Konusunu Oylayın.: Cisimlerin zati ağırlığı var mıdır? Allah’ın isimleri açısından, cisimlerde idrak ettiğimiz ağırlığı nasıl izah edebilir

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Cisimlerin zati ağırlığı var mıdır? Allah’ın isimleri açısından, cisimlerde idrak ettiğimiz ağırlığı nasıl izah edebilir
  1. 19.Kasım.2011, 21:40
    1
    Biskivi
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Şubat.2007
    Üye No: 45
    Mesaj Sayısı: 35
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2
    Yaş: 32

    Cisimlerin zati ağırlığı var mıdır? Allah’ın isimleri açısından, cisimlerde idrak ettiğimiz ağırlığı nasıl izah edebilir






    Cisimlerin zati ağırlığı var mıdır? Allah’ın isimleri açısından, cisimlerde idrak ettiğimiz ağırlığı nasıl izah edebilir Mumsema Cisimlerin zati ağırlığı var mıdır? Allah’ın isimleri açısından, cisimlerde idrak ettiğimiz ağırlığı nasıl izah edebiliriz?


  2. 19.Kasım.2011, 21:40
    1
    Biskivi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye



    Cisimlerin zati ağırlığı var mıdır? Allah’ın isimleri açısından, cisimlerde idrak ettiğimiz ağırlığı nasıl izah edebiliriz?


    Benzer Konular

    - Nur isminin ağırlığı

    - Ruhun ağırlığı var mıdır?

    - Peygamberimize vahiy nasıl geliyordu? Vahyin ağırlığı karşısında Peygamberimizin durumu nasıldı?

    - Bulutların ağırlığı(tefekkür)

    - İhlasla söylenen kelime-i şehade'tin ağırlığı

  3. 19.Kasım.2011, 22:26
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Cisimlerin zati ağırlığı var mıdır? Allah’ın isimleri açısından, cisimlerde idrak ettiğimiz ağırlığı nasıl izah e




    Bilindiği gibi, bir cismin ağırlığı o cisme uygulanan kütle çekim kuvvetidir. Dinamometre ile ölçülür. Dünya'da bir cismi ele alırsak yükseğe çıkıldıkça ağırlık azalır, kutuplara gidildikçe ağırlık fazlalaşır, ekvatora gittikçe ağırlık azalır, dünyanın merkezine inildikçe ağırlık azalır. Bu ağırlık, “Ağırlık = Kütle x Yer çekimi ivmesi “ şeklinde formüle edilir.

    Bu bilgilerden anlaşılıyor ki, insanların bilgisi dahilinde tespit edildiği kadarıyla, cisimlerin ağırlığı hakikî değil, izafidir/rölatiftir.

    Beşerî ilimler açısından böyle değerlendirilen ağırlığın, ilahî isimler açısından bakıldığında bunun bir hakikatinin olduğudur. Kur’an’da, insan ve cinlerin “yükü ağır varlıklar” (Rahman, 55/31) olarak adlandırılması, Kıyamet günü sevap-günah karşılaştırılmasında “ağırlık” kavramının kullanılması, bu ağırlıkların bir hakikatinin olduğuna bir işaret sayılabilir.

    Ayrıca, her şey gibi ağırlık da bir yaratıktır, onu yaratan Allah’tır. Beşerî ilimlerde söz konusu edilen farklı çekim alanlarında farklı ağırlığın varlığı, Hakîm isminin bir tecellisi olarak ortaya çıkan birer vesile kabul edilebilir. Asıl ağırlığı yaratan Allah’ın kudreti olduğuna göre, bu da bir kanun olarak düşünülebilir. Kanun ise maddî yansıması olmakla beraber, kendisi itibaridir, elle tutulan bir madde değildir.

    “Biz hem diriler hem de ölüler için, yeryüzünü bir toplanma yeri kıldık.”(Mürselat, 77/25-26) mealindeki ayette “yer çekim kuvvetine” bir işaret vardır. Çünkü, “toplanma yeri” olarak ifade edilen kelime “kifat”tır. Bu kelime, tefsirlerde “cem/toplanma, damm/çekme” yeri olarak açıklanmıştır. (bk. Zemahşerî, Seyyid Tantavî, İbn Aşur, ilgili ayetin tefsiri).

    Demek ki, yeryüzü “kifat” olarak yaratılmıştır ki, insanları dağılmaktan kurtarıp, üzerinde toplasın, kendine çeksin. Bu ise, yerin bir çekim merkezi olduğunu göstermektedir. Bu perspektiften bakıldığında da, ağırlık biriminin maddî formülasyonu içerisinde, konumun çekim kuvvetine bağlı izafî bir hakikat olduğu anlaşılmaktadır.

    S.İslamiyet


  4. 19.Kasım.2011, 22:26
    2
    Silent and lonely rains



    Bilindiği gibi, bir cismin ağırlığı o cisme uygulanan kütle çekim kuvvetidir. Dinamometre ile ölçülür. Dünya'da bir cismi ele alırsak yükseğe çıkıldıkça ağırlık azalır, kutuplara gidildikçe ağırlık fazlalaşır, ekvatora gittikçe ağırlık azalır, dünyanın merkezine inildikçe ağırlık azalır. Bu ağırlık, “Ağırlık = Kütle x Yer çekimi ivmesi “ şeklinde formüle edilir.

    Bu bilgilerden anlaşılıyor ki, insanların bilgisi dahilinde tespit edildiği kadarıyla, cisimlerin ağırlığı hakikî değil, izafidir/rölatiftir.

    Beşerî ilimler açısından böyle değerlendirilen ağırlığın, ilahî isimler açısından bakıldığında bunun bir hakikatinin olduğudur. Kur’an’da, insan ve cinlerin “yükü ağır varlıklar” (Rahman, 55/31) olarak adlandırılması, Kıyamet günü sevap-günah karşılaştırılmasında “ağırlık” kavramının kullanılması, bu ağırlıkların bir hakikatinin olduğuna bir işaret sayılabilir.

    Ayrıca, her şey gibi ağırlık da bir yaratıktır, onu yaratan Allah’tır. Beşerî ilimlerde söz konusu edilen farklı çekim alanlarında farklı ağırlığın varlığı, Hakîm isminin bir tecellisi olarak ortaya çıkan birer vesile kabul edilebilir. Asıl ağırlığı yaratan Allah’ın kudreti olduğuna göre, bu da bir kanun olarak düşünülebilir. Kanun ise maddî yansıması olmakla beraber, kendisi itibaridir, elle tutulan bir madde değildir.

    “Biz hem diriler hem de ölüler için, yeryüzünü bir toplanma yeri kıldık.”(Mürselat, 77/25-26) mealindeki ayette “yer çekim kuvvetine” bir işaret vardır. Çünkü, “toplanma yeri” olarak ifade edilen kelime “kifat”tır. Bu kelime, tefsirlerde “cem/toplanma, damm/çekme” yeri olarak açıklanmıştır. (bk. Zemahşerî, Seyyid Tantavî, İbn Aşur, ilgili ayetin tefsiri).

    Demek ki, yeryüzü “kifat” olarak yaratılmıştır ki, insanları dağılmaktan kurtarıp, üzerinde toplasın, kendine çeksin. Bu ise, yerin bir çekim merkezi olduğunu göstermektedir. Bu perspektiften bakıldığında da, ağırlık biriminin maddî formülasyonu içerisinde, konumun çekim kuvvetine bağlı izafî bir hakikat olduğu anlaşılmaktadır.

    S.İslamiyet





+ Yorum Gönder