile olacağını, hülasa cilve-i Rahmanın bir oyunu hepsi, yaradılış gayesine denk düşürecek İNSAN'ı

    Adem(A.S.) Havva anamızla yer yüzüne indiğinde, Havva anamızı aradı lakin bulamadı. Koskoca dünyada, binbir türlü tehlikeye rağmen yinede RAB'binin korumasındaydılar. Zira İNSAN'lık onlardan türeyecekti. Sonunda ADEM RAB'bine yöneldide, Eşi benzeri olmayan, kuvvet ve kudret sahibi yüce Rab'bim

    BİZ NEFSLERİMİZE ZULMETTİK, TÖVBEMİZİ EN ÇOK SEVDİĞİNİN HATIRINA KABUL EYLE diye birde PEYGAMBER EFENDİMİZ(S.A.V.)'ide işin içine katınca, yaradılış gayesine uygun düşmüş ve Rab'bi Onu tövbesiyle birlikte KULUM diyerek Peygamberlikle müjdelemiştir

    Doğaldır ki; Şeytan Aleyyullana'nın ilk yıkıldığı andır bu

    Varmı İNSAN'lık tarihinde, havva'ya uymayıpta cennetten atılmayacak bir fani. Var diye çıkarsa biri, hiç günahsız olması şartıyla birlikte gelmesi gerekiyor. Zira atılmanın sebebi günahtı zaten. Eğer bir insan ben günahsızım derse. O'nu da sizin takdirlerinize arz ederim.

    Gelelim diğer sorulara.


    ALLAH Adem'i yarattı da havva'yı yaratmaya neden ihtiyaç duydu


    Bu soruya Hammadun şundan dolayı derse, Rab'binden öyle bir tokat yerki, bir dahada yeryüzünde burnu yerden kalkmaz maazallah. Burnumuz yerde olsun kıymeti yokta, Rab'bimizin rızasının dışında olmak hırpalar bizi. Rab'bimin hikmetidir der yaratma sanatının zirvesi olarak tanımladığı İNSAN'ın en güzel yaratılmışlıkla yaratıldığına da iman ederiz. Muhakkak ki; O kudret ve hikmet sahibidir. O boştan ve gayesiz hiç bir şey yaratmaz.

    Gelelim diğer soruya.


    melekler de şeytan da ADEM yaratılırken itirazda veya sitamde bulunmuşlardır Peki melekleri de ALLAH yaratmış ise nasıl böyle bir cür-et'te bulunmuşlardır


    Melekler öyle bir cürette asla bulunmamışlardır. Sadece Şeytan Aleyyullana, O'da neden. İlim sahibi olmasından dolayı, Mantık oyunu içine girdi, Nefsine mağlup oldu ve lanetlendi.

    Baktı ki; Rab'bi çamurdan bir İNSAN yaratacağım diyor ve Secde edin dediğim zamanda o'na secde edin diyor. Üstelikte BEKLEYİN diyor. Secde edin dediğim zaman secde edeceksiniz. Bekliyorlar hepsi, Rab'bi Alimleri ve Melekleri Allahın varlığına şahit tutuyor.Ancak Şeytan ve Yarenlerini değil. Adem(A.S.) yaratılmıştır. Rab'bi Ruh'undan bir cüz'iyi ona üflemiş ve SECDE EDİN demiştir. Tüm semavat arşta dahil ve bunların içindekilerin hepsi SECDE ETMİŞLER'dir. Yalnız Şeytan Aleyyullana hariç, Allahu Taala sorar iblis'e SEN NEDEN SECDE ETMEDİN. Orada ilmini kullanmaya kalkar, neticede karşısındaki adalet sahibidir ve ilme itibar edicidir.

    O'nu der. Çamurdan yarattın, Ateşin sönmüş ve en hakir hali. BEN Kİ; ATEŞTEN YARATILDIM. Ateş çamuru temizler. Ancak çamur ateşe hiç bir şey yapamaz. İLMİYLE AMEL ETMEK işte bu olsa gerek.

    Halbuki ALLAHU TAALA'nın İLMİNE SAYGI gösterip, İLMİ İLE AMEL ETMEMİŞ olsaydı lanetlenmiyecektir. ALLAHIN EMRİNE İTAAT ETMEMEK en büyük ilim sahibide olsanız sizi uçuruma sürüklemek için yeterli ve geçerli bir nedendir. İlim sahibi olabilirsiniz, Ancak HİKMET SAHİBİ'nin karşısına İLİM'le çıkılmaz.

    Lanetlenir Şeytan Aleyyullana ve tüm yaratılmışlar EMİR SECDESİ'nden kalkmıştılar ki; ŞÜKÜR SECDESİ'ne yöneldiler. Zira onlar emre itaat etmişler ve Rab'binin rızası ile birlikte lanetlenmekten kurtulmanın şükrünü eda etmektedirler.

    Bakalım diğer sorumuza.


    GAYB'a ''ilim ilmi bilmektir, ilim kendin bilmektir'' sözünde hareketle ulaşmak


    Allahu Taala KEMAL SIFATLAR'la teçhizdir. O eğer kemale ermemiş bir sıfatla, insanı ilk yarattığında, SİZİN RABBİNİZİM dediğinde inkar edenleri anında cezalandırıp, mükafat sahiplerinide anında ödüllendirmiş olsaydı, o konuştukları zaman gökleri çatlacak gibi olanların sözlerine muhatap kalırdı ki; O asla kendisine soru sorulabilecek bir İLAH değildir. O'nda tüm sorular karşılığını bulmuştur.Onlar Rab'lerinin karşılarında olduğunu bizatihi müşahade ederken, O'na inanamadılarda TAHAYYÜLLERİNDEKİ RAB'bi beklemeye koyuldular.

    Rab'leri onlarla tek tek ahitleşti. İSLAM'ıylada, KÜFFAR'ıylada. Her ikisinide aynı yere gönderdi. Hepsiylede ayrı beldelerde farklı bölgelerde, imtihan başlamış oldu. O kendine itaat ve taatte bulunacaklarıda, isyan edecekleri ve edicileride bilendir. Lakin biz seni burada İLAH'a benzetemedik. Tahayyülümüzdeki İLAH'a tapıyor olsaydık, muhakkaki sen gerçeği bilen olarak, bizim tahayyülümüzdeki İLAH'a tapmamızla sana taptığımızıda bilirdin derlerdi.

    DERLERMİYDİ. DERLERDİ.

    Rab'leride onlara bir koşul sundu. Tahayyülünüzdeki Rab'lerin eşleri benzerleri ve çoluk çocukları vardır. Ancak beni bilecekseniz eşsiz, benzersiz ve çoluk çocuksuz olarak bileceksiniz diye de eklemiştir.

    Olaki onlar bizler muhakkakki gayb bir alemde tahayyülümüzdeki Rab'be itaat ettikte, yinede zulme uğrayanlardan olduk derler.Ancak Rab'bim onlara siz tahayyülünüzdeki Rab'be iman ettiniz. Ancak O Rab benim size kendimi tanıttığım Rab değildi diyecektir.

    Ve. Onlardan her biri iman ettikleri Rab'leriyle cehennemi boylayacaklardır. Tıpkı kendilerine kendini tanıtmış olan Rab'bine iman eden Cennetliklerin Rab'leriyle Cennette mükafatlandırıldıkları gibi.

    Bakalım başka soru varmı.? Yok sorular bitmiş.

    Rab'bim Cümlemizden Razı Olsun. Amin


  24. 17.Ağustos.2012, 01:45
    12
    HAMMADUN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    Vahdet-i Vücut mu....???? İNSAN KAİNATIN SIRRI'dır..... Vahdet-i Vucutamı giriyor.... Bakalım Vahdet-i Vücut'amı giriyor.....

    Demek Kaynak İstiyorsunuz.....

    Pekala... O halde kaynak sunalım.....

    Toplamda beş adet sorumuz var şimdilik


    ADEM neden havva'ya uydu da cennetten atıldı?


    Bunun iki cevabı var. Birincisi HOCAM'ın latifeyi lutfeten lutfetmesi gibi. Baktıki cennette havvadan daha güzel bişey yok. Bende gideyim dedi.

    Bu sözün latifesi

    Cevaba gelince, Adem(A.S.) yeryüzüne inecektiki, gayb bir alemde, İNSAN FABRİKASI çalışacaktı ki; İNSAN'lar yaradılış gayesine uygun olarak günah işleyecek ve tövbe edecek, yaptıkları hal ve hareketlerle nasıl bir İNSAN olduklarını RAB'lerine karşı kanıtlayıp şahit tutacaklardı.

    Hülasa ADEM(A.S.)'in yeryüzü serüveni vardı. O serüvende sonradan kendisine ne bir ilave nede bir eksiltme yapılacak olan LEVHU MAHFUZ, Mahfuz olan levhada, kitapta yazılıydı. Yazılan yazılmış, çizilen çizilmişti. O herşey gibi RAB'bimin ilmi dahilindeydi.Yinede Rab'bi ADEM'e(A.S.) Cüz-i İradesini vermişti. İmtihan başlayacaktı. Rab'bi Şeytan Aleyyullana'yı da göstermişti üstelik ADEM(A.S.)'e ve ADEM(A.S.)'in hayrına bişey yapmayacağıda muhakkaktı.

    Ne demişti RAB'bi ADEM(A.S.)'e, şu ağaca yaklaşmayın, yiyin için emniyet içerisinde gezin ancak O AĞACA YAKLAŞMAYIN. Peki Şeytan'ın kulağına kar suyunu kim kaçırdı dersiniz. Hangi vasıtalarla öğrendi cennetteki o ağacın onların kovulmasına vesile olacağını, hülasa cilve-i Rahmanın bir oyunu hepsi, yaradılış gayesine denk düşürecek İNSAN'ı

    Adem(A.S.) Havva anamızla yer yüzüne indiğinde, Havva anamızı aradı lakin bulamadı. Koskoca dünyada, binbir türlü tehlikeye rağmen yinede RAB'binin korumasındaydılar. Zira İNSAN'lık onlardan türeyecekti. Sonunda ADEM RAB'bine yöneldide, Eşi benzeri olmayan, kuvvet ve kudret sahibi yüce Rab'bim

    BİZ NEFSLERİMİZE ZULMETTİK, TÖVBEMİZİ EN ÇOK SEVDİĞİNİN HATIRINA KABUL EYLE diye birde PEYGAMBER EFENDİMİZ(S.A.V.)'ide işin içine katınca, yaradılış gayesine uygun düşmüş ve Rab'bi Onu tövbesiyle birlikte KULUM diyerek Peygamberlikle müjdelemiştir

    Doğaldır ki; Şeytan Aleyyullana'nın ilk yıkıldığı andır bu

    Varmı İNSAN'lık tarihinde, havva'ya uymayıpta cennetten atılmayacak bir fani. Var diye çıkarsa biri, hiç günahsız olması şartıyla birlikte gelmesi gerekiyor. Zira atılmanın sebebi günahtı zaten. Eğer bir insan ben günahsızım derse. O'nu da sizin takdirlerinize arz ederim.

    Gelelim diğer sorulara.


    ALLAH Adem'i yarattı da havva'yı yaratmaya neden ihtiyaç duydu


    Bu soruya Hammadun şundan dolayı derse, Rab'binden öyle bir tokat yerki, bir dahada yeryüzünde burnu yerden kalkmaz maazallah. Burnumuz yerde olsun kıymeti yokta, Rab'bimizin rızasının dışında olmak hırpalar bizi. Rab'bimin hikmetidir der yaratma sanatının zirvesi olarak tanımladığı İNSAN'ın en güzel yaratılmışlıkla yaratıldığına da iman ederiz. Muhakkak ki; O kudret ve hikmet sahibidir. O boştan ve gayesiz hiç bir şey yaratmaz.

    Gelelim diğer soruya.


    melekler de şeytan da ADEM yaratılırken itirazda veya sitamde bulunmuşlardır Peki melekleri de ALLAH yaratmış ise nasıl böyle bir cür-et'te bulunmuşlardır


    Melekler öyle bir cürette asla bulunmamışlardır. Sadece Şeytan Aleyyullana, O'da neden. İlim sahibi olmasından dolayı, Mantık oyunu içine girdi, Nefsine mağlup oldu ve lanetlendi.

    Baktı ki; Rab'bi çamurdan bir İNSAN yaratacağım diyor ve Secde edin dediğim zamanda o'na secde edin diyor. Üstelikte BEKLEYİN diyor. Secde edin dediğim zaman secde edeceksiniz. Bekliyorlar hepsi, Rab'bi Alimleri ve Melekleri Allahın varlığına şahit tutuyor.Ancak Şeytan ve Yarenlerini değil. Adem(A.S.) yaratılmıştır. Rab'bi Ruh'undan bir cüz'iyi ona üflemiş ve SECDE EDİN demiştir. Tüm semavat arşta dahil ve bunların içindekilerin hepsi SECDE ETMİŞLER'dir. Yalnız Şeytan Aleyyullana hariç, Allahu Taala sorar iblis'e SEN NEDEN SECDE ETMEDİN. Orada ilmini kullanmaya kalkar, neticede karşısındaki adalet sahibidir ve ilme itibar edicidir.

    O'nu der. Çamurdan yarattın, Ateşin sönmüş ve en hakir hali. BEN Kİ; ATEŞTEN YARATILDIM. Ateş çamuru temizler. Ancak çamur ateşe hiç bir şey yapamaz. İLMİYLE AMEL ETMEK işte bu olsa gerek.

    Halbuki ALLAHU TAALA'nın İLMİNE SAYGI gösterip, İLMİ İLE AMEL ETMEMİŞ olsaydı lanetlenmiyecektir. ALLAHIN EMRİNE İTAAT ETMEMEK en büyük ilim sahibide olsanız sizi uçuruma sürüklemek için yeterli ve geçerli bir nedendir. İlim sahibi olabilirsiniz, Ancak HİKMET SAHİBİ'nin karşısına İLİM'le çıkılmaz.

    Lanetlenir Şeytan Aleyyullana ve tüm yaratılmışlar EMİR SECDESİ'nden kalkmıştılar ki; ŞÜKÜR SECDESİ'ne yöneldiler. Zira onlar emre itaat etmişler ve Rab'binin rızası ile birlikte lanetlenmekten kurtulmanın şükrünü eda etmektedirler.

    Bakalım diğer sorumuza.


    GAYB'a ''ilim ilmi bilmektir, ilim kendin bilmektir'' sözünde hareketle ulaşmak


    Allahu Taala KEMAL SIFATLAR'la teçhizdir. O eğer kemale ermemiş bir sıfatla, insanı ilk yarattığında, SİZİN RABBİNİZİM dediğinde inkar edenleri anında cezalandırıp, mükafat sahiplerinide anında ödüllendirmiş olsaydı, o konuştukları zaman gökleri çatlacak gibi olanların sözlerine muhatap kalırdı ki; O asla kendisine soru sorulabilecek bir İLAH değildir. O'nda tüm sorular karşılığını bulmuştur.Onlar Rab'lerinin karşılarında olduğunu bizatihi müşahade ederken, O'na inanamadılarda TAHAYYÜLLERİNDEKİ RAB'bi beklemeye koyuldular.

    Rab'leri onlarla tek tek ahitleşti. İSLAM'ıylada, KÜFFAR'ıylada. Her ikisinide aynı yere gönderdi. Hepsiylede ayrı beldelerde farklı bölgelerde, imtihan başlamış oldu. O kendine itaat ve taatte bulunacaklarıda, isyan edecekleri ve edicileride bilendir. Lakin biz seni burada İLAH'a benzetemedik. Tahayyülümüzdeki İLAH'a tapıyor olsaydık, muhakkaki sen gerçeği bilen olarak, bizim tahayyülümüzdeki İLAH'a tapmamızla sana taptığımızıda bilirdin derlerdi.

    DERLERMİYDİ. DERLERDİ.

    Rab'leride onlara bir koşul sundu. Tahayyülünüzdeki Rab'lerin eşleri benzerleri ve çoluk çocukları vardır. Ancak beni bilecekseniz eşsiz, benzersiz ve çoluk çocuksuz olarak bileceksiniz diye de eklemiştir.

    Olaki onlar bizler muhakkakki gayb bir alemde tahayyülümüzdeki Rab'be itaat ettikte, yinede zulme uğrayanlardan olduk derler.Ancak Rab'bim onlara siz tahayyülünüzdeki Rab'be iman ettiniz. Ancak O Rab benim size kendimi tanıttığım Rab değildi diyecektir.

    Ve. Onlardan her biri iman ettikleri Rab'leriyle cehennemi boylayacaklardır. Tıpkı kendilerine kendini tanıtmış olan Rab'bine iman eden Cennetliklerin Rab'leriyle Cennette mükafatlandırıldıkları gibi.

    Bakalım başka soru varmı.? Yok sorular bitmiş.

    Rab'bim Cümlemizden Razı Olsun. Amin





+ Yorum Gönder
Git 124 Son