Konusunu Oylayın.: Allahın kalbe imanın nurunu vermesi

5 üzerinden 4.00 | Toplam : 2 kişi
Allahın kalbe imanın nurunu vermesi
  1. 01.Nisan.2012, 15:24
    1
    burcealtug
    Kıdemli Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 25.Şubat.2012
    Üye No: 94504
    Mesaj Sayısı: 980
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Bulunduğu yer: ALLAHÜTELANIN ARŞININ ALTINDA HERHANGİBİR YER

    Allahın kalbe imanın nurunu vermesi






    Allahın kalbe imanın nurunu vermesi Mumsema Allahın kalbe imanın nurunu vermesi

    Kalbimde ALLAH sevgisi elbette vardı. Ya da inanmaktaydım varolduğuna ama şuanda hissettiklerimi hissetmiyordum. Daha evvel inançsız mı yaşıyor muşum?Bakan körler gibi. ALLAHÜTEALA KURAN da mealinde tam hatırlayamasamda -istediğini doğru yola getirdiğini söylüyor. Yani RABBİM beni doğru yola getirdi çok şükür. Ama bunu O isteediği için mi?Yoksa benim için dua eden birileri sayesinde mi olmuştur?Çok merak ediyorum neolur ciddi olarak düşünüp cevaplayın. Benim için çok önemli.Onun istediği için doğru yola gelmekten büyük bir mutluluk duyacağım. Kulu istediği için değil desem günah mı?


    Ben çok değişik duygular hissediyorum kardeşlerim. Yakın zaman kadar ibadete düşkün biri değildim. Namaz kılmaz oruç tutmazdım. Yani tutsamda şöyle böyle. Ama ALLAH inancım elbet vardı lakin birşeyler hep yarımdı. nE OLDUYSA KURBAN BAYRAMINDAN 2 AY ÖNCE OLDU. Şimdi yaşadığım şeyleri tarif edemem. O kadar güzel ki. Ama etrafımda akrabalarımın içinde çok cahiller var. Onlar namaz kılsada bazı şeyleri ya göstermelik ya da dünyanın asıl amacını çözmüş değillerkuran okumaya gayret ettikçe ve namaz kıldıkça akrabalarım arasında -yakında teseddürede girersin sen dedikleri gibi. Ben buna çok üzüldüm. Neden ALLAHın farz kıldığı şeyi hiç yokmuş gibi algılıyorlar. İçimden üzülünce kuranı açıp okuyordum ki orda al-i imran süresinde şöyle diyordu. -Sana bu inkarda yarışanlar hüzün vermesin. Çünkü onlar ALLAHA zarar verebilecek değillerdir. ALLAH onlara ahirette bir hazvermemek istiyor. Onlara büyük bir azap vardır.Şüphesiz imana karşılık bir inkarı satın alanlar ALLAH a zarar verecek değillerdir. Onlar için acı veren bir azap vardır.Birde o inkar edenler kendilerini bırakışımızı kesinlikle kendileri için hayır sanmasınlar.Biz onları sırf günahlarını artırsınlar diye bırakıyoruz.176-175-177-178 ayetler diye çıkmasın mı?Yemin ederim ALLAH benle konuşuyormuş gibi hissettim. Ona kurban olayım . Bunu diğer başlıklada yazdım. İnanın kendimi bambaşka biri olarak görüyorum. Yattığım yerde kalktığım yerde çiçeğe baktıkça,okulda öğrencilerime baktıkça taşa toprağa baktıkça ALLAHı görüyorum. Dirilişimizin olacağı günü hem korkarak hemnde büyük bir neşe içinde bekliyorum. İçim içime sığmıyor. Namzlarda dirilişmizi gözümün önüne getirip sanki ALLAHIN huzuruna çıkıyormuş gibi hissediyorum . Zaten namazda da huzurundayız ama hesaptaymış gibi yani. Bugün kar yağdı dedim ki-Rabbim senin izninle mikail (AS)kar yağdırıyor ne güzel.....sonra demin namaz kılarken tüm meleklere selam gönderdim ALLAHımın aracılığı ile. Ya ben çok çok garip şeyler hissediyorum ama çok mutluyum çok. Biri bana açıklasa neden böyle oluyor?Herkeze olur mu?


    BİRDE SİZCE NEDEN BENİ DOĞRU YOLA GETİRMEK İSTEMİŞ OLABİLİR?GEÇMİŞİMİ DÜŞÜNMEKTEYİM PEK İÇ AÇICI DEĞİLİM...NEDEN BEN?


  2. 01.Nisan.2012, 15:24
    1
    Kıdemli Üye



    Allahın kalbe imanın nurunu vermesi

    Kalbimde ALLAH sevgisi elbette vardı. Ya da inanmaktaydım varolduğuna ama şuanda hissettiklerimi hissetmiyordum. Daha evvel inançsız mı yaşıyor muşum?Bakan körler gibi. ALLAHÜTEALA KURAN da mealinde tam hatırlayamasamda -istediğini doğru yola getirdiğini söylüyor. Yani RABBİM beni doğru yola getirdi çok şükür. Ama bunu O isteediği için mi?Yoksa benim için dua eden birileri sayesinde mi olmuştur?Çok merak ediyorum neolur ciddi olarak düşünüp cevaplayın. Benim için çok önemli.Onun istediği için doğru yola gelmekten büyük bir mutluluk duyacağım. Kulu istediği için değil desem günah mı?


    Ben çok değişik duygular hissediyorum kardeşlerim. Yakın zaman kadar ibadete düşkün biri değildim. Namaz kılmaz oruç tutmazdım. Yani tutsamda şöyle böyle. Ama ALLAH inancım elbet vardı lakin birşeyler hep yarımdı. nE OLDUYSA KURBAN BAYRAMINDAN 2 AY ÖNCE OLDU. Şimdi yaşadığım şeyleri tarif edemem. O kadar güzel ki. Ama etrafımda akrabalarımın içinde çok cahiller var. Onlar namaz kılsada bazı şeyleri ya göstermelik ya da dünyanın asıl amacını çözmüş değillerkuran okumaya gayret ettikçe ve namaz kıldıkça akrabalarım arasında -yakında teseddürede girersin sen dedikleri gibi. Ben buna çok üzüldüm. Neden ALLAHın farz kıldığı şeyi hiç yokmuş gibi algılıyorlar. İçimden üzülünce kuranı açıp okuyordum ki orda al-i imran süresinde şöyle diyordu. -Sana bu inkarda yarışanlar hüzün vermesin. Çünkü onlar ALLAHA zarar verebilecek değillerdir. ALLAH onlara ahirette bir hazvermemek istiyor. Onlara büyük bir azap vardır.Şüphesiz imana karşılık bir inkarı satın alanlar ALLAH a zarar verecek değillerdir. Onlar için acı veren bir azap vardır.Birde o inkar edenler kendilerini bırakışımızı kesinlikle kendileri için hayır sanmasınlar.Biz onları sırf günahlarını artırsınlar diye bırakıyoruz.176-175-177-178 ayetler diye çıkmasın mı?Yemin ederim ALLAH benle konuşuyormuş gibi hissettim. Ona kurban olayım . Bunu diğer başlıklada yazdım. İnanın kendimi bambaşka biri olarak görüyorum. Yattığım yerde kalktığım yerde çiçeğe baktıkça,okulda öğrencilerime baktıkça taşa toprağa baktıkça ALLAHı görüyorum. Dirilişimizin olacağı günü hem korkarak hemnde büyük bir neşe içinde bekliyorum. İçim içime sığmıyor. Namzlarda dirilişmizi gözümün önüne getirip sanki ALLAHIN huzuruna çıkıyormuş gibi hissediyorum . Zaten namazda da huzurundayız ama hesaptaymış gibi yani. Bugün kar yağdı dedim ki-Rabbim senin izninle mikail (AS)kar yağdırıyor ne güzel.....sonra demin namaz kılarken tüm meleklere selam gönderdim ALLAHımın aracılığı ile. Ya ben çok çok garip şeyler hissediyorum ama çok mutluyum çok. Biri bana açıklasa neden böyle oluyor?Herkeze olur mu?


    BİRDE SİZCE NEDEN BENİ DOĞRU YOLA GETİRMEK İSTEMİŞ OLABİLİR?GEÇMİŞİMİ DÜŞÜNMEKTEYİM PEK İÇ AÇICI DEĞİLİM...NEDEN BEN?


    Benzer Konular

    - Allah nurunu tamamlayacaktır ayeti

    - Üstad Bediüzzaman Said Nursi'nin, her soruya cevap vermesi... Bir insanın sorulan her suale cevap ve

    - Meleklere imanın önemi ve meleklere imanın insan davranışları üzerindeki etkisi

    - Kalbe gelen düşünceler Sual: Kalbe gelen kötü düşüncelerden sorumlu muyuz?

    - Gönülden gönüle (kalpten kalbe) yol vardır. (Kalp kalbe karşıdır) atasözünün anlamı

  3. 01.Nisan.2012, 15:35
    2
    @mir
    âb ü kil

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 12.Ağustos.2009
    Üye No: 49589
    Mesaj Sayısı: 3,358
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 36
    Yaş: 43
    Bulunduğu yer: Dârü'l-İmtihân

    Cevap: Allahın kalbe imanın nurunu vermesi




    Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:"Kul, önemsemeden ve farkına varmadan, Allahın hoşnut olduğu bir söz söyler, bu sebeple Allah onun derecesini yükseltir. Yine kul, dikkatetmeden, Allahın öfkesini gerektiren bir söz söyler de, Allah onu, o kelime nedeniyle cehenneme yuvarlar."Ebû Hureyre radıyallahu anh. Buhârî.


    "Kulum Bana bir adım gelirse Ben de ona yürüyerek gelirim; o yürüyerek gelirse Ben koşarak gelirim..."

    Farkında olmadan Allah'ı razı edecek birşey yapmışsınız





  4. 01.Nisan.2012, 15:35
    2
    âb ü kil



    Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:"Kul, önemsemeden ve farkına varmadan, Allahın hoşnut olduğu bir söz söyler, bu sebeple Allah onun derecesini yükseltir. Yine kul, dikkatetmeden, Allahın öfkesini gerektiren bir söz söyler de, Allah onu, o kelime nedeniyle cehenneme yuvarlar."Ebû Hureyre radıyallahu anh. Buhârî.


    "Kulum Bana bir adım gelirse Ben de ona yürüyerek gelirim; o yürüyerek gelirse Ben koşarak gelirim..."

    Farkında olmadan Allah'ı razı edecek birşey yapmışsınız





  5. 01.Nisan.2012, 15:46
    3
    morueqq
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 01.Nisan.2012
    Üye No: 95375
    Mesaj Sayısı: 159
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0
    Yaş: 52

    Cevap: Allahın kalbe imanın nurunu vermesi

    Kul ne kadar istese de Allah istemesse hiç bir şey olmaz Hidayeti veren Allah'tır

    Şüphesiz sen sevdiğin kimseyi doğru yola iletemezsin. Fakat Allah, dilediği kimseyi doğru yola eriştirir. O, doğru yola gelecekleri daha iyi bilir. kasas 56

    Sen, o körleri sapıklıklarından hidayete erdirici de değilsin. Sen ancak âyetlerimize iman edeceklere dâvetini duyurursun da onlar müslüman olurlar.[neml 81]

    İBRAHİM 4. (Allah’ın emirlerini) onlara iyice açıklasın diye her peygamberi yalnız kendi kavminin diliyle gönderdik. Artık Allah dilediğini saptırır, dilediğini de doğru yola iletir. Çünkü O, güç ve hikmet sahibidir.


  6. 01.Nisan.2012, 15:46
    3
    morueqq - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    Kul ne kadar istese de Allah istemesse hiç bir şey olmaz Hidayeti veren Allah'tır

    Şüphesiz sen sevdiğin kimseyi doğru yola iletemezsin. Fakat Allah, dilediği kimseyi doğru yola eriştirir. O, doğru yola gelecekleri daha iyi bilir. kasas 56

    Sen, o körleri sapıklıklarından hidayete erdirici de değilsin. Sen ancak âyetlerimize iman edeceklere dâvetini duyurursun da onlar müslüman olurlar.[neml 81]

    İBRAHİM 4. (Allah’ın emirlerini) onlara iyice açıklasın diye her peygamberi yalnız kendi kavminin diliyle gönderdik. Artık Allah dilediğini saptırır, dilediğini de doğru yola iletir. Çünkü O, güç ve hikmet sahibidir.


  7. 01.Nisan.2012, 15:47
    4
    burcealtug
    Kıdemli Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 25.Şubat.2012
    Üye No: 94504
    Mesaj Sayısı: 980
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Bulunduğu yer: ALLAHÜTELANIN ARŞININ ALTINDA HERHANGİBİR YER

    Cevap: Allahın kalbe imanın nurunu vermesi

    Inşallah))onu razı edecek şeyler yapmayı arzu ediyorum zaten. çok istiyorum bunu.
    Belkide küs olduğum babala ilgili olan bişeydi. Evini temizlemiştim bir kadın tutup o yaz. Sonra affetmiştim onu .....tövbe etmiştim belkide budur bilmiyorum.ama bildiğim beni o doğru yola getirdi. çok şükür.....sizden allah razı olsun sıkılmadan cevap verdiniz.


  8. 01.Nisan.2012, 15:47
    4
    Kıdemli Üye
    Inşallah))onu razı edecek şeyler yapmayı arzu ediyorum zaten. çok istiyorum bunu.
    Belkide küs olduğum babala ilgili olan bişeydi. Evini temizlemiştim bir kadın tutup o yaz. Sonra affetmiştim onu .....tövbe etmiştim belkide budur bilmiyorum.ama bildiğim beni o doğru yola getirdi. çok şükür.....sizden allah razı olsun sıkılmadan cevap verdiniz.


  9. 01.Nisan.2012, 15:48
    5
    morueqq
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 01.Nisan.2012
    Üye No: 95375
    Mesaj Sayısı: 159
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0
    Yaş: 52

    Cevap: Allahın kalbe imanın nurunu vermesi

    yanlış anlaşılmasın @mir kardeşim senin söylediğine yazmadım bunu:
    Kul ne kadar istese de Allah istemesse hiç bir şey olmaz Hidayeti veren Allah'tır

    yukarda
    Ama bunu O isteediği için mi?Yoksa benim için dua eden birileri sayesinde mi olmuştur demiş burcealtug ona yazdım


  10. 01.Nisan.2012, 15:48
    5
    morueqq - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    yanlış anlaşılmasın @mir kardeşim senin söylediğine yazmadım bunu:
    Kul ne kadar istese de Allah istemesse hiç bir şey olmaz Hidayeti veren Allah'tır

    yukarda
    Ama bunu O isteediği için mi?Yoksa benim için dua eden birileri sayesinde mi olmuştur demiş burcealtug ona yazdım


  11. 01.Nisan.2012, 15:52
    6
    burcealtug
    Kıdemli Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 25.Şubat.2012
    Üye No: 94504
    Mesaj Sayısı: 980
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Bulunduğu yer: ALLAHÜTELANIN ARŞININ ALTINDA HERHANGİBİR YER

    Cevap: Allahın kalbe imanın nurunu vermesi

    sizden allah razı olsun sıkılmadan cevap verdiniz....HERİKİNİZDEN DE


  12. 01.Nisan.2012, 15:52
    6
    Kıdemli Üye
    sizden allah razı olsun sıkılmadan cevap verdiniz....HERİKİNİZDEN DE


  13. 01.Nisan.2012, 17:41
    7
    morueqq
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 01.Nisan.2012
    Üye No: 95375
    Mesaj Sayısı: 159
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0
    Yaş: 52

    Cevap: Allahın kalbe imanın nurunu vermesi

    ecmain.kardeşim bu arada @mir benim konular neden silindi acaba bir bilgin var mı


  14. 01.Nisan.2012, 17:41
    7
    morueqq - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    ecmain.kardeşim bu arada @mir benim konular neden silindi acaba bir bilgin var mı


  15. 01.Nisan.2012, 17:59
    8
    Saif Al-Din
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 23.Haziran.2011
    Üye No: 88205
    Mesaj Sayısı: 380
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 4
    Yaş: 29

    Cevap: Allahın kalbe imanın nurunu vermesi

    Çünkü Allah dilediğini hidayete erdirir. Kimi hidayete erdirmek isterse onun kalbini İslam'a açar.

    Elhamdulillah ben kendim de çok parlak bi geçmişe sahip değilken Rabbim bana islamı namazı nasip etti. Yakın zamana kadar hiç beklemediğim bir arkadaşımı hidayete iletti. Onun hidayeti ile bana sıkıştığım bir anda ders verdi. Allah ne yaparsa ne güzel yapar.

    İnşaAllah onun verdiklerine layık oluruz.


  16. 01.Nisan.2012, 17:59
    8
    Devamlı Üye
    Çünkü Allah dilediğini hidayete erdirir. Kimi hidayete erdirmek isterse onun kalbini İslam'a açar.

    Elhamdulillah ben kendim de çok parlak bi geçmişe sahip değilken Rabbim bana islamı namazı nasip etti. Yakın zamana kadar hiç beklemediğim bir arkadaşımı hidayete iletti. Onun hidayeti ile bana sıkıştığım bir anda ders verdi. Allah ne yaparsa ne güzel yapar.

    İnşaAllah onun verdiklerine layık oluruz.


  17. 01.Nisan.2012, 18:02
    9
    Gemlik
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 14.Mart.2012
    Üye No: 95037
    Mesaj Sayısı: 41
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 29

    Cevap: Allahın kalbe imanın nurunu vermesi

    Ne güzel ne mutlu sana.İnşallah Rabbim çevrendekilere de bu güzeliikleri doğru yolu görmeyi nasip etsin.
    Bu mutluluğu daha iyi hisstemek istersen namazda okuduğum duaların anlamları öğren.Okuduğunda ne dediğini anla.bak şöyle ;

    Cenab-i Hak, Hadis-i Kudsi'de söyle buyuruyor: „ Ben Azimüssan, namaz suresi olan Fatiha suresini kulumla kendi aramda yariya taksim ettim. Fatiha suresinin yarisi benim, yarisi da kulumundur. Kulumun istedigi verilecektir.
    Kul. Elhamdü lillahi Rabbil, alemiyn, deyince Cenab-i Hak, '-Kulum bana hamd etti (ögdü) buyurur.
    Kul: Er'Rahmanir-Rahiym deyince Cenab-i Hak, '-Kulum beni sena etti' buyurur.
    Kul: Maliki yevmiddin deyince Cenab-i Hak, '-Kulum beni temcid etti,buraya kadar benimdir.' buyurur
    Kul: Iyyake'na'udu ve iyyake nesteiyn deyince Cenab-i Hak, '-Bu benimle kulum arasindadir. Kulum icin istedigi verilecektir' buyurur.
    Kul: Ihdinassiratal-müstekiym. Siratalleziyne en'amte aleyhim, gayril-magdubi aleyhim veled'daalliyn deyince Cenab-i Hak, '-Burasi yalniz ve yalniz kulumundur. Kulumun istedigi hakkidir. Kulumun istedigi verilecektir.' buyurur.

    bunu ruhunda hissetmek çok güzel. Rabbena duaları okurken bütün müminlerin cehennemden kurtulmasını dileriz.İnşallah Rabbim cümlemize bü güzellikleri yaşatsın.

    Allah kimseye zülüm etmez herkes kendine zülüm eder.Rabbim Kur'an göndermiş Peygamber göndermiş akıl vermiş doğru yolu bulalım diye ve bize dua edin tevbe edin kabul edeyim buyuruyor.
    Allah istemezse kimse doğru yolu bulamaz ,O istemezse bir yaprak kımıldamaz,gözünü bile açıp kapayamazsın,o izin verse bu yazıları bile okuyamazsın.
    Allah gücü kudreti yeter çok affedici merhamet sahibi ve bunlardan anlıyoruz ki herşey onun esmasının yansıması gereği.
    Peygamber efendimize(s.a.v) şefaat etme izni verilmiştir.Onun şefaetçi olduğu herkes kurtuluşa erecektir.Peki bize gerçekte affetmek isteyen kim.bizi cennete koymak isteyen kim? Allah azze ve celle

    bak şu videoyu mutlaka izle çok daha iyi anlıyacaksın
    tabii çevreni de uyar

    http://www.nurmektebi.net/sohbetler/...epler-perdedir Allah razı olsun inşallah.



  18. 01.Nisan.2012, 18:02
    9
    Üye
    Ne güzel ne mutlu sana.İnşallah Rabbim çevrendekilere de bu güzeliikleri doğru yolu görmeyi nasip etsin.
    Bu mutluluğu daha iyi hisstemek istersen namazda okuduğum duaların anlamları öğren.Okuduğunda ne dediğini anla.bak şöyle ;

    Cenab-i Hak, Hadis-i Kudsi'de söyle buyuruyor: „ Ben Azimüssan, namaz suresi olan Fatiha suresini kulumla kendi aramda yariya taksim ettim. Fatiha suresinin yarisi benim, yarisi da kulumundur. Kulumun istedigi verilecektir.
    Kul. Elhamdü lillahi Rabbil, alemiyn, deyince Cenab-i Hak, '-Kulum bana hamd etti (ögdü) buyurur.
    Kul: Er'Rahmanir-Rahiym deyince Cenab-i Hak, '-Kulum beni sena etti' buyurur.
    Kul: Maliki yevmiddin deyince Cenab-i Hak, '-Kulum beni temcid etti,buraya kadar benimdir.' buyurur
    Kul: Iyyake'na'udu ve iyyake nesteiyn deyince Cenab-i Hak, '-Bu benimle kulum arasindadir. Kulum icin istedigi verilecektir' buyurur.
    Kul: Ihdinassiratal-müstekiym. Siratalleziyne en'amte aleyhim, gayril-magdubi aleyhim veled'daalliyn deyince Cenab-i Hak, '-Burasi yalniz ve yalniz kulumundur. Kulumun istedigi hakkidir. Kulumun istedigi verilecektir.' buyurur.

    bunu ruhunda hissetmek çok güzel. Rabbena duaları okurken bütün müminlerin cehennemden kurtulmasını dileriz.İnşallah Rabbim cümlemize bü güzellikleri yaşatsın.

    Allah kimseye zülüm etmez herkes kendine zülüm eder.Rabbim Kur'an göndermiş Peygamber göndermiş akıl vermiş doğru yolu bulalım diye ve bize dua edin tevbe edin kabul edeyim buyuruyor.
    Allah istemezse kimse doğru yolu bulamaz ,O istemezse bir yaprak kımıldamaz,gözünü bile açıp kapayamazsın,o izin verse bu yazıları bile okuyamazsın.
    Allah gücü kudreti yeter çok affedici merhamet sahibi ve bunlardan anlıyoruz ki herşey onun esmasının yansıması gereği.
    Peygamber efendimize(s.a.v) şefaat etme izni verilmiştir.Onun şefaetçi olduğu herkes kurtuluşa erecektir.Peki bize gerçekte affetmek isteyen kim.bizi cennete koymak isteyen kim? Allah azze ve celle

    bak şu videoyu mutlaka izle çok daha iyi anlıyacaksın
    tabii çevreni de uyar

    http://www.nurmektebi.net/sohbetler/...epler-perdedir Allah razı olsun inşallah.



  19. 01.Nisan.2012, 18:04
    10
    morueqq
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 01.Nisan.2012
    Üye No: 95375
    Mesaj Sayısı: 159
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0
    Yaş: 52

    Cevap: Allahın kalbe imanın nurunu vermesi

    risalei nur'un içeriği hakkında bir bir bilgin var mı gemlik kardeşim


  20. 01.Nisan.2012, 18:04
    10
    morueqq - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    risalei nur'un içeriği hakkında bir bir bilgin var mı gemlik kardeşim


  21. 01.Nisan.2012, 18:05
    11
    morueqq
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 01.Nisan.2012
    Üye No: 95375
    Mesaj Sayısı: 159
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0
    Yaş: 52

    Cevap: Allahın kalbe imanın nurunu vermesi

    1 _ MUHAKEMAT kitabında HADİS DEĞİLDİR dediği bir sözü , LEMALAR kitabında " SAHİH HADİSTİR " diyerek anlatmıştır.

    AYNI SÖZE SAHİH HADİSTİR DEDİĞİNİN İSPATI :
    Sözler yayınları 1990 basım , Lemalar , Ondördüncü Lema :
    " .....
    Bu defaki sualinizde diyorsunuz ki : Hocalar diyorlar . Arz öküz ve balık üstünde duruyor . Halbuki arz , muallakta bir yıldız gibi gezdiğini coğrafya görüyor. Ne öküz var ne de balık ?

    Elcevab : İbni Abbas (r.a.) gibi zatlara isnad edilen sahih bir rivayet var ki , Resul-i Ekrem Aleyhissealatu Vesselamdan sormuşlar . Dünya ne üstünde duruyor. Ferman etmiş .
    Öküzün ve Balık'ın üzerinde duruyor , ila Ahir..."

    İnternetteki yayınlanan kitaptan :

    ONDÖRDÜNCÜ LEM'A
    "İki Makam"dır.
    BİRİNCİ MAKAM: Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm'dan sorulmuş ki: "Arz ne üstünde duruyor?" Resul-i Ekrem Aleyhissalâtu Vesselâm ferman etmiş: عَلَى الثَّوْرِ وَالْحُوتِ Yâni "Öküz ve balık üstünde duruyor." Şu Hadîse dair çok münakaşat vardır. Coğrafyacılar, hâşâ bu Hadîsi inkâr ediyorlar.

    İşte bu Hadîsin hakikî mânâsını üç vecihle, bu Risalenin Birinci Makamı öyle bir tarzda beyan ediyor ki; münkirlerin zerre mikdar insafı varsa ve Coğrafyacıların hakka karşı zerre mikdar iz'anları bulunsa, bu Hadîsi, bâhir bir mu'cize-i Ahmediye (A.S.M.) sayacaklardır. Çünki o üç cevap hem hakikî ve kat'î, hem manidardırlar.

    Fihrist
    Risale-i Nur Enstitüsü | Risale-i Nur Külliyatı

    AYNI SÖZE UYDURMA , İSRAİLİYATTIR DEDİĞİNİN İSPATI

    Zehra Yayıncılık , MUHAKEMAT kitabı sayfa 51 -52 ikinci mesele



    İkinci Mesele :
    Puşide olmasın , Sevr (öküz) ve Hut (balık)'un kıssa-i meşhuresi İslamiyetin dahil ve tufeylisidir. Ravisiyle beraber Müslüman olmuştur. İstersen Mukaddeme-i Salise'ye git göreceksin hangi kapıdan daire-i İslamiyet'e dahil olmuştur. Amma İbn-i Abbas'a olan nisbetin ittisali ise Dördünce Mukaddeme'nin ayinesine bak , o ilhakın sırrını göreceksin .

    İnternetteki yayınlanan kitaptan

    İkinci Mesele
    Pûşide olmasın, Sevr ve Hûtun kısas-ı meşhuresi, İslâmiyetin dahil ve tufeylîsidir. Râvisiyle beraber Müslüman olmuştur. İstersen, Mukaddeme-i Saliseye git, göreceksin, hangi kapıdan daire-i İslâmiyete dahil olmuştur.
    Amma, İbn-i Abbas’a olan nispetin ittisali ise: Dördüncü Mukaddemenin aynasına bak; o ilhakın sırrını göreceksin. Bundan sonra mervîdir: "Arz, Sevr ve Hût üzerindedir." Hadis olarak rivayet ediliyor.
    Evvelâ: Teslim etmiyoruz ki, hadistir. Zira, İsrailiyatın nişanı vardır.
    Saniyen: Hadis olsa da zaaf-ı ittisal için yalnız zannı ifade eden âhâddendir. Akideye dahil olmaz. Zira yakîn şarttır.

    Risale-i Nur Enstitüsü | Risale-i Nur Külliyatı


    Şimdi bizim cevabımıza gelelim :


    Rasulullah şöyle dedi diye başlanılan sözün (hadis) rasulullahın ağzından çıkmış olduğunu kanıtlamak için hadis usulüne göre sened , ravi , vürud gibi siga'sını saymanızla mümkündür. Bu da hadis usulüne vakıf alimlerin onaylaması demektir .
    Bu hadisi böyle bir ilme vakıf olan alimlere sorduğumuzda “bu sözün uydurma olduğunu , hiç bir muteber hadis kitabında geçmediğini bildirmişlerdir”.

    Daha sonra bu sözü Nurcuların çeşitli fraksiyonlarındaki abilerine sorduğumuzda , otomatik olarak yazdırılan !! kitapta olması hasebiyle kabul ettiler fakat sahih bir kaynak sunamadılar.
    Kaynak olarak şu hadis kitaplarını ((Hâkim, el-Müstedrek: 4:636; el-Münzirî, et-Terğib ve’t-Terhîb: 4:257; el-Heysemî, Mecmeu’z-Zevâid: 8:131.)) sunanlar oldular . Fakat bu verilen kaynaklara kendileri bakmadıkları ya da konumuz olan söz olmadığını , araştırımaktan üşenenler için cevap vermiş sayılacaklarını umdular . Çünkü bu kaynaklarda bahsimiz olan dünya öküz ve balık üzerinedir sözü bulunmamaktadır . Aşağıya ekleyeceğim hadis ve yorumlar geçmektedir.
    Bunun da mevzu olan sözün senediyle ilgisi yoktur .
    Ebu Zer (ra)’dan:
    “Rasulullah (sav) bir gün şöyle dedi:
    “Bu güneş nereye gider bilir misiniz?”
    Oradakiler: “ALLAH ve Rasulû bilir” dediler. B
    unun üzerine Rasulullah (sav) şöyle buyurdu:
    “Güneş, arşın altındaki yerine gidinceye kadar döner. Oraya varınca secdeye kapanır ve o şekilde kalır. Sonra Ona: Kalk! Çıktığın yere dön, denilir. Çıktığı yere döner ve oradan doğar. Bu durum insanlara farklı gelmeyecek şekilde devam eder. Ve yine arşın altındaki yerine gelir. Ona : Kalk! Geldiğin yoldan geri dön, denilir. Bunun üzerine o da batış yerinden doğar.” Rasulullah (sav): “Biliyor musunuz bu ne zaman olur? Bu önceden iman etmemiş yada imanında bir hayır kazanmamış olan kimseye artık imanının bir fayda sağlamayacağı zaman da olur” dedi
    [Muslim, İmân (2/195-196 Nevevi Şerhi). Buhari özet olarak, Tefsir (8/541 Fethu’l-Bâri), Tevhid (13/404 Fethu’l-Bâri).]




    Ayrıca bu söz için sizi TEFSİRDE İSRAİLİYAT isimli kitabın 115-117 arasını okumanızı öneririm :
    Doç dr, Abdullah Aydemir , Beyan yayınları
    Kitabı indir :
    : http://www.muallim.biz/dinikitaplar/...israiliyat.rar


    kitabın tamamı :
    Yeni Sayfa 1




    îbnü Abbas'tan mervî konu ile ilgili rivayet:
    Bidayette Cenabı Hakkın Argı suyun üzerinde bulunuyordu. ALLAH yarattıklarından hig birini (su)'dan önce yaratmış değildir. Cenabı Hak, diğer varlıkları yaratmayı arzu edince sudan bir duman çıkardı. Duman suyun üzerinde yükseldi; ALLAH bu yükselen varlığa sema (gök) adını verdi. Bundan sonra ALLAH suyu kurutarak onu tek bir yer haline getirdi. Bundan sonra yeri parçalara ayırdı, onu yedi parça yaptı. Bunları pazar ve pazartesi olmak üzere iki gün içinde yarattı.

    ALLAH, yeri balık üzerinde yarattı. Bu balık Cenabı Hakkın: "Nûn ile kaleme ve (erbâb-ı kalemin) yazmakta oldukları şeylere andolsunki..."[El-Kalem, 68/1]. âyetinde belirttiği "Nûh" dur. Balık suyun içinde (üzerinde) dir. Su da, düz ve yalçın bir kaya üzerinde yaratılmış*tır. Bu yalçın kaya, bir meleğin sırtmdadır. Melek, kaya üzerindedir. Kaya, rüzgârın üstündedir. Bu kaya, Lokman (a.s.)'ın anlattığı kayadır ki, gökte ve yerde değildir.

    (Birbirinin üzerine bindirilerek yekdiğerine irtibatlı bir şekilde yaratılan bu varlıklardan) balık hareket etti ve oynadı. Balığın bu hareketinin tesiriyle yer sallandı. Bunun üzerine Cenabı Hak yerin üzerinde dağları sabit kıldı. Bundan dolayı dağlar yere karşı iftihar etmektedirler..."[36].

    Bu uzun rivayeti eserine alan Taberî sened hakkında şüpheli olduğunu, binâenaleyh buna fazla itimad etmediğini söyler (Tefsîr, I. 156; A- Muhammed Şâkir tahkiki).

    îbnu Kesîr habere öz olarak değindikten sonra bunun "isrâîliyyat' tan olduğu ihtimalini tasrîh eder (tefsir, V. 385).

    Eserlerine isrâîliyyatı almamak için titizlik gösteren bazı îslâm bilginleri ise bu tür haberlere —(ilgili âyetleri tefsîr ederken)— katiyyen ehemmiyet vermemişlerdir
    [En-Nesefî, et-Teysîr, varak 17Ob; Îbnu 'Atiyye, el-Muharrav,varak 49b; Mekkî îbn Hammûg, tefsîr,302a]

    Tıbkı Îbnu Kesîr gibi İbnu 'Atıyye de rivayetleri eserine aldıktan sonra; bunların zayıf haberler olduğunu, mevcut senedlerle bunları isbata imkân olmadığını tenbîh eder
    [El-Muharrar, IV. varak 49b.]



    [36] Yahya İbn Sellâm, tefsir, S3a; Tefsîru Abdirrazzak, Varak 71a; Taberî, I. 194; XXI. 72; Taberî, tarih, I/l. 64, 65, 6&, 67; Tefsîru Mukatil, varak 234b; îbnü 'Atıyye, tefsir, IV. varak 49b; en-Nesefî, et-Teysîr, varak 170b; el-Beğavî, M. Tenzil, II. 12, 134.-35; el-Keşgaf, m. 52, 496; Tâcü'l-Kurra', Kitâbü Lübâbi Tefsîri'l-Kur'ân, varak 222a; el-'Udfuvî, el-lstignâ' fî 'Ulûmi'l-Kur'ân, varak 226a-b (beş numaralı nüsha); tbnü Tayfur es-Secâvendî, 'Aynil'l-me'ânî, varak 174b; el-Mehdevî, et-Tahsîl, varak 144b; Mekkî İbn Hammûş, tefsir, varak 302a; et-Tabressî, IV. IV. 319; et-Tibyan, VHI. 251; Z. Mesîr, VI. 321; el-Kurtubî, XTV. 68; tbnü Kesîr, V. 385; I. 118; ed-Dürru'1-Mensûr, I. 42-43; eş-Şevkânî, tef-sîr, I. 61; izmirli, S.C. Nebeviyye Mukaddemesi, s. 101.



  22. 01.Nisan.2012, 18:05
    11
    morueqq - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    1 _ MUHAKEMAT kitabında HADİS DEĞİLDİR dediği bir sözü , LEMALAR kitabında " SAHİH HADİSTİR " diyerek anlatmıştır.

    AYNI SÖZE SAHİH HADİSTİR DEDİĞİNİN İSPATI :
    Sözler yayınları 1990 basım , Lemalar , Ondördüncü Lema :
    " .....
    Bu defaki sualinizde diyorsunuz ki : Hocalar diyorlar . Arz öküz ve balık üstünde duruyor . Halbuki arz , muallakta bir yıldız gibi gezdiğini coğrafya görüyor. Ne öküz var ne de balık ?

    Elcevab : İbni Abbas (r.a.) gibi zatlara isnad edilen sahih bir rivayet var ki , Resul-i Ekrem Aleyhissealatu Vesselamdan sormuşlar . Dünya ne üstünde duruyor. Ferman etmiş .
    Öküzün ve Balık'ın üzerinde duruyor , ila Ahir..."

    İnternetteki yayınlanan kitaptan :

    ONDÖRDÜNCÜ LEM'A
    "İki Makam"dır.
    BİRİNCİ MAKAM: Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm'dan sorulmuş ki: "Arz ne üstünde duruyor?" Resul-i Ekrem Aleyhissalâtu Vesselâm ferman etmiş: عَلَى الثَّوْرِ وَالْحُوتِ Yâni "Öküz ve balık üstünde duruyor." Şu Hadîse dair çok münakaşat vardır. Coğrafyacılar, hâşâ bu Hadîsi inkâr ediyorlar.

    İşte bu Hadîsin hakikî mânâsını üç vecihle, bu Risalenin Birinci Makamı öyle bir tarzda beyan ediyor ki; münkirlerin zerre mikdar insafı varsa ve Coğrafyacıların hakka karşı zerre mikdar iz'anları bulunsa, bu Hadîsi, bâhir bir mu'cize-i Ahmediye (A.S.M.) sayacaklardır. Çünki o üç cevap hem hakikî ve kat'î, hem manidardırlar.

    Fihrist
    Risale-i Nur Enstitüsü | Risale-i Nur Külliyatı

    AYNI SÖZE UYDURMA , İSRAİLİYATTIR DEDİĞİNİN İSPATI

    Zehra Yayıncılık , MUHAKEMAT kitabı sayfa 51 -52 ikinci mesele



    İkinci Mesele :
    Puşide olmasın , Sevr (öküz) ve Hut (balık)'un kıssa-i meşhuresi İslamiyetin dahil ve tufeylisidir. Ravisiyle beraber Müslüman olmuştur. İstersen Mukaddeme-i Salise'ye git göreceksin hangi kapıdan daire-i İslamiyet'e dahil olmuştur. Amma İbn-i Abbas'a olan nisbetin ittisali ise Dördünce Mukaddeme'nin ayinesine bak , o ilhakın sırrını göreceksin .

    İnternetteki yayınlanan kitaptan

    İkinci Mesele
    Pûşide olmasın, Sevr ve Hûtun kısas-ı meşhuresi, İslâmiyetin dahil ve tufeylîsidir. Râvisiyle beraber Müslüman olmuştur. İstersen, Mukaddeme-i Saliseye git, göreceksin, hangi kapıdan daire-i İslâmiyete dahil olmuştur.
    Amma, İbn-i Abbas’a olan nispetin ittisali ise: Dördüncü Mukaddemenin aynasına bak; o ilhakın sırrını göreceksin. Bundan sonra mervîdir: "Arz, Sevr ve Hût üzerindedir." Hadis olarak rivayet ediliyor.
    Evvelâ: Teslim etmiyoruz ki, hadistir. Zira, İsrailiyatın nişanı vardır.
    Saniyen: Hadis olsa da zaaf-ı ittisal için yalnız zannı ifade eden âhâddendir. Akideye dahil olmaz. Zira yakîn şarttır.

    Risale-i Nur Enstitüsü | Risale-i Nur Külliyatı


    Şimdi bizim cevabımıza gelelim :


    Rasulullah şöyle dedi diye başlanılan sözün (hadis) rasulullahın ağzından çıkmış olduğunu kanıtlamak için hadis usulüne göre sened , ravi , vürud gibi siga'sını saymanızla mümkündür. Bu da hadis usulüne vakıf alimlerin onaylaması demektir .
    Bu hadisi böyle bir ilme vakıf olan alimlere sorduğumuzda “bu sözün uydurma olduğunu , hiç bir muteber hadis kitabında geçmediğini bildirmişlerdir”.

    Daha sonra bu sözü Nurcuların çeşitli fraksiyonlarındaki abilerine sorduğumuzda , otomatik olarak yazdırılan !! kitapta olması hasebiyle kabul ettiler fakat sahih bir kaynak sunamadılar.
    Kaynak olarak şu hadis kitaplarını ((Hâkim, el-Müstedrek: 4:636; el-Münzirî, et-Terğib ve’t-Terhîb: 4:257; el-Heysemî, Mecmeu’z-Zevâid: 8:131.)) sunanlar oldular . Fakat bu verilen kaynaklara kendileri bakmadıkları ya da konumuz olan söz olmadığını , araştırımaktan üşenenler için cevap vermiş sayılacaklarını umdular . Çünkü bu kaynaklarda bahsimiz olan dünya öküz ve balık üzerinedir sözü bulunmamaktadır . Aşağıya ekleyeceğim hadis ve yorumlar geçmektedir.
    Bunun da mevzu olan sözün senediyle ilgisi yoktur .
    Ebu Zer (ra)’dan:
    “Rasulullah (sav) bir gün şöyle dedi:
    “Bu güneş nereye gider bilir misiniz?”
    Oradakiler: “ALLAH ve Rasulû bilir” dediler. B
    unun üzerine Rasulullah (sav) şöyle buyurdu:
    “Güneş, arşın altındaki yerine gidinceye kadar döner. Oraya varınca secdeye kapanır ve o şekilde kalır. Sonra Ona: Kalk! Çıktığın yere dön, denilir. Çıktığı yere döner ve oradan doğar. Bu durum insanlara farklı gelmeyecek şekilde devam eder. Ve yine arşın altındaki yerine gelir. Ona : Kalk! Geldiğin yoldan geri dön, denilir. Bunun üzerine o da batış yerinden doğar.” Rasulullah (sav): “Biliyor musunuz bu ne zaman olur? Bu önceden iman etmemiş yada imanında bir hayır kazanmamış olan kimseye artık imanının bir fayda sağlamayacağı zaman da olur” dedi
    [Muslim, İmân (2/195-196 Nevevi Şerhi). Buhari özet olarak, Tefsir (8/541 Fethu’l-Bâri), Tevhid (13/404 Fethu’l-Bâri).]




    Ayrıca bu söz için sizi TEFSİRDE İSRAİLİYAT isimli kitabın 115-117 arasını okumanızı öneririm :
    Doç dr, Abdullah Aydemir , Beyan yayınları
    Kitabı indir :
    : http://www.muallim.biz/dinikitaplar/...israiliyat.rar


    kitabın tamamı :
    Yeni Sayfa 1




    îbnü Abbas'tan mervî konu ile ilgili rivayet:
    Bidayette Cenabı Hakkın Argı suyun üzerinde bulunuyordu. ALLAH yarattıklarından hig birini (su)'dan önce yaratmış değildir. Cenabı Hak, diğer varlıkları yaratmayı arzu edince sudan bir duman çıkardı. Duman suyun üzerinde yükseldi; ALLAH bu yükselen varlığa sema (gök) adını verdi. Bundan sonra ALLAH suyu kurutarak onu tek bir yer haline getirdi. Bundan sonra yeri parçalara ayırdı, onu yedi parça yaptı. Bunları pazar ve pazartesi olmak üzere iki gün içinde yarattı.

    ALLAH, yeri balık üzerinde yarattı. Bu balık Cenabı Hakkın: "Nûn ile kaleme ve (erbâb-ı kalemin) yazmakta oldukları şeylere andolsunki..."[El-Kalem, 68/1]. âyetinde belirttiği "Nûh" dur. Balık suyun içinde (üzerinde) dir. Su da, düz ve yalçın bir kaya üzerinde yaratılmış*tır. Bu yalçın kaya, bir meleğin sırtmdadır. Melek, kaya üzerindedir. Kaya, rüzgârın üstündedir. Bu kaya, Lokman (a.s.)'ın anlattığı kayadır ki, gökte ve yerde değildir.

    (Birbirinin üzerine bindirilerek yekdiğerine irtibatlı bir şekilde yaratılan bu varlıklardan) balık hareket etti ve oynadı. Balığın bu hareketinin tesiriyle yer sallandı. Bunun üzerine Cenabı Hak yerin üzerinde dağları sabit kıldı. Bundan dolayı dağlar yere karşı iftihar etmektedirler..."[36].

    Bu uzun rivayeti eserine alan Taberî sened hakkında şüpheli olduğunu, binâenaleyh buna fazla itimad etmediğini söyler (Tefsîr, I. 156; A- Muhammed Şâkir tahkiki).

    îbnu Kesîr habere öz olarak değindikten sonra bunun "isrâîliyyat' tan olduğu ihtimalini tasrîh eder (tefsir, V. 385).

    Eserlerine isrâîliyyatı almamak için titizlik gösteren bazı îslâm bilginleri ise bu tür haberlere —(ilgili âyetleri tefsîr ederken)— katiyyen ehemmiyet vermemişlerdir
    [En-Nesefî, et-Teysîr, varak 17Ob; Îbnu 'Atiyye, el-Muharrav,varak 49b; Mekkî îbn Hammûg, tefsîr,302a]

    Tıbkı Îbnu Kesîr gibi İbnu 'Atıyye de rivayetleri eserine aldıktan sonra; bunların zayıf haberler olduğunu, mevcut senedlerle bunları isbata imkân olmadığını tenbîh eder
    [El-Muharrar, IV. varak 49b.]



    [36] Yahya İbn Sellâm, tefsir, S3a; Tefsîru Abdirrazzak, Varak 71a; Taberî, I. 194; XXI. 72; Taberî, tarih, I/l. 64, 65, 6&, 67; Tefsîru Mukatil, varak 234b; îbnü 'Atıyye, tefsir, IV. varak 49b; en-Nesefî, et-Teysîr, varak 170b; el-Beğavî, M. Tenzil, II. 12, 134.-35; el-Keşgaf, m. 52, 496; Tâcü'l-Kurra', Kitâbü Lübâbi Tefsîri'l-Kur'ân, varak 222a; el-'Udfuvî, el-lstignâ' fî 'Ulûmi'l-Kur'ân, varak 226a-b (beş numaralı nüsha); tbnü Tayfur es-Secâvendî, 'Aynil'l-me'ânî, varak 174b; el-Mehdevî, et-Tahsîl, varak 144b; Mekkî İbn Hammûş, tefsir, varak 302a; et-Tabressî, IV. IV. 319; et-Tibyan, VHI. 251; Z. Mesîr, VI. 321; el-Kurtubî, XTV. 68; tbnü Kesîr, V. 385; I. 118; ed-Dürru'1-Mensûr, I. 42-43; eş-Şevkânî, tef-sîr, I. 61; izmirli, S.C. Nebeviyye Mukaddemesi, s. 101.



  23. 01.Nisan.2012, 18:05
    12
    morueqq
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 01.Nisan.2012
    Üye No: 95375
    Mesaj Sayısı: 159
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0
    Yaş: 52

    Cevap: Allahın kalbe imanın nurunu vermesi

    2
    SÖZLER yayınevi , MEKTUBAT Risalesi, 19. Mektup . Mucizat-ı Ahmediye sayfa 135

    Altıncı çocuk: Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm namaz kılarken, hırçın bir çocuk namazını kat edip geçtiğinden, Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm :

    اللهم اقطع اثره
    ( Elleahummeakta’eserahu) ("ALLAHım, onun yerden izini kes.") demiş. Ondan sonra çocuk daha yürümemiş, öyle kalmış, hırçınlığının cezasını bulmuş.

    İnternetteki yayınlanan kitaptan

    Altıncı çocuk: Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm namaz kılarken, hırçın bir çocuk namazını kat edip geçtiğinden, Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm ("ALLAHım, onun yerden izini kes.") demiş. Ondan sonra çocuk daha yürümemiş, öyle kalmış, hırçınlığının cezasını bulmuş.
    (Kadı Iyâz, eş-Şifâ, 1:328; Hafâcî, Şerhu’ş-Şifâ, 3:137; Ali el-Kari, Şerhu’ş-Şifâ, 1:663 )



    Hadisi Ebu Davud rivayet etmiştir . ( Ebû Dâvud, Salât, 109 / 705-706).

    Bu rivayette, Peygamberin önünden çocuğun eşek üzerindeyken geçtiği belirtilmektedir. Said Nursî bunu zikretmemiştir.

    Ebu Davud’un aynı bapta rivayet ettiği bir hadis daha vardır ki, Said Nursî’nin naklettiği hadis bu olsa gerektir.
    Rivayet şöyledir:

    Peygamber (s.a.v.) bir gün Tebük’te bir hurma ağacının yanında konaklamış ve "Bu (hurma ağacı), bizim kıble (cihetindeki sutre)mizdir" buyurmuş, sonra da namaza durmuştu.
    Ben de çocuk hâlimle koşarak geldim ve Peygamberle hurma ağacının arasından geçtim.
    Bunun üzerine Peygamber de: "O, bizim namazımızı kesti, ALLAH da onun izini kessin!" buyurdu.
    Ben de bugüne kadar bir daha ayağa kalkamadım.
    ( Ebû Dâvud, Salât, 109 / 707.)


    Bu metni kitabına alan ebu Davud şöyle not düşmüştür : “Her iki hadiste de meçhul raviler vardır. Birinci hadiste bir meçhul ravi varken, ikincisinde iki ravi meçhuldür. Bu yüzden her iki hadis de zayıftır”.
    ( Necati Yeniel – Hüseyin Kayapınar, Sünen-i Ebî Dâvud Terceme ve Şerhi, Şamil Yayınevi, İstanbul 1987)
    (hadisin senedindeki meçhul raviler :” Mevla li yezid bin nimran” -“Said bin ğazban”)

    ibn Şihab ez-Zührî şöyle demiştir: "Namazı hiçbir şey kesmez."( Buhārî, Salât, 105/150.)

    Said Nursî, bu hadisi Mucizat-ı Ahmediye Risalesi’nde nakletmiş, dolayısıyla olayı Peygamberimizin mucizelerinden biri olarak takdim etmiştir. Oysa, Peygamberin (s.a.v.) mucizeleri böyle zayıf rivayetlerle ispatlanmaktan müstağnidir.
    Ayrıca, bu zayıf hadis, bu konudaki sahih rivayetlere de muarızdır:
    Ebu Said el-Hudrî’den (r.a.) demiştir ki:
    Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyurdu:
    "Namazı hiçbir şey bozamaz. (Bununla beraber, siz yine de) gücünüz yettiğince (önünüzden geçene) engel olmaya çalışınız. Çünkü o, şeytandan başka bir şey değildir."
    ( Ebû Dâvud, Salât, 114/719.)

    "Namaz kılan kimsenin önünden geçen hiçbir şey, namazını kesmez."
    ( Muvatta', Sefer, 11/40.)



  24. 01.Nisan.2012, 18:05
    12
    morueqq - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    2
    SÖZLER yayınevi , MEKTUBAT Risalesi, 19. Mektup . Mucizat-ı Ahmediye sayfa 135

    Altıncı çocuk: Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm namaz kılarken, hırçın bir çocuk namazını kat edip geçtiğinden, Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm :

    اللهم اقطع اثره
    ( Elleahummeakta’eserahu) ("ALLAHım, onun yerden izini kes.") demiş. Ondan sonra çocuk daha yürümemiş, öyle kalmış, hırçınlığının cezasını bulmuş.

    İnternetteki yayınlanan kitaptan

    Altıncı çocuk: Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm namaz kılarken, hırçın bir çocuk namazını kat edip geçtiğinden, Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm ("ALLAHım, onun yerden izini kes.") demiş. Ondan sonra çocuk daha yürümemiş, öyle kalmış, hırçınlığının cezasını bulmuş.
    (Kadı Iyâz, eş-Şifâ, 1:328; Hafâcî, Şerhu’ş-Şifâ, 3:137; Ali el-Kari, Şerhu’ş-Şifâ, 1:663 )



    Hadisi Ebu Davud rivayet etmiştir . ( Ebû Dâvud, Salât, 109 / 705-706).

    Bu rivayette, Peygamberin önünden çocuğun eşek üzerindeyken geçtiği belirtilmektedir. Said Nursî bunu zikretmemiştir.

    Ebu Davud’un aynı bapta rivayet ettiği bir hadis daha vardır ki, Said Nursî’nin naklettiği hadis bu olsa gerektir.
    Rivayet şöyledir:

    Peygamber (s.a.v.) bir gün Tebük’te bir hurma ağacının yanında konaklamış ve "Bu (hurma ağacı), bizim kıble (cihetindeki sutre)mizdir" buyurmuş, sonra da namaza durmuştu.
    Ben de çocuk hâlimle koşarak geldim ve Peygamberle hurma ağacının arasından geçtim.
    Bunun üzerine Peygamber de: "O, bizim namazımızı kesti, ALLAH da onun izini kessin!" buyurdu.
    Ben de bugüne kadar bir daha ayağa kalkamadım.
    ( Ebû Dâvud, Salât, 109 / 707.)


    Bu metni kitabına alan ebu Davud şöyle not düşmüştür : “Her iki hadiste de meçhul raviler vardır. Birinci hadiste bir meçhul ravi varken, ikincisinde iki ravi meçhuldür. Bu yüzden her iki hadis de zayıftır”.
    ( Necati Yeniel – Hüseyin Kayapınar, Sünen-i Ebî Dâvud Terceme ve Şerhi, Şamil Yayınevi, İstanbul 1987)
    (hadisin senedindeki meçhul raviler :” Mevla li yezid bin nimran” -“Said bin ğazban”)

    ibn Şihab ez-Zührî şöyle demiştir: "Namazı hiçbir şey kesmez."( Buhārî, Salât, 105/150.)

    Said Nursî, bu hadisi Mucizat-ı Ahmediye Risalesi’nde nakletmiş, dolayısıyla olayı Peygamberimizin mucizelerinden biri olarak takdim etmiştir. Oysa, Peygamberin (s.a.v.) mucizeleri böyle zayıf rivayetlerle ispatlanmaktan müstağnidir.
    Ayrıca, bu zayıf hadis, bu konudaki sahih rivayetlere de muarızdır:
    Ebu Said el-Hudrî’den (r.a.) demiştir ki:
    Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyurdu:
    "Namazı hiçbir şey bozamaz. (Bununla beraber, siz yine de) gücünüz yettiğince (önünüzden geçene) engel olmaya çalışınız. Çünkü o, şeytandan başka bir şey değildir."
    ( Ebû Dâvud, Salât, 114/719.)

    "Namaz kılan kimsenin önünden geçen hiçbir şey, namazını kesmez."
    ( Muvatta', Sefer, 11/40.)






+ Yorum Gönder
Git 12 Son