Konusunu Oylayın.: Babamın senelerdir geçmeyen baş ağrısı varGitmediği doktor kalmadı Artık üç harfliler tarafından çarpıldığı düşüncesine kapıldım

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 4 kişi
Babamın senelerdir geçmeyen baş ağrısı varGitmediği doktor kalmadı Artık üç harfliler tarafından çarpıldığı düşüncesine kapıldım
  1. 03.Nisan.2012, 22:09
    1
    cagatay00
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 03.Nisan.2012
    Üye No: 95428
    Mesaj Sayısı: 3
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 27

    Babamın senelerdir geçmeyen baş ağrısı varGitmediği doktor kalmadı Artık üç harfliler tarafından çarpıldığı düşüncesine kapıldım






    Babamın senelerdir geçmeyen baş ağrısı varGitmediği doktor kalmadı Artık üç harfliler tarafından çarpıldığı düşüncesine kapıldım Mumsema Babamın senelerdir geçmeyen baş ağrısı var.Gitmediği doktor kalmadı ancak son gittiği doktor sayesinde biraz şiddeti azaldı ancak hala her gün azar azar ağrıyor.Babam küfür filan da eder hep.Arada sırada cuma dan cuma ya namaz kılar.Artık üç harfliler tarafından çarpıldığı düşüncesine kapıldım.Zaten geçen aylardan bir gün tanıdığımız kalbi temiz bir teyze babama okuyordu.Okurken çok esnedi.Babamda çok fazla esniyor normal üstü yani.Ne yapmalıyız artık bilmiyorum danışıyım dedim


  2. 03.Nisan.2012, 22:09
    1
    cagatay00 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye



    Babamın senelerdir geçmeyen baş ağrısı var.Gitmediği doktor kalmadı ancak son gittiği doktor sayesinde biraz şiddeti azaldı ancak hala her gün azar azar ağrıyor.Babam küfür filan da eder hep.Arada sırada cuma dan cuma ya namaz kılar.Artık üç harfliler tarafından çarpıldığı düşüncesine kapıldım.Zaten geçen aylardan bir gün tanıdığımız kalbi temiz bir teyze babama okuyordu.Okurken çok esnedi.Babamda çok fazla esniyor normal üstü yani.Ne yapmalıyız artık bilmiyorum danışıyım dedim


    Benzer Konular

    - Üç harfliler tarafından rahatsız edilmek

    - Suriye'de olumlu gelişme?! Artık ölecek çocuk kalmadı!

    - Rüyada üç harfliler tarafından rahatsız edildiğini görmek

    - Ne yapmamı önerirsiniz artık dayanma gücüm kalmadı.

    - Nükte Neyse, siz geldiniz ya, artık lüzumu kalmadı

  3. 03.Nisan.2012, 22:18
    2
    AhmedNebill
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 13.Mart.2012
    Üye No: 95017
    Mesaj Sayısı: 12
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Bulunduğu yer: iStanbul

    Cevap: Babamın senelerdir geçmeyen baş ağrısı varGitmediği doktor kalmadı Artık üç harfliler tarafından çarpıldığı düşüncesine kapıldım




    Baş Ağrısı İçin Dua
    Baş Ağrısına ve Migrene Hangi Dua Okunmalı
    Baş Ağrısını Geçiren Dua


    Bismillahirrahmânirrahîm

    Resûlullah, Hazret-i Alî’ye buyurdu ki: “Başın ağrıyınca, elini başına koy ve Haşr sûresinin sonunu – Lev enzelnâ’dan itibaren – oku.”

    Resûlullah’ın Haşr sûresinin bu kısmını okuduğu zaman, mübârek elini, mübârek başına koyduğu ve: “Ölüm hâriç, bu her hastalığa şifâdır” buyurduğu bildirilmiştir. (Bu ayetler, ayatı hırz dualarının içinde vardır.)

    Haşr Suresi 21-24.Ayet

    Okunuşu:

    Bismillahirrahmanirrahim.

    21. Lev enzelnâ hâzel kur'âne alâ cebelil-leraeytehû khâşian(m)-mütesaddian(m)-min haşyetillâh. Ve tilkel emsâlü nadribuhâ linnâsi leallehum yetefekkerûn. 22. Hüvallâhüllezî lâ ilâhe illâ hû. âlimül ğaybi veş-şehâdeti hüver-Rahmân-ür-Rahîm. 23. Hüvallâhüllezî lâ ilâhe illâ hû. El Melik'ül Guddûs-üs-Selâmü'l Mü'minül Müheyminül Azîzül Cebbârül Mütekebbir.Sübhânallâhi ammâ yüşrikûn. 24. Hüvallâhül khâligul bâriül musavviru lehul esmâül hüsnâ. Yüsebbihû lehû mâ fis-semâvâti vel'ard. Ve hüvel Azîzul Hakîm.

    Anlamı:

    Rahman ve Rahim Olan Allah'ın Adı ile

    21. Biz bu Kur'ân'ı bir dağa indirseydik, Allah'ın korkusundan onu baş eğmiş, parça, parça olmuş görürdün. Bu misalleri düşünsünler diye insanlara veriyoruz. 22. O, öyle Allah'tır ki, O'ndan başka tanrı yoktur. Görülmeyeni ve görüleni bilendir. O, esirgeyendir, bağışlayandır. 23. O, öyle Allah'tır ki, kendisinden başka hiçbir tanrı yoktur. O, mülkün sahibidir, eksiklikten münezzehtir, selamet verendir, emniyete kavuşturandır, gözetip koruyandır, üstündür, istediğini zorla yaptıran, büyüklükte eşi olmayandır. Allah, müşriklerin ortak koştukları şeylerden münezzehtir. 24. O, yaratan, var eden, şekil veren Allah'tır. En güzel isimler O'nundur. Göklerde ve yerde olanlar O'nun şanını yüceltmektedirler. O, galiptir, hikmet sahibidir.



  4. 03.Nisan.2012, 22:18
    2



    Baş Ağrısı İçin Dua
    Baş Ağrısına ve Migrene Hangi Dua Okunmalı
    Baş Ağrısını Geçiren Dua


    Bismillahirrahmânirrahîm

    Resûlullah, Hazret-i Alî’ye buyurdu ki: “Başın ağrıyınca, elini başına koy ve Haşr sûresinin sonunu – Lev enzelnâ’dan itibaren – oku.”

    Resûlullah’ın Haşr sûresinin bu kısmını okuduğu zaman, mübârek elini, mübârek başına koyduğu ve: “Ölüm hâriç, bu her hastalığa şifâdır” buyurduğu bildirilmiştir. (Bu ayetler, ayatı hırz dualarının içinde vardır.)

    Haşr Suresi 21-24.Ayet

    Okunuşu:

    Bismillahirrahmanirrahim.

    21. Lev enzelnâ hâzel kur'âne alâ cebelil-leraeytehû khâşian(m)-mütesaddian(m)-min haşyetillâh. Ve tilkel emsâlü nadribuhâ linnâsi leallehum yetefekkerûn. 22. Hüvallâhüllezî lâ ilâhe illâ hû. âlimül ğaybi veş-şehâdeti hüver-Rahmân-ür-Rahîm. 23. Hüvallâhüllezî lâ ilâhe illâ hû. El Melik'ül Guddûs-üs-Selâmü'l Mü'minül Müheyminül Azîzül Cebbârül Mütekebbir.Sübhânallâhi ammâ yüşrikûn. 24. Hüvallâhül khâligul bâriül musavviru lehul esmâül hüsnâ. Yüsebbihû lehû mâ fis-semâvâti vel'ard. Ve hüvel Azîzul Hakîm.

    Anlamı:

    Rahman ve Rahim Olan Allah'ın Adı ile

    21. Biz bu Kur'ân'ı bir dağa indirseydik, Allah'ın korkusundan onu baş eğmiş, parça, parça olmuş görürdün. Bu misalleri düşünsünler diye insanlara veriyoruz. 22. O, öyle Allah'tır ki, O'ndan başka tanrı yoktur. Görülmeyeni ve görüleni bilendir. O, esirgeyendir, bağışlayandır. 23. O, öyle Allah'tır ki, kendisinden başka hiçbir tanrı yoktur. O, mülkün sahibidir, eksiklikten münezzehtir, selamet verendir, emniyete kavuşturandır, gözetip koruyandır, üstündür, istediğini zorla yaptıran, büyüklükte eşi olmayandır. Allah, müşriklerin ortak koştukları şeylerden münezzehtir. 24. O, yaratan, var eden, şekil veren Allah'tır. En güzel isimler O'nundur. Göklerde ve yerde olanlar O'nun şanını yüceltmektedirler. O, galiptir, hikmet sahibidir.



  5. 03.Nisan.2012, 22:23
    3
    morueqq
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 01.Nisan.2012
    Üye No: 95375
    Mesaj Sayısı: 159
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0
    Yaş: 52

    Cevap: Babamın senelerdir geçmeyen baş ağrısı varGitmediği doktor kalmadı Artık üç harfliler tarafından çarpıldığı düşüncesine kapıldım

    Bitkisel Yöntemleri Denedinizmi Bilmiyorum Ben yine de yazayım:

    Baş ağrısı çeken kişilerin ilk başvurdukları yöntem ağrı kesici ilaç kullanmak oluyor. Ancak ağrı kesici ilaçların bir çok yan etkilerinin bulunması ve sık sık kullanımlarına bağlı olarak bir süre sonra etkilerini yitirmesi artık insanların bitkisel çözüm yolları aramasına neden oluyor. Baş ağrısına bitkisel çözüm önerileri arayanlar için çok farklı reçeteler bulunuyor. Baş ağrısına karşı kullanılan en bilindik bitkisel çözüm önerisi kediotu köküdür. Çok kötü bir kokuya sahip olan kediotu kökü kokusu baş ağrısını saniyeler içerisinde geçirmeye yardımcı olur. Ancak fazla koklanması kötü olan kokusu nedeni ile mide bulantısına neden olabilir. Ayrıca baş ağrısına iyi gelen bitki ve otlar arasında lavanta, oğul otu ve ıhlamur çiçeği yer almaktadır. Bu otları ve bitkileri kurutulmuş halde satın aldıktan sonra çay şeklinde demleyerek tüketebilirsiniz.

    Baş ağrısı için kullanılan ilk yöntem ağrı kesici grubunda yer alan ilaçlardan almaktır. Ancak ağrı kesici ilaçların çok fazla yan etkilerinin bulunması nedeni ile bu ilaçların sık sık kullanılmaması önerilmektedir.
    Zaten ağrı kesici ilaçların çok sık kullanılmasına bağlı olarak bir süre sonra vücut bu ilaçlara bağışıklık geliştirmekte ve ilaçlar etkilerini yitirmektedir. Bu nedenle sık sık baş ağrısı şikayeti yaşayan kişiler baş ağrılarından kurtulmak için bitkisel çözümler aramaktadırlar. Baş ağrısına iyi gelen bitkiler arasında Papatya, Isırgan Otu, Civan Perçemi, Çuha Çiçeği, Defne, Söğüt, Alıç, Krizantem, Sarımsak, Eşekotu, Soğan, Zencefil, Nane, Ginko, Kekik ve Oğul otu'dur. Bu otlardan yapılan çaylar tüketilerek baş ağrısına karşı olumlu etkilerinden faydalanılmaktadır. Ancak bu çaylardan içerken kesinlikle karıştırmamaya özen göstermeli ve günde 3 fincandan fazla tüketmemeye özen gösterilmelidir.




    Baş ağrısı bazen bütün bir gününüzü mahvedebilir. Uykusuz, sinirli, stresli bir günde, moralinizi bozan bir şey olduğunda baş gösterebilir. Basit baş ağrıları daha çok stres, hava durumu, tansiyon ve kanda oksijenin azalmasından ileri gelir. Ki en çok sinirsel ağrılar olarak da tanımlanabilen, gerilimli ortam ve stresten ileri gelen gerilim tipi baş ağrıları görülür. Zonklayıcı bir ağrıdır bu. Genellikle boyundan veya alın bölgesinden başlayan ağrı, yukarı doğru çıkar ve tüm başa yayılır.

    Baş ağrılarını ciddiye alıp doktora başvurmak gerekir. Çünkü baş ağrısı vücudunuzda bir şeylerin eksikliğini haber veren bir işarettir. Bu eksiklik sadece kısa bir süre dinlenmek bile olsa önemsemelisiniz. Aksi takdirde baş ağrınız kronikleşebilir.

    Allah Rasûlü'nün (s.a.) sudâ ve şakîka hastalığının tedavisi konusundaki tutumu şöyledir:

    İbn Mâce, Sünen'inde, şahinliğinde şüphe olan şu hadisi rivayet etmiştir: Allah Rasûlü (s.a.) başağrısına tutulduğunda başım kına otu ile kaplardı ve şöyle buyururdu: "Kına otu Allah'ın izniyle sudâ'a faydalıdır."
    Suda: Başın bir kısmı veya her tarafında hissedilen bir ağrıdır. Başın sadece birtarafında bir ağrı hissedilirse buna "şaktka" denir. Şayet ağrı başın her tarafında olursa, başın her tarafını kaplayan miğfere benzetilerek "beyda" ve lihûde" denilir.Bazan da ağrı başın arkasında veya önünde olur.

    Çeşitleri çok, sebepleri ise başka başkadır. Başağnsının hakiki sebebi; baştan dışarı çıkmak isteyen buharın dolaşıp gidecek bir menfez bulamaması sebebiyle başın ısınması ve ateşlenmesidir. Ateşlendiğinde başağnsı yapan cerahat ve irin gibi başta ağrı oluşturur. Çünkü cerahatta da dışarı çıkma isteği ve irin vardır. Sıvı ve nemli olan herşey ateşlendiğinde içinde bulunduğu yerden daha geniş bir yer bulmak ister. Tüm beyine nüfuz etmek isteyen bu buhar dağılamıyor ve çözülemiyor da beyinde dolaşmağa başlarsa buna seder[525] (tansiyon düşüklüğü) denilir.

    Suda birçok sebeplerle oluşur. Bu sebeplerin dördü, dört tabiattan birinin çoğalmasıyla oluşmasıdır. 5. Midede olan cerahatlardan meydana gelir. Bu iltihaplanma sonucu başağnsı oluşmasının sebebi, beyinden mideye inen sinirlerin birleşmesidir. 6. Midede olan kalın gaz sebebiyle olur ki, beyine yükselir ve başağnsı yapar. 7. Mide damarlarında olabilecek bir iltihaplanma, yaptığı mide ağrısıyla birlikte başağnsı da oluşturur. Çünkü aralarında bir alâka vardır. 8. Mideye çok yemek doldurmaktan hasıl olan başağrısıdır. Zamanla azalır, daha sonra çiğ (hazmedilemeyen) şeyler kalır, başı ağırtır ve ağırlık verir. 9. Cinsî münasebette beden sarsıldığından dolayı başağnsı arız olur. Bu sebepten bedende sıcak hava normalden fazla oluşur. 10. Kusma ve istifradan sonra başağnsı oluşur. Bu bazan kuruluğun galebesi, bazan da mideden beyine buharların yükselmesiyle olur. 11. Şiddetli sıcak ve havanın ısınmasından dolayı başağnsı olur. 12. Şiddetli soğuktan, beyinde buharların yoğunlaşması ve çözülmemesi sebebiyle başağnsı meydana gelir. 13. Uykusuzluk ve az uyku uyumaktan meydana gelir. 14. Kafanın sıkışması ve ağır bir şey taşıma sebebiyle meydana gelir. 15. Çok konuştuğunda dimağın kuv-1 vetinin bu yüzden zayıflaması neticesinde meydana gelir. 16. Çok hareketlilik ve aşırı spor sebebiyle meydana gelir. 17. Gam, tasa, hüzün, vesvese, bozuk fikir ve düşünceler gibi psikolojik (nefsânt) sebeplerden meydana gelir. 18. Aşırı derecede aç kalma sebebiyle buharlar yapacak bir şey bulamazlar, böylece çoğalır ve dimağa yükselirler ve ağrı meydana getirirler. 19. Dimağdaki deride meydana gelen bir iltihaplanmadan dolayı kişi başına çekiçlerle vurulduğunu zanneder. 20. Harareti, başı da kapladığından humma hastalığının başağnsı yapması mümkündür. Allah, en doğrusunu bilendir.

    Yarım başağnsının sebebi ise şudur: Başta bulunan atardamarlarda tek başına meydana gelen veya buluşarak (kanda) gezen bir hümör başın iki tarafından zayıf olan tarafında bulunur. Bu hümör bazan buhar bazan da, sıcak veya soğuk hırtlardan biri olabilir. Hususî alâmeti, atardamarların atışı, özellikle de kanlarda olanıdır. Şayet sinirlerden korunur ve kan içinde çalkalanmasına engel olunursa ağrı dindirilebilir.

    Ebu Nuaym, Tıbbu 'n-Nebevî adlı kitabında; bu tür bir ağrı {şakîka) Ra-sûlullah'a (s.a.) arız olmuş ve geçmeyip bir iki gün devam etmiştir, diye nak-letmiştir.

    Yine aynı kitapta İbn Abbas'ın (r.a.) şöyle dediği naklediliyor: "Allah Rasûlü (s.a.) başını bir sargı ile sarmış olduğu halde bize hutbe okumuştu."

    Buharî'nin Sahih'inde Allah Rasûlü'nün (s.a.) vefatından önceki hastalığında: "Vay, başim! dediği rivayet edilmiştir. Hz. Peygamber (s.a.), hastalığında başını sarardı. Başı sarmak, şakîka ve diğer başağnlarına faydalıdır.

    Tedavisi, çeşitleri ve sebeplerine göre değişmektedir. Bir çeşidi istifra ile, diğeri yemek yeme ile, bir başkası İstirahat ve dinlenme ile, daha başkası sargı sararak, diğeri başı soğutarak, bir çeşidi ısıtarak, bir başkası gürültüden ve aşın hareketten kaçınarak tedavi edilir.

    Bu anlaşıldığı takdirde, hadiste yer alan başağrısı tedavisinin kına otu ile yapılması, bu başağrısının cüzî (kısmî) olduğunu ve küllî olmadığını gösterir. Bu kına otu ile tedavi, başağrısı çeşitlerinden birinin tedavisidir. Çünkü, başağrısı alevli bir ateşlenmeden dolayı olup (zararlı) bir hümör sebebiyle değilse istifra gereklidir. Buna da kına otu belirgin bir fayda sağlar. Kına otu öğütülür, sirke ile karıştırılarak alna sargı yapılırsa başağnsım geçirir. Sargı yapılarak sarıldığında, ayrıca sinirlere uygun bir kuvvet de oluşur. Tüm ağrılar sakinleşir. Bu tür tedavi sadece başağnsma ait olmayıp tüm uzuvlar için geçerlidir. Uzuvların bağlandığı peklikte oluşur. Şayet ateşli iltihap bu ilaçla sarıhrsa ateşi diner.

    Buharı, Tarihlinde, Ebu Davud Sünen* inde rivayet ettiklerine göre, Allah Rasûlü'ne her kim başağrısından dolayı müracaat etti ise ona: "Hacamat yap!"; her kim ayaklarında bir ağrıdan dolayı müracaat etti ise ona da:

    na otu ile sargı yap!" emrini vermiştir.

    Tirmizî, Rasûlullah'm (s.a.) hizmetçilerinden Ümmü Rafı' Selma'dan şunları rivayet etmiştir: "Rasûlullah'a (s.a.) herhangi bir yara, çıban veya diken yarası isabet ettiğinde mutlaka yaranın üzerine kına otu koyardı."

    Kaynak:ÎBN KAYYIM EL- CEVZİYYE

    ZADU'L MEAD cilt:4


    Karanlık ve sessizlik
    Strese dayalı baş ağrısıyla mücadele etmenin ilk yolu olarak aklınıza hemen bir ağrı kesici ilaç içmek gelmesin. Çünkü ağrının önüne geçmenin doğal yolları var ilaçtan önce. Migrene dayalı bir ağrı ise yaşadığınız, karanlık ve sessiz bir odada yatarak krizi atlatmayı tercih edin.

    Açık hava yürüyüşü
    Stres ve gerilimden uzak bir ortamda dinlenmeye çalışın. Bulunduğunuz yerin havadar olmasına özen gösterin. Ağrıdan dolayı ışığa karşı duyarlılığınız arttıysa karanlıkta dinlenin.
    Kendinizde o gücü buluyorsanız, açık havada yürüyüş yapmak da baş ağrısına iyi gelir.

    Masaj
    Şakaklarınıza, kaşlarınızın arasından alnınıza doğru ve burun deliklerinin üzerinden başlayarak göz kenarlarına doğru cildinizi gererek masaj yapın.

    Sıcak duş
    Sıcak duş, vücudunuzda gevşeme hissi yaratır. Duşa girmezseniz, ayaklarınızı sıcak su dolu bir kapta bekletin. Ardından su ılık olana kadar soğuk su ekleyin. Ayak banyosundan sonra çorap giyin ve dinlenmek üzere yatın. Beyinde yükselen kan akışı bu şekilde ayaklara aktarılır ve baş ağrısı sona erebilir.

    Soğuk kompres
    Bir bezi soğuk suyla ıslatarak veya poşete buz koyarak başınıza soğuk kompres yapın.

    Muz, makarna, balık yağı
    Beslenme uzmanları, muz, makarna ve balık yağının baş ağrısına iyi gelen besinler olduğunu söylüyor. Ayrıca, acı kahveye bir iki damla limon suyu karıştırarak içmek de baş ağrısına iyi gelebiliyor.

    İlaç
    Ağrı kesici kullanmadan önce mutlaka doktorunuza danışın. Ancak, her ağrıda ilaç kullanmayı alışkanlık haline getirirseniz, bir süre sonra ilaç ağrıları yaşamaya başlarsınız. Yani ilaç bağımlısı olduğunuz için ilacı almadığınızda ağrı başlar. Dolayısıyla mümkün olduğunca ağrı kesici almamakta fayda var.

    Sık tekrarlayan ve uzun süren baş ağrısı şikayetiniz varsa sağlıkla ilgili her konuda olduğu gibi, bu durumda da uzman bir doktora başvurmak en doğrusudur.





  6. 03.Nisan.2012, 22:23
    3
    morueqq - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    Bitkisel Yöntemleri Denedinizmi Bilmiyorum Ben yine de yazayım:

    Baş ağrısı çeken kişilerin ilk başvurdukları yöntem ağrı kesici ilaç kullanmak oluyor. Ancak ağrı kesici ilaçların bir çok yan etkilerinin bulunması ve sık sık kullanımlarına bağlı olarak bir süre sonra etkilerini yitirmesi artık insanların bitkisel çözüm yolları aramasına neden oluyor. Baş ağrısına bitkisel çözüm önerileri arayanlar için çok farklı reçeteler bulunuyor. Baş ağrısına karşı kullanılan en bilindik bitkisel çözüm önerisi kediotu köküdür. Çok kötü bir kokuya sahip olan kediotu kökü kokusu baş ağrısını saniyeler içerisinde geçirmeye yardımcı olur. Ancak fazla koklanması kötü olan kokusu nedeni ile mide bulantısına neden olabilir. Ayrıca baş ağrısına iyi gelen bitki ve otlar arasında lavanta, oğul otu ve ıhlamur çiçeği yer almaktadır. Bu otları ve bitkileri kurutulmuş halde satın aldıktan sonra çay şeklinde demleyerek tüketebilirsiniz.

    Baş ağrısı için kullanılan ilk yöntem ağrı kesici grubunda yer alan ilaçlardan almaktır. Ancak ağrı kesici ilaçların çok fazla yan etkilerinin bulunması nedeni ile bu ilaçların sık sık kullanılmaması önerilmektedir.
    Zaten ağrı kesici ilaçların çok sık kullanılmasına bağlı olarak bir süre sonra vücut bu ilaçlara bağışıklık geliştirmekte ve ilaçlar etkilerini yitirmektedir. Bu nedenle sık sık baş ağrısı şikayeti yaşayan kişiler baş ağrılarından kurtulmak için bitkisel çözümler aramaktadırlar. Baş ağrısına iyi gelen bitkiler arasında Papatya, Isırgan Otu, Civan Perçemi, Çuha Çiçeği, Defne, Söğüt, Alıç, Krizantem, Sarımsak, Eşekotu, Soğan, Zencefil, Nane, Ginko, Kekik ve Oğul otu'dur. Bu otlardan yapılan çaylar tüketilerek baş ağrısına karşı olumlu etkilerinden faydalanılmaktadır. Ancak bu çaylardan içerken kesinlikle karıştırmamaya özen göstermeli ve günde 3 fincandan fazla tüketmemeye özen gösterilmelidir.




    Baş ağrısı bazen bütün bir gününüzü mahvedebilir. Uykusuz, sinirli, stresli bir günde, moralinizi bozan bir şey olduğunda baş gösterebilir. Basit baş ağrıları daha çok stres, hava durumu, tansiyon ve kanda oksijenin azalmasından ileri gelir. Ki en çok sinirsel ağrılar olarak da tanımlanabilen, gerilimli ortam ve stresten ileri gelen gerilim tipi baş ağrıları görülür. Zonklayıcı bir ağrıdır bu. Genellikle boyundan veya alın bölgesinden başlayan ağrı, yukarı doğru çıkar ve tüm başa yayılır.

    Baş ağrılarını ciddiye alıp doktora başvurmak gerekir. Çünkü baş ağrısı vücudunuzda bir şeylerin eksikliğini haber veren bir işarettir. Bu eksiklik sadece kısa bir süre dinlenmek bile olsa önemsemelisiniz. Aksi takdirde baş ağrınız kronikleşebilir.

    Allah Rasûlü'nün (s.a.) sudâ ve şakîka hastalığının tedavisi konusundaki tutumu şöyledir:

    İbn Mâce, Sünen'inde, şahinliğinde şüphe olan şu hadisi rivayet etmiştir: Allah Rasûlü (s.a.) başağrısına tutulduğunda başım kına otu ile kaplardı ve şöyle buyururdu: "Kına otu Allah'ın izniyle sudâ'a faydalıdır."
    Suda: Başın bir kısmı veya her tarafında hissedilen bir ağrıdır. Başın sadece birtarafında bir ağrı hissedilirse buna "şaktka" denir. Şayet ağrı başın her tarafında olursa, başın her tarafını kaplayan miğfere benzetilerek "beyda" ve lihûde" denilir.Bazan da ağrı başın arkasında veya önünde olur.

    Çeşitleri çok, sebepleri ise başka başkadır. Başağnsının hakiki sebebi; baştan dışarı çıkmak isteyen buharın dolaşıp gidecek bir menfez bulamaması sebebiyle başın ısınması ve ateşlenmesidir. Ateşlendiğinde başağnsı yapan cerahat ve irin gibi başta ağrı oluşturur. Çünkü cerahatta da dışarı çıkma isteği ve irin vardır. Sıvı ve nemli olan herşey ateşlendiğinde içinde bulunduğu yerden daha geniş bir yer bulmak ister. Tüm beyine nüfuz etmek isteyen bu buhar dağılamıyor ve çözülemiyor da beyinde dolaşmağa başlarsa buna seder[525] (tansiyon düşüklüğü) denilir.

    Suda birçok sebeplerle oluşur. Bu sebeplerin dördü, dört tabiattan birinin çoğalmasıyla oluşmasıdır. 5. Midede olan cerahatlardan meydana gelir. Bu iltihaplanma sonucu başağnsı oluşmasının sebebi, beyinden mideye inen sinirlerin birleşmesidir. 6. Midede olan kalın gaz sebebiyle olur ki, beyine yükselir ve başağnsı yapar. 7. Mide damarlarında olabilecek bir iltihaplanma, yaptığı mide ağrısıyla birlikte başağnsı da oluşturur. Çünkü aralarında bir alâka vardır. 8. Mideye çok yemek doldurmaktan hasıl olan başağrısıdır. Zamanla azalır, daha sonra çiğ (hazmedilemeyen) şeyler kalır, başı ağırtır ve ağırlık verir. 9. Cinsî münasebette beden sarsıldığından dolayı başağnsı arız olur. Bu sebepten bedende sıcak hava normalden fazla oluşur. 10. Kusma ve istifradan sonra başağnsı oluşur. Bu bazan kuruluğun galebesi, bazan da mideden beyine buharların yükselmesiyle olur. 11. Şiddetli sıcak ve havanın ısınmasından dolayı başağnsı olur. 12. Şiddetli soğuktan, beyinde buharların yoğunlaşması ve çözülmemesi sebebiyle başağnsı meydana gelir. 13. Uykusuzluk ve az uyku uyumaktan meydana gelir. 14. Kafanın sıkışması ve ağır bir şey taşıma sebebiyle meydana gelir. 15. Çok konuştuğunda dimağın kuv-1 vetinin bu yüzden zayıflaması neticesinde meydana gelir. 16. Çok hareketlilik ve aşırı spor sebebiyle meydana gelir. 17. Gam, tasa, hüzün, vesvese, bozuk fikir ve düşünceler gibi psikolojik (nefsânt) sebeplerden meydana gelir. 18. Aşırı derecede aç kalma sebebiyle buharlar yapacak bir şey bulamazlar, böylece çoğalır ve dimağa yükselirler ve ağrı meydana getirirler. 19. Dimağdaki deride meydana gelen bir iltihaplanmadan dolayı kişi başına çekiçlerle vurulduğunu zanneder. 20. Harareti, başı da kapladığından humma hastalığının başağnsı yapması mümkündür. Allah, en doğrusunu bilendir.

    Yarım başağnsının sebebi ise şudur: Başta bulunan atardamarlarda tek başına meydana gelen veya buluşarak (kanda) gezen bir hümör başın iki tarafından zayıf olan tarafında bulunur. Bu hümör bazan buhar bazan da, sıcak veya soğuk hırtlardan biri olabilir. Hususî alâmeti, atardamarların atışı, özellikle de kanlarda olanıdır. Şayet sinirlerden korunur ve kan içinde çalkalanmasına engel olunursa ağrı dindirilebilir.

    Ebu Nuaym, Tıbbu 'n-Nebevî adlı kitabında; bu tür bir ağrı {şakîka) Ra-sûlullah'a (s.a.) arız olmuş ve geçmeyip bir iki gün devam etmiştir, diye nak-letmiştir.

    Yine aynı kitapta İbn Abbas'ın (r.a.) şöyle dediği naklediliyor: "Allah Rasûlü (s.a.) başını bir sargı ile sarmış olduğu halde bize hutbe okumuştu."

    Buharî'nin Sahih'inde Allah Rasûlü'nün (s.a.) vefatından önceki hastalığında: "Vay, başim! dediği rivayet edilmiştir. Hz. Peygamber (s.a.), hastalığında başını sarardı. Başı sarmak, şakîka ve diğer başağnlarına faydalıdır.

    Tedavisi, çeşitleri ve sebeplerine göre değişmektedir. Bir çeşidi istifra ile, diğeri yemek yeme ile, bir başkası İstirahat ve dinlenme ile, daha başkası sargı sararak, diğeri başı soğutarak, bir çeşidi ısıtarak, bir başkası gürültüden ve aşın hareketten kaçınarak tedavi edilir.

    Bu anlaşıldığı takdirde, hadiste yer alan başağrısı tedavisinin kına otu ile yapılması, bu başağrısının cüzî (kısmî) olduğunu ve küllî olmadığını gösterir. Bu kına otu ile tedavi, başağrısı çeşitlerinden birinin tedavisidir. Çünkü, başağrısı alevli bir ateşlenmeden dolayı olup (zararlı) bir hümör sebebiyle değilse istifra gereklidir. Buna da kına otu belirgin bir fayda sağlar. Kına otu öğütülür, sirke ile karıştırılarak alna sargı yapılırsa başağnsım geçirir. Sargı yapılarak sarıldığında, ayrıca sinirlere uygun bir kuvvet de oluşur. Tüm ağrılar sakinleşir. Bu tür tedavi sadece başağnsma ait olmayıp tüm uzuvlar için geçerlidir. Uzuvların bağlandığı peklikte oluşur. Şayet ateşli iltihap bu ilaçla sarıhrsa ateşi diner.

    Buharı, Tarihlinde, Ebu Davud Sünen* inde rivayet ettiklerine göre, Allah Rasûlü'ne her kim başağrısından dolayı müracaat etti ise ona: "Hacamat yap!"; her kim ayaklarında bir ağrıdan dolayı müracaat etti ise ona da:

    na otu ile sargı yap!" emrini vermiştir.

    Tirmizî, Rasûlullah'm (s.a.) hizmetçilerinden Ümmü Rafı' Selma'dan şunları rivayet etmiştir: "Rasûlullah'a (s.a.) herhangi bir yara, çıban veya diken yarası isabet ettiğinde mutlaka yaranın üzerine kına otu koyardı."

    Kaynak:ÎBN KAYYIM EL- CEVZİYYE

    ZADU'L MEAD cilt:4


    Karanlık ve sessizlik
    Strese dayalı baş ağrısıyla mücadele etmenin ilk yolu olarak aklınıza hemen bir ağrı kesici ilaç içmek gelmesin. Çünkü ağrının önüne geçmenin doğal yolları var ilaçtan önce. Migrene dayalı bir ağrı ise yaşadığınız, karanlık ve sessiz bir odada yatarak krizi atlatmayı tercih edin.

    Açık hava yürüyüşü
    Stres ve gerilimden uzak bir ortamda dinlenmeye çalışın. Bulunduğunuz yerin havadar olmasına özen gösterin. Ağrıdan dolayı ışığa karşı duyarlılığınız arttıysa karanlıkta dinlenin.
    Kendinizde o gücü buluyorsanız, açık havada yürüyüş yapmak da baş ağrısına iyi gelir.

    Masaj
    Şakaklarınıza, kaşlarınızın arasından alnınıza doğru ve burun deliklerinin üzerinden başlayarak göz kenarlarına doğru cildinizi gererek masaj yapın.

    Sıcak duş
    Sıcak duş, vücudunuzda gevşeme hissi yaratır. Duşa girmezseniz, ayaklarınızı sıcak su dolu bir kapta bekletin. Ardından su ılık olana kadar soğuk su ekleyin. Ayak banyosundan sonra çorap giyin ve dinlenmek üzere yatın. Beyinde yükselen kan akışı bu şekilde ayaklara aktarılır ve baş ağrısı sona erebilir.

    Soğuk kompres
    Bir bezi soğuk suyla ıslatarak veya poşete buz koyarak başınıza soğuk kompres yapın.

    Muz, makarna, balık yağı
    Beslenme uzmanları, muz, makarna ve balık yağının baş ağrısına iyi gelen besinler olduğunu söylüyor. Ayrıca, acı kahveye bir iki damla limon suyu karıştırarak içmek de baş ağrısına iyi gelebiliyor.

    İlaç
    Ağrı kesici kullanmadan önce mutlaka doktorunuza danışın. Ancak, her ağrıda ilaç kullanmayı alışkanlık haline getirirseniz, bir süre sonra ilaç ağrıları yaşamaya başlarsınız. Yani ilaç bağımlısı olduğunuz için ilacı almadığınızda ağrı başlar. Dolayısıyla mümkün olduğunca ağrı kesici almamakta fayda var.

    Sık tekrarlayan ve uzun süren baş ağrısı şikayetiniz varsa sağlıkla ilgili her konuda olduğu gibi, bu durumda da uzman bir doktora başvurmak en doğrusudur.





  7. 03.Nisan.2012, 22:58
    4
    cagatay00
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 03.Nisan.2012
    Üye No: 95428
    Mesaj Sayısı: 3
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 27

    Cevap: Babamın senelerdir geçmeyen baş ağrısı varGitmediği doktor kalmadı Artık üç harfliler tarafından çarpıldığı düşüncesine kapıldım

    Teşekkür ederim arkadaşlar babama okuttum.Babam fazla inançlı değil ama sureyi ezberletıcem.Ayrıca Morueg kardeş sen de çok sağol.Sana ayrıca bir sorum var.Babamın ağrısı kafasının sağ köşesinde zonklayarak oluyor.Yattığında ya da soğuk uygulaması fayda etmiyor salonda sürekli yürüyüş yapıyor böyle garip bir şekil hangi bitkisel ilacı kullanmasi gerekir?Allah hepinizden razı olsun.


  8. 03.Nisan.2012, 22:58
    4
    cagatay00 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye
    Teşekkür ederim arkadaşlar babama okuttum.Babam fazla inançlı değil ama sureyi ezberletıcem.Ayrıca Morueg kardeş sen de çok sağol.Sana ayrıca bir sorum var.Babamın ağrısı kafasının sağ köşesinde zonklayarak oluyor.Yattığında ya da soğuk uygulaması fayda etmiyor salonda sürekli yürüyüş yapıyor böyle garip bir şekil hangi bitkisel ilacı kullanmasi gerekir?Allah hepinizden razı olsun.


  9. 03.Nisan.2012, 23:28
    5
    morueqq
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 01.Nisan.2012
    Üye No: 95375
    Mesaj Sayısı: 159
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0
    Yaş: 52

    Cevap: Babamın senelerdir geçmeyen baş ağrısı varGitmediği doktor kalmadı Artık üç harfliler tarafından çarpıldığı düşüncesine kapıldım

    buna benzer bir soruya şöyle cevap verilmiş


    Merhaba. Tanımladığınız şikayetler daha çok migreni düşündürmekte. Bulunan kalsifikasyonun daha ayrıntılı değerlendirilmesi gereklidir. Doktorunuz ile konuşunuz kontrastlı kraniyal MR ve gerekirse MR anjiyo çektiriniz. İyi günler

    Bu konuda bir ilim sahibi değilim ama aktarıyorum sadece... En iyisi doktora başvurmak olucaktır ki zaten gitmişsiniz ben sadece bulduğum bir kaç yöntemi yazayım...
    Migren ağrılarına karşı çareler!
    Ağrı kesiciler

    Akut migren krizlerine karşı kullanılabilecek klasik ilaçlar: Aspirin, Parasetamol ve İbuprofen.

    Hangi etken maddelerin kime iyi geleceği ancak denenerek anlaşılabilir. Dikkat: Kombine ilaçlardan kaçının ve ilacınızı çok erken, yani ağrının başlayacağının ilk belirtileri sırasında alınız.

    Ağrı kesicilerin kısırdöngüsü

    Migren ilaçları sürekli etkili olabilecek bir çare olarak görülmemelidir. Gevşeme teknikleri ve yaşam biçiminde yapılabilecek değişiklikler sayesinde hastalık kontrol altına alınabilir.

    Doğanın güçlü aspirini: Latince adı, Tanacetum parthenium, Türkçe, Gümüşdüğme, İngl., Feverfew, Alm. Mutterkraut.

    Migren dahil olmak üzere her türlü baş ağrısına karşı başarıyla kullanılabilen önemli bir bitkidir. Papatya ailesinden olduğu için, başka türlerle kolayca karıştırılabilir! En doğrusu, standartlaştırılmış bir bitkisel ilaç olarak kullanılmasıdır.

    ABD’den ithal edilen, “Solgar” ve benzeri doğal ilaç üreticilerinin ürünleri arasında, “Feverfew” adıyla kullanıma sunulmaktadır. Ağır vakalarda günde 3 kere 1 tablet veya ağrı kesmek için 1 tablet alınır. Feverfew ayrıca, ateş düşürücü, adet kanamalarını destekleyici ve romatizmal ağrıları azaltıcı etkilere de sahiptir.

    PRATİK BİTKİSEL FORMÜLLER
    * Ağrı geldiği zaman kahvesi bol olan soğuk ve sade kahve içilir.
    * 1 Bardak kaynar suya, 4-12 gram kediotu kökü konulur. 10 dakika bekletilip, günde 3 bardak yemeklerden önce içilir.
    * Defne tohumu toz haline getirilir.Günde 5 gram balla macun yapılır ve yenilir.
    * 1 Bardak kaynar suya, 2-3 gram kekik konur. 10 dakika bekletilip günde 3 bardak içilir.
    * 1 Bardak suya 2-4 gram anason konulur.10 dakika bekletilip günde 2-3 bardak içilir.
    * 1 Bardak kaynar suya 4-10 gram ufalanmış oğulotu yaprağı konulur. 10 dakika bekletilip günde 3 bardak içilir.
    * Migren noktalarına papatya yağı ile masaj yapılmalıdır.
    * 2 Su bardağı kaynar su içine , birer tatlı kaşığı hafif ezilmiş defne, oğulotu ve fesleğen konularak 15 dakika demlenir. Bu karışım ılık olarak günde 2-3 bardak içilir. Şeker hastalığı olmayanlar bitki çayını 1 kaşık balla tatlandırabilir. Düzenli olararak en az 1 ay içilmeye devam edilmelidir. Ahmet Maranki
    MİGREN TEDAVİSİ


    Migreni tedavi ederken aynı zamanda oluşabilecek migren ataklarının da önüne geçmek gerekir ki bu hastanın korunmasına yöneliktir. Örneğin, şunları kendiniz yaparak migren ataklarından korunabilirsiniz:
    • Işıktan rahatsız olanlar güneş gözlüğü kullanabilir,
    • Aşırı kalabalık ve yorgunluktan uzak durmak gerekir,
    • Bol bol dinlenmeli, stresten uzak durmalı ve düzenli bir yaşam sürmelisiniz,
    • Gerginlik yaratan durumlardan kaçınmalı, kendinizi rahatlatan aktivitelere yönelebilirsiniz,
    • Yürüme, hafif egzersiz bedeninizin rahatlamasını sağlar,
    • Migren atağı başladığında yastıksız bir yatağa uzanın (gürültüden, ışıktan uzak) ve uyumayı deneyin,
    • Ayağınızı sıcak ya da soğuk suya koyup rahatlayabilirsiniz,
    • Baş ağrısı zonklayıcı bir şekildeyse buz torbası koymak faydalı olur,
    • Baş boyun bölgesine yapılan masaj da rahatlamak için çok yararlıdır,
    • Bunların dışında hekim kontrolünde ilaç tedavisi uygulanabilir.


    Klasik Migren Auralı :

    - Önce görsel bazı bulgular vardır.( renkli halkalar ).Sonra başın tek tarafında ( sağ veya sol ) zonklayıcı ağrı,bulantı ve kusma bulunur.Ağrı süresi 30 dakikadan birkaç saate kadar uzayabilir.Stressli dönemlerde daha sık olmak üzere tekrarlar.Tedavisinde ergotamin preparatları kullanılır.
    Basit Migren Aurasız :
    - Ağrı öncesinde klasik migrende görülen bulgular yoktur.Başlangıçta tek taraflı baş ağrısı daha sonra yaygın zonklayıcı ağrı ve bulantı bulunabilir.Süresi saatlerden bir kaç güne kadar uzayabilir.Tekrarlaması klasik migrene benzer.Tedavisi klasik migren tedavisiyle aynıdır.
    Cluster Baş Ağrısı :
    - Şiddetli, göz etrafında lokalize,rahatsız edici,can sıkıcı durum veya zonklayıcı ağrı olarak ifade edilir.Süresi 15-90 dakika kadardır.Bir veya iki ayda bir demetler halinde tekrarlar.Ataklar arasındaki süreler değişkendir.Genelde alkol ve sigara kullanan erkeklerde görülür.Tedavisinde ağrılı zamanlarda prednison ve ergotamine kullanılır.
    Subaraknoidal Ağrı :
    - Ani yerleşimli şiddetli yaygın bir baş ağrısıdır.Hastalar daha önce yaşamadıkları bir şiddetde ağrı olarak tarif ederler.Günlerce sürebilir.Hastanın yaşamını tehlikeye soktuğu için cerrahi tedavi uygulanır.
    Tümör:
    - Öksürmek,aksırmak veya fiziksel eforla artan,ağırlık hissi tarzında bir sabah ağrısıdır.Akşama yaklaştıkça ağrı hafifler.Haftadan aylara kadar sürebilir.Bu ağrı tipi beyin içi basıncının arttığı durumlarda görülür.Uzun bir süredir bu tipte bir ağrınız varsa bir nöroloğa başvurmanız önerilir.
    Psödotümör:
    - Ağırlık hissi,sürekli ağrı öncelikle fazla kilolu genç kadınlarda görülür.Günlerden haftalara kadar süren uzun bir ağrı dönemi vardır.Öksürmek,aksırmak veya fiziksel eforla ağrı artar.Tekrarlayan lomber ponksiyonlarla tedavi edilir.
    Sinüs Baş Ağrısı :
    - Sinuslar üzerinde lokalize,sürekli ağrı.Günlerden haftalara kadar sürebilir.Tekrarlayabilir.Teda visinde antibiyotik ve antihistaminikler kullanılır.
    Temporal Arterit :
    - 60 yaş üzerindeki hastalarda görülür.Tek taraflı bir baş ağrısıdır.Saniyelerden saatlere kadar sürebilir.Yaşam boyu tekrarlar.Tedavisinde steroidler kullanılır.
    Trigeminal Nevralji :
    - Bıçak gibi saplanan yüz ağrısı olarak tanımlanır.Tedavisinde karbamazepin veya cerrahi tedavi uygulanır.
    Atipik Yüz Ağrısı :
    - Ağırlık hissi veren sürekli diffüz yüz ağrısı.Tedavisinde amitriptilin veya klordiazepoksid kullanılır.
    Baş Ağrılarının Tedavisi :
    Baş ağrılarının tedavisi için bir nöroloji doktoruna başvurmak şarttır. Yukarıda sayılan baş ağrıları nedenlerini ancak bir nöroloji doktoru değerlendirebilmektedir. Hastalar tarafından sık yapılan bir hata özellikle tekrarlayan baş ağrısı durumunda ağrı kesici ilaçlarla durumlarını idare etmeye çalışmaktır. Oysa örneğin migren durumlarında kullanılan ilaçlar tamamiyle farklıdır. Çünkü migren ağrısı beyin damarlarından kaynaklanmaktadır.


  10. 03.Nisan.2012, 23:28
    5
    morueqq - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    buna benzer bir soruya şöyle cevap verilmiş


    Merhaba. Tanımladığınız şikayetler daha çok migreni düşündürmekte. Bulunan kalsifikasyonun daha ayrıntılı değerlendirilmesi gereklidir. Doktorunuz ile konuşunuz kontrastlı kraniyal MR ve gerekirse MR anjiyo çektiriniz. İyi günler

    Bu konuda bir ilim sahibi değilim ama aktarıyorum sadece... En iyisi doktora başvurmak olucaktır ki zaten gitmişsiniz ben sadece bulduğum bir kaç yöntemi yazayım...
    Migren ağrılarına karşı çareler!
    Ağrı kesiciler

    Akut migren krizlerine karşı kullanılabilecek klasik ilaçlar: Aspirin, Parasetamol ve İbuprofen.

    Hangi etken maddelerin kime iyi geleceği ancak denenerek anlaşılabilir. Dikkat: Kombine ilaçlardan kaçının ve ilacınızı çok erken, yani ağrının başlayacağının ilk belirtileri sırasında alınız.

    Ağrı kesicilerin kısırdöngüsü

    Migren ilaçları sürekli etkili olabilecek bir çare olarak görülmemelidir. Gevşeme teknikleri ve yaşam biçiminde yapılabilecek değişiklikler sayesinde hastalık kontrol altına alınabilir.

    Doğanın güçlü aspirini: Latince adı, Tanacetum parthenium, Türkçe, Gümüşdüğme, İngl., Feverfew, Alm. Mutterkraut.

    Migren dahil olmak üzere her türlü baş ağrısına karşı başarıyla kullanılabilen önemli bir bitkidir. Papatya ailesinden olduğu için, başka türlerle kolayca karıştırılabilir! En doğrusu, standartlaştırılmış bir bitkisel ilaç olarak kullanılmasıdır.

    ABD’den ithal edilen, “Solgar” ve benzeri doğal ilaç üreticilerinin ürünleri arasında, “Feverfew” adıyla kullanıma sunulmaktadır. Ağır vakalarda günde 3 kere 1 tablet veya ağrı kesmek için 1 tablet alınır. Feverfew ayrıca, ateş düşürücü, adet kanamalarını destekleyici ve romatizmal ağrıları azaltıcı etkilere de sahiptir.

    PRATİK BİTKİSEL FORMÜLLER
    * Ağrı geldiği zaman kahvesi bol olan soğuk ve sade kahve içilir.
    * 1 Bardak kaynar suya, 4-12 gram kediotu kökü konulur. 10 dakika bekletilip, günde 3 bardak yemeklerden önce içilir.
    * Defne tohumu toz haline getirilir.Günde 5 gram balla macun yapılır ve yenilir.
    * 1 Bardak kaynar suya, 2-3 gram kekik konur. 10 dakika bekletilip günde 3 bardak içilir.
    * 1 Bardak suya 2-4 gram anason konulur.10 dakika bekletilip günde 2-3 bardak içilir.
    * 1 Bardak kaynar suya 4-10 gram ufalanmış oğulotu yaprağı konulur. 10 dakika bekletilip günde 3 bardak içilir.
    * Migren noktalarına papatya yağı ile masaj yapılmalıdır.
    * 2 Su bardağı kaynar su içine , birer tatlı kaşığı hafif ezilmiş defne, oğulotu ve fesleğen konularak 15 dakika demlenir. Bu karışım ılık olarak günde 2-3 bardak içilir. Şeker hastalığı olmayanlar bitki çayını 1 kaşık balla tatlandırabilir. Düzenli olararak en az 1 ay içilmeye devam edilmelidir. Ahmet Maranki
    MİGREN TEDAVİSİ


    Migreni tedavi ederken aynı zamanda oluşabilecek migren ataklarının da önüne geçmek gerekir ki bu hastanın korunmasına yöneliktir. Örneğin, şunları kendiniz yaparak migren ataklarından korunabilirsiniz:
    • Işıktan rahatsız olanlar güneş gözlüğü kullanabilir,
    • Aşırı kalabalık ve yorgunluktan uzak durmak gerekir,
    • Bol bol dinlenmeli, stresten uzak durmalı ve düzenli bir yaşam sürmelisiniz,
    • Gerginlik yaratan durumlardan kaçınmalı, kendinizi rahatlatan aktivitelere yönelebilirsiniz,
    • Yürüme, hafif egzersiz bedeninizin rahatlamasını sağlar,
    • Migren atağı başladığında yastıksız bir yatağa uzanın (gürültüden, ışıktan uzak) ve uyumayı deneyin,
    • Ayağınızı sıcak ya da soğuk suya koyup rahatlayabilirsiniz,
    • Baş ağrısı zonklayıcı bir şekildeyse buz torbası koymak faydalı olur,
    • Baş boyun bölgesine yapılan masaj da rahatlamak için çok yararlıdır,
    • Bunların dışında hekim kontrolünde ilaç tedavisi uygulanabilir.


    Klasik Migren Auralı :

    - Önce görsel bazı bulgular vardır.( renkli halkalar ).Sonra başın tek tarafında ( sağ veya sol ) zonklayıcı ağrı,bulantı ve kusma bulunur.Ağrı süresi 30 dakikadan birkaç saate kadar uzayabilir.Stressli dönemlerde daha sık olmak üzere tekrarlar.Tedavisinde ergotamin preparatları kullanılır.
    Basit Migren Aurasız :
    - Ağrı öncesinde klasik migrende görülen bulgular yoktur.Başlangıçta tek taraflı baş ağrısı daha sonra yaygın zonklayıcı ağrı ve bulantı bulunabilir.Süresi saatlerden bir kaç güne kadar uzayabilir.Tekrarlaması klasik migrene benzer.Tedavisi klasik migren tedavisiyle aynıdır.
    Cluster Baş Ağrısı :
    - Şiddetli, göz etrafında lokalize,rahatsız edici,can sıkıcı durum veya zonklayıcı ağrı olarak ifade edilir.Süresi 15-90 dakika kadardır.Bir veya iki ayda bir demetler halinde tekrarlar.Ataklar arasındaki süreler değişkendir.Genelde alkol ve sigara kullanan erkeklerde görülür.Tedavisinde ağrılı zamanlarda prednison ve ergotamine kullanılır.
    Subaraknoidal Ağrı :
    - Ani yerleşimli şiddetli yaygın bir baş ağrısıdır.Hastalar daha önce yaşamadıkları bir şiddetde ağrı olarak tarif ederler.Günlerce sürebilir.Hastanın yaşamını tehlikeye soktuğu için cerrahi tedavi uygulanır.
    Tümör:
    - Öksürmek,aksırmak veya fiziksel eforla artan,ağırlık hissi tarzında bir sabah ağrısıdır.Akşama yaklaştıkça ağrı hafifler.Haftadan aylara kadar sürebilir.Bu ağrı tipi beyin içi basıncının arttığı durumlarda görülür.Uzun bir süredir bu tipte bir ağrınız varsa bir nöroloğa başvurmanız önerilir.
    Psödotümör:
    - Ağırlık hissi,sürekli ağrı öncelikle fazla kilolu genç kadınlarda görülür.Günlerden haftalara kadar süren uzun bir ağrı dönemi vardır.Öksürmek,aksırmak veya fiziksel eforla ağrı artar.Tekrarlayan lomber ponksiyonlarla tedavi edilir.
    Sinüs Baş Ağrısı :
    - Sinuslar üzerinde lokalize,sürekli ağrı.Günlerden haftalara kadar sürebilir.Tekrarlayabilir.Teda visinde antibiyotik ve antihistaminikler kullanılır.
    Temporal Arterit :
    - 60 yaş üzerindeki hastalarda görülür.Tek taraflı bir baş ağrısıdır.Saniyelerden saatlere kadar sürebilir.Yaşam boyu tekrarlar.Tedavisinde steroidler kullanılır.
    Trigeminal Nevralji :
    - Bıçak gibi saplanan yüz ağrısı olarak tanımlanır.Tedavisinde karbamazepin veya cerrahi tedavi uygulanır.
    Atipik Yüz Ağrısı :
    - Ağırlık hissi veren sürekli diffüz yüz ağrısı.Tedavisinde amitriptilin veya klordiazepoksid kullanılır.
    Baş Ağrılarının Tedavisi :
    Baş ağrılarının tedavisi için bir nöroloji doktoruna başvurmak şarttır. Yukarıda sayılan baş ağrıları nedenlerini ancak bir nöroloji doktoru değerlendirebilmektedir. Hastalar tarafından sık yapılan bir hata özellikle tekrarlayan baş ağrısı durumunda ağrı kesici ilaçlarla durumlarını idare etmeye çalışmaktır. Oysa örneğin migren durumlarında kullanılan ilaçlar tamamiyle farklıdır. Çünkü migren ağrısı beyin damarlarından kaynaklanmaktadır.


  11. 03.Nisan.2012, 23:30
    6
    morueqq
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 01.Nisan.2012
    Üye No: 95375
    Mesaj Sayısı: 159
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0
    Yaş: 52

    Cevap: Babamın senelerdir geçmeyen baş ağrısı varGitmediği doktor kalmadı Artık üç harfliler tarafından çarpıldığı düşüncesine kapıldım

    BİBERİYE


    (Rosemarinus officinalis)

    Başağrısına en iyi gelen şifalı otlardan biri olan biberiye çayı şöyle hazırlanır: 25 gram biberiye 1 litre kaynar suya atılıp 10 dakika dinlendirilir veya yapraklar iyice ezilerek bir tatlı kaşığı yaprak bir çay fincanı kaynar suya atılır.Üzeri kapatılarak buharın kaçması önlenir.Biberiye başağrısı için gerektiği zaman bir çay fincanı, soğuk olrak içilir.Karaciğer hastalıkları için her yemekten önce, hazım bozuklukları için yemeklerden sonra alınır.



    Biberiye konsantresi, safra kesesi ve mide salgılarını arttırarak hazmı kolaylaştırır.Her türlü sinirsel rahatsızlık için de iyi gelir.Sinirsel başağrılarınında, gastrit ağrılarınında, yüksek tansiyonunda, kalp sıkışmalarında da biberiyenin yararı vardır.Gece yatarken içilecek bir kahve fincanı biberiye, sakin bir uyku sağlar.Yatmadan önce banyo doldurulup içine bir fincan biberiye katılır ve suda bir süre dinlenilirse, vücut iyice gevşeyerek rahatlar.



    Biberiye eski çağlardan beri önem taşımıştır.Eski Romalılar, biberiyeyi kutsal bir bitki olarak nitelemişlerdir.Eski Yunan'da da, öğrencilerin kafa yorgunluğunu önlemek için başlarına biberiye dallarından yapılmış çelenkler takılmıştır.Son zamanlarda yapılan araştırma ve deneyler, biberiyenin gerçekten de haricen kullanıldığı zaman etkili olduğunu kanıtlamıştır.Biberiyede antiseptik özelliklerinin yanı sıra romatizma sancılarını kesen özellikler de vardır.Biberiyede yüzde 1-2 oranında yağ vardır.Bu yağ parfüm yapımında kullanıldığı gibi, romatizma ve benzeri ağrılara karşı merhem olarak da kullanılır.Biberiye saçı besler, dökülmesini önler.Bu yüzden bineriye yağı, şampuanlarda ve saç losyonlarında da kullanılır.



    Kokusu çok güzel olan biberiye, bahçe bitkisi olarak da değer taşır.Mavi çiçekleri vardır.Nisan ve Mayıs aylarında çiçek açan biberiyenin bir başka önemli özelliği de böcekleri uzaklaştırmasıdır.


    Gönderen Yardım Masası zaman: 16:02 0 yorum






    Çarkıfelek Çiçeği


    (Passiflora incarnata)

    Asıl vatanı Amerika olan, çok güzel bir sarmaşık çiçeğidir.Ortası mor, büyük ve kenar yaprakları açık renkte çiçekleri vardır Çarkıfelek Çiçeğinin.Çarkıfelek çiçeğinin 400 değişik türü görülür.Bu çiçeği ilk olarak Amerika'ya ayak basan İspanyol kaşifler ile misyonerler bulmuşlardır.Çarkıfelek çiçeğinin, spazmları kesici, sakinleştirici özellikleri nedeniyle, sinirsel kökenli başağrılarına çok iyi gelir.



    Sakinleştirici etkisi, kalbi, mideyi sıkıştıran sinirsel ağrıları ve adet zamanındaki sancıları keser.Çaarkıfelek çiçeği, üzüntü veya heyecandan kaynaklanan uykusuzluğa ve sinirsel çarpıntılara da çok iyi gelir.



    Çarkıfelek çiçeğinden 30-50 gram 1 litre soğuk suya katılır, ağır ateşte kaynatılır, ateşten alınıp 10 dakika dinlendirilir, sonra süzülür.Başağrılarına karşı gerektiği zaman bir çay fincanı içilir veya günde üç kez, sabah kalkınca, akşamüstü ve gece yatarken kullanılır.Menopoz dönemindeki başağrıları, sinirlilik, çarpıntı ve hazımsızlık belirtileri için de çarkıfelek çiçeği çok etkilidir.


    Gönderen Yardım Masası zaman: 15:48 0 yorum








    18 Temmuz 2007 Çarşamba

    ÖKSE OTU


    (Viscum album)

    Ökse otunun sakinleştirici ve spazmları kesici özelliği, şifalı ot uzmanları için çok değerlidir.Ökse otu, yüksek tansiyondan kaynaklanan başağrıları ve migren ağrıları için çok etkilidir.Yapılan araştırmalar, ökse otunun kan damarlarını gevşettiğini, bu nedenle de damar tıkanıklıklarına ve yüksek tansiyona iyi geldiğini kanıtlamıştır.



    Ökse otunun körpe yapraklı dalları, henüz meyve vermeden kesilip kullanılır.Bu dallar ince ince kıyılır ve 25 gramı 0,5 litre soğuk suya atılıp bir gece bekletilir.Sabah kalkınca, akşamüstü ve gece yatarken birer kahve fincanı içilir.Ökse otundan yapılan ilaç, başağrısı ve migren için tek başına içilebileceği gibi, eşit miktarda ıhlamurla karıştırılarak düzenli içildiği taktirde yüksek tansiyon, kalp rahatsızlıkları veya çarpıntı gibi sinirsel kökenli bozukluklar için de kullanılır.Ökse otu yaprakları birkaç dakika sıcak suda dinlendirildikten sonra, gut ve romatizma ağrıları için kompres olarak kullanılır.


    Gönderen Yardım Masası zaman: 14:22 0 yorum

    Etiketler: başağrısı, migren, tansiyon




    NANE


    (Mentha)

    Nane, Avrupa ve Akdeniz ülkelerinde çok yaygın olan bir bitkidir.Nanelerin pek çok çeşidi vardır.Dokuzuncu yüzyılda bu konuda yazılan bir keşiş şunları belirtmiştir: "İnsanın nane çeşitlerini, nanenin yararlarını ve nanenin değişik adlarını saymaya kalkması, Kızıl Denizdeki balıkları saymaya kalkmasına benzer."



    Nane, başağrıları için kullanılan en doğal ilaçların başında gelir.Güzel kokusu ve lezzeti ile sevilerek içilen nane, hazım bozukluklarından veya safra kesesi rahatsızlıklarından kaynaklanan başağrılarında kullanılır.4 veya 5 nane yaprağı ( taze ya da kuru) bir çay fincanı kaynar suya atılır, üzeri sıkıca kapatılarak beş dakika bekletilir ve yemeklerden sonra günde bir veya iki kez içilir.Burun tıkanıklığından kaynaklanan ve alında yahut gözlerin arkasında yoğunlaşan başağrılarına, sinirsel kökenli başağrılarına da nane iyi gelir.



    Ilık suda dinlendirilen nane yapraklarıyla yapılan kompres, migrene, sinirsel ağrılara, eklem yerlerindeki sızılara iyi gelir.Çünkü naneruhundaki mentolün ağrı kesici özelliği vardır.Naneruhu spazmları geçirdiği gibi, safra salgısını da harekete geçirir.



    Nane çok kısa zamanda ürer.Naneyi kaynatıp içmek bulantı ve kusmaya iyi gelir.Nane yapraklarıyla alına yapılacak kompleksin de yararı olur.



    Sıcak içilen nane, aoğuk algınlıklarında terleyerek ateş atmayı sağlar.Nane, adet gecikmelerinde eski çağlardan beri kullanılan bir ilaçtır.Bu söktürücü etkisi yüzünden, gebelik döneminde içilmemesi gerekir.


    Gönderen Yardım Masası zaman: 03:53 0 yorum






    Sarı Yonca Çiçeği


    (Melilotus officinalis)

    Bu narin bitkinin sarı çiçekleri, sapın iki yanından yükselir.Sarı yonca, yaklaşık 6500 değişik türü olan bir bitki ailesindendir.Bu aileye giren bitkilerin büyüklüğü minik otlardan koca ağaçlara kadar değişir.Bezelye, fasulye, gül ağacı, akasya, mimoza, hep bu ailenin değişik türleridir.



    Sarı yonca, zonklama biçimindeki başağrılarına çok iyi gelir.Bu tür ağrılar genellikle adet zamanınlarında veya yüksek tansiyonda görülür.Zonklamanın yanısıra kafanın içinde bir basınç duyulur.



    Bulantı ve kusma ile birlikte görülen başağrılarında da sarı yonca kullanılır.



    El ve ayaklar buz gibi olduğu, buna karşılık kafa zonkladığı ve ateşlendiği zamanda da, sarı yonca çiçeğine başvurmak gerekir.



    40 gram sarı yonca 1 litre suda 15 dakika dinlendirilir.Soğuk olarak günde üç veya dört kez birer kahve fincanı içilir.



    Eski mısırlılar sarı yonca çayını, kulak kulak ağrıları için kullanmışlardır.Ayrıca eklem yerlerindeki sızılar için de yine bu ilacı içtikleri bilinmektedir.Adet sancıları, sinirsel sancılar için de sarı goncanın sakinleştirici özelliği etkili olur.



    Sarı goncanın kan dolaşımına da olumlu etki yaptığı ve damar tıkanıklıkları için kullanılabileceği ileri sürülmektedir.


    Gönderen Yardım Masası zaman: 03:41 0 yorum






    IHLAMUR


    (Tilia europaea)

    Yaz mevsiminin ilk günlerinde havaya mis gibi koku salan ıhlamur çiçeğinin sakinleştirici, spazmları önleyici özellikleri vardır.Migrene de çok iyi gelir.Ihlamur, sinirsel gerginliği azaltır, yüksek tansiyonu düşürür.Çay biçiminde veya konsantre olarak kullanılır.Şerbetçiotu ile eşit miktarlarda karıştırılarak, gerginliğe ve uykusuzluğa karşı ilaç olarak kullanılır.



    Migren sırasında, sıcak olarak içilen ıhlamur, kafadaki kan damarlarını gevşeterek ağrıyı azaltır, mide bulantısı ve kusmayı önler.Ihlamurun idrar idrar söktürücü etkisi de, idrarın boşaltılmasına ve damarlardaki basıncın bu yolla azalarak ağrının kesilmesine yönelir.



    Ihlamur çiçeği, uykusuzluktan kaynaklanan başağrılarına çok iyi gelir.Bu nedenle, akşamları yatmadan önce düzenli ve sürekli olarak içilmesinde yarar vardır.



    Sıcak içilen ıhlamur, soğuk algınlıklarına karşı çok etkilidir.Ayrıca göğsü yumuşatarak öksürüklere de yararlı olur.Önce başın sağ tarafına, sonra sol tarafına saplanan asabi başağrılarına da ıhlamur önerilir.Yemeklerden sonra içilecek bir fincan ıhlamur, hazımsızlığı önler.


    Gönderen Yardım Masası zaman: 03:29 0 yorum

    Etiketler: migren, soğuk algınlığı, öksürük






    7 Temmuz 2007 Cumartesi

    LAVANTA ÇİÇEĞİ


    (Lavendula vera)



    Lavanta çiçeğini uzun uzun tarife hiç gerek yok.Yüzde 1,5-3 oranında yağ içeren lavanta, kuru dağ yamaçlarında yetişir.En çok Akdeniz bölgesinde bulunur.Fransa'da, İtalya'da ve daha pek çok ülkede parfüm yapımında kullanılmak üzere yaygın olarak yetiştirilir.En iyi lavanta yağının İngiliz lavantasında bulunduğu ileri sürülür.27 kilo lavanta çiçeğinden 400 gram kadar yağ elde edilir.Eski Yunanlılar ve Romalılar, lavanta çiçeğini, banyolarında koku vermesi için kullanmışlardır.Bazı Avrupa ülkelerinde, büyük ayinlerden önce kiliseye koku vermesi için lavanta çiçeği kullanılmıştır.Lavanta çiçeği hem kokusu, hem de tedavi edici özellikleri için yüzyıllardan beri kullanılmaktadır.



    Lavanta sakinleştirici, antiseptik özelliklere sahiptir.Yağının çok güçlü bir antiseptik olduğu yakın tarihte yapılan araştırmalarla kanıtlanmıştır.Zaten eski çağlarda da yaralara ve böcek ısırmalarına karşı lavanta yağı kullanıldığı bilinmektedir.Şeker üzerine damlatılarak 1-3 damla lavanta ruhu, başağrılarına, baygınlığa, baş dönmesine, çarpıntıya iyi gelir.Sinirsel kökenli başağrıları için biraz lavanta ruhu şakaklara sürülebilir.6 gram lavanta çiçeği 1 litre kaynar suya atılır.Üzeri sıkıca örtülerek beş dakika dinlendirilir.Bu su, günde iki veya üç kez yemek aralarında birer çay fincanı içilir.Bu ilaç bütün sinir sistemini etkileyen sakinleştirici özelliğe sahiptir.Bir avuç taze çiçek cam bir kavanoza yerleştirilir.Üzeri zeytinyağıyla örtülür ve üç gün güneşte bekletilir.Bu karışım tülbentten süzüldükten sonra içine taze çiçekler ilave edilerek, aynı işlem tekrarlanır.Yağa lavanta kokusu iyice sindiği zaman, kıvamını bulmuş demektir.Bu yağdan 4 veya 5 damla şeker üzerine damlatılarak hergün yenir.Migrene, baş dönmesine ve sinirsel kökenli hazımsızlığa iyi gelir.



    Lavanta çiçeğinin saraya, her türlü baş, rahim, mide ağrılarına ve sinirliliğe iyi geldiği ileri sürülür.Migrene, yükseklik korkusuna, hafıza kaybına, görme bozukluklarına ve melankoliye de etkili olduğu bilinir.Çok iyi ama oldukça pahalı bir ilaçtır.







  12. 03.Nisan.2012, 23:30
    6
    morueqq - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    BİBERİYE


    (Rosemarinus officinalis)

    Başağrısına en iyi gelen şifalı otlardan biri olan biberiye çayı şöyle hazırlanır: 25 gram biberiye 1 litre kaynar suya atılıp 10 dakika dinlendirilir veya yapraklar iyice ezilerek bir tatlı kaşığı yaprak bir çay fincanı kaynar suya atılır.Üzeri kapatılarak buharın kaçması önlenir.Biberiye başağrısı için gerektiği zaman bir çay fincanı, soğuk olrak içilir.Karaciğer hastalıkları için her yemekten önce, hazım bozuklukları için yemeklerden sonra alınır.



    Biberiye konsantresi, safra kesesi ve mide salgılarını arttırarak hazmı kolaylaştırır.Her türlü sinirsel rahatsızlık için de iyi gelir.Sinirsel başağrılarınında, gastrit ağrılarınında, yüksek tansiyonunda, kalp sıkışmalarında da biberiyenin yararı vardır.Gece yatarken içilecek bir kahve fincanı biberiye, sakin bir uyku sağlar.Yatmadan önce banyo doldurulup içine bir fincan biberiye katılır ve suda bir süre dinlenilirse, vücut iyice gevşeyerek rahatlar.



    Biberiye eski çağlardan beri önem taşımıştır.Eski Romalılar, biberiyeyi kutsal bir bitki olarak nitelemişlerdir.Eski Yunan'da da, öğrencilerin kafa yorgunluğunu önlemek için başlarına biberiye dallarından yapılmış çelenkler takılmıştır.Son zamanlarda yapılan araştırma ve deneyler, biberiyenin gerçekten de haricen kullanıldığı zaman etkili olduğunu kanıtlamıştır.Biberiyede antiseptik özelliklerinin yanı sıra romatizma sancılarını kesen özellikler de vardır.Biberiyede yüzde 1-2 oranında yağ vardır.Bu yağ parfüm yapımında kullanıldığı gibi, romatizma ve benzeri ağrılara karşı merhem olarak da kullanılır.Biberiye saçı besler, dökülmesini önler.Bu yüzden bineriye yağı, şampuanlarda ve saç losyonlarında da kullanılır.



    Kokusu çok güzel olan biberiye, bahçe bitkisi olarak da değer taşır.Mavi çiçekleri vardır.Nisan ve Mayıs aylarında çiçek açan biberiyenin bir başka önemli özelliği de böcekleri uzaklaştırmasıdır.


    Gönderen Yardım Masası zaman: 16:02 0 yorum






    Çarkıfelek Çiçeği


    (Passiflora incarnata)

    Asıl vatanı Amerika olan, çok güzel bir sarmaşık çiçeğidir.Ortası mor, büyük ve kenar yaprakları açık renkte çiçekleri vardır Çarkıfelek Çiçeğinin.Çarkıfelek çiçeğinin 400 değişik türü görülür.Bu çiçeği ilk olarak Amerika'ya ayak basan İspanyol kaşifler ile misyonerler bulmuşlardır.Çarkıfelek çiçeğinin, spazmları kesici, sakinleştirici özellikleri nedeniyle, sinirsel kökenli başağrılarına çok iyi gelir.



    Sakinleştirici etkisi, kalbi, mideyi sıkıştıran sinirsel ağrıları ve adet zamanındaki sancıları keser.Çaarkıfelek çiçeği, üzüntü veya heyecandan kaynaklanan uykusuzluğa ve sinirsel çarpıntılara da çok iyi gelir.



    Çarkıfelek çiçeğinden 30-50 gram 1 litre soğuk suya katılır, ağır ateşte kaynatılır, ateşten alınıp 10 dakika dinlendirilir, sonra süzülür.Başağrılarına karşı gerektiği zaman bir çay fincanı içilir veya günde üç kez, sabah kalkınca, akşamüstü ve gece yatarken kullanılır.Menopoz dönemindeki başağrıları, sinirlilik, çarpıntı ve hazımsızlık belirtileri için de çarkıfelek çiçeği çok etkilidir.


    Gönderen Yardım Masası zaman: 15:48 0 yorum








    18 Temmuz 2007 Çarşamba

    ÖKSE OTU


    (Viscum album)

    Ökse otunun sakinleştirici ve spazmları kesici özelliği, şifalı ot uzmanları için çok değerlidir.Ökse otu, yüksek tansiyondan kaynaklanan başağrıları ve migren ağrıları için çok etkilidir.Yapılan araştırmalar, ökse otunun kan damarlarını gevşettiğini, bu nedenle de damar tıkanıklıklarına ve yüksek tansiyona iyi geldiğini kanıtlamıştır.



    Ökse otunun körpe yapraklı dalları, henüz meyve vermeden kesilip kullanılır.Bu dallar ince ince kıyılır ve 25 gramı 0,5 litre soğuk suya atılıp bir gece bekletilir.Sabah kalkınca, akşamüstü ve gece yatarken birer kahve fincanı içilir.Ökse otundan yapılan ilaç, başağrısı ve migren için tek başına içilebileceği gibi, eşit miktarda ıhlamurla karıştırılarak düzenli içildiği taktirde yüksek tansiyon, kalp rahatsızlıkları veya çarpıntı gibi sinirsel kökenli bozukluklar için de kullanılır.Ökse otu yaprakları birkaç dakika sıcak suda dinlendirildikten sonra, gut ve romatizma ağrıları için kompres olarak kullanılır.


    Gönderen Yardım Masası zaman: 14:22 0 yorum

    Etiketler: başağrısı, migren, tansiyon




    NANE


    (Mentha)

    Nane, Avrupa ve Akdeniz ülkelerinde çok yaygın olan bir bitkidir.Nanelerin pek çok çeşidi vardır.Dokuzuncu yüzyılda bu konuda yazılan bir keşiş şunları belirtmiştir: "İnsanın nane çeşitlerini, nanenin yararlarını ve nanenin değişik adlarını saymaya kalkması, Kızıl Denizdeki balıkları saymaya kalkmasına benzer."



    Nane, başağrıları için kullanılan en doğal ilaçların başında gelir.Güzel kokusu ve lezzeti ile sevilerek içilen nane, hazım bozukluklarından veya safra kesesi rahatsızlıklarından kaynaklanan başağrılarında kullanılır.4 veya 5 nane yaprağı ( taze ya da kuru) bir çay fincanı kaynar suya atılır, üzeri sıkıca kapatılarak beş dakika bekletilir ve yemeklerden sonra günde bir veya iki kez içilir.Burun tıkanıklığından kaynaklanan ve alında yahut gözlerin arkasında yoğunlaşan başağrılarına, sinirsel kökenli başağrılarına da nane iyi gelir.



    Ilık suda dinlendirilen nane yapraklarıyla yapılan kompres, migrene, sinirsel ağrılara, eklem yerlerindeki sızılara iyi gelir.Çünkü naneruhundaki mentolün ağrı kesici özelliği vardır.Naneruhu spazmları geçirdiği gibi, safra salgısını da harekete geçirir.



    Nane çok kısa zamanda ürer.Naneyi kaynatıp içmek bulantı ve kusmaya iyi gelir.Nane yapraklarıyla alına yapılacak kompleksin de yararı olur.



    Sıcak içilen nane, aoğuk algınlıklarında terleyerek ateş atmayı sağlar.Nane, adet gecikmelerinde eski çağlardan beri kullanılan bir ilaçtır.Bu söktürücü etkisi yüzünden, gebelik döneminde içilmemesi gerekir.


    Gönderen Yardım Masası zaman: 03:53 0 yorum






    Sarı Yonca Çiçeği


    (Melilotus officinalis)

    Bu narin bitkinin sarı çiçekleri, sapın iki yanından yükselir.Sarı yonca, yaklaşık 6500 değişik türü olan bir bitki ailesindendir.Bu aileye giren bitkilerin büyüklüğü minik otlardan koca ağaçlara kadar değişir.Bezelye, fasulye, gül ağacı, akasya, mimoza, hep bu ailenin değişik türleridir.



    Sarı yonca, zonklama biçimindeki başağrılarına çok iyi gelir.Bu tür ağrılar genellikle adet zamanınlarında veya yüksek tansiyonda görülür.Zonklamanın yanısıra kafanın içinde bir basınç duyulur.



    Bulantı ve kusma ile birlikte görülen başağrılarında da sarı yonca kullanılır.



    El ve ayaklar buz gibi olduğu, buna karşılık kafa zonkladığı ve ateşlendiği zamanda da, sarı yonca çiçeğine başvurmak gerekir.



    40 gram sarı yonca 1 litre suda 15 dakika dinlendirilir.Soğuk olarak günde üç veya dört kez birer kahve fincanı içilir.



    Eski mısırlılar sarı yonca çayını, kulak kulak ağrıları için kullanmışlardır.Ayrıca eklem yerlerindeki sızılar için de yine bu ilacı içtikleri bilinmektedir.Adet sancıları, sinirsel sancılar için de sarı goncanın sakinleştirici özelliği etkili olur.



    Sarı goncanın kan dolaşımına da olumlu etki yaptığı ve damar tıkanıklıkları için kullanılabileceği ileri sürülmektedir.


    Gönderen Yardım Masası zaman: 03:41 0 yorum






    IHLAMUR


    (Tilia europaea)

    Yaz mevsiminin ilk günlerinde havaya mis gibi koku salan ıhlamur çiçeğinin sakinleştirici, spazmları önleyici özellikleri vardır.Migrene de çok iyi gelir.Ihlamur, sinirsel gerginliği azaltır, yüksek tansiyonu düşürür.Çay biçiminde veya konsantre olarak kullanılır.Şerbetçiotu ile eşit miktarlarda karıştırılarak, gerginliğe ve uykusuzluğa karşı ilaç olarak kullanılır.



    Migren sırasında, sıcak olarak içilen ıhlamur, kafadaki kan damarlarını gevşeterek ağrıyı azaltır, mide bulantısı ve kusmayı önler.Ihlamurun idrar idrar söktürücü etkisi de, idrarın boşaltılmasına ve damarlardaki basıncın bu yolla azalarak ağrının kesilmesine yönelir.



    Ihlamur çiçeği, uykusuzluktan kaynaklanan başağrılarına çok iyi gelir.Bu nedenle, akşamları yatmadan önce düzenli ve sürekli olarak içilmesinde yarar vardır.



    Sıcak içilen ıhlamur, soğuk algınlıklarına karşı çok etkilidir.Ayrıca göğsü yumuşatarak öksürüklere de yararlı olur.Önce başın sağ tarafına, sonra sol tarafına saplanan asabi başağrılarına da ıhlamur önerilir.Yemeklerden sonra içilecek bir fincan ıhlamur, hazımsızlığı önler.


    Gönderen Yardım Masası zaman: 03:29 0 yorum

    Etiketler: migren, soğuk algınlığı, öksürük






    7 Temmuz 2007 Cumartesi

    LAVANTA ÇİÇEĞİ


    (Lavendula vera)



    Lavanta çiçeğini uzun uzun tarife hiç gerek yok.Yüzde 1,5-3 oranında yağ içeren lavanta, kuru dağ yamaçlarında yetişir.En çok Akdeniz bölgesinde bulunur.Fransa'da, İtalya'da ve daha pek çok ülkede parfüm yapımında kullanılmak üzere yaygın olarak yetiştirilir.En iyi lavanta yağının İngiliz lavantasında bulunduğu ileri sürülür.27 kilo lavanta çiçeğinden 400 gram kadar yağ elde edilir.Eski Yunanlılar ve Romalılar, lavanta çiçeğini, banyolarında koku vermesi için kullanmışlardır.Bazı Avrupa ülkelerinde, büyük ayinlerden önce kiliseye koku vermesi için lavanta çiçeği kullanılmıştır.Lavanta çiçeği hem kokusu, hem de tedavi edici özellikleri için yüzyıllardan beri kullanılmaktadır.



    Lavanta sakinleştirici, antiseptik özelliklere sahiptir.Yağının çok güçlü bir antiseptik olduğu yakın tarihte yapılan araştırmalarla kanıtlanmıştır.Zaten eski çağlarda da yaralara ve böcek ısırmalarına karşı lavanta yağı kullanıldığı bilinmektedir.Şeker üzerine damlatılarak 1-3 damla lavanta ruhu, başağrılarına, baygınlığa, baş dönmesine, çarpıntıya iyi gelir.Sinirsel kökenli başağrıları için biraz lavanta ruhu şakaklara sürülebilir.6 gram lavanta çiçeği 1 litre kaynar suya atılır.Üzeri sıkıca örtülerek beş dakika dinlendirilir.Bu su, günde iki veya üç kez yemek aralarında birer çay fincanı içilir.Bu ilaç bütün sinir sistemini etkileyen sakinleştirici özelliğe sahiptir.Bir avuç taze çiçek cam bir kavanoza yerleştirilir.Üzeri zeytinyağıyla örtülür ve üç gün güneşte bekletilir.Bu karışım tülbentten süzüldükten sonra içine taze çiçekler ilave edilerek, aynı işlem tekrarlanır.Yağa lavanta kokusu iyice sindiği zaman, kıvamını bulmuş demektir.Bu yağdan 4 veya 5 damla şeker üzerine damlatılarak hergün yenir.Migrene, baş dönmesine ve sinirsel kökenli hazımsızlığa iyi gelir.



    Lavanta çiçeğinin saraya, her türlü baş, rahim, mide ağrılarına ve sinirliliğe iyi geldiği ileri sürülür.Migrene, yükseklik korkusuna, hafıza kaybına, görme bozukluklarına ve melankoliye de etkili olduğu bilinir.Çok iyi ama oldukça pahalı bir ilaçtır.







  13. 04.Nisan.2012, 01:50
    7
    berkehan
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 03.Ekim.2010
    Üye No: 79359
    Mesaj Sayısı: 265
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0
    Yaş: 47

    Cevap: Babamın senelerdir geçmeyen baş ağrısı varGitmediği doktor kalmadı Artık üç harfliler tarafından çarpıldığı düşüncesine kapıldım

    Şekersiz kahve kaynatın içine yarım limon sıkıp içsin inşallah iyi gelir.


  14. 04.Nisan.2012, 01:50
    7
    berkehan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    Şekersiz kahve kaynatın içine yarım limon sıkıp içsin inşallah iyi gelir.


  15. 04.Nisan.2012, 05:57
    8
    CeyhuN_
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 02.Nisan.2012
    Üye No: 95401
    Mesaj Sayısı: 180
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2
    Yaş: 19

    Cevap: Babamın senelerdir geçmeyen baş ağrısı varGitmediği doktor kalmadı Artık üç harfliler tarafından çarpıldığı düşüncesine kapıldım

    Ben bilemem tabi ancak hiçbir doktor çözüm bulamadı ise, psikolojik birşeyler olabilir.


  16. 04.Nisan.2012, 05:57
    8
    CeyhuN_ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Devamlı Üye
    Ben bilemem tabi ancak hiçbir doktor çözüm bulamadı ise, psikolojik birşeyler olabilir.


  17. 04.Nisan.2012, 22:38
    9
    cagatay00
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 03.Nisan.2012
    Üye No: 95428
    Mesaj Sayısı: 3
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 27

    Cevap: Babamın senelerdir geçmeyen baş ağrısı varGitmediği doktor kalmadı Artık üç harfliler tarafından çarpıldığı düşüncesine kapıldım

    Hepinize teşekkür ederim.Bitkisellere güveniyorum artık.Çünkü babam bu işin en iyisine bir profesöre gitti o allah sabır versin dedi yolladı bizi.Neyse.Allah hepinizden razı olsun.


  18. 04.Nisan.2012, 22:38
    9
    cagatay00 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye
    Hepinize teşekkür ederim.Bitkisellere güveniyorum artık.Çünkü babam bu işin en iyisine bir profesöre gitti o allah sabır versin dedi yolladı bizi.Neyse.Allah hepinizden razı olsun.


  19. 04.Nisan.2012, 22:48
    10
    o_nur34
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 23.Şubat.2012
    Üye No: 94448
    Mesaj Sayısı: 15
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    Cevap: Babamın senelerdir geçmeyen baş ağrısı varGitmediği doktor kalmadı Artık üç harfliler tarafından çarpıldığı düşüncesine kapıldım

    Hacemat ı bir denesin. Peygamberimiz SAV in sünnetidir. /0 derde deva derler. Allah şifa versin...


  20. 04.Nisan.2012, 22:48
    10
    o_nur34 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye
    Hacemat ı bir denesin. Peygamberimiz SAV in sünnetidir. /0 derde deva derler. Allah şifa versin...


  21. 06.Nisan.2012, 01:43
    11
    berkehan
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 03.Ekim.2010
    Üye No: 79359
    Mesaj Sayısı: 265
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0
    Yaş: 47

    Cevap: Babamın senelerdir geçmeyen baş ağrısı varGitmediği doktor kalmadı Artık üç harfliler tarafından çarpıldığı düşüncesine kapıldım

    Az önce haberlerde duydum.Geçmeyen baş ağrısına botoks iyi geliyormuş.Beş dakikada tüm ağrı geçiyormuş.Bu haberi bi araştır istersen.


  22. 06.Nisan.2012, 01:43
    11
    berkehan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    Az önce haberlerde duydum.Geçmeyen baş ağrısına botoks iyi geliyormuş.Beş dakikada tüm ağrı geçiyormuş.Bu haberi bi araştır istersen.





+ Yorum Gönder