Konusunu Oylayın.: Kolon rektum hastalığını bilen var mı ?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Kolon rektum hastalığını bilen var mı ?
  1. 15.Şubat.2012, 23:07
    1
    emniciba
    Hep Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 08.Ağustos.2011
    Üye No: 89415
    Mesaj Sayısı: 635
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 7
    Bulunduğu yer: Himalaya Dağları

    Kolon rektum hastalığını bilen var mı ?






    Kolon rektum hastalığını bilen var mı ? Mumsema Kardeslerim kalın bağırsağım da sıkıntı var bayağıdır 1 sene kadar oluyor ve bu beni internette araştırma gereği uyandırdı geç oldu ama galıba bu hastalık mevcut olabılır bılgısı olan var mı ?


  2. 15.Şubat.2012, 23:07
    1
    Hep Üye



  3. 15.Şubat.2012, 23:10
    2
    nuranden
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 15.Şubat.2012
    Üye No: 94241
    Mesaj Sayısı: 42
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Bulunduğu yer: A'raf

    Cevap: Kolon rektum hastalığını bilen var mı ?




    Büyük geçmiş olsun..rabbim muaccel şifasını versin...

    herkesin bir hastalığı var..bunuda hiç duymamıştım..

    en iyisimi şifa ayetleri okuyun,okutun..

    buda GEÇER YA hu..deyiverin..

    gülümseyin

    inşallah....


  4. 15.Şubat.2012, 23:10
    2
    Üye



    Büyük geçmiş olsun..rabbim muaccel şifasını versin...

    herkesin bir hastalığı var..bunuda hiç duymamıştım..

    en iyisimi şifa ayetleri okuyun,okutun..

    buda GEÇER YA hu..deyiverin..

    gülümseyin

    inşallah....


  5. 15.Şubat.2012, 23:15
    3
    ebuturab
    Site Doktoru

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 03.Mart.2007
    Üye No: 74
    Mesaj Sayısı: 1,714
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 20
    Bulunduğu yer: vuslat-ı nur

    Cevap: Kolon rektum hastalığını bilen var mı ?

    Alıntı
    Kolon rektum hastalığını bilen var mı ?

    Kalın Bağırsak Kanseri (Kolon Rektum Kanseri )

    Kolo - Rektal kanserler A.B.D. de her iki cinsde en sık görülen 2. kanser türüdür. Yılda ortalama 140.000 kişi hastalığa yakalanmakta ve yılda ortalama 60.000 kişide bu hastalıktan kaybedilmektedir. Yurdumuzda da tanı yöntemlerinin artması, kişilerin hastalık belirtilerini daha iyi algılamaları ve hekime başvurma olanaklarının artması, beslenme alışkanlığımızında giderek daha çok endüstriyel gıdalara kayması sonucu bu kanserlerle daha sık karşılaşmamıza neden olmaktadır. Ancak erken teşhis ve tedavi yöntemleri uygulanabildiği takdirde Kolo - Rektal Kanserler tedaviden ençok yararlanan iç organ kanserleridir. Hatta TARAMA ( Screening) testleri ile hastalık oluşmadan, oluşmuş ise belirtileri daha ortaya çıkmadan saptanabilmekte ve gerekli tedavisi yapılarak tam şifa sağlanabilmektedir. Çünkü genelde ( % 95 ) Kolo-Rektal kanserler POLİP lerden gelişmektedir.


    Henüz kanser gelişmeden bu polipler tarama testlerinde saptanarak POLİPEKTOMİ ( Kolonoskop ile polipin barsaktan alınması) ile çıkarılırsa ilerde oluşabilecek veya henüz çok küçük seviyede oluşmuş bir kanser barsaktan uzaklaştırılmış olacaktır.

    Kimler Risk Altındadır ?


    Genelde olguların büyük çoğunluğu 45-50 yaş üzerindeki kişilerde görülmektedir.Bu Nedenle;

    45-50 yaş üzerindeki kişiler
    Anne, baba, kardeş gibi yakın aile bireylerinde kolorektal kanseri veya polipleri olanlar,
    Uterus ( rahim ), over ( yumurtalık ) veya meme kanseri olan kadınlar,
    Ülseratif Kolit veya Crohn gibi hastalıkları olanlar.

    Riski Azaltmak İçin Neler Yapılmalıdır ?

    Risk altındaki kişiler, bu riski azaltmak için hastalık belirtileri ortaya çıkmadan yapılması gereken TARAMA (Screening ) testlerini yaptırmalıdırlar. Diyetlerini bol lifli - sebzeli, meyvalı, az yağlı ve az kırmızı etli bir şekile dönüştürmelidirler. Alkol ve sigara alışkanlığı varsa iyice azaltmalı, hatta bırakmalıdırlar. Hergün 20 - 30 dakika hafif egzersiz yapmalıdırlar.

    Tarama Testleri Nelerdir ?

    Kolo - Rektal kanserlerin klinik belirtileri ortaya çıkmadan yukarıda belirtilen RİSK altındaki kişilere yapılan testlerdir.Bu kanserlerin oluşmasında esas neden % 95 oranında poliplerdir. Bu polipler zaman içerisinde kansere dönüşebilmektedir. O nedenle tarama tetkiklerinde amaç bu polipleri henüz kansere dönüşmeden, eğer dönüşmüş ise çok erken devrede henüz klinik belirti vermeden teşhis etmek ve Polipektomi ile ( kolonoskop yardımı ile polipin barsaktan uzaklaştırılması) çıkarılmalarını sağlamaktır. Bu takdirde bu hastalar % 90 nın üzerinde ki bir oranda tam şifaya kavuşmaktadırlar. Tarama testleri şunlardır :

    45 yaş üzerinde yılda bir kez rektal tuşe muayenesi,
    50 yaş üzerinde yılda bir kez gaitada gizli kan aranması,
    50 yaş üzerinde 3 - 5 yılda bir defa Kolonoskopi veya Sigmoidoskopi,
    50 yaş üzerinde 5 yılda bir defa Kolon grafisi,
    Ailesinde kolorektal kanseri olanlar 45 yaşdan sonra 2 - 3 yılda bir defa kolonoskopik tetkik,
    Ülseratif Koliti olanlar yılda bir defa kolonoskopi ve biyopsi yaptırmalıdırlar.

    Kolo - Rektal Kanserlerde Klinik Belirtiler Nelerdir ?

    Genelde kadın ve erkekte eşit oranda görülen Kalın barsak - Rektum kanserleri sinsi seyreder. Hastalık aşağıdaki belirtilerle ortaya çıkar.



    Rektumdan kan gelmesi ( rektal kanama ), gaitanın kanla bulaşık olması,
    Tuvalete çıkma alışkanlığında değişiklik
    Gaitanın eskiye oranla incelmesi,
    Kabızlık – İshal durumlarının ortaya çıkması,
    Sık sık tuvalete çıkma isteği, buna rağmen tam boşalamama hissi,
    Karında gaz ağrıları,
    Kansızlık (anemi),
    İzah edilemeyen zayıflama

    Bu belirtilerin herhangi birinin 1 - 2 hafta devam etmesi veya aralıklarla tek rarlaması durumunda mutlaka hekime başvurulmalıdır.

    Teşhis Nasıl Konur ?


    Kolo - Rektal kanserlerde kesin teşhis barsak içerisindeki tümörden endoskopik yöntemlerden ( Rektoskopi, Fleksibl Sigmoidoskopi, Kolonoskopi ) biriyle yapılacak tetkik ve alınacak parçanın patolog tarafından mikroskopik tanısı ile konur.

    Tedavi Nasıl Yapılır?

    Kolo-Rektal kanserlerin esas tedavisi tümörlü kısmın ameliyatla çıkarılması ve barsak pasajının sağlanması için çıkarılan kısmın alt ve üst uclarının tekrar karşılıklı ağızlaştırılmalarıdır.Kolonlar uzun olduğu için bu işlem kolaylıkla uygulanabilir. Ancak REKTUM kanserlerinin tedavisinde bu durum biraz farklıdır. Rektum kısa bir organ (15 cm) olması nedeni ile özellikle anüse yakın yerleşim gösteren tümörlerde ( anüs girişinden 5-6 cm yukarıda) , hastalıklı kısımın çıkarılmasını temin için anüsün tamamen çıkarılıp,iptal edilerek kolon, karın duvarına ağızlaştırılır ( Kolostomi ).

    Daha önceleri çok daha sıklıkla uygulanan bu yöntem, günümüzde gerek teknolojik gelişmeler ( Stappler aleti vs.) ve gerekse bu konuda eğitilmiş ve deneyim kazanmış özellikle Kolo - Rektal cerrahi ile uğraşan cerrahlar tarafından yapılan ameliyatlarda çok az sayıda hastaya uygulanmaktadır.Bazen kolostomi rektumda yapılan ameliyatın iyileşmesini sağlamak için geçici olarak ( birkaç ay ) yapılabilir. Daha sonra bu kolostomi kapatılır. Ameliyata ek olarak, rektum tümörlerinde bazen ameliyattan önce, bazen ameliyattan sonra gerek olursa Radyoterapi de yapılabilir . Kolon tümörlerinde radyoterapinin yeri yoktur. Her iki organın tümörlerinde ameliyattan sonra duruma göre Kemoterapi yapılabilir.

    Anüs kanserlerinde genellikle radyoterapi tercih edilmektedir. Bazı durumlarda Cerrahi tedavide yapılabilir.

    Ameliyat Sonrası Bu Hastalar Nasıl İzlenmeli ?

    Kolo - Rektal Kanserlerde ameliyat sonrası nüks etme şansı hastalığın evresine göre değişir. Nüksler genellikle ilk 2 yıl içerisinde ortaya çıkarlar. Bu nedenle bu hastaların ameliyat sonrası ilk 2 yıl içerisinde çok sıkı izlenmeleri gerekir. Eğer nüks saptanacak olursa yeni yapılacak girişimlerle hastanın yaşam şansı artırılır. Ayrıca bu hastalarda geriye bırakılan kolon kısmında yeni tümör oluşma şansı azda olsa vardır. Bunların çok küçükken saptanması ve çıkarılması hastaya tam şifa sağlayacaktır.Bu izlemelerde hastalara 3-6 aylık aralıklarla kan testleri tümör belirleyicileri ( CEA ), US, Tomografi; Akciğer grafisi, Kolonoskopi gibi tetkikler dönüşümlü olarak yapılır. 2 yıldan sonra senelik kontroller ile hasta 5 yıl izlenmelidir.

    Rabbim şifalar ve sabırlar versin inşallah Rabbim mükafatını cennet olarak verir..



  6. 15.Şubat.2012, 23:15
    3
    Site Doktoru
    Alıntı
    Kolon rektum hastalığını bilen var mı ?

    Kalın Bağırsak Kanseri (Kolon Rektum Kanseri )

    Kolo - Rektal kanserler A.B.D. de her iki cinsde en sık görülen 2. kanser türüdür. Yılda ortalama 140.000 kişi hastalığa yakalanmakta ve yılda ortalama 60.000 kişide bu hastalıktan kaybedilmektedir. Yurdumuzda da tanı yöntemlerinin artması, kişilerin hastalık belirtilerini daha iyi algılamaları ve hekime başvurma olanaklarının artması, beslenme alışkanlığımızında giderek daha çok endüstriyel gıdalara kayması sonucu bu kanserlerle daha sık karşılaşmamıza neden olmaktadır. Ancak erken teşhis ve tedavi yöntemleri uygulanabildiği takdirde Kolo - Rektal Kanserler tedaviden ençok yararlanan iç organ kanserleridir. Hatta TARAMA ( Screening) testleri ile hastalık oluşmadan, oluşmuş ise belirtileri daha ortaya çıkmadan saptanabilmekte ve gerekli tedavisi yapılarak tam şifa sağlanabilmektedir. Çünkü genelde ( % 95 ) Kolo-Rektal kanserler POLİP lerden gelişmektedir.


    Henüz kanser gelişmeden bu polipler tarama testlerinde saptanarak POLİPEKTOMİ ( Kolonoskop ile polipin barsaktan alınması) ile çıkarılırsa ilerde oluşabilecek veya henüz çok küçük seviyede oluşmuş bir kanser barsaktan uzaklaştırılmış olacaktır.

    Kimler Risk Altındadır ?


    Genelde olguların büyük çoğunluğu 45-50 yaş üzerindeki kişilerde görülmektedir.Bu Nedenle;

    45-50 yaş üzerindeki kişiler
    Anne, baba, kardeş gibi yakın aile bireylerinde kolorektal kanseri veya polipleri olanlar,
    Uterus ( rahim ), over ( yumurtalık ) veya meme kanseri olan kadınlar,
    Ülseratif Kolit veya Crohn gibi hastalıkları olanlar.

    Riski Azaltmak İçin Neler Yapılmalıdır ?

    Risk altındaki kişiler, bu riski azaltmak için hastalık belirtileri ortaya çıkmadan yapılması gereken TARAMA (Screening ) testlerini yaptırmalıdırlar. Diyetlerini bol lifli - sebzeli, meyvalı, az yağlı ve az kırmızı etli bir şekile dönüştürmelidirler. Alkol ve sigara alışkanlığı varsa iyice azaltmalı, hatta bırakmalıdırlar. Hergün 20 - 30 dakika hafif egzersiz yapmalıdırlar.

    Tarama Testleri Nelerdir ?

    Kolo - Rektal kanserlerin klinik belirtileri ortaya çıkmadan yukarıda belirtilen RİSK altındaki kişilere yapılan testlerdir.Bu kanserlerin oluşmasında esas neden % 95 oranında poliplerdir. Bu polipler zaman içerisinde kansere dönüşebilmektedir. O nedenle tarama tetkiklerinde amaç bu polipleri henüz kansere dönüşmeden, eğer dönüşmüş ise çok erken devrede henüz klinik belirti vermeden teşhis etmek ve Polipektomi ile ( kolonoskop yardımı ile polipin barsaktan uzaklaştırılması) çıkarılmalarını sağlamaktır. Bu takdirde bu hastalar % 90 nın üzerinde ki bir oranda tam şifaya kavuşmaktadırlar. Tarama testleri şunlardır :

    45 yaş üzerinde yılda bir kez rektal tuşe muayenesi,
    50 yaş üzerinde yılda bir kez gaitada gizli kan aranması,
    50 yaş üzerinde 3 - 5 yılda bir defa Kolonoskopi veya Sigmoidoskopi,
    50 yaş üzerinde 5 yılda bir defa Kolon grafisi,
    Ailesinde kolorektal kanseri olanlar 45 yaşdan sonra 2 - 3 yılda bir defa kolonoskopik tetkik,
    Ülseratif Koliti olanlar yılda bir defa kolonoskopi ve biyopsi yaptırmalıdırlar.

    Kolo - Rektal Kanserlerde Klinik Belirtiler Nelerdir ?

    Genelde kadın ve erkekte eşit oranda görülen Kalın barsak - Rektum kanserleri sinsi seyreder. Hastalık aşağıdaki belirtilerle ortaya çıkar.



    Rektumdan kan gelmesi ( rektal kanama ), gaitanın kanla bulaşık olması,
    Tuvalete çıkma alışkanlığında değişiklik
    Gaitanın eskiye oranla incelmesi,
    Kabızlık – İshal durumlarının ortaya çıkması,
    Sık sık tuvalete çıkma isteği, buna rağmen tam boşalamama hissi,
    Karında gaz ağrıları,
    Kansızlık (anemi),
    İzah edilemeyen zayıflama

    Bu belirtilerin herhangi birinin 1 - 2 hafta devam etmesi veya aralıklarla tek rarlaması durumunda mutlaka hekime başvurulmalıdır.

    Teşhis Nasıl Konur ?


    Kolo - Rektal kanserlerde kesin teşhis barsak içerisindeki tümörden endoskopik yöntemlerden ( Rektoskopi, Fleksibl Sigmoidoskopi, Kolonoskopi ) biriyle yapılacak tetkik ve alınacak parçanın patolog tarafından mikroskopik tanısı ile konur.

    Tedavi Nasıl Yapılır?

    Kolo-Rektal kanserlerin esas tedavisi tümörlü kısmın ameliyatla çıkarılması ve barsak pasajının sağlanması için çıkarılan kısmın alt ve üst uclarının tekrar karşılıklı ağızlaştırılmalarıdır.Kolonlar uzun olduğu için bu işlem kolaylıkla uygulanabilir. Ancak REKTUM kanserlerinin tedavisinde bu durum biraz farklıdır. Rektum kısa bir organ (15 cm) olması nedeni ile özellikle anüse yakın yerleşim gösteren tümörlerde ( anüs girişinden 5-6 cm yukarıda) , hastalıklı kısımın çıkarılmasını temin için anüsün tamamen çıkarılıp,iptal edilerek kolon, karın duvarına ağızlaştırılır ( Kolostomi ).

    Daha önceleri çok daha sıklıkla uygulanan bu yöntem, günümüzde gerek teknolojik gelişmeler ( Stappler aleti vs.) ve gerekse bu konuda eğitilmiş ve deneyim kazanmış özellikle Kolo - Rektal cerrahi ile uğraşan cerrahlar tarafından yapılan ameliyatlarda çok az sayıda hastaya uygulanmaktadır.Bazen kolostomi rektumda yapılan ameliyatın iyileşmesini sağlamak için geçici olarak ( birkaç ay ) yapılabilir. Daha sonra bu kolostomi kapatılır. Ameliyata ek olarak, rektum tümörlerinde bazen ameliyattan önce, bazen ameliyattan sonra gerek olursa Radyoterapi de yapılabilir . Kolon tümörlerinde radyoterapinin yeri yoktur. Her iki organın tümörlerinde ameliyattan sonra duruma göre Kemoterapi yapılabilir.

    Anüs kanserlerinde genellikle radyoterapi tercih edilmektedir. Bazı durumlarda Cerrahi tedavide yapılabilir.

    Ameliyat Sonrası Bu Hastalar Nasıl İzlenmeli ?

    Kolo - Rektal Kanserlerde ameliyat sonrası nüks etme şansı hastalığın evresine göre değişir. Nüksler genellikle ilk 2 yıl içerisinde ortaya çıkarlar. Bu nedenle bu hastaların ameliyat sonrası ilk 2 yıl içerisinde çok sıkı izlenmeleri gerekir. Eğer nüks saptanacak olursa yeni yapılacak girişimlerle hastanın yaşam şansı artırılır. Ayrıca bu hastalarda geriye bırakılan kolon kısmında yeni tümör oluşma şansı azda olsa vardır. Bunların çok küçükken saptanması ve çıkarılması hastaya tam şifa sağlayacaktır.Bu izlemelerde hastalara 3-6 aylık aralıklarla kan testleri tümör belirleyicileri ( CEA ), US, Tomografi; Akciğer grafisi, Kolonoskopi gibi tetkikler dönüşümlü olarak yapılır. 2 yıldan sonra senelik kontroller ile hasta 5 yıl izlenmelidir.

    Rabbim şifalar ve sabırlar versin inşallah Rabbim mükafatını cennet olarak verir..



  7. 15.Şubat.2012, 23:18
    4
    ebuturab
    Site Doktoru

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 03.Mart.2007
    Üye No: 74
    Mesaj Sayısı: 1,714
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 20
    Bulunduğu yer: vuslat-ı nur

    Cevap: Kolon rektum hastalığını bilen var mı ?

    ve hastalığın çeşitli safaları

    KALIN BARSAK (KOLON) -REKTUM VE ANÜS HASTALIKLARI
    Kalın Barsak (Kolon), Rektum ve Anüs (Makat) sindirim sistemimizin İnce Barsaklardan sonra gelen kısımlarıdır. Kalınbarsak ortalama 1,5 m uzunluğundadır. Karın içerisinde ters dönmüş U harfi şeklinde karnın sağ alt tarafından kör barsak (çekum ) ile başlar ve yukarı doğru çıkar (çıkan kolon ) karaciğer altından keskin bir dönüşle karnı yatay olarak (transvers kolon) geçer Sol üst köşede yerleşen dalağın altına geldiğinde yine keskin bir dönüş yaparak sol taraftan aşağıya doğru yönelir (inen kolon ). İnenkolon, sigmoid kolon denilen kolonun son kısmı ile Rektumla birleşir. Rektum, Kalın barsağın genişlemesi sonucu oluşan ortalama 15 cm uzunluğunda olup sindirim sistemimizin son kısmıdır. Anüsle dışarı açılır.
    Kolon ve Rektum hastalıkları, hafif şiddette rahatsızlıklardan, hayatı tehdit edici durumlara kadar ilerleyen rahatsızlıklara neden olabilir. Bu hastalıklarda erken teşhis ve tedavi çoğu kez hayat kurtarıcı olabilmektedir. Ne var ki hastaların çoğu bilgi eksikliği, ihmal, utanma gibi nedenlerden dolayı hekime geç başvurmaktadır.
    KOLO-REKTAL HASTALIKLARIN GENEL BELİRTİLERİ NELERDİR ?
    Anüsden ( Makattan ) KAN gelmesi ( taze-kırmızı veya durmuş-siyah kan şeklinde olabilir ), Büyük abdest yapmada (defekasyon) değişiklik olması ( gaitanın incelmesi ), düzensiz şekilde kabızlık- ishal olunması, defekasyon ( büyük abdest yapma ) yaptıkdan sonra tam rahatlamama ve tekrar tekrar defekasyon yapmak isteği, defekasyon sırasında ağrı olması, anüs bölgesinde şişlikler ve yaralar olması, karında zaman zaman izah edilemeyen ağrıların olması, kabızlık, zayıflama, kansızlık ( anemi ) olması gibi belirtilerde mutlaka hekime başvurulmalıdır.
    TEŞHİSDE HANGİ YÖNTEMLER KULLANILIR ?
    Fiziki muayene: Hastanın genel olarak yapılan muayenesi.

    Rektal Tuşe: Anüs ve Rektumun eldiven giyilip vazelin sürüldükten sonra parmakla yapılan muayenesi. Bu yöntemle bu bölgenin birçok hastalığı saptanır.

    Endoskopik muayene; Değişik uzunluktaki optik aletlerle anüsten girilerek yapılan muayenelerdir. Bunlar; Anoskopi, Rektoskopi, sigmoidoskopi, KOLONOSKOPİ dir. İşlem öncesinde barsakların temiz olması için bir gün önceden hastaya barsak boşaltıcı ilaçlar verilebilir.Bu yöntemlerle tüm anüs, rektum ve kolonlar gözle incelenebilir, lezyonun (hastalığın) izlenmesi için fotoğrafı çekilebilir , biyopsi yapılabilir ve gerekirse lezyon üzerinde tedavi edici girişimler yapılabilir.

    Röntgen Tetkikleri; “Çift kontrast kolon grafisi”; Anüs yoluyla radyoopak ilacın lavman şeklinde verilmesi ile yapılır. “ Barsak geçiş süresi” tetkiki; Kabızlıkta uygulanır. Radyoopak maddeler yutturularak vücudu terkediş süreleri ne göre karar verilir. “Defekografi” Defekasyon zorluklarında yapılan tetkikdir. “Tomografi”, “MR”, “Endorektal Ultrasonografi” ve “Karın US” gibi yöntemlerde kullanılır.

    Çift Kontrast Kolon Grafisi
    Anorektal Fizyolojik Çalışmalar; Bölgenin işleyişi ile ilgili olarak EMG ve Manometrik çalışmalar da yapılabilir.

    Laboratuar çalışmaları; Hastalara gaitada gizli kan, parazit tetkikleri, genel kan testleri, tümör belirleyici testler gibi tetkikler de lüzumuna göre yapılır.

    KOLON-REKTUM ve ANÜS HASTALIKLARI NELERDİR ?
    KANSERLER, POLİPLER, ÜLSERATİF KOLİT, CROHN, DİVERTİKÜL, KONSTİPASYON (KABIZLIK), REKTAL PROLAPSUS, PİLONİDAL SİNUS (KIL KİSTİ), FEKAL İNKONTİNANS ( GAZ-GAİTA TUTAMAMAK), ANAL ABSE, FİSTÜL, HEMOROİD, FİSSÜR, PRURİTİS ANİ ( ANAL KAŞINTI) ve buna benzer hastalıklardır.



  8. 15.Şubat.2012, 23:18
    4
    Site Doktoru
    ve hastalığın çeşitli safaları

    KALIN BARSAK (KOLON) -REKTUM VE ANÜS HASTALIKLARI
    Kalın Barsak (Kolon), Rektum ve Anüs (Makat) sindirim sistemimizin İnce Barsaklardan sonra gelen kısımlarıdır. Kalınbarsak ortalama 1,5 m uzunluğundadır. Karın içerisinde ters dönmüş U harfi şeklinde karnın sağ alt tarafından kör barsak (çekum ) ile başlar ve yukarı doğru çıkar (çıkan kolon ) karaciğer altından keskin bir dönüşle karnı yatay olarak (transvers kolon) geçer Sol üst köşede yerleşen dalağın altına geldiğinde yine keskin bir dönüş yaparak sol taraftan aşağıya doğru yönelir (inen kolon ). İnenkolon, sigmoid kolon denilen kolonun son kısmı ile Rektumla birleşir. Rektum, Kalın barsağın genişlemesi sonucu oluşan ortalama 15 cm uzunluğunda olup sindirim sistemimizin son kısmıdır. Anüsle dışarı açılır.
    Kolon ve Rektum hastalıkları, hafif şiddette rahatsızlıklardan, hayatı tehdit edici durumlara kadar ilerleyen rahatsızlıklara neden olabilir. Bu hastalıklarda erken teşhis ve tedavi çoğu kez hayat kurtarıcı olabilmektedir. Ne var ki hastaların çoğu bilgi eksikliği, ihmal, utanma gibi nedenlerden dolayı hekime geç başvurmaktadır.
    KOLO-REKTAL HASTALIKLARIN GENEL BELİRTİLERİ NELERDİR ?
    Anüsden ( Makattan ) KAN gelmesi ( taze-kırmızı veya durmuş-siyah kan şeklinde olabilir ), Büyük abdest yapmada (defekasyon) değişiklik olması ( gaitanın incelmesi ), düzensiz şekilde kabızlık- ishal olunması, defekasyon ( büyük abdest yapma ) yaptıkdan sonra tam rahatlamama ve tekrar tekrar defekasyon yapmak isteği, defekasyon sırasında ağrı olması, anüs bölgesinde şişlikler ve yaralar olması, karında zaman zaman izah edilemeyen ağrıların olması, kabızlık, zayıflama, kansızlık ( anemi ) olması gibi belirtilerde mutlaka hekime başvurulmalıdır.
    TEŞHİSDE HANGİ YÖNTEMLER KULLANILIR ?
    Fiziki muayene: Hastanın genel olarak yapılan muayenesi.

    Rektal Tuşe: Anüs ve Rektumun eldiven giyilip vazelin sürüldükten sonra parmakla yapılan muayenesi. Bu yöntemle bu bölgenin birçok hastalığı saptanır.

    Endoskopik muayene; Değişik uzunluktaki optik aletlerle anüsten girilerek yapılan muayenelerdir. Bunlar; Anoskopi, Rektoskopi, sigmoidoskopi, KOLONOSKOPİ dir. İşlem öncesinde barsakların temiz olması için bir gün önceden hastaya barsak boşaltıcı ilaçlar verilebilir.Bu yöntemlerle tüm anüs, rektum ve kolonlar gözle incelenebilir, lezyonun (hastalığın) izlenmesi için fotoğrafı çekilebilir , biyopsi yapılabilir ve gerekirse lezyon üzerinde tedavi edici girişimler yapılabilir.

    Röntgen Tetkikleri; “Çift kontrast kolon grafisi”; Anüs yoluyla radyoopak ilacın lavman şeklinde verilmesi ile yapılır. “ Barsak geçiş süresi” tetkiki; Kabızlıkta uygulanır. Radyoopak maddeler yutturularak vücudu terkediş süreleri ne göre karar verilir. “Defekografi” Defekasyon zorluklarında yapılan tetkikdir. “Tomografi”, “MR”, “Endorektal Ultrasonografi” ve “Karın US” gibi yöntemlerde kullanılır.

    Çift Kontrast Kolon Grafisi
    Anorektal Fizyolojik Çalışmalar; Bölgenin işleyişi ile ilgili olarak EMG ve Manometrik çalışmalar da yapılabilir.

    Laboratuar çalışmaları; Hastalara gaitada gizli kan, parazit tetkikleri, genel kan testleri, tümör belirleyici testler gibi tetkikler de lüzumuna göre yapılır.

    KOLON-REKTUM ve ANÜS HASTALIKLARI NELERDİR ?
    KANSERLER, POLİPLER, ÜLSERATİF KOLİT, CROHN, DİVERTİKÜL, KONSTİPASYON (KABIZLIK), REKTAL PROLAPSUS, PİLONİDAL SİNUS (KIL KİSTİ), FEKAL İNKONTİNANS ( GAZ-GAİTA TUTAMAMAK), ANAL ABSE, FİSTÜL, HEMOROİD, FİSSÜR, PRURİTİS ANİ ( ANAL KAŞINTI) ve buna benzer hastalıklardır.






+ Yorum Gönder