Konusunu Oylayın.: Elle yemek yemek

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Elle yemek yemek
  1. 08.Aralık.2011, 14:14
    1
    asker1
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Kasım.2011
    Üye No: 91780
    Mesaj Sayısı: 91
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0
    Yaş: 36

    Elle yemek yemek






    Elle yemek yemek Mumsema Kardeşlerim elle yemek yemek çatal bıçağa göre daha hayırlı imiş bu doğrumudur


  2. 08.Aralık.2011, 14:14
    1
    asker1 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli



  3. 08.Aralık.2011, 14:53
    2
    theburak
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 05.Ocak.2010
    Üye No: 72384
    Mesaj Sayısı: 80
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Bulunduğu yer: Yunanistan

    Cevap: elle yemek yemek




    Soru

    Elle yemek, çatal-kaşıkla yemeye göre sünnete daha mı uygundur? Eğer uygunsa, Arapların elle pilav, çorba vs. yediğini ve temizliğe uyulmadığı görenlerce söyleniyor. Bu dinimizde temizliğe verilen önem ile nasıl telif edilir?

    Cevap

    Değerli kardeşimiz;
    Dinimizde yemekten önce ve sonra elleri yıkamak sünnettir. Bu temizliğe dikkat etmeyen bir kimsenin yemekte çatal kaşık kullanması daha uygun olur. Bazı kültürlerde elle yemek adaba aykırı kabul edilmektedir. Bilmeyenler için islam hakkında yanlış bir izlenim bıraktığında bu sünneti yapmamak daha uygun olur. Çünkü sünnetin dereceleri vardır. Maslahata binaen bazı sünnetlerin terkedilmesinin zararı yoktur.

    Müslümanların yaptıkları hatalar dinde aranmamalıdır. Hata, islam'a hakkıyla uymamaktan kaynaklanmaktadır.

    Fıkıh kitapların da geçen sünnet kelimesi ise, daha çok “yaparsak sevabı var, yapmazsak günahı yok” manasına geliyor. Mesela, yemeği sağ elle yemek, dişleri temizlemek, ayakta yemek yememek gibi. Ancak sünnet kelimesini geniş anlamıyla aldığımız da Peygamberimizin yaptığı her şeyi içine alır. Bu durumda, Allah’ın istekleri ve yasakları da sünnetin içinde yer alır. Mesela, Peygamberimiz namaz kılmış mı? Evet. Öyleyse namaz kılmakta bir sünnettir. Şu halde sünneti bölümlere ayırmak gerekecektir.

    Farz olanları: Allah’ın mutlaka yapmamızı veya terk etmemizi istediği her şeydir. Allah’ın emir ve yasaklarını en iyi şekilde uygulayıp örnek olan Peygamberimizdir. Biz de ona uymak suretiyle en üst seviyede Peygamberimize uymuş oluruz. Namaz kılmak , Oruç tutmak, Zina etmemek, haram yememek gibi.

    Vacip olanlar: Dinimizin vacipleri. Mesela gece namazını 3 rekat olarak kılmak vaciptir.

    Nafile olanlar: İbadetleri yaparken farz ve vaciplerin dışındaki yaptığımız şeylerdir. Mesela namaz kılarken Kur’andan bazı süreleri okumak farz, ama subhaneke duasını okumak nafiledir.

    Adab olanlar: Bunlara da edeb diyoruz. Yemek yerken, yatarken, camiye, tuvalete girip çıkarken (vb.) günlük işlerimizi yaparken Peygamberimiz’e uyarsak o işi adabına uygun yapmış oluruz.

    Demek ki Sünneti farz, vacip, nafile ve adap diye ayıra biliriz. Sünnetin en yükseği ve en faziletlisi bu sıraya göredir. Bunu bir insanın vücudu gibi düşünebiliriz. İnsanın yaşaması için gerekli organları vardır. Beyin, kalp, kafa vesaire. İşte iman etmemiz gereken esaslarda ruhumuzun beyni kalbi gibidir. Vücudumuzun gözü, kulağı, eli, ayağı vesaire duyu organları vardır. Farzlar da bunun gibidir. Ruhumuzun gözü, kulağı, eli, ayağıdır. Farzları yapmayan elsiz, ayaksız, gözsüz, kulaksız bir insan gibi ek------. Vücudumuz da bir de parmak, kaş, saç gibi güzellikler ve süsler vardır. Bunlar olmasa da yaşarız. Ama olduğu zaman daha mükemmel insan oluruz. Bunun gibi sünnetin nafile ve adab kısımları da ruhumuzun süsü ve güzelliğidir. Yapsak çok sevabı var, yapmasak günahı yok. Özetlersek, farz ve vacip kısımlar mutlaka yapılması gereken sünnetlerdir. Nafile ve adap kısımlar ise yaparsak çok sevabı var. Haramların durumunu sorarsan o da vücudunuzu aids, zehir ve ateş gibi öldürücü şeylerden koruduğumuz gibi ruhumuzu da öldürücü ve zehirleyici haramlardan korumamız gerekir.
    Selam ve dua ile...


    -ALINTIDIR-



  4. 08.Aralık.2011, 14:53
    2
    Üye



    Soru

    Elle yemek, çatal-kaşıkla yemeye göre sünnete daha mı uygundur? Eğer uygunsa, Arapların elle pilav, çorba vs. yediğini ve temizliğe uyulmadığı görenlerce söyleniyor. Bu dinimizde temizliğe verilen önem ile nasıl telif edilir?

    Cevap

    Değerli kardeşimiz;
    Dinimizde yemekten önce ve sonra elleri yıkamak sünnettir. Bu temizliğe dikkat etmeyen bir kimsenin yemekte çatal kaşık kullanması daha uygun olur. Bazı kültürlerde elle yemek adaba aykırı kabul edilmektedir. Bilmeyenler için islam hakkında yanlış bir izlenim bıraktığında bu sünneti yapmamak daha uygun olur. Çünkü sünnetin dereceleri vardır. Maslahata binaen bazı sünnetlerin terkedilmesinin zararı yoktur.

    Müslümanların yaptıkları hatalar dinde aranmamalıdır. Hata, islam'a hakkıyla uymamaktan kaynaklanmaktadır.

    Fıkıh kitapların da geçen sünnet kelimesi ise, daha çok “yaparsak sevabı var, yapmazsak günahı yok” manasına geliyor. Mesela, yemeği sağ elle yemek, dişleri temizlemek, ayakta yemek yememek gibi. Ancak sünnet kelimesini geniş anlamıyla aldığımız da Peygamberimizin yaptığı her şeyi içine alır. Bu durumda, Allah’ın istekleri ve yasakları da sünnetin içinde yer alır. Mesela, Peygamberimiz namaz kılmış mı? Evet. Öyleyse namaz kılmakta bir sünnettir. Şu halde sünneti bölümlere ayırmak gerekecektir.

    Farz olanları: Allah’ın mutlaka yapmamızı veya terk etmemizi istediği her şeydir. Allah’ın emir ve yasaklarını en iyi şekilde uygulayıp örnek olan Peygamberimizdir. Biz de ona uymak suretiyle en üst seviyede Peygamberimize uymuş oluruz. Namaz kılmak , Oruç tutmak, Zina etmemek, haram yememek gibi.

    Vacip olanlar: Dinimizin vacipleri. Mesela gece namazını 3 rekat olarak kılmak vaciptir.

    Nafile olanlar: İbadetleri yaparken farz ve vaciplerin dışındaki yaptığımız şeylerdir. Mesela namaz kılarken Kur’andan bazı süreleri okumak farz, ama subhaneke duasını okumak nafiledir.

    Adab olanlar: Bunlara da edeb diyoruz. Yemek yerken, yatarken, camiye, tuvalete girip çıkarken (vb.) günlük işlerimizi yaparken Peygamberimiz’e uyarsak o işi adabına uygun yapmış oluruz.

    Demek ki Sünneti farz, vacip, nafile ve adap diye ayıra biliriz. Sünnetin en yükseği ve en faziletlisi bu sıraya göredir. Bunu bir insanın vücudu gibi düşünebiliriz. İnsanın yaşaması için gerekli organları vardır. Beyin, kalp, kafa vesaire. İşte iman etmemiz gereken esaslarda ruhumuzun beyni kalbi gibidir. Vücudumuzun gözü, kulağı, eli, ayağı vesaire duyu organları vardır. Farzlar da bunun gibidir. Ruhumuzun gözü, kulağı, eli, ayağıdır. Farzları yapmayan elsiz, ayaksız, gözsüz, kulaksız bir insan gibi ek------. Vücudumuz da bir de parmak, kaş, saç gibi güzellikler ve süsler vardır. Bunlar olmasa da yaşarız. Ama olduğu zaman daha mükemmel insan oluruz. Bunun gibi sünnetin nafile ve adab kısımları da ruhumuzun süsü ve güzelliğidir. Yapsak çok sevabı var, yapmasak günahı yok. Özetlersek, farz ve vacip kısımlar mutlaka yapılması gereken sünnetlerdir. Nafile ve adap kısımlar ise yaparsak çok sevabı var. Haramların durumunu sorarsan o da vücudunuzu aids, zehir ve ateş gibi öldürücü şeylerden koruduğumuz gibi ruhumuzu da öldürücü ve zehirleyici haramlardan korumamız gerekir.
    Selam ve dua ile...


    -ALINTIDIR-






+ Yorum Gönder