Konusunu Oylayın.: Kapalı bir kadına bakmak haram mıdır?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Kapalı bir kadına bakmak haram mıdır?
  1. 15.Şubat.2012, 01:13
    1
    Hayat Rehberi
    vakit nakittir

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 4
    Mesaj Sayısı: 48
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2

    Kapalı bir kadına bakmak haram mıdır?

  2. 15.Şubat.2012, 01:34
    2
    HAMMADUN
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 03.Aralık.2010
    Üye No: 81065
    Mesaj Sayısı: 1,021
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: Kapalı bir kadına bakmak haram mıdır?




    Bakmaktaki Niyyet Ne....???


  3. 15.Şubat.2012, 01:34
    2
    HAMMADUN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli



    Bakmaktaki Niyyet Ne....???


  4. 15.Şubat.2012, 13:04
    3
    imamhatipli42
    Özel Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 23.Ocak.2007
    Üye No: 7
    Mesaj Sayısı: 3,569
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 51

    Cevap: Kapalı bir kadına bakmak haram mıdır?

    Alıntı
    Kapalı bir kadına bakmak haram mıdır?

    Kapalı olsun açık olsun yabancı bir kadına şehetle bakmak haramdır. her bakış kalbe saplanan kara bir oktur bakışlar arttıkça ihlas azalır ibdetlerde aksaklık ve huzursuzluk başlar.


    mum hocamızın göz zinası ile ilgili paylaşmış olduğu bir hikayeyi aktarmak istiyorum.

    Alıntı
    BEN FARE DEĞİLİM






    Bir öğrenci hocasına, harama bakmaktan kendini alıkoyamamaktan nefsini şikâyet eder. Hocasına:
    —Hocam harama bakmamak için çare nedir ne yapmam lazım? Hoca:
    —Oğlum demiş. Farey'i düşün. Öğrenci anlamayınca Hoca açiklamış;
    —Fare'nin zekâsı zayıftır hemen unutur. Yem görür tam yiyeceği sırada faka tutulacak gibi olur kaçar ama yine unutur tehlikeyi ve bir daha dener. Neticede fak onu yakalar ve ölür. Hoca devam eder sözlerine
    —Sen akıllısın tehlikeyi gördüğünde fare gibi davranma! hemen uzaklaş demiş
    Öğrenci
    —Tamam demiş.
    Ertesi gün çarşıya çıkar ve yine harama tam bakacağı sırada hocasının sözlerini hatırlar fare olmadığını düşünerek yüzünü çevirir ve şöyle der
    —Ben fare değilim… ben fare değilim… ve hep harama bakacağı sırada öyle demeye devam etmiş.






  5. 15.Şubat.2012, 13:04
    3
    Özel Üye
    Alıntı
    Kapalı bir kadına bakmak haram mıdır?

    Kapalı olsun açık olsun yabancı bir kadına şehetle bakmak haramdır. her bakış kalbe saplanan kara bir oktur bakışlar arttıkça ihlas azalır ibdetlerde aksaklık ve huzursuzluk başlar.


    mum hocamızın göz zinası ile ilgili paylaşmış olduğu bir hikayeyi aktarmak istiyorum.

    Alıntı
    BEN FARE DEĞİLİM






    Bir öğrenci hocasına, harama bakmaktan kendini alıkoyamamaktan nefsini şikâyet eder. Hocasına:
    —Hocam harama bakmamak için çare nedir ne yapmam lazım? Hoca:
    —Oğlum demiş. Farey'i düşün. Öğrenci anlamayınca Hoca açiklamış;
    —Fare'nin zekâsı zayıftır hemen unutur. Yem görür tam yiyeceği sırada faka tutulacak gibi olur kaçar ama yine unutur tehlikeyi ve bir daha dener. Neticede fak onu yakalar ve ölür. Hoca devam eder sözlerine
    —Sen akıllısın tehlikeyi gördüğünde fare gibi davranma! hemen uzaklaş demiş
    Öğrenci
    —Tamam demiş.
    Ertesi gün çarşıya çıkar ve yine harama tam bakacağı sırada hocasının sözlerini hatırlar fare olmadığını düşünerek yüzünü çevirir ve şöyle der
    —Ben fare değilim… ben fare değilim… ve hep harama bakacağı sırada öyle demeye devam etmiş.






  6. 16.Şubat.2012, 00:02
    4
    imam
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Ağustos.2007
    Üye No: 2034
    Mesaj Sayısı: 7,511
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Bulunduğu yer: minallah-ilelllah

    Cevap: Kapalı bir kadına bakmak haram mıdır?

    Kapalı bir kadına bakmak haram mıdır?


    Kadının eli ve yüzü avret olmadığı için bakmak haram değildir. Ancak şehvetle bakıldığı takdirde haram olur. Burada bakan kişi günah işlemiş olur. İş gereği veya ziyaret nedeni ile kadının yüzüne bakılması haram olmaz.

    “Hem Kur’ân merhameten kadınların hürmetini muhafaza için hayâ perdesini takmasını emreder. Tâ hevesât-ı rezîlenin ayağı altında o şefkat madenleri zillet çekmesinler. Âlet-i hevesât ehemmiyetsiz bir metâ hükmüne geçmesinler. Medeniyet ise kadınları yuvalarından çıkarıp perdelerini yırtıp beşeri de baştan çıkarmıştır.”1

    Toplumun bozulmasını netice veren sebeplerden birisi bu sözlerde ifade edildiği gibi, kadınların yuvalarından çıkıp ölçüsüz bir şekilde toplume karışarak, hürmete lâyık bir varlık iken ehemmiyetsiz bir eşya hâline gelmesidir. Bu durumdan kadınlar kendilerine olan hürmeti kaybettikleri gibi, toplum fertlerinin de bozulmasına sebep olmuşlardır.

    Açık saçıklığın başını alıp yürüdüğü, hayâ perdesinin ayaklar altına alındığı bir zamanda, Müslümanın vazifesi daha da ağırlaşmakta, imanını muhafaza için daha çok titiz davranması gerekmektedir. Çünkü artık toplumumuzde kadının girmediği yer kalmamış gibidir. Çarşıda, pazarda, otobüste, vapurda, resmî dairelerde çoklukla bulunmaktadır. Bu vaziyet karşısında Müslümanın kendisini toplumdan ayrı ve uzak tutması, her şeyden el etek çekmesi düşünülemez. Fakat inancının icabı bazı prensiplere uymak durumundadır.

    İnsanın kendisine yabancı olan kadınla, kadının da kendisine yabancı olan erkekle münasebeti sınırlıdır; belli ölçülere tâbidir. Rabbimiz mü’min erkek ve kadınlara şöyle buyurur:

    “Mü’min erkeklere söyle: Gözlerini bakılması yasak olandan çevirsinler, mahrem yerlerini korusunlar. Bu onların arınmasını daha iyi sağlar. Allah yaptıklarınızdan şüphesiz haberdardır. Mü’min kadınlara da söyle: Gözlerini bakılması yasak olandan çevirsinler, iffetlerini korusunlar...”3

    Bu âyetlerde açık bir şekilde, mü’min erkeklerin kendilerine yabancı olan nâmahrem kadınlara, kendilerine nikâhları düşen hanımlara; kadınların da kendilerine yabancı olan erkeklere bakmamaları bildirilmektedir.

    Yasaklanan bu bakışın sınırı ve mahiyeti nedir, nasıl olacaktır? Âyetin geçen “gözleri kapamaktan” maksat, gözleri kapatıp başı yere eğerek yürümek, dolaşmak değildir. Zaten bu şekilde davranmak da mümkün değildir. Bir insan tâbiî olarak karşılaştığı erkeği ve kadını görür, bakar. Ancak burada anlatılmak istenen husus, karşı cinse şehvetle, cinsî bir duygu besleyerek bakmaktır. Şehvetle bakmanın ölçüsü de, devamlı olarak birkaç sefer bakıp durmaktır.

    Bu ölçüyü de Resul-i Ekrem Efendimizden (a.s.m.) öğrenmekteyiz. Bu hususta Hz. Ali (ra)’ye şöyle buyurmuşlardır:

    “Yâ Ali, arka arkaya bakma! Birinci bakış hakkındır, fakat ikinci bakışta hakkın yoktur.”4

    Karşı cins insanın gözüne iliştiği zaman, gözlerini ayırmadan bakıp durmamalı, başını çevirmeli. Böylece şehvetle bakma sınırına da yaklaşmamış olur.

    Çünkü umumiyetle fuhşun kapısı önce bakışla aralanır. Daha sonra diğer kapılar birbirini açar. Bu sebepten zinaya açılan ilk kapı böylece kapanmış sayılır.

    Fahrüddin Râzi, tefsirinde Tevrat’tan şu cümleyi nakletmektedir:

    “Harama bakış kalbe şehvet tohumunu eker. Her şehvet de insanda derin hüzünler doğurur.”

    Kalbe düşen her günah tohumu, müsait zemin bulup yeşerirse insanın mânevî hayatını tehlikeye sokar. Bir mâneviyat büyüğü olan Zünnün Mısrî’nin dediği gibi, “Gözleri günahlara kapamak korunmanın en güzel yoludur.”

    Kendisini haramdan muhafazaya çalışan Müslümanın durumunu da Peygamber Efendimiz (a.s.m.) şöyle anlatmaktadır:

    “Bir kadının güzelliği bir Müslümanın gözüne çarpar da ondan gözünü çevirirse, Cenab-ı Hak o Müslümana lezzetini kalbinde duyacağı bir ibadet bahşeder.”4

    Bilindiği gibi erkeğin erkeğe ve yabancı kadınlara avret sayılan, göstermesi haram olan yerleri müçtehidlerin ekserisinin görüşüne göre diz ile göbek arasıdır. Kadının da kendi mahremleri dışındaki erkeklere karşı avret sayılan, caiz olmayan yerleri el ve yüzün dışında kalan vücudunun tamamıdır.

    Buna göre kadının, bir erkeğin vücudunun, göbekle dizi arası dışında kalan yerlerine şehvetsiz olarak ve tekrar edilmeden bakması caizdir. Erkeğin de, kadının el ve yüzüne şehvet hissi olmadığı takdirde bakması helâldir. Ancak cinsî bir zevk duyarak erkeğin veya kadının birbirlerinen bu kısımlarına bakmaları yasak sınırına girer.

    İnsan, gerek iş hayatında, gerekse bazı zaruret hallerinde, kendisine yabancı olan kadına bakabilmektedir. Yukarıda, mealini verdiğimiz âyetin tefsirinde Tefsir-i Kebir sahibi Fahrüddin Râzi, bu zaruretleri şu şekilde tasnif etmektedir:

    * İnsan, evlenmeye niyet ettiği kadının yüzüne ve ellerine bakabilir. Nitekim bir defasında Ebû Hüreyre, Peygamberimizin (a.s.m.) yanında bulunurken bir adam gelerek, Ensar kadınlarından birisiyle evlenmek istediğini söyler. Peygamberimiz (a.s.m.), “O kadına baktın mı?” diye sorunca, o zat, “Hayır!..” der. Peygamberimiz (a.s.m.) tekrar, “Öyleyse git, ona bak, çünkü Ensarın gözlerinde bir şey vardır.”5 buyurur.

    Bu hususta şehvetle de olsa bakılabileceği kaydı zikredilmektedir.

    * Mahkeme huzurunda, hâkimin veya şahitlerin kadını tanımaları için bakmaları, caizdir. Çünkü burada bir haksızlığın giderilmesi ve bir hakkın yerine gelmesi bahis mevzuudur.6

    Fetevâ-yi Hindiye’de şu cümleyi görmek mümkündür:

    “Fitne ve şehvetten korkulmadığı takdirde kadının eline ve yüzüne bakmak mubahtır.”7

    Yine el-Mühezzeb isimli eserde, “Zaruret olduğu takdirde bir tüccar, yüzü açık bir kadına bakabilir. Kötü bir niyet olmazsa Allah indinde mes’ul olmaz.”8 denilmektedir.

    Dipnotlar:

    1. Sözler, s. 381.
    2. Nur Sûresi, 30-31.
    3. Ebû Davud, Nikâh: 43; Tirmizi, Edeb: 28.
    4. Müsned, 5: 264.
    5. Müslim, Nikâh: 74.
    6. et-Tefsîrü’l-Kebîr, 23: 203.
    7. Fetevâ-yı Hindiyye, 5: 329.
    8. el-Mühezze, II/34.

    (Mehmed Paksu, Helal – Haram)


  7. 16.Şubat.2012, 00:02
    4
    Üye
    Kapalı bir kadına bakmak haram mıdır?


    Kadının eli ve yüzü avret olmadığı için bakmak haram değildir. Ancak şehvetle bakıldığı takdirde haram olur. Burada bakan kişi günah işlemiş olur. İş gereği veya ziyaret nedeni ile kadının yüzüne bakılması haram olmaz.

    “Hem Kur’ân merhameten kadınların hürmetini muhafaza için hayâ perdesini takmasını emreder. Tâ hevesât-ı rezîlenin ayağı altında o şefkat madenleri zillet çekmesinler. Âlet-i hevesât ehemmiyetsiz bir metâ hükmüne geçmesinler. Medeniyet ise kadınları yuvalarından çıkarıp perdelerini yırtıp beşeri de baştan çıkarmıştır.”1

    Toplumun bozulmasını netice veren sebeplerden birisi bu sözlerde ifade edildiği gibi, kadınların yuvalarından çıkıp ölçüsüz bir şekilde toplume karışarak, hürmete lâyık bir varlık iken ehemmiyetsiz bir eşya hâline gelmesidir. Bu durumdan kadınlar kendilerine olan hürmeti kaybettikleri gibi, toplum fertlerinin de bozulmasına sebep olmuşlardır.

    Açık saçıklığın başını alıp yürüdüğü, hayâ perdesinin ayaklar altına alındığı bir zamanda, Müslümanın vazifesi daha da ağırlaşmakta, imanını muhafaza için daha çok titiz davranması gerekmektedir. Çünkü artık toplumumuzde kadının girmediği yer kalmamış gibidir. Çarşıda, pazarda, otobüste, vapurda, resmî dairelerde çoklukla bulunmaktadır. Bu vaziyet karşısında Müslümanın kendisini toplumdan ayrı ve uzak tutması, her şeyden el etek çekmesi düşünülemez. Fakat inancının icabı bazı prensiplere uymak durumundadır.

    İnsanın kendisine yabancı olan kadınla, kadının da kendisine yabancı olan erkekle münasebeti sınırlıdır; belli ölçülere tâbidir. Rabbimiz mü’min erkek ve kadınlara şöyle buyurur:

    “Mü’min erkeklere söyle: Gözlerini bakılması yasak olandan çevirsinler, mahrem yerlerini korusunlar. Bu onların arınmasını daha iyi sağlar. Allah yaptıklarınızdan şüphesiz haberdardır. Mü’min kadınlara da söyle: Gözlerini bakılması yasak olandan çevirsinler, iffetlerini korusunlar...”3

    Bu âyetlerde açık bir şekilde, mü’min erkeklerin kendilerine yabancı olan nâmahrem kadınlara, kendilerine nikâhları düşen hanımlara; kadınların da kendilerine yabancı olan erkeklere bakmamaları bildirilmektedir.

    Yasaklanan bu bakışın sınırı ve mahiyeti nedir, nasıl olacaktır? Âyetin geçen “gözleri kapamaktan” maksat, gözleri kapatıp başı yere eğerek yürümek, dolaşmak değildir. Zaten bu şekilde davranmak da mümkün değildir. Bir insan tâbiî olarak karşılaştığı erkeği ve kadını görür, bakar. Ancak burada anlatılmak istenen husus, karşı cinse şehvetle, cinsî bir duygu besleyerek bakmaktır. Şehvetle bakmanın ölçüsü de, devamlı olarak birkaç sefer bakıp durmaktır.

    Bu ölçüyü de Resul-i Ekrem Efendimizden (a.s.m.) öğrenmekteyiz. Bu hususta Hz. Ali (ra)’ye şöyle buyurmuşlardır:

    “Yâ Ali, arka arkaya bakma! Birinci bakış hakkındır, fakat ikinci bakışta hakkın yoktur.”4

    Karşı cins insanın gözüne iliştiği zaman, gözlerini ayırmadan bakıp durmamalı, başını çevirmeli. Böylece şehvetle bakma sınırına da yaklaşmamış olur.

    Çünkü umumiyetle fuhşun kapısı önce bakışla aralanır. Daha sonra diğer kapılar birbirini açar. Bu sebepten zinaya açılan ilk kapı böylece kapanmış sayılır.

    Fahrüddin Râzi, tefsirinde Tevrat’tan şu cümleyi nakletmektedir:

    “Harama bakış kalbe şehvet tohumunu eker. Her şehvet de insanda derin hüzünler doğurur.”

    Kalbe düşen her günah tohumu, müsait zemin bulup yeşerirse insanın mânevî hayatını tehlikeye sokar. Bir mâneviyat büyüğü olan Zünnün Mısrî’nin dediği gibi, “Gözleri günahlara kapamak korunmanın en güzel yoludur.”

    Kendisini haramdan muhafazaya çalışan Müslümanın durumunu da Peygamber Efendimiz (a.s.m.) şöyle anlatmaktadır:

    “Bir kadının güzelliği bir Müslümanın gözüne çarpar da ondan gözünü çevirirse, Cenab-ı Hak o Müslümana lezzetini kalbinde duyacağı bir ibadet bahşeder.”4

    Bilindiği gibi erkeğin erkeğe ve yabancı kadınlara avret sayılan, göstermesi haram olan yerleri müçtehidlerin ekserisinin görüşüne göre diz ile göbek arasıdır. Kadının da kendi mahremleri dışındaki erkeklere karşı avret sayılan, caiz olmayan yerleri el ve yüzün dışında kalan vücudunun tamamıdır.

    Buna göre kadının, bir erkeğin vücudunun, göbekle dizi arası dışında kalan yerlerine şehvetsiz olarak ve tekrar edilmeden bakması caizdir. Erkeğin de, kadının el ve yüzüne şehvet hissi olmadığı takdirde bakması helâldir. Ancak cinsî bir zevk duyarak erkeğin veya kadının birbirlerinen bu kısımlarına bakmaları yasak sınırına girer.

    İnsan, gerek iş hayatında, gerekse bazı zaruret hallerinde, kendisine yabancı olan kadına bakabilmektedir. Yukarıda, mealini verdiğimiz âyetin tefsirinde Tefsir-i Kebir sahibi Fahrüddin Râzi, bu zaruretleri şu şekilde tasnif etmektedir:

    * İnsan, evlenmeye niyet ettiği kadının yüzüne ve ellerine bakabilir. Nitekim bir defasında Ebû Hüreyre, Peygamberimizin (a.s.m.) yanında bulunurken bir adam gelerek, Ensar kadınlarından birisiyle evlenmek istediğini söyler. Peygamberimiz (a.s.m.), “O kadına baktın mı?” diye sorunca, o zat, “Hayır!..” der. Peygamberimiz (a.s.m.) tekrar, “Öyleyse git, ona bak, çünkü Ensarın gözlerinde bir şey vardır.”5 buyurur.

    Bu hususta şehvetle de olsa bakılabileceği kaydı zikredilmektedir.

    * Mahkeme huzurunda, hâkimin veya şahitlerin kadını tanımaları için bakmaları, caizdir. Çünkü burada bir haksızlığın giderilmesi ve bir hakkın yerine gelmesi bahis mevzuudur.6

    Fetevâ-yi Hindiye’de şu cümleyi görmek mümkündür:

    “Fitne ve şehvetten korkulmadığı takdirde kadının eline ve yüzüne bakmak mubahtır.”7

    Yine el-Mühezzeb isimli eserde, “Zaruret olduğu takdirde bir tüccar, yüzü açık bir kadına bakabilir. Kötü bir niyet olmazsa Allah indinde mes’ul olmaz.”8 denilmektedir.

    Dipnotlar:

    1. Sözler, s. 381.
    2. Nur Sûresi, 30-31.
    3. Ebû Davud, Nikâh: 43; Tirmizi, Edeb: 28.
    4. Müsned, 5: 264.
    5. Müslim, Nikâh: 74.
    6. et-Tefsîrü’l-Kebîr, 23: 203.
    7. Fetevâ-yı Hindiyye, 5: 329.
    8. el-Mühezze, II/34.

    (Mehmed Paksu, Helal – Haram)


  8. 23.Şubat.2012, 00:21
    5
    Hayat Rehberi
    vakit nakittir

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 4
    Mesaj Sayısı: 48
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2

    Cevap: Kapalı bir kadına bakmak haram mıdır?

    teşekkür ederim hocalarım


  9. 23.Şubat.2012, 00:21
    5
    vakit nakittir
    teşekkür ederim hocalarım





+ Yorum Gönder