Konusunu Oylayın.: Peygamberimizi görmenin kişinin amel derecesine bağlı olması ile ilgili sorum

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Peygamberimizi görmenin kişinin amel derecesine bağlı olması ile ilgili sorum
  1. 01.Nisan.2012, 12:48
    1
    burcealtug
    Kıdemli Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 25.Şubat.2012
    Üye No: 94504
    Mesaj Sayısı: 980
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Bulunduğu yer: ALLAHÜTELANIN ARŞININ ALTINDA HERHANGİBİR YER

    Peygamberimizi görmenin kişinin amel derecesine bağlı olması ile ilgili sorum






    Peygamberimizi görmenin kişinin amel derecesine bağlı olması ile ilgili sorum Mumsema peygamber efendimizi salavatı şerife getirdikten sonra bir gece rüyamda gördüğümü hissediyorum ama rüyayı hatırlamıyorum.Bunun hikmeti?Çünkü deniliyor ki bazı kişilere efendimiz daha net gözükürken bazılarına net gözükmez hatırlmasına da engel olunurmuş. Çünkü kişinin ameli ile ilgiliymiş. Yani amel derecesine göre doğrumudur?


  2. 01.Nisan.2012, 12:48
    1
    Kıdemli Üye



    peygamber efendimizi salavatı şerife getirdikten sonra bir gece rüyamda gördüğümü hissediyorum ama rüyayı hatırlamıyorum.Bunun hikmeti?Çünkü deniliyor ki bazı kişilere efendimiz daha net gözükürken bazılarına net gözükmez hatırlmasına da engel olunurmuş. Çünkü kişinin ameli ile ilgiliymiş. Yani amel derecesine göre doğrumudur?


    Benzer Konular

    - 3 Kişinin amel defteri kapanmaz

    - Kısmetsizlik - Ailece Kısmetimizin Bağlı Olması

    - Ahirete göçmüş kişinin Amel defteri açıkmı

    - Haset eden kişinin munafık olması ile ilgili hadis ve ayet var mı?

    - Kuranda amel ayetleri, amel ile ilgili ayetler

  3. 01.Nisan.2012, 14:04
    2
    morueqq
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 01.Nisan.2012
    Üye No: 95375
    Mesaj Sayısı: 159
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0
    Yaş: 52

    Cevap: Peygamberimizi görmenin kişinin amel derecesine bağlı olması ile ilgili sorum




    faydalı olacağına inanıyorum ...

    Birincisi:
    Bunun Hz. Peygamber döneminde sahabeye has bir özellik olduğu söylenmiştir. Yani Hz. Peygamber hayatta iken onu görmeyen bir kişi rüyasında peygamberi gördüyse gerçek hayatta da onu göreceğine dair yorumlanmıştır.


    İkinci: Hz. Peygamberi rüyasında gören bir kişi onu mahşerde göreceği şeklinde açıklanmıştır. Sahabenin görüşü ve Hadis konusunda otorite olan âlimlerin görüşleri bu şekildedir. Bu hadisten peygamberin vefatından sonra gözükeceği, insanlara yardım ve telkin yaparak yol göstereceği şeklinde anlamamışlardır. Çünkü bu konu ile ilgili diğer ayet ve hadisler birlikte incelendiğinde sahabenin ve hadis âlimlerinin bu görüşlerinin isabetli olduğu ortaya çıkmaktadır. Ayrıca Hz. Peygamber (s.a.v.) vefat ettikten sonra sahabe, tabiin birçok sıkıntıya ihtilafa maruz kaldıkları halde onlar hiçbir zaman peygamberin açıktan görüldüğünü, yardım ettiğini ve yol gösterdiğini söylememişlerdir.

    Yani Hz. Peygamber vefatından sonra zuhur ederek insanlara gözükeceği, onlara yardım edeceği, telkin ederek yol göstereceği iddiası batıl bir iddiadır.

    Vefatından sonra Hz. Peygamberi rüyalarında gören ve ondan telkin alan birçok sahabe vardır. Bu tür rahmani rüyalar gören sahabe ve tabiinden birçok insan vardır. Ancak sahabeden ve tabiinden hiçbir kimse vefat eden Peygamberin ve diğer Müslümanlardan birinin açıktan zuhur ettiğini, kendilerine yardım ettiğini, yol gösterip telkin yaptığını söyleyen bir rivayet asla gelmemiştir. Aksine Peygamber bile olsa vefat eden insanların dünyaya geri döndürülmeyeceği, hayatta olanları duyamayacağı velev ki duysalar da asla cevap veremeyecekleri, yardım edemeyecekleri ayet ve hadislerle kesin olarak belirtilmiştir. Biz bu konuya girmeyeceğiz.
    Bazı insanlar rüyada veya uyanıkken bir şeyler gördükleri inkâr edilemez ancak bu görülen şeyler çoğunlukla şeytan olması muhakkaktır. Sahih hadislerde şeytanların ve meleklerin insan suretine girip uykuda hatta uyanıkken bile sahabeye göründüğünü hatta bedir harbinde Müslümanların hatta Müşriklerinde melekleri gördükleri ve Hz. Peygamberin de bunların melekler olduğunu tasdik ettiğini Sahih hadislerden öğreniyoruz. Yine birçok sahabenin uykuda ve uyanıkken şeytanları insan suretinde gördükleri sahih hadislerde bizlere haber verilmektedir.
    Günümüzde ki insanlar uykuda ve uyanıkken insan suretinde gördükleri bu şeytan veya melekleri ilim fakiri olmaları ve taassup içinde bulunmaları sebebiyle bunları ya hayattaki veya ölmüş olan Salih kişiler olarak sanmaları veya bilmem kaç bin yıl önce vefat eden Hızır adındaki zat olduğunu iddia etmeleri dinde sahih olmayan hallerdir. Şeytanlar değişik suretlere girerek rüyada veya açıktan gözükerek bu insanları saptırmaktadır.
    Ayrıca rüyalarda veya uyanıkken evliya kabul edilen kişilerinde suretlerine şeytanların giremeyeceğini iddia edilmesi. Kur'an ve sahih sünnetten hiçbir delili olmayan boş ve mesnetsizdir bir iddiadır.
    Eğer bir kimse rüyasında Hz. Peygamber’i görse de, ondan herhangi bir emir alsa veya bir şeyi o kimseye men etse ya da din konusunda ondan bir çeşit işaret ve ima yollu bir şey görse; o gördüğü, duyduğu şeylerin Kitapta ve Sünnette benzerini görmeden onlara uyması, uygulaması caiz değildir.Allah Teâlâ ve Peygamberi, din konusunda, bizi rüyalara, ilhamlara ve keşiflere bırakmamış, hakkı ve batılı, doğruyu ve yanlışı pırıl pırıl bir Kitap ve senetli, delilli bir Sünnet içinde önümüze koymuştur. Eğer gördüğünüz bir rüya veya ilham, Kitaba ve Sünnete uygun ise, o zaman Peygamber’i görmeyi nasip etti diye veya keşif ve ilham nimetini lütfetti diye Allah’a şükrediniz. Ama o gördüğünüz rüya, Kitaba ve Sünnete ters ve aykırı ise, o zaman da onu reddederek, böyle denemelerden ve imtihanlardan koruması için Allah’a yalvarınız. Bu inceliği anlayamamaktan dolayı pek çok kimse, dalâlete düşmüştür ve düşmeye devam etmektedir.Bizzat tanıdığım bazı kimseler inandıkları sapık bir mezhebin kurucusuna. Rüyalarında Hz. Peygamber’in iltifat ettiğini veya onu desteklediğini gördüklerini zannettiklerinden
    dolayı, o sapık mezhebe ve fırkaya bağlanmışlardır. Eğer onlar, rüyada gördükleri herhangi bir insan şeklinin Hz. Peygamber olamayacağı ve Hz. Peygamber’i gerçekten rüyada görmek nasip olsa bile, onunla dinî bir hüküm elde edilemeyeceği gerçeğini bilmiş olsalardı, böyle bir sapıklığa düşmezlerdi.
    Hz. Peygamber (s.a.v.) buyurmuştur ki: "(...) Rüya üç türlüdür: (...) Üçüncüsü: Kişinin kendi kendine konuştuğu (düşündüğü) şeylerden meydana gelir. (...)"(Müslim, Rü'yâ, 6.)
    İbn Mace’nin sahih bir senetle rivayet ettiği hadiste de şöyle buyrulmuştur: "Şüphesiz rüya üç çeşittir: (...) Rüyaların bir kısmı da insanın uyanık iken arzulayıp azmettiği, sonra da uykusunda gördüğü şeydir. (...)"(İbn Mâce, Ta‘bir, 3/2907)
    Bazı fırkaların gördükleri rüyalar, muhtemelen bu kabildendir. Çünkü iyi biliyoruz ki bu batıl fırkalar hemen hemen tamamı yollarının hak olduğunu hep bu rüyalara dayandırmaktadır. Hatta açık ayet ve sahih hadislere rağmen ikna edilememekte rüya ve uyanıkken gördükleri şeylere aldanmaktalar.
    Ayrıca Hz. Peygamber’in şu hadislerini de hatırlatmak yerinde olacaktır: "Görmediği bir rüyayı gördüğünü iddia ederek yalan söyleyen, (kıyamet günü) iki arpa tanesini birbirine düğümlemekle mükellef kılınır ve bunu yapamamasından dolayı ona azap edilir."( İbn Mâce, Ta‘bir, 3/2907.)
    "Beni rüyada gören, hakikaten görmüş olur. Zira şeytan, benim suretimle temessül edemez.Bir de, benim üzerime bilerek yalan uyduran, cehennemdeki yerine hazırlansın!" ( Buhārî, İlim, 39/51.)
    Gerçekten Peygamberimizi rüyasında görmeyen bir kimsenin rüyasında peygamberi gördüğünü iddia etmesi hadis uydurmakla aynı hükümde olup, bu kişi anlattıkları ile kendisini yukarıdaki hadiste belirtilen vaade dâhil etmiştir. Allah bizleri korusun.
    Bazı batıl fırkalarda rüyaların ve olağan üstü hallerin çokça anlatılması tesadüfî değildir. Zira rüyalar ve olağan üstü haller safdil ve basit insanları aldatmada kullanılan en yaygın vesiledir.
    Bildiğimiz gibi, avam tabakasının ve cahillerin büyük bir kısmı rüyaya bağlanırlar, rüyadan gelen her şeyi tasdik ederler, onu hayatlarında takip edecekleri yolu aydınlatan bir ışık sayarlar.
    Sadık rüyalar azdır. Bunlar doğru olmakla beraber, zannı delildir ve üzerine itikadı esaslar kurulamaz, bir fikrin ispatına veya dinî hükümlerden herhangi birine delil olamaz.


  4. 01.Nisan.2012, 14:04
    2
    morueqq - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli



    faydalı olacağına inanıyorum ...

    Birincisi:
    Bunun Hz. Peygamber döneminde sahabeye has bir özellik olduğu söylenmiştir. Yani Hz. Peygamber hayatta iken onu görmeyen bir kişi rüyasında peygamberi gördüyse gerçek hayatta da onu göreceğine dair yorumlanmıştır.


    İkinci: Hz. Peygamberi rüyasında gören bir kişi onu mahşerde göreceği şeklinde açıklanmıştır. Sahabenin görüşü ve Hadis konusunda otorite olan âlimlerin görüşleri bu şekildedir. Bu hadisten peygamberin vefatından sonra gözükeceği, insanlara yardım ve telkin yaparak yol göstereceği şeklinde anlamamışlardır. Çünkü bu konu ile ilgili diğer ayet ve hadisler birlikte incelendiğinde sahabenin ve hadis âlimlerinin bu görüşlerinin isabetli olduğu ortaya çıkmaktadır. Ayrıca Hz. Peygamber (s.a.v.) vefat ettikten sonra sahabe, tabiin birçok sıkıntıya ihtilafa maruz kaldıkları halde onlar hiçbir zaman peygamberin açıktan görüldüğünü, yardım ettiğini ve yol gösterdiğini söylememişlerdir.

    Yani Hz. Peygamber vefatından sonra zuhur ederek insanlara gözükeceği, onlara yardım edeceği, telkin ederek yol göstereceği iddiası batıl bir iddiadır.

    Vefatından sonra Hz. Peygamberi rüyalarında gören ve ondan telkin alan birçok sahabe vardır. Bu tür rahmani rüyalar gören sahabe ve tabiinden birçok insan vardır. Ancak sahabeden ve tabiinden hiçbir kimse vefat eden Peygamberin ve diğer Müslümanlardan birinin açıktan zuhur ettiğini, kendilerine yardım ettiğini, yol gösterip telkin yaptığını söyleyen bir rivayet asla gelmemiştir. Aksine Peygamber bile olsa vefat eden insanların dünyaya geri döndürülmeyeceği, hayatta olanları duyamayacağı velev ki duysalar da asla cevap veremeyecekleri, yardım edemeyecekleri ayet ve hadislerle kesin olarak belirtilmiştir. Biz bu konuya girmeyeceğiz.
    Bazı insanlar rüyada veya uyanıkken bir şeyler gördükleri inkâr edilemez ancak bu görülen şeyler çoğunlukla şeytan olması muhakkaktır. Sahih hadislerde şeytanların ve meleklerin insan suretine girip uykuda hatta uyanıkken bile sahabeye göründüğünü hatta bedir harbinde Müslümanların hatta Müşriklerinde melekleri gördükleri ve Hz. Peygamberin de bunların melekler olduğunu tasdik ettiğini Sahih hadislerden öğreniyoruz. Yine birçok sahabenin uykuda ve uyanıkken şeytanları insan suretinde gördükleri sahih hadislerde bizlere haber verilmektedir.
    Günümüzde ki insanlar uykuda ve uyanıkken insan suretinde gördükleri bu şeytan veya melekleri ilim fakiri olmaları ve taassup içinde bulunmaları sebebiyle bunları ya hayattaki veya ölmüş olan Salih kişiler olarak sanmaları veya bilmem kaç bin yıl önce vefat eden Hızır adındaki zat olduğunu iddia etmeleri dinde sahih olmayan hallerdir. Şeytanlar değişik suretlere girerek rüyada veya açıktan gözükerek bu insanları saptırmaktadır.
    Ayrıca rüyalarda veya uyanıkken evliya kabul edilen kişilerinde suretlerine şeytanların giremeyeceğini iddia edilmesi. Kur'an ve sahih sünnetten hiçbir delili olmayan boş ve mesnetsizdir bir iddiadır.
    Eğer bir kimse rüyasında Hz. Peygamber’i görse de, ondan herhangi bir emir alsa veya bir şeyi o kimseye men etse ya da din konusunda ondan bir çeşit işaret ve ima yollu bir şey görse; o gördüğü, duyduğu şeylerin Kitapta ve Sünnette benzerini görmeden onlara uyması, uygulaması caiz değildir.Allah Teâlâ ve Peygamberi, din konusunda, bizi rüyalara, ilhamlara ve keşiflere bırakmamış, hakkı ve batılı, doğruyu ve yanlışı pırıl pırıl bir Kitap ve senetli, delilli bir Sünnet içinde önümüze koymuştur. Eğer gördüğünüz bir rüya veya ilham, Kitaba ve Sünnete uygun ise, o zaman Peygamber’i görmeyi nasip etti diye veya keşif ve ilham nimetini lütfetti diye Allah’a şükrediniz. Ama o gördüğünüz rüya, Kitaba ve Sünnete ters ve aykırı ise, o zaman da onu reddederek, böyle denemelerden ve imtihanlardan koruması için Allah’a yalvarınız. Bu inceliği anlayamamaktan dolayı pek çok kimse, dalâlete düşmüştür ve düşmeye devam etmektedir.Bizzat tanıdığım bazı kimseler inandıkları sapık bir mezhebin kurucusuna. Rüyalarında Hz. Peygamber’in iltifat ettiğini veya onu desteklediğini gördüklerini zannettiklerinden
    dolayı, o sapık mezhebe ve fırkaya bağlanmışlardır. Eğer onlar, rüyada gördükleri herhangi bir insan şeklinin Hz. Peygamber olamayacağı ve Hz. Peygamber’i gerçekten rüyada görmek nasip olsa bile, onunla dinî bir hüküm elde edilemeyeceği gerçeğini bilmiş olsalardı, böyle bir sapıklığa düşmezlerdi.
    Hz. Peygamber (s.a.v.) buyurmuştur ki: "(...) Rüya üç türlüdür: (...) Üçüncüsü: Kişinin kendi kendine konuştuğu (düşündüğü) şeylerden meydana gelir. (...)"(Müslim, Rü'yâ, 6.)
    İbn Mace’nin sahih bir senetle rivayet ettiği hadiste de şöyle buyrulmuştur: "Şüphesiz rüya üç çeşittir: (...) Rüyaların bir kısmı da insanın uyanık iken arzulayıp azmettiği, sonra da uykusunda gördüğü şeydir. (...)"(İbn Mâce, Ta‘bir, 3/2907)
    Bazı fırkaların gördükleri rüyalar, muhtemelen bu kabildendir. Çünkü iyi biliyoruz ki bu batıl fırkalar hemen hemen tamamı yollarının hak olduğunu hep bu rüyalara dayandırmaktadır. Hatta açık ayet ve sahih hadislere rağmen ikna edilememekte rüya ve uyanıkken gördükleri şeylere aldanmaktalar.
    Ayrıca Hz. Peygamber’in şu hadislerini de hatırlatmak yerinde olacaktır: "Görmediği bir rüyayı gördüğünü iddia ederek yalan söyleyen, (kıyamet günü) iki arpa tanesini birbirine düğümlemekle mükellef kılınır ve bunu yapamamasından dolayı ona azap edilir."( İbn Mâce, Ta‘bir, 3/2907.)
    "Beni rüyada gören, hakikaten görmüş olur. Zira şeytan, benim suretimle temessül edemez.Bir de, benim üzerime bilerek yalan uyduran, cehennemdeki yerine hazırlansın!" ( Buhārî, İlim, 39/51.)
    Gerçekten Peygamberimizi rüyasında görmeyen bir kimsenin rüyasında peygamberi gördüğünü iddia etmesi hadis uydurmakla aynı hükümde olup, bu kişi anlattıkları ile kendisini yukarıdaki hadiste belirtilen vaade dâhil etmiştir. Allah bizleri korusun.
    Bazı batıl fırkalarda rüyaların ve olağan üstü hallerin çokça anlatılması tesadüfî değildir. Zira rüyalar ve olağan üstü haller safdil ve basit insanları aldatmada kullanılan en yaygın vesiledir.
    Bildiğimiz gibi, avam tabakasının ve cahillerin büyük bir kısmı rüyaya bağlanırlar, rüyadan gelen her şeyi tasdik ederler, onu hayatlarında takip edecekleri yolu aydınlatan bir ışık sayarlar.
    Sadık rüyalar azdır. Bunlar doğru olmakla beraber, zannı delildir ve üzerine itikadı esaslar kurulamaz, bir fikrin ispatına veya dinî hükümlerden herhangi birine delil olamaz.


  5. 01.Nisan.2012, 14:08
    3
    burcealtug
    Kıdemli Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 25.Şubat.2012
    Üye No: 94504
    Mesaj Sayısı: 980
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Bulunduğu yer: ALLAHÜTELANIN ARŞININ ALTINDA HERHANGİBİR YER

    Cevap: Peygamberimizi görmenin kişinin amel derecesine bağlı olması ile ilgili sorum

    Evet okumuştum ALLAH RAZI OLSUN..


  6. 01.Nisan.2012, 14:08
    3
    Kıdemli Üye
    Evet okumuştum ALLAH RAZI OLSUN..





+ Yorum Gönder