Konusunu Oylayın.: Melekler insana görünür mü?

5 üzerinden 3.00 | Toplam : 2 kişi
Melekler insana görünür mü?
  1. 04.Mart.2012, 22:57
    1
    ağrı04
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 04.Mart.2012
    Üye No: 94719
    Mesaj Sayısı: 20
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Bulunduğu yer: ağrı

    Melekler insana görünür mü?

  2. 04.Mart.2012, 23:08
    2
    taat
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 24.Eylül.2011
    Üye No: 90544
    Mesaj Sayısı: 161
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2
    Yaş: 40

    Cevap: melekler insana görünür mü?




    melekler gözle görünmez ancak kalp gözü açık olan kimseler görebilir belki


  3. 04.Mart.2012, 23:08
    2
    taat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Devamlı Üye



    melekler gözle görünmez ancak kalp gözü açık olan kimseler görebilir belki


  4. 28.Mayıs.2012, 17:48
    3
    Şema
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Mart.2007
    Üye No: 123
    Mesaj Sayısı: 9,332
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 103

    Cevap: melekler insana görünür mü?

    Melekler görülür mü? Görünen melekler var diye duymuştum, böyle bir şey var mı?


    Melekler nurdan yaratılmış lâtif cevherler, ruhanî varlıklar oldukları için, aslî hüviyetleri ve gerçek mâhiyetleri ile insan gözüne gözükmezler. Görme kabiliyetimiz, melekleri görebilecek şekilde yaratılmamıştır. Ancak Cenâb-ı Hak peygamberlerine, melekleri görme kabiliyetini verdiğinden, onlar melekleri hakikî şekilleri ile görebilmişlerdir. Ayrıca, melekler farklı şekillere girerek görülebilirler.

    Melekleri hakikî mâhiyetleri ile göremememiz ve beş duyumuzla hissedemeyişimiz, onların yok oldukları iddiasını gerektirmez. Duyu organlarımızın maddî âlemde kendi dahi hissedemedikleri pek çok şey vardır. Kulağımız çok tiz ve çok pes sesleri işitmez. Bugün varlığı âletlerle tesbit edilen ışık dalgalarının hepsini, hele röntgen ve ültraviyole ışınlarını gözle görebilseydik, dünyayı şimdikinden çok başka şekilde tanıyacaktık.

    Biz daha kendi âlemimizdeki tezahürlerin hakikatına vâkıf değilken, Cenâb-ı Hakk`ın yarattığı nâmütenâhî âlemlerdeki nâmütenâhî hâdiselerin varlığını nasıl inkâr edebiliriz?

    Demek ki bir şeyi gözle görememek, o şeyin yok olduğuna delil olmaz. Gözle göremediğimiz pek çok şey var ki, o şeyin vücudunu aklımızla, ilim ve tecrübe ile, deneylerle kabûl ediyoruz. İşte, melekler de gözle göremediğimiz halde, varlığını kabûl ettiğimiz nesnelerdendir.

    Ancak, Allah dilerse melek, cin gibi ruhani varlıkları temessül ettirir ve insanlara da gösterir.

    Melek, cin ve ruhaniler her ne kadar kendilerine has yapılarıyla bu alemde görülmeseler bile, bu aleme has vasıtaları kullanıp, kılıf ve elbise giyerek görünebilirler. Meleklerin ve cinlerin bu şekilde görünmelerine “temessül” diyoruz. Kur’an-ı Kerim, temessülü anlatırken (Meryem, 19/17),

    “Melek, (Hz. Meryem’e) tastamam bir insan şeklinde temessül etti.” der.

    Efendimiz (s.a.v)’e vahiy getiren melek, bazen kendine has keyfiyetle, bazen bir muharip şeklinde, bazen de daha başka suretlerde geliyordu. Beni Kureyza üzerine yürüneceği zaman Cebrail (a.s), tozu toprağı üstünde bir muharip suretinde gelmiş ve “Ya Rasülallah, siz zırhlarınızı çıkardınız, fakat biz melekler taifesi çıkarmadık.” demişti. Yine aynı melek, bazı zaman oluyordu ki, Dıhye (r.a) suretinde geliyor, bazı zaman da, dini talim etmek maksadıyla üzerinde hiç de yolculuk emaresi taşımayan bir misafir kıyafetinde geliyor ve “İman, İhsan, İslam nedir?” şeklinde sualler sorup, verilen cevapları “Doğru” diye tasdik edip gidiyordu...

    (Mehmet Dikmen, İslam İlmihali)


  5. 28.Mayıs.2012, 17:48
    3
    Moderatör
    Melekler görülür mü? Görünen melekler var diye duymuştum, böyle bir şey var mı?


    Melekler nurdan yaratılmış lâtif cevherler, ruhanî varlıklar oldukları için, aslî hüviyetleri ve gerçek mâhiyetleri ile insan gözüne gözükmezler. Görme kabiliyetimiz, melekleri görebilecek şekilde yaratılmamıştır. Ancak Cenâb-ı Hak peygamberlerine, melekleri görme kabiliyetini verdiğinden, onlar melekleri hakikî şekilleri ile görebilmişlerdir. Ayrıca, melekler farklı şekillere girerek görülebilirler.

    Melekleri hakikî mâhiyetleri ile göremememiz ve beş duyumuzla hissedemeyişimiz, onların yok oldukları iddiasını gerektirmez. Duyu organlarımızın maddî âlemde kendi dahi hissedemedikleri pek çok şey vardır. Kulağımız çok tiz ve çok pes sesleri işitmez. Bugün varlığı âletlerle tesbit edilen ışık dalgalarının hepsini, hele röntgen ve ültraviyole ışınlarını gözle görebilseydik, dünyayı şimdikinden çok başka şekilde tanıyacaktık.

    Biz daha kendi âlemimizdeki tezahürlerin hakikatına vâkıf değilken, Cenâb-ı Hakk`ın yarattığı nâmütenâhî âlemlerdeki nâmütenâhî hâdiselerin varlığını nasıl inkâr edebiliriz?

    Demek ki bir şeyi gözle görememek, o şeyin yok olduğuna delil olmaz. Gözle göremediğimiz pek çok şey var ki, o şeyin vücudunu aklımızla, ilim ve tecrübe ile, deneylerle kabûl ediyoruz. İşte, melekler de gözle göremediğimiz halde, varlığını kabûl ettiğimiz nesnelerdendir.

    Ancak, Allah dilerse melek, cin gibi ruhani varlıkları temessül ettirir ve insanlara da gösterir.

    Melek, cin ve ruhaniler her ne kadar kendilerine has yapılarıyla bu alemde görülmeseler bile, bu aleme has vasıtaları kullanıp, kılıf ve elbise giyerek görünebilirler. Meleklerin ve cinlerin bu şekilde görünmelerine “temessül” diyoruz. Kur’an-ı Kerim, temessülü anlatırken (Meryem, 19/17),

    “Melek, (Hz. Meryem’e) tastamam bir insan şeklinde temessül etti.” der.

    Efendimiz (s.a.v)’e vahiy getiren melek, bazen kendine has keyfiyetle, bazen bir muharip şeklinde, bazen de daha başka suretlerde geliyordu. Beni Kureyza üzerine yürüneceği zaman Cebrail (a.s), tozu toprağı üstünde bir muharip suretinde gelmiş ve “Ya Rasülallah, siz zırhlarınızı çıkardınız, fakat biz melekler taifesi çıkarmadık.” demişti. Yine aynı melek, bazı zaman oluyordu ki, Dıhye (r.a) suretinde geliyor, bazı zaman da, dini talim etmek maksadıyla üzerinde hiç de yolculuk emaresi taşımayan bir misafir kıyafetinde geliyor ve “İman, İhsan, İslam nedir?” şeklinde sualler sorup, verilen cevapları “Doğru” diye tasdik edip gidiyordu...

    (Mehmet Dikmen, İslam İlmihali)





+ Yorum Gönder