Konusunu Oylayın.: Evrim ve İslam

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Evrim ve İslam
  1. 25.Mart.2012, 12:35
    1
    Hiss1
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 13.Haziran.2011
    Üye No: 87987
    Mesaj Sayısı: 298
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 3

    Evrim ve İslam






    Evrim ve İslam Mumsema Selamun aleykum. Evrim teorisini biraz araştırdım ve bazı bilgilere ulaştım:
    İslam düşüncesinde üç ekol bulunduğunu biliyoruz: Kelam, felsefe ve tasavvuf.
    Kelamcılar da sünnî olan ve olmayan şeklinde ikiye ayrılmaktadır. Sünnî olmayan kelam mezheplerinden Mutezile'ye mensup Nezzam (öl. 835 veya 845 m.), Câhız (öl. 869 m.) gibi bazı alimler ile zühd döneminden sonra yetişen bazı mutasavvıflar "evrimci yaratılış teorisi" diye isimlendirilmesi mümkün olan bir teori ileri sürmüşlerdir. Hemen zikretmeliyiz ki bu teori, İslam inancı ile bağdaştırılması mümkün olmayan materyalist ve ateist varlık ve evrim düşüncelerine karşı bir reaksiyon olarak ortaya çıkmıştır ve ortak unsur yaratılış inancıdır; yani her şeyin yok iken Allah tarafından yaratıldığına inanmaktır. Her şeyi yok iken yaratan Allah, evrimci yaratılış teorisini ileri süren İslam düşünürlerine göre türleri ayrı ayrı ve birden yaratmamış, birinin diğerinden evrimleşme yoluyla oluşmasını sağlamıştır. Bu "birinin diğerinden oluşması" da, ilk yarattığı maddenin, aslın, çekirdeğin, kendinden sonra meydana gelecek bütün türleri bilkuvve (onda gizlenmiş olarak) içermesi sebebiyle olmakta, bu özelliğe dayanmaktadır. Bu konuda değerli bir çalışma yapmış bulunan M. Bayraktar'a göre İslam düşünürlerinin evrimci yaratılış teorileri bilim bakımından darwinizm ve lamarckizmden daha sağlam temellere oturmaktadır.
    Bana en mantıklı gelen açıklama bu oldu. Peki bu açıklamaya inanmanın insanı dinden çıkarması mümkün mü? Bu düşünce İslam dinine aykırı mı?


  2. 25.Mart.2012, 12:35
    1
    Devamlı Üye



    Selamun aleykum. Evrim teorisini biraz araştırdım ve bazı bilgilere ulaştım:
    İslam düşüncesinde üç ekol bulunduğunu biliyoruz: Kelam, felsefe ve tasavvuf.
    Kelamcılar da sünnî olan ve olmayan şeklinde ikiye ayrılmaktadır. Sünnî olmayan kelam mezheplerinden Mutezile'ye mensup Nezzam (öl. 835 veya 845 m.), Câhız (öl. 869 m.) gibi bazı alimler ile zühd döneminden sonra yetişen bazı mutasavvıflar "evrimci yaratılış teorisi" diye isimlendirilmesi mümkün olan bir teori ileri sürmüşlerdir. Hemen zikretmeliyiz ki bu teori, İslam inancı ile bağdaştırılması mümkün olmayan materyalist ve ateist varlık ve evrim düşüncelerine karşı bir reaksiyon olarak ortaya çıkmıştır ve ortak unsur yaratılış inancıdır; yani her şeyin yok iken Allah tarafından yaratıldığına inanmaktır. Her şeyi yok iken yaratan Allah, evrimci yaratılış teorisini ileri süren İslam düşünürlerine göre türleri ayrı ayrı ve birden yaratmamış, birinin diğerinden evrimleşme yoluyla oluşmasını sağlamıştır. Bu "birinin diğerinden oluşması" da, ilk yarattığı maddenin, aslın, çekirdeğin, kendinden sonra meydana gelecek bütün türleri bilkuvve (onda gizlenmiş olarak) içermesi sebebiyle olmakta, bu özelliğe dayanmaktadır. Bu konuda değerli bir çalışma yapmış bulunan M. Bayraktar'a göre İslam düşünürlerinin evrimci yaratılış teorileri bilim bakımından darwinizm ve lamarckizmden daha sağlam temellere oturmaktadır.
    Bana en mantıklı gelen açıklama bu oldu. Peki bu açıklamaya inanmanın insanı dinden çıkarması mümkün mü? Bu düşünce İslam dinine aykırı mı?


    Benzer Konular

    - Evrim teorisi İslam ile çelişir mi?

    - Evrim var mı?

    - Evrim ve Din

    - İslam alimlerinin evrim görüşü nasıldır?

    - Evrim teorisine inanan birisi ve bu alanda çalışmalar yapan bir bilim adamının iman durumu nedir? Ev

  3. 25.Mart.2012, 13:40
    2
    Eşrefoğlu
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 26.Ağustos.2010
    Üye No: 78342
    Mesaj Sayısı: 195
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0
    Bulunduğu yer: Kahramanmaraş

    Cevap: Evrim ve İslam




    Müslüman ilim adamlarına göre, hayat daha başlangıçta, değişik yapı ve türlerde, tek ve çok hücreli canlılar halinde teşekkül etmişti…Yani her canlı türü, daha yaradılışının ilk safhasında bir diğerinden farklı olup değişik kromozonlara, genlere ve istoplazmalara sahipti..İşte bu tespitten hareketle; çevre şartları, bazı değişmelere ve sapmalara sebep olsa bile kendi ana hususiyetlerini korurlar..İntibak, tabii eleme,ani sıçramalar gibi tabirler ile ifade edilen gelişmeler, her türün kendi içindeki değişmelerini ifade eder…Yoksa bir türün başka bir türe dönüşmesi tarzında düşünülemez…Ciddi araştırmalar hep bu hüküm doğrulaya gelmiştir…Aksini savunmaya kalkışan eski ve yeni Darwinciler, tezlerini, asla ilmi bir şekilde ispatlayamamıştır..
    Alıntı
    Bu konuda değerli bir çalışma yapmış bulunan M. Bayraktar'a göre İslam düşünürlerinin evrimci yaratılış teorileri bilim bakımından darwinizm ve lamarckizmden daha sağlam temellere oturmaktadır.
    şu kadarını söyliyeyim, ister materyalistler olsun, ister bir başkaları olsun ''Dawinizm’’ onlar için iyi bir ''eşinme'' sahası olmaktan öte bir mana ifade etmez..


  4. 25.Mart.2012, 13:40
    2
    Eşrefoğlu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli



    Müslüman ilim adamlarına göre, hayat daha başlangıçta, değişik yapı ve türlerde, tek ve çok hücreli canlılar halinde teşekkül etmişti…Yani her canlı türü, daha yaradılışının ilk safhasında bir diğerinden farklı olup değişik kromozonlara, genlere ve istoplazmalara sahipti..İşte bu tespitten hareketle; çevre şartları, bazı değişmelere ve sapmalara sebep olsa bile kendi ana hususiyetlerini korurlar..İntibak, tabii eleme,ani sıçramalar gibi tabirler ile ifade edilen gelişmeler, her türün kendi içindeki değişmelerini ifade eder…Yoksa bir türün başka bir türe dönüşmesi tarzında düşünülemez…Ciddi araştırmalar hep bu hüküm doğrulaya gelmiştir…Aksini savunmaya kalkışan eski ve yeni Darwinciler, tezlerini, asla ilmi bir şekilde ispatlayamamıştır..
    Alıntı
    Bu konuda değerli bir çalışma yapmış bulunan M. Bayraktar'a göre İslam düşünürlerinin evrimci yaratılış teorileri bilim bakımından darwinizm ve lamarckizmden daha sağlam temellere oturmaktadır.
    şu kadarını söyliyeyim, ister materyalistler olsun, ister bir başkaları olsun ''Dawinizm’’ onlar için iyi bir ''eşinme'' sahası olmaktan öte bir mana ifade etmez..


  5. 25.Mart.2012, 18:44
    3
    berkehan
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 03.Ekim.2010
    Üye No: 79359
    Mesaj Sayısı: 265
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0
    Yaş: 47

    Cevap: Evrim ve İslam

    Bu tip konular akaid ile alakalı konular değildir.Kesin ayet ve hadislerle hüküm konulmadığı için insanı dinden çıkarmaz.Ancak ayetler ışığında konusunda ehil müslüman bilim adamlarının görüşleriyle konu değerlendirilmelidir.


  6. 25.Mart.2012, 18:44
    3
    berkehan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    Bu tip konular akaid ile alakalı konular değildir.Kesin ayet ve hadislerle hüküm konulmadığı için insanı dinden çıkarmaz.Ancak ayetler ışığında konusunda ehil müslüman bilim adamlarının görüşleriyle konu değerlendirilmelidir.


  7. 25.Mart.2012, 21:11
    4
    Ufkuaçık
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 17.Ekim.2008
    Üye No: 35628
    Mesaj Sayısı: 693
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 7
    Yaş: 57

    Cevap: Evrim ve İslam

    Evrim teorisi, aslında yaradılış gerçeklerini bilimsel yollarla çürütme safsatası ve uydurmasından başka bir şey değildir.Evrim teorisi hakkında size çok geniş bilgiler vermek icap ediyor.Kim evrime inanıyorsa o sapıklığa düşer, yaradılış gerçeklerini inkar etmiş olur..

    Evrimde hep tesadüflere yer vardır.Oysa tesadüf diye hiçbir şey yoktur.Evrimleşmek yoktur, evrelerden geçmek vardır.Yani her yaratılan canlı, aşama aşama, kademe kademe şekillenerek yaratılmaktadır.

    İşte Kur'an'dan size bir ayet vereyim de herkes bilsin artık...FETİH SURESİ-23.Allah'ın, ötedenberi süregelen kanunu budur. Allah'ın kanununda asla birdeğişiklik bulamazsın.

    Burada ki ayette, Allah bir canlı mahluktan başka ve değişik bir canlı mahluk yaratmadığının işaretidir...Yani anlayacağınız; bir inekten tavuk, tavuktan koyun, koyundan eşşek, sinekten arı, elmadan erik, kargadan kartal, ayıdan aslan, kediden köpek, köpekten balık, balıktan kurt yaratılmaz.Diğer örnekleri saymakla bitmez.

    Bir de Allah'ın 99 ism-i şerfinden
    EL MUSAVVİRU" vardır.Bunun anlamı ise: YarattıklArını değiştirebilen, değiştirmeye gücü yeten, şekilden şekile sokan "demektir.


  8. 25.Mart.2012, 21:11
    4
    Devamlı Üye
    Evrim teorisi, aslında yaradılış gerçeklerini bilimsel yollarla çürütme safsatası ve uydurmasından başka bir şey değildir.Evrim teorisi hakkında size çok geniş bilgiler vermek icap ediyor.Kim evrime inanıyorsa o sapıklığa düşer, yaradılış gerçeklerini inkar etmiş olur..

    Evrimde hep tesadüflere yer vardır.Oysa tesadüf diye hiçbir şey yoktur.Evrimleşmek yoktur, evrelerden geçmek vardır.Yani her yaratılan canlı, aşama aşama, kademe kademe şekillenerek yaratılmaktadır.

    İşte Kur'an'dan size bir ayet vereyim de herkes bilsin artık...FETİH SURESİ-23.Allah'ın, ötedenberi süregelen kanunu budur. Allah'ın kanununda asla birdeğişiklik bulamazsın.

    Burada ki ayette, Allah bir canlı mahluktan başka ve değişik bir canlı mahluk yaratmadığının işaretidir...Yani anlayacağınız; bir inekten tavuk, tavuktan koyun, koyundan eşşek, sinekten arı, elmadan erik, kargadan kartal, ayıdan aslan, kediden köpek, köpekten balık, balıktan kurt yaratılmaz.Diğer örnekleri saymakla bitmez.

    Bir de Allah'ın 99 ism-i şerfinden
    EL MUSAVVİRU" vardır.Bunun anlamı ise: YarattıklArını değiştirebilen, değiştirmeye gücü yeten, şekilden şekile sokan "demektir.


  9. 01.Nisan.2012, 19:39
    5
    DuVeKo
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 01.Nisan.2012
    Üye No: 95381
    Mesaj Sayısı: 2
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 26

    evrim ve islam

    evrime inanmak, her şey Allah ın izni ile belirli şartların oluşması sonucu meydana gelir evren de Allah ın izni ve hükmüyle belirli kademeler sonucu oluşmuştur demenin dinen sakıncası varmıdır sizce.Çünkü evrende hiç bir şey Allah ın varlığını apaçık ortaya çıkartarak olmaz. Örneğin biz biliyoruz ki yağmur Allah ın izni ve hükmü ile yağar ve yine biz bugün yağmurun yağması için gereken şartları biliyoruz. Yani yağmur oluşması için nem bulut vs olması gerekir demek nasıl Allah ı inkar değilse aynı şekilde evrenin oluşması da yine Allah ın izni ile belli evrim süreçleri içerisinde olmuş olabilir diye düşünüyorum. Birde insanlar evrim konusunda bilim ve islam ın çatıştığını düşünür hep ama bugün bilimin geldiği son nokta bize diyor ki big bang bir anda öncesi hiçliken gerçekleşmiştir. Allah da bize ol dedim bir anda oldu. Yoktan var etmek. şeklinde buyurmaz mı evrenin oluşumunu.. sorumun arkasına açıkmala yapma gereği duydum düşüncelerimi daha net anlatabilmek için. Saygılar


  10. 01.Nisan.2012, 19:39
    5
    DuVeKo - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye
    evrime inanmak, her şey Allah ın izni ile belirli şartların oluşması sonucu meydana gelir evren de Allah ın izni ve hükmüyle belirli kademeler sonucu oluşmuştur demenin dinen sakıncası varmıdır sizce.Çünkü evrende hiç bir şey Allah ın varlığını apaçık ortaya çıkartarak olmaz. Örneğin biz biliyoruz ki yağmur Allah ın izni ve hükmü ile yağar ve yine biz bugün yağmurun yağması için gereken şartları biliyoruz. Yani yağmur oluşması için nem bulut vs olması gerekir demek nasıl Allah ı inkar değilse aynı şekilde evrenin oluşması da yine Allah ın izni ile belli evrim süreçleri içerisinde olmuş olabilir diye düşünüyorum. Birde insanlar evrim konusunda bilim ve islam ın çatıştığını düşünür hep ama bugün bilimin geldiği son nokta bize diyor ki big bang bir anda öncesi hiçliken gerçekleşmiştir. Allah da bize ol dedim bir anda oldu. Yoktan var etmek. şeklinde buyurmaz mı evrenin oluşumunu.. sorumun arkasına açıkmala yapma gereği duydum düşüncelerimi daha net anlatabilmek için. Saygılar


  11. 01.Nisan.2012, 19:51
    6
    morueqq
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 01.Nisan.2012
    Üye No: 95375
    Mesaj Sayısı: 159
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0
    Yaş: 52

    Cevap: evrim ve islam

    Alıntı
    evrime inanmak, her şey Allah ın izni ile belirli şartların oluşması sonucu meydana gelir evren de Allah ın izni ve hükmüyle belirli kademeler sonucu oluşmuştur demenin dinen sakıncası varmıdır sizce
    Hz. Adem'in ilk insan olmasını nereye koyacağız o zaman

    Yaratan Rabbinin adıyla oku! (96/1)

    O, insanı bir alekadan (embriyodan) yarattı.(96/2)

    RUM 27. Ayet
    Hem yaratmayı ilkin yapan O'dur. Sonra onu çevirip yeniden yapacak olan da O'dur ki, bu O'na çok kolaydır. Göklerde ve yerde en yüksek şan ve şeref O'nundur. O çok güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir.

    HİCR 26....42 . Ayet
    Andolsun ki biz insanı kuru bir çamurdan, şekillenmiş bir balçıktan yarattık.

    Cinleri de daha önce insan vücudunun gözeneklerinden geçebilen güçlü bir ateşten yarattık.

    Ey Peygamber! Rabbinin meleklere şöyle dediğini hatırla: "Ben, kuru balçıktan, şekil verilmiş kokuşmuş çamurdan bir insan yaratacağım."

    Ben, onun yaratılışını tamamladığım ve ona ruhumdan üflediğim zaman, siz hemen onun için secdeye kapanın."

    Bunun üzerine meleklerin hepsi toptan secde ettiler.

    Yalnız İblis hariç. O secde edenlerle beraber olmaktan çekinmişti.

    Allah buyurdu ki: "Ey İblis! Ne oluyor sana da, secde edenlerle beraber olmuyorsun?"

    İblis şöyle dedi: "Kuru bir çamurdan, şekillenmiş bir balçıktan yarattığın bir insana secde edemezdim."

    Allah şöyle buyurdu: "Öyle ise oradan çık! Sen, artık kovulmuş birisin."

    "Kıyamet gününe kadar lanet senin üzerindedir."

    İblis: "Rabbim! Öyle ise insanların kabirlerinden kaldırılacakları güne (kıyamete) kadar bana mühlet ver" dedi.

    Allah buyurdu ki: "Sen mühlet verilenlerdensin."

    "Allah katında bilinen vaktin gününe kadar..."

    İblis şöyle dedi: "Rabbim! Beni saptırdığın için, mutlaka ben de yeryüzünde onlara günahları süsleyeceğim ve onların hepsini mutlaka azdıracağım!"

    "Ancak içlerinden ihlaslı kulların müstesnâdır."

    Allah şöyle buyurdu: "İşte bana ulaşan dosdoğru yol budur."

    "Sana uyan azgınlardan başka, kullarımın üzerinde hiçbir nüfuzun yoktur."

    ARAF 11...27. Ayet
    Sizi yarattık, sonra size biçim verdik, sonra da meleklere: "Âdem'e secde edin" dedik; hepsi secde ettiler, yalnız İblis, secde edenlerden olmadı.

    (Allah) buyurdu: "Sana emrettiğim zaman, seni secde etmekten alıkoyan nedir?" (İblis): "Ben, dedi, ondan hayırlıyım; beni ateşten yarattın, onu çamurdan yarattın."

    (Allah) buyurdu: "Öyleyse oradan in, orada büyüklük taslamak senin haddin değildir. Çık, çünkü sen aşağılıklardansın."

    (İblis) dedi: (Bari) bana (insanların) tekrar diriltilecekleri güne kadar süre ver."

    (Allah) buyurdu: "Haydi sen süre verilmişlerdensin."

    "Öyleyse, dedi, beni azdırmana karşılık, and içerim ki, ben de onlar(ı saptırmak) için senin doğru yolunun üstüne oturacağım."

    "Sonra (onların) önlerinden arkalarından, sağlarından sollarından onlara sokulacağım ve sen, çoklarını şükredenlerden, bulmayacaksın."

    (Allah) buyurdu: "Haydi, sen, yerilmiş ve kovulmuş olarak oradan çık. And olsun ki,onlardan sana kim uyarsa, (bilin ki) sizin hepinizden (derleyip) cehennemi dolduracağım."

    (Sonra Allah, Âdem'e hitab etti): "Ey Âdem! Sen ve eşin cennette durun, dilediğiniz yerden yeyin; fakat şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz."

    Derken onların, kendilerinden gizli kalan çirkin yerlerini kendilerine göstermek için onlara fısıldadı: "Rabbiniz, başka bir sebepten dolayı değil, sırf ikiniz de birer melek ya da ebedî kalıcılardan olursunuz diye sizi şu ağaçtan men etti." dedi.

    Ve onlara: "Elbette ben size öğüt verenlerdenim." diye de yemin etti.

    Böylece onları aldatarak aşağı sarkıttı (önceki mevkilerinden indirdi). Ağacı(n meyvesini) tadınca, çirkin yerleri kendilerine göründü ve cennet yapraklarını üst üste yamayıp üzerlerini örtmeğe başladılar. Rableri onlara seslendi: "Ben sizi o ağaçtan men etmedim mi ve şeytan size apaçık düşmandır, demedim mi?"

    Dediler ki: "Ey Rabbimiz! Biz kendimize zulmettik, eğer bizi bağışlamaz ve bize rahmetinle muamele etmezsen muhakkak ziyana uğrayacaklardan oluruz!"

    (Allah) buyurdu: "Birbirinize düşman olarak inin, sizin yeryüzünde bir süreye kadar kalıp geçinmeniz gerekmektedir."

    "Orada yaşayacaksınız, orada öleceksiniz ve yine oradan (dirilip) çıkarılacaksınız!" dedi.

    Ey Âdemoğulları, size çirkin yerlerinizi örtecek giysi, süslenecek elbise indirdik. Hayırlı olan, takva elbisesidir. İşte bu(nlar), Allah'ın âyetlerindendir, belki düşünüp öğüt alırlar.

    Ey Âdemoğulları. Şeytan, ana babanızı, çirkin yerlerini onlara göstermek için elbiselerini soyarak cennetten çıkardığı gibi, sizi de (şaşırtıp) bir belaya düşürmesin! Çünkü o ve kabilesi, sizin onları göremeyeceğiniz yerden sizi görürler. Biz, şeytanları, inanmayanların dostu yaptık.

    ENAM 98. Ayet
    Sizi bir tek candan yaratan O'dur. Sonra sizin için bir karar yeri, bir de emanet yeri vardır. Biz âyetlerimizi, anlayan bir toplum için apaçık beyan ettik. (6/98)

    MÜMİNUN 12. Ayet
    And olsun biz insanı, çamurdan, bir sülâleden (süzülüp çıkarılmış çamurdan) yarattık. (23/12)

    MÜRSELAT 20,21,22,23 . Ayet
    Biz sizi âdi bir sudan yaratmadık mı?(77/20)

    Onu sağlam bir yerde oturttuk. (77/21)

    Belli bir süreye kadar. (77/22)

    Demek ki biçimlendirmişiz. Ne güzel biçimlendireniz biz.(77/23)

    ZÜMER 6. Ayet
    O, sizi bir nefisten yarattı. Hem sonra onun eşini de ondan var etti. Sizin için yumuşak başlı hayvanlardan sekiz çift indirdi. Sizi analarınızın karınlarında üç karanlık içinde yaratılıştan yaratılışa yaratıp duruyor. İşte Rabbiniz Allah O'dur. Mülk O'nundur, O'ndan başka tanrı yoktur. O halde nasıl haktan çevrilirsiniz? (39/6)

    İNSAN 2. Ayet
    Doğrusu biz insanı, imtihan etmek için karışık bir nutfeden (erkek ve kadın sularından) yarattık da onu işitici, görücü yaptık. (76/2)

    NUR 45. Ayet
    Allah, her hayvanı sudan yarattı. İşte bunlardan kimi karnı üstünde sürünür, kimi iki yağı üstünde yürür, kimi dört ayağı üstünde yürür... Allah dilediğini yapar; çünkü Allah her şeye kâdirdir.(24/45)

    FURKAN 54. Ayet
    O (hakir) sudan, bir insan yaratıp ona bir neseb bahşeden ve sıhriyet bağı ile akraba yapan O'dur. Rabbinin her şeye gücü yeter. (25/54)

    İSRA 49,50,51,52. Ayet
    Bir de onlar dediler ki: "Biz, bir kemik yığını olduğumuz ve ufalanıp toz olduğumuz vakit mi, gerçekten biz mi, yeni bir yaratılışla diriltileceğiz? (17/49)

    De ki: "İster taş olun, ister demir..."(17/50)

    "İsterse gönlünüzde büyüyen başka bir yaratık olun, (Muhakkak öldürülecek ve diriltileceksiniz.) "Onlar: "Bizi kim tekrar diriltecek?" diyecekler. De ki: "Sizi ilk defa yaratmış olan o kudret sahibi." Sana başlarını sallayarak: "Ne zamandır bu." diyecekler. De ki: "Yakın olması gerekir!". (17/51)

    (Allah) sizi çağıracağı gün, tam bir hürmetle onun emrine koşacaksınız ve zannedeceksiniz ki, kabirlerinizde pek az bir müddet kaldınız. (17/52)

    RAHMAN 14,15. Ayet
    Allah insanı, pişmiş bir çamura benzeyen bir balçıktan yarattı. (55/14)

    Cinleri de hâlis ateşten yarattı. (55/15)

    KAF 16,17. Ayet
    Andolsun insanı biz yarattık ve nefsinin kendisine fısıldadıklarını biliriz. Ve biz ona şah damarından daha yakınız. (50/16)

    Onun sağında ve solunda oturmuş iki melek zabıt tutarken, (50/17)

    SAFFAT 11. Ayet
    Şimdi onlara sor: "Yaradılışça kendileri mi daha çetin, yoksa bizim yarattıklarımız mı?" Gerçekten biz onları cıvık bir çamurdan yarattık. (37/11)


  12. 01.Nisan.2012, 19:51
    6
    morueqq - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    Alıntı
    evrime inanmak, her şey Allah ın izni ile belirli şartların oluşması sonucu meydana gelir evren de Allah ın izni ve hükmüyle belirli kademeler sonucu oluşmuştur demenin dinen sakıncası varmıdır sizce
    Hz. Adem'in ilk insan olmasını nereye koyacağız o zaman

    Yaratan Rabbinin adıyla oku! (96/1)

    O, insanı bir alekadan (embriyodan) yarattı.(96/2)

    RUM 27. Ayet
    Hem yaratmayı ilkin yapan O'dur. Sonra onu çevirip yeniden yapacak olan da O'dur ki, bu O'na çok kolaydır. Göklerde ve yerde en yüksek şan ve şeref O'nundur. O çok güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir.

    HİCR 26....42 . Ayet
    Andolsun ki biz insanı kuru bir çamurdan, şekillenmiş bir balçıktan yarattık.

    Cinleri de daha önce insan vücudunun gözeneklerinden geçebilen güçlü bir ateşten yarattık.

    Ey Peygamber! Rabbinin meleklere şöyle dediğini hatırla: "Ben, kuru balçıktan, şekil verilmiş kokuşmuş çamurdan bir insan yaratacağım."

    Ben, onun yaratılışını tamamladığım ve ona ruhumdan üflediğim zaman, siz hemen onun için secdeye kapanın."

    Bunun üzerine meleklerin hepsi toptan secde ettiler.

    Yalnız İblis hariç. O secde edenlerle beraber olmaktan çekinmişti.

    Allah buyurdu ki: "Ey İblis! Ne oluyor sana da, secde edenlerle beraber olmuyorsun?"

    İblis şöyle dedi: "Kuru bir çamurdan, şekillenmiş bir balçıktan yarattığın bir insana secde edemezdim."

    Allah şöyle buyurdu: "Öyle ise oradan çık! Sen, artık kovulmuş birisin."

    "Kıyamet gününe kadar lanet senin üzerindedir."

    İblis: "Rabbim! Öyle ise insanların kabirlerinden kaldırılacakları güne (kıyamete) kadar bana mühlet ver" dedi.

    Allah buyurdu ki: "Sen mühlet verilenlerdensin."

    "Allah katında bilinen vaktin gününe kadar..."

    İblis şöyle dedi: "Rabbim! Beni saptırdığın için, mutlaka ben de yeryüzünde onlara günahları süsleyeceğim ve onların hepsini mutlaka azdıracağım!"

    "Ancak içlerinden ihlaslı kulların müstesnâdır."

    Allah şöyle buyurdu: "İşte bana ulaşan dosdoğru yol budur."

    "Sana uyan azgınlardan başka, kullarımın üzerinde hiçbir nüfuzun yoktur."

    ARAF 11...27. Ayet
    Sizi yarattık, sonra size biçim verdik, sonra da meleklere: "Âdem'e secde edin" dedik; hepsi secde ettiler, yalnız İblis, secde edenlerden olmadı.

    (Allah) buyurdu: "Sana emrettiğim zaman, seni secde etmekten alıkoyan nedir?" (İblis): "Ben, dedi, ondan hayırlıyım; beni ateşten yarattın, onu çamurdan yarattın."

    (Allah) buyurdu: "Öyleyse oradan in, orada büyüklük taslamak senin haddin değildir. Çık, çünkü sen aşağılıklardansın."

    (İblis) dedi: (Bari) bana (insanların) tekrar diriltilecekleri güne kadar süre ver."

    (Allah) buyurdu: "Haydi sen süre verilmişlerdensin."

    "Öyleyse, dedi, beni azdırmana karşılık, and içerim ki, ben de onlar(ı saptırmak) için senin doğru yolunun üstüne oturacağım."

    "Sonra (onların) önlerinden arkalarından, sağlarından sollarından onlara sokulacağım ve sen, çoklarını şükredenlerden, bulmayacaksın."

    (Allah) buyurdu: "Haydi, sen, yerilmiş ve kovulmuş olarak oradan çık. And olsun ki,onlardan sana kim uyarsa, (bilin ki) sizin hepinizden (derleyip) cehennemi dolduracağım."

    (Sonra Allah, Âdem'e hitab etti): "Ey Âdem! Sen ve eşin cennette durun, dilediğiniz yerden yeyin; fakat şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz."

    Derken onların, kendilerinden gizli kalan çirkin yerlerini kendilerine göstermek için onlara fısıldadı: "Rabbiniz, başka bir sebepten dolayı değil, sırf ikiniz de birer melek ya da ebedî kalıcılardan olursunuz diye sizi şu ağaçtan men etti." dedi.

    Ve onlara: "Elbette ben size öğüt verenlerdenim." diye de yemin etti.

    Böylece onları aldatarak aşağı sarkıttı (önceki mevkilerinden indirdi). Ağacı(n meyvesini) tadınca, çirkin yerleri kendilerine göründü ve cennet yapraklarını üst üste yamayıp üzerlerini örtmeğe başladılar. Rableri onlara seslendi: "Ben sizi o ağaçtan men etmedim mi ve şeytan size apaçık düşmandır, demedim mi?"

    Dediler ki: "Ey Rabbimiz! Biz kendimize zulmettik, eğer bizi bağışlamaz ve bize rahmetinle muamele etmezsen muhakkak ziyana uğrayacaklardan oluruz!"

    (Allah) buyurdu: "Birbirinize düşman olarak inin, sizin yeryüzünde bir süreye kadar kalıp geçinmeniz gerekmektedir."

    "Orada yaşayacaksınız, orada öleceksiniz ve yine oradan (dirilip) çıkarılacaksınız!" dedi.

    Ey Âdemoğulları, size çirkin yerlerinizi örtecek giysi, süslenecek elbise indirdik. Hayırlı olan, takva elbisesidir. İşte bu(nlar), Allah'ın âyetlerindendir, belki düşünüp öğüt alırlar.

    Ey Âdemoğulları. Şeytan, ana babanızı, çirkin yerlerini onlara göstermek için elbiselerini soyarak cennetten çıkardığı gibi, sizi de (şaşırtıp) bir belaya düşürmesin! Çünkü o ve kabilesi, sizin onları göremeyeceğiniz yerden sizi görürler. Biz, şeytanları, inanmayanların dostu yaptık.

    ENAM 98. Ayet
    Sizi bir tek candan yaratan O'dur. Sonra sizin için bir karar yeri, bir de emanet yeri vardır. Biz âyetlerimizi, anlayan bir toplum için apaçık beyan ettik. (6/98)

    MÜMİNUN 12. Ayet
    And olsun biz insanı, çamurdan, bir sülâleden (süzülüp çıkarılmış çamurdan) yarattık. (23/12)

    MÜRSELAT 20,21,22,23 . Ayet
    Biz sizi âdi bir sudan yaratmadık mı?(77/20)

    Onu sağlam bir yerde oturttuk. (77/21)

    Belli bir süreye kadar. (77/22)

    Demek ki biçimlendirmişiz. Ne güzel biçimlendireniz biz.(77/23)

    ZÜMER 6. Ayet
    O, sizi bir nefisten yarattı. Hem sonra onun eşini de ondan var etti. Sizin için yumuşak başlı hayvanlardan sekiz çift indirdi. Sizi analarınızın karınlarında üç karanlık içinde yaratılıştan yaratılışa yaratıp duruyor. İşte Rabbiniz Allah O'dur. Mülk O'nundur, O'ndan başka tanrı yoktur. O halde nasıl haktan çevrilirsiniz? (39/6)

    İNSAN 2. Ayet
    Doğrusu biz insanı, imtihan etmek için karışık bir nutfeden (erkek ve kadın sularından) yarattık da onu işitici, görücü yaptık. (76/2)

    NUR 45. Ayet
    Allah, her hayvanı sudan yarattı. İşte bunlardan kimi karnı üstünde sürünür, kimi iki yağı üstünde yürür, kimi dört ayağı üstünde yürür... Allah dilediğini yapar; çünkü Allah her şeye kâdirdir.(24/45)

    FURKAN 54. Ayet
    O (hakir) sudan, bir insan yaratıp ona bir neseb bahşeden ve sıhriyet bağı ile akraba yapan O'dur. Rabbinin her şeye gücü yeter. (25/54)

    İSRA 49,50,51,52. Ayet
    Bir de onlar dediler ki: "Biz, bir kemik yığını olduğumuz ve ufalanıp toz olduğumuz vakit mi, gerçekten biz mi, yeni bir yaratılışla diriltileceğiz? (17/49)

    De ki: "İster taş olun, ister demir..."(17/50)

    "İsterse gönlünüzde büyüyen başka bir yaratık olun, (Muhakkak öldürülecek ve diriltileceksiniz.) "Onlar: "Bizi kim tekrar diriltecek?" diyecekler. De ki: "Sizi ilk defa yaratmış olan o kudret sahibi." Sana başlarını sallayarak: "Ne zamandır bu." diyecekler. De ki: "Yakın olması gerekir!". (17/51)

    (Allah) sizi çağıracağı gün, tam bir hürmetle onun emrine koşacaksınız ve zannedeceksiniz ki, kabirlerinizde pek az bir müddet kaldınız. (17/52)

    RAHMAN 14,15. Ayet
    Allah insanı, pişmiş bir çamura benzeyen bir balçıktan yarattı. (55/14)

    Cinleri de hâlis ateşten yarattı. (55/15)

    KAF 16,17. Ayet
    Andolsun insanı biz yarattık ve nefsinin kendisine fısıldadıklarını biliriz. Ve biz ona şah damarından daha yakınız. (50/16)

    Onun sağında ve solunda oturmuş iki melek zabıt tutarken, (50/17)

    SAFFAT 11. Ayet
    Şimdi onlara sor: "Yaradılışça kendileri mi daha çetin, yoksa bizim yarattıklarımız mı?" Gerçekten biz onları cıvık bir çamurdan yarattık. (37/11)


  13. 01.Nisan.2012, 19:53
    7
    morueqq
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 01.Nisan.2012
    Üye No: 95375
    Mesaj Sayısı: 159
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0
    Yaş: 52

    Cevap: evrim ve islam


    Evrim teorisinin iddialarını yerle bir eden belki de en büyük gerçek ise fosil kayıtlarıdır. Çünkü fosil kayıtları, dünya üzerindeki canlı türlerinin en küçük bir değişim dahi geçirmediklerini ve birbirlerine dönüşmediklerini bize gösteren somut kanıtlardır. Fosil kayıtlarına baktığımızda, canlıların bugün nasıllarsa yüz milyonlarca yıl önce de aynı olduklarını, yani hiçbir evrim geçirmediklerini görürüz. En eski çağlarda bile canlılar bugünkü benzerleriyle aynı mükemmel ve üstün özelliklere sahip olarak, kompleks yapılarıyla bir anda yeryüzünde belirmişlerdir.



  14. 01.Nisan.2012, 19:53
    7
    morueqq - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli

    Evrim teorisinin iddialarını yerle bir eden belki de en büyük gerçek ise fosil kayıtlarıdır. Çünkü fosil kayıtları, dünya üzerindeki canlı türlerinin en küçük bir değişim dahi geçirmediklerini ve birbirlerine dönüşmediklerini bize gösteren somut kanıtlardır. Fosil kayıtlarına baktığımızda, canlıların bugün nasıllarsa yüz milyonlarca yıl önce de aynı olduklarını, yani hiçbir evrim geçirmediklerini görürüz. En eski çağlarda bile canlılar bugünkü benzerleriyle aynı mükemmel ve üstün özelliklere sahip olarak, kompleks yapılarıyla bir anda yeryüzünde belirmişlerdir.



  15. 02.Nisan.2012, 23:02
    8
    DuVeKo
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 01.Nisan.2012
    Üye No: 95381
    Mesaj Sayısı: 2
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 26

    Cevap: evrim ve islam

    bu fosiller sanırım Harun YAHYA nın çalışmaları. Ancak bilim büyük oranda bunun zıttını söylüyor. Yani evrenin bir big bang le oluştuğu en azından evreni geçtim dünyanın ilk var olduğu zamanlarda geçirdiği kademeler bilimsel araştırmalarla bulunabiliyor. Şöyle bir konuşma dinlemiştim.Ensets ilişki her dönemde yasak ise insanlar nasıl tek bir çiftden meydana gelmiş olabilir diye. bunun üzerine konuşmacılar ikiye bölünmüş bir grup bunun bir kereye mahsus olmak üzere serbest bırakıldığını, diğer grup da ensest ilişkinin ademden beri yasak olduğunu ve Adem ve Havva nın erkek ve kadın insan ırkını temsil ettiği, ruhlarının Allah tarafından yaratıldığını ancak sayılarının bir olmayabileceği söylenmişti. Ayrıca Allah ın her şeyi bir anda sebepsizce yaratmaya muhakkak ki gücü ve kudreti yetecektir ancak bu durum imtihanın doğasına aykırı gelmez mi? yukarıda verdiğim örnek gibi; muhakkak ki yağmur yada deprem de Allah ın izni ve kudretiyle olur ancak bunların sebepsiz ve açıklaması olmadan olması dünyanın imtihan olma özelliğini kaybettirmezmiydi. nasıl ki yağmur hikmeti belirli bilimsel dayanaklarla açıklanabiliyorsa Allah bu durumunda bilimsel dayanaklarla açıklanmasına imkan tanımış olamaz mı? saygılar


  16. 02.Nisan.2012, 23:02
    8
    DuVeKo - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye
    bu fosiller sanırım Harun YAHYA nın çalışmaları. Ancak bilim büyük oranda bunun zıttını söylüyor. Yani evrenin bir big bang le oluştuğu en azından evreni geçtim dünyanın ilk var olduğu zamanlarda geçirdiği kademeler bilimsel araştırmalarla bulunabiliyor. Şöyle bir konuşma dinlemiştim.Ensets ilişki her dönemde yasak ise insanlar nasıl tek bir çiftden meydana gelmiş olabilir diye. bunun üzerine konuşmacılar ikiye bölünmüş bir grup bunun bir kereye mahsus olmak üzere serbest bırakıldığını, diğer grup da ensest ilişkinin ademden beri yasak olduğunu ve Adem ve Havva nın erkek ve kadın insan ırkını temsil ettiği, ruhlarının Allah tarafından yaratıldığını ancak sayılarının bir olmayabileceği söylenmişti. Ayrıca Allah ın her şeyi bir anda sebepsizce yaratmaya muhakkak ki gücü ve kudreti yetecektir ancak bu durum imtihanın doğasına aykırı gelmez mi? yukarıda verdiğim örnek gibi; muhakkak ki yağmur yada deprem de Allah ın izni ve kudretiyle olur ancak bunların sebepsiz ve açıklaması olmadan olması dünyanın imtihan olma özelliğini kaybettirmezmiydi. nasıl ki yağmur hikmeti belirli bilimsel dayanaklarla açıklanabiliyorsa Allah bu durumunda bilimsel dayanaklarla açıklanmasına imkan tanımış olamaz mı? saygılar


  17. 03.Nisan.2012, 03:21
    9
    berkehan
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 03.Ekim.2010
    Üye No: 79359
    Mesaj Sayısı: 265
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0
    Yaş: 47

    Cevap: evrim ve islam

    Evrimciler de yaratılış inancında olanlar da sanırım bu tartışmaların bitmesini istemiyorlar.İlgi çeken her konu gibi bu mevzuda paraya dönüştürülüyor.

    İki tarafta ispatlanmamış iddiaları üzerinden insanları oyalıyorlar.Bitmeyecek tartışmaların içinde kalan insanlarda iki tarafada para kazandırmaya devam ediyor.

    Mu minun Suresine baktığımızda Rabbimiz insanın yaratılışını şöyle anlatmaktadır.

    12. Andolsun, biz insanı, çamurdan (süzülmüş) bir özden yarattık.13. Sonra onu az bir su (meni) hâlinde sağlam bir karargâha (ana rahmine) yerleştirdik.14. Sonra bu az suyu "alaka"(1) hâline getirdik. Alakayı da "mudga"(2) yaptık. Bu "mudga"yı da kemiklere dönüştürdük ve bu kemiklere de et giydirdik. Nihayet onu bambaşka bir yaratık olarak ortaya çıkardık. Yaratanların en güzeli olan Allah'ın şânı ne yücedir!
    (1) "Alaka"; erkeğin spermiyle döllenmiş yumurtadan bir hafta zarfında oluşan hücre topluluğunun rahim cidarına asılıp gömülmüş şekli demektir.
    (2) "Mudga"; ceninin, üzerinde diş izlerini andıran şekiller taşıyan henüz uzuvları oluşmamış şekli demektir. Ceninin ana rahminde geçirdiği evreler için ayrıca bakınız: Hac sûresi, âyet, 5.

    14.Ayete baktığımızda,insan embriyo halinden sonra kemiklerine et giydirilerek organlarıda oluşmaya başlayınca cenin haline gelerek insan formunu alıyor.(Bundan öncesinde insan embriyosuna baktığımızda hayvan embriyosundan farklı olmadığını görüyoruz.)Ayetin devamında Rabbimiz "nihayet onu bambaşka bir yaratık olarak ortaya çıkardık" buyurmaktadır.Yani diğer canlıların embriyosundan farklı bir görüntüye büründü.Görünüm olarak insana benzedi.
    Bu safhaya kadar olan zaman içinde embriyo,cenin haline geldi ve sadece görüntü olarak insana benzedi.Bu benzeme insan vasfını kazanmaya yeterlimidir?Hayır.Bunuda Secde Suresinde şöyle anlıyoruz.

    7. O ki, yarattığı her şeyi güzel yaptı. İnsanı yaratmaya da çamurdan başladı.8. Sonra onun neslini bir öz sudan, değersiz bir sudan yarattı.9. Sonra onu şekillendirip ona ruhundan üfledi. Sizin için işitme, görme ve idrak duygularını yarattı. Ne kadar az şükrediyorsunuz!


    Burada da 9. ayete baktığımızda insan görüntüsünü alan cenini Rabbimiz onu şekillendirdikten sonra ona ruhundan üflediğini buyurmaktadır.İşte cenin kendisine ruh üflendikten sonra insanlık vasfını kazanıyor.Çünkü ayetin devamından anladığımız işitme,görme ve idrak gibi insana has olan vasıflara da insana ruh ile verilmektedir.
    İşitme ve görme hayvanlarda da olan bir özelliktir diye düşünsekte burada bahsedilen işitme ve görme den sonra idrak geldiği için insana verilen bu özelliklerin hayvanlarda olanlar gibi olmadığını anlıyoruz.Hayvanlarda görürler ancak onlarınki sadece baktığını görmektir.İnsan baktığından sonuç çıkardığı için sadece bakmış olmakla kalmaz,görmüş olur.Mesela Kurban Bayramlarında pekçok sayıda koyun birlikte kesilirken yanında kesilen koyunu gören diğer bir koyun buna bir tepki vermez.Çünkü baktığı halde sıranın kendine geleceğini idrak etmez.Oysaki insan böyle bir tehlikeli durumu gördüğünde tedirgin olur ve önlem alır,karşı koyar.Duyma ve işitmede bunun gibidir.Hayvanlarda duyarlar ancak insanlar gibi duyduklarını idrak edemedikleri için insan gibi işitmezler.
    İşte yukarıdaki ayetlerden anlıyoruz ki cenine ruh ile birlikte insanlık vasıfları da yüklenmektedir.Böylece insan hayvanlardan daha doğmadan zaten ayrılmış oluyor.
    Bu ayet ve açıklamalardan anladıklarımızla tekrar evrime bakacak olursak.İnsanın maymuna benzemesi onunla tıpatıp aynı dahi olsa,insanın maymundan gelmiş olduğunu göstermez.Bu ayetlerin ışığında evrime baktığımızda "insan kesinlikle maymundan gelmemiştir"diyebilirmiyiz.Evet diyebiliriz.İnsan kesinlikle maymundan gelmemiştir.

    Harun Yahya nın yapmış olduğu çalışmalarla alakalı olan görüşünüze de katılıyorum.Şöyle ki daha öncelerde görüştüğüm bir dindar biyolog arkadaşımın görüşü de aynı bu yönde,yaratılış felsefesini desteklemek için çokta bilimsel olmayan bir şekilde bir takım fosilleri insanlara sunarak hiçbir şekilde evrimin olmadığını ispatlamaya çalışıyorlar.Ancak evrimin,türden türe geçişte olmasa da(maymundan insana gibi) aynı tür arasında var olduğunu yapılan araştırmaların ortaya koyduğunu bu biyolog arkadaşım gibi bilim adamlarıda kabul etmekteler.

    Diğer sorduğunuz soru içinde Adem ile Havva nın yaratılışını anlatan tüm ayetleri yeniden okumanızı tavsiye ederim.O ayetlerde de insanın dünyadaki ilk durumunu anlatan çok çarpıcı ayetler var.



  18. 03.Nisan.2012, 03:21
    9
    berkehan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    Evrimciler de yaratılış inancında olanlar da sanırım bu tartışmaların bitmesini istemiyorlar.İlgi çeken her konu gibi bu mevzuda paraya dönüştürülüyor.

    İki tarafta ispatlanmamış iddiaları üzerinden insanları oyalıyorlar.Bitmeyecek tartışmaların içinde kalan insanlarda iki tarafada para kazandırmaya devam ediyor.

    Mu minun Suresine baktığımızda Rabbimiz insanın yaratılışını şöyle anlatmaktadır.

    12. Andolsun, biz insanı, çamurdan (süzülmüş) bir özden yarattık.13. Sonra onu az bir su (meni) hâlinde sağlam bir karargâha (ana rahmine) yerleştirdik.14. Sonra bu az suyu "alaka"(1) hâline getirdik. Alakayı da "mudga"(2) yaptık. Bu "mudga"yı da kemiklere dönüştürdük ve bu kemiklere de et giydirdik. Nihayet onu bambaşka bir yaratık olarak ortaya çıkardık. Yaratanların en güzeli olan Allah'ın şânı ne yücedir!
    (1) "Alaka"; erkeğin spermiyle döllenmiş yumurtadan bir hafta zarfında oluşan hücre topluluğunun rahim cidarına asılıp gömülmüş şekli demektir.
    (2) "Mudga"; ceninin, üzerinde diş izlerini andıran şekiller taşıyan henüz uzuvları oluşmamış şekli demektir. Ceninin ana rahminde geçirdiği evreler için ayrıca bakınız: Hac sûresi, âyet, 5.

    14.Ayete baktığımızda,insan embriyo halinden sonra kemiklerine et giydirilerek organlarıda oluşmaya başlayınca cenin haline gelerek insan formunu alıyor.(Bundan öncesinde insan embriyosuna baktığımızda hayvan embriyosundan farklı olmadığını görüyoruz.)Ayetin devamında Rabbimiz "nihayet onu bambaşka bir yaratık olarak ortaya çıkardık" buyurmaktadır.Yani diğer canlıların embriyosundan farklı bir görüntüye büründü.Görünüm olarak insana benzedi.
    Bu safhaya kadar olan zaman içinde embriyo,cenin haline geldi ve sadece görüntü olarak insana benzedi.Bu benzeme insan vasfını kazanmaya yeterlimidir?Hayır.Bunuda Secde Suresinde şöyle anlıyoruz.

    7. O ki, yarattığı her şeyi güzel yaptı. İnsanı yaratmaya da çamurdan başladı.8. Sonra onun neslini bir öz sudan, değersiz bir sudan yarattı.9. Sonra onu şekillendirip ona ruhundan üfledi. Sizin için işitme, görme ve idrak duygularını yarattı. Ne kadar az şükrediyorsunuz!


    Burada da 9. ayete baktığımızda insan görüntüsünü alan cenini Rabbimiz onu şekillendirdikten sonra ona ruhundan üflediğini buyurmaktadır.İşte cenin kendisine ruh üflendikten sonra insanlık vasfını kazanıyor.Çünkü ayetin devamından anladığımız işitme,görme ve idrak gibi insana has olan vasıflara da insana ruh ile verilmektedir.
    İşitme ve görme hayvanlarda da olan bir özelliktir diye düşünsekte burada bahsedilen işitme ve görme den sonra idrak geldiği için insana verilen bu özelliklerin hayvanlarda olanlar gibi olmadığını anlıyoruz.Hayvanlarda görürler ancak onlarınki sadece baktığını görmektir.İnsan baktığından sonuç çıkardığı için sadece bakmış olmakla kalmaz,görmüş olur.Mesela Kurban Bayramlarında pekçok sayıda koyun birlikte kesilirken yanında kesilen koyunu gören diğer bir koyun buna bir tepki vermez.Çünkü baktığı halde sıranın kendine geleceğini idrak etmez.Oysaki insan böyle bir tehlikeli durumu gördüğünde tedirgin olur ve önlem alır,karşı koyar.Duyma ve işitmede bunun gibidir.Hayvanlarda duyarlar ancak insanlar gibi duyduklarını idrak edemedikleri için insan gibi işitmezler.
    İşte yukarıdaki ayetlerden anlıyoruz ki cenine ruh ile birlikte insanlık vasıfları da yüklenmektedir.Böylece insan hayvanlardan daha doğmadan zaten ayrılmış oluyor.
    Bu ayet ve açıklamalardan anladıklarımızla tekrar evrime bakacak olursak.İnsanın maymuna benzemesi onunla tıpatıp aynı dahi olsa,insanın maymundan gelmiş olduğunu göstermez.Bu ayetlerin ışığında evrime baktığımızda "insan kesinlikle maymundan gelmemiştir"diyebilirmiyiz.Evet diyebiliriz.İnsan kesinlikle maymundan gelmemiştir.

    Harun Yahya nın yapmış olduğu çalışmalarla alakalı olan görüşünüze de katılıyorum.Şöyle ki daha öncelerde görüştüğüm bir dindar biyolog arkadaşımın görüşü de aynı bu yönde,yaratılış felsefesini desteklemek için çokta bilimsel olmayan bir şekilde bir takım fosilleri insanlara sunarak hiçbir şekilde evrimin olmadığını ispatlamaya çalışıyorlar.Ancak evrimin,türden türe geçişte olmasa da(maymundan insana gibi) aynı tür arasında var olduğunu yapılan araştırmaların ortaya koyduğunu bu biyolog arkadaşım gibi bilim adamlarıda kabul etmekteler.

    Diğer sorduğunuz soru içinde Adem ile Havva nın yaratılışını anlatan tüm ayetleri yeniden okumanızı tavsiye ederim.O ayetlerde de insanın dünyadaki ilk durumunu anlatan çok çarpıcı ayetler var.






+ Yorum Gönder