+ Yorum Gönder
6. Sayfa BirinciBirinci ... 3567 SonuncuSonuncu
Soru ve Cevaplar ve Sizden gelen sorular Kategorisinden Eğer Bu Sorulara Cevap Bulamazsam Ateist Olacağım Konusununa Bakıyorsunuz..
  1. beytullah
    Üye
    Reklam

    Cevap: Eğer Bu Sorulara Cevap Bulamazsam Ateist Olacağım

    Reklam



    Cevap: Eğer Bu Sorulara Cevap Bulamazsam Ateist Olacağım altıncı sayfa yazısı mumsema.com Cevap: Eğer Bu Sorulara Cevap Bulamazsam Ateist Olacağım
    ateizm cahilliktir daha da diyecek bi kelam yoktur allah hidayet versin ne diym.lutfen atesitler siteye ugrayip musluman arkadaslarin kafasini karistirmasin kendiniz gibi dierlerinide ucuruma suruklemeyin

  2. melikesdn
    Üye

    Cevap: Eğer Bu Sorulara Cevap Bulamazsam Ateist Olacağım


    Reklam


    Kardeşim öncelikle taklidi bir imandansa gerçek bir iman iyidir ama sen imanımı gerçekleştireceğim diye ateist sayfalarına bakıyorsun sen ateist sayfalarına bakarsan ateist olursun ama sen müslüman sayfalarına bakarsan mesela you tube dan sözler köşkü hayal hanem vs kanallar ateizmi çökertiyorlar binlerce kişiyi müslüman yapıyorlar bazı vidoları var aç ve izle o zaman o ateistlerin evrim teorilerinin ne kadar saçma olduğunu anlarsın. ateist inancı Tanrı yokmuş oh ne güzel o zaman istediğim gibi günah işleyebilirim denilerek çıkmış bir inançtır. zaten müslüman olan ateistlerde bundan bahsediyorlar nasıl ateist olma kararı verdin denildiğinde ben aslında sadece içimi rahat tutmak istedim diyorlar çünkü tanrı yok ya onlara göre. haaaa diyorlar adamlar eğer tanrı yoksa günahlara istediğim gibi girebilirim buna. örnek mesela istediğim gibi adam öldürüp insanlara tecavüz edebilirim zina da yaparım eee ahiretde yok yargılanmamda birde bir iki ateist sayfasına giriyorlar bunlar bir iki salak saçma bilgiler öğreniyorlar. ondan sonra ateist olup günahlara daldıkça dalıyorlar. ki böyle günaha dalma gibi düşünceleri olmayanlarda sonradan zaten nefse hakim olamayıp nasılsa Yokolucam lan bağane diyip günahlar alemine giriyorlar. ve kardeşim ilk sorunun cevabı 2 tür irade vardır Cüzi Ve Külli; kÜLLİ iRADE Allahın kendi sonsuz iradesidir. Ve cüzi irade burada insanlar kafayı yerler aynı senin sorduğun gibi sorular sorarlar anlamak zordur ve söylemek gerekirse sende yanlış anlamıssın ama bende yanlış anlamıştım kardeşim her kes araştıra araştıra inşallah. uzun bir örnek vereceğim çünkü irade olayı anlaşılması kolay olsada anlatımı zordur ve anlatımı yanlış olursa anlanamaz ve bu anlatacağım örnek Allahın bize tamamiyle verdiği cüzi yani kendimizin iradesidir. Bir rıhtımda padişahın gemilerinin dizildiğini ve karşısında iki adanın olduğunu farz ediyoruz padişah kaptanların sağdaki adaya gitmelerini emretmiş ve soldaki adaya gitmelerini yasaklamış olsun. Kaptanlarını emirlerine itaat hususunda bir imtana tabi tutan padişah imihanın bozulmaması içinde soldaki adaya giden kaptanlara mani olmasın. Gemiler cihazlarla donatılmış ve her iki adanın yoluda açık olsun. Diğer taraftanda gemilerin ihtiyacı olan yakıt padişah tarafından temin edilsin. Kaptanın burada yapacağı tek şey gideceği adayı belirleyi dümeni çevirmektir. Onu kaptanın seçtiği adaya ulaştıran gemide geminin haraketide sultana aittir. Eğer o kaptan padişahın emrine uyup sağdaki adaya giderse orada çeşit çeşit sofralarla nimetlerle karşılaşır. eğer sol taraftaki adaya giderse kaplanların kötülüklerine ve adadaki memurların şiddetlerine maruz kalacaktır. Her bir kaptan gemiye rota verme ve istediği adaya gidebilme durumundadır. bir kaptan hangi adaya gitmek isterse oraya doğru rota verecek ve deniz gemiyi ve kaptanı o adaya doğru sırtında taşıyacaktır. Şunuda belirtelim ki kaptan yolculuğun her anında rotayı değiştirme hakkına sahiptir. Mesela sol adaya doğru yol alırken rotasını sağ adaya yada sağ adaya doğru yol alırken rotasını sol adaya çevirebilir. gemiyi kaptan kendi kuvveti ve gücü ile hareket ettirmemektedir zira geminin hareketi için gerekli kuvvet ve ilim onda olmadığı gibi geminin ihtiyaçlarınıda tek başına karşılaması mümkün değildir o ne gemiyi yapmıştır ne denizin sahibidir nede gemideki diğer aletlerin. Bunların hepsi sultana aittir. Bununla birlikte gemi'de kaptanın iradesi (isteği) olmamaksızın tek başına hareket etmemektedir yani kaptanın tercihi gemiye yön verir. Şimdi kaptan şöyle diyemez ben gemiyi kendi kuvvetimle idare ve sevk ediyorum zira buna kaptanın gücü yetemez. ancak şunu'da diyemez gemi benim isteğimin dışında yol alıyor, istediği adaya beni zorla götürüyor ben geminin hareketinden meshul değilim evet bunu diyemez zira gemi onun tercihine göre yol almaktadır. O halde en doğru söz şudur ben geminin ve içindeki cihazların sahibi değilim Onlar sultanımındır. Ben sadece bu gemiye rota belirleyen dümenciyim ama öyle bir dümenciyim ki geminin her hareketi benden sorulacak çünkü geminin o hareketlerine benim iradem ve isteğim sebeb oldu. Şimdi geldik bu misalin izahına Misaldeki rıhtrım bu dünyadır. Sultan ise Allahtır. her bir gemi insandır. o gemideki cihazlar insana takılan duygu ve azadır. o iki ada ise sağdaki cennet ve cennete götüren amellerdir, soldaki cehennem ve cehenneme götüren amellerdir. kaptanın o gemiye rota vermesi ve gemiye rota belirlemesi ise Cüzi iradedir. İnsanın bedenindeki aza ve sistem kainattaki her bir sistem Allahın emirleri ile hareket etmekteir. fakat ,insan eli kolu bağlı bir fiilde hadiselere atılmış bir kaptan gibi hadiselerin denizine atılmış bir kaptan değildir. Vucut gemisinin hareket adasını kendi iradesi ile tayin etmektedir işte bu karar verme yeteneğine cüzi irade denir. ve dediğin insan gibi değil aslındai. insanlar ne durumda olursa olsun geçmiş gelcek hepsini kendi iradeleri ile seçerler ve eğer geçmişi kötüsüyle ya gemiyi sağa çevirip cennete gidecek yada aynı rotada devam edip cehenneme gidecek. ne ortamda bulunursa bulunsun insanın hiç bir ortamda iradesi elinden alınmaz her ortamda her yerde kendi iradesini kullanır öyle ki tuvaletini yapmak için düşünür insan isterse gider isterse gitmez aynı şekilde çevrene bakış açından ve insanlara verdiğin tepkilerdende sen sorumlusundur ve bu durumda özgürlük hakim midir değil midir sen karar ver. İkinci soru ise Kuranı Kerim de bilimsellik evrenle ilgili :
    Evrenin genişlemesi

    Bir kitap düşünün, bilimin ancak 100 sene önce keşfedebildiği bir hakikati, tam 1.400 sene önce haber veriyor. Ve bir insan düşünün, bilim adamlarının yakın tarihte keşfedebildiği bir hakikati, yine tam 1.400 sene önce bildiriyor. Acaba, bu kitabın ilahi bir kitap ve bu zatın fevkalade bir zat olduğu hakkında hiç şüphe edilir mi?

    Kur’an-ı Kerim tam 1.400 sene önce evrenin genişlediğinden haber vermektedir. Zariyat suresinin 47. ayet-i kerimesinde şöyle buyrulmaktadır: “Biz göğü kudretimizle bina ettik ve şüphesiz biz onu genişletiyoruz.” Türkçeye “Şüphesiz biz genişletiyoruz.” şeklinde çevrilen ifadenin Arapçası إِنَّا لَمُوسِعُونَ şeklindedir. مُوسِعُونَ kelimesi, “genişletmek” anlamına gelen أَوْسَعَ fiilinden türemiştir. Başındaki “lâm” ise, lâm-ı tekit olup, takip ettiği isim ya da sıfata vurgu yaparak “çok fazla” anlamı katmaktadır. Dolayısıyla bu ifade: “Biz evreni çok fazla genişletiyoruz.” anlamına gelmektedir.

    Kur’an’ın evrenin genişlemesinden haber veren ayetini bu şekilde tahlil ettikten sonra, şimdi de bu konuda ilmin ne dediğine bakalım:

    20. Yüzyılın başlarına kadar bilim dünyasında hâkim olan tek bir görüş vardı. Bu görüş, evrenin durağan bir yapıya sahip olduğu ve sonsuzdan beri aynı şekliyle süregeldiği görüşüydü. 20. Yüzyıla kadar hiçbir bilim adamı evrenin genişlemesinden bahsetmemiş, bırakın bahsetmeyi belki bunu hayal bile etmemişti.

    Rus fizikçi Alexander Friedmann ve Belçikalı evren bilimci Georges Lemaitre 20. yüzyılın başlarında, evrenin sürekli hareket halinde olduğunu ve genişlediğini teorik olarak hesapladılar. Bu gerçek, 1929 yılında gözlemsel olarak da ispatlandı. Amerikalı astronom Edwin Hubble kullandığı dev teleskopla gökyüzünü incelerken, yıldızların ve galaksilerin sürekli olarak birbirlerinden uzaklaştıklarını keşfetti. Yıldızlar ve galaksiler sadece bizden değil, birbirlerinden de uzaklaşıyorlardı. Evrenin genişlemekte olduğu, ilerleyen yıllarda yapılan gözlemlerle de kesinlik kazandı. Her şeyin sürekli olarak birbirinden uzaklaştığı bir evren ise, “sürekli genişleyen” bir evren anlamına gelmektedir.

    Evrenin genişlemesini daha iyi anlayabilmek için şöyle düşünebilirsiniz: Evreni, şişirilen bir balonun yüzeyi gibi düşünün. Balonun yüzeyindeki noktaların balon şiştikçe birbirlerinden uzaklaşmaları gibi, evrendeki cisimler de evren genişledikçe birbirlerinden uzaklaşmaktadırlar.

    Bu bilimsel gerçek, henüz hiçbir insan tarafından bilinmezken ve insanlar Güneş’i bir elma büyüklüğünde zannederken, Kur’an asırlar önce bu hakikati bildirmiş ve evrenin genişlemekte olduğunu açıkça beyan etmiştir.

    Bu ise Kur’an’ın Allah’ın kelamı olduğunu çok parlak bir şekilde ispat etmektedir. Zira 20. asırda ancak keşfedilebilen bilimsel bir gerçeğin, bundan 14 asır evvel bir kitapta yazması ve bu hakikatin bir beşer tarafından haber verilmesi ancak şu iki şeyden biri ile mümkündür:

    1- Ya bir beşer bu bilimsel gerçeği tek başına keşfetmiştir.

    2- ya da bu haber, evreni yaratan ve onu genişleten Allah’ın haberidir. Bu haberin yazıldığı kitap Allah’ın kitabıdır. Ve bu kitabı tebliğ eden zat da O’nun resulüdür.

    Başka bir şık yoktur ve birinci şıkkı kabul etmek mümkün değildir. Çünkü on dört asır önce, teleskopun isminin bile bilinmediği bir devirde, son derece gelişmiş dev teleskoplarla ancak keşfedilebilen bir hakikati bir beşerin kendi kendine keşfetmesi mümkün değildir. Hatta bu sebepten dolayıdır ki, dünya tarihinin en büyük dehaları, gözlemleriyle ve bilimsel uğraşlarıyla, genişleyen evren modelini çizememişler, hatta bunu akıllarının ucuna bile getirememişlerdir.

    O halde bu haber, on dört asır önce, teknolojinin olmadığı bir dönemde, çölde yaşayan ve okuma yazma bilmeyen bir beşerin kendi sözü olamaz. Bu haberin yazıldığı kitap da ona ait bir kitap olamaz.

    O halde geriye tek bir seçenek kalıyor, o da 2. şıkkı kabul etmektir. Yani bu haber, evreni yaratan, onu genişleten ve bu mucizevî haberi elçisi Hz. Muhammed (s.a.v.) ile insanlara haber veren Allah’ın haberidir. Ve bu haberin geçtiği kitap da O’nun kitabıdır.

    Eğer şöyle bir soru sorulsa: Belki tesadüfen yazmıştır. Yani Kur’an bir beşerin sözüdür ve bu beşer farkında olmadan bu hakikati kitabında yazmış ve evrenin genişlemesinden bahsetmiştir.

    Bu soruya karşı deriz ki: Eğer bir beşerin böyle bir haberi tesadüfen kitabında yazması mümkünse; o asırdan bu asra kadar milyonlarca kitap yazılmıştır. Aynı tesadüf ile bu kitapların birçoğunda aynı haberin geçmesi gerekmektedir. Hâlbuki hakikat bunun tam zıttıdır. Hiçbir beşer kitabında, hatta mesleği astronomi olan dehaların kitaplarında bile, 20. yüzyılın başına kadar böyle bir haber geçmemektedir. Bu haberi ne bir beşer düşünmüş ve ne de bir kitaba kaydedilmiştir. Bu sebeple, Kur’an’ın haber vermesini, tesadüf ile izah edemeyiz. Demek, “Kur’an Allah’ın kitabıdır.” demekten başka bütün yollar kapalıdır. Tek bir yol vardır, o da Kur’an’ın Allah’ın kitabı olmasıdır.
    Başka hakikatlerde var mesela iki denizin tuzlu ve tatlı denizin birbirine karışmaması kuranda şöyle geçiyor “İki denizi birbirlerine kavuşmak üzere salıvermiştir. Aralarında bir engel vardır, birbirlerine geçip karışmıyorlar.” (Rahman Suresi 19-20). bir tane daha söylüyüm yer yüzünde uçlarında eksilme bir başka adıyla döndükçe kutupladan basıklaşma “Onlar görmüyorlar mı ki, gerçekten yeryüzüne yönelip onu uçlarından eksiltiyoruz. ” (Rad 41)

    “Onlar görmüyorlar mı ki, biz yeryüzüne gelip uçlarından noksanlaştırıyoruz.” (Enbiya 44).

    Bu iki ayet-i kerimede yeryüzünün uçlarından eksildiğinden ve noksanlaştığından bahsedilmektedir.

    Acaba gerçekten de yeryüzü uçlarından noksanlaşıyor mu?

    Bu noksanlaşmanın manası ne olabilir?

    Bu konuda bilim adamları ne demektedir?

    Nasa’nın verilerine göre, Dünya’nın ekvator yarıçapı 6378,5 km. iken kutuplardan yarıçapı 6357 km.dir. Bu yaklaşık % 0,3’lük bir fark demektir. İşte ayet-i kerimedeki “uçlarından eksiltiyoruz” ve “uçlarından noksanlaştırıyoruz” ifadeleriyle kutuplardaki bu basıklığa işaret edilmiştir. Ayrıca şu noktaya da dikkat çekiyoruz ki: Ayet-i kerimede “eksilttik” ifadesi yerine “eksiltiyoruz” ifadesi kullanılmıştır. daha var kardeşim hemde çok var çok fazla var İlme davet sitesinden ulaşabilirsin. gelelim son soruya eğer müslüman bir ülkede olmasaydın senin halin eğer gerçketen hiç duymadıysan ya cennetlik olursun bazı alimlere göre bazılarına göre ise yok edilirsin bir ayette şöyle diyor Bir âyet-i kerime meali de şöyledir:
    (Biz, bir resul göndermeden [dini tebliğ etmeden] önce azap etmeyiz.) [İsra 15]. eğer islam sana taraflı olarak anlatılırsa mesela hz peygamber şöyle kötüdür gibi tabi senin elinde araştırma imkanların varsa cehennemlik olursun ama araştırma imkanın yoksa cennetlik olursun. tabi en iyisini rabbim bilir şüphesiz onun adaleti eksiksizdir. bunun hakkında bir Kuranı Kerim kıssası vardır; Allah hz Musaya haydi gidin ve fravuna deyin ki israil oğlularını hemen bırak onlara eziyet etme. biz senin rabbinden bir ayet getirdik. kurtuluş hidayet olanlarındır. muhakkah bize vahyolundu ki azap yalanlayan ve yüz çevirenlerin üzerinedir. viravun rabbinde kimmiş ey musa ddi o da bizim rabbimiz her şeye yaratılışını veren sonrada ona hidayet edendir dedi. fravun dedi ki öyleyse önceki milletlerin durumu ne olacak hz musa ona şöyle dedi onlar hakkındaki bilgi Rabiimin yanındaki bir kitaptandır rabbim ne yanılır nede unutur dedi. Zaten buradada hz musa Rabbim ne yanılır nede unutur diyerek Allaha havale ediyor. ama hz musanın cevabı vermemesi bilmemesinden değil Allahın hidayet arzusuna teslim olmasındandır. hz musa imanın öyle bir mertebesindeydi ki Allahın ne yaparsa yapsın şevkat ve adalet ile yapacağından zerre miktar şüphesi yoktu rabbim ne yanılır nede unutur diyerek Allahın hükmüne rızasını bu şekilde göstermiştir. İşte Hz fravnun hz Musanın davetine karşı önceki nesillerin halini sorması Hz Musa (as) nin ise o nesillerin halini
    Allahın ilmine havale etmesi ispat ederki mesele sadece sorunun cevabınımerak değil mesele sadece iman meselesidir. İmanda kemal bulanlar bu tür soruları akıllarına bile getirmezler onlar imanda kemal bulmuşlardır onlar inanırlar ki Allaha teslim olmuşlardır. Peki Allahın insanlara dediği o söz ne diye sormussun hiç bir delil göstermeden demissin ama bu delilleri göremeyen kusura bakmasın ama ne kadarda gözleri görsede kalbi körelmiştir yanlızca Allah hidayet verir. Şimdi Allahın inanmayan insanlara hayvan daha aşağı varlık dediğine cevap vereyim: Kardeşim şimdi baban sana 1 milyon veya 1 trilyon verse ve dese ki sana sadecr bu parayı veriyorum bu paraya kendine iş kur dese ve senin hayatın kurduğun bu işe göre gidecek olsa sende babandan o parayı alsan tamam baba desen kuracam desen dükkanı açma günü gelince baban sorsa oğlum ne iş kurdun kendine? Sen ona Seyyar pilavcı desen baban sana ne yapar baban sana o parayı karşılıksız veriyor sen gidiyon seyyar pivacı açıyon dur ben söylüyüm babanın ne yapacağını Doğrar keser biçer aklına ne kadar işkence geliyorsa. işte aynen Allahta sana soluduğun nefese kadar balığına hayvanının her çeşidine kadar, evinin önünü temizlemesi için rüzgarı sonra evini yıkaması için dünyayı yıkaması için yağmuru vermiş kısacası kainattakı bütün güzellikleri sana bahşetmiş ama sen gitmissin bir şükrü etmemissin, bir namaz kılamamıssın, 5 vakit namaz günde 1 saat haftada 7 saat ayda 1 gün senede 12 gün ve sen Allahın senin önüne serdiği bütün bu güzelliklere bakmaksızın sadece yer içer oh dersen hayvandan bir farkında kalmaz ki zaten ne kadar temiz yürekli olsursan ol eğer Allahın verdiği bu kadar şeye rağmen sen ona şükretmessen afedersin ineğin bile hayvanların bile görevleri varken senin ne haddine Allaha secde etmemek ondan sonra niye hayvan oluyomuşuz hayvandan aşağı demesenin sebibde Hayvan bile işine yarıyor ama sen yaratılma gayeni yiyip içip üremek sanıyorsun (sen diye konuştuğuma bakma herkese söylüyorum). son soru kardeşim. Bu karanlığın yani zor şartların içinden aklen ve vicdanen düşünüp hakikati bulmanın çok örnekleri olmuştur. insanda o yüzden bu vardır yapabilir yapamaz diye bişey kabul edilemez hadi geçtik internet yokmuş diyelim. ezan bir tane bile cami yokmuş. telefonda yokmuş diyelim. televizyonda yokmuş diyelim. ama insanda bunu kendi aklıyla çözebilecek kapasite oluyor zaten. hatta insan o kadar eğlencelerin darwinzimin olduğu ortamda bile aklen düşünüp hakikati bulabilir. bunun en büyük örneği peygamberlerdir. mesela Hz ibrahim hz ibrahimin geldiği yer yıldızların ve üneşe aya tapılan bir yere gelmiştir ama yıldızlar sabah olunca yok olmuştur bunlar benim rabbim değildir demiştir. güneş gece kaybolmuş benim rabbim kaybolmaz demiştir. ay sabah olunca gitmiş benim rabbim ay olamaz demiş. daha vahiy gelmemiştir hemde o zaman ve aklen bulmuş. hz peygamberimiz mesela vahiy 40 yaşında gelmiştir ve insanların kızlarını diri diri toprağa gömdüğü bir zamanda gelmiştir peygamberimiz evlilikler 40 üzerindeyken ve hep vahiy gelene kadar rol model oluyor ve peygamberimize aklen belli bir konuma gelip peygamberliğe aday konuma geldikten sonra ona peygamberlik geliyor. HZ musa var mesela firavunun sarayında büyüyor adeta fravun kendini ilah sandığı bir dönemde ve fravunun evlatlık oğlu oluyor tabi ilk aldıklarında o kadar yakınken kötülüğe kendini koruyor ve peygamberlik makamına kadar ulaşabiliyor. arkadaşım hemde bunları geçtim artık öyle bir dönemde internetsiz televizyonsuz bir dönemde yaşamıyoruz nasıl ki burada dinsizler var avrupada amerikadda çok fazla müzlüman olan var bak mesela bu vidoda bir arkadaşın bir vidosu var kardeşim izlersen inşallah çok faydalı olur direk arkadaşın hikayesine geçmek ve kolundaki haç dövmesini görmek istiyorsa 5. dk sarabilirsin vidoyu ve https://youtu.be/xqRf7Tjhu2w bunu copy past yapıp googldanda aratbilirsin çıkar zaten. son önemsiz dediğin sorunun cevabıda kuranı kerimde biz insanları topraktan yarattık ve sudan yarattık diyor yani ilk önce topraktan yani adem aleyhisselam topraktan sonra diğer insanlar sudan yaratılmış gibi aşama aşam olan bir olaydan söz ediyor. İnsan insandır toprakta toprak bilinsin ki kuranın meali kuranın tefsiri değildir ben kurandaki bisbillahirrahmanirrahim kelimesinin sadece tefsirini yapsam o kadar çok anlam çıkar ki en az 3 saat sürer ve hala elhamdülillahın yıllardır tam tefsiri yapılamadı o kadar büyük bir anlamı taşıdığından dolayı. ki hadi insanı Allah bildiğimiz topraktan yarattı diye sayarsak bile bu soru akla mantığa uydurmak için bir insan ne yapmışta bu soruyu bulmuş derim ve dedimde çünkü dünyada her yerde toprağa ihtiyaç duyuluyor ve dünyadaki topraklardan zaten insan yapılsa dünyada yer kalmaz o yüzden evrende düzen vardır ve her şeyin yeri vardır ona kalırsa bilime başvurulursa hiç bir şey yok iken var var iken yok edilemez o zaman toprktanda insan var edilemez Allahın orada söylediği toprak kelimesinin kaç bin anlamı var türkçe karşılık olarak kim bilir işte bu yüzden meali yanında risale okuyun diyorlar. o zaman İnsanlar maymunlardan geliyorsa maymunlar neden insan olmuyor diye sorar bir insan sordun mu kendine çünkü bu dünyaya Allah maymunu bir yaratık olarak getirmiş ve insanıda üstün bir anlama yeteneği olan varlık olarak getirmiş bu yüzden İnsanlar maymundan geldi demek gayet akılsızca olur bu dünyada bilim de diyor her şey nizam ve intizamlıdır ve bir bozukluk yoktur hayvan hayvandır insan insandır. üstelik insan neslinin maymunlara benzetilmeside komiktir çünkü onlar anlamazlar sadece taklit ederler “İçinizden Cumartesi günü azgınlık edip de, bu yüzden kendilerine: ‘Aşağılık maymunlar olun!’ dediklerimizi elbette bilmektesiniz. Biz bunu (maymunlaşmış insanları), hâdiseyi bizzat görenlere ve sonradan gelenlere bir ibret dersi, müttakîler için de bir öğüt vesilesi kıldık.” (2/Bakara, 65-66) Fakat hayvan şekilleri içinden özellikle maymun sûretinin zikredilmesi, herhalde mânevî meshin ehemmiyetine bir karîne gibidir. Aslında insan ile maymun arasındaki gerçek fark, yalnızca bir kıl, bir kuyruk farkı değildir. Akıl, mantık, huy ve ahlâk farkıdır. Maymunun bütün hüneri, taklit hissinin gelişmişliğindedir. Ama maymunun önünde günlerce ateş yakın, soğuk günlerde karşısında ısınmayı gösterin, sonra onu alıp bir kıra götürün, yanına kibrit, çıra, odun, kömür koyun, o yine de üşüdüğü zaman bunları bir araya getirip bir ateş yakamaz ve ısınmayı başaramaz. Bu kadarcık bile mantık ilişkisi gösteremez. Artık bunun üzerine terettüp edecek aklî işlemlerin derecesini tasavvur edin. İşte mânevî dünyası meshe uğramış olan insanlar da böyledir: Onlar kör bir taklitten başka bir şey yapamaz ve hayvanî duygularından öteye geçemezler. Bir bakıma insan gibi görünürler, hakikatte ise maymundan başka bir şey değildirler. Fındığı kırar yerler de bir fındık ağacı dikmeyi akıl edemezler. “Onlar hayvanlar gibidirler. Hatta daha da aşağıdırlar.” (7/A’râf, 179).

  3. melikesdn
    Üye
    kardeşim sorularının cevaplarını bir bir hepsini verdim.

  4. melikesdn
    Üye
    kardeşim sen zaten daha ibadetlerini yapmıyomussun o zaman armut piş ağzıma düşü mü bekliyon vahiy mi insin yani ne istiyon?

  5. melikesdn
    Üye
    kardeşim azıcık faydalı olabilmissem Ne mutlu bana hadi kardeşim sende gel bu davete sözler köşkü hayalhanemi izle yazdığım yazıya baya uğraştım hepsi cennete gidebilmemiz için inşallah okursun hepsini hepsini kendi ellerimle yazdım

  6. Misafir
    sayın arkadaşım sanırım meleklerden.haberin vardır bu meleklerin.içinde seytan olanida var.ne yazıkki senin.içine.seytan sokmuşlar hatta kendi kendine olmuşsun bu şeytani.senden ricam şu inanmadigin şeyleri kuranı kerimde türkçe mealinde bulabilirsiniz.bence ıslam size ağır geliyor.yani beş vakit namaz kılmak oruc tutmak gibihacca gitmek gibi bir çok şey sana ağır geliyor .yani her türlü haram olan şey sana daha bir zevk ve özgürlük verecek gibi gözüküyor.farzedelim zina özgürlük olarak beyninde yer yapacak..peki bunu sen değilde diğer ikinci bir kişiye soralim aileni esin kızın çocuklarıni dusun empati yap aynısını onlar yapsa bu bir özgürlüktür deyip arkanızi dönüp gidermisiniz .bence siz.doğru yoldan sapmayin şeytana uymayin ..asıl seytan bu tür yazıları yazan ateist olandır.şöyle bir etrafına bak insanın aklı eriyormu bunca şeye.ALLAH birdir her şeyin.yaraticisi odur.hastaliktan kurtulunca şükür ediyoruz şükür ettiğimiz ise yaradandir .saygılar

  7. Misafir
    1. Sorunun Cevabı : İnsanlar zaten özgür bir iradeye sahiptirler.Hatta şu cümleyi duymuşsundur.''Oğlum şunu yaparsan kendi kaderini kendin çizersin.'' ders çalışırsan öyle edersen vs gibi..Burdan çıkan sonuç insanlar kaderini çizebilirler.Kendi yollarını değiştirebilirler.Allah insanlara hayvanlardan veya diğer canlılardan farklı olarak akıl vermiştir.Düşünebilmeli yorumlayabilmeli ve hür olarak kendi istediği yolu seçebilmelidir.Çevremize dayalı olarak diyorsun ama sen müslüman bir ülkede yaşıyorsun fakat şuan ateistlikle alakalı şeyler söyleyebiliyorsun.Çevrenin senin kararına yoluna etki edeceğini söyleyemeyiz insanın hürlüğünden bahsedebiliriz.
    2. Sorunun Cevabı : İlk olarak Allah'ın kendisine inanmayanlara hayvanlardan daha aşağılık dediğini söylüyorsun böyle birşeyin kanıtı elinde var mı? Kur-anda mı geçiyor?Böyle bir şey yoktur.Sonrasında Allah bu dünyaya kanıt olarak oldukça çok peygamber göndermiştir.4tane kitap göndermiş Kuran dışında diğerleri malesef ki değiştirilmiştir.Allah dünyanın mantık ve sistematik odluğunu yani bir kurucunun olduğunu zaten göstermektedir.Daha başka delillerde Allah'ın varlığını gösterir.Ancak bunu görenler olur göremeyenler olur birde görmek istemeyenler ve görmek isteyenler olur değil mi?İşte sen görmek istemeyenler tarafındaysan ne yazık.Bana göremeyenlerden bahsediyorsun.Göremeyenler önüne sunulmuş bir tabak çorbanın tadına bakmamış gibilerdir.Hz.Muhammed(s.a.v.) buyumuştur ki Yüce Rabbim her insanın karşısına mutlaka güzel dinimizi çıkaracaktır.Farklı ülkelerde olsaydım diyorsun ya sen kıyamet zamanında yaşayan yani dünyada tek bir müslümanın kalmadığı devirde yaşayan bir insanda olarak dünyaya gelebilirdin değil mi?Bu yine seçime kalmıştır.İnsanlar zaten giderek inanmamaktadırlar.Sen farklı ülkede de olsan bu ülkede de olsan seçim senindir güzel kardeşim.

  8. Misafir
    Şöyle söyleyeyim içinde bulunduğunuz ruh hali bir serzenme ve asilik ve ulaşamadığınız bir takım çevre özentilerinin sonucu olarak anladım pek iyi hiç dünya ve harici gezegenlerin oldu olası aynı dengede olduğunu ve bunun oluşumu insanlar tarafında mümkün olmadığına rağmen aynı çizgi mesafesinde olmasını sağlayan beşeriyet ötesinde mutlak gücün kim olduğunu hesapladınızmı? Evrim teorisine gelince maymundan evrimleşen bu insan alemi neden canlıların en üstünü olarak dünyada hayat sürdürmektedirler? Günümüzün piyasa teknolojisi adına ne varsa hepsinde bizim için bizim yaşam alanımızın mükemmeliyetçi politikası adına sadece bizlere sunulmuştur. Biz bunları yaşarken neden maymunların bu hayattan istifadesi olmuyor? Çünkü insanı bu dünyada canlı varlıkların en üstünü kılan Allah'tır. buradaki sebepse önümüze çizilmiş iki yoldan birini seçebilmemiş için bizlere bahş ettiği cüzii iradedir. Sen dünyadaki mevcut düzen adına ne var ise aklınla kanıtlayabilirsin ama beşeriyet ötesi İlahi sebebe dayalıdır buna delil getirmek için verdiğiniz düşünce payı sizi ancak bu tür isyanlara ve inkardan başka arpa boyu öteye götürememektedir

  9. Misafir
    Bu mesaji yazan arkadaşım seni çok iyi anlıyorum. Ben de senin geçtiğin yollardan geçtim. Dindar biriydim daha sonraları kafama takılan ciddi sorular oldu. Araştırdımki islam dininde bu sorulara cevap yok. Bazı islami çevrelerin verdigi cevaplar ise son derece zorlama ve yetersiz.

    Araştırmalarımın sonucu anladımki islam dini ve bütün dinler kesinlikle insan ürünüdür. Kuranın ilahi bir yerden gelmediği bizzat insanlar tarafından yazıldığı gerçeği ile yüzleşmek gerekiyor. Evet bu çok birşey onu da biliyorum. Ama yüzleşmek şart.

  10. Misafir
    Bu sorularına cevap bulabilmek için ilme davet sitesinin kaderle ilgili videolarını izleyebilirsin.. Sana çok yardımcı olacağını düşünüyorum.

  11. Misafir
    şimdi allahın var olduğunu sayalım derken sen zaten namaz kılarken inkar etmişsin allah herkeze kendi iradesinde zaten seçme özgùrlüğü vermiştir her ateist aynı şeyi söylüyor madem õzgūr iradeye sahibiz allah neden kendisine ve rasulūne tabi olmamızı istiyor olma arkadaşim allah emretti olup olmamak senin elinde burda herhangibir azapmı gördūn allaha tapmayınca bunun cezası ahirette ve ebedi hayatta mutlak olacaktır allah herkezr akıl ve özgūr irade vermiştir sen istersin allah fiilleri yaratir önemli olan senin neyi istemene bahğlıdır neden birazda ilim sahibi insanların paylaşimlarından birşeyler ćikarmiyorsunuz bunu anlamiş değilim ateizm dūşüncesinde tek bir amac var allah yok peygamber yalancı herşey doğa olayı ozaman sen hz. mikaili taniyormusun birazda bunu araştır mesala sad bin ebi vakkas kimdir hz hamza allahın kendisinden razı olması için neden kendine mezar kazıp hergece kendisini sorgulamıştır sad bin muazın ruhu arş a yūkselince arş nasıl titremiştir cenaze namazına neden 70 bin melek katılmıştır hz ebu bekir niçin būtūn malını allah yolunda harxadı ebuzer giffari niye çölde yalnı başina öldū 10 sahabi niçin cennetle müjdelendi yasir ve ailesi nasil islamın ill şehitleridir bunlar bir masalmıfır yoksa sen insan deyilmisin bukadar hadis varken insanlar kim 500 milyar istermi oynuyordu bak kardeşim sahabiler oturmiuş bir yerde hüngūr ağliyordu ebu bekir siddiki rad.anhu yanlarına geldi ve siz hepiniz burden neden ağliyorsunuz dedi onlarda ya ebu bekir biz allahı dūşūnūp onun nasil biri olduğunu merak ettik biz gūnaha girenlerden olduk galiba diyip ona ağliyoruz dediler bunu duyan ebu bekir siddiki oturdu onlarla ağlamaya başladı bu benimde akluma geliyor dedi az sonra allah rasuli onları ağlarken gördū ve sordu onlar durumu anlattiktan son sav cevap verdi işte bu imanin ta kemdisidir dedi allahı dūşūnūn tabiki ava ispat etmeye çalişmayin yoksa ziyan olanlardan olursunuZz gördük duyduk itaat ettik bu kadar hadis varken yetmezmi

  12. Misafir

    Reklam


    varsayalım ki ebu leheb bu indirilen ayetten sonra "inanıyorum Allah birdir Muhammed te onun elçisidir. " dese idi. Buna rağmen bu ayetin kurana dahil edileceğinin garantisini verebilirmisiniz? Çünkü çok sonrada daha doğrusu ebu lehebim ölümünden çok sonra kuran kitaplaştırıldı. Hatta düzenlendi diyebiliriz.

+ Yorum Gönder
6. Sayfa BirinciBirinci ... 3567 SonuncuSonuncu
ateist soruları,  ateistlerin soruları,  ateist sorular,  ateist sorulari,  ateist soruları ve cevapları,  ateistlerin soruları ve cevapları,  ateistlerin islam hakkında soruları