Konusunu Oylayın.: Secdede otururken sureleri birkaç kez okumak zorunda kaldım kafam karışıpta namaz bozulur mu?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Secdede otururken sureleri birkaç kez okumak zorunda kaldım kafam karışıpta namaz bozulur mu?
  1. 01.Nisan.2012, 22:23
    1
    yeskaraa
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 18.Haziran.2011
    Üye No: 88102
    Mesaj Sayısı: 172
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2

    Secdede otururken sureleri birkaç kez okumak zorunda kaldım kafam karışıpta namaz bozulur mu?






    Secdede otururken sureleri birkaç kez okumak zorunda kaldım kafam karışıpta namaz bozulur mu? Mumsema Secdede otururken sureleri birkaç kez okumak zorunda kaldım kafam karışıpta namaz bozulur mu?


  2. 01.Nisan.2012, 22:23
    1
    Devamlı Üye



  3. 01.Nisan.2012, 22:26
    2
    S-a-b-i-h-a
    Kıdemli Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 31.Mart.2012
    Üye No: 95360
    Mesaj Sayısı: 249
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 3
    Bulunduğu yer: baba ocağından

    Cevap: Secdede otururken sureleri birkaç kez okumak zorunda kaldım kafam karışıpta namaz bozulur mu?




    Namazı Bozan Şeyler Namazı bozan belli başlı hususlar şunlardır:

    1 - Namazda konuşmak. İster yanılarak olsun, ister unutarak, isterse uyuklayarak, az veya çok her türlü konuşma namazı bozar.

    2 - Namazda bir şey yeyip içmek. Namazda iken ağza hariçten susam tanesi kadar küçük bir şey bile alınıp yutulsa namaz bozulur. Dişler arasında kalmış nohut büyüklüğündeki bir yemek artığını yutmak da namazı bozar. Ayrıca (sakız gibi) ağza bir şey alıp yutmadan gevelemek ve çiğnemek de, namazı bozucu bir haldir. Namazdan önce yenen tatlının tadının boğazda hissedilmesinde ise bir beis yoktur.

    3 - Kendi işiteceği kadar gülmek. Yanındakiler işitecek kadar gülmek, namazla birlikte abdesti de bozar. Tebessümün ise, ne namaza, ne de abdeste bir zararı yoktur.

    4 - Kıbleden göğsünü çevirmek.

    5 - Namazda iken selâm vermek ve selâm almak. İsterse yanılarak yapılmış olsun...

    6 - Namazda iken, dıştan bakana kesinlikle namazda olmadığı intibaını verecek şekilde bir işle meşgul olmak. Meselâ, tarakla saçını taramak gibi. Buna fıkıhta amel-i kesîr denir ki, mânası çok iş, namaza mâni olan iş demektir. Dıştan bakınca namaz kılıp kılmadığında şüphe uyandıran, insana kesin bir kanaat vermiyen hareketler ise, namazı bozmaz. Bu hareketlere de amel-i kalîl, yani az iş, namaza mâni olmayan iş denir.

    7 - Dünyaya ait bir işi hatırlayarak sesli ağlamak veya ağrı veya sızıdan dolayı ve bezginlikle, ah of deyip inlemek. Ağlamak, cennet ve cehennemi hatırlamak sebebiyle meydana gelmişse huşû'dan ileri geldiği için namazı bozmaz. Hadîs-i şerîfte: "Cenâb-ı Hakk'a, ağlıyarak itâat eden, gülerek cennete dahil olur ve gülerek günah işleyen, ağlayarak cehenneme girer" buyurulmuştur.

    8 - Öksürüğü yok iken, zorla öksürmeğe çalışmak, boğazını hırıldatmak.

    9 - Mum, lâmba gibi bir şey'i üflemek.

    10 - Aksırana yerhamükellah demek.

    11 - Birine bir cevab vermek maksadıyla bir âyet okumak.

    12 - Kötü haber işittiğinde innâ lillâh, iyi haberde ise elhamdü lillâh demek. Bütün bunlar, namazda mâsivadan ve dış âlemden alâkayı kesmeye zıd olan şeylerdir.

    13 - Teyemmüm almış kimsenin namazda iken suyu görmesi.

    14 - Sabah namazını kılarken güneşin doğması. Bâzılarına göre güneş doğarken kılınan namaz bozulmaz, nâfile namaza döner. Sabah namazı ise kazaya kalmış olur.(*) Şâfiî'ye göre, güneş doğarken kılınmakta olan sabah namazı sahihtir, fâsid olmaz.

    15 - Mest üzerine yapılan meshin müddeti, namazda iken bitmesi.

    16 - Âyeti yanlış okuyarak mânâsını bozmak.

    17 - Erkekle kadının yanyana bir hizada namaza durmaları. Bunun namazı bozması için, erkekle kadının kıldıkları namazın müşterek olması şarttır. Bu müştereklik de, ya ikisinin de aynı imama uyması veya kadının, hizasında durduğu erkeğe uyması şeklinde olur. Bu sebeble, camilerde erkekle kadın namaz kılarken kadınlar arkadaki saflara dururlar, erkeklerin önünde veya hizasında bulunmazlar. Namazda kadın erkeğin önüne veya yanına durursa, sadece erkeğin namazı bozulur. Kadın, hizasına durduğu erkeğe uymuşsa o takdirde ikisinin de namazları bozulur. Kadın ve erkek ayrı ayrı kendi başlarına namaz kılıyorlarsa, aynı hizada olmalarının veya kadının önde olmasının namaza hiçbir mâniliği yoktur.

    18 - Namazda zamm-ı sûreyi Mushaf'a bakarak okumak.

    19 - İmama uymuş bir kimsenin namazın bir rüknünü imamdan önce yapması. Meselâ, imamdan evvel rükû'a gidip ondan önce rükû'dan kalkması.

    20 - Ümmî ve özürlü kimseleri imam yapmak.

    21 - Namazda abdesti bozulmak.

    22 - Namazda iken bayılmak.

    23 - Namaz içinde bulunan bir erkeğin namazı, kendisini hanımının öpmesi veya okşaması ile, şehveti galeyana gelmedikçe, bozulmaz. Fakat kadının namazı, kocasının şehvetle okşaması ve şehvetli şehvetsiz öpmesi ile bozulur.

    24 - Kalbe ihtiyarsız gelen vesveseler, kuruntular, çirkin hayaller de namazı bozmaz.

    25 - Bir kimse namazda vücudunu bir kere veya üstüste iki kere veya başka başka rek'atlarda birer veya ikişer kere kaşısa, namazı bozulmaz. Fakat bir rek'at içinde birbiri ardınca üç kere kaşıyacak olsa, namaz bozulur.

    26 - Namaz kılanın secde yerinden bir kimsenin geçmesi ile namaz bozulmaz. Ancak geçen kimse günahkâr olur. Namaz kılanın önünden geçmenin günah olduğu yer, büyük câmilerde ve açık arazilerde namaz kılanın, ayaklarından itibaren secde ettiği yere kadar olan kısımdır. Küçük camilerde namaz kılanla onun önünden geçen arasında, direk, insan gibi bir engel bulunmazsa, namaz kılanın önünden nereden geçilirse mekruh olur. Esasen namaz kılan kimsenin, önünden geçilme ihtimali varsa, bir sütre edinmesi sünnettir.

    (*) İmam kırâette yanılırsa veya takılırsa ona hatırlatmak (feth-i kırâet) câizdir. Resûl-i Ekrem (asm) bir namaz sırasında Mü'minûn sûresini okurlarken bir kelimeyi geçmişlerdi. Namazdan sonra: "İçinizde Übey yok muydu?" diye Übey bin Kâ'b'ı sormuşlardı. Übey ashabın hıfzı ve kırâeti en kuvvetli olanıydı. Übey orada olduğunu ifade edince, Resûlüllah efendimiz: "Bana feth etmeli (hatırlatmalı) değil miydin?" buyurmuşlardı


    Cevap 2:


    Farz namazının yerini hiçbir nafile veya sünnet namaz tutmamaktadır. Fakat bir mü’min kaza namazlarını kılmayı adet haline getirmiş ise, bu zat daha farz namazlarını bitirmeden ölür ise, Allah’ın bu zata rahmet olarak farz namazlarına karşılık olarak kılmış olduğu sünnet ve nafile namazlarını kabul edeceği anlamında rivayetler vardır.

    Bundan dolayı, bir mü’min sünnet namazlarını kılmakla beraber, kazaya kalmış farz namazlarını kılması gerekir. Böyle bir vaziyette ölürse Cenab-ı Hakkın ona mükafat olarak kazaya kalmış namazlarına karşılık olarak sünnet ve nafile namazları kabul etmesi rahmetinin gereğidir.


    Cevap 3 :


    Suyu içerken imkân nisbetince kıbleye yönelip, oturarak besmele çekip su bardağı sağ ele alınarak içmelidir. Her hususta olduğu gibi su içerken de itidal üzere hareket etmeli aşırı derecede su içmemelidir. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: "Sakın sizden biriniz ayakta su içmesin. Her kim unutursa kusuversin." buyurmuştur. (Müslim)

    Bununla beraber Peygamber Efendimizin bir kaç defa yakta su içtiği ve bunun da ciz olduğunu untmamak gerekir.

    Rivâyete göre, bir kere Hazret-i Alî (Kûfe mescidi'nin) geniş kapısına gelmiş ve orada ayak üzeri su içmişti. (Halkın şüphesini izâle için): "Birtakım kimseler birisinin ayak üstünde su içtiğini fenâ görürler. Halbuki ben Nebî Salla'llahu aleyhi ve sellem'in benim içtiğimi gördüğünüz gibi su içtiğini gördüm" dedi. (Buhari)

    Abdullâh b. Abbâs|Nebî Salla'llahu aleyhi ve sellem ayakta Zemzem suyu içti, dediği rivâyet olunmuştur.(Buhari)


    Zemzemin ayakta içilmesi meselesine gelince:

    İbni Abbas’tan (r.a.) gelen bir rivayette, Peygamberimizin, Zemzem suyunu ayakta olduğu halde içtiği rivayet edilir. İbni Abbas şöyle der: “Ben Resulullaha (a.s.m.) Zemzem ikram ettim, ayakta içti.”5

    Bilindiği üzere Peygamberimiz bir hadislerinde ayakta su içmeyi yasaklamıştır.6 Bu itibarla, hadis âlimleri bu farklı rivayetleri birleştirmişlerdir. Sahih-i Müslim Şârihi Nevevî, bu iki farklı hadis hakkında şöyle der:

    “Bu hadislerdeki yasaklama tenzihen mehruh şeklindedir. Ayakta su içmenin câiz olduğunu beyan içindir.”

    Îmam Suyutî Hazretleri de, Peygamberimizin (a.s.m.), Zemzemi ayakta içmesini şöyle izah eder:

    “Resul-i Ekremin (a.s.m.) Zemzemi ayakta içmesi, ayakta su içmenin câizliğini açıklama mânâsın-dadır. Şöyle de denebilir: Halkın izdihamı dolayısıyla Resulullah (a.s.m.) oturmaya müsait bir yer bulamadığı veya Zemzemin çevresi ıslak olduğu için ayakta içmiştir.”

    Hanefî âlimleri, İbni Abbas’ın rivayet ettiği hadise dayanarak Zemzemi ayakta içmenin müstehaplığına hükmetmişlerdir. Netice olarak, Zemzem suyunun ayakta içilmesinde bir mahzur yoktur, denebilir.

    1. Buharı, Bedü'l-Halk: 29.

    2. A.g.e.

    3. Fethü'r-Rabbânî, 23:248.

    4. A.g.e., 23 247.

    5. Müslim, Eşribe: 117; İbni Mâce, Eşribe: 21

    6. Müslim, Eşribe: 112; Ebû Davud, Eşribe: 13


    Sorularla İslamiyet


  4. 01.Nisan.2012, 22:26
    2
    Kıdemli Üye



    Namazı Bozan Şeyler Namazı bozan belli başlı hususlar şunlardır:

    1 - Namazda konuşmak. İster yanılarak olsun, ister unutarak, isterse uyuklayarak, az veya çok her türlü konuşma namazı bozar.

    2 - Namazda bir şey yeyip içmek. Namazda iken ağza hariçten susam tanesi kadar küçük bir şey bile alınıp yutulsa namaz bozulur. Dişler arasında kalmış nohut büyüklüğündeki bir yemek artığını yutmak da namazı bozar. Ayrıca (sakız gibi) ağza bir şey alıp yutmadan gevelemek ve çiğnemek de, namazı bozucu bir haldir. Namazdan önce yenen tatlının tadının boğazda hissedilmesinde ise bir beis yoktur.

    3 - Kendi işiteceği kadar gülmek. Yanındakiler işitecek kadar gülmek, namazla birlikte abdesti de bozar. Tebessümün ise, ne namaza, ne de abdeste bir zararı yoktur.

    4 - Kıbleden göğsünü çevirmek.

    5 - Namazda iken selâm vermek ve selâm almak. İsterse yanılarak yapılmış olsun...

    6 - Namazda iken, dıştan bakana kesinlikle namazda olmadığı intibaını verecek şekilde bir işle meşgul olmak. Meselâ, tarakla saçını taramak gibi. Buna fıkıhta amel-i kesîr denir ki, mânası çok iş, namaza mâni olan iş demektir. Dıştan bakınca namaz kılıp kılmadığında şüphe uyandıran, insana kesin bir kanaat vermiyen hareketler ise, namazı bozmaz. Bu hareketlere de amel-i kalîl, yani az iş, namaza mâni olmayan iş denir.

    7 - Dünyaya ait bir işi hatırlayarak sesli ağlamak veya ağrı veya sızıdan dolayı ve bezginlikle, ah of deyip inlemek. Ağlamak, cennet ve cehennemi hatırlamak sebebiyle meydana gelmişse huşû'dan ileri geldiği için namazı bozmaz. Hadîs-i şerîfte: "Cenâb-ı Hakk'a, ağlıyarak itâat eden, gülerek cennete dahil olur ve gülerek günah işleyen, ağlayarak cehenneme girer" buyurulmuştur.

    8 - Öksürüğü yok iken, zorla öksürmeğe çalışmak, boğazını hırıldatmak.

    9 - Mum, lâmba gibi bir şey'i üflemek.

    10 - Aksırana yerhamükellah demek.

    11 - Birine bir cevab vermek maksadıyla bir âyet okumak.

    12 - Kötü haber işittiğinde innâ lillâh, iyi haberde ise elhamdü lillâh demek. Bütün bunlar, namazda mâsivadan ve dış âlemden alâkayı kesmeye zıd olan şeylerdir.

    13 - Teyemmüm almış kimsenin namazda iken suyu görmesi.

    14 - Sabah namazını kılarken güneşin doğması. Bâzılarına göre güneş doğarken kılınan namaz bozulmaz, nâfile namaza döner. Sabah namazı ise kazaya kalmış olur.(*) Şâfiî'ye göre, güneş doğarken kılınmakta olan sabah namazı sahihtir, fâsid olmaz.

    15 - Mest üzerine yapılan meshin müddeti, namazda iken bitmesi.

    16 - Âyeti yanlış okuyarak mânâsını bozmak.

    17 - Erkekle kadının yanyana bir hizada namaza durmaları. Bunun namazı bozması için, erkekle kadının kıldıkları namazın müşterek olması şarttır. Bu müştereklik de, ya ikisinin de aynı imama uyması veya kadının, hizasında durduğu erkeğe uyması şeklinde olur. Bu sebeble, camilerde erkekle kadın namaz kılarken kadınlar arkadaki saflara dururlar, erkeklerin önünde veya hizasında bulunmazlar. Namazda kadın erkeğin önüne veya yanına durursa, sadece erkeğin namazı bozulur. Kadın, hizasına durduğu erkeğe uymuşsa o takdirde ikisinin de namazları bozulur. Kadın ve erkek ayrı ayrı kendi başlarına namaz kılıyorlarsa, aynı hizada olmalarının veya kadının önde olmasının namaza hiçbir mâniliği yoktur.

    18 - Namazda zamm-ı sûreyi Mushaf'a bakarak okumak.

    19 - İmama uymuş bir kimsenin namazın bir rüknünü imamdan önce yapması. Meselâ, imamdan evvel rükû'a gidip ondan önce rükû'dan kalkması.

    20 - Ümmî ve özürlü kimseleri imam yapmak.

    21 - Namazda abdesti bozulmak.

    22 - Namazda iken bayılmak.

    23 - Namaz içinde bulunan bir erkeğin namazı, kendisini hanımının öpmesi veya okşaması ile, şehveti galeyana gelmedikçe, bozulmaz. Fakat kadının namazı, kocasının şehvetle okşaması ve şehvetli şehvetsiz öpmesi ile bozulur.

    24 - Kalbe ihtiyarsız gelen vesveseler, kuruntular, çirkin hayaller de namazı bozmaz.

    25 - Bir kimse namazda vücudunu bir kere veya üstüste iki kere veya başka başka rek'atlarda birer veya ikişer kere kaşısa, namazı bozulmaz. Fakat bir rek'at içinde birbiri ardınca üç kere kaşıyacak olsa, namaz bozulur.

    26 - Namaz kılanın secde yerinden bir kimsenin geçmesi ile namaz bozulmaz. Ancak geçen kimse günahkâr olur. Namaz kılanın önünden geçmenin günah olduğu yer, büyük câmilerde ve açık arazilerde namaz kılanın, ayaklarından itibaren secde ettiği yere kadar olan kısımdır. Küçük camilerde namaz kılanla onun önünden geçen arasında, direk, insan gibi bir engel bulunmazsa, namaz kılanın önünden nereden geçilirse mekruh olur. Esasen namaz kılan kimsenin, önünden geçilme ihtimali varsa, bir sütre edinmesi sünnettir.

    (*) İmam kırâette yanılırsa veya takılırsa ona hatırlatmak (feth-i kırâet) câizdir. Resûl-i Ekrem (asm) bir namaz sırasında Mü'minûn sûresini okurlarken bir kelimeyi geçmişlerdi. Namazdan sonra: "İçinizde Übey yok muydu?" diye Übey bin Kâ'b'ı sormuşlardı. Übey ashabın hıfzı ve kırâeti en kuvvetli olanıydı. Übey orada olduğunu ifade edince, Resûlüllah efendimiz: "Bana feth etmeli (hatırlatmalı) değil miydin?" buyurmuşlardı


    Cevap 2:


    Farz namazının yerini hiçbir nafile veya sünnet namaz tutmamaktadır. Fakat bir mü’min kaza namazlarını kılmayı adet haline getirmiş ise, bu zat daha farz namazlarını bitirmeden ölür ise, Allah’ın bu zata rahmet olarak farz namazlarına karşılık olarak kılmış olduğu sünnet ve nafile namazlarını kabul edeceği anlamında rivayetler vardır.

    Bundan dolayı, bir mü’min sünnet namazlarını kılmakla beraber, kazaya kalmış farz namazlarını kılması gerekir. Böyle bir vaziyette ölürse Cenab-ı Hakkın ona mükafat olarak kazaya kalmış namazlarına karşılık olarak sünnet ve nafile namazları kabul etmesi rahmetinin gereğidir.


    Cevap 3 :


    Suyu içerken imkân nisbetince kıbleye yönelip, oturarak besmele çekip su bardağı sağ ele alınarak içmelidir. Her hususta olduğu gibi su içerken de itidal üzere hareket etmeli aşırı derecede su içmemelidir. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: "Sakın sizden biriniz ayakta su içmesin. Her kim unutursa kusuversin." buyurmuştur. (Müslim)

    Bununla beraber Peygamber Efendimizin bir kaç defa yakta su içtiği ve bunun da ciz olduğunu untmamak gerekir.

    Rivâyete göre, bir kere Hazret-i Alî (Kûfe mescidi'nin) geniş kapısına gelmiş ve orada ayak üzeri su içmişti. (Halkın şüphesini izâle için): "Birtakım kimseler birisinin ayak üstünde su içtiğini fenâ görürler. Halbuki ben Nebî Salla'llahu aleyhi ve sellem'in benim içtiğimi gördüğünüz gibi su içtiğini gördüm" dedi. (Buhari)

    Abdullâh b. Abbâs|Nebî Salla'llahu aleyhi ve sellem ayakta Zemzem suyu içti, dediği rivâyet olunmuştur.(Buhari)


    Zemzemin ayakta içilmesi meselesine gelince:

    İbni Abbas’tan (r.a.) gelen bir rivayette, Peygamberimizin, Zemzem suyunu ayakta olduğu halde içtiği rivayet edilir. İbni Abbas şöyle der: “Ben Resulullaha (a.s.m.) Zemzem ikram ettim, ayakta içti.”5

    Bilindiği üzere Peygamberimiz bir hadislerinde ayakta su içmeyi yasaklamıştır.6 Bu itibarla, hadis âlimleri bu farklı rivayetleri birleştirmişlerdir. Sahih-i Müslim Şârihi Nevevî, bu iki farklı hadis hakkında şöyle der:

    “Bu hadislerdeki yasaklama tenzihen mehruh şeklindedir. Ayakta su içmenin câiz olduğunu beyan içindir.”

    Îmam Suyutî Hazretleri de, Peygamberimizin (a.s.m.), Zemzemi ayakta içmesini şöyle izah eder:

    “Resul-i Ekremin (a.s.m.) Zemzemi ayakta içmesi, ayakta su içmenin câizliğini açıklama mânâsın-dadır. Şöyle de denebilir: Halkın izdihamı dolayısıyla Resulullah (a.s.m.) oturmaya müsait bir yer bulamadığı veya Zemzemin çevresi ıslak olduğu için ayakta içmiştir.”

    Hanefî âlimleri, İbni Abbas’ın rivayet ettiği hadise dayanarak Zemzemi ayakta içmenin müstehaplığına hükmetmişlerdir. Netice olarak, Zemzem suyunun ayakta içilmesinde bir mahzur yoktur, denebilir.

    1. Buharı, Bedü'l-Halk: 29.

    2. A.g.e.

    3. Fethü'r-Rabbânî, 23:248.

    4. A.g.e., 23 247.

    5. Müslim, Eşribe: 117; İbni Mâce, Eşribe: 21

    6. Müslim, Eşribe: 112; Ebû Davud, Eşribe: 13


    Sorularla İslamiyet


  5. 01.Nisan.2012, 23:16
    3
    morueqq
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 01.Nisan.2012
    Üye No: 95375
    Mesaj Sayısı: 159
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0
    Yaş: 52

    Cevap: Secdede otururken sureleri birkaç kez okumak zorunda kaldım kafam karışıpta namaz bozulur mu?

    tehir: geciktirme
    sehiv secdesi yapardınız ilk veya son oturuşta olması farketmez ilk oturuşta ise farzı tehir sonda ise vacibi tehir vardır.Allahu Alem
    Sehiv secdesi, namazda farzın tehiri , vacibin terki veya tehiri gibi durumlarda yapılması gerekir. Hukmu hanefi mezheb muctehidlerine göre vacib, cumhura göre ise sunnettir.

    Hanefî alimler bu ko-nu-da şöy-le demişlerdir: "Na-maz kı-lan ki-şi, bu sec-de-yi ter-ket-mek-le günahkâr olur, fa-kat na-ma-zı bozulmaz. Çün-kü se-hiv sec-de-si kay-bol-muş bir şe-yin taz-mi-ni-dir. Bir şe-yin taz-mi-ni ise an-cak va-cib olur."

    Se-hiv sec-de-si ima-ma ve tek ba-şı-na na-maz kı-la-na sunnet/va-cib-tir. İma-ma uyan ki-şi na-ma-zın-da ya-nı-lırsa onun üze-ri-ne se-hiv sec-de-si sunnet/va-cib ol-maz. Eğer imam yanılmış-sa ce-ma-a-tin ona uy-ma-sı va-cib olur.


    Vacib ise İlmihal ve fıkıhta olmak üzere ikiye ayrılır:
    İlmihaldeki vacib, genelde Hanefi mezhebinin anlayışıdır ki , kuvvet açısından sunnetten yukarda, farzdan aşağıda olan bir derecedir.
    Fıkıhtaki vacib ise farz anlamındadır. Misal "Katl-i vacib" demek, o kişinin öldürülmesi farz demektir.



    Fıkhî Hükümler


    Namazda ilk ve son oturuşta, ayrıca teşehhüd okumanın meşruiyetinde icma' vardır. Ancak bunların hükümlerinde ihtilaf edildi:
    1- ÎIk oturuş İmam Ebû Hanife'ye göre vacib, Malik, Şafiî ve Ahmed b. Hanbel'e göre sünnet, Ahmed b. Hanbel'den gelen diğer rivayetle faradır. [50]
    2- İkinci oturuş (son rekâttaki oturuş) ittifakla farzdır. Ancak farz olan miktarda ihtilaf edildi: İmam Ebû Hanife, Şafiî ve Ahmed'e göre teşehhüd okuyacak kadar oturmak farzdır. [51]Malikilere göre oturuşta tadil-i erkan üzere bir miktar durması yeterlidir. [52]
    3- İlk oturuşta teşehhüd okumak İmam Ebû Hanife'ye göre vacib, Malik ve Şafiî'ye göre sünnettir. Ahmed b. Hanbel'den gelen bir rivayette farzdır, unutmakla düşer, diğer rivayette ise sünnettir. [53]
    4- İkincİ oturuşta (son rekâttaki oturuşta) teşehhüd okumak İmam Ebû Hanife'ye göre vacib, Şafiî ve Ahmed'den gelen bir rivayete göre son oturuş gibi bu teşehhüd de rükündür, Ahmed b. Hanbel'den gelen diğer rivayete ve
    Malık'e göre sünnettir.[54]
    5- Sahabeden rivayet edilen muhtelif teşehhudden herhangi birinin okunması namaz için yeterlidir. [55] Bunlardan üçü mezheb imamlarınca tercih edildi, ancak efdal olanında ihtilaf edildi.
    a-İmam Malik'e göre Hz. Ömer'den gelen teşehhüd rivayeti efdaldir. Bu rivayet mevkuf da olsa taabbudî bir konuda olduğu için merfu hük-mündedir ve sahabeye minberde okunduğu için tevatür derecesine ulaşmıştır.
    b-îmam Şafiî'ye göre ise İbn Abbas'tan gelen teşehhüd efdaldir. Çünkü onda el-Mübarekât ziyadesi vardır ve son öğretilen teşehhüd olma ihtimali söz konusudur. [56]
    c-İmam Ebû Hanife, Ahmed, Sevrî, Ebû Sevr, müctehidlerin ve Ehl-i Hadis'in çoğunluğuna göre İbn Mes'ûd tarikiyle gelen teşehhüd efdaldir. Çünkü teşehhüdler içinde en sahih senedlerle gelen ve hiçbir rivayette farklılık olmayan tek teşehhüd İbn Mes'ûd'un rivayetidir. Bu teşehhüd yirmi küsur yoldan bize ulaşmıştır. [57] Doğrusunu Allah bilir. [58]

    50] İbn Rüşd, Bidayetü'l-mücîehid, 1/98; Nevevi, Mecmu', IH/44; İbn Kudame, Muğnt, 1/5/1; Kâsâni, fiedâİH 's-sanâi',V161; İbn Nüceym, el-Bahru 'r-râık, 1/317;
    [51] İbn Rüşd, age., 1/98-99; Nevevi, age., m/462; Kâsâni, age., 1/113; İbn Kudame, Mugnı , 31
    [52] Deski, flajiyc, 1/240-241
    [53] SehnÛn, el-Miidevvenetü'l-kübra, 1/129; İbn Rüşd, age., 1/93; Nevevi, age., III/4M), idi Kudame, 1/571; İbn Nüceym, age., 1/318
    [54] Sehnûn, age., 1/129; İbn Rüşd, age., 1/93; Merğmânî, Hidaye, 1/74; Nevevi, age., 111/46 İbn Kudame, age., 1/578
    [55] İbn Rüşd, age., 1/94
    [56] İbn Rüşd, age., 1/94; San'ânî, age., 1/367-368
    [57] Tahavi on iki ayrı tarikten gelen rivayeti zikretti. Bk. Şerhu meâni'l-âsâr, 1/262-263; it Rüşd, age., 1/94; İbn Kudame, Muğni, 1/575; San'ânî, Sübülü's-selâm, 1/365-366; Benr age.,IV/10-11
    [58] İmam Ahmed b. Hanbel, El-Müsned, el-Fethu’r-Rabbani Tertibi, Ensar Yayıncılık: 6/85-86.


  6. 01.Nisan.2012, 23:16
    3
    morueqq - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    tehir: geciktirme
    sehiv secdesi yapardınız ilk veya son oturuşta olması farketmez ilk oturuşta ise farzı tehir sonda ise vacibi tehir vardır.Allahu Alem
    Sehiv secdesi, namazda farzın tehiri , vacibin terki veya tehiri gibi durumlarda yapılması gerekir. Hukmu hanefi mezheb muctehidlerine göre vacib, cumhura göre ise sunnettir.

    Hanefî alimler bu ko-nu-da şöy-le demişlerdir: "Na-maz kı-lan ki-şi, bu sec-de-yi ter-ket-mek-le günahkâr olur, fa-kat na-ma-zı bozulmaz. Çün-kü se-hiv sec-de-si kay-bol-muş bir şe-yin taz-mi-ni-dir. Bir şe-yin taz-mi-ni ise an-cak va-cib olur."

    Se-hiv sec-de-si ima-ma ve tek ba-şı-na na-maz kı-la-na sunnet/va-cib-tir. İma-ma uyan ki-şi na-ma-zın-da ya-nı-lırsa onun üze-ri-ne se-hiv sec-de-si sunnet/va-cib ol-maz. Eğer imam yanılmış-sa ce-ma-a-tin ona uy-ma-sı va-cib olur.


    Vacib ise İlmihal ve fıkıhta olmak üzere ikiye ayrılır:
    İlmihaldeki vacib, genelde Hanefi mezhebinin anlayışıdır ki , kuvvet açısından sunnetten yukarda, farzdan aşağıda olan bir derecedir.
    Fıkıhtaki vacib ise farz anlamındadır. Misal "Katl-i vacib" demek, o kişinin öldürülmesi farz demektir.



    Fıkhî Hükümler


    Namazda ilk ve son oturuşta, ayrıca teşehhüd okumanın meşruiyetinde icma' vardır. Ancak bunların hükümlerinde ihtilaf edildi:
    1- ÎIk oturuş İmam Ebû Hanife'ye göre vacib, Malik, Şafiî ve Ahmed b. Hanbel'e göre sünnet, Ahmed b. Hanbel'den gelen diğer rivayetle faradır. [50]
    2- İkinci oturuş (son rekâttaki oturuş) ittifakla farzdır. Ancak farz olan miktarda ihtilaf edildi: İmam Ebû Hanife, Şafiî ve Ahmed'e göre teşehhüd okuyacak kadar oturmak farzdır. [51]Malikilere göre oturuşta tadil-i erkan üzere bir miktar durması yeterlidir. [52]
    3- İlk oturuşta teşehhüd okumak İmam Ebû Hanife'ye göre vacib, Malik ve Şafiî'ye göre sünnettir. Ahmed b. Hanbel'den gelen bir rivayette farzdır, unutmakla düşer, diğer rivayette ise sünnettir. [53]
    4- İkincİ oturuşta (son rekâttaki oturuşta) teşehhüd okumak İmam Ebû Hanife'ye göre vacib, Şafiî ve Ahmed'den gelen bir rivayete göre son oturuş gibi bu teşehhüd de rükündür, Ahmed b. Hanbel'den gelen diğer rivayete ve
    Malık'e göre sünnettir.[54]
    5- Sahabeden rivayet edilen muhtelif teşehhudden herhangi birinin okunması namaz için yeterlidir. [55] Bunlardan üçü mezheb imamlarınca tercih edildi, ancak efdal olanında ihtilaf edildi.
    a-İmam Malik'e göre Hz. Ömer'den gelen teşehhüd rivayeti efdaldir. Bu rivayet mevkuf da olsa taabbudî bir konuda olduğu için merfu hük-mündedir ve sahabeye minberde okunduğu için tevatür derecesine ulaşmıştır.
    b-îmam Şafiî'ye göre ise İbn Abbas'tan gelen teşehhüd efdaldir. Çünkü onda el-Mübarekât ziyadesi vardır ve son öğretilen teşehhüd olma ihtimali söz konusudur. [56]
    c-İmam Ebû Hanife, Ahmed, Sevrî, Ebû Sevr, müctehidlerin ve Ehl-i Hadis'in çoğunluğuna göre İbn Mes'ûd tarikiyle gelen teşehhüd efdaldir. Çünkü teşehhüdler içinde en sahih senedlerle gelen ve hiçbir rivayette farklılık olmayan tek teşehhüd İbn Mes'ûd'un rivayetidir. Bu teşehhüd yirmi küsur yoldan bize ulaşmıştır. [57] Doğrusunu Allah bilir. [58]

    50] İbn Rüşd, Bidayetü'l-mücîehid, 1/98; Nevevi, Mecmu', IH/44; İbn Kudame, Muğnt, 1/5/1; Kâsâni, fiedâİH 's-sanâi',V161; İbn Nüceym, el-Bahru 'r-râık, 1/317;
    [51] İbn Rüşd, age., 1/98-99; Nevevi, age., m/462; Kâsâni, age., 1/113; İbn Kudame, Mugnı , 31
    [52] Deski, flajiyc, 1/240-241
    [53] SehnÛn, el-Miidevvenetü'l-kübra, 1/129; İbn Rüşd, age., 1/93; Nevevi, age., III/4M), idi Kudame, 1/571; İbn Nüceym, age., 1/318
    [54] Sehnûn, age., 1/129; İbn Rüşd, age., 1/93; Merğmânî, Hidaye, 1/74; Nevevi, age., 111/46 İbn Kudame, age., 1/578
    [55] İbn Rüşd, age., 1/94
    [56] İbn Rüşd, age., 1/94; San'ânî, age., 1/367-368
    [57] Tahavi on iki ayrı tarikten gelen rivayeti zikretti. Bk. Şerhu meâni'l-âsâr, 1/262-263; it Rüşd, age., 1/94; İbn Kudame, Muğni, 1/575; San'ânî, Sübülü's-selâm, 1/365-366; Benr age.,IV/10-11
    [58] İmam Ahmed b. Hanbel, El-Müsned, el-Fethu’r-Rabbani Tertibi, Ensar Yayıncılık: 6/85-86.


  7. 02.Nisan.2012, 21:42
    4
    yeskaraa
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 18.Haziran.2011
    Üye No: 88102
    Mesaj Sayısı: 172
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2

    Cevap: Secdede otururken sureleri birkaç kez okumak zorunda kaldım kafam karışıpta namaz bozulur mu?

    namazda kafayı çevirmek namazı bozmasa da mekruhtur.




  8. 02.Nisan.2012, 21:42
    4
    Devamlı Üye
    namazda kafayı çevirmek namazı bozmasa da mekruhtur.







+ Yorum Gönder