Konusunu Oylayın.: Cuma namazı ile ilgili.

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Cuma namazı ile ilgili.
  1. 04.Nisan.2012, 06:01
    1
    CeyhuN_
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 02.Nisan.2012
    Üye No: 95401
    Mesaj Sayısı: 180
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2
    Yaş: 19

    Cuma namazı ile ilgili.






    Cuma namazı ile ilgili. Mumsema Merhaba arkadaşlar sizlere Cuma Namazı ile ilgili bir soru soracağım. Ben 8.Sınıfa gidiyorum. Şu sıralar saatler 2 saat ileride olduğundan Cuma namazına çok rahat yetişiyorum. Ama oluyor ki okula denk geliyor. Dersin ortasında başlıyor namaz. Yani okul yüzünden gidilemiyor. Hocama dedim böyle böyle, erken salma durumunuz var mı ? Bir küfretmediği kaldı. Yok o camiyi basarım da yok yaşın kaç başın kaç da bilmem ne. Ama şöyle deniyor, Cuma namazı için bütün dünya işlerinizi bırakın, namazdan sonra devam edin. Şu sıralar vakit yettiği için yetişiyorum ancak, kış vakti der sırasında ezan okunuyor. Ne yapmalıyım ?


  2. 04.Nisan.2012, 06:01
    1
    CeyhuN_ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Devamlı Üye



    Merhaba arkadaşlar sizlere Cuma Namazı ile ilgili bir soru soracağım. Ben 8.Sınıfa gidiyorum. Şu sıralar saatler 2 saat ileride olduğundan Cuma namazına çok rahat yetişiyorum. Ama oluyor ki okula denk geliyor. Dersin ortasında başlıyor namaz. Yani okul yüzünden gidilemiyor. Hocama dedim böyle böyle, erken salma durumunuz var mı ? Bir küfretmediği kaldı. Yok o camiyi basarım da yok yaşın kaç başın kaç da bilmem ne. Ama şöyle deniyor, Cuma namazı için bütün dünya işlerinizi bırakın, namazdan sonra devam edin. Şu sıralar vakit yettiği için yetişiyorum ancak, kış vakti der sırasında ezan okunuyor. Ne yapmalıyım ?


    Benzer Konular

    - Cuma günü ve cuma namazı ile ilgili hadisler

    - Kadınların cuma namazı kılmaları farz değil, fakat va'z dinlemek için camiye gelen kadınlar cuma nam

    - Cuma namazı: Şafii mezhebinde cuma namazı için kırk kişi olması gerekiyormu?

    - Cuma namazı erkeklere farz mıdır? neden cuma namazından sonra öğle namazı kılınmaz?

    - Kadınlara Cuma namazı farz mıdır. Cuma namazı ile ilgili ayette kadın ve erkek ayrımı yapılmamaktadı

  3. 04.Nisan.2012, 06:02
    2
    CeyhuN_
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 02.Nisan.2012
    Üye No: 95401
    Mesaj Sayısı: 180
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2
    Yaş: 19

    Cevap: Cuma namazı ile ilgili.




    Elim kaymış özür dilerim, 2 değil de 1 saat olacaktı


  4. 04.Nisan.2012, 06:02
    2
    CeyhuN_ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Devamlı Üye



    Elim kaymış özür dilerim, 2 değil de 1 saat olacaktı


  5. 06.Nisan.2012, 06:10
    3
    CeyhuN_
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 02.Nisan.2012
    Üye No: 95401
    Mesaj Sayısı: 180
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2
    Yaş: 19

    Cevap: Cuma namazı ile ilgili.

    Flood için özür dilerim güncel


  6. 06.Nisan.2012, 06:10
    3
    CeyhuN_ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Devamlı Üye
    Flood için özür dilerim güncel


  7. 06.Nisan.2012, 07:10
    4
    Ufkuaçık
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 17.Ekim.2008
    Üye No: 35628
    Mesaj Sayısı: 693
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 7
    Yaş: 57

    Cevap: Cuma namazı ile ilgili.


    Milli EĞİTİM BAKANLIĞINA BİR ŞİKAYET DİLEKÇESİ YAZIP İBADET HAKKINI İSTEMENİ TAVSİYE EDERİM.HEM SONRA O DERSİN HOCASINI DA UYARMIŞ OLURSUNUZ.ONU AÇIĞA ALIRLARSA KENDİSİ YAPTIKLARINA PİŞMAN OLUR DİYE DÜŞÜNÜYORUM.

    Hem sonra 4+4+4 Eğitim Sistemi boşuna mı getirildi sanıyor o yobaz hocanız?..



  8. 06.Nisan.2012, 07:10
    4
    Devamlı Üye

    Milli EĞİTİM BAKANLIĞINA BİR ŞİKAYET DİLEKÇESİ YAZIP İBADET HAKKINI İSTEMENİ TAVSİYE EDERİM.HEM SONRA O DERSİN HOCASINI DA UYARMIŞ OLURSUNUZ.ONU AÇIĞA ALIRLARSA KENDİSİ YAPTIKLARINA PİŞMAN OLUR DİYE DÜŞÜNÜYORUM.

    Hem sonra 4+4+4 Eğitim Sistemi boşuna mı getirildi sanıyor o yobaz hocanız?..



  9. 06.Nisan.2012, 08:34
    5
    Şema
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Mart.2007
    Üye No: 123
    Mesaj Sayısı: 9,332
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 103

    Cevap: Cuma namazı ile ilgili.

    Okul için eğitim ve öğretimin belirli zamanları, namaz vaktini geçiriyorsa hükmü nedir, ne yapmak gerekmektedir? Cem ederek/birleştirerek kılmak caiz midir?


    Namaz, dinimizin ifâsını emrettiği ibadetlerin en önemlisidir. Kelime-i şehâdetten sonra, İslâm binasının üzerine kurulduğu beş esastan birincisidir. Akıllı ve erginlik çağına ulaşan her Müslümana, istisnasız farzdır. Farziyeti Kitap, sünnet ve icma ile sabittir. Terkedilmesi ve -geciktirmeyi câiz kılan meşru bir mazeret bulunmaksızın- vaktinde edâ edilmeyip, kazaya bırakılması, en büyük günahlardan biridir. Bu itibarla, her Müslümanın beş vakit namazını vakti içinde edâ etmesi; geciktirmeyi caiz kılan meşru bir mazeret olmadıkça, hiçbir vaktin namazını kazaya bırakmaması gerekir.

    İslâmî hükümlere göre, hiç kimse gücünün yetmediği bir şeyi ifâ ile mükellef olmaz ve bundan dolayı sorumlu tutulmaz. Nitekim Kur'an-ı Kerim'de

    "Allah kişiyi ancak gücünün yettiğinden sorumlu tutar..." (Bakara, 2/286)

    buyrulmuştur. Bu itibarla, bir ibadeti, meşru bir mazeret sebebiyle vakti içinde edâ edemeyip, daha sonra kaza eden kişi dinen sorumlu olmaz. Fakat meşru bir mazeret olmadığı halde namazlarını vaktinde edâ etmeyenler, daha sonra bunları kaza etmekle emri, vakti içinde yerine getirmeme sorumluluğundan kurtulmuş olmazlar. Bu gibilerin ayrıca tövbe ve istiğfarda (günahlarının affı için niyazda) bulunmaları ve bu sorumluluğu telâfi edecek iyi işler ve nâfile ibadetler yapmaları gerekir.

    İslâm'da namaz ve oruç gibi ibadetler için belirli vakitler konulmuştur. Bu vakitlerin kaçırılması hâlinde artık edâ değil, kaza söz konusu olur. Farz namazların kendi vakitleri içinde kılınması farzdır. Özürsüz olarak bir namazın vaktini geçirmek büyük günahlardan sayılmıştır. Mücerred olarak namazın kazası ile bu kimsenin üzerinden namaz borcu düşerse de, geciktirmekten dolay meydana gelen günah devam eder. Bunun için, namazı kaza eden kimsenin, ayrıca Allâh'a tövbe etmesi gerekir. Düşman korkusu ve hamile kadının çocuğunun ölümünden korkması gibi ciddi özürlerle farz namaz kazaya bırakılabilir. Yolcunun, hırsız ve yol kesicilerden korkması da düşman korkusu kapsamına girer.(1)

    Günlük işler, sanat ve meslekler, aile fertlerinin geçimini sağlamak için yapılan çalışma ve yolculuklar namazın geriye bırakılması için özür sayılmaz. Kur'ân-ı Kerîm'de şöyle buyurulur:

    "Öyle erkekler vardır ki, onları ne bir ticaret, ne bir alış-veriş, Allah'ı anmaktan, namazı dosdoğru kılmaktan ve zekât vermekten alıkoyamaz. Onlar, dehşetinden kalblerin ve gözlerin ters döneceği günden korkarlar." (Nûr, 24/37).

    Hz. Peygamber (asv)'e hangi amelin daha faziletli olduğu sorulunca; "İlk vaktinde kılınan namazdır." cevabını vermiştir.(2)

    Hendek Savaşı'nda Rasûlüllah (s.a.s)'i, müşrikler dört vakit namazdan alıkoymuşlar, hatta gecenin de bir bölümü geçmişti. Sonunda Allah elçisi, Bilâl-i Habeşi'ye ezan okumasını emir buyurdu. Bilâl ezan okudu, sonra kâmet getirdi ve öğleyi kıldılar. Sonra kâmet getirerek ikindiyi, sonra yine kâmet getirerek akşam namazını, sonra tekrar kâmet getirerek yatsıyı kıldılar. Ebû Saîd el-Hudrî (r.a) bu sırada şu âyetin indiğini nakleder:

    "Allah kâfirleri öfkeleriyle geri çevirdi. Hiç bir şey elde edemediler. İman edenlere savaşta Allah'ın yardımı yetti. Allah mutlak kudret sahibidir, her şeye galiptir."(Ahzab, 33/25).

    Ancak Hendek Savaşı sırasında, henüz korku namazı ile ilgili âyet inmemişti. Yüce Allah bu âyette şöyle buyurur:

    "Eğer korku içinde bulunursanız, yaya olarak veya binekli iken namazınızı kılın. Güven içinde bulunduğunuzda da bilmediğiniz şeyleri size öğrettiği şekilde Allah'ı zikredin."(Bakara, 2/239; ayrıca bk. Nisâ. 4/101-103).

    Buna göre, bir öğrencinin okul için namazı kazaya bırakması düşünülemez. Namaz vakitlerine dikkat etmeli, mümkünse abdestli olmalı ve en azından farzlarını kılmalıdır. Eğer ders arasında da kılma imkanınız yoksa, hocalardan veya yetkili birisinden izin alıp vaktinde kılmanız gerekir. Şayet kazaya kalmışsa bunun günah olduğunu bilmeli ve ilk fırsatta namazın kazasını kılıp ayrıca tövbe istiğfar edilmelidir ve bir daha kazaya bırakmamaya dikkat edilmelidir.

    Bununla beraber, eğer gerçekten imkansızlık varsa ve bu aşılamıyorsa, cem ederek kılmaya niyet edebilirler ve evlerine gelince arka arkaya kılarlar.

    Dipnotlar:

    (1) bk. İbnü'l Hümâm, Fethu'l-Kadîr, Mısır 1389/1970, I, 485 vd.; el-Fetâvâ'l Hindiyye, Beyrut 1400/1980, I, 121 vd.; İbn Âbidin Reddu'l-Muhtâr ale'd-Dürri'l-Muhtâr, İstanbul 1984, II, 62.

    (2) bk. Ebû Dâvud, Salât, 9; Tirmizi, Mevârit, 13; Ahmed b. Hanbel, Müsned, VI, 374, 375, 440


    Okunma Sayısı: 2796

    Sorularla İslamiyet


  10. 06.Nisan.2012, 08:34
    5
    Moderatör
    Okul için eğitim ve öğretimin belirli zamanları, namaz vaktini geçiriyorsa hükmü nedir, ne yapmak gerekmektedir? Cem ederek/birleştirerek kılmak caiz midir?


    Namaz, dinimizin ifâsını emrettiği ibadetlerin en önemlisidir. Kelime-i şehâdetten sonra, İslâm binasının üzerine kurulduğu beş esastan birincisidir. Akıllı ve erginlik çağına ulaşan her Müslümana, istisnasız farzdır. Farziyeti Kitap, sünnet ve icma ile sabittir. Terkedilmesi ve -geciktirmeyi câiz kılan meşru bir mazeret bulunmaksızın- vaktinde edâ edilmeyip, kazaya bırakılması, en büyük günahlardan biridir. Bu itibarla, her Müslümanın beş vakit namazını vakti içinde edâ etmesi; geciktirmeyi caiz kılan meşru bir mazeret olmadıkça, hiçbir vaktin namazını kazaya bırakmaması gerekir.

    İslâmî hükümlere göre, hiç kimse gücünün yetmediği bir şeyi ifâ ile mükellef olmaz ve bundan dolayı sorumlu tutulmaz. Nitekim Kur'an-ı Kerim'de

    "Allah kişiyi ancak gücünün yettiğinden sorumlu tutar..." (Bakara, 2/286)

    buyrulmuştur. Bu itibarla, bir ibadeti, meşru bir mazeret sebebiyle vakti içinde edâ edemeyip, daha sonra kaza eden kişi dinen sorumlu olmaz. Fakat meşru bir mazeret olmadığı halde namazlarını vaktinde edâ etmeyenler, daha sonra bunları kaza etmekle emri, vakti içinde yerine getirmeme sorumluluğundan kurtulmuş olmazlar. Bu gibilerin ayrıca tövbe ve istiğfarda (günahlarının affı için niyazda) bulunmaları ve bu sorumluluğu telâfi edecek iyi işler ve nâfile ibadetler yapmaları gerekir.

    İslâm'da namaz ve oruç gibi ibadetler için belirli vakitler konulmuştur. Bu vakitlerin kaçırılması hâlinde artık edâ değil, kaza söz konusu olur. Farz namazların kendi vakitleri içinde kılınması farzdır. Özürsüz olarak bir namazın vaktini geçirmek büyük günahlardan sayılmıştır. Mücerred olarak namazın kazası ile bu kimsenin üzerinden namaz borcu düşerse de, geciktirmekten dolay meydana gelen günah devam eder. Bunun için, namazı kaza eden kimsenin, ayrıca Allâh'a tövbe etmesi gerekir. Düşman korkusu ve hamile kadının çocuğunun ölümünden korkması gibi ciddi özürlerle farz namaz kazaya bırakılabilir. Yolcunun, hırsız ve yol kesicilerden korkması da düşman korkusu kapsamına girer.(1)

    Günlük işler, sanat ve meslekler, aile fertlerinin geçimini sağlamak için yapılan çalışma ve yolculuklar namazın geriye bırakılması için özür sayılmaz. Kur'ân-ı Kerîm'de şöyle buyurulur:

    "Öyle erkekler vardır ki, onları ne bir ticaret, ne bir alış-veriş, Allah'ı anmaktan, namazı dosdoğru kılmaktan ve zekât vermekten alıkoyamaz. Onlar, dehşetinden kalblerin ve gözlerin ters döneceği günden korkarlar." (Nûr, 24/37).

    Hz. Peygamber (asv)'e hangi amelin daha faziletli olduğu sorulunca; "İlk vaktinde kılınan namazdır." cevabını vermiştir.(2)

    Hendek Savaşı'nda Rasûlüllah (s.a.s)'i, müşrikler dört vakit namazdan alıkoymuşlar, hatta gecenin de bir bölümü geçmişti. Sonunda Allah elçisi, Bilâl-i Habeşi'ye ezan okumasını emir buyurdu. Bilâl ezan okudu, sonra kâmet getirdi ve öğleyi kıldılar. Sonra kâmet getirerek ikindiyi, sonra yine kâmet getirerek akşam namazını, sonra tekrar kâmet getirerek yatsıyı kıldılar. Ebû Saîd el-Hudrî (r.a) bu sırada şu âyetin indiğini nakleder:

    "Allah kâfirleri öfkeleriyle geri çevirdi. Hiç bir şey elde edemediler. İman edenlere savaşta Allah'ın yardımı yetti. Allah mutlak kudret sahibidir, her şeye galiptir."(Ahzab, 33/25).

    Ancak Hendek Savaşı sırasında, henüz korku namazı ile ilgili âyet inmemişti. Yüce Allah bu âyette şöyle buyurur:

    "Eğer korku içinde bulunursanız, yaya olarak veya binekli iken namazınızı kılın. Güven içinde bulunduğunuzda da bilmediğiniz şeyleri size öğrettiği şekilde Allah'ı zikredin."(Bakara, 2/239; ayrıca bk. Nisâ. 4/101-103).

    Buna göre, bir öğrencinin okul için namazı kazaya bırakması düşünülemez. Namaz vakitlerine dikkat etmeli, mümkünse abdestli olmalı ve en azından farzlarını kılmalıdır. Eğer ders arasında da kılma imkanınız yoksa, hocalardan veya yetkili birisinden izin alıp vaktinde kılmanız gerekir. Şayet kazaya kalmışsa bunun günah olduğunu bilmeli ve ilk fırsatta namazın kazasını kılıp ayrıca tövbe istiğfar edilmelidir ve bir daha kazaya bırakmamaya dikkat edilmelidir.

    Bununla beraber, eğer gerçekten imkansızlık varsa ve bu aşılamıyorsa, cem ederek kılmaya niyet edebilirler ve evlerine gelince arka arkaya kılarlar.

    Dipnotlar:

    (1) bk. İbnü'l Hümâm, Fethu'l-Kadîr, Mısır 1389/1970, I, 485 vd.; el-Fetâvâ'l Hindiyye, Beyrut 1400/1980, I, 121 vd.; İbn Âbidin Reddu'l-Muhtâr ale'd-Dürri'l-Muhtâr, İstanbul 1984, II, 62.

    (2) bk. Ebû Dâvud, Salât, 9; Tirmizi, Mevârit, 13; Ahmed b. Hanbel, Müsned, VI, 374, 375, 440


    Okunma Sayısı: 2796

    Sorularla İslamiyet


  11. 08.Nisan.2012, 21:51
    6
    CeyhuN_
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 02.Nisan.2012
    Üye No: 95401
    Mesaj Sayısı: 180
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2
    Yaş: 19

    Cevap: Cuma namazı ile ilgili.

    Ya okuldan kaçarım öyle bir durumda da, denk geldiğinde de ders sırasında ezan okunuyor Allah (c.c) razı olsun yardımlarınız için.


  12. 08.Nisan.2012, 21:51
    6
    CeyhuN_ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Devamlı Üye
    Ya okuldan kaçarım öyle bir durumda da, denk geldiğinde de ders sırasında ezan okunuyor Allah (c.c) razı olsun yardımlarınız için.





+ Yorum Gönder