Konusunu Oylayın.: Eğitimde zorlama uygun mudur?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Eğitimde zorlama uygun mudur?
  1. 19.Kasım.2011, 21:11
    1
    Biskivi
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Şubat.2007
    Üye No: 45
    Mesaj Sayısı: 35
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2
    Yaş: 32

    Eğitimde zorlama uygun mudur?






    Eğitimde zorlama uygun mudur? Mumsema Eğitimde zorlama uygun mudur?


  2. 19.Kasım.2011, 22:18
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Eğitimde zorlama uygun mudur?




    İnsan, hür bir varlıktır. Kendisinde bulunan iradeyi, istediği yönde kullanabilir. Dilerse iman eder, dilerse kafir olur. (1) Dilerse şükreder, dilerse inkar eder. (2) Dilerse çalışır, dilerse atıl kalır.

    Eğitim, iradesini kötüye de kullanabilecek insanı iyiye yönlendirme faaliyetidir. Bahçe kendi haline bırakılsa, sebze-meyve yerine yabani otlar, dikenler biter. İnsan da kendi haline bırakılsa, nefsine uyar, fenalıklara sapar. Bu noktadan, eğitim olayında ciddi bir takip şarttır. Nefsine ve hissiyatına mağlup çocuklar, gençler kendi hallerine bırakılmamalıdır. Ellerinden tutulmalı, kabiliyetleri müspet yönde kanalize edilmelidir.

    Fakat bunu yaparken, zorba bir şekilde yapmak, fayda değil zarar getirecektir. Kur’an’ın bildirdiği gibi, “Dinde zorlama yoktur.” (3) Peygamberimiz (asm.), bir terbiyeci olarak gönderilmiştir. Kimseyi kılıç zoruyla İslâm’a davet etmemiş, “Din nasihattır” (4) demiş, “Kolaylaştırın, zorlaştırmayın. Müjdeleyin, nefret ettirmeyin” (5) buyurmuştur.

    Zorlama yoluyla kısmi bir başarı elde edilebilirse de, devamlı bir başarı elde etmek mümkün değildir. Kişiyi ikna etmek, daha etkili bir metottur. Mesela, korkutarak öğrenciye bir kitap okutabilirsiniz. Fakat kitap okumayı sevdirseniz, öğrenci kendi isteğiyle yüzlerce kitap okuyacaktır.

    Çocukları, döverek, dayak atarak eğitmeye çalışmak, aczin tezahürüdür. Eğitimde dayak, en son başvurulacak çarelerden olmalıdır. Peygamberimiz (asm.), buna cevaz vermekle beraber, kendisi hiç dayağa müracaat etmemiştir. Onun vahye dayanan ilmi, engin hoşgörüsü, derin muhabbeti, samimi hisleri, sınırsız şefkati insanların gönlünü fethetmeye yetmiştir. O, bir gönüller sultanıdır. Manevi saltanatı, halen gönüllerde devam etmektedir ve ebediyen edecektir.

    Kuvvete dayanan hükümdarların, insanlar üzerindeki tesiri geçicidir. Korkutarak bir zaman saltanatlarını devam ettirseler bile, sürekli devam ettiremezler.

    Yapılan eğitim, robot insanlar değil, hür insanlar yetiştirmelidir ve bu hür insanlar, hürriyetlerini hayırda, iyide, güzelde kullanabilmelidir. Yoksa, şerde, kötüde, çirkinde kullanılan hürriyet, bir felaketten ibarettir.

    Kaynaklar:

    1. Kehf, 29.
    2. İnsan, 3.
    3. Bakara, 256.
    4. Buhari, İman, 42; Müslim, İman, 95; Tirmizi, Birr, 17.
    5. Buhari, Cihad, 164; Müslim, Cihad, 71; Ebu Davud, Edeb, 17.



  3. 19.Kasım.2011, 22:18
    2
    Silent and lonely rains



    İnsan, hür bir varlıktır. Kendisinde bulunan iradeyi, istediği yönde kullanabilir. Dilerse iman eder, dilerse kafir olur. (1) Dilerse şükreder, dilerse inkar eder. (2) Dilerse çalışır, dilerse atıl kalır.

    Eğitim, iradesini kötüye de kullanabilecek insanı iyiye yönlendirme faaliyetidir. Bahçe kendi haline bırakılsa, sebze-meyve yerine yabani otlar, dikenler biter. İnsan da kendi haline bırakılsa, nefsine uyar, fenalıklara sapar. Bu noktadan, eğitim olayında ciddi bir takip şarttır. Nefsine ve hissiyatına mağlup çocuklar, gençler kendi hallerine bırakılmamalıdır. Ellerinden tutulmalı, kabiliyetleri müspet yönde kanalize edilmelidir.

    Fakat bunu yaparken, zorba bir şekilde yapmak, fayda değil zarar getirecektir. Kur’an’ın bildirdiği gibi, “Dinde zorlama yoktur.” (3) Peygamberimiz (asm.), bir terbiyeci olarak gönderilmiştir. Kimseyi kılıç zoruyla İslâm’a davet etmemiş, “Din nasihattır” (4) demiş, “Kolaylaştırın, zorlaştırmayın. Müjdeleyin, nefret ettirmeyin” (5) buyurmuştur.

    Zorlama yoluyla kısmi bir başarı elde edilebilirse de, devamlı bir başarı elde etmek mümkün değildir. Kişiyi ikna etmek, daha etkili bir metottur. Mesela, korkutarak öğrenciye bir kitap okutabilirsiniz. Fakat kitap okumayı sevdirseniz, öğrenci kendi isteğiyle yüzlerce kitap okuyacaktır.

    Çocukları, döverek, dayak atarak eğitmeye çalışmak, aczin tezahürüdür. Eğitimde dayak, en son başvurulacak çarelerden olmalıdır. Peygamberimiz (asm.), buna cevaz vermekle beraber, kendisi hiç dayağa müracaat etmemiştir. Onun vahye dayanan ilmi, engin hoşgörüsü, derin muhabbeti, samimi hisleri, sınırsız şefkati insanların gönlünü fethetmeye yetmiştir. O, bir gönüller sultanıdır. Manevi saltanatı, halen gönüllerde devam etmektedir ve ebediyen edecektir.

    Kuvvete dayanan hükümdarların, insanlar üzerindeki tesiri geçicidir. Korkutarak bir zaman saltanatlarını devam ettirseler bile, sürekli devam ettiremezler.

    Yapılan eğitim, robot insanlar değil, hür insanlar yetiştirmelidir ve bu hür insanlar, hürriyetlerini hayırda, iyide, güzelde kullanabilmelidir. Yoksa, şerde, kötüde, çirkinde kullanılan hürriyet, bir felaketten ibarettir.

    Kaynaklar:

    1. Kehf, 29.
    2. İnsan, 3.
    3. Bakara, 256.
    4. Buhari, İman, 42; Müslim, İman, 95; Tirmizi, Birr, 17.
    5. Buhari, Cihad, 164; Müslim, Cihad, 71; Ebu Davud, Edeb, 17.






+ Yorum Gönder