Konusunu Oylayın.: Dinimi Yeni Yaşamya Çalışıyorum çok zor durumdayım tavsiyelerinize ihtiyacım var

5 üzerinden 5.00 | Toplam: 2 kişi oyladı.

Dinimi Yeni Yaşamya Çalışıyorum çok zor durumdayım tavsiyelerinize ihtiyacım var
  1. 16.Şubat.2012, 02:05
    1
    No_Nıckk
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 24.Ağustos.2010
    Üye No: 78255
    Mesaj Sayısı: 43
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 27

    Dinimi Yeni Yaşamya Çalışıyorum çok zor durumdayım tavsiyelerinize ihtiyacım var






    Dinimi Yeni Yaşamya Çalışıyorum çok zor durumdayım tavsiyelerinize ihtiyacım var Mumsema selamu aleykum

    dinimi yaşamaya çalışıyorum ama bu son zamanlarda bi türlü istediğim gibi gitmiyor kafam çok karışık yanlış anlaşılmasın din kaynağı ile ilgili şüphe değil ama bilmiyorum çok zor durumdayım tavsiyelerinize ihtiyacım var



  2. 16.Şubat.2012, 02:05
    1



    selamu aleykum

    dinimi yaşamaya çalışıyorum ama bu son zamanlarda bi türlü istediğim gibi gitmiyor kafam çok karışık yanlış anlaşılmasın din kaynağı ile ilgili şüphe değil ama bilmiyorum çok zor durumdayım tavsiyelerinize ihtiyacım var



    Benzer Konular

    - Ben ne durumdayım

    - Çok zor durumdayım dua

    - Size katılıp dinimi savunmak dinimi yaygınlaştırmak ve herkese tanıtmak istiyorum ne yapmalıyım?

    - Zor durumdayım Tavsiyelerinize ihtiyacım var...

    - Namaza yeni başladım ama sureleri bilmiyorum ve kitaptan bakarak okuyorum ama ezberlemeyede çalışıyo

  3. 16.Şubat.2012, 10:53
    2
    Fetva Meclisi
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 23.Ocak.2007
    Üye No: 6
    Mesaj Sayısı: 9,526
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 103

    Cevap: Dinimi Yeni Yaşamya Çalışıyorum çok zor durumdayım tavsiyelerinize ihtiyacım var




    Alıntı
    selamu aleykum

    dinimi yaşamaya çalışıyorum ama bu son zamanlarda bi türlü istediğim gibi gitmiyor kafam çok karışık yanlış anlaşılmasın din kaynağı ile ilgili şüphe değil ama bilmiyorum çok zor durumdayım tavsiyelerinize ihtiyacım var

    Ve aleykumesselam ve rahmetullah. Değerli Kardeşim, İslam inancına göre dini vahiy yoluyla bildiren Allah’tır; bütün gerçek dinler Allah’tan gelmiş ve safiyetlerini korudukları sürece yürürlükte kalmıştır. İlk insan aynı zamanda ilk peygamberdir ve kendisine bildirilen din de tevhid dinidir. Allah’ın varlığı ve birliği ile nübüvvet ve âhiret inancı bütün ilâhî dinlerde değişmez ilkeler olarak yer alır. Bundan dolayı Hz. Âdem’den Hz. Muhammed’e kadar bütün peygamberlerin getirdiği hak dinlerin ortak adı İslâm’dır. Ancak tarihin akışı içinde insanlar hak dinden uzaklaşmış ve beşerî zaaf neticesinde yanlış yollara, bâtıl inanç ve yaşayışlara yönelmişler, dinde meydana gelen bu bozulma ve farklılaşma sebebiyle Allah peygamberler göndererek insanları ya eski dinlerini aslî şekilde öğrenip uygulamaya çağırmış veya yeni bir din ve şeriat göndermiştir.

    Bu bakımdan İslâm’ın insan ve din telakkisi, insanın ve dinin evrim iddialarıyla bağdaşmaz. İslâm’a göre insan başlangıçta en güzel bir kıvamda yaratılmıştır (et-Tîn 95/4). Hz. Âdem’den itibaren bütün insanlar, Allah tarafından gönderilen tevhid dininin esaslarını kavrayıp benimseyecek ve hayatlarını bu esaslara göre düzenleyecek seviyede zihnî, ruhî ve bedenî kapasiteye sahip kılınmıştır. Allah’ın başlangıçtan itibaren insanlara bildirdiği dinin tevhid dini olduğu ve onların bu dini benimsemeye yatkın bir fıtratta yaratıldığı belirtilmiştir (er-Rûm 30/30).
    İslâm bilginleri Kur'an'ın bu konudaki açıklamalarına dayanarak insanda hak dini benimseme temayülünün fıtrî olduğunu ifade ederler. Yine İslâm bilginlerinin çoğuna göre âyette (er-Rûm 30/30) geçen fıtratullah tabiri Allah’ın dini demektir ki o da İslâm ve tevhiddir. Âyet ve hadislerde hak dinlerin ilâhî kaynaklı olduğu ısrarla vurgulandığından İslâm âlimlerinin din tariflerinde de bu kayıt daima yer alır. Bu sebepledir ki herhangi bir hak dinin, peygamberine veya ortaya çıktığı kavme nisbet edilerek adlandırılması İslâmî literatürde pek kabul görmez.
    Batı'da 151 ci yüzyıldan başlayarak ilkel kabilelerin hayat ve dinlerine ilgi duyulmuş; 153 cü yüzyıldan itibaren dinin kaynağı konusunda kutsal kitapların verdiği bilgi dışında bazı kaynakların tesbitine çalışılmış; arkeolojik, antropolojik çalışmalarla elde edilen bulgular değerlendirilerek geçmişteki milletlerin, hatta tarih öncesi toplumların dinleri ve inançları üzerine bazı tezler ileri sürülmüştür. Meselâ ilk dönemlerde insanların tabiat olaylarının etkisi altında kalıp onlara kutsallık atfettiği (natürizm), ruhlara, özellikle de ecdat ruhlarına tapındığı (animizm), büyüye, bitki ve hayvanların kutsallığına inandığı (totemizm) veya kutsalı toplumun ve sosyal yaptırımın belirlediği, ilkel toplumlara ait bu inanışların ileri dönem dinlerinin temelini oluşturduğu gibi teori ve var sayımlar ileri sürülmüştür.101 ci yüzyılın ortalarından itibaren Batı'da etkili olan pozitivist ve materyalist propagandalar ile evrim teorisinin, kutsal kitaplarla çatışan iddia ve faraziyelere kaynaklık ettiği söylenebilir. Dinin en basit, en yalın ve sade şekline ilkel kavimlerde rastlanabileceği fikrinden yola çıkan bu teoriler, zamanla bunu, araştırmalarının dayandığı bilimsel yöntem olarak da benimsediler. Söz konusu teoriler, tekâmül nazariyesini esas almakta ve dinin kaynağının hurafe türünden inançlar, bâtıl itikadlar ve çok tanrıcılık olduğunu, evrim neticesinde insanlığın tek Tanrı inancına ulaştığını savunmaktaydı.
    Bu teorilerin yanında yine aynı bilimsel yolları takip eden ve fakat tümüyle farklı neticelere varan bir başka teori daha vardır ki o da ilkel monoteizm teorisidir. Bu teze göre insanoğlunun en eski inancı tek Tanrı inancıdır. Taylor'un animizm nazariyesine karşı ilk ciddi itirazda bulunan öğrencisi Andrew Lang, Güneydoğu Avustralya ilkel kabilelerinde animizme rastlanmadığını fakat insanların ahlâkî âdâba uyup uymadıklarını denetleyen ve gökte bulunan bir yüce Tanrı kavramına her yerde rastlandığını ortaya koydu. Buna benzer bir ilkel tek tanrıcılık Wilhelm Schmidt tarafından da savunuldu. O, bütün ilkel kabilelerde bir yüce varlık inancının delilleri bulunduğunu ispat etti. Bütün dinî gelişmelerin başlangıcında görülen her şeye kadir bir yüce varlık inancının tarihî-kültürel değişmeler sonucu daha sonraları politeizm, animizm gibi inançlara dönüştüğü, bununla beraber bu eski inancın izlerinin hâlâ mevcut olduğu tezi ilmî çevrelerce açıklandı. Dinin kaynağı konusunda en son ilmî neticeler vahyin bildirdiğini desteklemekte ve dinin kaynağının tevhid inancı olduğunu ortaya koymaktadır.

    İman hakkında geniş bilgi edinmek için aşağıdaki linki tıklayınız

    tıkla>> İman Bölümü


  4. 16.Şubat.2012, 10:53
    2
    Moderatör



    Alıntı
    selamu aleykum

    dinimi yaşamaya çalışıyorum ama bu son zamanlarda bi türlü istediğim gibi gitmiyor kafam çok karışık yanlış anlaşılmasın din kaynağı ile ilgili şüphe değil ama bilmiyorum çok zor durumdayım tavsiyelerinize ihtiyacım var

    Ve aleykumesselam ve rahmetullah. Değerli Kardeşim, İslam inancına göre dini vahiy yoluyla bildiren Allah’tır; bütün gerçek dinler Allah’tan gelmiş ve safiyetlerini korudukları sürece yürürlükte kalmıştır. İlk insan aynı zamanda ilk peygamberdir ve kendisine bildirilen din de tevhid dinidir. Allah’ın varlığı ve birliği ile nübüvvet ve âhiret inancı bütün ilâhî dinlerde değişmez ilkeler olarak yer alır. Bundan dolayı Hz. Âdem’den Hz. Muhammed’e kadar bütün peygamberlerin getirdiği hak dinlerin ortak adı İslâm’dır. Ancak tarihin akışı içinde insanlar hak dinden uzaklaşmış ve beşerî zaaf neticesinde yanlış yollara, bâtıl inanç ve yaşayışlara yönelmişler, dinde meydana gelen bu bozulma ve farklılaşma sebebiyle Allah peygamberler göndererek insanları ya eski dinlerini aslî şekilde öğrenip uygulamaya çağırmış veya yeni bir din ve şeriat göndermiştir.

    Bu bakımdan İslâm’ın insan ve din telakkisi, insanın ve dinin evrim iddialarıyla bağdaşmaz. İslâm’a göre insan başlangıçta en güzel bir kıvamda yaratılmıştır (et-Tîn 95/4). Hz. Âdem’den itibaren bütün insanlar, Allah tarafından gönderilen tevhid dininin esaslarını kavrayıp benimseyecek ve hayatlarını bu esaslara göre düzenleyecek seviyede zihnî, ruhî ve bedenî kapasiteye sahip kılınmıştır. Allah’ın başlangıçtan itibaren insanlara bildirdiği dinin tevhid dini olduğu ve onların bu dini benimsemeye yatkın bir fıtratta yaratıldığı belirtilmiştir (er-Rûm 30/30).
    İslâm bilginleri Kur'an'ın bu konudaki açıklamalarına dayanarak insanda hak dini benimseme temayülünün fıtrî olduğunu ifade ederler. Yine İslâm bilginlerinin çoğuna göre âyette (er-Rûm 30/30) geçen fıtratullah tabiri Allah’ın dini demektir ki o da İslâm ve tevhiddir. Âyet ve hadislerde hak dinlerin ilâhî kaynaklı olduğu ısrarla vurgulandığından İslâm âlimlerinin din tariflerinde de bu kayıt daima yer alır. Bu sebepledir ki herhangi bir hak dinin, peygamberine veya ortaya çıktığı kavme nisbet edilerek adlandırılması İslâmî literatürde pek kabul görmez.
    Batı'da 151 ci yüzyıldan başlayarak ilkel kabilelerin hayat ve dinlerine ilgi duyulmuş; 153 cü yüzyıldan itibaren dinin kaynağı konusunda kutsal kitapların verdiği bilgi dışında bazı kaynakların tesbitine çalışılmış; arkeolojik, antropolojik çalışmalarla elde edilen bulgular değerlendirilerek geçmişteki milletlerin, hatta tarih öncesi toplumların dinleri ve inançları üzerine bazı tezler ileri sürülmüştür. Meselâ ilk dönemlerde insanların tabiat olaylarının etkisi altında kalıp onlara kutsallık atfettiği (natürizm), ruhlara, özellikle de ecdat ruhlarına tapındığı (animizm), büyüye, bitki ve hayvanların kutsallığına inandığı (totemizm) veya kutsalı toplumun ve sosyal yaptırımın belirlediği, ilkel toplumlara ait bu inanışların ileri dönem dinlerinin temelini oluşturduğu gibi teori ve var sayımlar ileri sürülmüştür.101 ci yüzyılın ortalarından itibaren Batı'da etkili olan pozitivist ve materyalist propagandalar ile evrim teorisinin, kutsal kitaplarla çatışan iddia ve faraziyelere kaynaklık ettiği söylenebilir. Dinin en basit, en yalın ve sade şekline ilkel kavimlerde rastlanabileceği fikrinden yola çıkan bu teoriler, zamanla bunu, araştırmalarının dayandığı bilimsel yöntem olarak da benimsediler. Söz konusu teoriler, tekâmül nazariyesini esas almakta ve dinin kaynağının hurafe türünden inançlar, bâtıl itikadlar ve çok tanrıcılık olduğunu, evrim neticesinde insanlığın tek Tanrı inancına ulaştığını savunmaktaydı.
    Bu teorilerin yanında yine aynı bilimsel yolları takip eden ve fakat tümüyle farklı neticelere varan bir başka teori daha vardır ki o da ilkel monoteizm teorisidir. Bu teze göre insanoğlunun en eski inancı tek Tanrı inancıdır. Taylor'un animizm nazariyesine karşı ilk ciddi itirazda bulunan öğrencisi Andrew Lang, Güneydoğu Avustralya ilkel kabilelerinde animizme rastlanmadığını fakat insanların ahlâkî âdâba uyup uymadıklarını denetleyen ve gökte bulunan bir yüce Tanrı kavramına her yerde rastlandığını ortaya koydu. Buna benzer bir ilkel tek tanrıcılık Wilhelm Schmidt tarafından da savunuldu. O, bütün ilkel kabilelerde bir yüce varlık inancının delilleri bulunduğunu ispat etti. Bütün dinî gelişmelerin başlangıcında görülen her şeye kadir bir yüce varlık inancının tarihî-kültürel değişmeler sonucu daha sonraları politeizm, animizm gibi inançlara dönüştüğü, bununla beraber bu eski inancın izlerinin hâlâ mevcut olduğu tezi ilmî çevrelerce açıklandı. Dinin kaynağı konusunda en son ilmî neticeler vahyin bildirdiğini desteklemekte ve dinin kaynağının tevhid inancı olduğunu ortaya koymaktadır.

    İman hakkında geniş bilgi edinmek için aşağıdaki linki tıklayınız

    tıkla>> İman Bölümü


  5. 05.Ağustos.2016, 18:56
    3
    Misafir

    Yorum: Dinimi Yeni Yaşamya Çalışıyorum çok zor durumdayım tavsiyelerinize ihtiyacım var

    Merhaba ben 2 senedir çok kötü durumdayım din bakımından kafam karışık ve agliyorum belirli aralıklarla ben islamı uygun bir şekilde yaşamak için çok hevesli başlamistim Namazlarımı kılıyor ve kuran okuyordum her gün kapanmaya da niyetim vardı ama sonra kadını dövme ayetini öğrendim erkekten izinsiz iş yapılmadigini yatağa gitmezsek lanetleneceğımizi hurileri çok eşlerinin olabilmesini bunların hepsinin sebeplerini biliyorum erkeklerin yararına şeyler ve bir cok yerden sebeplerini okudum bunlar benim kalbimi çok kırdı ve kime derdimi açsam umurunda değil aman ne takıyorsun diyip geçiyorlar ama bu kadar aşağıda olmak agirima gidiyor duygularimı mahvediyor bu konulari düşünürken artık nefesim daralıyor beni anlayan kimse yok erkeklerden nefret etmeye başladım evlenmek istemiyorum aldatan erkek dolu etraf kadınları hizmetçi gibi görüyor hepsi hem toplumda hem dinde hep üstünler ama hiç hak etmiyorlar olan bizim duygularimiza oluyor çoğu sitede bunların konusu açılmış ve islam erkek dini kadın mal gibi görünüyor diyor benim artik kafam karışmaya başladı ve namazlarımı bile isteyerek kılamıyorum bu durumlar hiç değişmeyecek ne yaptıysam da geçmedi artik dayanamıyorum ders çalışamıyorum hayatım zehir oluyor hiçbir şeyden keyif alamıyorum ağlamaktan bıktım lütfen ne yapabilirim?


  6. 05.Ağustos.2016, 18:56
    3
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Merhaba ben 2 senedir çok kötü durumdayım din bakımından kafam karışık ve agliyorum belirli aralıklarla ben islamı uygun bir şekilde yaşamak için çok hevesli başlamistim Namazlarımı kılıyor ve kuran okuyordum her gün kapanmaya da niyetim vardı ama sonra kadını dövme ayetini öğrendim erkekten izinsiz iş yapılmadigini yatağa gitmezsek lanetleneceğımizi hurileri çok eşlerinin olabilmesini bunların hepsinin sebeplerini biliyorum erkeklerin yararına şeyler ve bir cok yerden sebeplerini okudum bunlar benim kalbimi çok kırdı ve kime derdimi açsam umurunda değil aman ne takıyorsun diyip geçiyorlar ama bu kadar aşağıda olmak agirima gidiyor duygularimı mahvediyor bu konulari düşünürken artık nefesim daralıyor beni anlayan kimse yok erkeklerden nefret etmeye başladım evlenmek istemiyorum aldatan erkek dolu etraf kadınları hizmetçi gibi görüyor hepsi hem toplumda hem dinde hep üstünler ama hiç hak etmiyorlar olan bizim duygularimiza oluyor çoğu sitede bunların konusu açılmış ve islam erkek dini kadın mal gibi görünüyor diyor benim artik kafam karışmaya başladı ve namazlarımı bile isteyerek kılamıyorum bu durumlar hiç değişmeyecek ne yaptıysam da geçmedi artik dayanamıyorum ders çalışamıyorum hayatım zehir oluyor hiçbir şeyden keyif alamıyorum ağlamaktan bıktım lütfen ne yapabilirim?


  7. 06.Ağustos.2016, 23:42
    4
    Misafir

    Yorum: Dinimi Yeni Yaşamya Çalışıyorum çok zor durumdayım tavsiyelerinize ihtiyacım var

    Çevremde sürekli kadınlari eleştiren erkek kadından izinsiz 2.eşe kızın ailesi izin veriyosa nikah kıyabilir gibi şeyler diyen var yok cennete gidersen zaten cok güzel olacaksin hurileri ne takıyosun diyen var ama ben eşimi kiskancligim olmasada paylaşmak istemiyorum ve ben kıskançlıktan ölüyorum artik sinirsel birisi oldum çıktım sürekli islami sitelerde koca hakkı var kocana eziyet edersen cennete giremezsin var bazen diyorum ne erkekmiş ama bize eziyet eden bi koca için asla cennete giremez diyorlar ama kadına eziyet eden koca için böyle hadis veya yazılar okuyamıyorum hep biz günahkar gözüküyoruz eleştiriliyoruz daha okudugum ama anlatamadigim o kadar çok şey varki ama yazmıyorum onlar daha az seviyede gördüklerim ama artik kafayı yemek üzeriyim çok kötüyüm bunu yazarken bile ağlıyorum ama anlatacak ya da içimi dökecek kimse yok çünkü hepsi kendi derdinde takmıyorlar belki sizde yazdığım bu kadar şey için beni eleştireceksiniz belkide bana sus dinden çıkarsın muamelesi yapcaksiniz ama en azından içimi dökmeye ihtiyacim var yoksa dinim artik tehlikeye girmeye başlayacak ve ben kendimi çok kötü hissediyorum ve gerçekten dayanamıyorum


  8. 06.Ağustos.2016, 23:42
    4
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Çevremde sürekli kadınlari eleştiren erkek kadından izinsiz 2.eşe kızın ailesi izin veriyosa nikah kıyabilir gibi şeyler diyen var yok cennete gidersen zaten cok güzel olacaksin hurileri ne takıyosun diyen var ama ben eşimi kiskancligim olmasada paylaşmak istemiyorum ve ben kıskançlıktan ölüyorum artik sinirsel birisi oldum çıktım sürekli islami sitelerde koca hakkı var kocana eziyet edersen cennete giremezsin var bazen diyorum ne erkekmiş ama bize eziyet eden bi koca için asla cennete giremez diyorlar ama kadına eziyet eden koca için böyle hadis veya yazılar okuyamıyorum hep biz günahkar gözüküyoruz eleştiriliyoruz daha okudugum ama anlatamadigim o kadar çok şey varki ama yazmıyorum onlar daha az seviyede gördüklerim ama artik kafayı yemek üzeriyim çok kötüyüm bunu yazarken bile ağlıyorum ama anlatacak ya da içimi dökecek kimse yok çünkü hepsi kendi derdinde takmıyorlar belki sizde yazdığım bu kadar şey için beni eleştireceksiniz belkide bana sus dinden çıkarsın muamelesi yapcaksiniz ama en azından içimi dökmeye ihtiyacim var yoksa dinim artik tehlikeye girmeye başlayacak ve ben kendimi çok kötü hissediyorum ve gerçekten dayanamıyorum


  9. 07.Ağustos.2016, 00:24
    5
    arifselim
    Yönetici

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 04.Nisan.2007
    Üye No: 211
    Mesaj Sayısı: 21,339
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10

    Yorum: Dinimi Yeni Yaşamya Çalışıyorum çok zor durumdayım tavsiyelerinize ihtiyacım var

    Merhaba hanım kardeşim. Bu konularda daha geniş anlamda ve internetten değil, sağlam islami kaynaklardan bu konuları araştırıp öğrenmelisin. Allah kadını ve erkeği farklı özelliklerde yarattığı doğrudur. İslamın bir çok emir ve yasaklarında tam denilenlerin aksine dinimiz kadını korumuş ve erkeğe daha ağır yükler yüklemiştir. Burdan dilediğin kadar sorularını sorabilirsin ve dinini öğrenebilirsin. Öyle keyfi uygulamalar, herkesin kendi kafasına göre söylentileri önemseyerek canını sıkma. Eşini kıskanabilirsin ve çokda sevebilirsin. Ama bunu da yaparken sınırı aşarak ve gerek olmayan konularla meşgul olarak en çok kendini ve yuvanında huzurunu kaçırmış olursun.


  10. 07.Ağustos.2016, 00:24
    5
    Yönetici
    Merhaba hanım kardeşim. Bu konularda daha geniş anlamda ve internetten değil, sağlam islami kaynaklardan bu konuları araştırıp öğrenmelisin. Allah kadını ve erkeği farklı özelliklerde yarattığı doğrudur. İslamın bir çok emir ve yasaklarında tam denilenlerin aksine dinimiz kadını korumuş ve erkeğe daha ağır yükler yüklemiştir. Burdan dilediğin kadar sorularını sorabilirsin ve dinini öğrenebilirsin. Öyle keyfi uygulamalar, herkesin kendi kafasına göre söylentileri önemseyerek canını sıkma. Eşini kıskanabilirsin ve çokda sevebilirsin. Ama bunu da yaparken sınırı aşarak ve gerek olmayan konularla meşgul olarak en çok kendini ve yuvanında huzurunu kaçırmış olursun.





+ Yorum Gönder