Konusunu Oylayın.: Ölüm hakkında soru

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Ölüm hakkında soru
  1. 05.Aralık.2011, 23:08
    1
    semaver
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ağustos.2011
    Üye No: 89769
    Mesaj Sayısı: 87
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0
    Yaş: 31

    Ölüm hakkında soru






    Ölüm hakkında soru Mumsema Bazen düşünüyorumda biz neden ölüyoruz acaba arkadaşlar kafamı çok meşgul ediyor bu konu adem aleshisselam cenetten kovulunca ne oldu da bize bu acılı ölüm durumu verildi daha o zamandan bellimiydi acaba bizlerde ölümün sabit kılındıgı şeytan denen lanetli varlık taa o zamandan ya rabbi bunların uyandırılıp kaldırılıcakları güne kadar bana mühlet ver demiş daha o zamandan insanın acıyla ölücegi bellimiydi ki ?


  2. 05.Aralık.2011, 23:08
    1
    semaver - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli



    Bazen düşünüyorumda biz neden ölüyoruz acaba arkadaşlar kafamı çok meşgul ediyor bu konu adem aleshisselam cenetten kovulunca ne oldu da bize bu acılı ölüm durumu verildi daha o zamandan bellimiydi acaba bizlerde ölümün sabit kılındıgı şeytan denen lanetli varlık taa o zamandan ya rabbi bunların uyandırılıp kaldırılıcakları güne kadar bana mühlet ver demiş daha o zamandan insanın acıyla ölücegi bellimiydi ki ?


    Benzer Konular

    - Ölüm meleği hakkında Süneni Şafii de Müzeni’nin Şafii’den rivayet ettiği bir hadiste ölüm meleğinin

    - Ölüm anı hakkında

    - Ölüm ve ölümsüzlük İle İlgili Soru

    - Ölüm Acısı Şiddeti ve Ölüm Anı Hakkında Bilgi

    - Ölüm ile ilgili soru: insan öldüğü gün mü büyük hesaplaşmaya çıkıyor yoksa mezara defnettiğimiz gün

  3. 06.Aralık.2011, 11:35
    2
    Fetva Meclisi
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 23.Ocak.2007
    Üye No: 6
    Mesaj Sayısı: 9,482
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 102

    Cevap: Ölüm hakkında soru




    Alıntı
    Bazen düşünüyorumda biz neden ölüyoruz acaba arkadaşlar kafamı çok meşgul ediyor bu konu adem aleshisselam cenetten kovulunca ne oldu da bize bu acılı ölüm durumu verildi daha o zamandan bellimiydi acaba bizlerde ölümün sabit kılındıgı şeytan denen lanetli varlık taa o zamandan ya rabbi bunların uyandırılıp kaldırılıcakları güne kadar bana mühlet ver demiş daha o zamandan insanın acıyla ölücegi bellimiydi ki ?
    Muhterem kardeşim Kuranı Kerimde Yüce Rabbimiz şöyle buyurmaktadır. " Her nefis (canlı) ölümü tadacaktır. " (Yani herkes ölecektir) Nefs, zat ve ruh mânâlarına geldiği için, bundan bazı kimseler ruhun ebedî olduğu mânâsını anlamışlardır. Çünkü tatmak, bir hayat eseridir. Ve zevk anında tadıcının baki (ebedi) olduğunu anlatır, yoksa zevk tasavvur olunamaz. O halde mânâ: "Her nefis bedeninin ölümünü tadacaktır" demek olur. Bu da nefsin, bedenden başka olduğunu ve bedenin ölümüyle onun ölmeyeceğini anlatır. Şu halde ölüm zorunluluğu cismani hayata mahsus olup, mücerred (soyut) ruhların yok olmadığını söylerler. Ve ahiret meselesini bu şekilde ruhun ebedi oluşuna dayanan ruhani (ruhlara ait) bir hayat tasavvur etmişlerdir. Fakat diğer taraftan bir çok tefsirciler ve bilginler demişlerdir ki, bu şekil yorum, bir zorlamadır. Zaikatü'l-mevt demek ölecektir demek olduğu açıktır. Belli ki tadan kim ise, ölen o olacaktır. Evet bedenin ölmesiyle nefis ve ruhun büsbütün yok oluvermeyip bir müddet kalabileceği diğer delillerden açıkça anlaşılıyor ise de, genelde ruhların ölmedikleri davası ne aklen, ne de naklen zorunlu olarak sabit değildir. Önce "zaikatü'l-mevt", herhalde, tadan nefsin ölümünü ifade etmektedir. Rivayetler de bu manayı göstermektedir. Rivayet olunuyor ki, ne zaman "Yeryüzündeki her canlı yok olacak." (Rahman, 55/26) ayeti'ndi melekler, yeryüzündekiler öldü dediler. Sonra indiği zaman biz de öldük dediler. Ruhların ölümünü de ifade etmeseydi, meleklerin ölümünü de anlatmazdı ve melekler için ölüm ve yok olma düşünülünce, beşer ruhları için de düşünülmesi gerekir. Ancak genel hükmünün de umumi üzere cereyan edemeyeceği de hatırlatmaya değer görülmüştür. Çünkü "Allah'ın diledikleri hariç olmak üzere, göklerde ve yerde kim varsa hepsi düşüp ölmüş olacak." (Zümer, 39/68) ayetinde Allah Teala'nın diledikleri, bu genelden hariç tutulmuşlardır. Buna göre göklere ait olsun, yere ait olsun, gerek melekler ve gerek bütün nefisler yanında ebediyete kadar ölmeyecek olanlar da bulunabilecektir. İşte İslam alimlerinin çoğunluğunun görüşleri budur. Özetle ruhun ebedi oluşu inkar edilemez. Ve fakat umum için zorunlu değildir. Dinin ve ahiretin imkanının, mutlak olarak, ruhların ebedîliği nazariye (teori)sine dayanması da zorunlu değildir. "Kıyamet" kelimesi de tamamen yok oluşu ve ondan sonra kıyam (öldükten sonra dirilme), neşr ve haşr (dağılıp, toplanmay)ı ifade eder ki, ölüm ve öldükten sonra dirilme, özetle ahiret inancı, bir ebedî olma inancıdır. Fakat bu ebedilik, ilk oluşum değil, ikinci oluşumdur.

    Evet her nefis ölümü tadacak; dünyanın ne üzüntüsü, ne sevinci hiç biri kalmayacak, ve sevaplarınızın size tam olarak ödenmesi de ancak kıyamette olacaktır. Dünyada iyi veya kötü bütün çalışmaların sevap veya cezasını yine dünyada elde etmek mümkün değildir. Mesela şehidlerin kanlarıyla kazanılan savaşların başarı meyvelerinden o şehidlerin dünyada istifade etmelerini düşünmek tenakuz (çelişki) olur ki, bütün faziletler de böyledir. Gerçi dünyada hiçbir ücret verilmez de değildir. Burada da bazı çalışmaların karşılığının alındığı da vardır. Fakat bu dünyada sonuç, ölüm ve yok olmak muhakkak bulunduğu için; gelen herhangi bir menfaat ve tad, kesilme ve sona erme korkusuyla karışık ve muhakkak gam ve kederle sarılıdır. Gamsız sevinç, korkusuz eminlik, ıztırapsız lezzet, kesintisiz ebedi saadet kıyamet gününde hasıl olur. selametle kalın....


  4. 06.Aralık.2011, 11:35
    2
    Moderatör



    Alıntı
    Bazen düşünüyorumda biz neden ölüyoruz acaba arkadaşlar kafamı çok meşgul ediyor bu konu adem aleshisselam cenetten kovulunca ne oldu da bize bu acılı ölüm durumu verildi daha o zamandan bellimiydi acaba bizlerde ölümün sabit kılındıgı şeytan denen lanetli varlık taa o zamandan ya rabbi bunların uyandırılıp kaldırılıcakları güne kadar bana mühlet ver demiş daha o zamandan insanın acıyla ölücegi bellimiydi ki ?
    Muhterem kardeşim Kuranı Kerimde Yüce Rabbimiz şöyle buyurmaktadır. " Her nefis (canlı) ölümü tadacaktır. " (Yani herkes ölecektir) Nefs, zat ve ruh mânâlarına geldiği için, bundan bazı kimseler ruhun ebedî olduğu mânâsını anlamışlardır. Çünkü tatmak, bir hayat eseridir. Ve zevk anında tadıcının baki (ebedi) olduğunu anlatır, yoksa zevk tasavvur olunamaz. O halde mânâ: "Her nefis bedeninin ölümünü tadacaktır" demek olur. Bu da nefsin, bedenden başka olduğunu ve bedenin ölümüyle onun ölmeyeceğini anlatır. Şu halde ölüm zorunluluğu cismani hayata mahsus olup, mücerred (soyut) ruhların yok olmadığını söylerler. Ve ahiret meselesini bu şekilde ruhun ebedi oluşuna dayanan ruhani (ruhlara ait) bir hayat tasavvur etmişlerdir. Fakat diğer taraftan bir çok tefsirciler ve bilginler demişlerdir ki, bu şekil yorum, bir zorlamadır. Zaikatü'l-mevt demek ölecektir demek olduğu açıktır. Belli ki tadan kim ise, ölen o olacaktır. Evet bedenin ölmesiyle nefis ve ruhun büsbütün yok oluvermeyip bir müddet kalabileceği diğer delillerden açıkça anlaşılıyor ise de, genelde ruhların ölmedikleri davası ne aklen, ne de naklen zorunlu olarak sabit değildir. Önce "zaikatü'l-mevt", herhalde, tadan nefsin ölümünü ifade etmektedir. Rivayetler de bu manayı göstermektedir. Rivayet olunuyor ki, ne zaman "Yeryüzündeki her canlı yok olacak." (Rahman, 55/26) ayeti'ndi melekler, yeryüzündekiler öldü dediler. Sonra indiği zaman biz de öldük dediler. Ruhların ölümünü de ifade etmeseydi, meleklerin ölümünü de anlatmazdı ve melekler için ölüm ve yok olma düşünülünce, beşer ruhları için de düşünülmesi gerekir. Ancak genel hükmünün de umumi üzere cereyan edemeyeceği de hatırlatmaya değer görülmüştür. Çünkü "Allah'ın diledikleri hariç olmak üzere, göklerde ve yerde kim varsa hepsi düşüp ölmüş olacak." (Zümer, 39/68) ayetinde Allah Teala'nın diledikleri, bu genelden hariç tutulmuşlardır. Buna göre göklere ait olsun, yere ait olsun, gerek melekler ve gerek bütün nefisler yanında ebediyete kadar ölmeyecek olanlar da bulunabilecektir. İşte İslam alimlerinin çoğunluğunun görüşleri budur. Özetle ruhun ebedi oluşu inkar edilemez. Ve fakat umum için zorunlu değildir. Dinin ve ahiretin imkanının, mutlak olarak, ruhların ebedîliği nazariye (teori)sine dayanması da zorunlu değildir. "Kıyamet" kelimesi de tamamen yok oluşu ve ondan sonra kıyam (öldükten sonra dirilme), neşr ve haşr (dağılıp, toplanmay)ı ifade eder ki, ölüm ve öldükten sonra dirilme, özetle ahiret inancı, bir ebedî olma inancıdır. Fakat bu ebedilik, ilk oluşum değil, ikinci oluşumdur.

    Evet her nefis ölümü tadacak; dünyanın ne üzüntüsü, ne sevinci hiç biri kalmayacak, ve sevaplarınızın size tam olarak ödenmesi de ancak kıyamette olacaktır. Dünyada iyi veya kötü bütün çalışmaların sevap veya cezasını yine dünyada elde etmek mümkün değildir. Mesela şehidlerin kanlarıyla kazanılan savaşların başarı meyvelerinden o şehidlerin dünyada istifade etmelerini düşünmek tenakuz (çelişki) olur ki, bütün faziletler de böyledir. Gerçi dünyada hiçbir ücret verilmez de değildir. Burada da bazı çalışmaların karşılığının alındığı da vardır. Fakat bu dünyada sonuç, ölüm ve yok olmak muhakkak bulunduğu için; gelen herhangi bir menfaat ve tad, kesilme ve sona erme korkusuyla karışık ve muhakkak gam ve kederle sarılıdır. Gamsız sevinç, korkusuz eminlik, ıztırapsız lezzet, kesintisiz ebedi saadet kıyamet gününde hasıl olur. selametle kalın....


  5. 06.Aralık.2011, 21:17
    3
    تقاضا
    öğrenmeye devam..

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Haziran.2011
    Üye No: 88127
    Mesaj Sayısı: 167
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2
    Yaş: 25

    Cevap: Ölüm hakkında soru

    Nasıl yaşarsan öyle ölürsün diye bir söz vardı.. Allah tüm müslümanları hayırlı yaşatsın.. Hayırlı ölüm nasip etsin imanlı öldürsün. Amin..


  6. 06.Aralık.2011, 21:17
    3
    öğrenmeye devam..
    Nasıl yaşarsan öyle ölürsün diye bir söz vardı.. Allah tüm müslümanları hayırlı yaşatsın.. Hayırlı ölüm nasip etsin imanlı öldürsün. Amin..


  7. 07.Aralık.2011, 02:26
    4
    semaver
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ağustos.2011
    Üye No: 89769
    Mesaj Sayısı: 87
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0
    Yaş: 31

    Cevap: Ölüm hakkında soru

    Ya kardeşler dediginiz gibi ama keşke şu cenetten kovulma muhabbetine düşmeyeydi adem babamız ve havva annemiz o zaman ALLAH TEALA bi kolaylık verirdi belki şu ölüm olayına suç işleyip çıkarılmak başka imtihan için çıkarılmak başka ölümde çok zor ama ya ne büyük acı çekerek can veriyor insan ALLAH yardımcımız olsun valla


  8. 07.Aralık.2011, 02:26
    4
    semaver - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    Ya kardeşler dediginiz gibi ama keşke şu cenetten kovulma muhabbetine düşmeyeydi adem babamız ve havva annemiz o zaman ALLAH TEALA bi kolaylık verirdi belki şu ölüm olayına suç işleyip çıkarılmak başka imtihan için çıkarılmak başka ölümde çok zor ama ya ne büyük acı çekerek can veriyor insan ALLAH yardımcımız olsun valla





+ Yorum Gönder