Konusunu Oylayın.: Gayri Müslim Erkekle Evlilik - Mustafa islamoğlunun verdiği bu fetvası hakkında ne düşünüyorsunuz???

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Gayri Müslim Erkekle Evlilik - Mustafa islamoğlunun verdiği bu fetvası hakkında ne düşünüyorsunuz???
  1. 06.Ocak.2012, 16:32
    13
    hasipusta
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Ocak.2012
    Üye No: 93213
    Mesaj Sayısı: 124
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2
    Yaş: 37

    Cevap: Gayri Müslim Erkekle Evlilik - Mustafa islamoğlunun verdiği bu fetvası hakkında ne düşünüyorsunuz???

    reklam


    Cevap: Gayri Müslim Erkekle Evlilik - Mustafa islamoğlunun verdiği bu fetvası hakkında ne düşünüyorsunuz??? isimli yazı www.Mumsema.comCevap: Gayri Müslim Erkekle Evlilik - Mustafa islamoğlunun verdiği bu fetvası hakkında ne düşünüyorsunuz???
    mustafa islamoglu nun ne oldugunu ben cozmus degilim cunku adam hayizli kadin oruc tutar kadere inanmak tartismasiz fazlaliktir gibi insani imandan cikaracak sozleri vardir ve diyelim ki hataya dustude oyle soyledi.. adam bunlari soylediginide kabul etmemisti.. burdada kalkmis alimler hic bir sey soylememisler diye alimlere iftirada bulunuyor... peki hic bir alim buna cevap vermedide senin ilmin onlarinkinden ustunmude sen cevap versun sorusu ilk akla gelen soru 2 cisi

    "İman etmedikçe müşrik erkekleri, de (kızlarınızla) evlendirmeyin."
    (Bakara, 2/221).

    Hz. peygamber (as) da şöyle buyurur: "Biz Kitap Ehli olan kadınlarla evleniriz, onlar bizim kadınlarımızla evlenemezler." muslum...

    İbn Abbas’ın anlayışına göre, “Allah Muhammed ile hakkı gönderdi, dinimiz dinlerin en hayırlısı, milletimiz diğer milletlerin en üstünüdür. Biz onların bayanlarını nikahlayabiliriz, onlar ise bizim bayanlarımızla nikahlanamazlar

    daha cok delil var... bu adami ,ustafa islam oglunu gozum hic tutmuyor nedense


  2. 06.Ocak.2012, 16:32
    13
    hasipusta - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Devamlı Üye
    reklam


    mustafa islamoglu nun ne oldugunu ben cozmus degilim cunku adam hayizli kadin oruc tutar kadere inanmak tartismasiz fazlaliktir gibi insani imandan cikaracak sozleri vardir ve diyelim ki hataya dustude oyle soyledi.. adam bunlari soylediginide kabul etmemisti.. burdada kalkmis alimler hic bir sey soylememisler diye alimlere iftirada bulunuyor... peki hic bir alim buna cevap vermedide senin ilmin onlarinkinden ustunmude sen cevap versun sorusu ilk akla gelen soru 2 cisi

    "İman etmedikçe müşrik erkekleri, de (kızlarınızla) evlendirmeyin."
    (Bakara, 2/221).

    Hz. peygamber (as) da şöyle buyurur: "Biz Kitap Ehli olan kadınlarla evleniriz, onlar bizim kadınlarımızla evlenemezler." muslum...

    İbn Abbas’ın anlayışına göre, “Allah Muhammed ile hakkı gönderdi, dinimiz dinlerin en hayırlısı, milletimiz diğer milletlerin en üstünüdür. Biz onların bayanlarını nikahlayabiliriz, onlar ise bizim bayanlarımızla nikahlanamazlar

    daha cok delil var... bu adami ,ustafa islam oglunu gozum hic tutmuyor nedense


  3. 06.Ocak.2012, 16:34
    14
    maydın
    Özel Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 14.Mayıs.2007
    Üye No: 761
    Mesaj Sayısı: 1,165
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 13
    Bulunduğu yer: iskenderun

    Cevap: Gayri Müslim Erkekle Evlilik - Mustafa islamoğlunun verdiği bu fetvası hakkında ne düşünüyorsunuz???

    reklam


    hasipusta Nickli Üyeden Alıntı
    daha cok delil var bu adami ,ustafa islam oglunu gozum hic tutmuyor nedense
    Kardeş senide gözümüz tutmadı.
    Alimleri eleştirmeyi çok rahat yapıyorsun!


  4. 06.Ocak.2012, 16:34
    14
    Özel Üye
    reklam


    hasipusta Nickli Üyeden Alıntı
    daha cok delil var bu adami ,ustafa islam oglunu gozum hic tutmuyor nedense
    Kardeş senide gözümüz tutmadı.
    Alimleri eleştirmeyi çok rahat yapıyorsun!


  5. 06.Ocak.2012, 17:06
    15
    Muhasibi
    Editör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Ağustos.2007
    Üye No: 12
    Mesaj Sayısı: 15,811
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 160
    Bulunduğu yer: Gönlümün Mürekkep Lekeleri'de Fikir İşçisi

    Cevap: Gayri Müslim Erkekle Evlilik - Mustafa islamoğlunun verdiği bu fetvası hakkında ne düşünüyorsunuz???

    Gayri müslim erkek ve kadınla evlenilmez.Eğer mustafa islamoğlu bunun tam tersini söylüyorsa burda hata etmiştir...Çünkü bu tür insanlarla evlenilmeyeceği ayeti kelimelerle ve hadisi şeriflerle sabittir...Biz onun bu görüşüne katılmıyoruz ve hata yapmıştır diyoruz...


  6. 06.Ocak.2012, 17:06
    15
    Editör
    Gayri müslim erkek ve kadınla evlenilmez.Eğer mustafa islamoğlu bunun tam tersini söylüyorsa burda hata etmiştir...Çünkü bu tür insanlarla evlenilmeyeceği ayeti kelimelerle ve hadisi şeriflerle sabittir...Biz onun bu görüşüne katılmıyoruz ve hata yapmıştır diyoruz...


  7. 06.Ocak.2012, 22:05
    16
    Yetim
    Hadimul Müslimin

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 31.Ocak.2007
    Üye No: 9
    Mesaj Sayısı: 1,994
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 22
    Bulunduğu yer: Hadimul Müslimin

    Cevap: Gayri Müslim Erkekle Evlilik - Mustafa islamoğlunun verdiği bu fetvası hakkında ne düşünüyorsunuz???

    Alıntı
    Olaya yanlış açıdan bakmış derken itham etmedim. Ben de aynı görüşteyim.
    Kardeş kusura bakma sitemim sana değildi.. berguzar adlı üyeye idi sitemim. Bu hatasından dolayı hocamızı gafletlikle suçluyor..


  8. 06.Ocak.2012, 22:05
    16
    Hadimul Müslimin
    Alıntı
    Olaya yanlış açıdan bakmış derken itham etmedim. Ben de aynı görüşteyim.
    Kardeş kusura bakma sitemim sana değildi.. berguzar adlı üyeye idi sitemim. Bu hatasından dolayı hocamızı gafletlikle suçluyor..


  9. 06.Ocak.2012, 22:17
    17
    Yetim
    Hadimul Müslimin

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 31.Ocak.2007
    Üye No: 9
    Mesaj Sayısı: 1,994
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 22
    Bulunduğu yer: Hadimul Müslimin

    Cevap: Gayri Müslim Erkekle Evlilik - Mustafa islamoğlunun verdiği bu fetvası hakkında ne düşünüyorsunuz???

    Alıntı
    hasipusta Nickli üyeden alıntı...
    peki hic bir alim buna cevap vermedide senin ilmin onlarinkinden ustunmude sen cevap versun sorusu ilk akla gelen soru
    Bir alimi eleştirmek ancak onun gibi bir alime düşer.. Senin gibi densiz insanlara değil,Önce sen bi haddini bil!!!....


  10. 06.Ocak.2012, 22:17
    17
    Hadimul Müslimin
    Alıntı
    hasipusta Nickli üyeden alıntı...
    peki hic bir alim buna cevap vermedide senin ilmin onlarinkinden ustunmude sen cevap versun sorusu ilk akla gelen soru
    Bir alimi eleştirmek ancak onun gibi bir alime düşer.. Senin gibi densiz insanlara değil,Önce sen bi haddini bil!!!....


  11. 07.Ocak.2012, 00:39
    18
    berkehan
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 03.Ekim.2010
    Üye No: 79359
    Mesaj Sayısı: 265
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0
    Yaş: 47

    Cevap: Gayri Müslim Erkekle Evlilik - Mustafa islamoğlunun verdiği bu fetvası hakkında ne düşünüyorsunuz???

    Birgün İmam ı Azam Hazretlerine bir karı koca gelir.Aralarında geçen bir mesle ile ilgili bir soru sorar,fetva isterler.İmam ı Azam meseleyi daha iyi anlayabilmek için onlara sorular sormaya başlar.Bu karı kocada soruları cevaplarlar.Fakat İmam verilen cevaplardan bir hüküm çıkaramaz daha çok soru sormaya devam eder.En sonunda İmam ı Azam "ben sizin bu meselenize cevap veremem falanca alime gidin o fetvanızı verebilir." Der.Buna sinirlenen koca "bize bu kadar soru sorup her türlü mahrem meselemizi öğrendikten sonra birde kalkmış ben fatvanızı veremem diyerek başka birinemi gönderiyorsun"diye sinirli bir şekilde İmam ı Azam a çıkışır.İmam başka birşey demez ve o karı koca diğer alime giderler.

    O alim meselenin ne olduğunu sorar ve onlarda anlatır.Alim başka hiçbirşey sormadan "Tövbe edin yeterlidir" der.Bu sefer koca şaşırır ve "İmam ı Azam a gittik tüm mahremimize kadar anlatık fakat o bize bir fetva veremediği halde sen nasıl hiç soru sormadan tövbe edin yeterlidir diyorsun." der

    Alim de kocaya "bu meselede İmam ı Azam ın fetvası ağırdır.Sizinde buna uyamayacağınızı anladığı için sizleri bana göndermiş." der.

    Yani kıssadan hisse

    Alimlerin meseleler üzerindeki görüşleri farklı olabilir.Birbirinden farklı fikirleri olan alimlerin,birbirlerine göre değerleri daha düşük yada yüksektir denemez.

    Verilecek fetva insanların kaldıramayacağı birşey olmamalıdır."Zorlaştırmayınız kolaylaştırınız" Hz. Muhammed S.A.V

    Bu özel durumda da baktığımızda Mustafa İslamoğlu Hoca Allah ondan razı olsun.Meseleyi her yönüyle incelemiş insanlara çıkış yolu aramış ve görüşünü beyan etmiş.Bence çok isabetli bir karar vermiş.Çünkü bahsi geçen soruda belirtilen,kızın alman erkeğe kaçmış olmasıdır.Yani çare bulunması gereken özel bir durum var.

    Bu görüş yanlışsa kızı almana kaçan ve onunla yaşayacak ve alman kanunlarına görede kızına bir müdahale etmesi suç sayılacak,kızı geri getirse bile toplum içinde zor durumda kalacak olan babaya bir cavap verilmesi gerekir.Siz bu durumda babaya ne yapmasını önerirsiniz??

    Bakara 221 müşrik erkek ve kadınlardan bahsediyor.Burada mevzu bahis olan bir alman ve geneli hırıstıyan olduğu için ehli kitap olduğu düşünülerek bu cevap verilmiş.Yani Bakara 221 in bu konu ile alakası yok.Ehli kitabın ve müşriklerin hukuku ayrı ayrıdır.

    Mustafa İslamoğlu meseleyi kestirip atmadığı,bir çıkış yolu aradığı ve meseleyi enine boyuna inceleyip cevap verdiği için,anladığım şu ki gerçektende çok değerli bir alimmiş.Bunu anlamama sebep olan sorunuz için Allah sizden de ondan da razı olsun.


  12. 07.Ocak.2012, 00:39
    18
    berkehan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    Birgün İmam ı Azam Hazretlerine bir karı koca gelir.Aralarında geçen bir mesle ile ilgili bir soru sorar,fetva isterler.İmam ı Azam meseleyi daha iyi anlayabilmek için onlara sorular sormaya başlar.Bu karı kocada soruları cevaplarlar.Fakat İmam verilen cevaplardan bir hüküm çıkaramaz daha çok soru sormaya devam eder.En sonunda İmam ı Azam "ben sizin bu meselenize cevap veremem falanca alime gidin o fetvanızı verebilir." Der.Buna sinirlenen koca "bize bu kadar soru sorup her türlü mahrem meselemizi öğrendikten sonra birde kalkmış ben fatvanızı veremem diyerek başka birinemi gönderiyorsun"diye sinirli bir şekilde İmam ı Azam a çıkışır.İmam başka birşey demez ve o karı koca diğer alime giderler.

    O alim meselenin ne olduğunu sorar ve onlarda anlatır.Alim başka hiçbirşey sormadan "Tövbe edin yeterlidir" der.Bu sefer koca şaşırır ve "İmam ı Azam a gittik tüm mahremimize kadar anlatık fakat o bize bir fetva veremediği halde sen nasıl hiç soru sormadan tövbe edin yeterlidir diyorsun." der

    Alim de kocaya "bu meselede İmam ı Azam ın fetvası ağırdır.Sizinde buna uyamayacağınızı anladığı için sizleri bana göndermiş." der.

    Yani kıssadan hisse

    Alimlerin meseleler üzerindeki görüşleri farklı olabilir.Birbirinden farklı fikirleri olan alimlerin,birbirlerine göre değerleri daha düşük yada yüksektir denemez.

    Verilecek fetva insanların kaldıramayacağı birşey olmamalıdır."Zorlaştırmayınız kolaylaştırınız" Hz. Muhammed S.A.V

    Bu özel durumda da baktığımızda Mustafa İslamoğlu Hoca Allah ondan razı olsun.Meseleyi her yönüyle incelemiş insanlara çıkış yolu aramış ve görüşünü beyan etmiş.Bence çok isabetli bir karar vermiş.Çünkü bahsi geçen soruda belirtilen,kızın alman erkeğe kaçmış olmasıdır.Yani çare bulunması gereken özel bir durum var.

    Bu görüş yanlışsa kızı almana kaçan ve onunla yaşayacak ve alman kanunlarına görede kızına bir müdahale etmesi suç sayılacak,kızı geri getirse bile toplum içinde zor durumda kalacak olan babaya bir cavap verilmesi gerekir.Siz bu durumda babaya ne yapmasını önerirsiniz??

    Bakara 221 müşrik erkek ve kadınlardan bahsediyor.Burada mevzu bahis olan bir alman ve geneli hırıstıyan olduğu için ehli kitap olduğu düşünülerek bu cevap verilmiş.Yani Bakara 221 in bu konu ile alakası yok.Ehli kitabın ve müşriklerin hukuku ayrı ayrıdır.

    Mustafa İslamoğlu meseleyi kestirip atmadığı,bir çıkış yolu aradığı ve meseleyi enine boyuna inceleyip cevap verdiği için,anladığım şu ki gerçektende çok değerli bir alimmiş.Bunu anlamama sebep olan sorunuz için Allah sizden de ondan da razı olsun.


  13. 07.Ocak.2012, 01:13
    19
    BEYAZ_gul
    yasam

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 16.Temmuz.2011
    Üye No: 88754
    Mesaj Sayısı: 1,010
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 11
    Bulunduğu yer: viyana

    Cevap: Gayri Müslim Erkekle Evlilik - Mustafa islamoğlunun verdiği bu fetvası hakkında ne düşünüyorsunuz???

    Berkehan kardes Mustafa Iskamoglu yapmis bir hatta.
    Olabilir herseyi bilmek zorunda degil,demeki ogrenme assamasinda.
    Berkehan kardes Sen onun hatasini duzeltmeymi calisiyorsun.
    herkez yapar hatta.
    Birak be kardesim Ayet hadis var kendi kafana gore yorum yapma.
    Konuyu senin gibide anlata bilirdi ve caiz olmadiginida soyleyebilirdi.
    Onu bir kisi degil belki milyonlarca insan dinliyor.
    Bilmedigimiz konuda kimse fetva vermez .
    ALLAH korusun dinden cikarir insani.

    INSALLAH tovbe etmistir ne diyeyim baska


  14. 07.Ocak.2012, 01:13
    19
    yasam
    Berkehan kardes Mustafa Iskamoglu yapmis bir hatta.
    Olabilir herseyi bilmek zorunda degil,demeki ogrenme assamasinda.
    Berkehan kardes Sen onun hatasini duzeltmeymi calisiyorsun.
    herkez yapar hatta.
    Birak be kardesim Ayet hadis var kendi kafana gore yorum yapma.
    Konuyu senin gibide anlata bilirdi ve caiz olmadiginida soyleyebilirdi.
    Onu bir kisi degil belki milyonlarca insan dinliyor.
    Bilmedigimiz konuda kimse fetva vermez .
    ALLAH korusun dinden cikarir insani.

    INSALLAH tovbe etmistir ne diyeyim baska


  15. 07.Ocak.2012, 01:51
    20
    Yetim
    Hadimul Müslimin

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 31.Ocak.2007
    Üye No: 9
    Mesaj Sayısı: 1,994
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 22
    Bulunduğu yer: Hadimul Müslimin

    Cevap: Gayri Müslim Erkekle Evlilik - Mustafa islamoğlunun verdiği bu fetvası hakkında ne düşünüyorsunuz???

    Arkadaşlar üslubumuza biraz daha dikkat edelim ve birbirimizi kırmayalım
    (Beyaz_gul kardeş, biraz daha yapıcı olalım)


  16. 07.Ocak.2012, 01:51
    20
    Hadimul Müslimin
    Arkadaşlar üslubumuza biraz daha dikkat edelim ve birbirimizi kırmayalım
    (Beyaz_gul kardeş, biraz daha yapıcı olalım)


  17. 07.Ocak.2012, 02:03
    21
    berkehan
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 03.Ekim.2010
    Üye No: 79359
    Mesaj Sayısı: 265
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0
    Yaş: 47

    Cevap: Gayri Müslim Erkekle Evlilik - Mustafa islamoğlunun verdiği bu fetvası hakkında ne düşünüyorsunuz???

    "Gayri müslim erkek ve kadınla evlenilmez.Eğer mustafa islamoğlu bunun tam tersini söylüyorsa burda hata etmiştir...Çünkü bu tür insanlarla evlenilmeyeceği ayeti kelimelerle ve hadisi şeriflerle sabittir...Biz onun bu görüşüne katılmıyoruz ve hata yapmıştır diyoruz"

    Sevgili Muhasibi
    Aşşağıdaki ayet i kerimeyi bir daha incelemeni tavsiye ederim.

    MAİDE 5. Bugün size temiz ve iyi şeyler helâl kılınmıştır. Kendilerine kitap verilenlerin (yahudi, hıristiyan vb. nin) yiyeceği size helâldir, sizin yiyeceğiniz de onlara helâldir. Mümin kadınlardan iffetli olanlar ile daha önce kendilerine kitap verilenlerden iffetli kadınlar da, mehirlerini vermeniz şartıyla, namuslu olmak, zina etmemek ve gizli dost tutmamak üzere size helâldir. Kim (İslâmî hükümlere) inanmayı kabul etmezse onun ameli boşa gitmiştir. O, ahirette de ziyana uğrayanlardandır.(Diyanet Vakfı Meali)


  18. 07.Ocak.2012, 02:03
    21
    berkehan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    "Gayri müslim erkek ve kadınla evlenilmez.Eğer mustafa islamoğlu bunun tam tersini söylüyorsa burda hata etmiştir...Çünkü bu tür insanlarla evlenilmeyeceği ayeti kelimelerle ve hadisi şeriflerle sabittir...Biz onun bu görüşüne katılmıyoruz ve hata yapmıştır diyoruz"

    Sevgili Muhasibi
    Aşşağıdaki ayet i kerimeyi bir daha incelemeni tavsiye ederim.

    MAİDE 5. Bugün size temiz ve iyi şeyler helâl kılınmıştır. Kendilerine kitap verilenlerin (yahudi, hıristiyan vb. nin) yiyeceği size helâldir, sizin yiyeceğiniz de onlara helâldir. Mümin kadınlardan iffetli olanlar ile daha önce kendilerine kitap verilenlerden iffetli kadınlar da, mehirlerini vermeniz şartıyla, namuslu olmak, zina etmemek ve gizli dost tutmamak üzere size helâldir. Kim (İslâmî hükümlere) inanmayı kabul etmezse onun ameli boşa gitmiştir. O, ahirette de ziyana uğrayanlardandır.(Diyanet Vakfı Meali)


  19. 07.Ocak.2012, 02:14
    22
    BEYAZ_gul
    yasam

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 16.Temmuz.2011
    Üye No: 88754
    Mesaj Sayısı: 1,010
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 11
    Bulunduğu yer: viyana

    Cevap: Gayri Müslim Erkekle Evlilik - Mustafa islamoğlunun verdiği bu fetvası hakkında ne düşünüyorsunuz???

    Yetim kardes yapici derken ne demek istedin


  20. 07.Ocak.2012, 02:14
    22
    yasam
    Yetim kardes yapici derken ne demek istedin


  21. 07.Ocak.2012, 03:17
    23
    El-Endulusi
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 03.Ocak.2012
    Üye No: 93110
    Mesaj Sayısı: 26
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: Gayri Müslim Erkekle Evlilik - Mustafa islamoğlunun verdiği bu fetvası hakkında ne düşünüyorsunuz???

    Gene ayetler hirla gur.

    Simdi nedense, tevafuk oldu. Konu insanlarin kendi hocalari olunca hata yapmistir deniyor fakat konu tasavvuf gelince direk olarak sirk kufur velhasil. Kaldiki hakli olunan nokta bir fetva varsa ve yanlis verilmisse aynen hayizli kadina oruc tutulacagi bu mesele ve kader konusunda oldugu gibi ona alimler cevap verir zaten verilmistirde yani reddiyeler vardir.

    Ben elestiri falan yapacak degilim burda, bir kesim birini alim diye niteliyorsa saygi duymak gerekir. Fakat bir alimi elestirmek bir alime dusuyor iken ve bizati burda soylenirken (kaldiki bende ayni kanidayim her seferinde ayni seyi soyluyorum), konu tasavufdaki ince meseleler olunca, bu tur meseleleri gene alimler tartismasi gerekirken konuyu nicin onune gelen tartisir ve mesele forumda iyice ayaga duser anlamam. Daha da anlayamadigim ise ayni kisiler kendi alimleri icin konunun tartisilmasini diger alimlere birakirken tasavvufda nicin ayni tepkiyi vermezler ve ses cikarmazlar oda baska bir meseledir tabi...


  22. 07.Ocak.2012, 03:17
    23
    El-Endulusi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    Gene ayetler hirla gur.

    Simdi nedense, tevafuk oldu. Konu insanlarin kendi hocalari olunca hata yapmistir deniyor fakat konu tasavvuf gelince direk olarak sirk kufur velhasil. Kaldiki hakli olunan nokta bir fetva varsa ve yanlis verilmisse aynen hayizli kadina oruc tutulacagi bu mesele ve kader konusunda oldugu gibi ona alimler cevap verir zaten verilmistirde yani reddiyeler vardir.

    Ben elestiri falan yapacak degilim burda, bir kesim birini alim diye niteliyorsa saygi duymak gerekir. Fakat bir alimi elestirmek bir alime dusuyor iken ve bizati burda soylenirken (kaldiki bende ayni kanidayim her seferinde ayni seyi soyluyorum), konu tasavufdaki ince meseleler olunca, bu tur meseleleri gene alimler tartismasi gerekirken konuyu nicin onune gelen tartisir ve mesele forumda iyice ayaga duser anlamam. Daha da anlayamadigim ise ayni kisiler kendi alimleri icin konunun tartisilmasini diger alimlere birakirken tasavvufda nicin ayni tepkiyi vermezler ve ses cikarmazlar oda baska bir meseledir tabi...


  23. 07.Ocak.2012, 06:02
    24
    peugeot_bor
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 08.Mayıs.2011
    Üye No: 87143
    Mesaj Sayısı: 136
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2
    Yaş: 31

    Cevap: Gayri Müslim Erkekle Evlilik - Mustafa islamoğlunun verdiği bu fetvası hakkında ne düşünüyorsunuz???

    Arkdaşlar açık açık söyelmek istiyorum bu adama alimdenilemez çünkü insanların itikat ve imanlarıyla oynuyor. Bu adam tam bir tehlike sakın ama sakın bu adamın dediklerine inanmayın. Ben bu alimi eleştiriyorum çünkü söyledikleri ehli-sünnete aykırı. Adam uç noktalarla milleti kandırıyor. İlk önce söyledikleri doğruymuş gibi geliyor sonra bir bakıyorsun en uç noktalarda mazallah insanın imanını alacak fetvalar veriyor. Arkadaşlar bu adamı alimler tartışmalı diyor. Bende zaten ehli sünnet alimlerinin dediklerini söylüyorum bu adama inanmayın. Alın size bir örnek daha;
    Alıntı
    Hüsameddin Vanlıoğlu / Haksöz - Darusselam

    بِسمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحيِم


    İslamoğlu Nisâ Sûresinin 23. âyet-i kerî­mesinde geçen:
    ﴿ وَرَبَائِبُكُمُ اللَّاتِي فِي حُجُورِكُمْ مِنْ نِسَائِكُمُ اللَّاتِي دَخَلْتُمْ بِهِنَّ ﴾
    “Kendileriyle zifafa girdiğiniz eşleriniz­den olup himâyenizde bulunan üvey kızları­nız(ın nikâhı haram kılınmıştır)..kavl-i şerîfi­nin 10 nolu dipnotunda aynen şöyle diyor:

    “Kişinin önceki kocasından olma kızının yasak kapsamına girmesi için ‘aynı evde bir a­rada’ yetişmiş olma şartı öngörülmektedir.
    Bu şartın dışında kalanların yasak kapsa­mına girmediği görüşünü İbn-i Hazm, Ali ve Ömer (Radıyallâhu Anhümâ)ya nisbet eder.” (Gerekçeli meal-tefsir 1/152)

    Görüldüğü üzere; İslamoğlu bu beyânıyla bir adamın, kendi nikâhı altında bulunan ka­dı­nın başka kocasından olma kızıyla yâni üvey kızıyla evlenmesini câiz görüyor.
    Oysa dört mezhebin yâni Hanefî[1], Şafi‘î[2], Mâli­kî[3], ve Hanbelîlerin[4] ittifakıyla âyet-i kerîmede­ki ( اللَّاتِي فِي حُجُورِكُمْ) “Himâyenizde bulunan” kaydı, üvey kızların genel durumunu beyan et­mek içindir, yoksa hükmü bu şarta bağlamak i­çin değildir.
    Yâni üvey kızların, üvey babalarının evle­rinde bulunup onların terbiyeleri altında bü­yü­meleri, aralarındaki ebedî mah­remiyetin şartı değildir. Bunun mahremiyet hükmüne hiçbir tesiri yoktur. Dolayısıyla üvey kızlar, üvey ba­balarının ellerinde büyümeseler de aralarında e­bedî mah­remlik bulunur. Bu mahremiyetin o­luş­ma­sındaki şart, üvey babanın, üvey kızının annesini nikâhladıktan sonra onunla cinsel ilişkide bulunmasıdır.

    Durum bu iken, Ha­nefî ve Şâ­fi‘î mez­hep­lerinin, hattâ Mâlikî ve Hanbelî mezheplerinin görüşlerini bile dikkate almadan sâdece İbn-i Hazm’ın Ali (Radıyallâhu Anh)dan yaptığı bir nakli öne çıkarması aslâ yanılgı ve­yâ bilgi noksanlığı değildir. Bilakis son derece bilinçli bir şekilde, îtikatta Ehl-i Sünnet’in, a­melde dört mezhebin dışındaki sapık fırkaların görüşlerini yayarak, öncelikle insanların kafası­nı karıştırmak, sonra da Ehl-i Sünnet mensupla­rının sapık fırkalara meyletmelerini sağlamak­tır.

    İslamoğlu bu âyetin 10 nolu dipnotunda şu ifâdeye de yer veriyor: “âyetin ikinci kelimesi olan “Kızlarınız” öz ve üvey kızların hük­mü­nü açıkladığı için “Yanınızda yetişen kız­la­rı­nız” ile öz ve üvey kızlar dışında birileri kaste­dilmelidir. Bununla herhangi bir sebeple âilenin yetiştirmek için alıp, bakım ve terbiyesini üstlendiği evlatlık kızlar kastedilmiş olması kuvvetle muhtemeldir. (Gerekçeli meal-tefsir 1/152)
    Heyhât! Eğer İslamoğlu fukahânın âyet-i kerîmeden çıkarmış olduğu mahremiyetin se­beplerini doğru anlatmak isteseydi, böyle bir sonu­cu aslâ açıklayamazdı. Zîra mahremiyet sebepleri üçtür:
    1) Neseb (soy bağı)
    2) Süt
    3) Sıhriyet (hısımlık)
    Âyet-i kerîme’nin başında neseb sebebiy­le, ortasında süt sebebiyle, son kısmında ise sıhriyyet sebebiyle nikâhı haram kılınan kadınlar anlatılmaktadır.
    Bu inceliği anlamazdan gelip, kafaları ka­rıştırmak isteyen İslamoğlu, “ayet-i kerimenin ikinci kelimesi olan (وَبَنَاتِكُمْ)Kızlarınız keli­mesi, öz ve üvey kızların hükmünü açıklamış­tır”deme gafletini göstermiştir. Yâni nesep se­bebiyle nikâhlanması haram olan kadınların be­yan edildiği bölüme, âyeti kerîme’nin sonunda beyan edilecek olan sıhriyet sebebiyle nikâhı haram olan kadın­lardan bir kısım olan üvey kızları da sokmuştur.
    Böyle yapınca da, hiç kimsenin yapmadığı ve yapamadığı hattâ aklından bile geçiremeye­ceği bir bâtıl ortaya atarak: “Herhangi bir se­beple âilenin yetiştirmek için alıp, bakım ve terbiyesini üstlendiği evlâtlık kızları” üvey kız­ların yerine koymuş ve bunun kuvvetle muhte­mel olduğu vurgusunu da ihmal etmemiştir. Şe­caat arz edeyim derken sirkatını izhar etmiştir.
    Hâlbuki Allâh-u Te‘âlâ:
    ﴿وَمَا جَعَلَ أَدْعِيَاءَكُمْ أَبْنَاءَكُمْ ذَلِكُمْ قَوْلُكُمْ بِأَفْوَاهِكُمْ وَاللَّهُ يَقُولُ الْحَقَّ وَهُوَ يَهْدِي السَّبِيلَ اُدْعُوهُمْ لِآَبَائِهِمْ هُوَ أَقْسَطُ عِنْدَ اللَّهِ ﴾
    Evlatlıklarınızı da (öz be öz) oğulları­nız kılmamıştır (ki, evlatlıklarınızın boşaması­nın ardından iddetlerini dolduran kadınlarla ev­lenmeniz haram olsun)! İşte size! Bu (şekildeki konuşmalarınız), (hiçbir dayanağı olmaksızın) ağızlarınızla (söylediğiniz) sözünüzdür (ki, böyle demekle evlatlığınız çocuğunuz olmaz)!
    (Siz böyle aslı astarı olmayan sözler konu­şursunuz ama) Allâh (dâima, her yönden gerçe­ğe tıpatıp uygun olan) hakkı söyler ve Kendisi o (dosdoğru) yola hidâyet eder.
    (Artık kendi lakırdılarınızı bırakıp, O’nun buyruğuna sarılın.) Onları (o evlatlık edindik­lerinizi, gerçek) babalarına nispet ederek ça­ğırın! Çünkü Allâh katında bu pek doğru­dur.(Ahzâb Sûresi:4-5) kavl-i şerîfinde evlâtlıkla­rın nesep çocuğu gibi mahrem olmadığını açık­lamıştır. Yine böylece Allâh-u Te‘âlâ:
    ﴿ لِكَيْ لَا يَكُونَ عَلَى الْمُؤْمِنِينَ حَرَجٌ فِي أَزْوَاجِ أَدْعِيَائِهِمْ إِذَا قَضَوْا مِنْهُنَّ وَطَرًا ﴾
    Tâ ki (boşayarak) kendilerinden istek­leri(ni) bitirdikleri zaman, evlâtlıklarının eş­leri(yle evlenmeleri) hakkında müminler üze­rine hiçbir günah bulunma(dığı anlaşıl)sın!(Ahzâb Sûresi:37) buyurarak da, bir insanın evlâtlı­ğının boşadığı bir kadınla evlenmesinin helâl olduğunu sarâhaten ifâde buyurmuştur.
    Hakkında âyet-i kerîmelerden nasslar bulunan, kimlerin mahrem olup olmadığı gibi ciddî bir konuda hakikatten nasibi olmayan ihtimallere mebnî olarak Allâh-u Te‘âlâ’nın helâl dediğine haram, haram dediğine de helâl diyebilmek sâdece İslamoğlu’na yakışan bir iş olsa gerektir!
    Çünkü İslamoğlu böylece: “İnsanın bak­mak üzere evine aldığı evlâtlığıyla kendi çocu­ğuymuş gibi halvet yapmasının helâl olduğunu ve onunla evlenmesinin haram olduğunu” söy­le­miş olmaktadır.
    Oysa âyet-i kerîmelerin açık beyânı, evlâtlığın, kendisini evlât edinen kişiye mah­rem olmayacağı, dolayısıyla onunla halvetinin haram olduğu, evlenmesinin ise helâl olduğu yönündedir.
    Nitekim Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) evlâtlığı olan Zeyd (Radıyallâhu Anh)ın boşadığı eşi olan Zeyneb binti Cahş (Radıyallâhu Anhâ) ile ev­lenmiştir. Bu durumda Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aley­hi ve Sellem) de mi haram işlemiştir?!!
    Biz İslamoğlu’nun bu yaptıklarını yadır­gamıyoruz. Fakat akıllarını kiraya verip de o­nun sözlerini huccet kabul eden hoca taslakları­na ve akıllı geçinen diğer Müslümanlara çok şaşırıyoruz!
    Gerekçeli meâlinde bu ve benzeri birçok yanlışlık yapan bir kimsenin, büyük sorumlu­luk gerektiren Kur’ân’ı tefsir işine kalkışması hangi niyete dayanmaktadır?
    Diyelim ki bu (meal), son derece hüsn-ü niyetle hazırlanmıştır. O zaman da şunu sormak gerekir ki, Ehl-i Sünnet’in görüşlerini hiçe sa­yarak birçok amelî ve itikadî mesâilde yapılan bu tahribat, hüsn-ü niyetle tamir edilebilir mi? Aslâ!
    Meali yazdıktan sonra, piyasaya sürmeden önce, yere göğe sığmayacak bir edayla reklamı­nı yapan İslamoğlu’nun böyle bir hüsn-ü niyet taşımadığı ve böylece insanları bâtıla sevkettiği âşikârdır.
    Rasûlüllah (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem)in ve as­hâbının yolu olan Ehl-i Sünnet’in yolundan sapma gösterenlerin yaptığı bu çalışmalar Müs­lümanlar için bir hizmet değil aksine tam anla­mıyla bir hezîmettir
    Allâh-u Te‘âlâ cümlemizi Kur'ân-ı Kerî­m’i tahrîfe yeltenen bu gibilere kanmaktan mu­hâfaza eylesin! Âmîn!



  24. 07.Ocak.2012, 06:02
    24
    Devamlı Üye
    Arkdaşlar açık açık söyelmek istiyorum bu adama alimdenilemez çünkü insanların itikat ve imanlarıyla oynuyor. Bu adam tam bir tehlike sakın ama sakın bu adamın dediklerine inanmayın. Ben bu alimi eleştiriyorum çünkü söyledikleri ehli-sünnete aykırı. Adam uç noktalarla milleti kandırıyor. İlk önce söyledikleri doğruymuş gibi geliyor sonra bir bakıyorsun en uç noktalarda mazallah insanın imanını alacak fetvalar veriyor. Arkadaşlar bu adamı alimler tartışmalı diyor. Bende zaten ehli sünnet alimlerinin dediklerini söylüyorum bu adama inanmayın. Alın size bir örnek daha;
    Alıntı
    Hüsameddin Vanlıoğlu / Haksöz - Darusselam

    بِسمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحيِم


    İslamoğlu Nisâ Sûresinin 23. âyet-i kerî­mesinde geçen:
    ﴿ وَرَبَائِبُكُمُ اللَّاتِي فِي حُجُورِكُمْ مِنْ نِسَائِكُمُ اللَّاتِي دَخَلْتُمْ بِهِنَّ ﴾
    “Kendileriyle zifafa girdiğiniz eşleriniz­den olup himâyenizde bulunan üvey kızları­nız(ın nikâhı haram kılınmıştır)..kavl-i şerîfi­nin 10 nolu dipnotunda aynen şöyle diyor:

    “Kişinin önceki kocasından olma kızının yasak kapsamına girmesi için ‘aynı evde bir a­rada’ yetişmiş olma şartı öngörülmektedir.
    Bu şartın dışında kalanların yasak kapsa­mına girmediği görüşünü İbn-i Hazm, Ali ve Ömer (Radıyallâhu Anhümâ)ya nisbet eder.” (Gerekçeli meal-tefsir 1/152)

    Görüldüğü üzere; İslamoğlu bu beyânıyla bir adamın, kendi nikâhı altında bulunan ka­dı­nın başka kocasından olma kızıyla yâni üvey kızıyla evlenmesini câiz görüyor.
    Oysa dört mezhebin yâni Hanefî[1], Şafi‘î[2], Mâli­kî[3], ve Hanbelîlerin[4] ittifakıyla âyet-i kerîmede­ki ( اللَّاتِي فِي حُجُورِكُمْ) “Himâyenizde bulunan” kaydı, üvey kızların genel durumunu beyan et­mek içindir, yoksa hükmü bu şarta bağlamak i­çin değildir.
    Yâni üvey kızların, üvey babalarının evle­rinde bulunup onların terbiyeleri altında bü­yü­meleri, aralarındaki ebedî mah­remiyetin şartı değildir. Bunun mahremiyet hükmüne hiçbir tesiri yoktur. Dolayısıyla üvey kızlar, üvey ba­balarının ellerinde büyümeseler de aralarında e­bedî mah­remlik bulunur. Bu mahremiyetin o­luş­ma­sındaki şart, üvey babanın, üvey kızının annesini nikâhladıktan sonra onunla cinsel ilişkide bulunmasıdır.

    Durum bu iken, Ha­nefî ve Şâ­fi‘î mez­hep­lerinin, hattâ Mâlikî ve Hanbelî mezheplerinin görüşlerini bile dikkate almadan sâdece İbn-i Hazm’ın Ali (Radıyallâhu Anh)dan yaptığı bir nakli öne çıkarması aslâ yanılgı ve­yâ bilgi noksanlığı değildir. Bilakis son derece bilinçli bir şekilde, îtikatta Ehl-i Sünnet’in, a­melde dört mezhebin dışındaki sapık fırkaların görüşlerini yayarak, öncelikle insanların kafası­nı karıştırmak, sonra da Ehl-i Sünnet mensupla­rının sapık fırkalara meyletmelerini sağlamak­tır.

    İslamoğlu bu âyetin 10 nolu dipnotunda şu ifâdeye de yer veriyor: “âyetin ikinci kelimesi olan “Kızlarınız” öz ve üvey kızların hük­mü­nü açıkladığı için “Yanınızda yetişen kız­la­rı­nız” ile öz ve üvey kızlar dışında birileri kaste­dilmelidir. Bununla herhangi bir sebeple âilenin yetiştirmek için alıp, bakım ve terbiyesini üstlendiği evlatlık kızlar kastedilmiş olması kuvvetle muhtemeldir. (Gerekçeli meal-tefsir 1/152)
    Heyhât! Eğer İslamoğlu fukahânın âyet-i kerîmeden çıkarmış olduğu mahremiyetin se­beplerini doğru anlatmak isteseydi, böyle bir sonu­cu aslâ açıklayamazdı. Zîra mahremiyet sebepleri üçtür:
    1) Neseb (soy bağı)
    2) Süt
    3) Sıhriyet (hısımlık)
    Âyet-i kerîme’nin başında neseb sebebiy­le, ortasında süt sebebiyle, son kısmında ise sıhriyyet sebebiyle nikâhı haram kılınan kadınlar anlatılmaktadır.
    Bu inceliği anlamazdan gelip, kafaları ka­rıştırmak isteyen İslamoğlu, “ayet-i kerimenin ikinci kelimesi olan (وَبَنَاتِكُمْ)Kızlarınız keli­mesi, öz ve üvey kızların hükmünü açıklamış­tır”deme gafletini göstermiştir. Yâni nesep se­bebiyle nikâhlanması haram olan kadınların be­yan edildiği bölüme, âyeti kerîme’nin sonunda beyan edilecek olan sıhriyet sebebiyle nikâhı haram olan kadın­lardan bir kısım olan üvey kızları da sokmuştur.
    Böyle yapınca da, hiç kimsenin yapmadığı ve yapamadığı hattâ aklından bile geçiremeye­ceği bir bâtıl ortaya atarak: “Herhangi bir se­beple âilenin yetiştirmek için alıp, bakım ve terbiyesini üstlendiği evlâtlık kızları” üvey kız­ların yerine koymuş ve bunun kuvvetle muhte­mel olduğu vurgusunu da ihmal etmemiştir. Şe­caat arz edeyim derken sirkatını izhar etmiştir.
    Hâlbuki Allâh-u Te‘âlâ:
    ﴿وَمَا جَعَلَ أَدْعِيَاءَكُمْ أَبْنَاءَكُمْ ذَلِكُمْ قَوْلُكُمْ بِأَفْوَاهِكُمْ وَاللَّهُ يَقُولُ الْحَقَّ وَهُوَ يَهْدِي السَّبِيلَ اُدْعُوهُمْ لِآَبَائِهِمْ هُوَ أَقْسَطُ عِنْدَ اللَّهِ ﴾
    Evlatlıklarınızı da (öz be öz) oğulları­nız kılmamıştır (ki, evlatlıklarınızın boşaması­nın ardından iddetlerini dolduran kadınlarla ev­lenmeniz haram olsun)! İşte size! Bu (şekildeki konuşmalarınız), (hiçbir dayanağı olmaksızın) ağızlarınızla (söylediğiniz) sözünüzdür (ki, böyle demekle evlatlığınız çocuğunuz olmaz)!
    (Siz böyle aslı astarı olmayan sözler konu­şursunuz ama) Allâh (dâima, her yönden gerçe­ğe tıpatıp uygun olan) hakkı söyler ve Kendisi o (dosdoğru) yola hidâyet eder.
    (Artık kendi lakırdılarınızı bırakıp, O’nun buyruğuna sarılın.) Onları (o evlatlık edindik­lerinizi, gerçek) babalarına nispet ederek ça­ğırın! Çünkü Allâh katında bu pek doğru­dur.(Ahzâb Sûresi:4-5) kavl-i şerîfinde evlâtlıkla­rın nesep çocuğu gibi mahrem olmadığını açık­lamıştır. Yine böylece Allâh-u Te‘âlâ:
    ﴿ لِكَيْ لَا يَكُونَ عَلَى الْمُؤْمِنِينَ حَرَجٌ فِي أَزْوَاجِ أَدْعِيَائِهِمْ إِذَا قَضَوْا مِنْهُنَّ وَطَرًا ﴾
    Tâ ki (boşayarak) kendilerinden istek­leri(ni) bitirdikleri zaman, evlâtlıklarının eş­leri(yle evlenmeleri) hakkında müminler üze­rine hiçbir günah bulunma(dığı anlaşıl)sın!(Ahzâb Sûresi:37) buyurarak da, bir insanın evlâtlı­ğının boşadığı bir kadınla evlenmesinin helâl olduğunu sarâhaten ifâde buyurmuştur.
    Hakkında âyet-i kerîmelerden nasslar bulunan, kimlerin mahrem olup olmadığı gibi ciddî bir konuda hakikatten nasibi olmayan ihtimallere mebnî olarak Allâh-u Te‘âlâ’nın helâl dediğine haram, haram dediğine de helâl diyebilmek sâdece İslamoğlu’na yakışan bir iş olsa gerektir!
    Çünkü İslamoğlu böylece: “İnsanın bak­mak üzere evine aldığı evlâtlığıyla kendi çocu­ğuymuş gibi halvet yapmasının helâl olduğunu ve onunla evlenmesinin haram olduğunu” söy­le­miş olmaktadır.
    Oysa âyet-i kerîmelerin açık beyânı, evlâtlığın, kendisini evlât edinen kişiye mah­rem olmayacağı, dolayısıyla onunla halvetinin haram olduğu, evlenmesinin ise helâl olduğu yönündedir.
    Nitekim Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) evlâtlığı olan Zeyd (Radıyallâhu Anh)ın boşadığı eşi olan Zeyneb binti Cahş (Radıyallâhu Anhâ) ile ev­lenmiştir. Bu durumda Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aley­hi ve Sellem) de mi haram işlemiştir?!!
    Biz İslamoğlu’nun bu yaptıklarını yadır­gamıyoruz. Fakat akıllarını kiraya verip de o­nun sözlerini huccet kabul eden hoca taslakları­na ve akıllı geçinen diğer Müslümanlara çok şaşırıyoruz!
    Gerekçeli meâlinde bu ve benzeri birçok yanlışlık yapan bir kimsenin, büyük sorumlu­luk gerektiren Kur’ân’ı tefsir işine kalkışması hangi niyete dayanmaktadır?
    Diyelim ki bu (meal), son derece hüsn-ü niyetle hazırlanmıştır. O zaman da şunu sormak gerekir ki, Ehl-i Sünnet’in görüşlerini hiçe sa­yarak birçok amelî ve itikadî mesâilde yapılan bu tahribat, hüsn-ü niyetle tamir edilebilir mi? Aslâ!
    Meali yazdıktan sonra, piyasaya sürmeden önce, yere göğe sığmayacak bir edayla reklamı­nı yapan İslamoğlu’nun böyle bir hüsn-ü niyet taşımadığı ve böylece insanları bâtıla sevkettiği âşikârdır.
    Rasûlüllah (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem)in ve as­hâbının yolu olan Ehl-i Sünnet’in yolundan sapma gösterenlerin yaptığı bu çalışmalar Müs­lümanlar için bir hizmet değil aksine tam anla­mıyla bir hezîmettir
    Allâh-u Te‘âlâ cümlemizi Kur'ân-ı Kerî­m’i tahrîfe yeltenen bu gibilere kanmaktan mu­hâfaza eylesin! Âmîn!






+ Yorum Gönder
Git İlk 1235 Son