Konusunu Oylayın.: Mehdinin geleceği ve hz isa nın yeryüzüne ineceği nin kesin delillleri nelerdir?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Mehdinin geleceği ve hz isa nın yeryüzüne ineceği nin kesin delillleri nelerdir?
  1. 30.Kasım.2011, 08:26
    1
    asker1
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Kasım.2011
    Üye No: 91780
    Mesaj Sayısı: 91
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0
    Yaş: 36

    Mehdinin geleceği ve hz isa nın yeryüzüne ineceği nin kesin delillleri nelerdir?






    Mehdinin geleceği ve hz isa nın yeryüzüne ineceği nin kesin delillleri nelerdir? Mumsema Arkadaşlar kıyamet alameti olarak bilenen Hz mehdi ve Hz isa as nin geleceği bilinir. Ben bir yerde böyle birşey olmayacağını en azından mehdi diye birşey olmayacağını duydum. Şimdi Mehdinin geleceği ve hz isa nın yeryüzüne ineceği nin kesin delillleri nelerdir? kuran da bundan bahseder mi? ek olarak bundan bahseden Sahih hadisler nelerdir?


  2. 30.Kasım.2011, 08:26
    1
    asker1 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli



    Arkadaşlar kıyamet alameti olarak bilenen Hz mehdi ve Hz isa as nin geleceği bilinir. Ben bir yerde böyle birşey olmayacağını en azından mehdi diye birşey olmayacağını duydum. Şimdi Mehdinin geleceği ve hz isa nın yeryüzüne ineceği nin kesin delillleri nelerdir? kuran da bundan bahseder mi? ek olarak bundan bahseden Sahih hadisler nelerdir?


    Benzer Konular

    - Kadir gecesi melekler yer yüzüne ineceği söyleniyor. Melekleri görebilir miyiz?

    - Allahın geleceği bildiğini anlatan ayetler ve hadisler nelerdir?

    - Mehdi'nin geleceği kesin değil mi?

    - Kıl Dönmesinde Kesin Tedavi var mıdır varsa nelerdir?

    - Mehdinin üç büyük keramatinden söz ediliyor bunlar nelerdir?

  3. 30.Kasım.2011, 08:31
    2
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,584
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 335
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Cevap: Mehdinin geleceği ve hz isa nın yeryüzüne ineceği nin kesin delillleri nelerdir?




    Alıntı
    Arkadaşlar kıyamet alameti olarak bilenen Hz mehdi ve Hz isa as nin geleceği bilinir. Ben bir yerde böyle birşey olmayacağını en azından mehdi diye birşey olmayacağını duydum. Şimdi Mehdinin geleceği ve hz isa nın yeryüzüne ineceği nin kesin delillleri nelerdir? kuran da bundan bahseder mi? ek olarak bundan bahseden Sahih hadisler nelerdir?
    İSLAMDA MEHDÎ

    Yol gösteren, hidayete eren, doğru yolu bulan, Allah tarafından kendisine rehberlik edilen kimse. Kıyamete yakın dönemde zulüm ve adaletsizliğin her tarafı kapladığı bir zamanda gelip yeryüzünü adaletle dolduracağı ve İslâmı hâkim kılacağı söylenen Ehl-i beytten birisi.
    Mehdi, kelime olarak Arapça He-De-Ye kökünden ismi mef'ul olup hidayete ermiş, hidayet bulmuş kişi anlamını taşır. Mehdî'nin ahir zamanda çıkacağına ve insanları hayır ve adalete yönelteceğine dair ahad haberler mevcuttur. Hz. Peygamber (s.a.s)'den nakledilen İtin Mâce'de mevcut hadislere göre Mehdî'nin Ehl-i beytten olacağı bildirilmektedir:
    "Mehdî bizden, Ehl-i beyttendir. Allah onu bir gecede zafere erdirecektir. Mehdî, Fatıma evlâdındandır" (İbn Mâce, Fiten, 34; Dârimî, Mehdî, 1).
    "Biz Abdülmuttalib evlâdı Cennet ehlinin efendileriyiz. Ben, Hamza, Ali, Cafer, Hasan, Hüseyin ve Mehdî" (Ebu Davud, Mehdî, 1; Tirmizî, Fiten, 52-53; İbn Mâce, Fiten, 34).
    "Dünya hayatının sona ermesine bir gün bile kalsa, Allah zulümle dolu olan dünyayı adaletle dolduracak Ehl-i beytten birini gönderecektir" (Ahmed b. Hanbel, II, 117-118).
    Bu gibi hadislerin yanısıra diğer muhaddislerin hadis mecmualarında da bazı haberler mevcuttur. Bu hadisleri takviye edecek mütevatir derecede bir bilgi olmadığı gibi, bununla ilgili olarak Kur'ân-ı nass da mevcut değildir. Ayrıca Mehdî konusu Maturidî ve Eş'arî gibi Ehl-i Sünnet'in temelini oluşturan akaide dair eserler telif eden imamların eserlerinde işlenmemiş ve bu konu ele alınmamıştır. Ayrıca fer'i bir konu olduğundan ve ahad habere dayandığından dolayı bunu inkâr küfre sebeb olmadığı için ilk dönem akaid kitaplarına yansımamıştır.
    Ehl-i Sünnet'in akideye dair yazılan son dönemlerinde bu konu ele alınmaya başlanmış ve iman ile aralarında ilgi kurulmuştur. Bununla birlikte Şiâ'nın bütün kollarında Mehdîlik önemli bir husus olup sürekli işlenen ve Mehdî beklentisinin hâkim olduğu bir inanç görülmektedir. Şiâ'nın gizli imamı Mehdî'dir. Şiâ'ya göre bu gizlilik mutlaka bir gün sona erecek, yeryüzündeki bu zulüm ve adaletsizlikler yok olacak ve tarih boyunca haksızlığa uğratılan Ehl-i beytin intikamı alınacaktır. Onlar Kur'ân-ı Kerim'in Hud, 11/8; eş-Şuara, 24/4; el-Kasas, 28/5 gibi ayetlerin Mehdî'ye delalet ettiğini söylerler.
    Ehl-i Sünnet'te de Mehdî bekleme temayülü olmasına rağmen, ona insan üstü özellikler atfedilmeden toplumu İslâma yöneltecek bir yönetici veya ilim adamı olabileceği ifade edilmektedir. Ayrıca ahad haberlere dayanan bu beklentinin gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini düşünmek insanın inancına gölge düşürmemektedir.
    İmam Sahavî ve İbn Hacer el-Heytemi gibi âlimlerin yanı sıra İmam Celâleddin es-Suyûtî "el-Örfü'l-Verdî fi Ahbâri'l-Mehdî" ve "Kitabü'l-Keşf" adı altında Mehdî ile ilgili hadisleri bir kitabında toplamıştır. Bu eser Ali b. Hüsameddin el-Muttaki tarafından "el-Burhan fi Alâmâtî Mehdiyyi Âhiri'z-Zaman " adıyla yeni bir tasnif ile ilim dünyasına kazandırılmıştır. İbn Hâcer el-Heytemî de bu konuda "el-Kavlu'l-Muhtasar fi Alâmâtil-Mehdiyyil-Muntazar" adlı eserini telif etmiştir. Bu her iki eser Müşerref Gözcü tarafından Türkçe'ye çevrilmiştir. Mehdî ile ilgili hadisler yukarıda da ifade ettiğimiz gibi Ebu Davut, Tirmizi, İbn Mâce, Ahmed b. Hanbel gibi büyük âlim ve muhaddisler tarafından kaydedilmiş hadislerdir. Buna rağmen dikkate şayan bir husus vardır ki Buhârî ve Müslim bu konudaki hadislere eserlerinde yer vermemişlerdir.
    Sahihayn dışındaki hadis mecmualarında yer alan bu hadislerin sıhhat dereceleri tartışılmış ve genellikle zayıf derecesinde hadis oldukları kabul edilmiştir.
    Zaten bunlar arasındaki çelişkiler bu durumu göstermektedir.
    Ehl-i Sünnet'te Mehdî inancı söz konusu edilmesine rağmen, bir inanç olarak yerleşmemiştir. Şiâ bunu çok ileri seviyede akideyi ilgilendiren bir mesele olarak takdim etmiştir. Şia'da Mehdî'nin on ikinci İmam olduğu ifade edilmekle birlikte daha önceleri beşinci İmam olan Muhammed Bakır'ın Mehdî olduğu da ileri sürülmüştü. Hatta Ca'fer-i Sadık'ın da Mehdî olduğunu ifade eden görüşlere de tesadüf edilmektedir.
    Tamamen siyasî bir rol oynadığı gözlemlenen Mehdî inancı kesin bir delile dayanmamakta olup, İslâm tarihinde bir çok kanlı çatışmaya neden olmuştur. Emevî ve Abbasî tarihleri boyunca ortaya çıkan bir çok siyâsi grup hep liderlerinin Mehdî olduğunu söyleyedurmuşlardı. Hatta Kuzey Afrika'da kurulan ve daha sonra Mısır'a da hâkim olan Şiî Fatımî devletinin ilk hükümdarının Mehdî olduğu inancı bu devleti kuran ve sürdüren kimseler tarafından inanılan bir husustu.
    Ayrıca zaman zaman Türkiye'de ve başta İstanbul'da olmak üzere İslâm dünyasının birçok yerinde Mehdî olduğunu iddia edenler hiç de eksik olmamıştır. Bu gibi kimseler Mehdî beklentisinde olan bir çok insanı aldatmış ve hislerini istismar etmişlerdir. Meçhule dayalı olan bir arılayışın İslâm'ın genel prensipleri ile nasıl bağdaşmadığı görülmektedir.
    Bütün bunlar gözönünde bulundurulunca Mehdî inancının İslâmdaki yeri kendiliğinden ortaya çıkar.
    Ahmed AĞIRAKÇA



  4. 30.Kasım.2011, 08:31
    2
    Moderatör



    Alıntı
    Arkadaşlar kıyamet alameti olarak bilenen Hz mehdi ve Hz isa as nin geleceği bilinir. Ben bir yerde böyle birşey olmayacağını en azından mehdi diye birşey olmayacağını duydum. Şimdi Mehdinin geleceği ve hz isa nın yeryüzüne ineceği nin kesin delillleri nelerdir? kuran da bundan bahseder mi? ek olarak bundan bahseden Sahih hadisler nelerdir?
    İSLAMDA MEHDÎ

    Yol gösteren, hidayete eren, doğru yolu bulan, Allah tarafından kendisine rehberlik edilen kimse. Kıyamete yakın dönemde zulüm ve adaletsizliğin her tarafı kapladığı bir zamanda gelip yeryüzünü adaletle dolduracağı ve İslâmı hâkim kılacağı söylenen Ehl-i beytten birisi.
    Mehdi, kelime olarak Arapça He-De-Ye kökünden ismi mef'ul olup hidayete ermiş, hidayet bulmuş kişi anlamını taşır. Mehdî'nin ahir zamanda çıkacağına ve insanları hayır ve adalete yönelteceğine dair ahad haberler mevcuttur. Hz. Peygamber (s.a.s)'den nakledilen İtin Mâce'de mevcut hadislere göre Mehdî'nin Ehl-i beytten olacağı bildirilmektedir:
    "Mehdî bizden, Ehl-i beyttendir. Allah onu bir gecede zafere erdirecektir. Mehdî, Fatıma evlâdındandır" (İbn Mâce, Fiten, 34; Dârimî, Mehdî, 1).
    "Biz Abdülmuttalib evlâdı Cennet ehlinin efendileriyiz. Ben, Hamza, Ali, Cafer, Hasan, Hüseyin ve Mehdî" (Ebu Davud, Mehdî, 1; Tirmizî, Fiten, 52-53; İbn Mâce, Fiten, 34).
    "Dünya hayatının sona ermesine bir gün bile kalsa, Allah zulümle dolu olan dünyayı adaletle dolduracak Ehl-i beytten birini gönderecektir" (Ahmed b. Hanbel, II, 117-118).
    Bu gibi hadislerin yanısıra diğer muhaddislerin hadis mecmualarında da bazı haberler mevcuttur. Bu hadisleri takviye edecek mütevatir derecede bir bilgi olmadığı gibi, bununla ilgili olarak Kur'ân-ı nass da mevcut değildir. Ayrıca Mehdî konusu Maturidî ve Eş'arî gibi Ehl-i Sünnet'in temelini oluşturan akaide dair eserler telif eden imamların eserlerinde işlenmemiş ve bu konu ele alınmamıştır. Ayrıca fer'i bir konu olduğundan ve ahad habere dayandığından dolayı bunu inkâr küfre sebeb olmadığı için ilk dönem akaid kitaplarına yansımamıştır.
    Ehl-i Sünnet'in akideye dair yazılan son dönemlerinde bu konu ele alınmaya başlanmış ve iman ile aralarında ilgi kurulmuştur. Bununla birlikte Şiâ'nın bütün kollarında Mehdîlik önemli bir husus olup sürekli işlenen ve Mehdî beklentisinin hâkim olduğu bir inanç görülmektedir. Şiâ'nın gizli imamı Mehdî'dir. Şiâ'ya göre bu gizlilik mutlaka bir gün sona erecek, yeryüzündeki bu zulüm ve adaletsizlikler yok olacak ve tarih boyunca haksızlığa uğratılan Ehl-i beytin intikamı alınacaktır. Onlar Kur'ân-ı Kerim'in Hud, 11/8; eş-Şuara, 24/4; el-Kasas, 28/5 gibi ayetlerin Mehdî'ye delalet ettiğini söylerler.
    Ehl-i Sünnet'te de Mehdî bekleme temayülü olmasına rağmen, ona insan üstü özellikler atfedilmeden toplumu İslâma yöneltecek bir yönetici veya ilim adamı olabileceği ifade edilmektedir. Ayrıca ahad haberlere dayanan bu beklentinin gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini düşünmek insanın inancına gölge düşürmemektedir.
    İmam Sahavî ve İbn Hacer el-Heytemi gibi âlimlerin yanı sıra İmam Celâleddin es-Suyûtî "el-Örfü'l-Verdî fi Ahbâri'l-Mehdî" ve "Kitabü'l-Keşf" adı altında Mehdî ile ilgili hadisleri bir kitabında toplamıştır. Bu eser Ali b. Hüsameddin el-Muttaki tarafından "el-Burhan fi Alâmâtî Mehdiyyi Âhiri'z-Zaman " adıyla yeni bir tasnif ile ilim dünyasına kazandırılmıştır. İbn Hâcer el-Heytemî de bu konuda "el-Kavlu'l-Muhtasar fi Alâmâtil-Mehdiyyil-Muntazar" adlı eserini telif etmiştir. Bu her iki eser Müşerref Gözcü tarafından Türkçe'ye çevrilmiştir. Mehdî ile ilgili hadisler yukarıda da ifade ettiğimiz gibi Ebu Davut, Tirmizi, İbn Mâce, Ahmed b. Hanbel gibi büyük âlim ve muhaddisler tarafından kaydedilmiş hadislerdir. Buna rağmen dikkate şayan bir husus vardır ki Buhârî ve Müslim bu konudaki hadislere eserlerinde yer vermemişlerdir.
    Sahihayn dışındaki hadis mecmualarında yer alan bu hadislerin sıhhat dereceleri tartışılmış ve genellikle zayıf derecesinde hadis oldukları kabul edilmiştir.
    Zaten bunlar arasındaki çelişkiler bu durumu göstermektedir.
    Ehl-i Sünnet'te Mehdî inancı söz konusu edilmesine rağmen, bir inanç olarak yerleşmemiştir. Şiâ bunu çok ileri seviyede akideyi ilgilendiren bir mesele olarak takdim etmiştir. Şia'da Mehdî'nin on ikinci İmam olduğu ifade edilmekle birlikte daha önceleri beşinci İmam olan Muhammed Bakır'ın Mehdî olduğu da ileri sürülmüştü. Hatta Ca'fer-i Sadık'ın da Mehdî olduğunu ifade eden görüşlere de tesadüf edilmektedir.
    Tamamen siyasî bir rol oynadığı gözlemlenen Mehdî inancı kesin bir delile dayanmamakta olup, İslâm tarihinde bir çok kanlı çatışmaya neden olmuştur. Emevî ve Abbasî tarihleri boyunca ortaya çıkan bir çok siyâsi grup hep liderlerinin Mehdî olduğunu söyleyedurmuşlardı. Hatta Kuzey Afrika'da kurulan ve daha sonra Mısır'a da hâkim olan Şiî Fatımî devletinin ilk hükümdarının Mehdî olduğu inancı bu devleti kuran ve sürdüren kimseler tarafından inanılan bir husustu.
    Ayrıca zaman zaman Türkiye'de ve başta İstanbul'da olmak üzere İslâm dünyasının birçok yerinde Mehdî olduğunu iddia edenler hiç de eksik olmamıştır. Bu gibi kimseler Mehdî beklentisinde olan bir çok insanı aldatmış ve hislerini istismar etmişlerdir. Meçhule dayalı olan bir arılayışın İslâm'ın genel prensipleri ile nasıl bağdaşmadığı görülmektedir.
    Bütün bunlar gözönünde bulundurulunca Mehdî inancının İslâmdaki yeri kendiliğinden ortaya çıkar.
    Ahmed AĞIRAKÇA



  5. 30.Kasım.2011, 10:15
    3
    islamyolu
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Mayıs.2011
    Üye No: 87477
    Mesaj Sayısı: 2,615
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: Mehdinin geleceği ve hz isa nın yeryüzüne ineceği nin kesin delillleri nelerdir?

    Alıntı
    Buna rağmen dikkate şayan bir husus vardır ki Buhârî ve Müslim bu konudaki hadislere eserlerinde yer vermemişlerdir.

    hocam belki burasını okumak gözünden kaçmıştır. Buhari müslimde de var.

    Ebu Hureyre (Radıyallahu anh) dan rivayet edilen bir hadis-i şerifte Rasullullah (Salllahu Aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur:

    İmamınız (Size namaz kıldıran önderiniz Mehdi) kendinizden olduğu halde, Meryem oğlu sizin içinize indiği zaman (o da sizin dininize uyduğunda ) Acaba sizler nasıl olursunuz ?
    (Buhari, Enbiya:50 no:3265, 3/1272, Müslim iman :71 no:155, 1/136 Beyhaki el-Esma ve's-sıfat no: 3265 , 2/166)


    Buhari şerhi ''irşadü's - sari'' de zikredildiği üzere İsa (Aleyhisselam) a ''Bize imam ol'' dendiğinde o , bu ümmete ikaram olsun için:
    ''Hayır ! siz birbirinizin emirleriniz'' (Müslim iman :71 bo 156 1/137) buyurarak imameti bu ümmete münasip görecektir.


    Nitekim Ebu Sa'id el Hudri (Radıyallahu Anh) dan rivayet edilen:

    '' Ardında Meryem oğlu İsa'nın namaz kılacağı (Mehdi) biz (im ümmet) dendir'' ( Ebu Nua'ym kitabul-Mehdi, no :38673 , 14266 , Suyuti el-Havi, 2/134) hadis-i şerifi de bu görüşün doğruluna delalet eder.


    Cabir ibn-i Abdillah (Radıyallahu Anh) Rasullullah (Salllahu Aleyhi ve sellem) i şöyle buyururken işittim demiştir:

    ümmetimden bir cemaat hak üzere zahir (daim) olarak kıyamete kadar cihad etmekte devam edecektir. Sonra Meryem oğlu isa (aleyhisselam) inecek ve Müslümanların emiri ona ' Gel bize namaz kıldır' Diyecek. O da ' Hayır , Allah'ın bu ümmete bir ikramı olmak üzere sizler birbirinize emirsiniz' buyuracaktır. '' (Müslim, İman :71 no:156 1/137, Ahmet bin Hanbel, el Müsned, no 14726, 5/113 )

    işte bu hadis Hazret-i Mehdi bahsinin ''Buhari-Müslim'' dahil bütün hadis kaynaklarında bulunduğunun delilidir. zaten hadislerin çokluğundan konunun mütevatir olduğu çok iyi anlaşılıyor. Mütevatir hadisleri inkar ise bir insanın Rasullullah (Salllahu Aleyhi ve sellem) in ağzından duyduğu şeyi inkar etmesi gibidir. imam rabbani den Tutun , İmam suyutiy e , berzenciye kadar Toplam benim bildigim 16 tane Ehli sünnet Alimi Mehdi (aleyhisselam )hakkındaki hadisleri Mütevadir kabul etmişlerdir.


    Ebu bekr el-İskafi (Rahimehullah) ' fevaidül ehbar '' iismli eserinde ebu'l Kasım es Suheyli (Rahimehullah)kendisine ait şeyhüs-siyer isimli eserinde Cabir ibn-i abdillah (Radıyallahu anh) dan rivayet edilen


    Deccali inkar eden Muhakkak kafir olur , Mehdi'yi yalanlayanda Kesinlikle Kafir olur. ''
    (Ali el Muttaki , suyuti , Berzenci ) hadisi şerifini nakletmişlerdir. bu hadisi şerifin kimlerden sırasıyla yukarı doğru sayabilirim senedine kadar. hatta İbni hacer el - Heytemi (Rahimehullah) ın beyanına göre bu hadiste geçen küfür lafzı hakiki kafirliktir.

    Lakin bu inkar , sünneti tekzib (Genel manada hadisleri yalanlama) veya onları hafife alma veya onlardan yüz çevirme şeklinde olduğu zaman insanı kafir eder.

    Nitekim imamlarımızın beyanına göre ;

    ''bir insana tırnaklarını kes çünkü bu sünnettir denilse oda ''sünnetten yüz çevirme niyetiyle ben bunu yapmam'' dese kafir olur. işte bu hadisi şerifte hükümde bunun gibidir

    Mehdi (Aleyhisselam) kuranda Varmıdır denilse onada delil olarak ben bir ayet getiririm.

    '' O Rasul size ne verirse onu hemen alın (Kabul edin) o sizi neden nehyederse (engellerse ) hemen (ondan ) vazgeçin! (haşr suresi :7)

    buda benim delilim sayılır.

    Hz İsa(Aleyhisselam) ,Mehdi (Aleyhisselam) ve Deccal ı inkar küfürdür.

    son olarak bir hadisi şerifle kapatmak istiyorum.

    Ebu Rafi (Radıyallahu Anh) dan rivayet edilen bir hadis-i Şerifte Rasullullah (Salllahu Aleyhi ve sellem ) :

    ''Sakın sizin birinizi koltuğuna yaslanmış bir vaziyette, ona benim emrettiğim ya da yasakladıgım şeylerden bir emir geldiğinde: ' Bilemeyiz, biz Allah'ın kitabında bulduğumuza uyarız (hadisleri kabul etmeyiz ) derken bulmayayım'' Buyurmuştur (Ebu Davut no :4607)

    ALLAH-U TE'ALA BU HALE DÜŞMEKTEN CÜMLEMİZİ MUHAFAZA EYLESİN..


  6. 30.Kasım.2011, 10:15
    3
    islamyolu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    Alıntı
    Buna rağmen dikkate şayan bir husus vardır ki Buhârî ve Müslim bu konudaki hadislere eserlerinde yer vermemişlerdir.

    hocam belki burasını okumak gözünden kaçmıştır. Buhari müslimde de var.

    Ebu Hureyre (Radıyallahu anh) dan rivayet edilen bir hadis-i şerifte Rasullullah (Salllahu Aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur:

    İmamınız (Size namaz kıldıran önderiniz Mehdi) kendinizden olduğu halde, Meryem oğlu sizin içinize indiği zaman (o da sizin dininize uyduğunda ) Acaba sizler nasıl olursunuz ?
    (Buhari, Enbiya:50 no:3265, 3/1272, Müslim iman :71 no:155, 1/136 Beyhaki el-Esma ve's-sıfat no: 3265 , 2/166)


    Buhari şerhi ''irşadü's - sari'' de zikredildiği üzere İsa (Aleyhisselam) a ''Bize imam ol'' dendiğinde o , bu ümmete ikaram olsun için:
    ''Hayır ! siz birbirinizin emirleriniz'' (Müslim iman :71 bo 156 1/137) buyurarak imameti bu ümmete münasip görecektir.


    Nitekim Ebu Sa'id el Hudri (Radıyallahu Anh) dan rivayet edilen:

    '' Ardında Meryem oğlu İsa'nın namaz kılacağı (Mehdi) biz (im ümmet) dendir'' ( Ebu Nua'ym kitabul-Mehdi, no :38673 , 14266 , Suyuti el-Havi, 2/134) hadis-i şerifi de bu görüşün doğruluna delalet eder.


    Cabir ibn-i Abdillah (Radıyallahu Anh) Rasullullah (Salllahu Aleyhi ve sellem) i şöyle buyururken işittim demiştir:

    ümmetimden bir cemaat hak üzere zahir (daim) olarak kıyamete kadar cihad etmekte devam edecektir. Sonra Meryem oğlu isa (aleyhisselam) inecek ve Müslümanların emiri ona ' Gel bize namaz kıldır' Diyecek. O da ' Hayır , Allah'ın bu ümmete bir ikramı olmak üzere sizler birbirinize emirsiniz' buyuracaktır. '' (Müslim, İman :71 no:156 1/137, Ahmet bin Hanbel, el Müsned, no 14726, 5/113 )

    işte bu hadis Hazret-i Mehdi bahsinin ''Buhari-Müslim'' dahil bütün hadis kaynaklarında bulunduğunun delilidir. zaten hadislerin çokluğundan konunun mütevatir olduğu çok iyi anlaşılıyor. Mütevatir hadisleri inkar ise bir insanın Rasullullah (Salllahu Aleyhi ve sellem) in ağzından duyduğu şeyi inkar etmesi gibidir. imam rabbani den Tutun , İmam suyutiy e , berzenciye kadar Toplam benim bildigim 16 tane Ehli sünnet Alimi Mehdi (aleyhisselam )hakkındaki hadisleri Mütevadir kabul etmişlerdir.


    Ebu bekr el-İskafi (Rahimehullah) ' fevaidül ehbar '' iismli eserinde ebu'l Kasım es Suheyli (Rahimehullah)kendisine ait şeyhüs-siyer isimli eserinde Cabir ibn-i abdillah (Radıyallahu anh) dan rivayet edilen


    Deccali inkar eden Muhakkak kafir olur , Mehdi'yi yalanlayanda Kesinlikle Kafir olur. ''
    (Ali el Muttaki , suyuti , Berzenci ) hadisi şerifini nakletmişlerdir. bu hadisi şerifin kimlerden sırasıyla yukarı doğru sayabilirim senedine kadar. hatta İbni hacer el - Heytemi (Rahimehullah) ın beyanına göre bu hadiste geçen küfür lafzı hakiki kafirliktir.

    Lakin bu inkar , sünneti tekzib (Genel manada hadisleri yalanlama) veya onları hafife alma veya onlardan yüz çevirme şeklinde olduğu zaman insanı kafir eder.

    Nitekim imamlarımızın beyanına göre ;

    ''bir insana tırnaklarını kes çünkü bu sünnettir denilse oda ''sünnetten yüz çevirme niyetiyle ben bunu yapmam'' dese kafir olur. işte bu hadisi şerifte hükümde bunun gibidir

    Mehdi (Aleyhisselam) kuranda Varmıdır denilse onada delil olarak ben bir ayet getiririm.

    '' O Rasul size ne verirse onu hemen alın (Kabul edin) o sizi neden nehyederse (engellerse ) hemen (ondan ) vazgeçin! (haşr suresi :7)

    buda benim delilim sayılır.

    Hz İsa(Aleyhisselam) ,Mehdi (Aleyhisselam) ve Deccal ı inkar küfürdür.

    son olarak bir hadisi şerifle kapatmak istiyorum.

    Ebu Rafi (Radıyallahu Anh) dan rivayet edilen bir hadis-i Şerifte Rasullullah (Salllahu Aleyhi ve sellem ) :

    ''Sakın sizin birinizi koltuğuna yaslanmış bir vaziyette, ona benim emrettiğim ya da yasakladıgım şeylerden bir emir geldiğinde: ' Bilemeyiz, biz Allah'ın kitabında bulduğumuza uyarız (hadisleri kabul etmeyiz ) derken bulmayayım'' Buyurmuştur (Ebu Davut no :4607)

    ALLAH-U TE'ALA BU HALE DÜŞMEKTEN CÜMLEMİZİ MUHAFAZA EYLESİN..


  7. 30.Kasım.2011, 20:53
    4
    asker1
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Kasım.2011
    Üye No: 91780
    Mesaj Sayısı: 91
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0
    Yaş: 36

    Cevap: Mehdinin geleceği ve hz isa nın yeryüzüne ineceği nin kesin delillleri nelerdir?

    Allah razı olsun kardeşlerim faydalı bilgiler için...


  8. 30.Kasım.2011, 20:53
    4
    asker1 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    Allah razı olsun kardeşlerim faydalı bilgiler için...





+ Yorum Gönder