Konusunu Oylayın.: Bu Ayet´i açıklarmısınız? (et-Tevbe, 9/65 )

5 üzerinden 3.80 | Toplam : 5 kişi
Bu Ayet´i açıklarmısınız? (et-Tevbe, 9/65 )
  1. 25.Nisan.2012, 16:20
    1
    almanyali67
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 26.Şubat.2008
    Üye No: 10819
    Mesaj Sayısı: 348
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 4
    Yaş: 40

    Bu Ayet´i açıklarmısınız? (et-Tevbe, 9/65 )






    Bu Ayet´i açıklarmısınız? (et-Tevbe, 9/65 ) Mumsema Âyette şöyle buyurulur: "Allah ile, O'nun âyetleriyle, O'nun Rasûlü ile alay mı ediyorsunuz? Boş yere özür dilemeye kalkışmayın. Siz imandan sonra küfre düştünüz" (et-Tevbe, 9/65 vd.)

    ESSELAMUN ALEYKUM V..V.. SAYIN HOCAM, YUKARIDAKI (ALINTI..) YAPTIGIM AYET´TE (( Boş yere özür dilemeye kalkışmayın ))´DAN Maksat nedemek? isteniliyor..yani ne anlama geliyor?Tevbe etmek isterse, bu durumdaki insanlar..bu ayet´ten ne anlamalidirlar?

    bu duruma düsmüs olan kimseler, tevbe eder, ve tekrar.. iman ederlerse,pisman olurlarsa..yukarida ayet´te >Boş yere özür dilemeye kalkışmayın kime deniliyor..

    ALLAH CC RAZI OLSUN CEVAPLARINIZ ICIN


  2. 25.Nisan.2012, 16:20
    1
    Devamlı Üye



    Âyette şöyle buyurulur: "Allah ile, O'nun âyetleriyle, O'nun Rasûlü ile alay mı ediyorsunuz? Boş yere özür dilemeye kalkışmayın. Siz imandan sonra küfre düştünüz" (et-Tevbe, 9/65 vd.)

    ESSELAMUN ALEYKUM V..V.. SAYIN HOCAM, YUKARIDAKI (ALINTI..) YAPTIGIM AYET´TE (( Boş yere özür dilemeye kalkışmayın ))´DAN Maksat nedemek? isteniliyor..yani ne anlama geliyor?Tevbe etmek isterse, bu durumdaki insanlar..bu ayet´ten ne anlamalidirlar?

    bu duruma düsmüs olan kimseler, tevbe eder, ve tekrar.. iman ederlerse,pisman olurlarsa..yukarida ayet´te >Boş yere özür dilemeye kalkışmayın kime deniliyor..

    ALLAH CC RAZI OLSUN CEVAPLARINIZ ICIN


    Benzer Konular

    - Nisa suresi 17. ayet: Allah'ın kabul edeceği tevbe, ancak bilmeden kötülük edip de sonra tez elden t

    - Tevbe namazı var mıdır? Varsa nasıl kılınır? açıklarmısınız

    - Tevbe suresi 66. ayet: (Boşuna) özür dilemeyin; çünkü siz iman ettikten sonra tekrar kâfir oldunuz.

    - Tevbe suresi 11. ayet: Fakat tevbe eder, namaz kılar ve zekât verirlerse, artık onlar dinde kardeşl

    - Araf suresi 153. ayet: Kötülükler yaptıktan sonra ardından tevbe edip de iman edenlere gelince, şüph

  3. 25.Nisan.2012, 17:00
    2
    DieHard
    ..Hayat Werenin Kulu..

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 16.Şubat.2012
    Üye No: 94253
    Mesaj Sayısı: 193
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2

    Cevap: Bu Ayet´i aciklarmisiniz?




    Tevbe 65. Ayet

    Alıntı
    وَلَئِنْ سَأَلْتَهُمْ لَيَقُولُنَّ إِنَّمَا كُنَّا نَخُوضُ وَنَلْعَبُ ۚ قُلْ أَبِاللَّهِ وَآيَاتِهِ وَرَسُولِهِ كُنْتُمْ تَسْتَهْزِئُونَ
    Hayrat Neşriyat Meali And olsun ki onlara (niçin alay ettiklerini) sorsan, elbette: “Biz ancak (lâfa) dalıp şakalaşıyorduk” derler. De ki: “Allah ile, O'nun âyetleriyle ve O'nun peygamberiyle mi alay ediyordunuz?”(1) *


    Hayrat Neşriyat Meali 65. Ayet Açıklaması

    (1)Katâde (ra)’dan rivâyet edilmiştir: “Resûl-i Ekrem Efendimiz (asm) Tebük Seferi için yola çıktığında, münâfıklardan mel‘un bir tâife, hem önünde yürüyor, hem de: ‘Şu adam Rum saraylarını ve sağlam kalelerini fethedeceğini zannediyor. Heyhât! O nerede, Şam’ın sarayları nerede?’ diyerek birbirlerine alaylı bir şekilde lakırdı ediyorlardı. Allah, bunların ettikleri o dedikodulardan peygamberini haberdâr eyledi ve münâfıklar huzûra çağırılıp kendilerine, neden böyle çirkin bir harekette bulundukları sorulduğunda: ‘Biz sâdece yolculuk meşakkatini hissetmeyelim diye birbirimizle şakalaşıp eğleniyorduk ve başka hiçbir maksadımız yoktu’ deyip Allah’a yemîn etmişlerdi.” (İbn-i Kesîr, c. 2, 153)
    Aynı tâifeden birisi olan Muhaşşî bin Humeyr el-Eşcaî ise, bu âyeti işittiğinde tevbe ederek şöyle dedi: “Allah’ım! Şübhesiz ben, benim de dâhil bulunduğum bir âyet işitmekteyim ki ondan tüyler ürperir ve kalbler titrer! Allah’ım! Benim vefâtımı senin yolunda şehîd edilme kıl ve hiçbir kimse: ‘Ben gaslettim, ben tekfîn ettim (kefenledim), ben defnettim’ demesin!” O zâtın, pişman olarak yaptığı bu samîmî duâsı kabûl edilmekle, Yemâme gününde şehîd oldu. Mü’minlerden bazıları onu aradılar ise de bulamadılar. (Celâleyn Şerhi, c. 3, 277)

    Tevbe 66. Ayet

    Alıntı
    لَا تَعْتَذِرُوا قَدْ كَفَرْتُمْ بَعْدَ إِيمَانِكُمْ ۚ إِنْ نَعْفُ عَنْ طَائِفَةٍ مِنْكُمْ نُعَذِّبْ طَائِفَةً بِأَنَّهُمْ كَانُوا مُجْرِمِينَ


    Hayrat Neşriyat Meali (Boşuna) özür dilemeyin; îmân etmenizden sonra gerçekten kâfir(liğinizi açığa vurmuş) oldunuz! İçinizden bir kısmını (samîmî tevbelerine binâen) affetsek bile, bir kısmına da gerçekten onlar günahkâr kimseler olduklarından dolayı azâb edeceğiz!

    TEFHİMÜ-L KUR'AN'DAN
    Tevbe Suresi 66. Ayet Tefsiri



    Yani, "Böyle konuşmalardan hoşlanan ve hayatta kendilerine göre ciddi bir şey olmadığı için ciddi konularla dahi alay eden soytarılar affedilebilir. Fakat iman ettiklerini söylemelerine rağmen Rasulü ve onun öğrettiği yolu (dini) gülünç buldukları için bu ciddi konularla kötü niyetle kasten alay eden kimseler de vardır. Bunların gerçek amacı, müslümanları cihada hazırlıktan vazgeçirmek olduğu için, bunlar, soytarılar değil, günahkarlardır. Bu nedenle de asla affedilmezler."



  4. 25.Nisan.2012, 17:00
    2
    ..Hayat Werenin Kulu..



    Tevbe 65. Ayet

    Alıntı
    وَلَئِنْ سَأَلْتَهُمْ لَيَقُولُنَّ إِنَّمَا كُنَّا نَخُوضُ وَنَلْعَبُ ۚ قُلْ أَبِاللَّهِ وَآيَاتِهِ وَرَسُولِهِ كُنْتُمْ تَسْتَهْزِئُونَ
    Hayrat Neşriyat Meali And olsun ki onlara (niçin alay ettiklerini) sorsan, elbette: “Biz ancak (lâfa) dalıp şakalaşıyorduk” derler. De ki: “Allah ile, O'nun âyetleriyle ve O'nun peygamberiyle mi alay ediyordunuz?”(1) *


    Hayrat Neşriyat Meali 65. Ayet Açıklaması

    (1)Katâde (ra)’dan rivâyet edilmiştir: “Resûl-i Ekrem Efendimiz (asm) Tebük Seferi için yola çıktığında, münâfıklardan mel‘un bir tâife, hem önünde yürüyor, hem de: ‘Şu adam Rum saraylarını ve sağlam kalelerini fethedeceğini zannediyor. Heyhât! O nerede, Şam’ın sarayları nerede?’ diyerek birbirlerine alaylı bir şekilde lakırdı ediyorlardı. Allah, bunların ettikleri o dedikodulardan peygamberini haberdâr eyledi ve münâfıklar huzûra çağırılıp kendilerine, neden böyle çirkin bir harekette bulundukları sorulduğunda: ‘Biz sâdece yolculuk meşakkatini hissetmeyelim diye birbirimizle şakalaşıp eğleniyorduk ve başka hiçbir maksadımız yoktu’ deyip Allah’a yemîn etmişlerdi.” (İbn-i Kesîr, c. 2, 153)
    Aynı tâifeden birisi olan Muhaşşî bin Humeyr el-Eşcaî ise, bu âyeti işittiğinde tevbe ederek şöyle dedi: “Allah’ım! Şübhesiz ben, benim de dâhil bulunduğum bir âyet işitmekteyim ki ondan tüyler ürperir ve kalbler titrer! Allah’ım! Benim vefâtımı senin yolunda şehîd edilme kıl ve hiçbir kimse: ‘Ben gaslettim, ben tekfîn ettim (kefenledim), ben defnettim’ demesin!” O zâtın, pişman olarak yaptığı bu samîmî duâsı kabûl edilmekle, Yemâme gününde şehîd oldu. Mü’minlerden bazıları onu aradılar ise de bulamadılar. (Celâleyn Şerhi, c. 3, 277)

    Tevbe 66. Ayet

    Alıntı
    لَا تَعْتَذِرُوا قَدْ كَفَرْتُمْ بَعْدَ إِيمَانِكُمْ ۚ إِنْ نَعْفُ عَنْ طَائِفَةٍ مِنْكُمْ نُعَذِّبْ طَائِفَةً بِأَنَّهُمْ كَانُوا مُجْرِمِينَ


    Hayrat Neşriyat Meali (Boşuna) özür dilemeyin; îmân etmenizden sonra gerçekten kâfir(liğinizi açığa vurmuş) oldunuz! İçinizden bir kısmını (samîmî tevbelerine binâen) affetsek bile, bir kısmına da gerçekten onlar günahkâr kimseler olduklarından dolayı azâb edeceğiz!

    TEFHİMÜ-L KUR'AN'DAN
    Tevbe Suresi 66. Ayet Tefsiri



    Yani, "Böyle konuşmalardan hoşlanan ve hayatta kendilerine göre ciddi bir şey olmadığı için ciddi konularla dahi alay eden soytarılar affedilebilir. Fakat iman ettiklerini söylemelerine rağmen Rasulü ve onun öğrettiği yolu (dini) gülünç buldukları için bu ciddi konularla kötü niyetle kasten alay eden kimseler de vardır. Bunların gerçek amacı, müslümanları cihada hazırlıktan vazgeçirmek olduğu için, bunlar, soytarılar değil, günahkarlardır. Bu nedenle de asla affedilmezler."



  5. 30.Ağustos.2014, 20:51
    3
    Misafir

    Tevbe suresi 65-66 ayetleri

    Nurettin Yıldız Hoca’ya Reddiye
    Son zamanlarda sosyal medyada gündemde olan Tevbe Suresi 65-66 ayetleriyle ilgili malumat veren Nurettin Yıldız Hoca’nın ayetlerin tefsiri ile ilgili rivayetlerden ,ayetin ve surenin muhtevasıyla uyuşmayan bir rivayeti nazar-ı itibara alıp bunun üzerine bir dizi konular terettüp etmesi hasebiyle ayetle ilgili bir araştırma yaptım.Netice itibariyle Hoca’nın vermiş olduğu bilginin aksine ayetin ve surenin muhtevasına uygun bir rivayeti ve konuyu tespit ettim.

    Nurettin Hoca, aşağıdaki video’da bahsettiği üzere Tevbe Suresi 65-66 ayetlerdeki konun iki sahabiden birinin diğeri ile şakalaşak onunla alay ettiği şu rivayeti dikkate alarak konuşmasını yapmıştır.Abdullah b.Ömer rivayetle : "Tebük savaşında bir adam bulunduğu bir mecliste şöyle demiştir: "Bizim şu hocalar kadar boğazına daha düşkün, dili daha fazla yalan söyleyen, düşmanın karşısına çıkmaktan daha fazla korkan kimse görmedik." Bunun üzerine o mecliste bulunan bir kişi "Yalan söylüyorsun. Sen münafıksın. Ben bunu mutlaka Resulullah'a haber vereceğim." demiştir. Bu haber Resulullaha ulaşmış ve hakkında âyet nazil olmuştur. Abdullah diyor ki: "Ben bu adamın, Resulullahın devesinin terkisine sarıldığını, ayaklarının taşlara çarptığını gördüm. O şöyle diyordu: "Ey Allanın Resulü, biz lafa dalmıştık, eğleniyorduk." Resulullah da diyordu ki "Siz Allah ile ve Peygamberiyle mi alay ediyordunuz Artık özür beyan etmeyin. Çünkü iman ettikten sonra kâfir oldunuz." (Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yayınevi)

    Bu rivayetten hareketle Nurettin Hoca şakalaşmayla kişiyi küçük düşürmenin,onunla alay etmenin hafizanallah kişiyi iman dairesinden çıkaracağını söylemektedir.Yaptığım araştırmalar sonucunda bu ayetin bu rivayetle bağlantısının zayıf olduğunu tespit ettim şimdi bu ayetin doğru anlaşılmasına yönelik başka rivayetler ve delillerini sunacağım.

    Konuyla ilgili bağlantısı en yakın olan rivayet,gerek ayetin siyak ve sibahı gerekse ilerde sunacağım delillerle bağlantısı olan şu rivayettir.’Kataden rivayetle: "Resulullah (s.a.v.) Tebük seferine çıkmak üzere devesine binmiş yürüyordu. Münafıklar da ilerde yürüyor ve kendi aralarında şöyle konuşuyorlardı. "Bu adam,Rumlarla yapılacak olan savaşın, Araplarla yapılan savaşlar gibi olacağını mı sanıyor? Rumların köşklerini ve kalelerini fethedeceğini mi zannediyor? mümkün mü? "Allah teala bu konuşmaları Peygamberine bildirdi o da "Şu adamları bana getirin." dedi. O adamlar yanına gelince onlara: "Siz, şöyle şöyle konuştunuz." dedi. Onlar da "Biz, aramızda lafa dalmış şakalaşıyorduk." diye yemin ettiler. İşte bunun üzerine bu âyet nazil oldu. ‘(Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yayınevi)

    Tevbe Suresinin özellikle 47.ayetinden itibaren,münafıkların müminler arasında bozgunluk çıkaracaklarından bahsetmektedir..Gerek bu ayetler gerekse surenin siyak ve sibakındaki diğer ayetlerden hareketle bu konunun münafıkların Allah Rasülü ile dalga geçtiklerinin onu alaya alıp küçümsediklerinin açıkça kanıtıdır.Ayrıca bu konuyla ilgili Kur’an-ı Kerim’de başka ayetler de bulunmaktadır.Bu ayetlerde işlenen konular tamamen münafıkaların takındıkları bu tavrı ortaya koymaktadır.Bu ayetler; 3:156, 3:168, 4:77, 4:137, 9:42 , 9:46 ve sair ayetler.Kur’an’da münafıklarla ilglili hemen hemen 110 -111 ayet geçemektedir ve bunların ekseriyeti özellikle yukarda belirttiklerim münafıkların savaştaki durumları,savaşa bakış açıları,onların fitneci yapıları,alaycı,aşalayıcı taraflarını yansıtır.Ayrıca Elmalılı Hamdi Yazır ve bir cok müfessir tefsirlerinde rivayetlerden ikincisini tercih etmislerdir.

    Şaka konusuna gelince insanlar ülfet sağlamak için mümin kardeşi ile bağlarını güçlendirmek için şakalabilir ve birbirleriyle daha samimi olabilir.Nitekim paygamber efendimizin bir çok sahabi ile şakalaştığı vakidir.Bu konuda sınır karşı tarafın hoşnutsuzluğunu kazandıracak faaliyetlerden kaçınmaktır.Hucurat Suresi 11.ayette konuyla ilgili yasaklama getirilmiştir.Nitekim ayette' Ey iman edenler! Bir topluluk bir diğerini alaya almasın. Belki onlar kendilerinden daha iyidirler. Kadınlar da diğer kadınları alaya almasın,belki onlar kendilerinden daha iyidirler. Birbirinizi karalamayın, birbirinizi (kötü) lakaplarla çağırmayın. İmandan sonra fasıklık ne kötü bir namdır! Kim de tövbe etmezse, işte onlar zâlimlerin ta kendileridir'buyrulmaktadır.Bu ayette böyle bir durumdaki kişinin kafir değil fasık olacağını bildirmektedir..Bu konuda sınır haddi aşmamak ,karşı tarafın gururunu incitecek şakalar yapmamaktır.Özellikle bazı komedyenlerin kullandığı yöntemlerden biri olan bir kişi üzerinden onu baz alıp espiri yapmak -tabi bu faaliyette kişiyi küçük düşürme söz konusu ise-yasaklanmıştır.

    Aslında konu daha da uzatılıp muşahhas hale getirilebilir ancak bu kadarı bile konunun vuduha kavuşması için kafi ve vafidir.Konu bu haliyle izahtan vareste hale gelmiştir. Netice itibariyle bu ayette bahsedilen zümre tamamen münafıklardır ve onların yaptığı nifakla ilgilidir.Bu ayeti kişiler arasındaki basit şakalaşmaya hamletmek ,ayetin zeylinden referansla şimdiye kadar yaşamış müslümanların ekseriyetini küfre hamletmeyi de gerektirir çünkü Nurettin Hoca’nın anlattığı rivayetteki şakalaşmanın emsallerini müslümanlar arasında yapmayan yok denecek kadar azdır.

    Furkan Keleloğlu
    İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi
    07-07-2014
    Fatih/İSTANBUL

    http://www.youtube.com/watch?v=8TL0DejiRB0&feature=share


  6. 30.Ağustos.2014, 20:51
    3
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Nurettin Yıldız Hoca’ya Reddiye
    Son zamanlarda sosyal medyada gündemde olan Tevbe Suresi 65-66 ayetleriyle ilgili malumat veren Nurettin Yıldız Hoca’nın ayetlerin tefsiri ile ilgili rivayetlerden ,ayetin ve surenin muhtevasıyla uyuşmayan bir rivayeti nazar-ı itibara alıp bunun üzerine bir dizi konular terettüp etmesi hasebiyle ayetle ilgili bir araştırma yaptım.Netice itibariyle Hoca’nın vermiş olduğu bilginin aksine ayetin ve surenin muhtevasına uygun bir rivayeti ve konuyu tespit ettim.

    Nurettin Hoca, aşağıdaki video’da bahsettiği üzere Tevbe Suresi 65-66 ayetlerdeki konun iki sahabiden birinin diğeri ile şakalaşak onunla alay ettiği şu rivayeti dikkate alarak konuşmasını yapmıştır.Abdullah b.Ömer rivayetle : "Tebük savaşında bir adam bulunduğu bir mecliste şöyle demiştir: "Bizim şu hocalar kadar boğazına daha düşkün, dili daha fazla yalan söyleyen, düşmanın karşısına çıkmaktan daha fazla korkan kimse görmedik." Bunun üzerine o mecliste bulunan bir kişi "Yalan söylüyorsun. Sen münafıksın. Ben bunu mutlaka Resulullah'a haber vereceğim." demiştir. Bu haber Resulullaha ulaşmış ve hakkında âyet nazil olmuştur. Abdullah diyor ki: "Ben bu adamın, Resulullahın devesinin terkisine sarıldığını, ayaklarının taşlara çarptığını gördüm. O şöyle diyordu: "Ey Allanın Resulü, biz lafa dalmıştık, eğleniyorduk." Resulullah da diyordu ki "Siz Allah ile ve Peygamberiyle mi alay ediyordunuz Artık özür beyan etmeyin. Çünkü iman ettikten sonra kâfir oldunuz." (Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yayınevi)

    Bu rivayetten hareketle Nurettin Hoca şakalaşmayla kişiyi küçük düşürmenin,onunla alay etmenin hafizanallah kişiyi iman dairesinden çıkaracağını söylemektedir.Yaptığım araştırmalar sonucunda bu ayetin bu rivayetle bağlantısının zayıf olduğunu tespit ettim şimdi bu ayetin doğru anlaşılmasına yönelik başka rivayetler ve delillerini sunacağım.

    Konuyla ilgili bağlantısı en yakın olan rivayet,gerek ayetin siyak ve sibahı gerekse ilerde sunacağım delillerle bağlantısı olan şu rivayettir.’Kataden rivayetle: "Resulullah (s.a.v.) Tebük seferine çıkmak üzere devesine binmiş yürüyordu. Münafıklar da ilerde yürüyor ve kendi aralarında şöyle konuşuyorlardı. "Bu adam,Rumlarla yapılacak olan savaşın, Araplarla yapılan savaşlar gibi olacağını mı sanıyor? Rumların köşklerini ve kalelerini fethedeceğini mi zannediyor? mümkün mü? "Allah teala bu konuşmaları Peygamberine bildirdi o da "Şu adamları bana getirin." dedi. O adamlar yanına gelince onlara: "Siz, şöyle şöyle konuştunuz." dedi. Onlar da "Biz, aramızda lafa dalmış şakalaşıyorduk." diye yemin ettiler. İşte bunun üzerine bu âyet nazil oldu. ‘(Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yayınevi)

    Tevbe Suresinin özellikle 47.ayetinden itibaren,münafıkların müminler arasında bozgunluk çıkaracaklarından bahsetmektedir..Gerek bu ayetler gerekse surenin siyak ve sibakındaki diğer ayetlerden hareketle bu konunun münafıkların Allah Rasülü ile dalga geçtiklerinin onu alaya alıp küçümsediklerinin açıkça kanıtıdır.Ayrıca bu konuyla ilgili Kur’an-ı Kerim’de başka ayetler de bulunmaktadır.Bu ayetlerde işlenen konular tamamen münafıkaların takındıkları bu tavrı ortaya koymaktadır.Bu ayetler; 3:156, 3:168, 4:77, 4:137, 9:42 , 9:46 ve sair ayetler.Kur’an’da münafıklarla ilglili hemen hemen 110 -111 ayet geçemektedir ve bunların ekseriyeti özellikle yukarda belirttiklerim münafıkların savaştaki durumları,savaşa bakış açıları,onların fitneci yapıları,alaycı,aşalayıcı taraflarını yansıtır.Ayrıca Elmalılı Hamdi Yazır ve bir cok müfessir tefsirlerinde rivayetlerden ikincisini tercih etmislerdir.

    Şaka konusuna gelince insanlar ülfet sağlamak için mümin kardeşi ile bağlarını güçlendirmek için şakalabilir ve birbirleriyle daha samimi olabilir.Nitekim paygamber efendimizin bir çok sahabi ile şakalaştığı vakidir.Bu konuda sınır karşı tarafın hoşnutsuzluğunu kazandıracak faaliyetlerden kaçınmaktır.Hucurat Suresi 11.ayette konuyla ilgili yasaklama getirilmiştir.Nitekim ayette' Ey iman edenler! Bir topluluk bir diğerini alaya almasın. Belki onlar kendilerinden daha iyidirler. Kadınlar da diğer kadınları alaya almasın,belki onlar kendilerinden daha iyidirler. Birbirinizi karalamayın, birbirinizi (kötü) lakaplarla çağırmayın. İmandan sonra fasıklık ne kötü bir namdır! Kim de tövbe etmezse, işte onlar zâlimlerin ta kendileridir'buyrulmaktadır.Bu ayette böyle bir durumdaki kişinin kafir değil fasık olacağını bildirmektedir..Bu konuda sınır haddi aşmamak ,karşı tarafın gururunu incitecek şakalar yapmamaktır.Özellikle bazı komedyenlerin kullandığı yöntemlerden biri olan bir kişi üzerinden onu baz alıp espiri yapmak -tabi bu faaliyette kişiyi küçük düşürme söz konusu ise-yasaklanmıştır.

    Aslında konu daha da uzatılıp muşahhas hale getirilebilir ancak bu kadarı bile konunun vuduha kavuşması için kafi ve vafidir.Konu bu haliyle izahtan vareste hale gelmiştir. Netice itibariyle bu ayette bahsedilen zümre tamamen münafıklardır ve onların yaptığı nifakla ilgilidir.Bu ayeti kişiler arasındaki basit şakalaşmaya hamletmek ,ayetin zeylinden referansla şimdiye kadar yaşamış müslümanların ekseriyetini küfre hamletmeyi de gerektirir çünkü Nurettin Hoca’nın anlattığı rivayetteki şakalaşmanın emsallerini müslümanlar arasında yapmayan yok denecek kadar azdır.

    Furkan Keleloğlu
    İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi
    07-07-2014
    Fatih/İSTANBUL

    http://www.youtube.com/watch?v=8TL0DejiRB0&feature=share


  7. 30.Ağustos.2014, 23:09
    4
    mum
    Administrator

    Profili:
    mum
    Üyelik Tarihi: 20.Ocak.2007
    Üye No: 2
    Mesaj Sayısı: 6,094
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10

    Cevap: Bu Ayet´i aciklarmisiniz? (et-Tevbe, 9/65 )

    Alıntı
    Furkan Keleloğlu
    Nureddin Hocayı anlamamışsınız.
    Sohbetinde, sizin reddiye olarak yazdıklarınıza zaten cevap veriyor.

    Tövbe 66. ayetin Nüzul Sebebi


    İbni Münzir, Katade'den şöyle rivayet eder: Bize anlatıldığına göre ki, münafıklardan bir adam, Tebük Gazvesinden geri kalan ve haklarında ayet nazil olan kimseler hakkında: "Bunlar, bizim en hayırlılarımız ve en şereflile*rimiz. Muhammed'in dedikleri gerçek ise, onlar eşeklerden daha kötüdür [197] dedi. Bunu, müslümanlardan bir adam duydu ve: "Vallahi, Muhammed'in söy*ledikleri şüphesiz haktır. Sen elbette eşekten daha kötüsün" dedi ve bunu Resulullah (s.a.)'e gidip haber verdi. Resulullah, o münafığa haber gönderip çağırttı ve: "Seni o söylediklerini söylemeye sevkeden nedir?" diye sordu. Adam bu sözü söylemediğine yemin etti. O müslüman da: "Allahım, doğru söy*leyeni doğrula, yalan söyleyeni yalanla" dedi. Bunun üzerine Cenab-ı Hak: "Gönlünüzü etmek için, Allah'a yemin ederler..." ayetini indirdi. Bu, Süddî'den de rivayet olunmuştur.

    İbni Ebi Hatim, İbni Ömer'den rivayet eder: O, şöyle demiştir: Münafıklar*dan bir adam Tebük Gazvesinde, bir toplantıda bir gün: "Şu güzel okuyanları*mız gibilerini, midelerine düşkün, dilleri çokça yalan söyleyen ve savaşta çok korkak şu kimseler gibilerini görmedik" dedi. Birisi ona: Yalan söyledin sen münafıksın, seni peygambere mutlaka haber vereceğim, dedi. Resulullaha ha*ber verdi, bu ayet nazil oldu.

    Bir rivayette, adamın ismi Abdullah b. Übeyy olarak geçer.

    İbni Ebi Hatim, Ka'b b. Mâlik'ten de rivayet eder: Mihaşş b. Hımyer şöyle dedi: Sizden her biriniz bizden yüz kişiyi vursun da, Kur'an'da bizim hakkımız*da ayet inmesin. Bu şart üzere anlaşma yapmak isterdim." Bu, Rasullulah'a ulaştı. O, onları çağırıp sorunca özür dilemek için geldiler. Bunun üzerine Ce*nab-ı Hak: "Özür dilemeye kalkmayın" ayetini indirdi. Mihaşş b. Hımyer affe*dildi, Abdurrahman ismini aldı. Allah'tan şehid olarak öldürülmesini ve öldürüldüğü yerin bilinmemesini istedi. Yemame savaşında öldürüldü, öldürenler*den başka hiç kimse de, öldürüldüğü yeri bilemedi.

    Süddî şöyle demiştir: Münafıklardan biri şöyle dedi: Vallahi, keşke götürü*lüp bana yüz değnek vurulsa da, hakkımızda bizi rezil rüsvay edecek bir ayet inmese.. Bunun üzerine ayet nazil oldu.

    İbni Cerir et-Taberî, İbni Münzir ve Ebu'ş-Şeyh Ibni Hayvan el-Ensârî, Katâde'den rivayet ederler: Münafıklardan bir grup insan Tebük Gazvesinde şöyle dedi: "Bu adam, Şam saraylarını ve kalelerini fethetmek istiyor. Ne ya*zık!" Allah, Peygamberini bundan haberdar etti. Peygamber onlara geldi ve: "Şöyle şöyle dediniz" buyurdu. "Biz, şakalaşıyor, laf ediyorduk" dediler. Bunun üzerine bu ayet nazil oldu

    AÇIKLAMASI

    Sizin sözünüz kabul edilecek bir özür değildir. Bu büyük suçtan kurtul­mak için, şöyle veya böyle asla özür dilemeyin. Çünkü siz küfrettiniz. İmanını­zı ortaya koyduğunuz gibi, küfrünüz de ortaya çıktı. İşiniz herkes tarafından anlaşıldı. "Özür dilemeyin" sözü, azarlama şeklindedir. Adeta, faydası olmayan şeyleri yapmayın denmek isteniyor.
    Mihaşş b. Hımyer gibi, samimi tevbe ettikleri için bazınızı affetsek bile, bazınızı -nifak üzere kaldıkları, büyük günahlar işledikleri, kendilerine ve başkalarına karşı suç işledikleri için- azaplandıracağız. Sizin azaplandırılmanız, suç işlemeniz sebebiyledir

    Kaynak: Vehbe Zuhayli, et-Tefsirü’l-Münir, Risale Yayınları: 5/451-453.


  8. 30.Ağustos.2014, 23:09
    4
    mum
    Administrator
    Alıntı
    Furkan Keleloğlu
    Nureddin Hocayı anlamamışsınız.
    Sohbetinde, sizin reddiye olarak yazdıklarınıza zaten cevap veriyor.

    Tövbe 66. ayetin Nüzul Sebebi


    İbni Münzir, Katade'den şöyle rivayet eder: Bize anlatıldığına göre ki, münafıklardan bir adam, Tebük Gazvesinden geri kalan ve haklarında ayet nazil olan kimseler hakkında: "Bunlar, bizim en hayırlılarımız ve en şereflile*rimiz. Muhammed'in dedikleri gerçek ise, onlar eşeklerden daha kötüdür [197] dedi. Bunu, müslümanlardan bir adam duydu ve: "Vallahi, Muhammed'in söy*ledikleri şüphesiz haktır. Sen elbette eşekten daha kötüsün" dedi ve bunu Resulullah (s.a.)'e gidip haber verdi. Resulullah, o münafığa haber gönderip çağırttı ve: "Seni o söylediklerini söylemeye sevkeden nedir?" diye sordu. Adam bu sözü söylemediğine yemin etti. O müslüman da: "Allahım, doğru söy*leyeni doğrula, yalan söyleyeni yalanla" dedi. Bunun üzerine Cenab-ı Hak: "Gönlünüzü etmek için, Allah'a yemin ederler..." ayetini indirdi. Bu, Süddî'den de rivayet olunmuştur.

    İbni Ebi Hatim, İbni Ömer'den rivayet eder: O, şöyle demiştir: Münafıklar*dan bir adam Tebük Gazvesinde, bir toplantıda bir gün: "Şu güzel okuyanları*mız gibilerini, midelerine düşkün, dilleri çokça yalan söyleyen ve savaşta çok korkak şu kimseler gibilerini görmedik" dedi. Birisi ona: Yalan söyledin sen münafıksın, seni peygambere mutlaka haber vereceğim, dedi. Resulullaha ha*ber verdi, bu ayet nazil oldu.

    Bir rivayette, adamın ismi Abdullah b. Übeyy olarak geçer.

    İbni Ebi Hatim, Ka'b b. Mâlik'ten de rivayet eder: Mihaşş b. Hımyer şöyle dedi: Sizden her biriniz bizden yüz kişiyi vursun da, Kur'an'da bizim hakkımız*da ayet inmesin. Bu şart üzere anlaşma yapmak isterdim." Bu, Rasullulah'a ulaştı. O, onları çağırıp sorunca özür dilemek için geldiler. Bunun üzerine Ce*nab-ı Hak: "Özür dilemeye kalkmayın" ayetini indirdi. Mihaşş b. Hımyer affe*dildi, Abdurrahman ismini aldı. Allah'tan şehid olarak öldürülmesini ve öldürüldüğü yerin bilinmemesini istedi. Yemame savaşında öldürüldü, öldürenler*den başka hiç kimse de, öldürüldüğü yeri bilemedi.

    Süddî şöyle demiştir: Münafıklardan biri şöyle dedi: Vallahi, keşke götürü*lüp bana yüz değnek vurulsa da, hakkımızda bizi rezil rüsvay edecek bir ayet inmese.. Bunun üzerine ayet nazil oldu.

    İbni Cerir et-Taberî, İbni Münzir ve Ebu'ş-Şeyh Ibni Hayvan el-Ensârî, Katâde'den rivayet ederler: Münafıklardan bir grup insan Tebük Gazvesinde şöyle dedi: "Bu adam, Şam saraylarını ve kalelerini fethetmek istiyor. Ne ya*zık!" Allah, Peygamberini bundan haberdar etti. Peygamber onlara geldi ve: "Şöyle şöyle dediniz" buyurdu. "Biz, şakalaşıyor, laf ediyorduk" dediler. Bunun üzerine bu ayet nazil oldu

    AÇIKLAMASI

    Sizin sözünüz kabul edilecek bir özür değildir. Bu büyük suçtan kurtul­mak için, şöyle veya böyle asla özür dilemeyin. Çünkü siz küfrettiniz. İmanını­zı ortaya koyduğunuz gibi, küfrünüz de ortaya çıktı. İşiniz herkes tarafından anlaşıldı. "Özür dilemeyin" sözü, azarlama şeklindedir. Adeta, faydası olmayan şeyleri yapmayın denmek isteniyor.
    Mihaşş b. Hımyer gibi, samimi tevbe ettikleri için bazınızı affetsek bile, bazınızı -nifak üzere kaldıkları, büyük günahlar işledikleri, kendilerine ve başkalarına karşı suç işledikleri için- azaplandıracağız. Sizin azaplandırılmanız, suç işlemeniz sebebiyledir

    Kaynak: Vehbe Zuhayli, et-Tefsirü’l-Münir, Risale Yayınları: 5/451-453.


  9. 18.Nisan.2016, 19:24
    5
    Misafir

    Cevap: Bu Ayet´i aciklarmisiniz? (et-Tevbe, 9/65 )

    Reddiye diyorsunuz.. munafiklari one suruyorsunuz ama ayeti iyi okursaniz Allah C.c mumindiniz kafir oldunuz diyor.. ozaman buna ne cevap vericeksiniz


  10. 18.Nisan.2016, 19:24
    5
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Reddiye diyorsunuz.. munafiklari one suruyorsunuz ama ayeti iyi okursaniz Allah C.c mumindiniz kafir oldunuz diyor.. ozaman buna ne cevap vericeksiniz


  11. 30.Nisan.2016, 21:19
    6
    Misafir

    Cevap: Bu Ayet´i aciklarmisiniz? (et-Tevbe, 9/65 )

    Bir hocayı savunmak için Kuran-ı anlamaya çalışmamak sorumluluk getirir. Hoca da olsa insanlar hata edebilir bazı şeyleri yanlış anlayabilirler. Ümmet olarak en büyük sıkıntımız Kur'anın anlattığını anlamak yerine hocalarımızın anlattığını Kurân'a yakıştırmaktır. Sureyi 61. ayetten itibaren okumaya başlasak zaten yoruma ihtiyaç bırakmayacak şekilde açık ve net Peygamberle alay eden münafıklardan bahsettiği görülecektir.
    Münafıklar: Peygamberle alay etmek için o bir "kulak" tır demişlerdir. Allah da Rasulünü bundan haberdar etmiş onların nifaklarını ortaya koymuştur. Bilindiği gibi nifak iki türlüdür: Birincisinde kişi baştan itibaren iman etmemiş mümin gibi gözükmüştür ikinci grup ise baştan iman etmiş ama imanın gereklerini yerine getirmek ağır geldiği için küfrü tercih etmiş bunu da toplumdan dışlanma endişesiyle dile getirememiştir. Ayet bu ikinci grup münafıklardan bahsetmektedir. 61. ayetten 69. ayete kadar üç kere münafıklara vurguda bulunulması bunun en büyük kanıtıdır.


  12. 30.Nisan.2016, 21:19
    6
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Bir hocayı savunmak için Kuran-ı anlamaya çalışmamak sorumluluk getirir. Hoca da olsa insanlar hata edebilir bazı şeyleri yanlış anlayabilirler. Ümmet olarak en büyük sıkıntımız Kur'anın anlattığını anlamak yerine hocalarımızın anlattığını Kurân'a yakıştırmaktır. Sureyi 61. ayetten itibaren okumaya başlasak zaten yoruma ihtiyaç bırakmayacak şekilde açık ve net Peygamberle alay eden münafıklardan bahsettiği görülecektir.
    Münafıklar: Peygamberle alay etmek için o bir "kulak" tır demişlerdir. Allah da Rasulünü bundan haberdar etmiş onların nifaklarını ortaya koymuştur. Bilindiği gibi nifak iki türlüdür: Birincisinde kişi baştan itibaren iman etmemiş mümin gibi gözükmüştür ikinci grup ise baştan iman etmiş ama imanın gereklerini yerine getirmek ağır geldiği için küfrü tercih etmiş bunu da toplumdan dışlanma endişesiyle dile getirememiştir. Ayet bu ikinci grup münafıklardan bahsetmektedir. 61. ayetten 69. ayete kadar üç kere münafıklara vurguda bulunulması bunun en büyük kanıtıdır.


  13. 18.Ocak.2017, 11:11
    7
    Misafir

    Yorum: Bu Ayet´i aciklarmisiniz? (et-Tevbe, 9/65 )

    Ayet zaten bir o kadar acik degil mi ?
    Munafiklar deyip , mu minlerin aralarindaki kucuk sakalasmalarda Allah ile resulu ile ayetleri ile dalga gecenleri temize mi cikariyorsunuz ?
    Bu nu yapan mu min olsa bile artik mu min olur mu . ayet te bunu soyluyor zaten.
    Gunumuzde bunu dikkate almayip o kadar cok dalga gecen var ki iclerinde mu min dediklerimizde var.
    Iste bu ayet onlar icin bizim icin yaptigimiz yapacagimiz sakalarda bir olcu . kendimiz icin bir tartidir.
    Yoksa saka yapmayin demek degil


  14. 18.Ocak.2017, 11:11
    7
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Ayet zaten bir o kadar acik degil mi ?
    Munafiklar deyip , mu minlerin aralarindaki kucuk sakalasmalarda Allah ile resulu ile ayetleri ile dalga gecenleri temize mi cikariyorsunuz ?
    Bu nu yapan mu min olsa bile artik mu min olur mu . ayet te bunu soyluyor zaten.
    Gunumuzde bunu dikkate almayip o kadar cok dalga gecen var ki iclerinde mu min dediklerimizde var.
    Iste bu ayet onlar icin bizim icin yaptigimiz yapacagimiz sakalarda bir olcu . kendimiz icin bir tartidir.
    Yoksa saka yapmayin demek degil


  15. 28.Ocak.2017, 00:50
    8
    Misafir

    Yorum: Bu Ayet´i aciklarmisiniz? (et-Tevbe, 9/65 )

    Ben yeni kapandim kuzenim de beni gorunce oo hayirli olsun mumin kardesim gibi seyler soyledi gulerek ben de bi kac dakika gectikten sonra keci sakali gibi sakal uzatmisti biraz ben de kes sakalini guzel durmuyo keci sakali gibi olmus sen de sünnet diye mi uzatiyosun dedim ama sunnet oldugu icin uzatmiyodu yani oylesine uzatmisti ben de sakasina oyle dedim o zaman sen de sunnet diye mi uzatiyosun diye .ben napcam simdi o ayettikiler gibi mi oldum ben de.kotuyum lutfen aciklama yapin bana. Ne yapmam lazim


  16. 28.Ocak.2017, 00:50
    8
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Ben yeni kapandim kuzenim de beni gorunce oo hayirli olsun mumin kardesim gibi seyler soyledi gulerek ben de bi kac dakika gectikten sonra keci sakali gibi sakal uzatmisti biraz ben de kes sakalini guzel durmuyo keci sakali gibi olmus sen de sünnet diye mi uzatiyosun dedim ama sunnet oldugu icin uzatmiyodu yani oylesine uzatmisti ben de sakasina oyle dedim o zaman sen de sunnet diye mi uzatiyosun diye .ben napcam simdi o ayettikiler gibi mi oldum ben de.kotuyum lutfen aciklama yapin bana. Ne yapmam lazim


  17. 28.Ocak.2017, 12:03
    9
    Şem'a
    YÖNETİCİ

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 10.Mayıs.2007
    Üye No: 677
    Mesaj Sayısı: 2,903
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 31
    Bulunduğu yer: dünya

    Yorum: Bu Ayet´i aciklarmisiniz? (et-Tevbe, 9/65 )

    Kardeş sen dini konularda asla şaka yapma bunlar ciddi meseleler.
    Günah işlemendin belki iyi niyetinden ama dikkat et


  18. 28.Ocak.2017, 12:03
    9
    YÖNETİCİ
    Kardeş sen dini konularda asla şaka yapma bunlar ciddi meseleler.
    Günah işlemendin belki iyi niyetinden ama dikkat et


  19. 28.Ocak.2017, 16:31
    10
    Misafir

    Yorum: Bu Ayet´i aciklarmisiniz? (et-Tevbe, 9/65 )

    Allah razi olsun ..ama benim etrafimdakiler surekli saka yapiyolar boyle ben napicam gulmuyorum yapilan sakalara ama mesela buyuk bi esarbi kafama gecirip namaza gidiyorum acele acele ordan hemen kardesim vahiy mi geldi hizli hizli .gibi sakalar yapiyorlar gercekten o ayettikiler gibi olmaktan korkuyorum etrafimdakilere de bi sey diyemiyorum komik degil demekten öteye gecemiyorum


  20. 28.Ocak.2017, 16:31
    10
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Allah razi olsun ..ama benim etrafimdakiler surekli saka yapiyolar boyle ben napicam gulmuyorum yapilan sakalara ama mesela buyuk bi esarbi kafama gecirip namaza gidiyorum acele acele ordan hemen kardesim vahiy mi geldi hizli hizli .gibi sakalar yapiyorlar gercekten o ayettikiler gibi olmaktan korkuyorum etrafimdakilere de bi sey diyemiyorum komik degil demekten öteye gecemiyorum


  21. 12.Mart.2017, 16:02
    11
    Misafir

    Yorum: Bu Ayet´i açıklarmısınız? (et-Tevbe, 9/65 )

    Kardesin alisik olmadigindan oyle soyluyorsa eger. Sende kapanmalisin din kardesim. Hem kardesine vahiy peygambere emir bana geldi diyebilip boyle sakalar daha olmadan sadece durusunla bile bunlarin onune gecebilirsin.
    Allah hepimize hidayet nasip etsin


  22. 12.Mart.2017, 16:02
    11
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Kardesin alisik olmadigindan oyle soyluyorsa eger. Sende kapanmalisin din kardesim. Hem kardesine vahiy peygambere emir bana geldi diyebilip boyle sakalar daha olmadan sadece durusunla bile bunlarin onune gecebilirsin.
    Allah hepimize hidayet nasip etsin





+ Yorum Gönder