Konusunu Oylayın.: Dua ve zikirlerin adeti(şifa duaları)

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Dua ve zikirlerin adeti(şifa duaları)
  1. 11.Şubat.2012, 00:10
    1
    NURİMERCAN
    İNNALLAHE MEASSABİRİN

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 30.Eylül.2010
    Üye No: 79255
    Mesaj Sayısı: 221
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 3
    Yaş: 40
    Bulunduğu yer: kırıkkale

    Dua ve zikirlerin adeti(şifa duaları)






    Dua ve zikirlerin adeti(şifa duaları) Mumsema Selamünaleyküm..evimde bir kitap var resulullahın dilinden dualar isminde yazrı arif pamuk...bunun içinde bazı şifa duaları ve zikirler var felçliye karşı cin tutmasına karşı gemiye binerkenvesvese için horoz sesi işitince semaya bakınca vs vs dualar varbazı sure ve zikirlerde var bu zikirlerde ve dualarda rakamlarda var bazı dualar 7 kere bazıları 10 kere gibi...bu tür duaların kur'anda geçmediğini ömer çelakıl'ın programından duymuştum ayetlerin anlam gereğince şifası olabilicek şekilde alıntı olduğu söylendi.!! Ben kur'an okumasını malesef bilmiyorum rabbim inşaallah kısmet ederde öğrenirim.ama terettüdlerim var mesela bir dua var aynen şöyle başlık var..... Mukatil b. Süleyman dan rivayet edilmiştir,diyor: Kim sabah namazını vaktinde kılar,sonra aşağıdaki duayı 200 kere okuyup duası kabul olmazsa o kimse mukatil'e lanet etsin aynen böyle yazıyor ve dua şu allahümme ya hayyu ya kayyumu ya ferdu ya vitru ya samedu ya senede menistenede ileyh*ya men lem yelid ve lem yuled ve lem yekün lehu küfüven ehad. Mukatil kim bilmiyorum belki velilerden ama duada kesiniyetlik var rabbim bilmezmi duanın kabul olup olmayacağını.??? Doğrusu tereddütte kaldım neden kesin kabul olunacak gibi söylem var anlayamadım bu tür dua ve zikirleri itibar etmelimiyiz.? Bilmeden günaha girmekte istemem.ayrıca duanın anlamıda yazmıyor arapça bilen biri tercüme ederse sevinirim.mukatil kimdir? Dua ve zikirde rakamsallığın değeri varmıdır 7 kere 10 kere gibi..ve öyle bir dua arıyorumki hem dünyalık hem ahiretlik olsun bilen varsa paylaşırsanız sevinirim selametle...


  2. 11.Şubat.2012, 00:10
    1
    İNNALLAHE MEASSABİRİN



    Selamünaleyküm..evimde bir kitap var resulullahın dilinden dualar isminde yazrı arif pamuk...bunun içinde bazı şifa duaları ve zikirler var felçliye karşı cin tutmasına karşı gemiye binerkenvesvese için horoz sesi işitince semaya bakınca vs vs dualar varbazı sure ve zikirlerde var bu zikirlerde ve dualarda rakamlarda var bazı dualar 7 kere bazıları 10 kere gibi...bu tür duaların kur'anda geçmediğini ömer çelakıl'ın programından duymuştum ayetlerin anlam gereğince şifası olabilicek şekilde alıntı olduğu söylendi.!! Ben kur'an okumasını malesef bilmiyorum rabbim inşaallah kısmet ederde öğrenirim.ama terettüdlerim var mesela bir dua var aynen şöyle başlık var..... Mukatil b. Süleyman dan rivayet edilmiştir,diyor: Kim sabah namazını vaktinde kılar,sonra aşağıdaki duayı 200 kere okuyup duası kabul olmazsa o kimse mukatil'e lanet etsin aynen böyle yazıyor ve dua şu allahümme ya hayyu ya kayyumu ya ferdu ya vitru ya samedu ya senede menistenede ileyh*ya men lem yelid ve lem yuled ve lem yekün lehu küfüven ehad. Mukatil kim bilmiyorum belki velilerden ama duada kesiniyetlik var rabbim bilmezmi duanın kabul olup olmayacağını.??? Doğrusu tereddütte kaldım neden kesin kabul olunacak gibi söylem var anlayamadım bu tür dua ve zikirleri itibar etmelimiyiz.? Bilmeden günaha girmekte istemem.ayrıca duanın anlamıda yazmıyor arapça bilen biri tercüme ederse sevinirim.mukatil kimdir? Dua ve zikirde rakamsallığın değeri varmıdır 7 kere 10 kere gibi..ve öyle bir dua arıyorumki hem dünyalık hem ahiretlik olsun bilen varsa paylaşırsanız sevinirim selametle...


    Benzer Konular

    - Şifa Duaları

    - Şifa Ayetleri ve Duaları

    - Hastalıklara karşı şifa duaları

    - Şifa ayetleri hafıza kuvvetliliği için şifa duaları

    - Şifa Duaları ve Türkçe Anlamları

  3. 11.Şubat.2012, 00:29
    2
    NURİMERCAN
    İNNALLAHE MEASSABİRİN

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 30.Eylül.2010
    Üye No: 79255
    Mesaj Sayısı: 221
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 3
    Yaş: 40
    Bulunduğu yer: kırıkkale

    Cevap: Dua ve zikirlerin adeti(şifa duaları)




    Resulullah resulallah rasulullah bunlardan hangisi doğru


  4. 11.Şubat.2012, 00:29
    2
    İNNALLAHE MEASSABİRİN



    Resulullah resulallah rasulullah bunlardan hangisi doğru


  5. 11.Şubat.2012, 00:51
    3
    HAMMADUN
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 03.Aralık.2010
    Üye No: 81065
    Mesaj Sayısı: 1,021
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: Dua ve zikirlerin adeti(şifa duaları)

    Dua'nın ne olduğunu bilmez isek, Kime ve ne için edildiğini bilmez isek. O'na bir takım sayılar atfedipte, o sayılar kadar okuduğumuzda duanın kabul olacağına iman edersek, hurafelerle birlikte kıldan tüyden, sudan bir takım vasıtalarıda ilah edinirsek.

    İLAHI ve KUL'unu ortadan kaldırırsak. Birileri kendilerine lanet okurlar. Bizde o kendine lanet okuyan zavallıya acır. Allah hidayet versin deriz.

    Rab'bim Cümlemizden Razı Olsun. Amin.


  6. 11.Şubat.2012, 00:51
    3
    HAMMADUN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    Dua'nın ne olduğunu bilmez isek, Kime ve ne için edildiğini bilmez isek. O'na bir takım sayılar atfedipte, o sayılar kadar okuduğumuzda duanın kabul olacağına iman edersek, hurafelerle birlikte kıldan tüyden, sudan bir takım vasıtalarıda ilah edinirsek.

    İLAHI ve KUL'unu ortadan kaldırırsak. Birileri kendilerine lanet okurlar. Bizde o kendine lanet okuyan zavallıya acır. Allah hidayet versin deriz.

    Rab'bim Cümlemizden Razı Olsun. Amin.


  7. 11.Şubat.2012, 01:42
    4
    NURİMERCAN
    İNNALLAHE MEASSABİRİN

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 30.Eylül.2010
    Üye No: 79255
    Mesaj Sayısı: 221
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 3
    Yaş: 40
    Bulunduğu yer: kırıkkale

    Cevap: Dua ve zikirlerin adeti(şifa duaları)

    Tefsîr-i Kebîr (Mukâtil b. Süleyman)Tarihteki İlk tam Tefsir Kitabı(1/1)HAnefi:

    Tefsîr-i Kebîr



    Günümüze kadar ulaşmış ilk tam Kur'an-ı Kerim tefsiri. İmam Şafii Mukâtil b. Süleyman'ın tefsiri ile ilgili olarak şöyle demiştir: İnsanlar tefsirde Mukâtil'e muhtaçtırlar.

    Büyük müfessirlerden Mukâtil b. Süleyman'ın Tefsir-i Kebir'i, bize eksiksiz ulaşmış ilk Kur'ân tefsiridir. Bu eserin en önemli özelliği, günümüze kadar ulaşmış en eski ve eksiksiz, yani Kur'an-ı baştan sona açıklayan bir tefsir olmasıdır. İmam Şafii'den tutun İbn Kayyim el-Cevziyye'ye varıncaya kadar ondan yeri geldikçe nakil yapmamış, açıklamalarına göndermelerde bulunmamış bir müfessir ve ilim adamı yok gibidir.

    Kur’ân’ı tam olarak tefsir eden ilk kimse, Mukâtil b. Süleyman’dır. Onun kimi çağdaşlarının Kur’ân-ı Kerîm’i tanı olarak tefsir etmiş olma ihtimali olmakla birlikte bunlar bize ulaşmamıştır. Buna göre Mukâtil’in Tefsiri, bize ulaşan Kur’ân-ı Kerîm’in eksiksiz en eski tefsiridir. İlk olarak tefsir tedvin eden kimseden maksat ise, tefsire dair ilk yazan ve bu hususta ilk te’lif yapan kimse­dir.

    Mukâtil’in Tefsiri’nin ayırdedici özelliği kolaylık ve basitliktir. Bunun yanında âyetlerin anlamlarını ve Kur’ân’daki müteşâbihler ile Sünnet’te onunla alakalı olanları da tam anlamıyla kuşatır. O adeta sehl-i mümteni üslublu bir tefsirdir.

    Akl ile naklin içice olması Mukâtil’in Tefsirinde açık­ça görülen bir husustur. Onun “el-Eşbâh ve’n-Nezâir fi’l-Our’âni’l'Kerîm” (Kur’an Terimleri Sözlüğü) isimli kitabı ile “Tefsiru Hamsi Mieti Aye­tin mine’l-Qur’âni ve bihâ Ahkâmun Fıkhıyye” (Ahkam Ayetleri Tefsiri) adlı kita­bında da akl ile naklin içice olduğu açıkça görülmektedir. Aydınlık bir aklın etkisi bu Tefsirin köşesinde-bucağında net bir şekilde görülmektedir. Mukâtil’in sahip olduğu ze­kâ ve Yüce Allah’ın kitabını tefsir edecek kimse için ge­rekli olan her hususa dair geniş bilgisi bu konuda Mukâtil’e oldukça yardımcı olmuştur.

    O, Arab dili, bu dilin kelimeleri, kelimelerin terkibleri, kelime ve terkiblerin delâletleri, bunun evrimi, müşte­rek ve müteradif lafızlar, meânî, beyan ve bedîi konusun­da geniş bir bilgiye sahibti. Aynı şekilde o icmali-1ebyîni, umumu-hususu, mutla-kı-mukayyedi, emrin-nehyin delâleti… gibi hususları bil­mesinin yanısıra, akaidi, ilahiyatı, nübüvvâtı [nübüvvetle ilgili meseleleri] ve hükümlerini, çeşitli kıraatleri, tecvidi, nahvi ve eski şiiri de biliyordu.

    Özetle Mukâtil, müfessirin gerek duyacağı bütün ilimleri eksiksiz bilmekteydi. O bütün bunları Tefsirinde verimli bir şekilde kullanabilmiştir. Mukâtil, pekçok ilim ve bilgiyi kuşatan bir kişi olmakla birlikte, Tefsirinde ba­riz hatalar da yapmıştır. Bu hatalar ise, rivayetlerin se­nedini hazfetmek, tedlîs yapmak, Yahudi ve Hristiyanların malumatlarının [İsrâîİiyâtı] Kur’ân tefsirine aktarmak­tır. Bunlar, Mukâtil’in konumunu düşüren ve değerini azaltan büyük kusurlardır. Bu kusurlarına rağmen Mu­kâtil, dehası ile yüce ve üstün anlamları idrak ederek, Kur’ân’ı basit bir şekilde tefsir etmektedir. Bu sebeble onun Tefsiri, büyük bir beğeni kazanmış, ileri gelen imamların övgülerine mazhar olmuştur.

    İmam Şafii’nin, şu şehâdeti çok değerli ve muteber bir şehâdettir: Tefsir öğrenmek isteyen Mu-kâtil’e muhtaçtır.

    Ahmed b. Hanbel’in de şöyle dediği rivayet edilmiştir: Mukâtil, Kur’ân’ı bilen biri idi.

    Ebû Hanîfe.’nin oğlu Hammad’m da şöyle dediği nak­ledilmiştir: Mukâtil; tefsir ilmini, el-Kelbî’den daha iyi bilir.

    İbrahim el-Harbî’den gelen rivayete göre şöyle demiş­tir: İnsanları, Mukâtil’i tenkide iten şey kıskançlıktır.

    Abdullah b. el-Mübârek, Mukâtil b. Süleyman’ın Tef-siri’ni tetkik ettikten sonra şunları söylemiştir: Eğer o sika olsaydı, onun Tefsiri ne kadar güzeldi! Eğer rivayetlerinin senedi bulunsaydı, buradaki ilim ne ka­dar büyüktü!

    Mukâtil b. Hayyan’a -ki o sika’dır- “Sen mi daha bil­gilisin, yoksa Mukâtil b. Süleyman mı?” diye sorulunca, şöyle cevab vermiştir: :

    Ben insanlar arasında Mukâtü’in bilgisini, ancak diğer denizler arasındaki yeşil denize benzetebiliyorum.

    Mukâtil B. Süleyman’ın Hayatı

    Hicri ikinci asrın ortalarında şöhret kazanmış olan Ebu’l-Hasan Mukâtil b. Süleyman el-Ezdi el-Horasani el Belhi meşhur müfessirlerden biridir. Belh’de doğmuş, Merv, Bağdat ve Basra’da ilim tahsil etmiş ve oralarda tedriste bulunmuştur. Basra’da H.150/ M. 767 senesinde vefat etmiştir. Bazıları onu babasının lakabından dolayı Mukâtil b. Cevaldüz veya Davaldûz ismiyle zikrederler.

    Mukâtil’in doğup yetiştiği Belh’in, çeşitli dinlerin kaynaştığı bir şehirdi. Orada Zerdüştler, Budistler, Maniheistler ve Hıristiyanlar vardı. Bu dinler Arap fütuhatı zamanına kadar –üstünlük her ne kadar Hindu ve Budistlerde ise de- komşu olarak yaşadılar.

    Mukâtil, doğup yetiştiği Belh’ten Merv’e geçti. Horasan’da belli bir konuma sahip oldu. O kadar ki, Horasan emirleri ile onlara karşı ayaklananlar arasında barış görüşmelerinde aracılık yapıyordu. Mukâtil daha sonra Irak’a geçmiş, Basra’da konaklamış, Bağdat’a gitmiş, orada Hadis rivayet etmiş, sonra Basra’ya tekrar geri dönerek hicri 150 yılında vefat etmiştir.

    Mukâtil, hayatının önemli bir bölümünü Irak’ın ikinci önemli kenti olan Basra’da geçirdi. Irak’ta çeşitli dinler, mezhepler ve görüşler bulunmaktaydı. Eski dinlerin bir yatağı idi. Süryaniler orada yayılmış ve İslam’dan önce okullarını tesis etmişlerdi. Bu okullarda Yunan felsefesini, Fars hikmetini okutuyorlardı. Irak’ta İslam’dan önce akide konularında birbirleriyle mücadele eden Hıristiyan mezhepleri vardı. İslam’dan sonra da Irak çeşitli türlerin bir karışımı olmaya devam etti. Orada pek çok fitne ve çalkantılar zuhûr etmişti. Siyasi ve akidevi bakımdan birbirleriyle çatışman görüşler vardı. Şia oradaydı, -kırsal kesimlerinde- Hariciler vardı, Mutezile oradaydı. Yine Irak’ta tabiinin müctehidleri vardı. Sahabilerin ilmini taşımaları; dini ilimleri çok iyi bilmeleri sebebiyle onlara rağbet ediliyordu. Kısacası Irak’ta birbiriyle çatışan görüşler, mezhepler ve inançlar yaygındı. Mukâtil bin Süleyman İmam Ebu Hanife’nin çağdaşıydı.

    Mukâtil B. Süleyman’ın eserleri:

    1. et-Tefsiru’l-Kebîr;

    2. Nevâdiru’t-Tefsir;

    3. en-Nâsih ve’l-Mensûh;

    4. er-Reddu ale’l-Kaderiyye;


  8. 11.Şubat.2012, 01:42
    4
    İNNALLAHE MEASSABİRİN
    Tefsîr-i Kebîr (Mukâtil b. Süleyman)Tarihteki İlk tam Tefsir Kitabı(1/1)HAnefi:

    Tefsîr-i Kebîr



    Günümüze kadar ulaşmış ilk tam Kur'an-ı Kerim tefsiri. İmam Şafii Mukâtil b. Süleyman'ın tefsiri ile ilgili olarak şöyle demiştir: İnsanlar tefsirde Mukâtil'e muhtaçtırlar.

    Büyük müfessirlerden Mukâtil b. Süleyman'ın Tefsir-i Kebir'i, bize eksiksiz ulaşmış ilk Kur'ân tefsiridir. Bu eserin en önemli özelliği, günümüze kadar ulaşmış en eski ve eksiksiz, yani Kur'an-ı baştan sona açıklayan bir tefsir olmasıdır. İmam Şafii'den tutun İbn Kayyim el-Cevziyye'ye varıncaya kadar ondan yeri geldikçe nakil yapmamış, açıklamalarına göndermelerde bulunmamış bir müfessir ve ilim adamı yok gibidir.

    Kur’ân’ı tam olarak tefsir eden ilk kimse, Mukâtil b. Süleyman’dır. Onun kimi çağdaşlarının Kur’ân-ı Kerîm’i tanı olarak tefsir etmiş olma ihtimali olmakla birlikte bunlar bize ulaşmamıştır. Buna göre Mukâtil’in Tefsiri, bize ulaşan Kur’ân-ı Kerîm’in eksiksiz en eski tefsiridir. İlk olarak tefsir tedvin eden kimseden maksat ise, tefsire dair ilk yazan ve bu hususta ilk te’lif yapan kimse­dir.

    Mukâtil’in Tefsiri’nin ayırdedici özelliği kolaylık ve basitliktir. Bunun yanında âyetlerin anlamlarını ve Kur’ân’daki müteşâbihler ile Sünnet’te onunla alakalı olanları da tam anlamıyla kuşatır. O adeta sehl-i mümteni üslublu bir tefsirdir.

    Akl ile naklin içice olması Mukâtil’in Tefsirinde açık­ça görülen bir husustur. Onun “el-Eşbâh ve’n-Nezâir fi’l-Our’âni’l'Kerîm” (Kur’an Terimleri Sözlüğü) isimli kitabı ile “Tefsiru Hamsi Mieti Aye­tin mine’l-Qur’âni ve bihâ Ahkâmun Fıkhıyye” (Ahkam Ayetleri Tefsiri) adlı kita­bında da akl ile naklin içice olduğu açıkça görülmektedir. Aydınlık bir aklın etkisi bu Tefsirin köşesinde-bucağında net bir şekilde görülmektedir. Mukâtil’in sahip olduğu ze­kâ ve Yüce Allah’ın kitabını tefsir edecek kimse için ge­rekli olan her hususa dair geniş bilgisi bu konuda Mukâtil’e oldukça yardımcı olmuştur.

    O, Arab dili, bu dilin kelimeleri, kelimelerin terkibleri, kelime ve terkiblerin delâletleri, bunun evrimi, müşte­rek ve müteradif lafızlar, meânî, beyan ve bedîi konusun­da geniş bir bilgiye sahibti. Aynı şekilde o icmali-1ebyîni, umumu-hususu, mutla-kı-mukayyedi, emrin-nehyin delâleti… gibi hususları bil­mesinin yanısıra, akaidi, ilahiyatı, nübüvvâtı [nübüvvetle ilgili meseleleri] ve hükümlerini, çeşitli kıraatleri, tecvidi, nahvi ve eski şiiri de biliyordu.

    Özetle Mukâtil, müfessirin gerek duyacağı bütün ilimleri eksiksiz bilmekteydi. O bütün bunları Tefsirinde verimli bir şekilde kullanabilmiştir. Mukâtil, pekçok ilim ve bilgiyi kuşatan bir kişi olmakla birlikte, Tefsirinde ba­riz hatalar da yapmıştır. Bu hatalar ise, rivayetlerin se­nedini hazfetmek, tedlîs yapmak, Yahudi ve Hristiyanların malumatlarının [İsrâîİiyâtı] Kur’ân tefsirine aktarmak­tır. Bunlar, Mukâtil’in konumunu düşüren ve değerini azaltan büyük kusurlardır. Bu kusurlarına rağmen Mu­kâtil, dehası ile yüce ve üstün anlamları idrak ederek, Kur’ân’ı basit bir şekilde tefsir etmektedir. Bu sebeble onun Tefsiri, büyük bir beğeni kazanmış, ileri gelen imamların övgülerine mazhar olmuştur.

    İmam Şafii’nin, şu şehâdeti çok değerli ve muteber bir şehâdettir: Tefsir öğrenmek isteyen Mu-kâtil’e muhtaçtır.

    Ahmed b. Hanbel’in de şöyle dediği rivayet edilmiştir: Mukâtil, Kur’ân’ı bilen biri idi.

    Ebû Hanîfe.’nin oğlu Hammad’m da şöyle dediği nak­ledilmiştir: Mukâtil; tefsir ilmini, el-Kelbî’den daha iyi bilir.

    İbrahim el-Harbî’den gelen rivayete göre şöyle demiş­tir: İnsanları, Mukâtil’i tenkide iten şey kıskançlıktır.

    Abdullah b. el-Mübârek, Mukâtil b. Süleyman’ın Tef-siri’ni tetkik ettikten sonra şunları söylemiştir: Eğer o sika olsaydı, onun Tefsiri ne kadar güzeldi! Eğer rivayetlerinin senedi bulunsaydı, buradaki ilim ne ka­dar büyüktü!

    Mukâtil b. Hayyan’a -ki o sika’dır- “Sen mi daha bil­gilisin, yoksa Mukâtil b. Süleyman mı?” diye sorulunca, şöyle cevab vermiştir: :

    Ben insanlar arasında Mukâtü’in bilgisini, ancak diğer denizler arasındaki yeşil denize benzetebiliyorum.

    Mukâtil B. Süleyman’ın Hayatı

    Hicri ikinci asrın ortalarında şöhret kazanmış olan Ebu’l-Hasan Mukâtil b. Süleyman el-Ezdi el-Horasani el Belhi meşhur müfessirlerden biridir. Belh’de doğmuş, Merv, Bağdat ve Basra’da ilim tahsil etmiş ve oralarda tedriste bulunmuştur. Basra’da H.150/ M. 767 senesinde vefat etmiştir. Bazıları onu babasının lakabından dolayı Mukâtil b. Cevaldüz veya Davaldûz ismiyle zikrederler.

    Mukâtil’in doğup yetiştiği Belh’in, çeşitli dinlerin kaynaştığı bir şehirdi. Orada Zerdüştler, Budistler, Maniheistler ve Hıristiyanlar vardı. Bu dinler Arap fütuhatı zamanına kadar –üstünlük her ne kadar Hindu ve Budistlerde ise de- komşu olarak yaşadılar.

    Mukâtil, doğup yetiştiği Belh’ten Merv’e geçti. Horasan’da belli bir konuma sahip oldu. O kadar ki, Horasan emirleri ile onlara karşı ayaklananlar arasında barış görüşmelerinde aracılık yapıyordu. Mukâtil daha sonra Irak’a geçmiş, Basra’da konaklamış, Bağdat’a gitmiş, orada Hadis rivayet etmiş, sonra Basra’ya tekrar geri dönerek hicri 150 yılında vefat etmiştir.

    Mukâtil, hayatının önemli bir bölümünü Irak’ın ikinci önemli kenti olan Basra’da geçirdi. Irak’ta çeşitli dinler, mezhepler ve görüşler bulunmaktaydı. Eski dinlerin bir yatağı idi. Süryaniler orada yayılmış ve İslam’dan önce okullarını tesis etmişlerdi. Bu okullarda Yunan felsefesini, Fars hikmetini okutuyorlardı. Irak’ta İslam’dan önce akide konularında birbirleriyle mücadele eden Hıristiyan mezhepleri vardı. İslam’dan sonra da Irak çeşitli türlerin bir karışımı olmaya devam etti. Orada pek çok fitne ve çalkantılar zuhûr etmişti. Siyasi ve akidevi bakımdan birbirleriyle çatışman görüşler vardı. Şia oradaydı, -kırsal kesimlerinde- Hariciler vardı, Mutezile oradaydı. Yine Irak’ta tabiinin müctehidleri vardı. Sahabilerin ilmini taşımaları; dini ilimleri çok iyi bilmeleri sebebiyle onlara rağbet ediliyordu. Kısacası Irak’ta birbiriyle çatışan görüşler, mezhepler ve inançlar yaygındı. Mukâtil bin Süleyman İmam Ebu Hanife’nin çağdaşıydı.

    Mukâtil B. Süleyman’ın eserleri:

    1. et-Tefsiru’l-Kebîr;

    2. Nevâdiru’t-Tefsir;

    3. en-Nâsih ve’l-Mensûh;

    4. er-Reddu ale’l-Kaderiyye;


  9. 11.Şubat.2012, 01:43
    5
    NURİMERCAN
    İNNALLAHE MEASSABİRİN

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 30.Eylül.2010
    Üye No: 79255
    Mesaj Sayısı: 221
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 3
    Yaş: 40
    Bulunduğu yer: kırıkkale

    Cevap: Dua ve zikirlerin adeti(şifa duaları)

    mukatil b süleyman ilk kur'an tefsirini yapan kişiymiş


  10. 11.Şubat.2012, 01:43
    5
    İNNALLAHE MEASSABİRİN
    mukatil b süleyman ilk kur'an tefsirini yapan kişiymiş


  11. 11.Şubat.2012, 01:49
    6
    HAMMADUN
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 03.Aralık.2010
    Üye No: 81065
    Mesaj Sayısı: 1,021
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: Dua ve zikirlerin adeti(şifa duaları)

    Kur'an-ı Kerim tefsirini yapmış, sonra kesin kabul olacak bu duanız diye Rab'binin yerine hüküm bildirmiş ve kendine lanet mi okumuş NURİ MERCAN.

    Ya bu sözü o söylemiş ve kendine lanet okuyarak o duanın kabul olacağı hakkında Rab'binin takdirinin üzerinde görüş bildirmiş.

    Yada birileri onun adına bu sözü o söylemiştir diye yazmış.

    Birileri O'nun adına bu sözü söylemiştir diye yazmış ise eğer. Bu söz geçersizdir deyip, o insanı onun hakkında iftira atanlardan kurtarırız. Yok eğer gerçekte o söylemişse, bu günkü hurafenin ağababasıdır diye niteleyebiliriz.

    Biz hüsnü zanda bulunarak, İnşaAllah o söz onun üzerine atılmış bir iftiradır diye değerlendirmek isteriz.

    Rab'bim Cümlemizden Razı Olsun. Amin.


  12. 11.Şubat.2012, 01:49
    6
    HAMMADUN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    Kur'an-ı Kerim tefsirini yapmış, sonra kesin kabul olacak bu duanız diye Rab'binin yerine hüküm bildirmiş ve kendine lanet mi okumuş NURİ MERCAN.

    Ya bu sözü o söylemiş ve kendine lanet okuyarak o duanın kabul olacağı hakkında Rab'binin takdirinin üzerinde görüş bildirmiş.

    Yada birileri onun adına bu sözü o söylemiştir diye yazmış.

    Birileri O'nun adına bu sözü söylemiştir diye yazmış ise eğer. Bu söz geçersizdir deyip, o insanı onun hakkında iftira atanlardan kurtarırız. Yok eğer gerçekte o söylemişse, bu günkü hurafenin ağababasıdır diye niteleyebiliriz.

    Biz hüsnü zanda bulunarak, İnşaAllah o söz onun üzerine atılmış bir iftiradır diye değerlendirmek isteriz.

    Rab'bim Cümlemizden Razı Olsun. Amin.


  13. 11.Şubat.2012, 02:36
    7
    NURİMERCAN
    İNNALLAHE MEASSABİRİN

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 30.Eylül.2010
    Üye No: 79255
    Mesaj Sayısı: 221
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 3
    Yaş: 40
    Bulunduğu yer: kırıkkale

    Cevap: Dua ve zikirlerin adeti(şifa duaları)

    evet olabilir düşünmedim değil.hammadun kardeş senin bildiğin dua varmı her dilek ve arzu için.internetten araştırıyorum dua ile ilgili hep medyumların sayfası çıkıyor


  14. 11.Şubat.2012, 02:36
    7
    İNNALLAHE MEASSABİRİN
    evet olabilir düşünmedim değil.hammadun kardeş senin bildiğin dua varmı her dilek ve arzu için.internetten araştırıyorum dua ile ilgili hep medyumların sayfası çıkıyor


  15. 11.Şubat.2012, 02:47
    8
    HAMMADUN
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 03.Aralık.2010
    Üye No: 81065
    Mesaj Sayısı: 1,021
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: Dua ve zikirlerin adeti(şifa duaları)

    Ne güzel ifade etmişsiniz....

    Alıntı
    dua ile ilgili hep medyumların sayfası çıkıyor
    Ve onlarda şöyle diyorlar değilmi.... Şu duayı okuyun, şu O L A C A K....!!!!

    Bizde diyoruz ki; En güzel dua, gönlünüzü Rab'binize açın ve içinizden geçeni HAYR'ı TEMENNİ ederek isteyin. Nalıncı keseri gibi de hep kendinize yontmayın. MÜSLÜMANLAR için, komşunuz için, akrabanız için, sevdikleriniz için, sevmedikleriniz için, dostunuz ve düşmanınız için HAYR'ı TEMENNİ edin.

    Dua'nın karşılığını alırmısınız....????

    Bir gün amel defteriniz açıldığında, yapmadığınız ve niyetlerinizin kabulüyle yapmış gibi sevap aldığınızı gördüğünüzde, tüm yaşamınızın dünyaya ait olmadığını gördüğünüzde, Rab'binize bizim yapmadığımız ve burada yaptı diye yazılan nedir diye sorduğunuzda. İnşaAllah KUL'um, benden istediklerin bu gün senin önündedir cevabını alırsınız. Rab'bim size bunu İnşaAllah bu şekilde takdir eder ve İnşaAllah Takdir Edecektir.

    İnşaAllah dünya ve ahiret, Rab'bim size HAYR takdir eden ve edilen kulları zümresine ilhak eder. Amin.

    Rab'bim Cümlemizden Razı Olsun. Amin.


  16. 11.Şubat.2012, 02:47
    8
    HAMMADUN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    Ne güzel ifade etmişsiniz....

    Alıntı
    dua ile ilgili hep medyumların sayfası çıkıyor
    Ve onlarda şöyle diyorlar değilmi.... Şu duayı okuyun, şu O L A C A K....!!!!

    Bizde diyoruz ki; En güzel dua, gönlünüzü Rab'binize açın ve içinizden geçeni HAYR'ı TEMENNİ ederek isteyin. Nalıncı keseri gibi de hep kendinize yontmayın. MÜSLÜMANLAR için, komşunuz için, akrabanız için, sevdikleriniz için, sevmedikleriniz için, dostunuz ve düşmanınız için HAYR'ı TEMENNİ edin.

    Dua'nın karşılığını alırmısınız....????

    Bir gün amel defteriniz açıldığında, yapmadığınız ve niyetlerinizin kabulüyle yapmış gibi sevap aldığınızı gördüğünüzde, tüm yaşamınızın dünyaya ait olmadığını gördüğünüzde, Rab'binize bizim yapmadığımız ve burada yaptı diye yazılan nedir diye sorduğunuzda. İnşaAllah KUL'um, benden istediklerin bu gün senin önündedir cevabını alırsınız. Rab'bim size bunu İnşaAllah bu şekilde takdir eder ve İnşaAllah Takdir Edecektir.

    İnşaAllah dünya ve ahiret, Rab'bim size HAYR takdir eden ve edilen kulları zümresine ilhak eder. Amin.

    Rab'bim Cümlemizden Razı Olsun. Amin.


  17. 11.Şubat.2012, 03:04
    9
    NURİMERCAN
    İNNALLAHE MEASSABİRİN

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 30.Eylül.2010
    Üye No: 79255
    Mesaj Sayısı: 221
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 3
    Yaş: 40
    Bulunduğu yer: kırıkkale

    Cevap: Dua ve zikirlerin adeti(şifa duaları)

    allah sizden razı olsun gönlünüze göre versin inşallah


  18. 11.Şubat.2012, 03:04
    9
    İNNALLAHE MEASSABİRİN
    allah sizden razı olsun gönlünüze göre versin inşallah


  19. 11.Şubat.2012, 12:50
    10
    HAMMADUN
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 03.Aralık.2010
    Üye No: 81065
    Mesaj Sayısı: 1,021
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: Dua ve zikirlerin adeti(şifa duaları)

    Elhamdulillah,

    Rab'bim Cümlemizden Razı Olsun. Amin.


  20. 11.Şubat.2012, 12:50
    10
    HAMMADUN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    Elhamdulillah,

    Rab'bim Cümlemizden Razı Olsun. Amin.


  21. 11.Şubat.2012, 16:44
    11
    acaibamca
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 03.Şubat.2012
    Üye No: 93955
    Mesaj Sayısı: 29
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 43
    Bulunduğu yer: D.BAKIR,G.ANTEP,ADANA

    Cevap: Dua ve zikirlerin adeti(şifa duaları)

    Biraz araştırdım da dinimizde 1000, 5000,10000 gibi net rakamlar yok. peygamber efendimiz (sav) tesbih çeker gibi-yani sayışma- zikirde bulunan sahabesine; ''ne o günahlarını mı sayıyorsun?'' sözünü yöneltmiş. Ve Mevlid'de der ki;''bir kez ALLAH dese aşk ile lisan,dökülür cümle günah misli hazen.'' gerisini sen anla...ama ALLAH'ı zikremekten vazgeçme! Çünkü sırdaşımız da,dostumuz da, şikayetçimiz de, tartıştığımız da ve yine O'na sığındığımız da hep O'dur.


  22. 11.Şubat.2012, 16:44
    11
    acaibamca - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye
    Biraz araştırdım da dinimizde 1000, 5000,10000 gibi net rakamlar yok. peygamber efendimiz (sav) tesbih çeker gibi-yani sayışma- zikirde bulunan sahabesine; ''ne o günahlarını mı sayıyorsun?'' sözünü yöneltmiş. Ve Mevlid'de der ki;''bir kez ALLAH dese aşk ile lisan,dökülür cümle günah misli hazen.'' gerisini sen anla...ama ALLAH'ı zikremekten vazgeçme! Çünkü sırdaşımız da,dostumuz da, şikayetçimiz de, tartıştığımız da ve yine O'na sığındığımız da hep O'dur.





+ Yorum Gönder