Konusunu Oylayın.: Ebu Talip hakkında bilgi ?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Ebu Talip hakkında bilgi ?
  1. 09.Aralık.2011, 20:28
    1
    mslmn
    Hak din İslam'dır...

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 28.Temmuz.2011
    Üye No: 88988
    Mesaj Sayısı: 445
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 5
    Yaş: 29

    Ebu Talip hakkında bilgi ?






    Ebu Talip hakkında bilgi ? Mumsema Ebu Talip müslüman mıydı yoksa imansız mıydı ? kesin bir cevap var mı?


  2. 09.Aralık.2011, 20:28
    1
    Hak din İslam'dır...
  3. 09.Aralık.2011, 20:35
    2
    Araştırmacı_
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 18.Haziran.2011
    Üye No: 88110
    Mesaj Sayısı: 194
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: Ebu Talip hakkında bilgi ?




    1- Ebu Talip, Peygamberimiz (saa)’in bi’set’inden (peygamberliğe seçilmesinden) önce kardeşinin oğlunun peygamberlik makamına erişeceğini çok iyi bilmekteydi; çünkü tarihçilerin yazdığına göre Ebu Talip Kureyş kervanıyla Şam’a giderken 12 yaşında olan kardeşinin oğlu Muhammed (saa)’i de yanında götürmüştü Bu yolculukta onda çeşitli kerametlerin yanı sıra kervanın, uzun yıllar boyunca Sum’e şehrinde ibadetle meşgul olan ve Hıristiyanların kitapları hakkında bilgisi olan rahip “Bahira” ile karşılaştığında gerçekleşen şu olaya tanıklık etmesidirTicaret kervanları onu ziyarete giderken onunla yol üzerinde karşılaştılar ve kervandakilerin içinde bulunan ve o günlerde 12 yaşında olan Muhammed (saa) rahibin dikkatini çekti

    “Bahira” biraz düşünceye daldıktan sonra derin ve manalı bakışlarla ona, “bu çocuk içinizden kime ait?” dedi Topluluk Ebu Talip’i gösterdi ve Ebu Talip kardeşinin oğlu olduğunu izhar etti

    Bahira: “Bu çocuğun aydınlık bir geleceği var Bu semavi kitaplarda risalet ve nübüvvetinden haber verilen peygamberdir ve ben kitaplardaki bütün özelliklerini okudum” dedi[1]

    Ebu Talip, bu ve buna benzer karşılaşmalardan önce de başka belirtilerden Peygamberimiz (saa)’in maneviyat ve nübüvvetini anlamıştı

    “Şehristani” (el-Milel ve’n-Nihel kitabının yazarı) gibi bazı Ehl-i Sünnet âlimleri şöyle nakletmektedirler: Göklerin bereketi, Mekke halkından aldığı yılların birinde halk çok zor bir kuraklık içindeydi Ebu Talip’in emriyle kundakta olan kardeşinin oğlu Muhammed’i getirip onun kucağına verdiler Bunun üzerine Ebu Talip Kâbe’ye doğru yüzünü dönerek has bir huşu ile kundaktaki çocuğu üç defa havaya attı ve her atışında: “Ey Allah’ım! Bu çocuğun hakkı için bizlere bereketli yağmurlar nazil et” dedi Bir müddet geçmeden Mekke semalarını kapsayan bulut kitleleri ufukta belirdi ve öyle bir yağmur yağdı ki akan sellerin Kâbe’yi yıkmasından endişe edildi

    Sonrasında “Şehristani” şöyle yazmaktadır: Ebu Talip’in kardeşinin oğlunun risalet ve nübüvvetinden çocukluğu döneminin başlarından beri haberdar olduğuna delalet eden bu olay Peygamber’e olan imanını göstermektedir ve sonraları Ebu Talip aşağıdaki şiirleri bu münasebetle yazmıştır:

    وابيض يستسقى الغمام بوجهه

    ثمال اليتامى عصمة للارامل

    “Açık yüzlüdür o ki bulutlar onun için yağar

    O, yetimlerin sığınağı ve dul kadınların koruyucusudur”

    يلوذ به الهلاك من آل هاشم

    فهم عنده فى نعمة و فواضل

    “Ben-i Haşim’den helak olanlar ona sığınırlar

    Onun vasıtasıyla nimet ve ihsanlardan yararlanırlar”

    و ميزان عدل لايخيس شعيرة

    و وزان صدق وزنه غير هائل

    “ O adalet mizanıdır ki bir arpa miktarı hata yapmaz

    Tartan dürüsttür ki tarttığında yanlışlık korkusu bulunmaz”

    Kuraklık zamanında Kureyş’in Ebu Talip’e yönelmesi ve Ebu Talip’in onun adına Allah’a yemin vermesi olayını, “Şehristani”nin yanı sıra birçok büyük müfessirler de nakletmişlerdir “Allame Emini” el-Gadir kitabında bu konuları “Buhari”nin şerhi, “el-Mevahibu’d-Daniye”, el-Hasaisu’l-Kübra”, “Behcetü’l-Mefahil Şerhi”, “Sire-i Halebî”, “Sire-i Nebevi” ve Talebetu’t-Talib” kitaplarından nakletmişlerdir[2]

    2- Tanınmış İslami kitapların yanı sıra “Ebu Talip divanı” adı altında toplanmış olan Ebu Talip’in yazdığı şiirler elimizde bulunmaktadır ve onlardan bir kaçını aşağıda getireceğiz:

    والله لن يصلوا اليك بجمعهم

    حتى اوسد فى التراب دفينا

    “Ey Kardeşimin oğlu! Ebu Talip başını toprağa koymadıkça, Mezarı kendine yatak yapmadıkça, düşmanlar hiçbir zaman sana ulaşamayacaklar”

    فاصدع بامرك ما عليك غضاضة

    و ابشر بذاك وقرمنك عيونا

    “Bundan dolayı hiçbir şeyden korkma ve sana verilen görevi yerine getir, müjde ver ve gözleri aydınlat”

    و دعوتنى و علمت انك ناصحى

    ولقد دعوت و كنت ثم أمينا

    “Beni kendi mektebine davet ettin ve iyi biliyorum amacın sadece öğüt vermek ve beni uyandırmaktı Sen davetinde emin ve dürüstsün”

    ولقد علمت ان دين محمد(صلى الله عليه وآله)

    من خيراديان البرية ديناً

    “Bende Muhammed (saa)’in dini ve mektebinin en iyi din ve mektep olduğunu anladım”[3]

    Aynı şekilde:

    الم تعملوا انا وجدنا محمداً

    رسولا كموسى خط فى اول الكتب

    “Ey Kureyş! Muhammed (saa)’i Musa gibi peygamber ve Allah resulü olarak bildiğimizi bilmiyor musunuz? Onun nam ve şanı semavi kitaplarda kaydedilmiştir (ve biz onu bulduk)”

    و ان عليه فى العباد محبة

    و لاحيف فى من خصه الله فى الحب

    “Allah kullarının ona özel ilgisi var ve Allah’ın kendisine muhabbetini has kıldığı kişiye nispet muhabbet manasız değildir”[4]

    İbn-i Ebi’l Hadid, Ebu Talip’in şiirlerinin birçoğunu naklettikten sonra (“İbn-i Şehr-i Aşub” Müteşabihatu’l Kur’an kitabında Ebu Talip’in şiirlerinin 3 bin beyit olduğuna inanmaktadır) şöyle demektedir:

    “Bu şiirlerin tamamını okuduktan sonra, Ebu Talip’in, kardeşinin oğlunun dinine iman getirdiği konusunda hiçbir şüphemiz kalmayacaktır”

    3- Peygamber Efendimiz (saa)’den nakledilen hadislerde, Peygamberimiz (saa) fedakâr amcası Ebu Talip’in imanını açıklığa kavuşturmaktadır “Kureyş’in mümini Ebu Talip” kitabının yazarı, şöyle nakletmektedir: Ebu Talip vefat ettiğinde Peygamberimiz (saa) onun naşını teşrii ettikten sonra amcasını elden vermenin musibetiyle şöyle buyurdu:

    “Vay Babam! Vay Ebu Talip! Senin vefatından dolayı ne kadar üzgünüm? Senin musibetini nasıl unutayım; sen ki beni küçük yaşta büyüttün ve büyüdüğümde ise benim davetime icabet ettin ve ben senin yanında, gözdeki gözbebeği ve bedendeki ruh gibiydim”[5]

    Ayrıca sürekli şu sözü izhar ederdi:

    «ما نالت منى قريش شيئاً اكرهه حتى مات ابوطالب»

    “Kureyş bana, Ebu Talip vefat edinceye kadar hiçbir zaman zarar veremedi”[6]

    4- Diğer taraftan, Ebu Talip vefat etmeden yıllar önce Peygamberimiz (saa), müşriklerle hiçbir şekilde dostluk irtibatı kurmamakla görevlendirilmişti Bu halde Ebu Talip’e o kadar ilgi ve sevgi göstermesi, Peygamberimiz (saa)’in onu tevhit inancında olduğunu bildiği içindi ve eğer böyle olmasaydı diğer Müslümanları, müşriklerle dost olmaktan men eden bir kimsenin, Ebu Talip’e sonsuz muhabbet ve sevgi beslemesi nasıl mümkün olabilirdi?!

    5- Ehl-i Sünnet kaynaklarından elimizde olan hadislerde de Ebu Talip’in iman ve ihlâsına dair birçok deliller görülmektedir; ama bu hadislerin hepsini zikretmek çok uzun süreceği için burada zikretmekten kaçındık Bu hadisler akli ve mantıki delillerle karışıktır Örnek olarak rivayete göre İmam Zeynel Abidin’e sorulan bir soru üzerine, İmam (as), Ebu Talip’in mümin olduğunu belirterek şöyle buyurmuştur: “Gerçekten bazılarının Ebu Talip’i kâfir zannetmelerine şaşmaktayım! Bu inançla Ebu Talip ve Peygamberimiz (saa)’e hakaret ettiklerini bilmiyorlar mı? Kur’an ayetlerinin bir kısmında kadının Müslüman olduktan sonra kâfir bir erkeğin nikâhı altında kalması men edilmektedir ve ilk Müslüman olanlardan Fatıma bint-i Esed’in ömrünün sonuna kadar Ebu Talip’in hanımı olarak kaldığı açıktır”[7]

    6- Bütün bunlar bir kenara her şeyden kuşkulansak bile Ebu Talip’in, İslam ve Peygamber (saa)’i en üst derecede savunanların başında geldiğinden hiç kimsenin şüphesi yoktur ve Ebu Talip’in, İslam ve Peygamber (saa)’i bu yönlü savunmasını akrabalık bağı ve kabile taassubu olarak tefsir edemeyiz

    Bunun canlı örneği bütün tarihçilerin yazmış olduğu “Şi’b-i Ebu Talip” olayıdır Kureyş, Peygamberimiz (saa) ve Müslümanları şiddetli bir iktisadi, içtimai ve siyasi muhasara altına alıp onlarla irtibatı kestiği zamanda, Peygamber (saa)’in yegâne savunucusu, üç yıl boyunca bütün işlerinden elini çekerek “Beni Haşim”i Mekke dağları arasında bulunan ve “Şi’b-i Ebu Talip” adıyla meşhur olan dereye götürüp oraya yerleştirmiştir Kureyş’in saldırılarını önlemek için özel siperler yaptırmasının yanı sıra her gece peygamberi yerinden kaldırarak onun için başka dinlenme yeri hazırlayarak onun yerine aziz oğlu Hz Ali (as)’yi yatırmakla yapmış olduğu fedakârlığı en üst düzeye çıkartmıştır Hz Ali (as)’nin, “Baba bu durum devam ettikçe sonunda öldürülürüm” dediği zamanda, Ebu Talip, “Oğlum vakarı elden bırakma her canlı ölüme doğru yolculuktadır ve ben seni Abdullah’ın oğlu yolunda feda ettim” cevabını verirdi Hz Ali (as)’nin babasının bu sözü karşısında verdiği ilgi çeken cevap şöyledir: “Babacığım! Ben bu sözleri, Muhammed (saa)’in yolunda öldürülmekten korktuğumdan dolayı değil, sadece senin yanında Ahmet’e yarenlik etmek ve itaatkâr ve hazır olduğumu bildirmek için söylemekteyim”[8]


    Taassubu bir kenara bırakıp tarafsız bir şekilde tarihin altın satırlarında Ebu Talip’in hayatını mütalaa eden herkesin, Nehcü’l Belaga’yı şerh eden İbn-i Ebi’l Hadid’le tek ses olup şunları söyleyeceğine inanmaktayız:

    ولو لا ابوطالب و ابنه

    لما مثل الدين شخصاً وقاما

    فذاك بمكة آوى و حامى

    وهذا بيثرب حسّ الحماما[9]



  4. 09.Aralık.2011, 20:35
    2



    1- Ebu Talip, Peygamberimiz (saa)’in bi’set’inden (peygamberliğe seçilmesinden) önce kardeşinin oğlunun peygamberlik makamına erişeceğini çok iyi bilmekteydi; çünkü tarihçilerin yazdığına göre Ebu Talip Kureyş kervanıyla Şam’a giderken 12 yaşında olan kardeşinin oğlu Muhammed (saa)’i de yanında götürmüştü Bu yolculukta onda çeşitli kerametlerin yanı sıra kervanın, uzun yıllar boyunca Sum’e şehrinde ibadetle meşgul olan ve Hıristiyanların kitapları hakkında bilgisi olan rahip “Bahira” ile karşılaştığında gerçekleşen şu olaya tanıklık etmesidirTicaret kervanları onu ziyarete giderken onunla yol üzerinde karşılaştılar ve kervandakilerin içinde bulunan ve o günlerde 12 yaşında olan Muhammed (saa) rahibin dikkatini çekti

    “Bahira” biraz düşünceye daldıktan sonra derin ve manalı bakışlarla ona, “bu çocuk içinizden kime ait?” dedi Topluluk Ebu Talip’i gösterdi ve Ebu Talip kardeşinin oğlu olduğunu izhar etti

    Bahira: “Bu çocuğun aydınlık bir geleceği var Bu semavi kitaplarda risalet ve nübüvvetinden haber verilen peygamberdir ve ben kitaplardaki bütün özelliklerini okudum” dedi[1]

    Ebu Talip, bu ve buna benzer karşılaşmalardan önce de başka belirtilerden Peygamberimiz (saa)’in maneviyat ve nübüvvetini anlamıştı

    “Şehristani” (el-Milel ve’n-Nihel kitabının yazarı) gibi bazı Ehl-i Sünnet âlimleri şöyle nakletmektedirler: Göklerin bereketi, Mekke halkından aldığı yılların birinde halk çok zor bir kuraklık içindeydi Ebu Talip’in emriyle kundakta olan kardeşinin oğlu Muhammed’i getirip onun kucağına verdiler Bunun üzerine Ebu Talip Kâbe’ye doğru yüzünü dönerek has bir huşu ile kundaktaki çocuğu üç defa havaya attı ve her atışında: “Ey Allah’ım! Bu çocuğun hakkı için bizlere bereketli yağmurlar nazil et” dedi Bir müddet geçmeden Mekke semalarını kapsayan bulut kitleleri ufukta belirdi ve öyle bir yağmur yağdı ki akan sellerin Kâbe’yi yıkmasından endişe edildi

    Sonrasında “Şehristani” şöyle yazmaktadır: Ebu Talip’in kardeşinin oğlunun risalet ve nübüvvetinden çocukluğu döneminin başlarından beri haberdar olduğuna delalet eden bu olay Peygamber’e olan imanını göstermektedir ve sonraları Ebu Talip aşağıdaki şiirleri bu münasebetle yazmıştır:

    وابيض يستسقى الغمام بوجهه

    ثمال اليتامى عصمة للارامل

    “Açık yüzlüdür o ki bulutlar onun için yağar

    O, yetimlerin sığınağı ve dul kadınların koruyucusudur”

    يلوذ به الهلاك من آل هاشم

    فهم عنده فى نعمة و فواضل

    “Ben-i Haşim’den helak olanlar ona sığınırlar

    Onun vasıtasıyla nimet ve ihsanlardan yararlanırlar”

    و ميزان عدل لايخيس شعيرة

    و وزان صدق وزنه غير هائل

    “ O adalet mizanıdır ki bir arpa miktarı hata yapmaz

    Tartan dürüsttür ki tarttığında yanlışlık korkusu bulunmaz”

    Kuraklık zamanında Kureyş’in Ebu Talip’e yönelmesi ve Ebu Talip’in onun adına Allah’a yemin vermesi olayını, “Şehristani”nin yanı sıra birçok büyük müfessirler de nakletmişlerdir “Allame Emini” el-Gadir kitabında bu konuları “Buhari”nin şerhi, “el-Mevahibu’d-Daniye”, el-Hasaisu’l-Kübra”, “Behcetü’l-Mefahil Şerhi”, “Sire-i Halebî”, “Sire-i Nebevi” ve Talebetu’t-Talib” kitaplarından nakletmişlerdir[2]

    2- Tanınmış İslami kitapların yanı sıra “Ebu Talip divanı” adı altında toplanmış olan Ebu Talip’in yazdığı şiirler elimizde bulunmaktadır ve onlardan bir kaçını aşağıda getireceğiz:

    والله لن يصلوا اليك بجمعهم

    حتى اوسد فى التراب دفينا

    “Ey Kardeşimin oğlu! Ebu Talip başını toprağa koymadıkça, Mezarı kendine yatak yapmadıkça, düşmanlar hiçbir zaman sana ulaşamayacaklar”

    فاصدع بامرك ما عليك غضاضة

    و ابشر بذاك وقرمنك عيونا

    “Bundan dolayı hiçbir şeyden korkma ve sana verilen görevi yerine getir, müjde ver ve gözleri aydınlat”

    و دعوتنى و علمت انك ناصحى

    ولقد دعوت و كنت ثم أمينا

    “Beni kendi mektebine davet ettin ve iyi biliyorum amacın sadece öğüt vermek ve beni uyandırmaktı Sen davetinde emin ve dürüstsün”

    ولقد علمت ان دين محمد(صلى الله عليه وآله)

    من خيراديان البرية ديناً

    “Bende Muhammed (saa)’in dini ve mektebinin en iyi din ve mektep olduğunu anladım”[3]

    Aynı şekilde:

    الم تعملوا انا وجدنا محمداً

    رسولا كموسى خط فى اول الكتب

    “Ey Kureyş! Muhammed (saa)’i Musa gibi peygamber ve Allah resulü olarak bildiğimizi bilmiyor musunuz? Onun nam ve şanı semavi kitaplarda kaydedilmiştir (ve biz onu bulduk)”

    و ان عليه فى العباد محبة

    و لاحيف فى من خصه الله فى الحب

    “Allah kullarının ona özel ilgisi var ve Allah’ın kendisine muhabbetini has kıldığı kişiye nispet muhabbet manasız değildir”[4]

    İbn-i Ebi’l Hadid, Ebu Talip’in şiirlerinin birçoğunu naklettikten sonra (“İbn-i Şehr-i Aşub” Müteşabihatu’l Kur’an kitabında Ebu Talip’in şiirlerinin 3 bin beyit olduğuna inanmaktadır) şöyle demektedir:

    “Bu şiirlerin tamamını okuduktan sonra, Ebu Talip’in, kardeşinin oğlunun dinine iman getirdiği konusunda hiçbir şüphemiz kalmayacaktır”

    3- Peygamber Efendimiz (saa)’den nakledilen hadislerde, Peygamberimiz (saa) fedakâr amcası Ebu Talip’in imanını açıklığa kavuşturmaktadır “Kureyş’in mümini Ebu Talip” kitabının yazarı, şöyle nakletmektedir: Ebu Talip vefat ettiğinde Peygamberimiz (saa) onun naşını teşrii ettikten sonra amcasını elden vermenin musibetiyle şöyle buyurdu:

    “Vay Babam! Vay Ebu Talip! Senin vefatından dolayı ne kadar üzgünüm? Senin musibetini nasıl unutayım; sen ki beni küçük yaşta büyüttün ve büyüdüğümde ise benim davetime icabet ettin ve ben senin yanında, gözdeki gözbebeği ve bedendeki ruh gibiydim”[5]

    Ayrıca sürekli şu sözü izhar ederdi:

    «ما نالت منى قريش شيئاً اكرهه حتى مات ابوطالب»

    “Kureyş bana, Ebu Talip vefat edinceye kadar hiçbir zaman zarar veremedi”[6]

    4- Diğer taraftan, Ebu Talip vefat etmeden yıllar önce Peygamberimiz (saa), müşriklerle hiçbir şekilde dostluk irtibatı kurmamakla görevlendirilmişti Bu halde Ebu Talip’e o kadar ilgi ve sevgi göstermesi, Peygamberimiz (saa)’in onu tevhit inancında olduğunu bildiği içindi ve eğer böyle olmasaydı diğer Müslümanları, müşriklerle dost olmaktan men eden bir kimsenin, Ebu Talip’e sonsuz muhabbet ve sevgi beslemesi nasıl mümkün olabilirdi?!

    5- Ehl-i Sünnet kaynaklarından elimizde olan hadislerde de Ebu Talip’in iman ve ihlâsına dair birçok deliller görülmektedir; ama bu hadislerin hepsini zikretmek çok uzun süreceği için burada zikretmekten kaçındık Bu hadisler akli ve mantıki delillerle karışıktır Örnek olarak rivayete göre İmam Zeynel Abidin’e sorulan bir soru üzerine, İmam (as), Ebu Talip’in mümin olduğunu belirterek şöyle buyurmuştur: “Gerçekten bazılarının Ebu Talip’i kâfir zannetmelerine şaşmaktayım! Bu inançla Ebu Talip ve Peygamberimiz (saa)’e hakaret ettiklerini bilmiyorlar mı? Kur’an ayetlerinin bir kısmında kadının Müslüman olduktan sonra kâfir bir erkeğin nikâhı altında kalması men edilmektedir ve ilk Müslüman olanlardan Fatıma bint-i Esed’in ömrünün sonuna kadar Ebu Talip’in hanımı olarak kaldığı açıktır”[7]

    6- Bütün bunlar bir kenara her şeyden kuşkulansak bile Ebu Talip’in, İslam ve Peygamber (saa)’i en üst derecede savunanların başında geldiğinden hiç kimsenin şüphesi yoktur ve Ebu Talip’in, İslam ve Peygamber (saa)’i bu yönlü savunmasını akrabalık bağı ve kabile taassubu olarak tefsir edemeyiz

    Bunun canlı örneği bütün tarihçilerin yazmış olduğu “Şi’b-i Ebu Talip” olayıdır Kureyş, Peygamberimiz (saa) ve Müslümanları şiddetli bir iktisadi, içtimai ve siyasi muhasara altına alıp onlarla irtibatı kestiği zamanda, Peygamber (saa)’in yegâne savunucusu, üç yıl boyunca bütün işlerinden elini çekerek “Beni Haşim”i Mekke dağları arasında bulunan ve “Şi’b-i Ebu Talip” adıyla meşhur olan dereye götürüp oraya yerleştirmiştir Kureyş’in saldırılarını önlemek için özel siperler yaptırmasının yanı sıra her gece peygamberi yerinden kaldırarak onun için başka dinlenme yeri hazırlayarak onun yerine aziz oğlu Hz Ali (as)’yi yatırmakla yapmış olduğu fedakârlığı en üst düzeye çıkartmıştır Hz Ali (as)’nin, “Baba bu durum devam ettikçe sonunda öldürülürüm” dediği zamanda, Ebu Talip, “Oğlum vakarı elden bırakma her canlı ölüme doğru yolculuktadır ve ben seni Abdullah’ın oğlu yolunda feda ettim” cevabını verirdi Hz Ali (as)’nin babasının bu sözü karşısında verdiği ilgi çeken cevap şöyledir: “Babacığım! Ben bu sözleri, Muhammed (saa)’in yolunda öldürülmekten korktuğumdan dolayı değil, sadece senin yanında Ahmet’e yarenlik etmek ve itaatkâr ve hazır olduğumu bildirmek için söylemekteyim”[8]


    Taassubu bir kenara bırakıp tarafsız bir şekilde tarihin altın satırlarında Ebu Talip’in hayatını mütalaa eden herkesin, Nehcü’l Belaga’yı şerh eden İbn-i Ebi’l Hadid’le tek ses olup şunları söyleyeceğine inanmaktayız:

    ولو لا ابوطالب و ابنه

    لما مثل الدين شخصاً وقاما

    فذاك بمكة آوى و حامى

    وهذا بيثرب حسّ الحماما[9]



  5. 09.Aralık.2011, 20:38
    3
    semihozdurak
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 15.Aralık.2010
    Üye No: 81634
    Mesaj Sayısı: 141
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0
    Yaş: 30
    Bulunduğu yer: Bursa

    Cevap: Ebu Talip hakkında bilgi ?

    Selamun aleykum.

    Bu soruları çok mu arıyorsunuz merak ediyorum doğrusu


  6. 09.Aralık.2011, 20:38
    3
    semihozdurak - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    Selamun aleykum.

    Bu soruları çok mu arıyorsunuz merak ediyorum doğrusu


  7. 10.Aralık.2011, 14:03
    4
    mslmn
    Hak din İslam'dır...

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 28.Temmuz.2011
    Üye No: 88988
    Mesaj Sayısı: 445
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 5
    Yaş: 29

    Cevap: Ebu Talip hakkında bilgi ?

    Alıntı
    Selamun aleykum.

    Bu soruları çok mu arıyorsunuz merak ediyorum doğrusu
    Allah razı olsun.


  8. 10.Aralık.2011, 14:03
    4
    Hak din İslam'dır...
    Alıntı
    Selamun aleykum.

    Bu soruları çok mu arıyorsunuz merak ediyorum doğrusu
    Allah razı olsun.


  9. 11.Aralık.2011, 09:13
    5
    تقاضا
    öğrenmeye devam..

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Haziran.2011
    Üye No: 88127
    Mesaj Sayısı: 167
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2
    Yaş: 25

    Cevap: Ebu Talip hakkında bilgi ?

    Ebu Talip müslüman olmuş mudur ?


  10. 11.Aralık.2011, 09:13
    5
    öğrenmeye devam..
    Ebu Talip müslüman olmuş mudur ?


  11. 16.Aralık.2011, 17:15
    6
    Araştırmacı_
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 18.Haziran.2011
    Üye No: 88110
    Mesaj Sayısı: 194
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: Ebu Talip hakkında bilgi ?

    Kur’an ayetlerinin bir kısmında kadının Müslüman olduktan sonra kâfir bir erkeğin nikâhı altında kalması men edilmektedir ve ilk Müslüman olanlardan Fatıma bint-i Esed’in ömrünün sonuna kadar Ebu Talip’in hanımı olarak kaldığı açıktır

    Yukardakinden anlaşıldığına göre Müslüman olmuş büyük ihtimal yoksa haşa Hz.Fatıma binti Esed annemiz harammı işlemiş oldu


  12. 16.Aralık.2011, 17:15
    6
    Kur’an ayetlerinin bir kısmında kadının Müslüman olduktan sonra kâfir bir erkeğin nikâhı altında kalması men edilmektedir ve ilk Müslüman olanlardan Fatıma bint-i Esed’in ömrünün sonuna kadar Ebu Talip’in hanımı olarak kaldığı açıktır

    Yukardakinden anlaşıldığına göre Müslüman olmuş büyük ihtimal yoksa haşa Hz.Fatıma binti Esed annemiz harammı işlemiş oldu


  13. 16.Aralık.2011, 18:04
    7
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,606
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 336
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Cevap: Ebu Talip hakkında bilgi ?

    Alıntı
    Kur’an ayetlerinin bir kısmında kadının Müslüman olduktan sonra kâfir bir erkeğin nikâhı altında kalması men edilmektedir ve ilk Müslüman olanlardan Fatıma bint-i Esed’in ömrünün sonuna kadar Ebu Talip’in hanımı olarak kaldığı açıktır

    Yukardakinden anlaşıldığına göre Müslüman olmuş büyük ihtimal yoksa haşa Hz.Fatıma binti Esed annemiz harammı işlemiş oldu
    Araştırmacı kardeş, verdiğin bilgiler zanni ve şii kaynaklı.

    Ehl-i sünnet âlimlerinine göre, Ebu Talip imanla gitmemiştir.
    Şia âlimleri ise onun imanla gittiğini kabul etmişlerdir.



  14. 16.Aralık.2011, 18:04
    7
    Moderatör
    Alıntı
    Kur’an ayetlerinin bir kısmında kadının Müslüman olduktan sonra kâfir bir erkeğin nikâhı altında kalması men edilmektedir ve ilk Müslüman olanlardan Fatıma bint-i Esed’in ömrünün sonuna kadar Ebu Talip’in hanımı olarak kaldığı açıktır

    Yukardakinden anlaşıldığına göre Müslüman olmuş büyük ihtimal yoksa haşa Hz.Fatıma binti Esed annemiz harammı işlemiş oldu
    Araştırmacı kardeş, verdiğin bilgiler zanni ve şii kaynaklı.

    Ehl-i sünnet âlimlerinine göre, Ebu Talip imanla gitmemiştir.
    Şia âlimleri ise onun imanla gittiğini kabul etmişlerdir.



  15. 16.Aralık.2011, 18:13
    8
    Araştırmacı_
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 18.Haziran.2011
    Üye No: 88110
    Mesaj Sayısı: 194
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: Ebu Talip hakkında bilgi ?

    ee ozaman Hz.Fatıma binti Esed Annemizin durumu ne oluyor ??? müslüman olmayan biriyle nikah olmayacağı için nikah gitmiş olur ama Fatıma annemiz hep Ebu Taliple yaşamıştır ölene kadar ,haşa kendisinden nikahı gitmiş olan biriyle aynı çatıda birliktemi kaldı ?


  16. 16.Aralık.2011, 18:13
    8
    ee ozaman Hz.Fatıma binti Esed Annemizin durumu ne oluyor ??? müslüman olmayan biriyle nikah olmayacağı için nikah gitmiş olur ama Fatıma annemiz hep Ebu Taliple yaşamıştır ölene kadar ,haşa kendisinden nikahı gitmiş olan biriyle aynı çatıda birliktemi kaldı ?


  17. 16.Aralık.2011, 18:20
    9
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,606
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 336
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Cevap: Ebu Talip hakkında bilgi ?

    Araştırmacı_ Nickli Üyeden Alıntı
    ee ozaman Hz.Fatıma binti Esed Annemizin durumu ne oluyor ??? müslüman olmayan biriyle nikah olmayacağı için nikah gitmiş olur ama Fatıma annemiz hep Ebu Taliple yaşamıştır ölene kadar ,haşa kendisinden nikahı gitmiş olan biriyle aynı çatıda birliktemi kaldı ?
    Kardeş sana ehli sünnetin ittifakı var diyorum sen iddiana devam ediyorsun.


    Alıntı
    Kasas Süresi 56-
    Ey Muhammed! Sen sevdiğini doğru yola eriştiremezsin, ancak Allah dilediğini doğru yola eriştirir. Doğru yola girecekleri en iyi O bilir.

    Buhari ve Müslim'de, bu ayetin peygamber efendimizin amcası Ebu Talip hakkında indiğine ilişkin bir hadis yer alır. Ebu Talip, Peygamber efendimizi koruyor, ona yardım ediyordu. Kureyş'e karşı ona destek oluyordu. Mesajını insanlara ulaştırabilmesi için ona arka çıkıyordu. Bunun için Kureyşliler'in onu ve Haşimoğulları'nı boykot etmelerine, onları bir mahallede kuşatıp ambargo uygulamalarına katlanmıştı. Ne var ki, Ebu Talip, bütün bunları yeğenini sevdiği için yapıyordu. Yakınlık duygusu ile, büyüklenme ve yiğitlik uğruna yapıyordu. Ölüm döşeğindeyken, peygamber efendimiz onu iman etmeye ve İslam'a girmeye davet etmiş, fakat Ebu Talip yüce Allah'ın bildiği bir nedenden dolayı iman etmemişti.
    Zühri diyor ki; bana Said b. Müseyyeb, babası Müseyyeb b. Hazn el Mahzumi'den -Allah ondan razı olsun- naklederek şunları anlattı: Ebu Talip ölmeküzereyken, peygamber efendimiz -salât ve selâm üzerine olsun- yanına geldi. O sırada Ebu Cehil b. Hişam ve Abdullah b. Ümeyye b. Mugire de yanındaydı. Peygamber efendimiz "Amcacığım, Lâilaheillâllah de ki, Allah katında onunla seni savunayım" dedi. Ebu Cehil ve Abdullah b. Ümeyye de "Ey Ebu Talip, Abdülmuttalib'in dininden vazmı geçeceksin?"dediler. Peygamber efendimiz "Allah'dan başka ilah olmadığına" ilişkin çağrısını tekrarladıkça onlar dabu soruyu yöneltiyorlardı. En sonunda Ebu Talip "Ben Abdülmuttalib'in dini üzereyim" dedi. Ve "Lâilaheillâllah" demekten kaçındı. Bunun üzerine Peygamber efendimiz; "Allah'a andolsun ki, engellenmediği sürece senin için bağışlanma dileyeceğim" dedi. Bunun üzerine yüce Allah şu ayeti indirdi: "Akraba bile olsalar, cehennemlik oldukları belli olduktan sonra puta tapanlar için Allah'dan af dilemek, ne peygambere ve ne de mü'minlere yakışır." (TevbeSuresi 113)
    Ebu Talip hakkında da şu ayet indi: "Ey Muhammed! Sen sevdiğini doğru yola eriştiremezsin, ancak Allah dilediğini doğru yola eriştirir.
    Müslim ve Tirmizi Yezid b. Keysan'ın Ebu Hazm'den, onun da Ebu Hureyre'den -Allah ondan razı olsun- rivayet ettikleri şu hadisi aktarırlar: Ebu Talip ölmek üzereyken, Peygamber efendimiz -salât ve selâm üzerine olsun- yanına geldi ve "Amcacığım `Lâilaheillâllah' söyle ki, kıyamet günü senin lehinde şahitlikte bulunayım" dedi. Ebu Talip; Şayet Kureyşliler "ölüm korkusu ile söyledi" demeselerdi sırf seni memnun etmek için onu söylerdim. Bunu senin için yapardım" dedi. Bunun üzerine şu ayet indi'
    "Ey Muhammed! Sen sevdiğini doğru yola eriştiremezsin, ancak Allah dilediğini doğru yola eriştirir. Doğru yola girecekleri en iyi O bilir."
    İbn-i Abbas'dan, İbn-i Ömer'den, Mücahit'den, Şabi'den ve Katade'den bu ayetin Ebu Talip hakkında indiği ve Ebu Talib'in söylediği son sözün "Ben Abdülmuttalib'in dini üzereyim" olduğu rivayet edilir.
    İnsan bu olay karşısında durup bu dinin ödünsüz kesinliğini ve şaşmaz doğruluğunu dehşetler içinde kalarak gözlemliyor. Şu Hz. Peygamberin amcasıdır. Garantörü, koruyucusu ve destekçisidir. Onun Hz. Peygambere yönelik derin sevgisine ve Hz. Peygamberin de onun iman etmesine yönelik şiddetli isteğine rağmen, yüce Allah onun iman etmesini takdir etmiyor. Çünkü Ebu Talip akrabalık duygusu ile, babalık sevgisi ile böyle davranıyordu. Hz. Peygamberin sunduğu inanç sistemini kabul etme niyetinde değildi. Yüce Allah da bunu biliyordu. Bu yüzden Peygamber efendimizin -salât ve selâm üzerine olsun- onun adına arzuladığı, sevdiği şeyi takdir etmedi. Bu işi yani doğru yola iletme işini, Hz. Peygamberin yetkisinin dışına çıkarıp kendi iradesine ve takdirine özgü kıldı. Peygambere düşen sadece mesajı açıkca duyurmaktır. Ondan sonra bu görevi omuzlayan davetçilerin işi de öğüttür. Bundan sonra kalpler Rahman'ın parmakları arasındadır. O, hidayet ve sapıklığı, kullarından kimin hidayete, kimin de sapıklığa yatkın olduğuna ilişkin yanılmaz bilgisi doğrultusunda belirler.
    TIKLA: Ebu talip ve ailesi hakında bilgi verirmisiniz?


  18. 16.Aralık.2011, 18:20
    9
    Moderatör
    Araştırmacı_ Nickli Üyeden Alıntı
    ee ozaman Hz.Fatıma binti Esed Annemizin durumu ne oluyor ??? müslüman olmayan biriyle nikah olmayacağı için nikah gitmiş olur ama Fatıma annemiz hep Ebu Taliple yaşamıştır ölene kadar ,haşa kendisinden nikahı gitmiş olan biriyle aynı çatıda birliktemi kaldı ?
    Kardeş sana ehli sünnetin ittifakı var diyorum sen iddiana devam ediyorsun.


    Alıntı
    Kasas Süresi 56-
    Ey Muhammed! Sen sevdiğini doğru yola eriştiremezsin, ancak Allah dilediğini doğru yola eriştirir. Doğru yola girecekleri en iyi O bilir.

    Buhari ve Müslim'de, bu ayetin peygamber efendimizin amcası Ebu Talip hakkında indiğine ilişkin bir hadis yer alır. Ebu Talip, Peygamber efendimizi koruyor, ona yardım ediyordu. Kureyş'e karşı ona destek oluyordu. Mesajını insanlara ulaştırabilmesi için ona arka çıkıyordu. Bunun için Kureyşliler'in onu ve Haşimoğulları'nı boykot etmelerine, onları bir mahallede kuşatıp ambargo uygulamalarına katlanmıştı. Ne var ki, Ebu Talip, bütün bunları yeğenini sevdiği için yapıyordu. Yakınlık duygusu ile, büyüklenme ve yiğitlik uğruna yapıyordu. Ölüm döşeğindeyken, peygamber efendimiz onu iman etmeye ve İslam'a girmeye davet etmiş, fakat Ebu Talip yüce Allah'ın bildiği bir nedenden dolayı iman etmemişti.
    Zühri diyor ki; bana Said b. Müseyyeb, babası Müseyyeb b. Hazn el Mahzumi'den -Allah ondan razı olsun- naklederek şunları anlattı: Ebu Talip ölmeküzereyken, peygamber efendimiz -salât ve selâm üzerine olsun- yanına geldi. O sırada Ebu Cehil b. Hişam ve Abdullah b. Ümeyye b. Mugire de yanındaydı. Peygamber efendimiz "Amcacığım, Lâilaheillâllah de ki, Allah katında onunla seni savunayım" dedi. Ebu Cehil ve Abdullah b. Ümeyye de "Ey Ebu Talip, Abdülmuttalib'in dininden vazmı geçeceksin?"dediler. Peygamber efendimiz "Allah'dan başka ilah olmadığına" ilişkin çağrısını tekrarladıkça onlar dabu soruyu yöneltiyorlardı. En sonunda Ebu Talip "Ben Abdülmuttalib'in dini üzereyim" dedi. Ve "Lâilaheillâllah" demekten kaçındı. Bunun üzerine Peygamber efendimiz; "Allah'a andolsun ki, engellenmediği sürece senin için bağışlanma dileyeceğim" dedi. Bunun üzerine yüce Allah şu ayeti indirdi: "Akraba bile olsalar, cehennemlik oldukları belli olduktan sonra puta tapanlar için Allah'dan af dilemek, ne peygambere ve ne de mü'minlere yakışır." (TevbeSuresi 113)
    Ebu Talip hakkında da şu ayet indi: "Ey Muhammed! Sen sevdiğini doğru yola eriştiremezsin, ancak Allah dilediğini doğru yola eriştirir.
    Müslim ve Tirmizi Yezid b. Keysan'ın Ebu Hazm'den, onun da Ebu Hureyre'den -Allah ondan razı olsun- rivayet ettikleri şu hadisi aktarırlar: Ebu Talip ölmek üzereyken, Peygamber efendimiz -salât ve selâm üzerine olsun- yanına geldi ve "Amcacığım `Lâilaheillâllah' söyle ki, kıyamet günü senin lehinde şahitlikte bulunayım" dedi. Ebu Talip; Şayet Kureyşliler "ölüm korkusu ile söyledi" demeselerdi sırf seni memnun etmek için onu söylerdim. Bunu senin için yapardım" dedi. Bunun üzerine şu ayet indi'
    "Ey Muhammed! Sen sevdiğini doğru yola eriştiremezsin, ancak Allah dilediğini doğru yola eriştirir. Doğru yola girecekleri en iyi O bilir."
    İbn-i Abbas'dan, İbn-i Ömer'den, Mücahit'den, Şabi'den ve Katade'den bu ayetin Ebu Talip hakkında indiği ve Ebu Talib'in söylediği son sözün "Ben Abdülmuttalib'in dini üzereyim" olduğu rivayet edilir.
    İnsan bu olay karşısında durup bu dinin ödünsüz kesinliğini ve şaşmaz doğruluğunu dehşetler içinde kalarak gözlemliyor. Şu Hz. Peygamberin amcasıdır. Garantörü, koruyucusu ve destekçisidir. Onun Hz. Peygambere yönelik derin sevgisine ve Hz. Peygamberin de onun iman etmesine yönelik şiddetli isteğine rağmen, yüce Allah onun iman etmesini takdir etmiyor. Çünkü Ebu Talip akrabalık duygusu ile, babalık sevgisi ile böyle davranıyordu. Hz. Peygamberin sunduğu inanç sistemini kabul etme niyetinde değildi. Yüce Allah da bunu biliyordu. Bu yüzden Peygamber efendimizin -salât ve selâm üzerine olsun- onun adına arzuladığı, sevdiği şeyi takdir etmedi. Bu işi yani doğru yola iletme işini, Hz. Peygamberin yetkisinin dışına çıkarıp kendi iradesine ve takdirine özgü kıldı. Peygambere düşen sadece mesajı açıkca duyurmaktır. Ondan sonra bu görevi omuzlayan davetçilerin işi de öğüttür. Bundan sonra kalpler Rahman'ın parmakları arasındadır. O, hidayet ve sapıklığı, kullarından kimin hidayete, kimin de sapıklığa yatkın olduğuna ilişkin yanılmaz bilgisi doğrultusunda belirler.
    TIKLA: Ebu talip ve ailesi hakında bilgi verirmisiniz?


  19. 16.Aralık.2011, 18:36
    10
    Araştırmacı_
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 18.Haziran.2011
    Üye No: 88110
    Mesaj Sayısı: 194
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: Ebu Talip hakkında bilgi ?

    Alıntı
    Kardeş sana ehli sünnetin ittifakı var diyorum sen iddiana devam ediyorsun
    ama akıl var mantık var, Fatıma annemizin durumu nedir peki bence bu durumdan anlaşıldığı üzere bence iman etmiş koskoca İmam,İmam Zeynel Abidin(as) buyurmuş vede doğru mantıklı


  20. 16.Aralık.2011, 18:36
    10
    Alıntı
    Kardeş sana ehli sünnetin ittifakı var diyorum sen iddiana devam ediyorsun
    ama akıl var mantık var, Fatıma annemizin durumu nedir peki bence bu durumdan anlaşıldığı üzere bence iman etmiş koskoca İmam,İmam Zeynel Abidin(as) buyurmuş vede doğru mantıklı


  21. 16.Aralık.2011, 18:42
    11
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,606
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 336
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Cevap: Ebu Talip hakkında bilgi ?

    Alıntı
    ama akıl var mantık var, Fatıma annemizin durumu nedir peki bence bu durumdan anlaşıldığı üzere bence iman etmiş koskoca İmam,İmam Zeynel Abidin(as) buyurmuş vede doğru mantıklı
    İmam Ali (ra ve kv) hiç bir ilim ehli yenmedi ama beni cahil yenmiştir diyor... (bu anlamda bir sözü var)
    Ben sana Kur'an ve sünnetten delil getiriyorum sen hala Fatma annemiz, akıl mantık deyip kabul etmiyorsun!

    "Allah ve Resulü, bir işte hüküm verdiği zaman, artık inanmış bir erkek ve kadına, o işi kendi isteklerine göre seçme hakkı yoktur. Kim Allah'a ve Resulüne karşı gelirse, apaçık bir sapıklığa düşmüş olur." (AHZAB SÜRESİ-36)


  22. 16.Aralık.2011, 18:42
    11
    Moderatör
    Alıntı
    ama akıl var mantık var, Fatıma annemizin durumu nedir peki bence bu durumdan anlaşıldığı üzere bence iman etmiş koskoca İmam,İmam Zeynel Abidin(as) buyurmuş vede doğru mantıklı
    İmam Ali (ra ve kv) hiç bir ilim ehli yenmedi ama beni cahil yenmiştir diyor... (bu anlamda bir sözü var)
    Ben sana Kur'an ve sünnetten delil getiriyorum sen hala Fatma annemiz, akıl mantık deyip kabul etmiyorsun!

    "Allah ve Resulü, bir işte hüküm verdiği zaman, artık inanmış bir erkek ve kadına, o işi kendi isteklerine göre seçme hakkı yoktur. Kim Allah'a ve Resulüne karşı gelirse, apaçık bir sapıklığa düşmüş olur." (AHZAB SÜRESİ-36)


  23. 16.Aralık.2011, 18:58
    12
    Araştırmacı_
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 18.Haziran.2011
    Üye No: 88110
    Mesaj Sayısı: 194
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: Ebu Talip hakkında bilgi ?

    tövbe estağfirullah tövbe
    ama ben birşeye dayanarak bi bilgiye delile dayanarak öyle dedim,diyorlarki o ayet ebu talip hakkında inmemiş diyorlar(dikkat ben demiyorum bazıları diyor) ama benimkilerde sünnetten yazdığı şiirler söylediği sözler Fatıma annemizin durumu filan bende soru işareti bıraktı ,lakin Ehli sünnetin içinde iman etmiş diyen alimlerde varmış onlardamı karşı gelmiş oldu ?


  24. 16.Aralık.2011, 18:58
    12
    tövbe estağfirullah tövbe
    ama ben birşeye dayanarak bi bilgiye delile dayanarak öyle dedim,diyorlarki o ayet ebu talip hakkında inmemiş diyorlar(dikkat ben demiyorum bazıları diyor) ama benimkilerde sünnetten yazdığı şiirler söylediği sözler Fatıma annemizin durumu filan bende soru işareti bıraktı ,lakin Ehli sünnetin içinde iman etmiş diyen alimlerde varmış onlardamı karşı gelmiş oldu ?





+ Yorum Gönder