Konusunu Oylayın.: Dinimizde devir iskat diye bir şey varmı?

5 üzerinden 3.75 | Toplam : 4 kişi
Dinimizde devir iskat diye bir şey varmı?
  1. 29.Kasım.2011, 12:06
    1
    fatihsarı
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 24.Ağustos.2011
    Üye No: 89925
    Mesaj Sayısı: 27
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 34
    Bulunduğu yer: giresun

    Dinimizde devir iskat diye bir şey varmı?






    Dinimizde devir iskat diye bir şey varmı? Mumsema sayın arkadaşlarım dinimizde iskat diye birşey varmı


  2. 29.Kasım.2011, 12:06
    1



  3. 29.Kasım.2011, 13:15
    2
    Şema
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Mart.2007
    Üye No: 123
    Mesaj Sayısı: 9,332
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 103

    Cevap: Dinimizde devir iskat diye bir şey varmı?




    VE DEVİR NEDİR?

    Sözlükte "ıskat, düşürmek; devir ise, döndürmek, çevirmek" anlamına gelmektedir Dinî literatürde, kişinin sağlığında edâ edemediği namaz, oruç, kurban, adak, keffâret gibi ibadetlerinin, vefatından sonra fakirlere fidye ödenerek düşürülmesine ıskat; bu maksatla ayrılan meblağın kâfî gelmemesi durumunda uygulanan yönteme de devir denmektedir
    Kur'ân'da, oruç tutmaya gücü yetmeyen çok ihtiyar veya iyileşme umudu kalmayan hastaların, fidye vermeleri gerektiğine dair hüküm bulunmaktadır (Bakara, 2/184) İslâm bilginlerinin çoğunluğu, bu âyetten hareketle, mazeretli veya mazeretsiz orucunu tutmamış ve kaza etmeden vefat etmiş olan kimselerin oruç borçları için fidye ödenebileceğini ifade etmişler; oruç borcu olan kişilerin ölmeden önce bu konuda vasiyette bulunmalarını tavsiye etmişlerdir Çünkü ölenin bu konuda vasiyetinin bulunması, bu kıyas hükmünü daha da kuvvetlendirecektir Bu şekilde vasiyette bulunulmuşsa, defin masrafı ve varsa borçları düşüldükten sonra, terikenin üçte birinden bu vasiyyetin ifâsı gerekir Vasiyet yoksa mirasçılar, isterlerse, miras malından, miras bırakmamışsa veya yetmezse kendi mallarından teberru olarak da verebilirler Namaz borcunun düşürülmesi anlamındaki ıskat-ı salât, Kur'ân ve Sünnetten herhangi bir delile dayanmamaktadır Ancak, oruçtaki fidye hükmünü göz önünde bulunduran bazı alimler, en azından namaz için verilen fidyelerin günahların silinmesine vesile olacak bir iyilik olduğu düşüncesiyle, mükellefin, vaktinde kılamadığı ve sonra da kaza edemediği namazlar için fidye verilmesi konusunda vasiyette bulunmasını yararlı görmüşlerdir Vasiyet edilen fidyeler, ölünün geriye bıraktığı malının 1/3'ünden verilir Ölenin vasiyeti olmaması halinde, varislerinin fidye vermeleri gerekmez Ancak, teberru olarak fidye verebilirler Iskat için ayrılan paranın yetmemesi halinde, bir miktar paranın fidye olarak fakire verilmesi, onun da bunu alıp kabul ettikten sonra tekrar iade etmesi, aynı paranın tekrar fakire fidye olarak verilmesi ve bu işlemin fidye meblağına ulaşıncaya kadar devam etmesi şeklinde cereyan eden devir usulü, tamamen asılsız olup, dinde yeri yoktur .


  4. 29.Kasım.2011, 13:15
    2
    Moderatör



    VE DEVİR NEDİR?

    Sözlükte "ıskat, düşürmek; devir ise, döndürmek, çevirmek" anlamına gelmektedir Dinî literatürde, kişinin sağlığında edâ edemediği namaz, oruç, kurban, adak, keffâret gibi ibadetlerinin, vefatından sonra fakirlere fidye ödenerek düşürülmesine ıskat; bu maksatla ayrılan meblağın kâfî gelmemesi durumunda uygulanan yönteme de devir denmektedir
    Kur'ân'da, oruç tutmaya gücü yetmeyen çok ihtiyar veya iyileşme umudu kalmayan hastaların, fidye vermeleri gerektiğine dair hüküm bulunmaktadır (Bakara, 2/184) İslâm bilginlerinin çoğunluğu, bu âyetten hareketle, mazeretli veya mazeretsiz orucunu tutmamış ve kaza etmeden vefat etmiş olan kimselerin oruç borçları için fidye ödenebileceğini ifade etmişler; oruç borcu olan kişilerin ölmeden önce bu konuda vasiyette bulunmalarını tavsiye etmişlerdir Çünkü ölenin bu konuda vasiyetinin bulunması, bu kıyas hükmünü daha da kuvvetlendirecektir Bu şekilde vasiyette bulunulmuşsa, defin masrafı ve varsa borçları düşüldükten sonra, terikenin üçte birinden bu vasiyyetin ifâsı gerekir Vasiyet yoksa mirasçılar, isterlerse, miras malından, miras bırakmamışsa veya yetmezse kendi mallarından teberru olarak da verebilirler Namaz borcunun düşürülmesi anlamındaki ıskat-ı salât, Kur'ân ve Sünnetten herhangi bir delile dayanmamaktadır Ancak, oruçtaki fidye hükmünü göz önünde bulunduran bazı alimler, en azından namaz için verilen fidyelerin günahların silinmesine vesile olacak bir iyilik olduğu düşüncesiyle, mükellefin, vaktinde kılamadığı ve sonra da kaza edemediği namazlar için fidye verilmesi konusunda vasiyette bulunmasını yararlı görmüşlerdir Vasiyet edilen fidyeler, ölünün geriye bıraktığı malının 1/3'ünden verilir Ölenin vasiyeti olmaması halinde, varislerinin fidye vermeleri gerekmez Ancak, teberru olarak fidye verebilirler Iskat için ayrılan paranın yetmemesi halinde, bir miktar paranın fidye olarak fakire verilmesi, onun da bunu alıp kabul ettikten sonra tekrar iade etmesi, aynı paranın tekrar fakire fidye olarak verilmesi ve bu işlemin fidye meblağına ulaşıncaya kadar devam etmesi şeklinde cereyan eden devir usulü, tamamen asılsız olup, dinde yeri yoktur .





+ Yorum Gönder