Konusunu Oylayın.: Tebliğ nasıl yapılır?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Tebliğ nasıl yapılır?
  1. 09.Nisan.2012, 01:40
    1
    almanyali67
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 26.Şubat.2008
    Üye No: 10819
    Mesaj Sayısı: 348
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 4
    Yaş: 40

    Tebliğ nasıl yapılır?






    Tebliğ nasıl yapılır? Mumsema Tebliğ ;
    Esselamun aleykum v..v.. sayin Hocam,Bizler >> Müslüman olmayan..veya Tebliğ etmemiz gereken kimselere Tebliğ´de bulunmamakla sorumlu olur ve kul hakkina girmis sayilirmiyiz?eger burada vebal altina girmis isek ne sekilde, vebalden nasil kurtulabiliriz?.Tebliğ derken kolayimiza gelenimi yoksa nasil yapmaliyiz.Tebliğ yapmak sadece bilgili (alim)olanlarmi yapmalidir?,ve Tebliğ Islam´i arastiran ve bilgi edinmek isteyenleremi yoksa herkimseyemi Tebliğ yapilmasi zorunlu?


  2. 09.Nisan.2012, 01:40
    1
    Devamlı Üye



    Tebliğ ;
    Esselamun aleykum v..v.. sayin Hocam,Bizler >> Müslüman olmayan..veya Tebliğ etmemiz gereken kimselere Tebliğ´de bulunmamakla sorumlu olur ve kul hakkina girmis sayilirmiyiz?eger burada vebal altina girmis isek ne sekilde, vebalden nasil kurtulabiliriz?.Tebliğ derken kolayimiza gelenimi yoksa nasil yapmaliyiz.Tebliğ yapmak sadece bilgili (alim)olanlarmi yapmalidir?,ve Tebliğ Islam´i arastiran ve bilgi edinmek isteyenleremi yoksa herkimseyemi Tebliğ yapilmasi zorunlu?


    Benzer Konular

    - İnternet, televizyon, radyo gibi yollarla İslamı nasıl tebliğ etmeliyiz? Tebliğde ve tebliğ edende b

    - Tebliğ Nasıl olur?

    - Hz. Muhammed (sav) dönemindeki tebliğ ve tebliğ metodları

    - Tebliğ ve irşad'da üslubumuz nasıl olmalıdır

    - Tebliğ ve Peygamberimizin tebliğ metodu

  3. 09.Nisan.2012, 10:24
    2
    imam
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Ağustos.2007
    Üye No: 2034
    Mesaj Sayısı: 7,512
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Bulunduğu yer: minallah-ilelllah

    Cevap: Tebliğ nasıl yapılır?




    Tebliğ Görevi ve Tebliğ Metodu:

    Tebliğ faaliyetinin nasıl yapılacağı konusunda peygamberler en güzel örnektir. Kur’an peygamberimize bunun nasıl yapılacağını özlü bir şekilde haber veriyor: “Rabbinin yoluna hikmetle ve güzel öğütle dâvet et ve onlarla en güzel bir biçimde mücadele et. Şüphesiz senin Rabbin yolundan sapanı bilendir ve hidayete ereni de bilendir.” (16/Nahl, 125)
    Dâvet ile tebliğ hemen hemen aynı şeylerdir. Birisi dâveti, çağırmayı ifade eder, diğeri ise vahyi ulaştırmayı, duyurmayı anlatır. Hikmetle tebliğ, dikkatli olmak, karşıdaki kişinin durumuna göre hareket etmek, en güzel bir tavrı takınmak, ısındırıcı olmak, etkileyici bir metod kullanmak demektir. Güzel öğüt vahyin müjdeleri ve uyarıları ile olur. Öğüt yalnızca sözle değil, fiil ve davranışlarla da yerine getirilir. Davranışların bazen sözden daha etkileyici olduğu açıktır.
    En güzel mücadele, tebliğ yönteminin en güzel, en mantıklı, en inandırıcı, en çekici ve en ikna edici olmasını anlattığı gibi, tebliğe engel olucu unsurlarla en gü\zel mücadeleyi de göstermektedir. Tebliğci, vahyin mesajını herkese ulaştırma uğruna en güzel araçları, en uygun bir biçimde kullanacak ve insanların İlâhî vahiyle tanışmalarını sağlayacaktır. Bu metodu bütün peygamberler uyguladığı gibi, dinin tebliğcisi her mü’min de uygulamalıdır. Unutulmamalıdır ki, her mü’min İslâm'ı yaşamaktan sorumlu olduğu gibi, İslâm'ı temsil etmekten de sorumludur. Onun güzel ve takva hayatı Din’e bir dâvet gibi olmalıdır.
    Bütün ibâdetler Allah rızâsı için olduğu gibi, tebliğ ve dâvet faaliyeti de Allah rızâsı için olmalıdır (36/Yâsin, 21). İslâmî tebliğin hedefi toprak kazanmak, dünyalık kazançlara ulaşmak, ya da birtakım makamlara ve saltanatlara ulaşmak değildir. Onun gayesi geçici dünya hayatını lezzetini elde etmek olamaz. Tebliğ’in amacı insanların yüreklerini fethetmektir. Yürekleri hakka, hidayete ve İslâm'ın aydınlığına (Kur’an’ın nuruna) açmaktır. Gönülleri sahte sevgilerin, aldatıcı tutkuların, oyalayıcı heveslerin işgalinden kurtarmaya kapı açmaktır. Yüreklerin kirini, pasını, ağır ve lüzumsuz yüklerini yıkamaktır. Kalpleri fıtratla buluşturmak, onları gerçek sevgiye ve gerçek sevgiliye bağlanmaya dâvettir. Yüreklerin fethi, gönüllerin İslâm'a açılması toprakların ve coğrafyaların fethinden çok önemlidir. Çünkü gönüllerin İslâm nuruna kavuşması mekânların da bu nurla tanışması demektir.
    Peygamberimiz buyuruyor ki: “İnsanları dine dâvet edin, müjdeleyin, nefret ettirmeyin. Kolaylaştırın, zorlaştırmayın. Uyumlu olun, geçimsiz olmayın.” (Müslim, Cihad 3, Hadis no: 1733; Buhârî, Meğâzî 60, İcâre 8)


  4. 09.Nisan.2012, 10:24
    2
    Üye



    Tebliğ Görevi ve Tebliğ Metodu:

    Tebliğ faaliyetinin nasıl yapılacağı konusunda peygamberler en güzel örnektir. Kur’an peygamberimize bunun nasıl yapılacağını özlü bir şekilde haber veriyor: “Rabbinin yoluna hikmetle ve güzel öğütle dâvet et ve onlarla en güzel bir biçimde mücadele et. Şüphesiz senin Rabbin yolundan sapanı bilendir ve hidayete ereni de bilendir.” (16/Nahl, 125)
    Dâvet ile tebliğ hemen hemen aynı şeylerdir. Birisi dâveti, çağırmayı ifade eder, diğeri ise vahyi ulaştırmayı, duyurmayı anlatır. Hikmetle tebliğ, dikkatli olmak, karşıdaki kişinin durumuna göre hareket etmek, en güzel bir tavrı takınmak, ısındırıcı olmak, etkileyici bir metod kullanmak demektir. Güzel öğüt vahyin müjdeleri ve uyarıları ile olur. Öğüt yalnızca sözle değil, fiil ve davranışlarla da yerine getirilir. Davranışların bazen sözden daha etkileyici olduğu açıktır.
    En güzel mücadele, tebliğ yönteminin en güzel, en mantıklı, en inandırıcı, en çekici ve en ikna edici olmasını anlattığı gibi, tebliğe engel olucu unsurlarla en gü\zel mücadeleyi de göstermektedir. Tebliğci, vahyin mesajını herkese ulaştırma uğruna en güzel araçları, en uygun bir biçimde kullanacak ve insanların İlâhî vahiyle tanışmalarını sağlayacaktır. Bu metodu bütün peygamberler uyguladığı gibi, dinin tebliğcisi her mü’min de uygulamalıdır. Unutulmamalıdır ki, her mü’min İslâm'ı yaşamaktan sorumlu olduğu gibi, İslâm'ı temsil etmekten de sorumludur. Onun güzel ve takva hayatı Din’e bir dâvet gibi olmalıdır.
    Bütün ibâdetler Allah rızâsı için olduğu gibi, tebliğ ve dâvet faaliyeti de Allah rızâsı için olmalıdır (36/Yâsin, 21). İslâmî tebliğin hedefi toprak kazanmak, dünyalık kazançlara ulaşmak, ya da birtakım makamlara ve saltanatlara ulaşmak değildir. Onun gayesi geçici dünya hayatını lezzetini elde etmek olamaz. Tebliğ’in amacı insanların yüreklerini fethetmektir. Yürekleri hakka, hidayete ve İslâm'ın aydınlığına (Kur’an’ın nuruna) açmaktır. Gönülleri sahte sevgilerin, aldatıcı tutkuların, oyalayıcı heveslerin işgalinden kurtarmaya kapı açmaktır. Yüreklerin kirini, pasını, ağır ve lüzumsuz yüklerini yıkamaktır. Kalpleri fıtratla buluşturmak, onları gerçek sevgiye ve gerçek sevgiliye bağlanmaya dâvettir. Yüreklerin fethi, gönüllerin İslâm'a açılması toprakların ve coğrafyaların fethinden çok önemlidir. Çünkü gönüllerin İslâm nuruna kavuşması mekânların da bu nurla tanışması demektir.
    Peygamberimiz buyuruyor ki: “İnsanları dine dâvet edin, müjdeleyin, nefret ettirmeyin. Kolaylaştırın, zorlaştırmayın. Uyumlu olun, geçimsiz olmayın.” (Müslim, Cihad 3, Hadis no: 1733; Buhârî, Meğâzî 60, İcâre 8)





+ Yorum Gönder