Konusunu Oylayın.: Sıkışık olduğumuz zaman abdest alsak abdest geçerli olur mu?

5 üzerinden 4.50 | Toplam : 2 kişi
Sıkışık olduğumuz zaman abdest alsak abdest geçerli olur mu?
  1. 17.Nisan.2012, 18:55
    1
    mslmn
    Hak din İslam'dır...

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 28.Temmuz.2011
    Üye No: 88988
    Mesaj Sayısı: 445
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 5
    Yaş: 29

    Sıkışık olduğumuz zaman abdest alsak abdest geçerli olur mu?






    Sıkışık olduğumuz zaman abdest alsak abdest geçerli olur mu? Mumsema abdest almamışken abdest alıp namaz kılsak bu aldığımız abdest geçerli olur mu?


  2. 17.Nisan.2012, 18:56
    2
    mslmn
    Hak din İslam'dır...

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 28.Temmuz.2011
    Üye No: 88988
    Mesaj Sayısı: 445
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 5
    Yaş: 29

    Cevap: sıkışık olduğumuz zaman abdest alsak abdest geçerli olur mu?




    yani sıkışıkken abdest alsak abdest geçerli midir?


  3. 17.Nisan.2012, 18:56
    2
    Hak din İslam'dır...



    yani sıkışıkken abdest alsak abdest geçerli midir?


  4. 17.Nisan.2012, 22:06
    3
    emniciba
    Hep Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 08.Ağustos.2011
    Üye No: 89415
    Mesaj Sayısı: 635
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 7
    Bulunduğu yer: Himalaya Dağları

    Cevap: sıkışık olduğumuz zaman abdest alsak abdest geçerli olur mu?

    mekruh dıye bılıyorum ama vakıt cıkacaksa mecbur alıcaksın buna musade var


  5. 17.Nisan.2012, 22:06
    3
    Hep Üye
    mekruh dıye bılıyorum ama vakıt cıkacaksa mecbur alıcaksın buna musade var


  6. 18.Nisan.2012, 18:52
    4
    musab
    Hadis Öğrencisi

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 28.Mayıs.2011
    Üye No: 87643
    Mesaj Sayısı: 5,250
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 53
    Bulunduğu yer: "İslam Düşüncesinde Sünnet" okuyorum

    Cevap: sıkışık olduğumuz zaman abdest alsak abdest geçerli olur mu?

    evet sıkışıkken abdest alınır geçerlidir abdest.ama bu durumda sıkışık abdestle namaz kılacaksan mekruh oluyor.


  7. 18.Nisan.2012, 18:52
    4
    Hadis Öğrencisi
    evet sıkışıkken abdest alınır geçerlidir abdest.ama bu durumda sıkışık abdestle namaz kılacaksan mekruh oluyor.


  8. 19.Nisan.2012, 10:17
    5
    bonasera
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 05.Nisan.2012
    Üye No: 95449
    Mesaj Sayısı: 68
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 34

    Cevap: sıkışık olduğumuz zaman abdest alsak abdest geçerli olur mu?

    Namazda huşu Allah'ın emridir. Tuvalet ihtiyacı huşuya engel çıkarır. Namaz araya sıkıştırılacak bir ibadet değildir.


  9. 19.Nisan.2012, 10:17
    5
    bonasera - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye
    Namazda huşu Allah'ın emridir. Tuvalet ihtiyacı huşuya engel çıkarır. Namaz araya sıkıştırılacak bir ibadet değildir.


  10. 02.Temmuz.2012, 12:35
    6
    ebediyyetyolcusu
    Emekli

    Üyelik Tarihi: 27.Mayıs.2012
    Üye No: 96330
    Mesaj Sayısı: 661
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0
    Yaş: 41
    Bulunduğu yer: imtihan dünyası

    Cevap: sıkışık olduğumuz zaman abdest alsak abdest geçerli olur mu?

    Selamün Aleyküm

    Abdest almadan önce Taharet almak ve istibra ve ihtiyaç gidermek daha doğru olur. Arkadaşın söylediği gibi Namaz'da huşu çok önemlidir ve Namaz araya sıkıştırılacak bir ibadet değildir.


  11. 02.Temmuz.2012, 12:35
    6
    Selamün Aleyküm

    Abdest almadan önce Taharet almak ve istibra ve ihtiyaç gidermek daha doğru olur. Arkadaşın söylediği gibi Namaz'da huşu çok önemlidir ve Namaz araya sıkıştırılacak bir ibadet değildir.


  12. 02.Temmuz.2012, 13:11
    7
    @mir
    âb ü kil

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 12.Ağustos.2009
    Üye No: 49589
    Mesaj Sayısı: 3,358
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 36
    Yaş: 43
    Bulunduğu yer: Dârü'l-İmtihân

    Cevap: sıkışık olduğumuz zaman abdest alsak abdest geçerli olur mu?

    “Yemek ile namaz bir araya geldiği vakit, yemeği namaz üzerine takdîm edin!” (Buhârî, Müslim) buyurulmuştur.
    Kalb ve vücûdun birlikte namaz hâlinde olup matlub olan huşû mevzûunda ulemâ titizlik göstermiş ve dikkat edilmesi gereken noktalara temas ederken hulâsa olarak namazdaki durumlarına göre mecâzen sınıflandırılan şu üç kişinin namazlarının makbul olmayacağını ifâde etmişlerdir:
    1. Avcı
    2. Hamal
    3. Tüccâr
    Burada avcıdan maksad, gözleriyle namaz esnâsında etrafı kolaçan eden ve diğer uzuvlarıyla başka işlerde, amel-i kesîrde bulunan kişi; hamaldan maksad, darlandığı hâlde abdest tazelemeden namaz kılan kişi; tüccardan maksad, namaz esnâsında zihin ve kalbini dünyâ ticâretinden çekmeyen kişidir. Bu üç kişi, namazda matlûb olan huşû ve huzûr hâline eremeyeceklerinden kendilerini ibâdetlerine veremezler ve “yasak savar” cinsinden namaz kılmış olurlar ki, bu hâl, Allâh indinde aslâ makbûl değildir. Zîrâ vücûdun ve âzâlarının da namaza hazır ve dâhil olması, namazın şartlarındandır. Nitekim Allâh Rasûlü -sallâllâhü aleyhi ve sellem-’in, namaz kılan bir şahsın elleriyle sakalını karıştırdığını görünce:
    “–Eğer bunun kalbinde huşû olsaydı, vücûdunun her uzvunda hareketsizlik olurdu.” (Tirmizî) buyurması, kalb ile vücûdun namazdaki müşterekliğinin zarûretini ifâde etmektedir.
    Şu hadîs-i şerîfler de bu hakîkate mebnîdir:
    “Sizden biri namaza kalkınca bütün vücûdu hareketsiz kalsın! Yahûdîler gibi sallanıp durmasın. Çünkü vücûdun namazda hareketsiz durması, namazın tamam olmasından bir parçadır.”(Tirmizî)
    “Namazda yedi şey şeytandandır (yâni şeytanın sevdiği hususlardandır): Burun kanaması, uyuklamak, vesvese, esnemek, kaşınmak, sağa-sola bakmak ve herhangi bir şey ile oynamak…” (Tirmizî)
    Bu hâller, namazın mânevî yapısını akâmete uğratır.
    Diğer taraftan dış görünüş huşûlu, fakat iç âlem huşûdan uzak bir hâlde ise, buna münâfıkça huşû denir ki, böyle bir duruma düşmekten kalbi muhâfaza etmelidir.


  13. 02.Temmuz.2012, 13:11
    7
    âb ü kil
    “Yemek ile namaz bir araya geldiği vakit, yemeği namaz üzerine takdîm edin!” (Buhârî, Müslim) buyurulmuştur.
    Kalb ve vücûdun birlikte namaz hâlinde olup matlub olan huşû mevzûunda ulemâ titizlik göstermiş ve dikkat edilmesi gereken noktalara temas ederken hulâsa olarak namazdaki durumlarına göre mecâzen sınıflandırılan şu üç kişinin namazlarının makbul olmayacağını ifâde etmişlerdir:
    1. Avcı
    2. Hamal
    3. Tüccâr
    Burada avcıdan maksad, gözleriyle namaz esnâsında etrafı kolaçan eden ve diğer uzuvlarıyla başka işlerde, amel-i kesîrde bulunan kişi; hamaldan maksad, darlandığı hâlde abdest tazelemeden namaz kılan kişi; tüccardan maksad, namaz esnâsında zihin ve kalbini dünyâ ticâretinden çekmeyen kişidir. Bu üç kişi, namazda matlûb olan huşû ve huzûr hâline eremeyeceklerinden kendilerini ibâdetlerine veremezler ve “yasak savar” cinsinden namaz kılmış olurlar ki, bu hâl, Allâh indinde aslâ makbûl değildir. Zîrâ vücûdun ve âzâlarının da namaza hazır ve dâhil olması, namazın şartlarındandır. Nitekim Allâh Rasûlü -sallâllâhü aleyhi ve sellem-’in, namaz kılan bir şahsın elleriyle sakalını karıştırdığını görünce:
    “–Eğer bunun kalbinde huşû olsaydı, vücûdunun her uzvunda hareketsizlik olurdu.” (Tirmizî) buyurması, kalb ile vücûdun namazdaki müşterekliğinin zarûretini ifâde etmektedir.
    Şu hadîs-i şerîfler de bu hakîkate mebnîdir:
    “Sizden biri namaza kalkınca bütün vücûdu hareketsiz kalsın! Yahûdîler gibi sallanıp durmasın. Çünkü vücûdun namazda hareketsiz durması, namazın tamam olmasından bir parçadır.”(Tirmizî)
    “Namazda yedi şey şeytandandır (yâni şeytanın sevdiği hususlardandır): Burun kanaması, uyuklamak, vesvese, esnemek, kaşınmak, sağa-sola bakmak ve herhangi bir şey ile oynamak…” (Tirmizî)
    Bu hâller, namazın mânevî yapısını akâmete uğratır.
    Diğer taraftan dış görünüş huşûlu, fakat iç âlem huşûdan uzak bir hâlde ise, buna münâfıkça huşû denir ki, böyle bir duruma düşmekten kalbi muhâfaza etmelidir.


  14. 02.Temmuz.2012, 14:25
    8
    musab
    Hadis Öğrencisi

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 28.Mayıs.2011
    Üye No: 87643
    Mesaj Sayısı: 5,250
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 53
    Bulunduğu yer: "İslam Düşüncesinde Sünnet" okuyorum

    Cevap: sıkışık olduğumuz zaman abdest alsak abdest geçerli olur mu?

    @mir Nickli Üyeden Alıntı
    “Yemek ile namaz bir araya geldiği vakit, yemeği namaz üzerine takdîm edin!” (Buhârî, Müslim) buyurulmuştur.
    Kalb ve vücûdun birlikte namaz hâlinde olup matlub olan huşû mevzûunda ulemâ titizlik göstermiş ve dikkat edilmesi gereken noktalara temas ederken hulâsa olarak namazdaki durumlarına göre mecâzen sınıflandırılan şu üç kişinin namazlarının makbul olmayacağını ifâde etmişlerdir:
    1. Avcı
    2. Hamal
    3. Tüccâr
    Burada avcıdan maksad, gözleriyle namaz esnâsında etrafı kolaçan eden ve diğer uzuvlarıyla başka işlerde, amel-i kesîrde bulunan kişi; hamaldan maksad, darlandığı hâlde abdest tazelemeden namaz kılan kişi; tüccardan maksad, namaz esnâsında zihin ve kalbini dünyâ ticâretinden çekmeyen kişidir. Bu üç kişi, namazda matlûb olan huşû ve huzûr hâline eremeyeceklerinden kendilerini ibâdetlerine veremezler ve “yasak savar” cinsinden namaz kılmış olurlar ki, bu hâl, Allâh indinde aslâ makbûl değildir. Zîrâ vücûdun ve âzâlarının da namaza hazır ve dâhil olması, namazın şartlarındandır. Nitekim Allâh Rasûlü -sallâllâhü aleyhi ve sellem-’in, namaz kılan bir şahsın elleriyle sakalını karıştırdığını görünce:
    “–Eğer bunun kalbinde huşû olsaydı, vücûdunun her uzvunda hareketsizlik olurdu.” (Tirmizî) buyurması, kalb ile vücûdun namazdaki müşterekliğinin zarûretini ifâde etmektedir.
    Şu hadîs-i şerîfler de bu hakîkate mebnîdir:
    “Sizden biri namaza kalkınca bütün vücûdu hareketsiz kalsın! Yahûdîler gibi sallanıp durmasın. Çünkü vücûdun namazda hareketsiz durması, namazın tamam olmasından bir parçadır.”(Tirmizî)
    “Namazda yedi şey şeytandandır (yâni şeytanın sevdiği hususlardandır): Burun kanaması, uyuklamak, vesvese, esnemek, kaşınmak, sağa-sola bakmak ve herhangi bir şey ile oynamak…” (Tirmizî)
    Bu hâller, namazın mânevî yapısını akâmete uğratır.
    Diğer taraftan dış görünüş huşûlu, fakat iç âlem huşûdan uzak bir hâlde ise, buna münâfıkça huşû denir ki, böyle bir duruma düşmekten kalbi muhâfaza etmelidir.


    emir kardeş verdiğin hadislerden en çok sallanmayla ilgili olan durum zuhur etmekte günümüzde maalesef.


  15. 02.Temmuz.2012, 14:25
    8
    Hadis Öğrencisi
    @mir Nickli Üyeden Alıntı
    “Yemek ile namaz bir araya geldiği vakit, yemeği namaz üzerine takdîm edin!” (Buhârî, Müslim) buyurulmuştur.
    Kalb ve vücûdun birlikte namaz hâlinde olup matlub olan huşû mevzûunda ulemâ titizlik göstermiş ve dikkat edilmesi gereken noktalara temas ederken hulâsa olarak namazdaki durumlarına göre mecâzen sınıflandırılan şu üç kişinin namazlarının makbul olmayacağını ifâde etmişlerdir:
    1. Avcı
    2. Hamal
    3. Tüccâr
    Burada avcıdan maksad, gözleriyle namaz esnâsında etrafı kolaçan eden ve diğer uzuvlarıyla başka işlerde, amel-i kesîrde bulunan kişi; hamaldan maksad, darlandığı hâlde abdest tazelemeden namaz kılan kişi; tüccardan maksad, namaz esnâsında zihin ve kalbini dünyâ ticâretinden çekmeyen kişidir. Bu üç kişi, namazda matlûb olan huşû ve huzûr hâline eremeyeceklerinden kendilerini ibâdetlerine veremezler ve “yasak savar” cinsinden namaz kılmış olurlar ki, bu hâl, Allâh indinde aslâ makbûl değildir. Zîrâ vücûdun ve âzâlarının da namaza hazır ve dâhil olması, namazın şartlarındandır. Nitekim Allâh Rasûlü -sallâllâhü aleyhi ve sellem-’in, namaz kılan bir şahsın elleriyle sakalını karıştırdığını görünce:
    “–Eğer bunun kalbinde huşû olsaydı, vücûdunun her uzvunda hareketsizlik olurdu.” (Tirmizî) buyurması, kalb ile vücûdun namazdaki müşterekliğinin zarûretini ifâde etmektedir.
    Şu hadîs-i şerîfler de bu hakîkate mebnîdir:
    “Sizden biri namaza kalkınca bütün vücûdu hareketsiz kalsın! Yahûdîler gibi sallanıp durmasın. Çünkü vücûdun namazda hareketsiz durması, namazın tamam olmasından bir parçadır.”(Tirmizî)
    “Namazda yedi şey şeytandandır (yâni şeytanın sevdiği hususlardandır): Burun kanaması, uyuklamak, vesvese, esnemek, kaşınmak, sağa-sola bakmak ve herhangi bir şey ile oynamak…” (Tirmizî)
    Bu hâller, namazın mânevî yapısını akâmete uğratır.
    Diğer taraftan dış görünüş huşûlu, fakat iç âlem huşûdan uzak bir hâlde ise, buna münâfıkça huşû denir ki, böyle bir duruma düşmekten kalbi muhâfaza etmelidir.


    emir kardeş verdiğin hadislerden en çok sallanmayla ilgili olan durum zuhur etmekte günümüzde maalesef.





+ Yorum Gönder