Konusunu Oylayın.: Zina hakkında verilen hüküm tevbe edince kalkarmı ?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Zina hakkında verilen hüküm tevbe edince kalkarmı ?
  1. 19.Mart.2012, 22:30
    1
    Cem8
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 13.Ekim.2009
    Üye No: 59939
    Mesaj Sayısı: 118
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2
    Yaş: 37

    Zina hakkında verilen hüküm tevbe edince kalkarmı ?






    Zina hakkında verilen hüküm tevbe edince kalkarmı ? Mumsema Selamün Aleyküm ;

    Arkadaşlar bu konu forumda defalarca açılmış ama tevbesi hakkında birşey yazılmamış gördüğüm kadarı ile.

    Bildiğiniz üzere Nur suresi 3. ayette "zina yapan kişi ancak zina yapan biri ile evlenebilir , zina yapmayan biri ile evlenmesi haram kılınmıştır" deniyor.

    Peki kişi günahından dolayı rahatsızlık duyup , ciddi bir pişmanlık hissetse ve tüm kalbi ile Allah'a tevbe etse bu hüküm kalkarmı yoksa sürermi ?


  2. 19.Mart.2012, 22:30
    1
    Cem8 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Devamlı Üye



    Selamün Aleyküm ;

    Arkadaşlar bu konu forumda defalarca açılmış ama tevbesi hakkında birşey yazılmamış gördüğüm kadarı ile.

    Bildiğiniz üzere Nur suresi 3. ayette "zina yapan kişi ancak zina yapan biri ile evlenebilir , zina yapmayan biri ile evlenmesi haram kılınmıştır" deniyor.

    Peki kişi günahından dolayı rahatsızlık duyup , ciddi bir pişmanlık hissetse ve tüm kalbi ile Allah'a tevbe etse bu hüküm kalkarmı yoksa sürermi ?


    Benzer Konular

    - Zina etmiş bir Müslüman zina etmemiş bir Müslümanla kesinkes evlenemez mi? Tevbe etmiş olsa bile mi?

    - Zina yapan tevbe etse affolur mu ?

    - Allah bir şeye tevbe edince onunla ilgili günahları siler mi

    - Zina yaptım tevbe ettim ancak tevbemi bozdum. Bir daha tevbe etmeli miyim ?

    - Tevbe Nedir? Tevbe'nin Mahiyeti ve tevbe hakkında herşey

  3. 19.Mart.2012, 23:02
    2
    @mir
    âb ü kil

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 12.Ağustos.2009
    Üye No: 49589
    Mesaj Sayısı: 3,358
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 36
    Yaş: 43
    Bulunduğu yer: Dârü'l-İmtihân

    Cevap: Zina hakkında verilen hüküm tevbe edince kalkarmı ?




    verdiğiniz ayetin Ahkam Tefsirindeki açıklaması şöyledir:

    Onüçüncü hüküm: Zina eden bir kadınla evlenmek sahih midir?

    Selef alimleri bu meselede ihtilaf ederek iki görüşe ayrılmışlardır:
    1. Görüş: Zina eden bir kadınla evlenmek haramdır. Bu görüş H. Ali -;,. Bera bin Azib (ra), Hz. Ayşe ve İbni Mes'ud (ra)'dan naklolunmuştur.
    2. Görüş: Zina eden bir kadınla evlenmek caizdir. Bu görüş de Hz. Ebubekir, Hz. Ömer ve ibni Abbas (ra)'tan nakledilmiştir. Cumhurun gö-rüşü de budur. Dört mezhebin faklhleri de bu görüşle hükmetmişlerdir.
    1. Görüşün delilleri:
    Zina eden bir kadınla evlenmenin haram olduğuna hükmedenler. «Zi-na eden erkek, zina eden veya müşrik olan bir kadından başkasını nikah-lamaz. Zina edan kadını da zina eden veya müşrik olan bir erkekten baş-kası nikahlamaz.» (Nur: 3) âyetinin zahirini delil almışlardır. Bu görüş-teki alimlere göre âyetin zahiri herne kadar hüküm değil, haber manası taşıyorsa da âyetin sonundaki. «Bu (surette evlenmek) müminler üzerine haram kılınmıştır.» ifadesi kesin hüküm ifade ettiğinden baş taraftaki ha-ber anlamı taşıyan cümle de kesin bir hüküm ifade etmektedir.
    Bu görüşün bir başka delili de Hz. Ali'den rivayet edilen şu sözdür: «Bir erkek zina ettiği zaman onunla karısının ayrılması gerekir. Bir kadın zina ederse yine onunla kocasını ayırmak gerekir.»
    Bu görüşün delillerinden biri de, Mersed bin Ebi Mersed'in cohiliye döneminde dostu olan fahişe bir kadınla evlenmek için izin istemesi üzerine Resulullah (sav)'in bu âyet nazil olana kadar cevap vermemesi, âyetin nü-zulünden sonra ise, «Anakla evlenme.» buyurmasıdır.
    2. Görüşün delilleri:
    Zina eden bir kadınla evlenmenin caiz olduğuna hükmedenler aşağı-daki delillere istinad etmektedirler:
    1- Hz. Ayşe'den rivayet edilen. «Bir erkeğin zina ettiği kadınla ev-lenip evlenemeyeceği soruldu. Resulullah (sav), «Evet, başlangıcı zina idi ama sonu nikahtır. Haram helali haram kılmaz.» buyurdu.» [32] hadisi.
    2- İbni Ömer (ra)'den rivayet edilir: «Hz. Ebubekir mescidde otu-rurken yanına bitkinlik ve heyecandan ne konuştuğu anlaşılmayan bir çı-dam geldi. Hz. Ebubekir Hz. Ömer'e. «Bu adamla ilgilen. Birşey için gel-miş fakat ben ne konuştuğunu anlamıyorum.» dedi. Hz. Ömer adama sordu. Adam, «Bana bir misafir gelmişti, katınla zina etti.» dedi. Hz. Ebu-bekir onları, zina haddi uyguladıktan sonra evlendirmiş ve bir sene sür-güne göndermiştir.» [33]
    3- İbni Abbas (ra)'tan şöyle rivayet edilir: İbni Abbas (ra)'a, «Zina eden bir erkekle kadın evlenebilirler mi?» diye soruldu. «Bazlangıcı zina ise sonu nikahtır. Bunun örneği şudur: Adamın biri bir bahçeden meyve çalar. Sonra bahçe sahibine giderek aynı meyveden parası ile satın alır. Çalarak yediği haram, satın aldığı helaldir.» cevabını verdi.
    Bu görüş sahiplerine göre. «Zina eden erkek, zina eden wya müşrik olan bir kadından başkasını nikahlamaz...» âyeti umumi bir vakıayı ifade eder. Yani fısk ve zinayı adet edinmiş bir kimse hiçbir zaman mümin ve saliha bir kadınla evlenmek istemez. Ancak kendi meşrep ve ahlakında olan veya müşrik bir kadınla evlenmek ister. Zina eden bir kadınla da mümin ve salih bir erkek değil, ancak onun gibi zina eden bir erkek ev-lenmek ister.
    Bazı alimlere göre bu âyetin hükmü, «içinizden bekarları ve köleleri-nizden, cariyelerinizden salih olanları evlendirin. Eğer fakir iseler Allah onları (evlenmeleri sayesinde) fazl(ı keremjiyle zengin yapar.» (Nur: 32) âyetiyle nesheditmiştir.
    Bu mesele ile ilgili tafsilat 47. Derste verilecektir.

    Ayetlerden Alınacak Dersler

    1- Kur'an müslümanların anaya6asıdır. Her müslüman onun emir-terine sımsıkı sarılmaldır.
    2- Kanun yapma Allah (cc)'a mahsustur. O. kanunlarını kullarının maslahatına göre vazetmiştir.
    3- Şer'î hükümlerin dikkatle uygulanması farzdır.
    4- Şer'İ cezalar namusun ve soyun korunmasını hedef alır.
    5- Şer'i cezalar, ibret alınması için mutlaka bir topluluk önünde tatbik edilmelidir.
    6- Müslümanların emirinin en önemli vazifesi şer'i hükümleri tatbik etmektir.
    7- Zina fiilin! kadınla erkek beraberce işledikleri için cezaları da eşittir.
    8- Zina hem dinî ve ahlakî, hem de içtimai bokımdan çirkin ve za-rarlı bir fiil olduğundan Allahu taala tarafından kesinlikle haram edilmiştir.
    9- Şer'i cezaları uygulamamak ve bu yolda şefaatçi olmak caiz de-ğildir. Zira cezaların uygulanmaması suçların yaygınlık kazanmasına vesi-le olur.
    10- İffetli bir mümin için zina eden bir kadınla evlenmek nasıl uy-gun değilse, iffetli bir kadının da zani ve fasık bir erkekle evlenmesi öyle uygun değildir.

    Âyetlerdeki Teşriî Hikmetler

    İslâm nazarında zina en kötü ve çirkin bir günah olduğu için cezası çok şiddetlidir. Zira zina insan haysiyetini yıkmakla kalmaz cemiyet niza-mını da bozar. Neslin bozulmasının sebebi de zinadır. Zinanın çok olduğu ülkeler, sokaklara atılmış, yuvalara terkedilmiş çocuklarla doludur. Bun-lar anne-baba sevgisinden mahrum yetiştiği için cemiyet için birer şaki haline gelmektedirler.
    islâmın başlıca hedeflerinden biri de bütün semavi dinlerin, hatta medeni kanunların korunmayı gaye edindiği aklı, nesli, insan varlığını, din ve namusu korumaktır. Çünkü bunların korunması İnsan hayatının devamı İçin bir zarurettir. Bu bakımdan nesli korumak büyük ehemmiyet taşıdığın-dan İslâm onun korunması için, nesli bozacak zina gibi suçları önlemek ve hatta tamamiyle ortadan kaldırmak gayesiyle şiddetli cezalar vazet-miştir. Bu cezaların bir başka hedefi de cemiyet içinde istikrar ve emni-yeti tahakkuk ettirmektir.
    Batı kültürü ile yetişen bazı insanlar, İslâmî cezaların çağımızla bağ-daşmayan şiddetli ve kaba cezalar olduğunu, kadın hürriyetini kısıtladığını ve kadınlara yaratılıştan verilen erkeklerle eşitlik hakkına tecavüz edildi-ğini iddia etmektedirler. Vakıa islâm kanunları ilk bakışta şiddetli ve ka-ba görünür. Fakat derinliğine düşünülürse tam bir adalet olduğunu kabul etmeyen tek bir aklı selim sahibi kalmaz. Bu cezalarla kimlerin cezalandı-ğı, neden cezalandığı düşünülürse adil olduklarının meydana çıkmaması mümkün değildir. Çünkü bu cezalar, bir hayvan misali, hangi yolla olursa olsun ve nasıl kötü sonuçlar doğurursa doğursun beşeri arzularını tatmin için suç İşleyen insanlara uygulanmaktadır. Yalnız beşeri arzularını tatmin için zina işleyenler insan değil belki hayvandır. Zira hayvan gibi kendi şehvani arzularının peşine giderek başka hiçbir şeyi hesaba katmamakta-dır, insanlar ise ne yaparlarsa yapsınlar ancak akil muhakemeleri netice-sinde yaparlar.
    Allahu taala cinsel istek ve arzuyu insanlara yalnız ondan zevk alma-sı için değil, insan neslinin devamı için vermiştir. Allahu taala kadınla er-fcek arasındaki bu münasebetin hayvanlar gibi yapılmasına değil, temiz ve meşru biçimde yapılmasına müsade etmiştir. Çünkü insan neslinin de-vamı ancak sağlam bir evlilik neticesinde doğacak aile çocuklarıyla müm-kündür. Nitekim Allahu taala bu hususta. «Allah sizin İçin kendilerinizden çiftler yaptı. Size çiftlerinizden oğullar ve torunlar verdi ve sizi güzel güzel (nimetler)den rızıklandırdı. Şimdi batıla İnanıyorlar da onlar Allanın ni-metlerine nankörlük mü ediyorlar?» (Nahl: 72) buyurmuştur.
    Zina, İslâm nazarında ahlaksızlığın en aşağı derecesi olduğu gibi içti-mai acıdan da en zararlı günahtır. Dolayısıyla bu sucun önüne geçilmesi »cin yumuşak değil sert tedbirler alınmalıdır. Ne varki bu cezalar zan üzere uygulanmaz, suçun isbatı içinde ağır şartlar getirilmiştir. Zira sucuna şe-foodet edenlerin mümin ve adil olmak üzere enaz dört kişi olması gerekir. Bu husustaki şehadeti de en sarih bir ifade ile yapmaları gerekmektedir.
    Batılılar ise zinanın yalnızca tecavüz şeklinde yapılanını suç kabul e-derler. Zina kadının rızası ile olursa suç saymayarak cezalandırma yolu-nun gitmezler. Onlara göre zina, herne kadar ayıpsa da her halükarda suç değildir. Mesela, bekar bir erkek, bekar bir kadınla zina ettiği takdirde bu. cezayı gerektirecek bir suç kabul edilmez. Ancak erkek bunu zorla yap-mışsa o zaman hafif bir cezaya çarptırılır. Bir erkek evli bir kadınla zina etmişse kadının kocası zina eden erkekten ancak bir tazminat alabilir. Çünkü kadın fiili kendi arzusu ile işlediğinden onların kanunlarına göre nerhangi bir cezası yoktur.
    Görüldüğü-gibi batılıların zinaya son derece maddi bir bakışları vor-dv. Bu yüzden de birçok aile yıkılmakta, cemiyet git gide bozulmaktadır. Çünkü fuhuş yaygın bir hal almış bulunmaktadır, islâm hukuku ile Batı tıukuku tarafsız bir bakışla mukaye edildiğinde birinin insan nesline önem «ererek mesut bir aile hayatı tesis etmeyi hedef aldığı, diğerinin ise cemi-rotin ve neslin korunmasına hiç ehemmiyet vermediği görülür.


  4. 19.Mart.2012, 23:02
    2
    âb ü kil



    verdiğiniz ayetin Ahkam Tefsirindeki açıklaması şöyledir:

    Onüçüncü hüküm: Zina eden bir kadınla evlenmek sahih midir?

    Selef alimleri bu meselede ihtilaf ederek iki görüşe ayrılmışlardır:
    1. Görüş: Zina eden bir kadınla evlenmek haramdır. Bu görüş H. Ali -;,. Bera bin Azib (ra), Hz. Ayşe ve İbni Mes'ud (ra)'dan naklolunmuştur.
    2. Görüş: Zina eden bir kadınla evlenmek caizdir. Bu görüş de Hz. Ebubekir, Hz. Ömer ve ibni Abbas (ra)'tan nakledilmiştir. Cumhurun gö-rüşü de budur. Dört mezhebin faklhleri de bu görüşle hükmetmişlerdir.
    1. Görüşün delilleri:
    Zina eden bir kadınla evlenmenin haram olduğuna hükmedenler. «Zi-na eden erkek, zina eden veya müşrik olan bir kadından başkasını nikah-lamaz. Zina edan kadını da zina eden veya müşrik olan bir erkekten baş-kası nikahlamaz.» (Nur: 3) âyetinin zahirini delil almışlardır. Bu görüş-teki alimlere göre âyetin zahiri herne kadar hüküm değil, haber manası taşıyorsa da âyetin sonundaki. «Bu (surette evlenmek) müminler üzerine haram kılınmıştır.» ifadesi kesin hüküm ifade ettiğinden baş taraftaki ha-ber anlamı taşıyan cümle de kesin bir hüküm ifade etmektedir.
    Bu görüşün bir başka delili de Hz. Ali'den rivayet edilen şu sözdür: «Bir erkek zina ettiği zaman onunla karısının ayrılması gerekir. Bir kadın zina ederse yine onunla kocasını ayırmak gerekir.»
    Bu görüşün delillerinden biri de, Mersed bin Ebi Mersed'in cohiliye döneminde dostu olan fahişe bir kadınla evlenmek için izin istemesi üzerine Resulullah (sav)'in bu âyet nazil olana kadar cevap vermemesi, âyetin nü-zulünden sonra ise, «Anakla evlenme.» buyurmasıdır.
    2. Görüşün delilleri:
    Zina eden bir kadınla evlenmenin caiz olduğuna hükmedenler aşağı-daki delillere istinad etmektedirler:
    1- Hz. Ayşe'den rivayet edilen. «Bir erkeğin zina ettiği kadınla ev-lenip evlenemeyeceği soruldu. Resulullah (sav), «Evet, başlangıcı zina idi ama sonu nikahtır. Haram helali haram kılmaz.» buyurdu.» [32] hadisi.
    2- İbni Ömer (ra)'den rivayet edilir: «Hz. Ebubekir mescidde otu-rurken yanına bitkinlik ve heyecandan ne konuştuğu anlaşılmayan bir çı-dam geldi. Hz. Ebubekir Hz. Ömer'e. «Bu adamla ilgilen. Birşey için gel-miş fakat ben ne konuştuğunu anlamıyorum.» dedi. Hz. Ömer adama sordu. Adam, «Bana bir misafir gelmişti, katınla zina etti.» dedi. Hz. Ebu-bekir onları, zina haddi uyguladıktan sonra evlendirmiş ve bir sene sür-güne göndermiştir.» [33]
    3- İbni Abbas (ra)'tan şöyle rivayet edilir: İbni Abbas (ra)'a, «Zina eden bir erkekle kadın evlenebilirler mi?» diye soruldu. «Bazlangıcı zina ise sonu nikahtır. Bunun örneği şudur: Adamın biri bir bahçeden meyve çalar. Sonra bahçe sahibine giderek aynı meyveden parası ile satın alır. Çalarak yediği haram, satın aldığı helaldir.» cevabını verdi.
    Bu görüş sahiplerine göre. «Zina eden erkek, zina eden wya müşrik olan bir kadından başkasını nikahlamaz...» âyeti umumi bir vakıayı ifade eder. Yani fısk ve zinayı adet edinmiş bir kimse hiçbir zaman mümin ve saliha bir kadınla evlenmek istemez. Ancak kendi meşrep ve ahlakında olan veya müşrik bir kadınla evlenmek ister. Zina eden bir kadınla da mümin ve salih bir erkek değil, ancak onun gibi zina eden bir erkek ev-lenmek ister.
    Bazı alimlere göre bu âyetin hükmü, «içinizden bekarları ve köleleri-nizden, cariyelerinizden salih olanları evlendirin. Eğer fakir iseler Allah onları (evlenmeleri sayesinde) fazl(ı keremjiyle zengin yapar.» (Nur: 32) âyetiyle nesheditmiştir.
    Bu mesele ile ilgili tafsilat 47. Derste verilecektir.

    Ayetlerden Alınacak Dersler

    1- Kur'an müslümanların anaya6asıdır. Her müslüman onun emir-terine sımsıkı sarılmaldır.
    2- Kanun yapma Allah (cc)'a mahsustur. O. kanunlarını kullarının maslahatına göre vazetmiştir.
    3- Şer'î hükümlerin dikkatle uygulanması farzdır.
    4- Şer'İ cezalar namusun ve soyun korunmasını hedef alır.
    5- Şer'i cezalar, ibret alınması için mutlaka bir topluluk önünde tatbik edilmelidir.
    6- Müslümanların emirinin en önemli vazifesi şer'i hükümleri tatbik etmektir.
    7- Zina fiilin! kadınla erkek beraberce işledikleri için cezaları da eşittir.
    8- Zina hem dinî ve ahlakî, hem de içtimai bokımdan çirkin ve za-rarlı bir fiil olduğundan Allahu taala tarafından kesinlikle haram edilmiştir.
    9- Şer'i cezaları uygulamamak ve bu yolda şefaatçi olmak caiz de-ğildir. Zira cezaların uygulanmaması suçların yaygınlık kazanmasına vesi-le olur.
    10- İffetli bir mümin için zina eden bir kadınla evlenmek nasıl uy-gun değilse, iffetli bir kadının da zani ve fasık bir erkekle evlenmesi öyle uygun değildir.

    Âyetlerdeki Teşriî Hikmetler

    İslâm nazarında zina en kötü ve çirkin bir günah olduğu için cezası çok şiddetlidir. Zira zina insan haysiyetini yıkmakla kalmaz cemiyet niza-mını da bozar. Neslin bozulmasının sebebi de zinadır. Zinanın çok olduğu ülkeler, sokaklara atılmış, yuvalara terkedilmiş çocuklarla doludur. Bun-lar anne-baba sevgisinden mahrum yetiştiği için cemiyet için birer şaki haline gelmektedirler.
    islâmın başlıca hedeflerinden biri de bütün semavi dinlerin, hatta medeni kanunların korunmayı gaye edindiği aklı, nesli, insan varlığını, din ve namusu korumaktır. Çünkü bunların korunması İnsan hayatının devamı İçin bir zarurettir. Bu bakımdan nesli korumak büyük ehemmiyet taşıdığın-dan İslâm onun korunması için, nesli bozacak zina gibi suçları önlemek ve hatta tamamiyle ortadan kaldırmak gayesiyle şiddetli cezalar vazet-miştir. Bu cezaların bir başka hedefi de cemiyet içinde istikrar ve emni-yeti tahakkuk ettirmektir.
    Batı kültürü ile yetişen bazı insanlar, İslâmî cezaların çağımızla bağ-daşmayan şiddetli ve kaba cezalar olduğunu, kadın hürriyetini kısıtladığını ve kadınlara yaratılıştan verilen erkeklerle eşitlik hakkına tecavüz edildi-ğini iddia etmektedirler. Vakıa islâm kanunları ilk bakışta şiddetli ve ka-ba görünür. Fakat derinliğine düşünülürse tam bir adalet olduğunu kabul etmeyen tek bir aklı selim sahibi kalmaz. Bu cezalarla kimlerin cezalandı-ğı, neden cezalandığı düşünülürse adil olduklarının meydana çıkmaması mümkün değildir. Çünkü bu cezalar, bir hayvan misali, hangi yolla olursa olsun ve nasıl kötü sonuçlar doğurursa doğursun beşeri arzularını tatmin için suç İşleyen insanlara uygulanmaktadır. Yalnız beşeri arzularını tatmin için zina işleyenler insan değil belki hayvandır. Zira hayvan gibi kendi şehvani arzularının peşine giderek başka hiçbir şeyi hesaba katmamakta-dır, insanlar ise ne yaparlarsa yapsınlar ancak akil muhakemeleri netice-sinde yaparlar.
    Allahu taala cinsel istek ve arzuyu insanlara yalnız ondan zevk alma-sı için değil, insan neslinin devamı için vermiştir. Allahu taala kadınla er-fcek arasındaki bu münasebetin hayvanlar gibi yapılmasına değil, temiz ve meşru biçimde yapılmasına müsade etmiştir. Çünkü insan neslinin de-vamı ancak sağlam bir evlilik neticesinde doğacak aile çocuklarıyla müm-kündür. Nitekim Allahu taala bu hususta. «Allah sizin İçin kendilerinizden çiftler yaptı. Size çiftlerinizden oğullar ve torunlar verdi ve sizi güzel güzel (nimetler)den rızıklandırdı. Şimdi batıla İnanıyorlar da onlar Allanın ni-metlerine nankörlük mü ediyorlar?» (Nahl: 72) buyurmuştur.
    Zina, İslâm nazarında ahlaksızlığın en aşağı derecesi olduğu gibi içti-mai acıdan da en zararlı günahtır. Dolayısıyla bu sucun önüne geçilmesi »cin yumuşak değil sert tedbirler alınmalıdır. Ne varki bu cezalar zan üzere uygulanmaz, suçun isbatı içinde ağır şartlar getirilmiştir. Zira sucuna şe-foodet edenlerin mümin ve adil olmak üzere enaz dört kişi olması gerekir. Bu husustaki şehadeti de en sarih bir ifade ile yapmaları gerekmektedir.
    Batılılar ise zinanın yalnızca tecavüz şeklinde yapılanını suç kabul e-derler. Zina kadının rızası ile olursa suç saymayarak cezalandırma yolu-nun gitmezler. Onlara göre zina, herne kadar ayıpsa da her halükarda suç değildir. Mesela, bekar bir erkek, bekar bir kadınla zina ettiği takdirde bu. cezayı gerektirecek bir suç kabul edilmez. Ancak erkek bunu zorla yap-mışsa o zaman hafif bir cezaya çarptırılır. Bir erkek evli bir kadınla zina etmişse kadının kocası zina eden erkekten ancak bir tazminat alabilir. Çünkü kadın fiili kendi arzusu ile işlediğinden onların kanunlarına göre nerhangi bir cezası yoktur.
    Görüldüğü-gibi batılıların zinaya son derece maddi bir bakışları vor-dv. Bu yüzden de birçok aile yıkılmakta, cemiyet git gide bozulmaktadır. Çünkü fuhuş yaygın bir hal almış bulunmaktadır, islâm hukuku ile Batı tıukuku tarafsız bir bakışla mukaye edildiğinde birinin insan nesline önem «ererek mesut bir aile hayatı tesis etmeyi hedef aldığı, diğerinin ise cemi-rotin ve neslin korunmasına hiç ehemmiyet vermediği görülür.


  5. 20.Mart.2012, 00:08
    3
    Cem8
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 13.Ekim.2009
    Üye No: 59939
    Mesaj Sayısı: 118
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2
    Yaş: 37

    Cevap: Zina hakkında verilen hüküm tevbe edince kalkarmı ?

    Üstad çok teşekkür ederim yardımın için ama ben burada tevbe ile ilgili birşey göremedim.Şimdi kişi tevbe etse bu hüküm kalkarmı kalkmazmı ben en kötüyü düşünerekten bu sorunun cevabını merak ediyorum.


  6. 20.Mart.2012, 00:08
    3
    Cem8 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Devamlı Üye
    Üstad çok teşekkür ederim yardımın için ama ben burada tevbe ile ilgili birşey göremedim.Şimdi kişi tevbe etse bu hüküm kalkarmı kalkmazmı ben en kötüyü düşünerekten bu sorunun cevabını merak ediyorum.


  7. 20.Mart.2012, 00:35
    4
    @mir
    âb ü kil

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 12.Ağustos.2009
    Üye No: 49589
    Mesaj Sayısı: 3,358
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 36
    Yaş: 43
    Bulunduğu yer: Dârü'l-İmtihân

    Cevap: Zina hakkında verilen hüküm tevbe edince kalkarmı ?

    ama yukardaki ikinci görüşe göre zaten hüküm diye bir şey yok ki
    bak dikkatli oku ve düşün:

    Alıntı
    Bu görüş sahiplerine göre. «Zina eden erkek, zina eden veya müşrik olan bir kadından başkasını nikahlamaz...» âyeti umumi bir vakıayı ifade eder. Yani fısk ve zinayı adet edinmiş bir kimse hiçbir zaman mümin ve saliha bir kadınla evlenmek istemez. Ancak kendi meşrep ve ahlakında olan veya müşrik bir kadınla evlenmek ister. Zina eden bir kadınla da mümin ve salih bir erkek değil, ancak onun gibi zina eden bir erkek evlenmek ister.
    yani bu görüşe göre ortada bir hüküm değil bir tesbit söz konusu

    Allahu Alem


  8. 20.Mart.2012, 00:35
    4
    âb ü kil
    ama yukardaki ikinci görüşe göre zaten hüküm diye bir şey yok ki
    bak dikkatli oku ve düşün:

    Alıntı
    Bu görüş sahiplerine göre. «Zina eden erkek, zina eden veya müşrik olan bir kadından başkasını nikahlamaz...» âyeti umumi bir vakıayı ifade eder. Yani fısk ve zinayı adet edinmiş bir kimse hiçbir zaman mümin ve saliha bir kadınla evlenmek istemez. Ancak kendi meşrep ve ahlakında olan veya müşrik bir kadınla evlenmek ister. Zina eden bir kadınla da mümin ve salih bir erkek değil, ancak onun gibi zina eden bir erkek evlenmek ister.
    yani bu görüşe göre ortada bir hüküm değil bir tesbit söz konusu

    Allahu Alem


  9. 20.Mart.2012, 11:34
    5
    Cem8
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 13.Ekim.2009
    Üye No: 59939
    Mesaj Sayısı: 118
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2
    Yaş: 37

    Cevap: Zina hakkında verilen hüküm tevbe edince kalkarmı ?

    Şimdi anladım , çok teşekkür ederim Allah razı olsun...


  10. 20.Mart.2012, 11:34
    5
    Cem8 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Devamlı Üye
    Şimdi anladım , çok teşekkür ederim Allah razı olsun...


  11. 22.Mart.2012, 00:45
    6
    @mir
    âb ü kil

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 12.Ağustos.2009
    Üye No: 49589
    Mesaj Sayısı: 3,358
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 36
    Yaş: 43
    Bulunduğu yer: Dârü'l-İmtihân

    Cevap: Zina hakkında verilen hüküm tevbe edince kalkarmı ?

    Amin ecmain
    Allah cümlemizi razı olduğu kullarından eylesin
    Allah ayağımızı kaydırmasın


  12. 22.Mart.2012, 00:45
    6
    âb ü kil
    Amin ecmain
    Allah cümlemizi razı olduğu kullarından eylesin
    Allah ayağımızı kaydırmasın





+ Yorum Gönder