Konusunu Oylayın.: Gay olmanın Müslümanlıktaki yeri nedir?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 3 kişi
Gay olmanın Müslümanlıktaki yeri nedir?
  1. 27.Kasım.2011, 17:03
    1
    anlamsız
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 27.Kasım.2011
    Üye No: 92024
    Mesaj Sayısı: 1
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 28

    Gay olmanın Müslümanlıktaki yeri nedir?






    Gay olmanın Müslümanlıktaki yeri nedir? Mumsema selamınaleykum öncelikle benim sizden yardım beklediğim konu aslında çok fazla nerden başlıcağımı bilmiyorum.. ramazan bayramının 1. günü intihar ettim 65-70 tane ilaç içtim. 1 buçuk hafta yoğun bakımda yattım ve 2 kere kalbim durdu. herşy bundan sonra gelişti eski kişiliğim insanları çok ama çok seven her zaman yardım eden ve onları baştacı yapan birisiyimdir ve bu huyumu hiç sevmiyorum yani yanımdan biri geçsin cinsiyeti yaşı fark etmez ona bile sevgi beslicek nitelikte salak birisiyim. nese hastanedn çıktıktan sonra ailem erenköy ruh ve sinir hastalıkları hastanesine yönlendirildim bi gün kontrol için gittiğimde hastaneye beni çıkartmadılar ve hastanede yatmamı sölediler babamın imzasıyla çıktım çünkü yeni bi işim vardı ve onu kaybetmk istemiyordum tabiki iş sağlığımdan önemli değil ama oraya yatarsam iyice psikolojimin bozulcağını düşündüm depresyondaydım ve hala öleyim eski kişiliğim pozitifliğim gitti o her zaman gülen her zaman hal hatır soran insan gitti onun yerine butun ruhu çekilmiş suratından düşen bin parça umutsuz bi insana dönmüştüm gerek çevrem gerek okul,işyerim etrafımda çok sevilen birisiyim ama intihar olayımı sadece 3 yakın dostum biliyodu ve bu konu saklandı bu 3 dostum bnden uzaklaştı çok saçma bahanelerle diyodumki beni yalnız bırakmayın size ihtiyacım var bn kimseyle konuşamıorum sizdn başka... çünkü siz biliyosunuz intihar ettiğimi ben onlara mecbur değildim gerçi bir sürü seven arkadaşlarım dostlarım var ama onlar konuyu bildiği için mecburen onlarla konuşmam lazımdı. bu beni içten içe yedi zatn kötü durumdaydım onların böle yapmları nebiliyim ya böyle yapmları çok kötü yaptı beni demekki gülerken, iyi olduğunuz zaman herkez yanınızda ama kötü oldunuz zaman puff herkez uçmuş şuanda bunları düşünmek bile gözlerimi doldurdu nese hastanedn kan sonuçlarım çıktı (karışık anksyete ve depresyon) yazıodu ama bn biliyomusunuz bilmiorum ama bıpolar oldumu düşünüyorum yani manik depresif, duygu durum bozukluğu, tanısı hemen koyulmuyor ama dr da olabiliceğini söyledi ve hayatım boyunca kullanıcağım ilaçlarım olucaktı yıkıldım çünkü bir kalp rahatsızlığı bir şeker hastalığı kadar önemli bi hastalık %20 iyi olma şansı var ve iyi olsan iyileşsen bile ilaçlarını kullanmak zorundasın ömrün boyunca kullandığım ilaçlar lıthurıl=lıtyum 300 mg welbutrın yavas salınımlı 300 mg yan etkileri çok oluyodu ellerim titriyor salak gibi bişi oluyodum tabiki iş yaşantımı çok amaçok fazla etkiledi bn çok doluyum kısa kesmeye çalışıcam kusurabakmayın hem gay ım hem,hem bıpolar bozukluğu olan birisiyim arkadaşlarım yok canımdan çok sewdiğim canımdan vurdular tek allahu tealaya sığıncaktım her zamanki gibi ama ben bir gay im ve lut kavmını bilirsınız allah benide istemicek bndemi helak olucam ben böyle olmak istemedimki kim olmak isterki doğuştan gelen birşey madem öle allah niçin bana gaylığı üstüne üstelik bıpolar bozukkluğu veriyo dayanamıorum bnde doğal olarak yani şu dunya çekilmez bir hal alıyo empatı kurmanızı rıca edıcem benim ablamda hocadır ailem kapalıdır. demek istediğim şu islamiyette gaylığın durumu nedir ne yaparsak yapalım allah bizi istemick zatn eskilerdn çok büyük örnekler var zaten lut kavmı gibi bilmiorum çıkmazlardayım anlamsızlardayım geleceğimi duşunmek istemiorum öle bişi yok öbür dünyamda bu nedenden dolayı yandını duşunuyorum sizden isteğim yardımcı olmanız bana küçük bir mum ışığı yakmanız, eğer yanmazsada alışığım zaten ben sorun olmaz eğer istemedn kötü bişi ddiysem yada formun kurallarına karşı bi konu açtıysam özür dilerim... sağlıcakla kalın..


  2. 27.Kasım.2011, 17:03
    1
    anlamsız - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye



    selamınaleykum öncelikle benim sizden yardım beklediğim konu aslında çok fazla nerden başlıcağımı bilmiyorum.. ramazan bayramının 1. günü intihar ettim 65-70 tane ilaç içtim. 1 buçuk hafta yoğun bakımda yattım ve 2 kere kalbim durdu. herşy bundan sonra gelişti eski kişiliğim insanları çok ama çok seven her zaman yardım eden ve onları baştacı yapan birisiyimdir ve bu huyumu hiç sevmiyorum yani yanımdan biri geçsin cinsiyeti yaşı fark etmez ona bile sevgi beslicek nitelikte salak birisiyim. nese hastanedn çıktıktan sonra ailem erenköy ruh ve sinir hastalıkları hastanesine yönlendirildim bi gün kontrol için gittiğimde hastaneye beni çıkartmadılar ve hastanede yatmamı sölediler babamın imzasıyla çıktım çünkü yeni bi işim vardı ve onu kaybetmk istemiyordum tabiki iş sağlığımdan önemli değil ama oraya yatarsam iyice psikolojimin bozulcağını düşündüm depresyondaydım ve hala öleyim eski kişiliğim pozitifliğim gitti o her zaman gülen her zaman hal hatır soran insan gitti onun yerine butun ruhu çekilmiş suratından düşen bin parça umutsuz bi insana dönmüştüm gerek çevrem gerek okul,işyerim etrafımda çok sevilen birisiyim ama intihar olayımı sadece 3 yakın dostum biliyodu ve bu konu saklandı bu 3 dostum bnden uzaklaştı çok saçma bahanelerle diyodumki beni yalnız bırakmayın size ihtiyacım var bn kimseyle konuşamıorum sizdn başka... çünkü siz biliyosunuz intihar ettiğimi ben onlara mecbur değildim gerçi bir sürü seven arkadaşlarım dostlarım var ama onlar konuyu bildiği için mecburen onlarla konuşmam lazımdı. bu beni içten içe yedi zatn kötü durumdaydım onların böle yapmları nebiliyim ya böyle yapmları çok kötü yaptı beni demekki gülerken, iyi olduğunuz zaman herkez yanınızda ama kötü oldunuz zaman puff herkez uçmuş şuanda bunları düşünmek bile gözlerimi doldurdu nese hastanedn kan sonuçlarım çıktı (karışık anksyete ve depresyon) yazıodu ama bn biliyomusunuz bilmiorum ama bıpolar oldumu düşünüyorum yani manik depresif, duygu durum bozukluğu, tanısı hemen koyulmuyor ama dr da olabiliceğini söyledi ve hayatım boyunca kullanıcağım ilaçlarım olucaktı yıkıldım çünkü bir kalp rahatsızlığı bir şeker hastalığı kadar önemli bi hastalık %20 iyi olma şansı var ve iyi olsan iyileşsen bile ilaçlarını kullanmak zorundasın ömrün boyunca kullandığım ilaçlar lıthurıl=lıtyum 300 mg welbutrın yavas salınımlı 300 mg yan etkileri çok oluyodu ellerim titriyor salak gibi bişi oluyodum tabiki iş yaşantımı çok amaçok fazla etkiledi bn çok doluyum kısa kesmeye çalışıcam kusurabakmayın hem gay ım hem,hem bıpolar bozukluğu olan birisiyim arkadaşlarım yok canımdan çok sewdiğim canımdan vurdular tek allahu tealaya sığıncaktım her zamanki gibi ama ben bir gay im ve lut kavmını bilirsınız allah benide istemicek bndemi helak olucam ben böyle olmak istemedimki kim olmak isterki doğuştan gelen birşey madem öle allah niçin bana gaylığı üstüne üstelik bıpolar bozukkluğu veriyo dayanamıorum bnde doğal olarak yani şu dunya çekilmez bir hal alıyo empatı kurmanızı rıca edıcem benim ablamda hocadır ailem kapalıdır. demek istediğim şu islamiyette gaylığın durumu nedir ne yaparsak yapalım allah bizi istemick zatn eskilerdn çok büyük örnekler var zaten lut kavmı gibi bilmiorum çıkmazlardayım anlamsızlardayım geleceğimi duşunmek istemiorum öle bişi yok öbür dünyamda bu nedenden dolayı yandını duşunuyorum sizden isteğim yardımcı olmanız bana küçük bir mum ışığı yakmanız, eğer yanmazsada alışığım zaten ben sorun olmaz eğer istemedn kötü bişi ddiysem yada formun kurallarına karşı bi konu açtıysam özür dilerim... sağlıcakla kalın..


    Benzer Konular

    - İslamda aşk nedir (aşık olmanın islamdaki yeri)

    - Disiplinli olmanın dinimizdeki yeri nedir ?

    - Temiz olmanın dinimizdeki yeri ve önemi

    - Semazen Olmanın, Sema Yapmanın Dinimizdeki Yeri Nedir?

    - Doğruluk Sual: Doğru olmanın dindeki yeri nedir

  3. 27.Kasım.2011, 22:27
    2
    what
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 14.Ağustos.2011
    Üye No: 89613
    Mesaj Sayısı: 198
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0
    Yaş: 27

    Cevap: gay olmanın muslumanlıktaki yeri nedir?




    Allah yardımcın olsun,gerçekten kötü bir durum.Kendinizi toparlamaya çalışın ve iyileşmek istiyorsanız Allah ın 99 ismi olan Esma ül Hüsna yı sıkı sık okumanızı tavsiye ederim.Bu gibi psikolojik sorun ve sapmalar din eksikliğinden kaynaklanıyor.Kendinize dine adayın,anlay anlaya Kur an kerimi ouyun.Medreselerde eğitim görün inanın bu size çok iyi gelecektir.Namazlarınızı aksatmayın ve sürekli içinizden Allah beni görüyor,o her zaman benim yanımdadır ve bende her zaman onunlayım diye geçirin.Yüce Allah ı yanınızda hissetmeniz sizi zamanla huzurlu edecektir.Unutmayın psikolojik sorun yaşayan insanlar genelde dinini güzel şekilde yaşayaman Allah ı unutan insanlardır.Rabbim şifanızı versin.


  4. 27.Kasım.2011, 22:27
    2
    Emekli



    Allah yardımcın olsun,gerçekten kötü bir durum.Kendinizi toparlamaya çalışın ve iyileşmek istiyorsanız Allah ın 99 ismi olan Esma ül Hüsna yı sıkı sık okumanızı tavsiye ederim.Bu gibi psikolojik sorun ve sapmalar din eksikliğinden kaynaklanıyor.Kendinize dine adayın,anlay anlaya Kur an kerimi ouyun.Medreselerde eğitim görün inanın bu size çok iyi gelecektir.Namazlarınızı aksatmayın ve sürekli içinizden Allah beni görüyor,o her zaman benim yanımdadır ve bende her zaman onunlayım diye geçirin.Yüce Allah ı yanınızda hissetmeniz sizi zamanla huzurlu edecektir.Unutmayın psikolojik sorun yaşayan insanlar genelde dinini güzel şekilde yaşayaman Allah ı unutan insanlardır.Rabbim şifanızı versin.


  5. 27.Kasım.2011, 22:42
    3
    Cedd
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 10.Kasım.2011
    Üye No: 91509
    Mesaj Sayısı: 180
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2

    Cevap: gay olmanın muslumanlıktaki yeri nedir?

    Acını paylaşıyorum kardeşim.
    Allah (cc) hepimizin yardımcısı olsun.
    Benim yüküm çok ağır. Seninki de bir o kadar ağır, hatta çok üzücü şeyler yaşamışsın. Umarım çareye bir an önce kavuşuruz. İnşallah bu bataklıktan sıyrılacak güce kavuşuruz.

    Tıkla;

    http://www.mumsema.com/sizden-gelen-...nsel-d-im.html


  6. 27.Kasım.2011, 22:42
    3
    Cedd - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Devamlı Üye
    Acını paylaşıyorum kardeşim.
    Allah (cc) hepimizin yardımcısı olsun.
    Benim yüküm çok ağır. Seninki de bir o kadar ağır, hatta çok üzücü şeyler yaşamışsın. Umarım çareye bir an önce kavuşuruz. İnşallah bu bataklıktan sıyrılacak güce kavuşuruz.

    Tıkla;

    http://www.mumsema.com/sizden-gelen-...nsel-d-im.html


  7. 27.Kasım.2011, 22:45
    4
    slns
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 27.Kasım.2011
    Üye No: 92040
    Mesaj Sayısı: 1
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    Cevap: gay olmanın muslumanlıktaki yeri nedir?

    arkadaşım öncelikle çok geçmiş olsun.Yaşadıkların ve işlediğin günahlar seni Rabbinden uzaklaştırmasın.Şeytan sana bir çok vesvese verecektir.sakın aldırış etme.Allah'a yaklaşmanın yollarını aramanı tavsiye ederim.Bunları söylüyorum çünkü geçtiğimiz ramazan ayında bende çok zor günler geçirdim.Kuran-ı Kerimin mealini okudum önce korkudan ve ümitsizlikten mahvoldum.işeldiğim ünahlar o kadar çok ve büyük günahlardı ki.Rabbimin beni asla affetmeyeceği düşüncesiyle yandım kavruldum.Sonra farkettimki bu güne kadar beni yaratan bana sayısız nimet veren rabbim için hiç birşey yapmamışım.hemen namaza başladım.Çok şükür geçmiş kazalarımla birlikte bu görevimi yerine getirmeye çalışıyorum.İnş Rabbim kabul eder.Hemen Kuran-ı Kerim okumayı öğrendim.Dini sohbetlere katılıyorum.rabbimden biran uzaklaşmamak için her fırsatı değerlendiriyorum.Bende psikolojik tedavi gördüm.Ama hiçbişey hiç bir ilaç Allah'a yakın olmaktan iyi gelmiyor inan bana.Her anında Allah'ı an bol bol zikir et.Seni çok iyi anlıyorum.Ama Rabbim çok affeden ve çok bağışlayan bunu hiç unutma


  8. 27.Kasım.2011, 22:45
    4
    slns - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye
    arkadaşım öncelikle çok geçmiş olsun.Yaşadıkların ve işlediğin günahlar seni Rabbinden uzaklaştırmasın.Şeytan sana bir çok vesvese verecektir.sakın aldırış etme.Allah'a yaklaşmanın yollarını aramanı tavsiye ederim.Bunları söylüyorum çünkü geçtiğimiz ramazan ayında bende çok zor günler geçirdim.Kuran-ı Kerimin mealini okudum önce korkudan ve ümitsizlikten mahvoldum.işeldiğim ünahlar o kadar çok ve büyük günahlardı ki.Rabbimin beni asla affetmeyeceği düşüncesiyle yandım kavruldum.Sonra farkettimki bu güne kadar beni yaratan bana sayısız nimet veren rabbim için hiç birşey yapmamışım.hemen namaza başladım.Çok şükür geçmiş kazalarımla birlikte bu görevimi yerine getirmeye çalışıyorum.İnş Rabbim kabul eder.Hemen Kuran-ı Kerim okumayı öğrendim.Dini sohbetlere katılıyorum.rabbimden biran uzaklaşmamak için her fırsatı değerlendiriyorum.Bende psikolojik tedavi gördüm.Ama hiçbişey hiç bir ilaç Allah'a yakın olmaktan iyi gelmiyor inan bana.Her anında Allah'ı an bol bol zikir et.Seni çok iyi anlıyorum.Ama Rabbim çok affeden ve çok bağışlayan bunu hiç unutma


  9. 27.Kasım.2011, 23:26
    5
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: gay olmanın muslumanlıktaki yeri nedir?

    izin bu durumunuz fıtri ve yaratılış olarak her insanda ve erkekte olabilir. Bu da insan için imtihan vesilesidir. Yani bir insan için karşı cinsten birisiyle nikahsız ilişki yasaklandığı gibi, aynı cinsten olanlar içinde, beraberlik yasaklanmıştır. Şeriat, bunların tadil edilmesi yolunda bazı tavsiyelerde bulunmaktadır. Bunlar şöyle sıalayabiliriz:

    1. Evlenmek,
    2. Oruç tutmak,
    3. Bol bol Kur’an okumak veya zikir çekmek,
    4. Kur’an tefsiri veya İslami kitap okumak,
    5. Allah’ı bol bol hatırlamak
    6. Ölümü hatırdan çıkarmamak.

    Bu noktada dikkat çekici olan, çoğumuzun üzerinde konuşmayı bile ayıp saydığı bu konuda Kur’ân’da o derece çok ve açık ifadelerin bulunmasıdır. Kur’ân, Lût kavmi örneğinde kendisine temas ettiğine göre, demek ki, bu problem ‘Lût kavmi kadar eski, yok farz edilmeyecek kadar önemli, zinadan bile çirkin, ama herhangi bir insanî yanılgı kadar da konuşulabilir’ imiş.

    Peki, neden böyle bir şey oluyor? Böylesi bir cinsel sapma neden ve nasıl yaşanıyor?

    Önce biyolojik-genetik faktörlerle başlayalım:

    Aslında hepimizin vücudunda karşı cinsin hormonları da az miktarda bulunur. Zaten, öyle olmasa, bütün erkekler aşırı sert ve maço, bütün kadınlar ise aşırı kırılgan olurlardı ve cinslerin birbirini anlayıp hissetmesi pek de mümkün olmazdı. Ancak normalde var olan bu minimal yönelimler, genetik ve hormonal bozulmalar sonucu, bazı kişilerde ileri düzeylere varabiliyor. Ve ortaya doğuştan eşcinselliğe yatkın bireyler çıkabiliyor.

    "E, sonra?" diyorsanız, şu sohbeti dinleyin:

    Geçenlerde bir psikiyatrist arkadaşım beni telefonla aradı. Kısa bir girişten sonra, "Baksana!" dedi, "Biliyorsun; son araştırmalar eşcinselliğin bazı durumlarda neredeyse önlenemez olduğunu gösteriyor. İşin doğuştan gelen genetik bir boyutu da olduğu tesbit edildi; sen de okumuşsundur. Yani, bu kişilerin en azından bir kısmı, yaratılışlarında var olan meyil dolayısıyla o yöne gidiyorlarmış; bu açık artık. Oysa biz İslâmî yönden bunun kabul edilemez bir yönelim olduğunu, hatta ceza gerektirdiğini okuyoruz. Nasıl çözüyorsun bu ikilemi?"

    Ona, "Belki garip bir örnek olacak ama" dedim, "Biliyorsun, meselâ çok eşlilik de erkekler için neredeyse genetik ve tabiî bir meyildir." "Evet?" dedi. "Peki sen çok-eşli misin?" diye sordum. "Tabiî ki hayır" dedi. "Neden?" diye üsteledim. "İçinde böyle bir meyil yok mu? Açık konuş lütfen." "Var aslında" dedi, "Ama hem eşim buna izin vermez, hem toplumsal kurallar, kanunlar vs. bir yığın engel var; biliyorsun. Üstelik günaha girmiş olurum. O yüzden düşünmem bile."

    "Kendi sorunun cevabını kendin vermiş oldun işte." dedim. "Eşcinsel meyiller de bazı kişiler için genetik bir temelden kaynaklanan, neredeyse zorunlu bir yönelim olabilir; ama o kişilerin de bu anormal yönelimlerini kontrol etmeleri beklenir, bunu becerebilirler de aslında."

    "Bu yönden düşünmemiştim" dedi arkadaşım.

    Ardından, kısa bir düşünme sonrası, "Ama" dedi, "meselâ, bilirsin, beyindeki bazı bozukluklar, örneğin temporal epilepsi gibi hastalıklar, kontrolü güç saldırganlıklara yol açabiliyor. Böyle bir hastalığın da etkisiyle, diyelim ki bilincinde olmadan birini öldüren bir şahıs ceza görür mü? Görmez. Bünyesel hastalığın etkisiyle bu suçu işlediği tesbit edilirse Türk Ceza Kanununun 46. veya 47. maddesine göre cezası ya hafifletilir ya da tamamen affedilir. Buna ne diyeceksin?"

    "Peki," dedim, "O hasta, cezası affedildikten sonra, bir cinayet daha işlesin diye serbest mi bırakılır? Yoksa hastalığı düzelene kadar tedaviye alınıp sonra da uzun süre izlenip kontrol mü edilir?"

    Arkadaşım, "Yine haklısın" dedi.

    Ergenliğe geçiş döneminde sırf meraktan bu tür bir ilişkiyi (kısmen) denemiş gençler de olabilir. Nerdeyse ne yaptığını bilmeden, ‘doktorculuk’ oynarcasına.

    "Çocukça bir hata" bile denebilir belki. Ancak, esas önemli olan, bundan sonrasıdır. Bu tür bir olayın ardından, bazen yıllar sonra, "Eyvah, ben ne yapmışım?" muhasebesi yaşanır genellikle. Bu dönemde bunalımını paylaşmayıp kendi kendini yiyip bitirmek; kendini aşırı suçlayıp "Yoksa ben ‘gay’dım mı?" sorgulamasına dalmak, bazen genci tam zıt bir sonuca götürebilir. "Battı balık yan gider" durumu gerçekleşir. Gerçekte öyle olmayan genç, gerçekte öyle olmadığı halde kendisini öyle zannettiği için, gerçekten öyle olur!

    Traji-komik bir örnek anlatayım: Bir eşcinsel hastam vardı. İlkokul yıllarında bağırsak paraziti problemi varmış. Bilen bilir; bu parazit anüs kaşıntısı yapar. Belki inanmazsınız ama, bu kaşıntı gitgide delikanlıyı "Yoksa ben?.." kuşkusuna götürmüş. Sonuç maalesef kötü! Üstelik, anlattığım tek değil. Literatürde, sadece ve sadece bağırsak paraziti yüzünden cinsel tercihi bozulan birçok vak’a var. Yani? Utanıp konuşmamak, gurur yüzünden anlatmamak, yardım istemeyip kendi kendini yemek yok mu? İşte bu şey o kadar çok yerde ayaklara dolanıyor ki! Sırf bu yüzden ne hayatlar kayıyor, bilemezsiniz.

    Şimdi, gelelim konunun bizi esas ilgilendiren kısmına:

    1. Bu tür hassas konuları ne yok farz etmeli, ne de kaşınmayan yeri kaşımalı. Uyanık bir sessizlik ve dengeli bir müdahale gerek.

    2. Küçük yaşlardan itibaren giyim, oyuncak gibi konularda cinsiyeti vurgulayacak ve cinsel kimlik oluşmasına yardım edecek yönlendirmeler yapılmalı. Meselâ, cinsiyete göre giydirmek, uygun oyuncaklar almak gibi.

    3. Çocuk, normal gelişimi içinde, özellikle belli dönemlerde, cinselliği çok merak eder; onu doğru bilgilendirmek gerekir. Eşcinselliği anlatın demiyorum. Normal, doğal, insanî merakların doyurulması ilerisi için sağlam bir temel olacaktır diyorum. Bu konularda çekinip utanmayın lütfen: Siz doğrudan utanıyorsunuz ama, birileri yanlıştan bile utanmıyor. Ve hiç unutmayın: "Çocuklar öğrenmeye hazır olmadıkları konuları zaten sormazlar." Çocuk birşeyi soruyorsa mutlaka cevap vermeniz gerekir—elbette, usulünce!

    4. Özellikle ergenlik çağında gençlerin kendi cinslerinden ebeveynlerle, yani babayla daha fazla vakit geçirip paylaşım içinde olması şarttır. Bunu vurguluyorum; tâ ki, "İşten eve, evden işe," ‘pijama-terlik-televizyon,’ "Hanım, sen ilgileniver, ben çok yorgunum" hastalıklarına yakalanmış babaların kulakları çınlasın!

    5. Aile içinde erkeğin hafif başat ve saygın konumunun korunması lazım. Yoksa, meselâ evde kadın bariz biçimde baskın, erkekse pasif ise -ki, neredeyse ahirzaman alameti olarak çoğu evde mevcut durum maalesef budur- erkek çocuk için kadın konumu imrenilecek bir durum kazanabilir.

    6. Bu tür bir problemle karşılaşıldığında aşırı tepki ve açıklamasız yasaklar merakı artırır sadece. Konuş(tur)masanız bile, gencin aklındaki soru işaretleri artarak devam eder.

    7. Darda kalırsanız bir psikiyatristten yardım isteyin.

    Not: Eşcinsellik aslında sadece erkeklere has bir durum değil. Kadınlar arasında da bu problem hatırı sayılır biçimde yaşanıyor. Yalnız, bayanlardaki şekli daha belirsiz seyrediyor ve pek de dirençli, devamlı olmuyor. Normal bir cinsel hayat ve mutlu bir evlilik, problemi çözmeye yetiyor genellikle. Yine de, özellikle bayanların toplu kaldığı yerlerde dikkatli olmak gerekiyor.

    Maalesef biz toplum olarak kadın-erkek mahremiyetine ‘çok’ dikkat ederken, mahremiyetin erkek-erkek ve kadın-kadın arasındaki biçimlerini bazı zamanlar sanırım ihmal ediyoruz. Her iki cins açısından, problemin bir sebebi de bu. Bu noktada, biraz kitap karıştırıp erkeğin erkeğe, kadının kadına karşı mahremiyet ve tesettür ölçüsünü öğrenmeye ne dersiniz?

    Dr.Yusuf Karaçay



  10. 27.Kasım.2011, 23:26
    5
    Silent and lonely rains
    izin bu durumunuz fıtri ve yaratılış olarak her insanda ve erkekte olabilir. Bu da insan için imtihan vesilesidir. Yani bir insan için karşı cinsten birisiyle nikahsız ilişki yasaklandığı gibi, aynı cinsten olanlar içinde, beraberlik yasaklanmıştır. Şeriat, bunların tadil edilmesi yolunda bazı tavsiyelerde bulunmaktadır. Bunlar şöyle sıalayabiliriz:

    1. Evlenmek,
    2. Oruç tutmak,
    3. Bol bol Kur’an okumak veya zikir çekmek,
    4. Kur’an tefsiri veya İslami kitap okumak,
    5. Allah’ı bol bol hatırlamak
    6. Ölümü hatırdan çıkarmamak.

    Bu noktada dikkat çekici olan, çoğumuzun üzerinde konuşmayı bile ayıp saydığı bu konuda Kur’ân’da o derece çok ve açık ifadelerin bulunmasıdır. Kur’ân, Lût kavmi örneğinde kendisine temas ettiğine göre, demek ki, bu problem ‘Lût kavmi kadar eski, yok farz edilmeyecek kadar önemli, zinadan bile çirkin, ama herhangi bir insanî yanılgı kadar da konuşulabilir’ imiş.

    Peki, neden böyle bir şey oluyor? Böylesi bir cinsel sapma neden ve nasıl yaşanıyor?

    Önce biyolojik-genetik faktörlerle başlayalım:

    Aslında hepimizin vücudunda karşı cinsin hormonları da az miktarda bulunur. Zaten, öyle olmasa, bütün erkekler aşırı sert ve maço, bütün kadınlar ise aşırı kırılgan olurlardı ve cinslerin birbirini anlayıp hissetmesi pek de mümkün olmazdı. Ancak normalde var olan bu minimal yönelimler, genetik ve hormonal bozulmalar sonucu, bazı kişilerde ileri düzeylere varabiliyor. Ve ortaya doğuştan eşcinselliğe yatkın bireyler çıkabiliyor.

    "E, sonra?" diyorsanız, şu sohbeti dinleyin:

    Geçenlerde bir psikiyatrist arkadaşım beni telefonla aradı. Kısa bir girişten sonra, "Baksana!" dedi, "Biliyorsun; son araştırmalar eşcinselliğin bazı durumlarda neredeyse önlenemez olduğunu gösteriyor. İşin doğuştan gelen genetik bir boyutu da olduğu tesbit edildi; sen de okumuşsundur. Yani, bu kişilerin en azından bir kısmı, yaratılışlarında var olan meyil dolayısıyla o yöne gidiyorlarmış; bu açık artık. Oysa biz İslâmî yönden bunun kabul edilemez bir yönelim olduğunu, hatta ceza gerektirdiğini okuyoruz. Nasıl çözüyorsun bu ikilemi?"

    Ona, "Belki garip bir örnek olacak ama" dedim, "Biliyorsun, meselâ çok eşlilik de erkekler için neredeyse genetik ve tabiî bir meyildir." "Evet?" dedi. "Peki sen çok-eşli misin?" diye sordum. "Tabiî ki hayır" dedi. "Neden?" diye üsteledim. "İçinde böyle bir meyil yok mu? Açık konuş lütfen." "Var aslında" dedi, "Ama hem eşim buna izin vermez, hem toplumsal kurallar, kanunlar vs. bir yığın engel var; biliyorsun. Üstelik günaha girmiş olurum. O yüzden düşünmem bile."

    "Kendi sorunun cevabını kendin vermiş oldun işte." dedim. "Eşcinsel meyiller de bazı kişiler için genetik bir temelden kaynaklanan, neredeyse zorunlu bir yönelim olabilir; ama o kişilerin de bu anormal yönelimlerini kontrol etmeleri beklenir, bunu becerebilirler de aslında."

    "Bu yönden düşünmemiştim" dedi arkadaşım.

    Ardından, kısa bir düşünme sonrası, "Ama" dedi, "meselâ, bilirsin, beyindeki bazı bozukluklar, örneğin temporal epilepsi gibi hastalıklar, kontrolü güç saldırganlıklara yol açabiliyor. Böyle bir hastalığın da etkisiyle, diyelim ki bilincinde olmadan birini öldüren bir şahıs ceza görür mü? Görmez. Bünyesel hastalığın etkisiyle bu suçu işlediği tesbit edilirse Türk Ceza Kanununun 46. veya 47. maddesine göre cezası ya hafifletilir ya da tamamen affedilir. Buna ne diyeceksin?"

    "Peki," dedim, "O hasta, cezası affedildikten sonra, bir cinayet daha işlesin diye serbest mi bırakılır? Yoksa hastalığı düzelene kadar tedaviye alınıp sonra da uzun süre izlenip kontrol mü edilir?"

    Arkadaşım, "Yine haklısın" dedi.

    Ergenliğe geçiş döneminde sırf meraktan bu tür bir ilişkiyi (kısmen) denemiş gençler de olabilir. Nerdeyse ne yaptığını bilmeden, ‘doktorculuk’ oynarcasına.

    "Çocukça bir hata" bile denebilir belki. Ancak, esas önemli olan, bundan sonrasıdır. Bu tür bir olayın ardından, bazen yıllar sonra, "Eyvah, ben ne yapmışım?" muhasebesi yaşanır genellikle. Bu dönemde bunalımını paylaşmayıp kendi kendini yiyip bitirmek; kendini aşırı suçlayıp "Yoksa ben ‘gay’dım mı?" sorgulamasına dalmak, bazen genci tam zıt bir sonuca götürebilir. "Battı balık yan gider" durumu gerçekleşir. Gerçekte öyle olmayan genç, gerçekte öyle olmadığı halde kendisini öyle zannettiği için, gerçekten öyle olur!

    Traji-komik bir örnek anlatayım: Bir eşcinsel hastam vardı. İlkokul yıllarında bağırsak paraziti problemi varmış. Bilen bilir; bu parazit anüs kaşıntısı yapar. Belki inanmazsınız ama, bu kaşıntı gitgide delikanlıyı "Yoksa ben?.." kuşkusuna götürmüş. Sonuç maalesef kötü! Üstelik, anlattığım tek değil. Literatürde, sadece ve sadece bağırsak paraziti yüzünden cinsel tercihi bozulan birçok vak’a var. Yani? Utanıp konuşmamak, gurur yüzünden anlatmamak, yardım istemeyip kendi kendini yemek yok mu? İşte bu şey o kadar çok yerde ayaklara dolanıyor ki! Sırf bu yüzden ne hayatlar kayıyor, bilemezsiniz.

    Şimdi, gelelim konunun bizi esas ilgilendiren kısmına:

    1. Bu tür hassas konuları ne yok farz etmeli, ne de kaşınmayan yeri kaşımalı. Uyanık bir sessizlik ve dengeli bir müdahale gerek.

    2. Küçük yaşlardan itibaren giyim, oyuncak gibi konularda cinsiyeti vurgulayacak ve cinsel kimlik oluşmasına yardım edecek yönlendirmeler yapılmalı. Meselâ, cinsiyete göre giydirmek, uygun oyuncaklar almak gibi.

    3. Çocuk, normal gelişimi içinde, özellikle belli dönemlerde, cinselliği çok merak eder; onu doğru bilgilendirmek gerekir. Eşcinselliği anlatın demiyorum. Normal, doğal, insanî merakların doyurulması ilerisi için sağlam bir temel olacaktır diyorum. Bu konularda çekinip utanmayın lütfen: Siz doğrudan utanıyorsunuz ama, birileri yanlıştan bile utanmıyor. Ve hiç unutmayın: "Çocuklar öğrenmeye hazır olmadıkları konuları zaten sormazlar." Çocuk birşeyi soruyorsa mutlaka cevap vermeniz gerekir—elbette, usulünce!

    4. Özellikle ergenlik çağında gençlerin kendi cinslerinden ebeveynlerle, yani babayla daha fazla vakit geçirip paylaşım içinde olması şarttır. Bunu vurguluyorum; tâ ki, "İşten eve, evden işe," ‘pijama-terlik-televizyon,’ "Hanım, sen ilgileniver, ben çok yorgunum" hastalıklarına yakalanmış babaların kulakları çınlasın!

    5. Aile içinde erkeğin hafif başat ve saygın konumunun korunması lazım. Yoksa, meselâ evde kadın bariz biçimde baskın, erkekse pasif ise -ki, neredeyse ahirzaman alameti olarak çoğu evde mevcut durum maalesef budur- erkek çocuk için kadın konumu imrenilecek bir durum kazanabilir.

    6. Bu tür bir problemle karşılaşıldığında aşırı tepki ve açıklamasız yasaklar merakı artırır sadece. Konuş(tur)masanız bile, gencin aklındaki soru işaretleri artarak devam eder.

    7. Darda kalırsanız bir psikiyatristten yardım isteyin.

    Not: Eşcinsellik aslında sadece erkeklere has bir durum değil. Kadınlar arasında da bu problem hatırı sayılır biçimde yaşanıyor. Yalnız, bayanlardaki şekli daha belirsiz seyrediyor ve pek de dirençli, devamlı olmuyor. Normal bir cinsel hayat ve mutlu bir evlilik, problemi çözmeye yetiyor genellikle. Yine de, özellikle bayanların toplu kaldığı yerlerde dikkatli olmak gerekiyor.

    Maalesef biz toplum olarak kadın-erkek mahremiyetine ‘çok’ dikkat ederken, mahremiyetin erkek-erkek ve kadın-kadın arasındaki biçimlerini bazı zamanlar sanırım ihmal ediyoruz. Her iki cins açısından, problemin bir sebebi de bu. Bu noktada, biraz kitap karıştırıp erkeğin erkeğe, kadının kadına karşı mahremiyet ve tesettür ölçüsünü öğrenmeye ne dersiniz?

    Dr.Yusuf Karaçay



  11. 27.Kasım.2011, 23:43
    6
    xİmamHatipLee
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 19.Ekim.2009
    Üye No: 60758
    Mesaj Sayısı: 47
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 25

    Cevap: gay olmanın muslumanlıktaki yeri nedir?

    Güzel Kardeşim Allah (c.c) Kendi rahmetinden büyük bir günah yaratırmı? Hiç bir günah onun rahmetinden büyükmüdür? Tabiki hayır. Allah (c.c) Affetmeyi o kadar çok seviyor o kadar çok eli bol ki bizden en ufak bir pişmanlık bir tövbe istiyor.
    Mevlana Hazretleri ne diyor? Binkerede Tövbe etsen yine gel! Çünkü Allah (c.c)'a Binlerce Şükürler olsun ki hiç bir günah onun sonsuuuz rahmetinden büyük değildir. Tövbe et Rabbimde inşaallah kabul edecek. Tövbede aslolan pişmanlık ve samimiyettir okuduğum gördüğüm kadarıyla bunlar zaten sende mevcut Buyur gel tövbe et Yapmamaya çalış Olursada yine yine Tövbe et.

    Bunlardan uzak durman içinse Desert Rose Modumuz gerekenleri yazmış..
    Allah (c.c) Yar ve yardımcımız olsun İnşaallah! amin


  12. 27.Kasım.2011, 23:43
    6
    Güzel Kardeşim Allah (c.c) Kendi rahmetinden büyük bir günah yaratırmı? Hiç bir günah onun rahmetinden büyükmüdür? Tabiki hayır. Allah (c.c) Affetmeyi o kadar çok seviyor o kadar çok eli bol ki bizden en ufak bir pişmanlık bir tövbe istiyor.
    Mevlana Hazretleri ne diyor? Binkerede Tövbe etsen yine gel! Çünkü Allah (c.c)'a Binlerce Şükürler olsun ki hiç bir günah onun sonsuuuz rahmetinden büyük değildir. Tövbe et Rabbimde inşaallah kabul edecek. Tövbede aslolan pişmanlık ve samimiyettir okuduğum gördüğüm kadarıyla bunlar zaten sende mevcut Buyur gel tövbe et Yapmamaya çalış Olursada yine yine Tövbe et.

    Bunlardan uzak durman içinse Desert Rose Modumuz gerekenleri yazmış..
    Allah (c.c) Yar ve yardımcımız olsun İnşaallah! amin


  13. 13.Aralık.2017, 15:19
    7
    Misafir

    Yorum: Gay olmanın muslumanlıktaki yeri nedir?

    Bende seninle aynı durumdayım Bende gayim ama Allah beni böyle yaratmış tövbe ettim kaç kere ama bi şekilde bozdum 😢 Bu hayatda tek başıma mücadele etmekden çok yoruldum 😕nasıl kurtulabiliriz bu gay likden Allahım affeder mi bizi 😢? İnsanaların bakışlarından,alaycı tavırlarından bıktım eskiden sessiz kalırdım ama artık devamlı ni saldırma durumum baş gösterdi ben bu değilim 😔 Allah’ın sevdiği bir ve tövbesini bozmayan bir kul olmak istiyorum.


  14. 13.Aralık.2017, 15:19
    7
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Bende seninle aynı durumdayım Bende gayim ama Allah beni böyle yaratmış tövbe ettim kaç kere ama bi şekilde bozdum 😢 Bu hayatda tek başıma mücadele etmekden çok yoruldum 😕nasıl kurtulabiliriz bu gay likden Allahım affeder mi bizi 😢? İnsanaların bakışlarından,alaycı tavırlarından bıktım eskiden sessiz kalırdım ama artık devamlı ni saldırma durumum baş gösterdi ben bu değilim 😔 Allah’ın sevdiği bir ve tövbesini bozmayan bir kul olmak istiyorum.





+ Yorum Gönder