Konusunu Oylayın.: Geçmişte alkol, sigara veya uyuşturucu kullanan ve şimdi pişman olup bırakanan birinin hayat hikayesi

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 4 kişi
Geçmişte alkol, sigara veya uyuşturucu kullanan ve şimdi pişman olup bırakanan birinin hayat hikayesi
  1. 29.Nisan.2012, 15:22
    1
    HACI12
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 03.Şubat.2010
    Üye No: 73040
    Mesaj Sayısı: 34
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 45

    Geçmişte alkol, sigara veya uyuşturucu kullanan ve şimdi pişman olup bırakanan birinin hayat hikayesi






    Geçmişte alkol, sigara veya uyuşturucu kullanan ve şimdi pişman olup bırakanan birinin hayat hikayesi Mumsema arkadaşlar ödevimin konusu geçmişte alkol,sigara veya uyuşturucu kullanan ve şimdi pişman olup bırakanan birinin hayat hikayesi işte nasıl başlamış nasıl bırakmış gibilerinden lütfen yardımcı olun...


  2. 29.Nisan.2012, 15:22
    1
    Üye



    arkadaşlar ödevimin konusu geçmişte alkol,sigara veya uyuşturucu kullanan ve şimdi pişman olup bırakanan birinin hayat hikayesi işte nasıl başlamış nasıl bırakmış gibilerinden lütfen yardımcı olun...


    Benzer Konular

    - Alkol kullanan akrabaya yardım

    - Alkol ve uyuşturucu ile mücadele

    - Alkol ve Uyuşturucu

    - Mars Gezegeni'nde hayat olup olmadığı araştırılıyor. Marsta hayat varmı?

    - Alkol kullanan bakkaldan alışveriş

  3. 03.Mayıs.2012, 13:58
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: geçmişte alkol, sigara veya uyuşturucu kullanan ve şimdi pişman olup bırakanan birinin hayat hikayesi




    Buyur kardeşim medyatik bir ünlünün
    bataklıktan gül bahçesine nasıl geldiğinin hikayesine örnek
    ayrıca ben bu hikayenin kitabını okudum ve gerçekten çok etkilendim
    tavsiye ederim istediğin konularla ilgili ayrıntılarıyla açıklamış
    inşaAllah işine yarar.


    -------------------------


    “Hacı Yaşar”ın 85 bin adet basılan “Namazla Yeniden Doğdum” kitabında yazdıklarına dikkatinizi çekerim:
    “Şimdi geçen onlarca yılın acısını çıkarmaya, yaptığım hataları iyiliklerle gidermeye çalışıyorum.
    ... Diğer taraftan da başta hidayete erme hikâyem olmak üzere bildiklerimi gençlere anlatıyorum. Bir sohbette dinlemiştim: İslam’ı geç kabul eden sahabiler, geçen yılların acısını çıkarmak için daha fazla çalışmış, daha fazla koşmuş, ibadet ve tebliğ yolunda çırpınmışlar.
    Ben de kendimi ‘geç kalanlar’dan gördüğüm için, davet edildiğim seminer, konferans ve panellerde konuşmalar yapıyor, dinimizin güzelliğini anlatıyorum. Bu toplantılarda bilhassa genç kardeşlerime sesleniyorum. Çünkü gençler, sanat ve sinema dünyasındaki ışıltılı hayata özenebiliyor. Eğer o hayat insanı mutlu etseydi, eğer aklını/ruhunu/kalbini/duygularını doyursaydı, ben o debdebeli ve tantanalı yaşamı bırakıp Yunusvari/dervişane bir hayata sığınmazdım.”
    Alptekin hakkında yazdıklarım için beni “dinsiz-imansız” ilan edenler işte bunlar. Ancak gelen e-postalar arasında, “Bu Yaşar Alptekin’in kıymet-i harbiyesi ne ki, onu dikkate alıp da hakkında yazılar yazıyorsun? Gerçekten kim bu Yaşar Alptekin, öğrenmek istiyoruz” diye yazanlar da var.
    Onların bu samimi merakını gidermek için Yaşar Alptekin’i biraz tanıtmak isterim.

    “Şarköylü Deli Yaşar”

    Kendi deyimiyle “Şarköylü Deli Yaşar”, 1980 yılında mankenliğe başladı. Bir yıl sonra Günaydın gazetesinin dans yarışmasında birinci seçildi. 1985’te ise Hürriyet’in “Fotoroman Kralı” oldu. 1986’da TRT için “Kuruluş” dizisini çekmeye hazırlanan Yücel Çakmaklı, bir katalogda gördüğü fotoğrafını beğenince Alptekin’i oyuncu yaptı. Onu, “Osman Gazi” rolünde oynattı.
    Alptekin “Kuruluş”ta oynadığında Türkiye’nin en popüler mankenlerinden biriydi ama bu dizi sayesinde oyuncu olarak da yıldızı parladı.
    Ardından Halit Refiğ’in yönettiği “Teyzem” filminde başrolü Müjde Ar’la paylaştı. Bunu “Beyaz Bisiklet”, “Çağdaş Bir Köle”, “Lambada”, “Kara Sevda”, “Seni Seviyorum” ve “Mavi Melek” gibi 30 civarında film izledi.
    Kendi deyimiyle “Şöhret dağının zirvesindeyken” kazandıklarını har vurup harman savuran Alptekin için yıllar ilerledikçe sular çekilmeye, deniz bitmeye başladı. Alptekin’in birden parlayan yıldızı aynı hızla sönmeye başladı. Artık yeni jenerasyonun gençleri revaçtaydı. Eskisi gibi iş bulamamaya, yaptığı işler de tutmamaya başladı.
    1991’de evlendiği Nilgün Altınyayla’dan bir kızı oldu.
    Çok geçmeden biten bu evlilik Alptekin için “kötü günlerin başlangıcı” oldu.
    Evde değil, Harbiye’de ortak olduğu mankenlik ajansında kalıyordu. Çünkü o artık parasızdı ve borç batağındaydı...
    Teselliyi kimi zaman alkolde, bazen falcılarda, büyücülerde, bazen de intihar teşebbüsünde aradı.

    Alptekin o dönemde taksicilik, hatta dilencilik bile yaptı. Kitabında o günleri şöyle anlattı: “Dilencilik yaparken, ne kadar duyarsız bir toplum olduğumuzu hissettim. İnsanlar yanımdan geçerken beni görmüyordu, görenler ise iğrenerek bakıyordu. Hele o bana hayran olan, peşimden koşan kadınlar! Pisliğe bakar gibi bakıyorlardı bana.”
    Kendi tanımıyla “Şöhret dağının zirvesindeyken” Gönül Yazar, Derya Arbaş, Neslihan Acar (ki onunla nişanlanmıştı) gibi ünlülerle aşk, genç manken meraklısı kadınlarla kısa süreli ilişkiler yaşayan Alptekin artık şu soruyu kendine sormaya başladı: “Yaşar Alptekin bu kadar iş yaptı, bu kadar popüler oldu. Ona şöhret, para, kadın, itibar ve her türlü nimet sunuldu. Peki o şimdi bunlardan hangisine sahip oldu. Elinde ne kaldı geriye?”
    Kurtuluşu dinde buldu
    Alptekin kitabında bu soruyu yanıtlarken, “Artık bu şekilde yaşayamam, yaşım da ilerledi. Bir hidayete ereyim diye düşünmedim” diye yazdı ama sonuç ortada...
    Şov dünyasının gözde bir yıldızıyken kendi deyimiyle hep “uçlarda yaşayan” Alptekin, Sakıp Sabancı’nın cenazesinden sonra, “geçmişini çöpe atıp” kendini dine verdi.
    O güne kadar ezan seslerini duymazdan gelen Alptekin, artık her ezan sesinin titrettiği bir insan haline geldi.
    Günahlarından arınmak için mezarlıklarda sabahlayan, namaz için camiden camiye koşan bir adam oldu.
    Hidayete eriş öyküsü ve “Namazla Yeniden Doğdum” kitabı da onu, gençlere ibretlik uyarılar, altın tavsiyeler veren bir vaiz yaptı.
    Alptekin şimdi de hacı oldu.
    milliyet

    --------------------------

    Kısa bir zaman önce iç dünyası ile ilgili önemli bir dönüşüm yaşayan Yaşar Alptekin hidayete eriş öyküsünü anlattı. Alptekin'in gözünü Tekirdağlı bir cami hocası açmış


    Beş yıldır eski yaşantısından uzaklaşıp kendisini ibadete verdiğini belirten manken ve dizi oyuncusu Yaşar Alptekin, "Gözümü Tekirdağlı bir hoca açtı" dedi. Kendisi için bir milad olduğunu belirttiği Sakıp Sabanc'ının cenazesinden beri ibadetlerine devam eden Alptekin, Tekirdağlı hoca ile arasında geçen diyalogu şöyle anlatıyor: "Hocaya bir isteği olup olmadığını sordum. (Benim mümine ihtiyacım var) dedi. Çok etkilendim." diye konuştu. Alptekin Haber 7'ye daha öncede şu açıklamaları yapmıştı: RAHMETLİ SABANCININ CENAZESİYDİ.. Yaşar Alptekin ünlü işadamı Sakıp Sabancı'nın cenazesi'ne katıldığında insanları yakından izleme fırsatı bulduğunu onların haleti ruhiyelerinin üzerinde büyük izler bıraktığını belirterek "Hepsinde büyük bir üzüntü ve mutsuzluk vardı. Bende o anda bir değişim oldu sankı. Bu yeni hayatının ona hemen bir armağanı oldu.. Alptekin cenazeden sonra eve geldiğinde namaz kılmak istediğini ve arkadaşlarının yardımı abdest alarak ilk namazı kıldığını daha sonra da İçerenköy'de sabah namazına gittiğini belirterek "Ondan sonra tamamen değiştim sanki." dedi. Daha sonra 12 yaşındaki kızının kendisiyle birlikte namaz kılmak istediğini söylemesi üzerine çok büyük bir mutluluk yaşadığını belirten Alptekin: 15 gün sonra kızım da hiçbir tesir altında kalmadan namaz kılmak istediğini söyledi ve namızı öğrendi. Bazen geceleri elinde tesbihle uyurken görüyorum. O an duyduğum hazzı hiç duymadım. Allah her insana onu yaşatsın" dedi. Eskiden favori mekanlarının gece kulüpleri, disko ve barlar olduğunu söyleyen Yaşar Alptekin şimdi Eyüp Sultan ve Aziz Mahmut Camilerinin yolunu tutuyor. Alptekin : " Öğle namazlarını Eyüp Sultan'da Cumaları Aziz Mahmut Hüdai Camii'nde kılıyorum. Türbeleri ziyarete gidiyorum" derken bir farklılığı da dile getirmeden edemiyor: Şimdi gerçek arkadaşlarla tanıştım. Menfaatsiz bir sevgi olduğunu gördüm. Geçmişte belki daha çok para kazanıyordum. Ama şimdiki mutluluğum yoktu." dedi. 42 yaşındaki ünlü yıldız; önce Umre ardından da Hac planları yapıyor... Alptekin : Allah nasip ederse Nisan'da umreye gideceğim. Daha sonra da kısmet olursa Hacca gitmek istiyorum. Ama hac için hazır mıyım bilmiyorum. Çünkü eski hayattan tamamen kurtulmak ve yeni yaşam tarzıma göre ekmeğimi kazanmak istiyorum." dedi.
    alıntı




  4. 03.Mayıs.2012, 13:58
    2
    Silent and lonely rains



    Buyur kardeşim medyatik bir ünlünün
    bataklıktan gül bahçesine nasıl geldiğinin hikayesine örnek
    ayrıca ben bu hikayenin kitabını okudum ve gerçekten çok etkilendim
    tavsiye ederim istediğin konularla ilgili ayrıntılarıyla açıklamış
    inşaAllah işine yarar.


    -------------------------


    “Hacı Yaşar”ın 85 bin adet basılan “Namazla Yeniden Doğdum” kitabında yazdıklarına dikkatinizi çekerim:
    “Şimdi geçen onlarca yılın acısını çıkarmaya, yaptığım hataları iyiliklerle gidermeye çalışıyorum.
    ... Diğer taraftan da başta hidayete erme hikâyem olmak üzere bildiklerimi gençlere anlatıyorum. Bir sohbette dinlemiştim: İslam’ı geç kabul eden sahabiler, geçen yılların acısını çıkarmak için daha fazla çalışmış, daha fazla koşmuş, ibadet ve tebliğ yolunda çırpınmışlar.
    Ben de kendimi ‘geç kalanlar’dan gördüğüm için, davet edildiğim seminer, konferans ve panellerde konuşmalar yapıyor, dinimizin güzelliğini anlatıyorum. Bu toplantılarda bilhassa genç kardeşlerime sesleniyorum. Çünkü gençler, sanat ve sinema dünyasındaki ışıltılı hayata özenebiliyor. Eğer o hayat insanı mutlu etseydi, eğer aklını/ruhunu/kalbini/duygularını doyursaydı, ben o debdebeli ve tantanalı yaşamı bırakıp Yunusvari/dervişane bir hayata sığınmazdım.”
    Alptekin hakkında yazdıklarım için beni “dinsiz-imansız” ilan edenler işte bunlar. Ancak gelen e-postalar arasında, “Bu Yaşar Alptekin’in kıymet-i harbiyesi ne ki, onu dikkate alıp da hakkında yazılar yazıyorsun? Gerçekten kim bu Yaşar Alptekin, öğrenmek istiyoruz” diye yazanlar da var.
    Onların bu samimi merakını gidermek için Yaşar Alptekin’i biraz tanıtmak isterim.

    “Şarköylü Deli Yaşar”

    Kendi deyimiyle “Şarköylü Deli Yaşar”, 1980 yılında mankenliğe başladı. Bir yıl sonra Günaydın gazetesinin dans yarışmasında birinci seçildi. 1985’te ise Hürriyet’in “Fotoroman Kralı” oldu. 1986’da TRT için “Kuruluş” dizisini çekmeye hazırlanan Yücel Çakmaklı, bir katalogda gördüğü fotoğrafını beğenince Alptekin’i oyuncu yaptı. Onu, “Osman Gazi” rolünde oynattı.
    Alptekin “Kuruluş”ta oynadığında Türkiye’nin en popüler mankenlerinden biriydi ama bu dizi sayesinde oyuncu olarak da yıldızı parladı.
    Ardından Halit Refiğ’in yönettiği “Teyzem” filminde başrolü Müjde Ar’la paylaştı. Bunu “Beyaz Bisiklet”, “Çağdaş Bir Köle”, “Lambada”, “Kara Sevda”, “Seni Seviyorum” ve “Mavi Melek” gibi 30 civarında film izledi.
    Kendi deyimiyle “Şöhret dağının zirvesindeyken” kazandıklarını har vurup harman savuran Alptekin için yıllar ilerledikçe sular çekilmeye, deniz bitmeye başladı. Alptekin’in birden parlayan yıldızı aynı hızla sönmeye başladı. Artık yeni jenerasyonun gençleri revaçtaydı. Eskisi gibi iş bulamamaya, yaptığı işler de tutmamaya başladı.
    1991’de evlendiği Nilgün Altınyayla’dan bir kızı oldu.
    Çok geçmeden biten bu evlilik Alptekin için “kötü günlerin başlangıcı” oldu.
    Evde değil, Harbiye’de ortak olduğu mankenlik ajansında kalıyordu. Çünkü o artık parasızdı ve borç batağındaydı...
    Teselliyi kimi zaman alkolde, bazen falcılarda, büyücülerde, bazen de intihar teşebbüsünde aradı.

    Alptekin o dönemde taksicilik, hatta dilencilik bile yaptı. Kitabında o günleri şöyle anlattı: “Dilencilik yaparken, ne kadar duyarsız bir toplum olduğumuzu hissettim. İnsanlar yanımdan geçerken beni görmüyordu, görenler ise iğrenerek bakıyordu. Hele o bana hayran olan, peşimden koşan kadınlar! Pisliğe bakar gibi bakıyorlardı bana.”
    Kendi tanımıyla “Şöhret dağının zirvesindeyken” Gönül Yazar, Derya Arbaş, Neslihan Acar (ki onunla nişanlanmıştı) gibi ünlülerle aşk, genç manken meraklısı kadınlarla kısa süreli ilişkiler yaşayan Alptekin artık şu soruyu kendine sormaya başladı: “Yaşar Alptekin bu kadar iş yaptı, bu kadar popüler oldu. Ona şöhret, para, kadın, itibar ve her türlü nimet sunuldu. Peki o şimdi bunlardan hangisine sahip oldu. Elinde ne kaldı geriye?”
    Kurtuluşu dinde buldu
    Alptekin kitabında bu soruyu yanıtlarken, “Artık bu şekilde yaşayamam, yaşım da ilerledi. Bir hidayete ereyim diye düşünmedim” diye yazdı ama sonuç ortada...
    Şov dünyasının gözde bir yıldızıyken kendi deyimiyle hep “uçlarda yaşayan” Alptekin, Sakıp Sabancı’nın cenazesinden sonra, “geçmişini çöpe atıp” kendini dine verdi.
    O güne kadar ezan seslerini duymazdan gelen Alptekin, artık her ezan sesinin titrettiği bir insan haline geldi.
    Günahlarından arınmak için mezarlıklarda sabahlayan, namaz için camiden camiye koşan bir adam oldu.
    Hidayete eriş öyküsü ve “Namazla Yeniden Doğdum” kitabı da onu, gençlere ibretlik uyarılar, altın tavsiyeler veren bir vaiz yaptı.
    Alptekin şimdi de hacı oldu.
    milliyet

    --------------------------

    Kısa bir zaman önce iç dünyası ile ilgili önemli bir dönüşüm yaşayan Yaşar Alptekin hidayete eriş öyküsünü anlattı. Alptekin'in gözünü Tekirdağlı bir cami hocası açmış


    Beş yıldır eski yaşantısından uzaklaşıp kendisini ibadete verdiğini belirten manken ve dizi oyuncusu Yaşar Alptekin, "Gözümü Tekirdağlı bir hoca açtı" dedi. Kendisi için bir milad olduğunu belirttiği Sakıp Sabanc'ının cenazesinden beri ibadetlerine devam eden Alptekin, Tekirdağlı hoca ile arasında geçen diyalogu şöyle anlatıyor: "Hocaya bir isteği olup olmadığını sordum. (Benim mümine ihtiyacım var) dedi. Çok etkilendim." diye konuştu. Alptekin Haber 7'ye daha öncede şu açıklamaları yapmıştı: RAHMETLİ SABANCININ CENAZESİYDİ.. Yaşar Alptekin ünlü işadamı Sakıp Sabancı'nın cenazesi'ne katıldığında insanları yakından izleme fırsatı bulduğunu onların haleti ruhiyelerinin üzerinde büyük izler bıraktığını belirterek "Hepsinde büyük bir üzüntü ve mutsuzluk vardı. Bende o anda bir değişim oldu sankı. Bu yeni hayatının ona hemen bir armağanı oldu.. Alptekin cenazeden sonra eve geldiğinde namaz kılmak istediğini ve arkadaşlarının yardımı abdest alarak ilk namazı kıldığını daha sonra da İçerenköy'de sabah namazına gittiğini belirterek "Ondan sonra tamamen değiştim sanki." dedi. Daha sonra 12 yaşındaki kızının kendisiyle birlikte namaz kılmak istediğini söylemesi üzerine çok büyük bir mutluluk yaşadığını belirten Alptekin: 15 gün sonra kızım da hiçbir tesir altında kalmadan namaz kılmak istediğini söyledi ve namızı öğrendi. Bazen geceleri elinde tesbihle uyurken görüyorum. O an duyduğum hazzı hiç duymadım. Allah her insana onu yaşatsın" dedi. Eskiden favori mekanlarının gece kulüpleri, disko ve barlar olduğunu söyleyen Yaşar Alptekin şimdi Eyüp Sultan ve Aziz Mahmut Camilerinin yolunu tutuyor. Alptekin : " Öğle namazlarını Eyüp Sultan'da Cumaları Aziz Mahmut Hüdai Camii'nde kılıyorum. Türbeleri ziyarete gidiyorum" derken bir farklılığı da dile getirmeden edemiyor: Şimdi gerçek arkadaşlarla tanıştım. Menfaatsiz bir sevgi olduğunu gördüm. Geçmişte belki daha çok para kazanıyordum. Ama şimdiki mutluluğum yoktu." dedi. 42 yaşındaki ünlü yıldız; önce Umre ardından da Hac planları yapıyor... Alptekin : Allah nasip ederse Nisan'da umreye gideceğim. Daha sonra da kısmet olursa Hacca gitmek istiyorum. Ama hac için hazır mıyım bilmiyorum. Çünkü eski hayattan tamamen kurtulmak ve yeni yaşam tarzıma göre ekmeğimi kazanmak istiyorum." dedi.
    alıntı




  5. 03.Mayıs.2012, 14:05
    3
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: geçmişte alkol, sigara veya uyuşturucu kullanan ve şimdi pişman olup bırakanan birinin hayat hikayesi

    Bir Hanımın Konken Partilerinden Dönüşü..

    Telefonda bir hanım sesi: -Hocam ben semtimizin sosyetesinden bir konkenci kadınım. Günümüzün büyük kısmı konken masasında, sosyete toplantılarındaki eğlencelerde geçer. Bunu açıkça itiraf etmeme kızmayın lütfen. Bununla beraber ben umreye gitmek istiyorum. Bazı kimseler, senin umren olmaz; çünkü sen başı kolu açık bir konkenci kadınsın, hayatın ortada, dediler. Bu durumda benim kutsal mekanları ziyarete gitmem uygun olmaz mı? Bazılarının dediği gibi, sadece turistik bir seyahat mi sayılır benim umreye gidişim? Bir faydası olmaz mı?..

    -Neden olmasın?.. Umre ayrı bir ibadet, tesettür de ayrı bir mükellefiyet... Hele sen git, mübarek yerleri bir ziyaret et, sonra Allah kalp ve gönlüne bir şeyler ilham edebilir, beklenmedik tecelliler olabilir?

    -Zaten benim umreye gitme arzum da beklenmedik bir tecelliden sonra oldu.

    -Ne gibi bir tecelli?

    -Bir gece, Allah’ım beni bu hayattan kurtar! diye dua ederek yatmıştım. Rüyamda Peygamberimiz’i gördüm, ondan sonra kendimi tutamıyorum. Mutlaka gidip O’nu Medine’deki özel mekânında ziyaret etmek istiyorum, işin aslı budur!..

    -Mademki içinden günahsız bir hayata geçme niyeti geçirmiş, Peygamberimiz’i de rüyada görmüşsün, sana özel bir iltifatı olmuş, git O’nu bir de özel mekânında ziyaret et, bir hikmet ve hayır olabilir bu ziyaretin sonunda...

    Teşekkür eden meçhul hanım telefonu kapatıp gitti. Aradan epey bir zaman geçtikten sonra bir gün yine telefonda bir hanım sesi:

    -Hocam ben size telefon eden o konkenci kadınım.

    -Hatırladım, nasılsınız iyi misiniz?

    -Hocam şu anda Allah’ın en mutlu kullarından biriyim gibi geliyor bana. Çünkü ben sizinle konuştuktan sonra cesaretlendim, umreye gittim. Kutsal yerleri ziyaret edip bir hayli değişerek geldim. Gelince de yine o sosyete arkadaşlarımın yanına bir uğramak istedim. Onlar beni gerici görmesinler de gördüğüm güzellikleri, düşündüğüm doğruları onlara rahatça anlatabileyim diye onların alıştıkları kıyafetimle gittim yanlarına. Fakat onlar beni aynı giyim kuşamla karşılarında görünce öyle bir ayıpladılar ki, bir yuh çekmedikleri kaldı.

    -Ne dediler?

    -Ayıp değil mi dediler bu kıyafetle yine konken masasında aramıza karışman? Sen Peygamber’i rüyada gördün, bununla da kalmayıp O’nun bastığı topraklara yüz göz sürdün. Şimdi de gelip yine aramıza girmek, eski günlerine geri dönmek sana yakışır mı?.. diye çıkıştılar.

    -Eee sonra ne oldu?

    -Sonra ne mi oldu?.. Tabii aralarından ayrılış o ayrılış!.. Şu anda Medine’den aldığım güzel bir abiye kıyafet içinde, kötü alışkanlıklarından kurtulmuş mutlu bir dindar hanım olarak evimde ibadetimdeyim. Beş vaktimi kılıyorum, kaza namazlarımı da kılmaya başlamış bulunuyorum. Fırsat buldukça dinî kitaplar okuyor, kendimi bilgilendirmeye gayret ediyorum. Meğer biz ne gafil, ne cahil bir hayat yaşıyormuşuz da haberimiz yokmuş. Hayatımın konken masalarında geçen kısmını ateşte yaktığım seneler, aylar olarak görüyorum. Allah sizin gibi dini bilenlerden razı olsun. Siz beni teşvik etmeseydiniz bu sonuç olmayacak, başkalarının dediği gibi konken masasından seccadeye dönüş gerçekleşmeyecekti. Bizleri baştan dışlamayan sizin gibi din adamlarına ihtiyacımız var. Bize dua edin, lütfen...

    -Hanımefendi duası istenecek biri varsa o da sizsiniz. Siz bize dua edin. Çünkü baştan o hayattan kurtulma niyetine girmişsiniz, arkasından da Peygamberimiz’in davetine layık olmuşsunuz, konken masasından seccadeye dönmüşsünüz. Büyük bir zoru başarmışsınız. Siz bize dua edin... diyerek telefonu kapatıyor ve düşünüyorum.

    -Arkadaşları konken masasında kalıyor, “Rabb’im beni bu hayattan kurtar” diye dua eden biri, ayrılıp seccadeye dönüyor.

    Demek ki “Yağ mumu isteyene yağ mumu, bal mumu isteyene de bal mumu veriliyor bu âlemde!..” Yeter ki samimi olarak istensin, gönülden dilekte bulunulsun...

    AHMED ŞAHİN



  6. 03.Mayıs.2012, 14:05
    3
    Silent and lonely rains
    Bir Hanımın Konken Partilerinden Dönüşü..

    Telefonda bir hanım sesi: -Hocam ben semtimizin sosyetesinden bir konkenci kadınım. Günümüzün büyük kısmı konken masasında, sosyete toplantılarındaki eğlencelerde geçer. Bunu açıkça itiraf etmeme kızmayın lütfen. Bununla beraber ben umreye gitmek istiyorum. Bazı kimseler, senin umren olmaz; çünkü sen başı kolu açık bir konkenci kadınsın, hayatın ortada, dediler. Bu durumda benim kutsal mekanları ziyarete gitmem uygun olmaz mı? Bazılarının dediği gibi, sadece turistik bir seyahat mi sayılır benim umreye gidişim? Bir faydası olmaz mı?..

    -Neden olmasın?.. Umre ayrı bir ibadet, tesettür de ayrı bir mükellefiyet... Hele sen git, mübarek yerleri bir ziyaret et, sonra Allah kalp ve gönlüne bir şeyler ilham edebilir, beklenmedik tecelliler olabilir?

    -Zaten benim umreye gitme arzum da beklenmedik bir tecelliden sonra oldu.

    -Ne gibi bir tecelli?

    -Bir gece, Allah’ım beni bu hayattan kurtar! diye dua ederek yatmıştım. Rüyamda Peygamberimiz’i gördüm, ondan sonra kendimi tutamıyorum. Mutlaka gidip O’nu Medine’deki özel mekânında ziyaret etmek istiyorum, işin aslı budur!..

    -Mademki içinden günahsız bir hayata geçme niyeti geçirmiş, Peygamberimiz’i de rüyada görmüşsün, sana özel bir iltifatı olmuş, git O’nu bir de özel mekânında ziyaret et, bir hikmet ve hayır olabilir bu ziyaretin sonunda...

    Teşekkür eden meçhul hanım telefonu kapatıp gitti. Aradan epey bir zaman geçtikten sonra bir gün yine telefonda bir hanım sesi:

    -Hocam ben size telefon eden o konkenci kadınım.

    -Hatırladım, nasılsınız iyi misiniz?

    -Hocam şu anda Allah’ın en mutlu kullarından biriyim gibi geliyor bana. Çünkü ben sizinle konuştuktan sonra cesaretlendim, umreye gittim. Kutsal yerleri ziyaret edip bir hayli değişerek geldim. Gelince de yine o sosyete arkadaşlarımın yanına bir uğramak istedim. Onlar beni gerici görmesinler de gördüğüm güzellikleri, düşündüğüm doğruları onlara rahatça anlatabileyim diye onların alıştıkları kıyafetimle gittim yanlarına. Fakat onlar beni aynı giyim kuşamla karşılarında görünce öyle bir ayıpladılar ki, bir yuh çekmedikleri kaldı.

    -Ne dediler?

    -Ayıp değil mi dediler bu kıyafetle yine konken masasında aramıza karışman? Sen Peygamber’i rüyada gördün, bununla da kalmayıp O’nun bastığı topraklara yüz göz sürdün. Şimdi de gelip yine aramıza girmek, eski günlerine geri dönmek sana yakışır mı?.. diye çıkıştılar.

    -Eee sonra ne oldu?

    -Sonra ne mi oldu?.. Tabii aralarından ayrılış o ayrılış!.. Şu anda Medine’den aldığım güzel bir abiye kıyafet içinde, kötü alışkanlıklarından kurtulmuş mutlu bir dindar hanım olarak evimde ibadetimdeyim. Beş vaktimi kılıyorum, kaza namazlarımı da kılmaya başlamış bulunuyorum. Fırsat buldukça dinî kitaplar okuyor, kendimi bilgilendirmeye gayret ediyorum. Meğer biz ne gafil, ne cahil bir hayat yaşıyormuşuz da haberimiz yokmuş. Hayatımın konken masalarında geçen kısmını ateşte yaktığım seneler, aylar olarak görüyorum. Allah sizin gibi dini bilenlerden razı olsun. Siz beni teşvik etmeseydiniz bu sonuç olmayacak, başkalarının dediği gibi konken masasından seccadeye dönüş gerçekleşmeyecekti. Bizleri baştan dışlamayan sizin gibi din adamlarına ihtiyacımız var. Bize dua edin, lütfen...

    -Hanımefendi duası istenecek biri varsa o da sizsiniz. Siz bize dua edin. Çünkü baştan o hayattan kurtulma niyetine girmişsiniz, arkasından da Peygamberimiz’in davetine layık olmuşsunuz, konken masasından seccadeye dönmüşsünüz. Büyük bir zoru başarmışsınız. Siz bize dua edin... diyerek telefonu kapatıyor ve düşünüyorum.

    -Arkadaşları konken masasında kalıyor, “Rabb’im beni bu hayattan kurtar” diye dua eden biri, ayrılıp seccadeye dönüyor.

    Demek ki “Yağ mumu isteyene yağ mumu, bal mumu isteyene de bal mumu veriliyor bu âlemde!..” Yeter ki samimi olarak istensin, gönülden dilekte bulunulsun...

    AHMED ŞAHİN



  7. 05.Mayıs.2012, 15:51
    4
    HACI12
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 03.Şubat.2010
    Üye No: 73040
    Mesaj Sayısı: 34
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 45

    Cevap: geçmişte alkol, sigara veya uyuşturucu kullanan ve şimdi pişman olup bırakanan birinin hayat hikayesi

    Allah Razı Olsun kardeşim ödevim için cok işe yaradı cok büyük ders cıkardım.Tekrar sağolasın.


  8. 05.Mayıs.2012, 15:51
    4
    Üye
    Allah Razı Olsun kardeşim ödevim için cok işe yaradı cok büyük ders cıkardım.Tekrar sağolasın.


  9. 05.Mayıs.2012, 17:48
    5
    burcealtug
    Kıdemli Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 25.Şubat.2012
    Üye No: 94504
    Mesaj Sayısı: 980
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Bulunduğu yer: ALLAHÜTELANIN ARŞININ ALTINDA HERHANGİBİR YER

    Cevap: geçmişte alkol, sigara veya uyuşturucu kullanan ve şimdi pişman olup bırakanan birinin hayat hikayesi

    Muzik piyasaninin pek cok unlu ismi, genclik yillarindaki hal ve tavirlarini tumuyle terk edip, dine dondu. Bir donemin unlu isimleri bir sure ortadan kaybolup sonra yeni kimlikleriyle halkin karsisina cikan sanatcilar, tarzlarini da degistirip ilahi muziklere yoneldi.

    Muzigin usta yorumculari, son yillarda buyuk bir degisim icine girdi. Bir donem, sectikleri muzik tarzinin yani sira `solcu` kimlikleriyle de taninan pekcok isim, birer birer dine yonelmeye basladi. `Hak yoluna` gecis yapan ustalarin, inanclarinda yasadiklari degisim, dogal olarak muziklerini de etkiledi. Artik onlar, kendi inanclarina uygun yayin yapan medya kuruluslarinin gozdesi! Iste, hidayete eren unlu muzik adamlarinin hik?yeleri...

    Oncu Cat Stevens
    Rock muzigin efsanevi ismi Cat Stevens`in, Turk muzisyenlerin oncusu oldugunu soylemek yanlis olmaz. Cunku hepsi, gecmiste ve halen ciddi birer Cat Stevens hayrani. Stevens, yillar once Islam`i secmis ve adini Yusuf Islam olarak degistirmisti. Fanatik boyutlara varan dindarligi nedeniyle Yusuf Islam`in halen bazi ulkelere giris yapmasina izin verilmiyor.

    `Timur Hoca` Oldu
    Hidayete eren muzik ustalarindan biri de Timur Selcuk... Gecmiste solculuktaki fanatik tavri ile bilinen Selcuk, 1 Mayis kutlamalarinda devrim marslari ile salonlari titretmis bir isimdi. Su anda 70`li yillardaki duygu ve dusunce yapisindan cok uzak olan Timur Selcuk, dine yonelerek kendine yeni bir yasam tarzi secti. Muzik hayati da eskisi kadar aktif olmayan sanatci artik yakin cevresinde `Timur Hoca` olarak aniliyor. Her firsatta hidayete ermenin huzurunu yasadigini soyleyen Selcuk; gecmisten aldigi derslerle bugunlere geldigini belirterek, Allah`a sukrediyor...

    Asim Can Gunduz
    Uzun yillar yurt disinda yasadiktan sonra 90`larin basinda Turkiye`ye donen rock muzik duayeni Asim Can Gunduz de hak yolunu secen isimlerden biri. O yillarda televizyona yaninda seksi guzeller olmadan cikmayan, ask hayatini dillere pelesenk eden Asim Can Gunduz, roportajlarinda 150 tane sevgilisi oldugunu bile soylemisti. Aykiri giyim ve dusunce tarzi ile o donem ilgi odagi olan Gunduz, birkac sene once Amerika`ya gidip, gozlerden uzak bir yasam surmeye baslamisti. Gecen yil ise bambaska bir dusunce yapisiyla yurda dondu. Simdilerde kesin olarak ne yaptigi bilinmeyen Asim Can Gunduz`un Zonguldak`a yerlesip evlendigi soyleniyor.

    Noyan`in Degisimi
    Engin Noyan da, dine yonelen ve Islam`i en fanatik sekliyle yasayan sanatcilarin basinda geliyor. Noyan`in yeni hayatinda, sohrete hic yer yok. Bu yuzden de gozlerden uzak bir yasam suruyor. Eski esi Eser Noyan`in iddialarina gore; Sevda isimli evli ve cocuklu bir kadinla dini nikah kiyarak birlikte yasamaya baslayan Engin Noyan, on adi olan Munip`i kullaniyor. Munip Engin Noyan, Islam uzerinde derin arastirmalara girdikten sonra Muslumanligi anlatan `Kur-an Gunlugu` baslikli iki kitap yazdi.

    Mazhar Alanson...
    Gencliginde dindar bir hayat yasamadigi bilinen Mazhar Alanson da Islam`a yonelen usta muzisyenlerden biri. Alanson, Mevlana ve Hz. Muhammed`e olan askini bazi sarkilarinda bile dile getirmis, `Yandim Yandim` adli parcayi Kabe`de Hz. Muhammed`e olan duygulariyla yazdigini soylemisti. Alanson`un `Sevdadan gecme faslindayim, Mevlayi bulma yollarinda...` seklindeki sarki sozleri de inanc yapisinin gostergelerinden biri. Usta sanatci, gectigimiz yillarda Umre`ye giderek, Hak yolunda oldugunu gozler onune sermisti.

    Ersen Umre`ye Gitti
    Ersen ve Dadaslar, bir donem rock muzigin en sevilen gruplari arasinda yer aliyordu. 70`li yillarin efsanevi grubu, yerli rockin ekoluydu. 1950 dogumlu olan Ersen, Fatih`te buyudu. Her firsatta iyi bir Musluman oldugunu soylese de, 70`li yillarda o ve grubu sol muzigin onde gelen isimleri arasinda yer aldi. 1976`da yaptigi `Ekmek Parasi-Zalim Zalim` adli 45`lik Ersen`in solcu kimligini one cikaran album olarak gosterildi. 80`li yillar ise Ersen`in milliyetci temalara yoneldigi donem oldu. 1993`te piyasaya cikan, `Ersen Ustadan Kuru Fasulye` adli son albumun ardindan Umre`ye gitti. Uzun yillar sesi solugu cikmayan sanatci, iki yil once `Ersen Mevlana Gibi` adli bir tasavvuf albumu yapti. Kisa sure once yine ayni tarzda bir album hazirladi.

    Once Cem Karaca
    Ulkemizdeki muzik ustalarinin `inanc degisim sureci`ne etki eden en onemli isimlerden biri, gectigimiz yil hayata gozlerini yuman Cem Karaca oldu. Karaca, olumunden birkac yil once hayat tarzini degistirmis ve dine yonelmisti. Gecmiste rockci ve solcu kimligi ile on plana cikan Cem Karaca, vasiyet ettigi gibi, tekbir ve dualarla topraga verildi...


  10. 05.Mayıs.2012, 17:48
    5
    Kıdemli Üye
    Muzik piyasaninin pek cok unlu ismi, genclik yillarindaki hal ve tavirlarini tumuyle terk edip, dine dondu. Bir donemin unlu isimleri bir sure ortadan kaybolup sonra yeni kimlikleriyle halkin karsisina cikan sanatcilar, tarzlarini da degistirip ilahi muziklere yoneldi.

    Muzigin usta yorumculari, son yillarda buyuk bir degisim icine girdi. Bir donem, sectikleri muzik tarzinin yani sira `solcu` kimlikleriyle de taninan pekcok isim, birer birer dine yonelmeye basladi. `Hak yoluna` gecis yapan ustalarin, inanclarinda yasadiklari degisim, dogal olarak muziklerini de etkiledi. Artik onlar, kendi inanclarina uygun yayin yapan medya kuruluslarinin gozdesi! Iste, hidayete eren unlu muzik adamlarinin hik?yeleri...

    Oncu Cat Stevens
    Rock muzigin efsanevi ismi Cat Stevens`in, Turk muzisyenlerin oncusu oldugunu soylemek yanlis olmaz. Cunku hepsi, gecmiste ve halen ciddi birer Cat Stevens hayrani. Stevens, yillar once Islam`i secmis ve adini Yusuf Islam olarak degistirmisti. Fanatik boyutlara varan dindarligi nedeniyle Yusuf Islam`in halen bazi ulkelere giris yapmasina izin verilmiyor.

    `Timur Hoca` Oldu
    Hidayete eren muzik ustalarindan biri de Timur Selcuk... Gecmiste solculuktaki fanatik tavri ile bilinen Selcuk, 1 Mayis kutlamalarinda devrim marslari ile salonlari titretmis bir isimdi. Su anda 70`li yillardaki duygu ve dusunce yapisindan cok uzak olan Timur Selcuk, dine yonelerek kendine yeni bir yasam tarzi secti. Muzik hayati da eskisi kadar aktif olmayan sanatci artik yakin cevresinde `Timur Hoca` olarak aniliyor. Her firsatta hidayete ermenin huzurunu yasadigini soyleyen Selcuk; gecmisten aldigi derslerle bugunlere geldigini belirterek, Allah`a sukrediyor...

    Asim Can Gunduz
    Uzun yillar yurt disinda yasadiktan sonra 90`larin basinda Turkiye`ye donen rock muzik duayeni Asim Can Gunduz de hak yolunu secen isimlerden biri. O yillarda televizyona yaninda seksi guzeller olmadan cikmayan, ask hayatini dillere pelesenk eden Asim Can Gunduz, roportajlarinda 150 tane sevgilisi oldugunu bile soylemisti. Aykiri giyim ve dusunce tarzi ile o donem ilgi odagi olan Gunduz, birkac sene once Amerika`ya gidip, gozlerden uzak bir yasam surmeye baslamisti. Gecen yil ise bambaska bir dusunce yapisiyla yurda dondu. Simdilerde kesin olarak ne yaptigi bilinmeyen Asim Can Gunduz`un Zonguldak`a yerlesip evlendigi soyleniyor.

    Noyan`in Degisimi
    Engin Noyan da, dine yonelen ve Islam`i en fanatik sekliyle yasayan sanatcilarin basinda geliyor. Noyan`in yeni hayatinda, sohrete hic yer yok. Bu yuzden de gozlerden uzak bir yasam suruyor. Eski esi Eser Noyan`in iddialarina gore; Sevda isimli evli ve cocuklu bir kadinla dini nikah kiyarak birlikte yasamaya baslayan Engin Noyan, on adi olan Munip`i kullaniyor. Munip Engin Noyan, Islam uzerinde derin arastirmalara girdikten sonra Muslumanligi anlatan `Kur-an Gunlugu` baslikli iki kitap yazdi.

    Mazhar Alanson...
    Gencliginde dindar bir hayat yasamadigi bilinen Mazhar Alanson da Islam`a yonelen usta muzisyenlerden biri. Alanson, Mevlana ve Hz. Muhammed`e olan askini bazi sarkilarinda bile dile getirmis, `Yandim Yandim` adli parcayi Kabe`de Hz. Muhammed`e olan duygulariyla yazdigini soylemisti. Alanson`un `Sevdadan gecme faslindayim, Mevlayi bulma yollarinda...` seklindeki sarki sozleri de inanc yapisinin gostergelerinden biri. Usta sanatci, gectigimiz yillarda Umre`ye giderek, Hak yolunda oldugunu gozler onune sermisti.

    Ersen Umre`ye Gitti
    Ersen ve Dadaslar, bir donem rock muzigin en sevilen gruplari arasinda yer aliyordu. 70`li yillarin efsanevi grubu, yerli rockin ekoluydu. 1950 dogumlu olan Ersen, Fatih`te buyudu. Her firsatta iyi bir Musluman oldugunu soylese de, 70`li yillarda o ve grubu sol muzigin onde gelen isimleri arasinda yer aldi. 1976`da yaptigi `Ekmek Parasi-Zalim Zalim` adli 45`lik Ersen`in solcu kimligini one cikaran album olarak gosterildi. 80`li yillar ise Ersen`in milliyetci temalara yoneldigi donem oldu. 1993`te piyasaya cikan, `Ersen Ustadan Kuru Fasulye` adli son albumun ardindan Umre`ye gitti. Uzun yillar sesi solugu cikmayan sanatci, iki yil once `Ersen Mevlana Gibi` adli bir tasavvuf albumu yapti. Kisa sure once yine ayni tarzda bir album hazirladi.

    Once Cem Karaca
    Ulkemizdeki muzik ustalarinin `inanc degisim sureci`ne etki eden en onemli isimlerden biri, gectigimiz yil hayata gozlerini yuman Cem Karaca oldu. Karaca, olumunden birkac yil once hayat tarzini degistirmis ve dine yonelmisti. Gecmiste rockci ve solcu kimligi ile on plana cikan Cem Karaca, vasiyet ettigi gibi, tekbir ve dualarla topraga verildi...


  11. 08.Mayıs.2012, 18:10
    6
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: geçmişte alkol, sigara veya uyuşturucu kullanan ve şimdi pişman olup bırakanan birinin hayat hikayesi

    Alıntı
    Allah Razı Olsun kardeşim ödevim için cok işe yaradı cok büyük ders cıkardım.Tekrar sağolasın.
    amin,ecmain...rica ederim kardeş
    bahsedilen kitab okunursa
    daha çok ayrıntıya ulaşır ve ibret çıkarılır
    şahıs en ince ayrıntılarına kadar değinmiş



  12. 08.Mayıs.2012, 18:10
    6
    Silent and lonely rains
    Alıntı
    Allah Razı Olsun kardeşim ödevim için cok işe yaradı cok büyük ders cıkardım.Tekrar sağolasın.
    amin,ecmain...rica ederim kardeş
    bahsedilen kitab okunursa
    daha çok ayrıntıya ulaşır ve ibret çıkarılır
    şahıs en ince ayrıntılarına kadar değinmiş






+ Yorum Gönder