Konusunu Oylayın.: Mezhepler Arasındakı Namaz ve Sünnet Farklılıgı

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 5 kişi
Mezhepler Arasındakı Namaz ve Sünnet Farklılıgı
  1. 30.Ocak.2012, 15:37
    1
    gnkr
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 11.Haziran.2011
    Üye No: 87941
    Mesaj Sayısı: 29
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 37

    Mezhepler Arasındakı Namaz ve Sünnet Farklılıgı






    Mezhepler Arasındakı Namaz ve Sünnet Farklılıgı Mumsema Selamun Aleykum

    dört hak mezhep'de Allah'ın birliğine ve Peygamber Efendimize tabii olmalarına karsın namaz kılınıs ve sünnetlerinde farklılıklar mevcut.

    Sünnet ( Şafii ve Hanefi ) adetlerinde ki farklılık nedendir detaylı bilgi verilmesi rica olunur.

    Şimdiden Allah razı olsun.


  2. 30.Ocak.2012, 15:37
    1
    Üye



    Selamun Aleykum

    dört hak mezhep'de Allah'ın birliğine ve Peygamber Efendimize tabii olmalarına karsın namaz kılınıs ve sünnetlerinde farklılıklar mevcut.

    Sünnet ( Şafii ve Hanefi ) adetlerinde ki farklılık nedendir detaylı bilgi verilmesi rica olunur.

    Şimdiden Allah razı olsun.


    Benzer Konular

    - Mezhepler göre namaz çeşitleri

    - İtikadî Mezhepler ve Ehl-i Sünnet

    - Sünnilik Ve Hanife Arasındakı Farklar

    - Ehl-i sünnet mezhepler birleştirilemez mi?

    - Sünnet olmayı farz kabul etmeyen mezhepler var mıdır?

  3. 30.Ocak.2012, 16:25
    2
    Ufkuaçık
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 17.Ekim.2008
    Üye No: 35628
    Mesaj Sayısı: 693
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 7
    Yaş: 57

    Cevap: Mezhepler Arasındakı Namaz ve Sünnet Farklılıgı




    MEZHEPLER Peygamberimiz (S.A.V.) hayatta iken herhangi bir mezhebe ve müctehide ihtiyaç duyulmuyordu. Çünkü peygamberimiz dogrudan meseleleri ve ilgili hükümleri asil kaynagindan, yani VAHY'den aliyordu. Dünya islerinde Peygamberimizin (S.A.V.) bazen kendi görüsünü ortaya koydugu vakidir. Yani bazi hususlarda kendileri içtihad ederlerdi. Ancak dini konularda buna gerek duyulmaz, Cebrail'in vahiy indirmesi beklenirdi.
    Ashab devrinde de içtihada gerek görülmedigi gibi, mezheblere lüzum hissedilmemistir. Ashab'dan biri karsisina çikan bir mesele hakkinda kendinde bir çözüm bulamadiginda, onu arkadaslarina sorar, dogruyu ögrenip öylece cevap verir veya meseleyi çözerdi. Ancak
    Ashab-i Kiram fethedilen Islam ülkelerine dagilip her biri gittigi ülkede Islami yayarken ancak kendi bildiklerini ögretebildi. Zamanla Islam Devletinin sinirlari genislemis, ashab azalmis ve yeni yeni meseleler ortaya çikmis, böylece farkli görüsler ortaya çikmaya baslamistir.
    Tabii'nin devrine gelindiginde ise meselenin önemi kavranmis ve ümmeti dinin kaynaginda birlestirip Vahdet'i saglamak için Peygamberimiz (S.A.V.)'in hadislerini
    toplama, tasnif, tahlil, birbirleriyle ve Kur'an ile karsilastirmak süretiyle hüküm çikarma çalismalarina girisilmistir.
    Iste atilan bu ilk adimla birlikte ilim adamlari kollarini sivayarak ise koyulmustur. Ancak kendine güvenen ilim adamlari bu ise koyulurken "biz bir mezhep kuruyoruz, siz de bize uyacaksiniz" diye bir fikir, bir öneri ortaya atmak söyle dursun böyle birsey hatirlarindan bile geçmemistir. Su da unutulmamalidir ki, mezhepler arasindaki görüs ayriliklari teferruat meselelerde olup, dinin zaruri hükümlerinde ve te'vili mümkün olmayan "muhkemat"ta bütün hak mezheb alimleri ittifak içindedirler.


    Mezhepler arasindaki farkliligin sebepleri nelerdir?


    Sadece fer-i meselelerde olan farkliligin bazi sebeplerini su sekilde siralamak mümkündür:
    A. Ayetlerden kaynaklanan farkliliklar:


    • Bazi ayetlerde kelimelerin mecazi veya hakiki manada kullanilip kullanilmadiginin farkli anlasilmasi
    • Bir kelimenin birden fazla manaya gelmesi
    • Ayette bir tahsisin olmamasi. Yani yapilacak ise bir sinirlamanin getirilmemesi
    • Emir ve nehiy ifadelerinin gerçek manada kullanilip kullanilmadigi hususu
    • Ayetlerdeki meselelerin net bir sekilde ortaya konmamasinin hikmeti kullarin akillarini kullanmaya tesvik için olabilecegi gibi Rabbimizin kullarina karsi kesin ve zorlayici bir çizgi çizmek yerine biraz esneklik birakmak suretiyle rahmet ve merhametli olusu da olabilir.

    B. Hadislerden kaynaklanan farkliliklar:


    • Lügatten kaynaklanan farkli anlayislar. Arapça'nin çok ince bir lisan olmasi hasebiyle bir kelimenin bir harekesi manayi degistirir. Bir hadis birkaç okuyus sekliyle rivayet edildiginde imamlarin bunlardan birini tercih etmesi farka yol açar.
    • Mana ile rivayet caiz oldugu için bazi hadisler tami tamina Peygamberimizin agzindan çiktigi sekliyle degil de mana ile rivayet edilmistir. Ancak ravilerin ayni manaya geldigi düsüncesiyle önem vermedigi bir kelime bazan ayni hadisten farkli hükümlerin çikmasina sebep olmustur.
    • Imamlarin hadisleri anlamada birbirinden farkli olmasi. Bu, ya hadisin çok manaya gelmesinden ya da imamlarin anlayis seviyesinin farkliligindan kaynaklanir.
    • Ayni meselede farkli iki hadisin bulunmasi ve imamlarin bunlari degerlendirerek bir hüküm çikarmasi
    • Imamlarin hadis bilgisinin farkli farkli olusu
    • Peygamberimizin davranislarinin farkli anlasilmasi
    • Hadiste kastedilen mananin anlasilmamasi
    • Hadisin sahihligini tesbitteki metotlarin farkli olusu ve zayif hadisle amel edilip edilemeyecegi konusundaki görüs ayriliklari
    • Bunlarin yaninda örf ve adetin fetvalarin verilisindeki tesiri, sahabe sözlerine itibar edip etmeme ve degi$ik fetva metodlari farkli görüslerin olusmasina neden olmustur.





  4. 30.Ocak.2012, 16:25
    2
    Devamlı Üye



    MEZHEPLER Peygamberimiz (S.A.V.) hayatta iken herhangi bir mezhebe ve müctehide ihtiyaç duyulmuyordu. Çünkü peygamberimiz dogrudan meseleleri ve ilgili hükümleri asil kaynagindan, yani VAHY'den aliyordu. Dünya islerinde Peygamberimizin (S.A.V.) bazen kendi görüsünü ortaya koydugu vakidir. Yani bazi hususlarda kendileri içtihad ederlerdi. Ancak dini konularda buna gerek duyulmaz, Cebrail'in vahiy indirmesi beklenirdi.
    Ashab devrinde de içtihada gerek görülmedigi gibi, mezheblere lüzum hissedilmemistir. Ashab'dan biri karsisina çikan bir mesele hakkinda kendinde bir çözüm bulamadiginda, onu arkadaslarina sorar, dogruyu ögrenip öylece cevap verir veya meseleyi çözerdi. Ancak
    Ashab-i Kiram fethedilen Islam ülkelerine dagilip her biri gittigi ülkede Islami yayarken ancak kendi bildiklerini ögretebildi. Zamanla Islam Devletinin sinirlari genislemis, ashab azalmis ve yeni yeni meseleler ortaya çikmis, böylece farkli görüsler ortaya çikmaya baslamistir.
    Tabii'nin devrine gelindiginde ise meselenin önemi kavranmis ve ümmeti dinin kaynaginda birlestirip Vahdet'i saglamak için Peygamberimiz (S.A.V.)'in hadislerini
    toplama, tasnif, tahlil, birbirleriyle ve Kur'an ile karsilastirmak süretiyle hüküm çikarma çalismalarina girisilmistir.
    Iste atilan bu ilk adimla birlikte ilim adamlari kollarini sivayarak ise koyulmustur. Ancak kendine güvenen ilim adamlari bu ise koyulurken "biz bir mezhep kuruyoruz, siz de bize uyacaksiniz" diye bir fikir, bir öneri ortaya atmak söyle dursun böyle birsey hatirlarindan bile geçmemistir. Su da unutulmamalidir ki, mezhepler arasindaki görüs ayriliklari teferruat meselelerde olup, dinin zaruri hükümlerinde ve te'vili mümkün olmayan "muhkemat"ta bütün hak mezheb alimleri ittifak içindedirler.


    Mezhepler arasindaki farkliligin sebepleri nelerdir?


    Sadece fer-i meselelerde olan farkliligin bazi sebeplerini su sekilde siralamak mümkündür:
    A. Ayetlerden kaynaklanan farkliliklar:


    • Bazi ayetlerde kelimelerin mecazi veya hakiki manada kullanilip kullanilmadiginin farkli anlasilmasi
    • Bir kelimenin birden fazla manaya gelmesi
    • Ayette bir tahsisin olmamasi. Yani yapilacak ise bir sinirlamanin getirilmemesi
    • Emir ve nehiy ifadelerinin gerçek manada kullanilip kullanilmadigi hususu
    • Ayetlerdeki meselelerin net bir sekilde ortaya konmamasinin hikmeti kullarin akillarini kullanmaya tesvik için olabilecegi gibi Rabbimizin kullarina karsi kesin ve zorlayici bir çizgi çizmek yerine biraz esneklik birakmak suretiyle rahmet ve merhametli olusu da olabilir.

    B. Hadislerden kaynaklanan farkliliklar:


    • Lügatten kaynaklanan farkli anlayislar. Arapça'nin çok ince bir lisan olmasi hasebiyle bir kelimenin bir harekesi manayi degistirir. Bir hadis birkaç okuyus sekliyle rivayet edildiginde imamlarin bunlardan birini tercih etmesi farka yol açar.
    • Mana ile rivayet caiz oldugu için bazi hadisler tami tamina Peygamberimizin agzindan çiktigi sekliyle degil de mana ile rivayet edilmistir. Ancak ravilerin ayni manaya geldigi düsüncesiyle önem vermedigi bir kelime bazan ayni hadisten farkli hükümlerin çikmasina sebep olmustur.
    • Imamlarin hadisleri anlamada birbirinden farkli olmasi. Bu, ya hadisin çok manaya gelmesinden ya da imamlarin anlayis seviyesinin farkliligindan kaynaklanir.
    • Ayni meselede farkli iki hadisin bulunmasi ve imamlarin bunlari degerlendirerek bir hüküm çikarmasi
    • Imamlarin hadis bilgisinin farkli farkli olusu
    • Peygamberimizin davranislarinin farkli anlasilmasi
    • Hadiste kastedilen mananin anlasilmamasi
    • Hadisin sahihligini tesbitteki metotlarin farkli olusu ve zayif hadisle amel edilip edilemeyecegi konusundaki görüs ayriliklari
    • Bunlarin yaninda örf ve adetin fetvalarin verilisindeki tesiri, sahabe sözlerine itibar edip etmeme ve degi$ik fetva metodlari farkli görüslerin olusmasina neden olmustur.





  5. 10.Şubat.2012, 04:09
    3
    gnkr
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 11.Haziran.2011
    Üye No: 87941
    Mesaj Sayısı: 29
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 37

    Cevap: Mezhepler Arasındakı Namaz ve Sünnet Farklılıgı

    Verdigin bilgiler icin allah razi olsun.
    Ama ben daha cok sunnet adetlerindeki farklilik

    Ornek verirsek safilerde ikindi namazinin sunnetlerini kilmazkoen hanefiler ise kiliyor
    bu diger namazlardada buna benzer farkliliklar mevcut ben daha cok bunlarin sebebini ogrenmek istiyorum


  6. 10.Şubat.2012, 04:09
    3
    Üye
    Verdigin bilgiler icin allah razi olsun.
    Ama ben daha cok sunnet adetlerindeki farklilik

    Ornek verirsek safilerde ikindi namazinin sunnetlerini kilmazkoen hanefiler ise kiliyor
    bu diger namazlardada buna benzer farkliliklar mevcut ben daha cok bunlarin sebebini ogrenmek istiyorum


  7. 10.Aralık.2015, 01:45
    4
    Misafir

    Cevap: Mezhepler Arasındakı Namaz ve Sünnet Farklılıgı

    Aslinda safilerde sünnet ikindi namazında kılınımiyor birşey yok, bu hiç bir yere yazılmamış. Bende safi yim ve sünneti kilmaya çalışırım. Her duydunuzu lütfen inanmayin. - bu kulak bilgisi olur. - İnan kitap*açın ve okuyun. Ondan sonra niye bazen safiler ikindi namazı kılıyor yada kilmiyorlar anlarsınız. Bilgi yüzünden. Bilseler önceden tek savaşda kilinmadi diye, belki bugün kilarlardi. Onlar savaş da degler. Ama ginede düşünleri farz değil. Bide ilginç olan niye tek ikindi namazında, bunun nedeni yok. Eğer fark varsa o zaman ab test ne zaman alınır. Ve niyet konusunda. Çünkü burda bilgi herkes değişik anladı.


  8. 10.Aralık.2015, 01:45
    4
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Aslinda safilerde sünnet ikindi namazında kılınımiyor birşey yok, bu hiç bir yere yazılmamış. Bende safi yim ve sünneti kilmaya çalışırım. Her duydunuzu lütfen inanmayin. - bu kulak bilgisi olur. - İnan kitap*açın ve okuyun. Ondan sonra niye bazen safiler ikindi namazı kılıyor yada kilmiyorlar anlarsınız. Bilgi yüzünden. Bilseler önceden tek savaşda kilinmadi diye, belki bugün kilarlardi. Onlar savaş da degler. Ama ginede düşünleri farz değil. Bide ilginç olan niye tek ikindi namazında, bunun nedeni yok. Eğer fark varsa o zaman ab test ne zaman alınır. Ve niyet konusunda. Çünkü burda bilgi herkes değişik anladı.





+ Yorum Gönder