Konusunu Oylayın.: Beyan, burhan ve irfan adı altında bilgi sistemlerinin olduğu doğru mudur, kim yapmıştır? Bununla kastedilen nedir?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Beyan, burhan ve irfan adı altında bilgi sistemlerinin olduğu doğru mudur, kim yapmıştır? Bununla kastedilen nedir?
  1. 19.Kasım.2011, 21:37
    1
    Biskivi
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Şubat.2007
    Üye No: 45
    Mesaj Sayısı: 35
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2
    Yaş: 32

    Beyan, burhan ve irfan adı altında bilgi sistemlerinin olduğu doğru mudur, kim yapmıştır? Bununla kastedilen nedir?






    Beyan, burhan ve irfan adı altında bilgi sistemlerinin olduğu doğru mudur, kim yapmıştır? Bununla kastedilen nedir? Mumsema Beyan, burhan ve irfan adı altında bilgi sistemlerinin olduğu doğru mudur, kim yapmıştır? Bununla kastedilen nedir? Bunlar arasındaki denge nasıl olmalıdır?


  2. 19.Kasım.2011, 22:28
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Beyan, burhan ve irfan adı altında bilgi sistemlerinin olduğu doğru mudur, kim yapmıştır? Bununla kastedilen nedi




    İslam literatüründe klişe halinde kullanılmış “beyan, burhan ve irfan” adı altında sistematize edilmiş bir bilgiye rastlayamadık.

    Bu kavramları belli bir maksada matuf olarak, bir sistem içerisinde takdim edilmesinde de bir sakınca olduğunu düşünmüyoruz.

    Beyan: Bir şeyi açıklamak manasına gelir. Hz. Peygamber (a.s.m)’in Kur’an’ı tebliğ vazifesi yanında “teybin/beyan etme” vazifesinin de olduğunu yine Kur’an’dan öğreniyoruz.

    Burhan: Delil demektir, beyan edilen hususların delillendirilmesi manasına gelir. Beyan açıklanan bir dava ise delil de o dava içerisinde burhandır.

    İrfan: Bilmek, bilgiyi özümsemek, marifet kazanmak, bir konuda ârif olmakla ilgili bir kavramdır.

    Buna göre, kulaklarımızla duyduğumuz bir şey bizim için bir beyan olur, beyan edilen bu bilgiyi aklımızla tartmak burhan, içinde burhanı olan beyanı, özümsenmiş bir bilgi olarak kalbimize yerleştirmemiz, onu sindirmemiz de irfan olur. Arife işaret yeter.

    S.İslamiyet


  3. 19.Kasım.2011, 22:28
    2
    Silent and lonely rains



    İslam literatüründe klişe halinde kullanılmış “beyan, burhan ve irfan” adı altında sistematize edilmiş bir bilgiye rastlayamadık.

    Bu kavramları belli bir maksada matuf olarak, bir sistem içerisinde takdim edilmesinde de bir sakınca olduğunu düşünmüyoruz.

    Beyan: Bir şeyi açıklamak manasına gelir. Hz. Peygamber (a.s.m)’in Kur’an’ı tebliğ vazifesi yanında “teybin/beyan etme” vazifesinin de olduğunu yine Kur’an’dan öğreniyoruz.

    Burhan: Delil demektir, beyan edilen hususların delillendirilmesi manasına gelir. Beyan açıklanan bir dava ise delil de o dava içerisinde burhandır.

    İrfan: Bilmek, bilgiyi özümsemek, marifet kazanmak, bir konuda ârif olmakla ilgili bir kavramdır.

    Buna göre, kulaklarımızla duyduğumuz bir şey bizim için bir beyan olur, beyan edilen bu bilgiyi aklımızla tartmak burhan, içinde burhanı olan beyanı, özümsenmiş bir bilgi olarak kalbimize yerleştirmemiz, onu sindirmemiz de irfan olur. Arife işaret yeter.

    S.İslamiyet





+ Yorum Gönder